Kategori: Ekonomi

  • Türkiye’nin yurt dışı varlık ve yükümlülükleri geriledi

    Türkiye’nin yurt dışı varlık ve yükümlülükleri geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs 2026 dönemine ilişkin Uluslararası Yatırım Pozisyonu verilerini açıkladı.

    Buna göre, mayıs ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki aya göre yüzde 0,5 azalışla 403,7 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,4 azalışla 795,4 milyar dolar oldu. Rezerv varlıklar, 6,3 milyar dolar azalarak 159,2 milyar dolara geriledi.

    Böylece ülkenin UYP’si mayıs ayı itibarıyla eksi 391,7 milyar dolar oldu.

    Varlık kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 0,9 artarak 80,1 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,3 artarak 154,2 milyar dolar, bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları da yüzde 4,6 artarak 49,4 milyar dolara çıktı.

    Portföy yatırımