Kategori: Ekonomi

  • Reklam Kurulu yanıltıcı reklamlara 7 ayda yaklaşık 185 milyon lira ceza kesti

    Reklam Kurulu yanıltıcı reklamlara 7 ayda yaklaşık 185 milyon lira ceza kesti

    Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurulun 371’inci toplantısında vatandaşları mağdur edici ticari fiiller, yanıltıcı reklamlar ve haksız rekabete yol açan uygulamalara ilişkin 149 dosyanın görüşülerek karara bağlandığı bildirildi.

    Kurulun bilimsel dayanağı bulunmayan sağlık iddiaları, gerçek dışı vize garantisi vaatleri ve dini duyguları istismar eden tanıtımları içeren reklamlara müeyyideler uyguladığı belirtilen açıklamada, “Kurul, tüketicilerimizin ekonomik menfaatlerini korumak, aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamaların önüne geçmek amacıyla denetim faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. Kurul, yanıltıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı 2026’nın 7 ayında 21 bini aşkın dosyayı karara bağladı, 185 milyon liranın üzerinde idari para cezası uyguladı. İncelenen dosyalardan 118’i mevzuata aykırı bulunmuş, bunlardan 74’ü hakkında durdurma cezası, 44’ü hakkında ise durdurmayla birlikte idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca aykırılığı tespit edilen 3 dosya hakkında erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır.” bilgisi verildi.

    Saç çıkarma iddiasındaki reklamlara üst sınırdan ceza

    Açıklamada, Kurulun bilimsel dayanağı bulunmayan saç çıkarma iddiaları içeren reklamlara üst sınırdan idari para cezası uyguladığı ifade edildi. Çeşitli mecralarda tanıtımı yapılan bir saç spreyi ürününe ilişkin reklamlara işaret edilen açıklamada, “Her 10 günde 2 bin yeni saç kökü”, “Saç üretimini aktive eder”, “Saç kökleri uyku halinden çıkıyor” gibi ifadeler kullanılarak ürünün saç çıkardığı izlenimi oluşturulduğunun tespit edildiği, söz konusu tanıtımlarda bilimsel olarak ispatlanmamış iddialara ve ürünün kullanımı sonrasında saç çıkardığına ilişkin görsellere yer verildiği, ayrıca bu tanıtımların uyarılara rağmen sürdürülmesi nedeniyle ilgili firma hakkında üst sınırdan idari para cezası uygulanmasına karar verildiği bildirildi.

    Kurulun vize aracılık firmalarının gerçek dışı garanti vaatleri içeren reklamlarını da durdurduğu belirtilen açıklamada, “Reklam Kurulunun 11 Haziran 2026’da gerçekleştirilen 370’inci toplantısında, ‘vize randevu garantisi’, ‘vize garantisi’, ‘hızlı başvuru’, ‘kesintisiz destek’, ‘garanti çözüm’, ‘yüzde 100 onay garantisi’ gibi taahhütler içeren reklamları nedeniyle incelemeye alınan 6 firmaya ilişkin dosyalar değerlendirilmiş ve söz konusu reklamlara 3 aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmişti. Yürütülen inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından yapılan değerlendirme sonucunda, 5 firmanın yanıltıcı nitelikteki reklam ve tanıtımlarının durdurulmasına karar verilmiştir.” ifadesi kullanıldı.

    Dini duyguları istismar eden reklamlar da değerlendirildi

    Açıklamada, Kurulun dini duyguları istismar eden reklamlara ilişkin de tedbiren durdurma kararı verdiği bildirildi.

    Sosyal medya mecralarında “Kabe ve Ravza kokusu” ifadeleri kullanılarak yapılan tanıtımlara ilişkin Kurul tarafından resen inceleme başlatıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Yapılan değerlendirmede, söz konusu reklamlarla vatandaşlarımızın dini duygularının istismar edilerek satış ve pazarlama faaliyetinde bulunulduğu değerlendirilmiş, inceleme süreci tamamlanıncaya kadar söz konusu reklamlar hakkında 3 aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmiştir. Dosyaya ilişkin nihai karar, inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından Kurul tarafından verilecek. Bakanlık olarak, tüketicilerimizin aldatılmasına neden olan her türlü ticari reklam ve haksız ticari uygulamaya karşı denetim ve inceleme faaliyetlerimizi tüm mecralarda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”>>>AA

  • Yerli turistin seyahat harcaması 102,3 milyar lirayı aştı

    Yerli turistin seyahat harcaması 102,3 milyar lirayı aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu, 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin “hane halkı yurt içi turizm” verilerini açıkladı.

    Buna göre, söz konusu dönemde yurt içinde ikamet eden 11 milyon 520 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 12 artarak 14 milyon 168 bine ulaştı. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar, 73 milyon 622 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,2 oldu.

    Harcamalar arttı

    Yerli turistlerin yurt içinde yaptıkları seyahat harcamalarının tutarı, söz konusu dönemde yüzde 33,9 artarak 102 milyar 312 milyon 286 bin lira olarak gerçekleşti.

    Bu harcamaların 94 milyar 552 milyon 386 bin lirayla yüzde 92,4’ünü kişisel harcamalar, 7 milyar 759 milyon 900 bin lirayla yüzde 7,6’sını paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama 7 bin 221 lira olarak kayıtlara geçti.

    İlk çeyrekte toplam seyahat harcamalarında en fazla payın yüzde 30,9 ile yeme-içme, yüzde 27,6 ile ulaştırma ve yüzde 12,4 ile giyecek ve hediyelik eşya harcamaları olduğu görüldü.

    Harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme-içmede yüzde 29,1, ulaştırmada yüzde 30,1, giyecek ve hediyelik eşya harcamalarında yüzde 62,2’lik artış gerçekleşti.

    Yakınları ziyaret ilk sırada

    Ocak-mart döneminde yakınları ziyaret amacıyla yapılan seyahatler yüzde 68,1 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,3 ile “gezi, eğlence, tatil”, yüzde 4,1 ile “sağlık” izledi.

    Bu dönemde seyahate çıkanlar, 59 milyon 228 bin geceleme sayısıyla en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 5 milyon 652 bin gecelemeyle “otel” yer alırken, “kendi evi” 5 milyon 461 bin geceleme sayısıyla üçüncü sırada kayıtlara geçti.>>>AA

  • Akaryakıta zam: Tabela 16 günde 7. kez değişiyor!

    Akaryakıta zam: Tabela 16 günde 7. kez değişiyor!

    Sermaye ve küresel piyasalardaki hareketlilik sürüyor. ABD-İran hattında tansiyonun yeniden yükselmesi ve Orta Doğu’daki askeri hareketlilik petrol piyasalarını doğrudan etkiledi. Ateşkes döneminde 70 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatının 90 dolara tırmanması, pompadaki akaryakıt fiyatlarına peş peşe zam olarak yansımaya devam ediyor.

    Sektör kaynaklarından alınan son dakika bilgilerine göre akaryakıt tabelaları bu gece yarısı itibarıyla bir kez daha değişecek.

    İşte son 16 günde akaryakıtta yaşanan fiyat artışları, bu gece gelecek zam ve il il güncel pompa fiyatları…

    Bu Gece Benzine Yeni Zam Geliyor!

    Petroldeki yükselişin ardından akaryakıtta yeni bir fiyat artışı kesinleşti. Sektör temsilcilerinin aktardığı bilgiye göre:

    • 23 Temmuz 2026 Perşembe günü itibarıyla geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatına 1 lira 23 kuruş zam yapılması bekleniyor.

    • Yapılacak bu son artışla birlikte akaryakıt tabelası son 16 gün içerisinde tam 7. kez değişmiş olacak.

    • Son 16 günlük periyotta benzin ve motorine yapılan toplam zam tutarı ise 13 lira 24 kuruşa ulaşacak.

    Son 16 Günde Hangi Gün Kaç Lira Zam Yapıldı?

    Temmuz ayı içerisinde pompa fiyatlarına yansıyan zam silsilesi şu şekilde gerçekleşti:

    • 7 Temmuz: Motorine 1 TL 31 Kuruş zam

    • 10 Temmuz: Motorine 3 TL 08 Kuruş zam

    • 15 Temmuz: Benzine 1 TL 60 Kuruş zam

    • 17 Temmuz: Motorine 3 TL 90 Kuruş, Benzine 1 TL 00 Kuruş zam

    • 21 Temmuz: Motorine 1 TL 12 Kuruş zam

    • 23 Temmuz (Beklenen): Benzine 1 TL 23 Kuruş zam

    22 Temmuz 2026 İl İl Güncel Akaryakıt Fiyatları

    Yeni zam bu gece yarısı pompaya yansımadan önce 22 Temmuz Çarşamba günü itibarıyla büyükşehirlerdeki benzin, motorin (motorin/dizel) ve otogaz (LPG) satış fiyatları şu şekildedir:

    • İstanbul (Avrupa Yakası)

      • Benzin: 65,71 TL

      • Motorin: 74,27 TL

      • Otogaz (LPG): 31,19 TL

    • İstanbul (Anadolu Yakası)

      • Benzin: 65,56 TL

      • Motorin: 74,12 TL

      • Otogaz (LPG): 30,59 TL

    • Ankara

      • Benzin: 66,68 TL

      • Motorin: 75,39 TL

      • Otogaz (LPG): 31,29 TL

    • İzmir

      • Benzin: 66,96 TL

      • Motorin: 75,66 TL

      • Otogaz (LPG): 31,19 TL

  • Emekliye ÖTV’siz araç Meclis’ten geçti mi? İşte alınabilecek arabalar!

    Emekliye ÖTV’siz araç Meclis’ten geçti mi? İşte alınabilecek arabalar!

    Türkiye’de yaşayan milyonlarca emeklinin alım gücünü artırmak ve ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla gündeme gelen “Emekliye ÖTV’siz araç müjdesi” 2026 yılında da ekonomi ve otomotiv gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor.

    Nihan Doğan’ın haberine göre, TBMM’ye sunulan kanun teklifine dair merak edilen tüm ayrıntılar ve olası araç modelleri netleşti.

    İşte emekliye ÖTV muafiyetli otomobil düzenlemesinde son durum…

    Emekliye ÖTV’siz Araç Düzenlemesi Meclis’ten Geçti mi?

    Milyonlarca emeklinin merakla beklediği emekliye ÖTV muafiyeti kanun teklifi henüz yasalaşmadı.

    JPEGmini

    Mevcut durumda emeklilere özel sıfır araç alımında ÖTV indirimi sağlayan herhangi bir resmi uygulama bulunmuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için izlemesi gereken resmi adımlar şu şekildedir:

    1. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi,

    2. TBMM Genel Kurulu’nda oylanarak kabul edilmesi,

    3. Cumhurbaşkanı onayı ile Resmî Gazete’de yayımlanması.

    Bu süreçler henüz tamamlanmadığı için emekliler için ÖTV’siz araç başvuru süreci henüz başlatılmamıştır.

    Teklifte Öne Çıkan Başvuru Şartları Neler?

    Kamuoyuna yansıyan ve Meclis gündeminde yer alan kanun teklifi taslağına göre, düzenlemenin yasalaşması halinde aranması planlanan muhtemel şartlar şunlardır:

    • Emeklilik Statüsü: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında resmi olarak emekli aylığı alıyor olmak.

    • Tek Hak Sınırı: ÖTV’siz araç muafiyeti hakkından her emeklinin yalnızca 1 defaya mahsus yararlanabilmesi.

    • Satış Yasağı (5 Yıl Şartı): ÖTV’siz alınan binek otomobilin tıpkı engelli araçlarında olduğu gibi en az 5 yıl boyunca satılamaması.

    • Binek Araç Kapsamı: Düzenlemenin yalnızca hususi (binek) otomobilleri kapsaması, ticari araçların kapsam dışı tutulması.

    Hangi Araç Modelleri Kapsama Girebilir?

    Düzenlemenin Meclis’ten geçerek yasalaşması durumunda, ÖTV muafiyeti için belirli bir motor hacmi ve fiyat üst limiti (matrah sınırı) uygulanması beklenmektedir.

    Olası fiyat limitleri dikkate alındığında Türkiye’de üretilen veya ithal edilen şu binek otomobil modellerinin kapsama girebileceği öngörülmektedir:

    • Fiat: Egea Sedan

    • Renault: Clio, Taliant

    • Hyundai: i20, Bayon

    • Toyota: Corolla (Giriş Paketleri)

    • Citroen: C3

    • Opel: Corsa

    • Kia: Stonic

    • Dacia: Sandero Stepway

  • Erken emeklilik hayali kurana engel: Bu şartı taşımayana maaş bağlanmayacak!

    Erken emeklilik hayali kurana engel: Bu şartı taşımayana maaş bağlanmayacak!

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), resmi sosyal medya hesapları üzerinden yayımladığı duyuru ile malulen emeklilik başvurularına dair hayati bir kuralı hatırlattı.

    Erken emeklilik planı yapan vatandaşları uyararak suistimallerin ve yanlış başvuruların önüne geçmeyi hedefleyen SGK, sigorta başlangıç tarihinden önce var olan rahatsızlıklar için malullük aylığı ödenmeyeceğini açıkça ilan etti.

    İşte SGK’nın dikkat çeken malulen emeklilik uyarısı ve şartların tüm ayrıntıları…

    İlk Sigortadan Önce Malul Olana Malullük Aylığı Yok!

    SGK tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, SGK Sağlık Kurulu değerlendirmesi sonucunda çalışma gücü kaybının sigortalılık başlangıç tarihinden önce meydana geldiği tespit edilen kişilere malullük kapsamında aylık bağlanması mevzuat gereği mümkün değil.

    Malulen Emeklilik İçin Hangi Şartlar Aranıyor?

    Bir sigortalının malulen emekli sayılabilmesi için şu şartları sağlaması gerekecek:

    Çalışma gücü kaybının en az %60 oranında ve mutlaka sigortalı olduktan sonra gerçekleşmiş olması,

    En az 10 yıllık sigortalılık süresi,

    Toplamda en az 1.800 prim günü prim ödemesinin bulunması.

    Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede ağır malul olduğu Sağlık Kurulu raporuyla belgelenen kişilerde 10 yıllık sigortalılık süresi şartı aranmaz. Bu kişiler 1.800 prim gününü tamamladıklarında doğrudan malulen emekli olabilirler.

    SGK Müjdeyi de Verdi: Haklar Tamamen Kaybolmuyor!

    Çalışma gücü kaybı veya engellilik hali sigorta girişinden önce var olan vatandaşlar için emeklilik kapısı tamamen kapanmıyor.

    Sigorta tescilinden önce malul olan kişiler, engellilik hakları kapsamında Yaşlılık Sigortası üzerinden erken emeklilik elde edebilecek:

    • En az 15 yıl sigortalılık süresi,

    • 3.600 ile 3.960 gün arasında değişen prim günü şartını tamamlayanlar yaş beklemeden emekli olabilecek.

    2026 Malullük Aylığı En Az Ne Kadar?

    SGK, malulen emekli olan sigortalıların aylık hesaplama sistemine ilişkin de bilgi verdi. Malullük aylığı hesaplanırken geçmişte çalıştıkları döneme ait Prime Esas Kazanç (PEK) tutarları esas alınsa da primleri asgari ücretten yatırılmış olan vatandaşlar mağdur edilmiyor.

    • Bağlanacak malullük aylığı yasal taban sınırın altında kalamıyor.

    • Şartları sağlayarak malulen emekli olmaya hak kazanan bir sigortalıya güncel düzenlemeler kapsamında en az taban aylık tutarı olan 23.552 TL maaş bağlanıyor.

  • Asgari ücretliye ek zam var mı? İşte detaylar…

    Asgari ücretliye ek zam var mı? İşte detaylar…

    Milyonların gözü kulağı hükümetten gelecek açıklamalara çevrilmişken, konu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat’ın soru önergesini yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, maaş ayarlamalarına dair yetkili adresi gösterdi.

    İşte Meclis’teki soru önergesinin detayları ve Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen o yanıt…

    DEM Parti’den TBMM’ye 3 Kritik Soru

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, çalışanların ve emeklilerin alım gücündeki kayıpların telafi edilmesi amacıyla TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu.

    Fırat, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    En düşük emekli aylığının açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?

    Vergi dilimlerinde yapılan artışların ücretlilerin net gelirleri üzerindeki kaybını gidermek için vergi dilimi oranlarında değişiklik yapılacak mıdır?

    Yüksek enflasyon nedeniyle ücretli çalışanlar ve emeklilerin alım gücünde meydana gelen kayıpların telafi edilmesi amacıyla 2026 yılı içerisinde ek zam veya refah payı verilmesi planlanmakta mıdır?

    “Görüş Alanı Çalışma Bakanlığı”

    Yöneltilen soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, düzenlemelere dair yetki ve görev alanının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde olduğunu ifade etti.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine atıfta bulunulan yanıtta şu ifadeler yer aldı:

    “1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır. Bu itibarla, İstanbul Milletvekili Sayın Celal FIRAT tarafından verilen 7/46016 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir.”

    Gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda

    Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen bu yanıtın ardından, asgari ücrete ara zam, emekli aylıklarına refah payı ve vergi dilimi matrahlarına ilişkin düzenleme beklentilerinde gözler resmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yapacağı resmi açıklamalara çevrildi.

  • Coğrafi işaretli Akşehir ve Sultandağı kirazlarında tarihi rekor kırıldı

    Coğrafi işaretli Akşehir ve Sultandağı kirazlarında tarihi rekor kırıldı

    Konya’nın Akşehir ve Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçelerinde bu yıl tüm zamanların en yüksek kiraz rekoltesine ulaşıldı.

    TÜİK’in “Bitkisel Üretim 1. Tahmini”ne göre bu yıl ülke genelinde yaklaşık 760 bin ton üretim bekleniyor.

    Akşehir ile Eber Gölü’nün üst kısmında, Sultandağı’nın eteklerindeki havzada ise normal yıllarda 55 bin ile 60 bin ton arasında gerçekleşen ve geçmiş yıllarda en fazla 65 bin tona ulaşan üretim, bu sezon 110 bin ton civarına yükselerek tarihi bir rekor kırdı.

    Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle üretimin birkaç bin tona kadar gerilediği havzada bu yıl yaşanan rekolte patlaması, sadece Sultandağı ilçesinde dahi önceki yılların iki katını aşarak 70 bin tonun üzerine çıktı. Ancak rekoltedeki bu büyük artış, ürün kalitesini olumsuz yönde etkiledi.

    Coğrafi işaret tescil sahibi Sultandağı ve Akşehir kirazlarında yüksek verim nedeniyle istenen tane büyüklüğü ve kalibre yakalanamadı. Kalite düşüşü piyasadaki fiyatların gerilemesine yol açarken, ihraç edilmek üzere alınan birinci sınıf ürünler dahi beklentilerin altında kalarak kilogramı 60 TL ila 70 TL arasında işlem gördü. İkinci kalite kirazlar ise tarlada 25 TL’den alıcı buldu.

  • Mevduat faizleri belli oldu: 2 milyon lirası olanlar buraya!

    Mevduat faizleri belli oldu: 2 milyon lirası olanlar buraya!

    Gelişmelerin ardından 2 milyon TL tutarındaki bir birikimini 32 günlük vadeli mevduat hesabında değerlendirmek isteyen yatırımcılar için net kazanç tablosu belli oldu.

    İşte banka banka 2 milyon TL’nin 32 günlük mevduat faiz getirisi ve oranları…

    Bankalara Göre 2 Milyon TL’nin 32 Günlük Net Getirisi

    • Garanti BBVA: Faiz Oranı: %41,00 | Net Kazanç: 60.169 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.060.169 TL

    • Akbank: Faiz Oranı: %41,50 | Net Kazanç: 60.033 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.060.033 TL

    • Enpara: Faiz Oranı: %41,00 | Net Kazanç: 59.310 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.059.310 TL

    • TEB: Faiz Oranı: %46,00 | Net Kazanç: 59.173 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.059.173 TL

    • DenizBank: Faiz Oranı: %44,50 | Net Kazanç: 58.848 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.058.848 TL

    • QNB: Faiz Oranı: %43,25 | Net Kazanç: 58.758 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.058.758 TL

    • Yapı Kredi: Faiz Oranı: %43,50 | Net Kazanç: 57.505 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.057.505 TL

    • ING: Faiz Oranı: %45,00 | Net Kazanç: 56.709 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.056.709 TL

    • Odeabank: Faiz Oranı: %46,00 | Net Kazanç: 55.953 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.055.953 TL

    • İş Bankası: Faiz Oranı: %37,50 | Net Kazanç: 54.965 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.054.965 TL

    • Halkbank: Faiz Oranı: %36,00 | Net Kazanç: 52.077 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.052.077 TL

    • Ziraat Bankası: Faiz Oranı: %34,00 | Net Kazanç: 49.184 TL | Vade Sonu Toplam Tutar: 2.049.184 TL

    En Yüksek Kazancı Hangi Banka Sağlıyor?

    Tabela faiz oranlarında TEB ve Odeabank %46 faiz oranı ile başı çekse de; stopaj, hesap işletim koşulları ve hoş geldin faiz tanımlamalarına bağlı olarak net kazançta Garanti BBVA 60.169 TL ve Akbank 60.033 TL ile 32 gün sonunda en yüksek net getiriyi sunan bankalar arasında öne çıkıyor.

  • Türkiye’nin ayçiçeği yağı ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 20,1 arttı

    Türkiye’nin ayçiçeği yağı ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 20,1 arttı

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, 2026’nın ocak-haziran döneminde Türkiye’den 402 bin 895 ton ayçiçeği yağı ihraç edildi.

    Sektör, söz konusu ihracattan 663 milyon 938 bin dolar gelir elde ederken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dış satımını miktarda yüzde 8, değerde ise yüzde 20,1 artırdı.

    Türkiye’nin ayçiçeği yağı ihracatında önemli paya sahip Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden ise aynı dönemde 302 milyon 592 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.

    Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,1 artış gösterdi.

    Cibuti zirvede

    Bu dönemde Türkiye’den en fazla ayçiçeği yağı ihracatı, yüzde 26,6 artışla 219 milyon 732 bin dolarla Cibuti’ye yapıldı. Bu ülkeyi, yüzde 35,6 artışla 75 milyon 879 bin dolarlık ihracatla Sudan ve yüzde 26 artışla 55 milyon 801 bin dolarla Libya izledi.

    TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, ayçiçeği yağı üretimi için gerekli ham madde tedariki açısından büyük önem taşıyan Karadeniz Havzası’nda Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın oluşturduğu belirsizliklerin sürdüğünü belirtti.

    Orta Doğu’daki gerilimler nedeniyle bazı tüketim gruplarında siparişlerin ertelendiği veya yavaşladığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Uysallı, şöyle konuştu:

    “Gıdaya erişim ve stok güvenliği söz konusu olduğunda ayçiçeği yağı ve makarna gibi temel ihtiyaçlara yönelik küresel talebin hız kesmediğini görüyoruz. Yakın coğrafyamızdaki hassas dengelerin ortasında, gıda arz güvenliğini sağlama misyonumuzla bu talebe yanıt vermek için çalışıyoruz. Yılın ilk yarısında 400 bin tonu aşan ayçiçeği yağı ihracatımız, üstlendiğimiz kritik tedarikçi rolünün en somut göstergesi oldu. Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere geniş ve zorlu bir coğrafyada en büyük pazar paylarına sahip olmamız, Türk gıda sanayinin kriz anlarındaki lojistik ve üretim esnekliğini bir kez daha tescil etti.”

    Ayçiçeği yağı üreticisi ve Nizip Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt da özellikle Gaziantep ihracatına önemli katma değer sağlayan ayçiçeği yağı sektörünün büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi.>>>AA

  • Türkiye’nin elektrik üretimi mayısta yüzde 4,91 azaldı

    Türkiye’nin elektrik üretimi mayısta yüzde 4,91 azaldı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mayıs ayına ilişkin “Elektrik Piyasası Sektör Raporu”na göre, lisanslı elektrik üretiminin yüzde 48,89’u hidrolik, yüzde 12,48’i doğal gaz, yüzde 11,88’i linyit, yüzde 9,86’sı rüzgar, yüzde 4,54’ü ithal kömür ve yüzde 4,12’si jeotermal santrallerinden yapıldı. Bu kaynakları sırasıyla biyokütle, güneş, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil izledi.

    Türkiye’nin lisanslı elektrik üretimi mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,91 azalışla 23 milyon 939 bin 965 megavatsaat olarak gerçekleşti.

    Faturalanan elektrik tüketim miktarı ise aynı dönemde yüzde 7,77 azalarak 20 milyon 909 bin 586 megavatsaat olarak gerçekleşti.

    Tüketimin yüzde 42’si sanayi, yüzde 26,94’ü mesken ve yüzde 26,79’u kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler tarafından yapıldı. Tüketimde aydınlatmanın payı yüzde 1,87, tarımsal faaliyetlerin payı ise yüzde 2,41 olarak kayıtlara geçti.

    Tüketici sayısı ve kurulu güç arttı

    Elektrikte tüketici sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,51 artarak 52 milyon 408 bin 49’a ulaştı.

    Bu dönemde, sanayi tüketicilerinin sayısında yüzde 0,30, mesken tüketicilerinin sayısında yüzde 2,53, aydınlatma tüketicilerinin sayısında yüzde 2,45, kamu ve özel hizmetler sektörü ve diğer tüketicilerin sayısında yüzde 2,56 ve tarımsal faaliyet tüketicileri sayısında yüzde 1,35 artış görüldü.

    Türkiye’nin lisanslı elektrik kurulu gücü de bu dönemde yüzde 3 artarak 100 bin 647 megavat oldu.

    Kurulu gücün yaklaşık yüzde 24,44’ünü doğal gaz, yüzde 23,71’ini barajlı hidrolik, yüzde 14,79’unu rüzgar, yüzde 10,39’unu ithal kömür ve yüzde 10,16’sını linyit santralleri, kalan bölümünü ise diğer enerji kaynaklarından elektrik üreten tesisler oluşturdu.>>>AA

  • ABD yönetiminden alüminyum yatırımlarını teşvik için yeni ithalat düzenlemesi

    ABD yönetiminden alüminyum yatırımlarını teşvik için yeni ithalat düzenlemesi

    Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, söz konusu düzenleme kapsamında ABD Ticaret Bakanlığına, ülkede alüminyum izabe tesisleri kuracak, mevcut tesisleri genişletecek veya modernize edecek şirketlere yönelik bir teşvik programı oluşturma yetkisi ve talimatı verildi.

    Program kapsamında şirketlerden üretimi ABD’ye taşıma planlarını sunmaları istenecek.

    Planların onaylanması halinde şirketler, taahhüt edilen miktarda birincil alüminyumu, normalde uygulanan 232. Bölüm kapsamındaki gümrük vergisi oranının yarısına denk gelen indirimli tarife ile ithal edebilecek.

    ABD Ticaret Bakanlığı, onaylanan üretimi ABD’ye taşıma planlarının uygulanmasını izleyecek ve denetleyecek.

    Şirketlerin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde ise sağlanan tarife avantajları durdurulabilecek veya geriye dönük olarak iptal edilebilecek.>>>AA

  • Türkiye’nin LPG ithalatı mayısta yıllık bazda yüzde 0,77 arttı

    Türkiye’nin LPG ithalatı mayısta yıllık bazda yüzde 0,77 arttı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mayıs ayına ilişkin “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu”na göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince en fazla LPG ithalatı yapılan ülkeler, sırasıyla Cezayir, Rusya, Suudi Arabistan, İtalya, ABD, Nijerya, Kazakistan, Hırvatistan ve Mısır olarak kayıtlara geçti.

    LPG ithalatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,77 artarak 283 bin 155 ton olarak gerçekleşti.

    Rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince bu dönemde gerçekleştirilen LPG ihracatı ise yüzde 15,82 azalarak 45 bin 910 ton oldu.

    Türkiye, söz konusu dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Bangladeş, Bulgaristan, KKTC, İngiltere, Romanya, Lübnan ve Türkiye Serbest Bölge olmak üzere 9 farklı ülke ve bölgeye LPG ihraç etti.

    Satışlarda otogaz ilk sırada

    LPG üretimi ise yüzde 19,69 artarak 101 bin 426 ton olarak gerçekleşti.

    Dağıtıcı lisansı sahiplerince mayısta geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı 336 bin 830 ton olarak hesaplandı.

    Satışlarda yüzde 85,69 pazar payıyla otogaz birinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 11,80 ile tüplü LPG ve yüzde 2,51 ile dökme LPG satışları izledi.>>>AA

  • Ziraat mühendislerine göre iri çekirgeler tarım ürünlerine zarar veren türden değil

    Ziraat mühendislerine göre iri çekirgeler tarım ürünlerine zarar veren türden değil

    Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, AA muhabirine, son günlerde bazı bölgelerde görülen iri cins çekirgelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Akıllara ilk gelen sorunun “Çekirgeler tarladaki ürüne zarar verir mi?” olduğuna işaret eden Kiraz, “Türkiye’de yüzlerce çekirge türü bulunuyor ve hepsi zararlı değil. Görülen çekirgelerin tarım ürünlerine zarar veren türden olmadığı sahadan gelen bilgiler arasında yer alıyor.” dedi.

    Her iri çekirgenin tarlalara saldıran istilacı tür olmadığını vurgulayan Kiraz, şöyle konuştu:

    “Şu anda bütün süreç yakından takip ediliyor. Tarladaki ürünlere zarar verecek herhangi bir bulgu şu ana kadar tespit edilmedi. Sahada anlık takipler yapılıyor. Türkiye’de zaman zaman çekirge kaynaklı bölgesel ve geçici riskler oluşsa da Tarım ve Orman Bakanlığının kontrolü ve mevsimsel koşullar nedeniyle kriz seviyesine ulaşmaz.”

    “Panik yapılacak durum söz konusu değil”

    Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Enver Durmuşoğlu da çekirgelerin yeniden gündem olmasıyla ihbar gelen bölgelerde Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü yetkilileriyle incelemelerde bulunduğunu söyledi.

    Bölgede başka böceklerle beslenen türler ile genel zararlı olarak görülen çeşitli çekirgelerin bulunduğu bilgisini veren Durmuşoğlu, şunları kaydetti:

    “Yöredeki türlerin tarımsal alanlarda olmasında sorun görünmüyor ancak yerleşim yerlerindeki bazı binaların çeşitli yerlerinde iri yapılı çekirgeler bulunuyor. Bunların birçoğu aslında diğer zararlı böcekleri yiyerek tarıma faydalı olan çekirge türleridir. Yörede tarladaki mahsulü sürü halinde tüketip bitirecek türler tespit etmedik. İnsanlara zarar vermeyen iri türler için panik olacak durum söz konusu değildir. Tarladaki ürünleri saatler içinde tüketenler genelde çöl çekirgeleridir. Sahadaki incelemelerimizde bu sürülere rastlamadık. Türkiye’nin iklim yapısı ve coğrafi konumu sebebiyle çöl çekirgesi sürüleri ülkemize kolay kolay ulaşamıyor. Nadiren gelebilenler ise kalıcı istilalara dönüşmedi. En son bu tür ülkemizde 1985’te görüldü.”

    Durmuşoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin her zaman süreci yakından takip ettiğini, sorun tespit edilmesi halinde gerekli tedbirleri aldığını belirterek, “Ekipler, çekirgelerin yumurtlama alanlarını kıştan ve erken bahardan itibaren takip ediyor. İhtiyaç duyulan yerlerde toplu ilaçlama yapılıyor. Popülasyonlar tarıma zarar verecek seviyeye ulaşmadan baskılanıyor. Çiftçilerimizin ve vatandaşlarımızın endişelenmesini gerektirecek durum şu anda bulunmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.>>>AA

  • Motorine zam geliyor: Yeni fiyatlar ne kadar olacak?

    Motorine zam geliyor: Yeni fiyatlar ne kadar olacak?

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında tırmanan gerilim ve Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskler, küresel petrol piyasalarındaki belirsizliği artırarak akaryakıt fiyatlarına doğrudan yansımaya devam ediyor.

    Sektör kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, 21 Temmuz 2026 Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorin (motorin/dizel) grubunda 1,12 TL’lik fiyat artışı bekleniyor. Benzin grubunda ise şimdilik herhangi bir fiyat değişikliği öngörülmüyor.

    İşte 21 Temmuz zamlı motorin fiyatları, Brent petroldeki son durum ve il il güncel akaryakıt pompa fiyatları…

    Zam Sonrası İl İl Yeni Motorin Fiyatları (21 Temmuz 2026)

    Gelecek 1,12 TL’lik artışın ardından motorinin litre fiyatının şehirlerde ortalama olarak şu seviyelere tırmanması hesaplanıyor:

    • İstanbul: 74,25 TL

    • Ankara: 75,37 TL

    • İzmir: 75,64 TL

    • Doğu İlleri: 77,09 TL (Loijstik ve nakliye maliyetlerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir)

    Brent Petrol ve Piyasada Son Durum

    2026 yılına yaklaşık 60 dolar seviyelerinden başlayan Brent petrolün varil fiyatı, bölgesel çatışmaların etkisiyle Mayıs ayında 120 dolar seviyelerine kadar tırmanmıştı.

    20 Temmuz 2026 (Bugün) itibarıyla %1,9’luk sınırlı bir geri çekilmeyle 85,2 dolar seviyelerinden işlem gören Brent petrolde; analistler Körfez’deki gerilimin devam ettiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, çatışmaların kontrolden çıkması veya sevkiyat hatlarına sıçraması durumunda petrol fiyatlarında yeniden sert yukarı yönlü hareketler görülebileceği uyarısında bulunuyor.

  • Dünya sofralarını süsleyen ’Napolyon’ kirazda bereket yaşanıyor

    Afyonkarahisar’dan çıkarak birçok Avrupa ülkesi başta olmak üzere Rusya’da sofraları süsleyen ’Napolyon’ cinsi kirazda adeta bereket yaşanırken, bölgedeki kiraz alım noktalarında yoğunluk yaşanıyor.

    Çay ilçesine bağlı Eber köyünde tarladan toplanarak hale getirilen dünyaca ünlü Napolyon kirazları dron ile görüntülendi. Bölgedeki kiraz alım noktalarında yoğunluk yaşanırken, işletme sahibi Hakkı Uzun, Türkiye rekoltesinin önemli bir kısmının bu bölgeden karşılandığını söyledi.

    Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan “Napolyon” tipi kaliteli kirazların hasat ve alım mesaisi tüm hızıyla devam ediyor. Tarlalardan özenle toplanıp hale getirilen kirazların hareketli yolculuğu dron kamerasıyla anbean kaydedildi.

    “Türkiye üretiminin yaklaşık yüzde 20’si bu bölgeden”

    Bölgedeki kiraz alım süreci hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan işletme sahibi Hakkı Uzun, Eber köyünün kiraz üretiminde stratejik bir nokta olduğuna dikkat çekti. Uzun, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Burada kiraz alımı gerçekleştiriyoruz. Türkiye genelinde yaklaşık 30 bin ton ürün çıkıyorsa, bunun 6-7 bin tonu bu bölgede üretilmektedir. Bölgemizde son derece kaliteli kirazlar var.”

  • Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı maaş farkları ne zaman yatacak? İşte ödeme takvimi…

    Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı maaş farkları ne zaman yatacak? İşte ödeme takvimi…

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte yılın ilk 6 aylık enflasyon tablosu tamamlandı ve milyonlarca SSK, Bağ-Kur ile memur emeklisinin merakla beklediği Temmuz 2026 zam oranları resmen kesinleşti.

    Açıklanan resmi verilere göre, SSK ve Bağ-Kur emeklileri %17.75, memur ve memur emeklileri ise toplu sözleşme farkıyla birlikte %13.51 oranında zam aldı. Yeni zam oranlarının netleşmesiyle birlikte emeklilerin gözü kulağı maaş farklarının ve zamlı aylıkların hesaplara yatırılacağı ödeme tarihlerine çevrildi.

    İşte 4A, 4B ve 4C kapsamındaki emekliler için detaylı Temmuz 2026 maaş ödeme takvimi ve zam farkı detayları…

    Zam Oranları ve Enflasyon Farkı Detayları

    TÜİK verilerine göre Haziran ayında tüketici enflasyonu aylık %0.99, yıllık bazda ise %32.11 olarak kaydedildi. Bu veriler doğrultusunda şekillenen Temmuz dönemi zam tablosu şu şekilde gerçekleşti:

    • SSK ve Bağ-Kur Emeklileri Zam Oranı: %17.75 (Kök aylıklara uygulanacak artış oranı).

    • Memur ve Memur Emeklileri Zam Oranı: %13.51 (Toplu sözleşme + enflasyon farkı).

    • 1-14 Temmuz Enflasyon Farkı: Memur ve memur emeklileri için %6.09 olarak hesaplandı.

    • Taban Aylık ve Ek Ödeme: Güncellenen kök aylıkların üzerine %4 veya %5 oranındaki ek ödeme ilave edilecek. Taban aylık düzenlemesinin yasalaşmasının ardından 23.552 TL’nin altında kalan maaşlara ilave fark ödemesi gerçekleştirilecek.

    4C (Emekli Sandığı) Maaş Farkları Ne Zaman Yatacak?

    Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki emekliler, Temmuz ayı maaşlarını ay başında zamsız olarak aldı. %13.51’lik maaş artışından kaynaklanan zam farklarının Temmuz ayı sonuna kadar emeklilerin banka hesaplarına yatırılması planlanıyor. Kesin ödeme günleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından duyurulacak.

    SSK (4A) Emeklileri Temmuz 2026 Maaş Ödeme Takvimi

    SSK emeklileri zamlı maaşlarını tahsis numarasının son rakamına göre 17 Temmuz – 25 Temmuz tarihleri arasında almaya başladı. Gün gün ödeme takvimi şu şekildedir:

    • Son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklileri Temmuz 2026 Maaş Ödeme Takvimi

    Bağ-Kur emeklileri için zamlı maaş ödemeleri 25 Temmuz itibarıyla başlayacak ve 28 Temmuz’a kadar tamamlanacak:

    • Tahsis numarası sonu 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Tahsis numarası sonu 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Tahsis numarası sonu 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Tahsis numarası sonu 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

  • Bakan Şimşek, Türkiye’nin bütçe performansını değerlendirdi

    Bakan Şimşek, Türkiye’nin bütçe performansını değerlendirdi

    Bakan Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin bütçe performansını değerlendirdi.

    Jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla bazı vergi gelirlerinden vazgeçmelerine rağmen yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını, bütçe açığının da geçen yılın ilk yarısına göre 38 milyar lira iyileştiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:

    “Kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumu artırmaya yönelik politikalarımız ve kamu harcamalarındaki disiplin sayesinde 2025’te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5’e gerilediğini tahmin ediyoruz. Bütçe performansının da katkısıyla iç borç çevirme oranları geçen yılın ve öngörülerimizin altında seyrediyor. Ekonomimizin dayanıklılığını artıran bütçe disiplini, programımızın temel amacı olan fiyat istikrarı açısından da kritik önem taşımaktadır. Mali disiplini koruyarak dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz.”>>>AA

  • Kuru meyve sektöründe kaliteli hasat umudu

    Kuru meyve sektöründe kaliteli hasat umudu

    Sektör temsilcileri, üretimde normal seviyelere dönüşün hem ihracat miktarını hem de 2 milyar dolarlık ihracat hedefini destekleyeceği görüşünde.

    Geçen yıl zirai don ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle özellikle kayısıda ciddi üretim kaybı yaşanırken, üzüm ve incirde de hem rekolte hem kalite beklentilerin altında kaldı. Üretimdeki düşüş, ihracat miktarlarına da yansıdı.

    Bu yıl ise kış ve ilkbahar yağışlarının olumlu seyretmesi, ürün gelişim döneminde olumsuz hava olaylarının görülmemesi ve mevcut iklim koşulları, üç üründe de uzun yıllar ortalamalarına yakın, kaliteli ve yüksek rekolte beklentisini güçlendirdi.

    Sektör temsilcileri, bol ve kaliteli ürün sayesinde son yıllarda arz sıkıntısı nedeniyle farklı ülkelere yönelen alıcıların yeniden Türk ürünlerine yönelebileceğini değerlendiriyor.

    Bu sezon Türkiye’nin kuru meyve ihracatının 2 milyar dolara çıkması öngörülüyor.

    “Şu an rekolte güzel gözüküyor”

    Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, AA muhabirine, sektörün geçen yıl özellikle zirai don nedeniyle çeşitli zorluklar yaşadığını söyledi.

    Bu durumun ihracat miktarlarına da yansıdığını aktaran Özgür, “İhracat miktar olarak düşse bile fiyatların yükselmesinden dolayı aslında yakın değerlerde cirolar elde ettik. Önümüzdeki sezon için düşündüğümüzde rekolte iyi gözüküyor. Tarım ürünlerinde depoya girene kadar hiçbir şeyin garantisi yok. Son ana kadar her şey yaşanabilir ancak şu anda rekolte güzel gözüküyor.” dedi.

    Özgür, geçen yıl rekolte düşüklüğünden dolayı gelen talepleri karşılayamadıklarını ve bunun üzerine bazı müşterilerinin başka ülkelere yöneldiğini anlatarak, şöyle devam etti:

    Kuru meyve sektöründe kaliteli hasat umudu
    Fotoğraf : Fırat Özdemir/AA

    “İnşallah bu yıl iyi bir rekolte alırsak mal tedarikinin varlığıyla beraber miktar bazında kaybettiğimiz pazarları tekrar ülkemize getirmek istiyoruz. En yüksek değerlere ürün satıp ülkemize giren döviz girdisini mümkün olduğu kadar artırmak istiyoruz. Üzümde önceki yıllarda 250 bin tonlarda civarında ihracata gidiyordu. En çok yaptığımız seneler 280- 290 bin tonları zorlamıştık. Bu sene 250 bin tonları tekrar getirebilirsek biz bunu başarı sayarız. Çünkü ister istemez üzümde 3 senedir müşterilerin ayağı başka ülkelere alıştı. Biz onları tekrar kendi ülkemize getirip fazla pazar kaybı olmadan tekrar yolumuza devam etmek istiyoruz.”

    Reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini hızlandırdıklarının altını çizen Özgür, Türk kuru meyve sektörünün dünyada ilk sırada yer aldığını, başarılı bir altyapısının ve tecrübesinin bulunduğunu, bu yıl 2 milyar dolar civarında ihracat hedeflerinin olduğunu vurguladı.

    ​​​​​​​İhracatçı rekolte fırsatını değerlendirmek istiyor

    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay ise Türkiye’de tarım açısından olumlu hava koşulları yaşandığını belirtti.

    Yüksek yağışların gerçekleştiğine, zirai donun yaşanmadığına ve sıcaklıkların mevsim normallerinde seyrettiğine dikkati çeken Gabay, bu sezon güzel ve kaliteli bir ürün beklediklerini dile getirdi.

    Kuru meyve sektöründe kaliteli hasat umudu

    Gabay, olumlu bir tarımsal sezon geçireceklerine inandıklarını belirterek, “Önemli olan ürünümüzün değerini koruyup yeni pazarlara ürünümüzü tanıtıp ihracat miktarımızı artırmak. Rekolte, bizim, üretici ve ülkemiz için büyük bir fırsat. Şimdi güzel bir mahsul tekrardan rekabetçi olmamızı ve ürünümüzü kaliteli olarak bütün pazarlara sunmamızı sağlayacak. İhracatımızı en azından yüzde 15-20 artırma hedefimiz var.” sözlerini sarf etti.>>>AA

  • Elektrikli ve hibrit araç sayısında dikkat çeken artış

    Elektrikli ve hibrit araç sayısında dikkat çeken artış

    AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) motorlu kara taşıtları istatistiklerinden derlediği bilgiye göre, trafiğe kayıtlı araç sayısı bu yılın haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,7 artarak, 32 milyon 366 bin 546’dan 34 milyon 545 bin 132’ye yükseldi.

    Söz konusu taşıtların yüzde 51,7’sini otomobil, yüzde 21,5’ini motosiklet, yüzde 14,4’ünü kamyonet, yüzde 6,8’ini traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

    Bu yılın haziran ayında trafiğe kaydı yapılan 194 bin 740 taşıt içinde motosiklet yüzde 49,4 ile ilk sırada, otomobil yüzde 37,8 ile ikinci sırada yer aldı.

    Benzinli araçların payı yüzde 24,4’ten yüzde 31’e çıktı

    Otomobiller içinde benzinli araçların oranı 2020 itibarıyla yüzde 24,4 olarak kaydedildi. Söz konusu oran bu yılın haziran ayı sonunda yüzde 31’e ulaştı.

    Benzinli otomobillerin sayısı 2020’de 3 milyon 201 bin 894 iken Haziran 2026 sonunda 5 milyon 546 bin 513’e çıktı.

    Dizel otomobillerin sayısı söz konusu dönemde 5 milyon 14 bin 356’dan 5 milyon 738 bin 826’ya yükselirken toplam otomobiller içindeki payı yüzde 38,3’ten yüzde 32,1’e geriledi. LPG’li otomobillerin sayısı da söz konusu dönemler itibarıyla 4 milyon 810 bin 18’den 5 milyon 254 bin 245’e çıktı ancak bu araçların toplam otomobiller içindeki payı yüzde 36,7’den yüzde 29,4’e geriledi.

    Hibrit otomobillerin sayısı 2020’de 33 bin 690’dı. Bu sayı Haziran 2026 sonunda 846 bin 813’e, toplam otomobiller içindeki payı ise yüzde 0,3’ten yüzde 4,7’ye çıktı.

    Türkiye’de elektrikli otomobillerin kitlesel olarak trafiğe çıkışı ve yaygın kullanım verilerinin kayıtlara girmesi 2011 yılında başladı. O yıl ülkede yalnızca 24 elektrikli aracın kaydı bulunuyordu.

    Söz konusu rakam 2020’de 2 bin 797 iken haziran sonunda 445 bin 939’a yükseldi. Toplam otomobiller içinde elektrikli araçların payı ise 2022’de yüzde 0,1’den bu yılın haziran sonunda yüzde 2,5’e çıktı.>>>AA

    Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıtlarına göre dağılımı şöyle:

    Otomobil (2020) Dağılım (Yüzde) Otomobil (Haziran 2026) Dağılım (Yüzde)
    Toplam 13.099.041 100 17.867.368 100
    Benzinli 3.201.894 24,4 5.546.513 31
    Dizel 5.014.356 38,3 5.738.826 32,1
    LPG’li 4.810.018 36,7 5.254.245 29,4
    Hibrit 33.690 0,3 846.813 4,7
    Elektrikli 2.797 0,0 445.939 2,5
    Bilinmeyen 36.286 0,3 35.032 0,2
  • Depremden etkilenen illerdeki hava yolu yolcu sayısı afet öncesini aştı

    Depremden etkilenen illerdeki hava yolu yolcu sayısı afet öncesini aştı

    AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgiye göre, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden etkilenen 11 ilde hava yoluyla ulaşım kısa sürede toparlandı.

    Bu dönemde, afet bölgesi ilan edilen Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Gaziantep ve Elazığ’daki 9 havalimanı içinde Hatay Havalimanı’nın 3 bin metrelik pistinde ağır hasar oluşmuştu.

    Söz konusu havalimanında yapılan hızlı çalışmalar sonucu geçen yıl bir pistin devreye alınmasıyla bölgedeki havalimanlarının tamamında tarifeli uçuşlar yeniden başlamış oldu.

    Adana Havalimanı’ndan Çukurova Havalimanı’na geçiş ve artan kapasite de bölgedeki ulaşıma önemli katkı sağlarken yılın ilk 6 ayında deprem bölgesindeki yolcu sayısı afet öncesi döneme göre yüzde 42 artış gösterdi.

    Verilere göre söz konusu havalimanlarının tamamında, depremden önceki yıl olan 2022’nin ilk 6 ayında 5 milyon 265 bin 132 yolcu seyahat ederken sayı bu yılın aynı döneminde 7 milyon 490 bin 407’ye çıktı.

    Afet bölgesi havalimanlarında, geçen yılın ilk 6 ayında ise 7 milyon 53 bin 58 yolcu seyahat etmişti.

    En büyük artış Adıyaman’da

    Adıyaman Havalimanı, deprem öncesiyle kıyaslandığında oransal olarak yolcu sayısında en büyük artışın yaşandığı ulaşım noktası oldu.

    Söz konusu havalimanındaki yolcu sayısı, ilk 6 aylar kıyaslandığında yüzde 127 artışla 81 bin 184’ten 184 bin 42’ye çıktı.

    Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta ise yolcu sayısı yüzde 92 artışla 82 bin 86’dan 157 bin 596’ya ulaştı. 8 havalimanında deprem öncesine göre yolcu sayılarında önemli ilerlemeler kaydedildi. Sadece Hatay Havalimanı aynı dönemlerde yolcu sayılarında yüzde 4 geride kaldı.

    Hatay’daki çalışmalarla yolcu sayısı 185 bin 329 olan 2025’in ilk 6 ayına göre önemli bir artış göstererek, bu yılın ocak-haziran döneminde 487 bin 843’e ulaştı. Deprem öncesi 2022’de ise bu havalimanında 507 bin 244 yolcu ağırlanmıştı.>>>AA

    Deprem bölgesindeki havalimanlarının 2022, 2025 ve 2026’nın ocak-haziran dönemlerindeki yolcu sayıları ile 2022’ye göre bu yıl gerçekleşen artış oranları şöyle:

    İLLER 2022 2025 2026 2022/2026 Artış Oranı
    Adana/Çukurova 1.840.885 2.596.285 2.557.236 39
    Adıyaman 81.184 190.740 184.042 127
    Diyarbakır 780.546 1.067.921 1.113.853 43
    Elazığ 299.969 501.970 573.108 91
    Gaziantep 1.071.476 1.442.723 1.470.771 37
    Hatay 507.244 185.329 487.843 -4
    Kahramanmaraş 82.086 150.000 157.596 92
    Malatya 309.978 403.340 417.345 35
    Şanlıurfa GAP 291.764 514.750 528.613 81
    TOPLAM 5.265.132 7.053.058 7.490.407 42
  • TCMB’nin temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi yayımlandı

    TCMB’nin temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi yayımlandı

    TCMB, reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 65 katılımcıyla gerçekleştirdiği temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı.

    Buna göre, geçen ay yüzde 1,57 olan temmuz ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,68’e çıktı.

    TÜFE’de artış beklentisi yıl sonu için yüzde 29,14’ten yüzde 29,21’e, 12 ay sonrası için yüzde 23,81’den yüzde 23,95’e yükselirken, 24 ay sonrası için ise yüzde 18,29’dan yüzde 17,83’e geriledi.

    Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,4692’den 51,5537’ye yükselirken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 55,7196’dan 55,6920’ye indi.

    Bir önceki anket döneminde 49,2 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi aynı kalırken, gelecek yıl için ise 42,5 milyar dolardan 43,3 milyar dolara yükseldi.

    Cari yıl için büyüme beklentisi yüzde 3,1’e geriledi

    Ankette cari yıl için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,2’den yüzde 3,1’e gerilerken, gelecek yıl için yüzde 4,1 oldu.

    Ankette TCMB’nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37 olurken, ikinci toplantı beklentisi yüzde 36,55’e, üçüncü toplantı beklentisi yüzde 35,73’e, 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 29,44’e geriledi.>>>AA

  • İsrail’in ABD’deki algı çalışmaları gündemde

    İsrail’in ABD’deki algı çalışmaları gündemde

    Wall Street Journal’ın (WSJ) haberinde, İsrail hükümetinin, ABD’de kamuoyunun İsrail’e yönelik olumsuz algısını değiştirmek amacıyla 50 milyon dolarlık bir etki kampanyası yürüttüğü iddia edildi.

    Kampanya kapsamında ABD vatandaşlarına yapay zeka tarafından oluşturulan kısa mesajlar gönderildiği kaydedilen haberde, mesajların “Friends for Peace” (Barış İçin Dostlar) adlı grup adına iletildiği ve ABD-İsrail ilişkilerine ilişkin sorular içerdiği belirtildi.

    Yapay zeka destekli metinlerin, İsrail hükümeti ve ABD Başkanı Donald Trump’ın eski seçim kampanyası müdürü ve dijital strateji uzmanı Brad Parscale’ın şirketi arasında yakın zamanda imzalanan 45 milyon dolarlık bir sözleşmenin parçası olduğu ifade edildi.

    İsrail’in son bir yılda ABD’de yürüttüğü faaliyetler kapsamında en az 6 farklı şirketle çalıştığı, çoğu pazarlama uzmanı 30 yeni kişinin de İsrail adına yabancı temsilci olarak kayıt yaptırdığı aktarıldı.

    Haberde, kampanya kapsamında muhafazakar medya kuruluşlarında reklam çalışmaları yürütüldüğü, sosyal medya içerik üreticileriyle işbirliği yapıldığı ve yapay zeka sohbet botlarında İsrail hakkında daha olumlu içeriklerin öne çıkmasını sağlayacak internet siteleri oluşturulduğu ileri sürüldü.

    Ayrıca, haberde, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın geçen yıl ülkenin uluslararası kamuoyundaki imajını güçlendirmek amacıyla “algıyı şekillendirme” çalışmalarına yönelik 2026 bütçesinde 700 milyon doların üzerinde kaynak ayrıldığını açıkladığı hatırlatıldı.

    İsrail Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin röportaj taleplerine yanıt vermedi.>>>AA

  • Enflasyon belli oldu mu? İşte rakamlar!

    Enflasyon belli oldu mu? İşte rakamlar!

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal ve reel sektör temsilcilerinden oluşan 65 katılımcının yanıtlarıyla hazırlanan 2026 yılı Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

    İşte piyasa profesyonellerinin Temmuz anketinde ortaya koyduğu tüm tahminler ve veri tabloları…

    Merkez Bankası Temmuz 2026 Piyasa Anketi Veri Tablosu

    • Yıl Sonu Enflasyon (TÜFE) Beklentisi: Bir önceki anket döneminde %29,14 iken, Temmuz döneminde %29,21’e yükseldi.

    • 12 Ay Sonrası Enflasyon Beklentisi: Bir önceki anket döneminde %23,81 iken, Temmuz döneminde %23,95’e çıktı.

    • 24 Ay Sonrası Enflasyon Beklentisi: Bir önceki anket döneminde %18,29 iken, Temmuz döneminde %17,83’e geriledi.

    • Yıl Sonu Dolar/TL Beklentisi: Bir önceki anket döneminde 51,47 TL iken, Temmuz döneminde 51,55 TL’ye yükseldi.

    • 12 Ay Sonrası Dolar/TL Beklentisi: Bir önceki anket döneminde 55,72 TL iken, Temmuz döneminde 56,69 TL’ye ulaştı.

    • Cari Ay (Temmuz) PPK Politika Faizi Beklentisi: Bir önceki anket döneminde olduğu gibi %37,00 seviyesinde sabit kaldı.

    • 2026 Yılı Büyüme (GSYH) Beklentisi: Bir önceki anket döneminde %3,2 iken, Temmuz döneminde %3,1’e geriledi.

    • 2027 Yılı Büyüme Beklentisi: Bir önceki anket döneminde olduğu gibi %4,1 seviyesinde korundu.

    Dolar, Enflasyon ve Büyümede Son Durum

    1. Dolar/TL Beklentisi Yükseldi

    Katılımcıların yıl sonu Dolar/TL kuru beklentisi bir önceki anket dönemindeki 51,47 TL seviyesinden 51,55 TL’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise 55,72 TL’den 56,69 TL seviyesine tırmandı.

    2. Yıl Sonu Enflasyon Tahmininde Sınırlı Artış

    Bir önceki anket döneminde %29,14 olan yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi %29,21’e çıktı. Katılımcıların %55,85’lik çoğunluğu enflasyonun 12 ay içerisinde %22,00 – %24,99 aralığında gerçekleşeceğini öngördü. 24 ay sonrası uzun vadeli enflasyon beklentisi ise %18,29’dan %17,83’e gerileyerek orta vadeli dezenflasyon sürecine olan inancı korudu.

    3. PPK Politika Faizi Beklentisi Sabit Kaldı

    Piyasaların Perşembe günü açıklanacak faiz kararına kilitlendiği bu dönemde, Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi %37,00 olarak korundu. Cari ay sonu gecelik faiz beklentisi de yine %40,00 seviyesinde sabit kaldı.

    4. 2026 Büyüme Öngörüsü Hafif Geriledi

    Türkiye ekonomisinin 2026 yılı Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi %3,2 seviyesinden %3,1’e çekilirken; 2027 yılı büyüme tahmini değişmeyerek %4,1 olarak kayıtlara geçti.

  • Sabiha Gökçen’de yolcu ve uçuş rekoru

    Sabiha Gökçen’de yolcu ve uçuş rekoru

    Havalimanının meydan otoritesi HEAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, 19 Temmuz’da havalimanında 171 bin 460 yolcu ağırlanırken 915 uçuş gerçekleşti.

    Böylece havalimanında tüm zamanların en yüksek günlük yolcu ve uçuş sayısına ulaşıldı.

    Yoğunluk, HEAŞ ile terminal işletmecisi İSG’nin koordinasyonu, kapsamlı saha planlaması ve tüm kurumların eş güdümlü çalışmasıyla sorunsuz atlatıldı.>>>AA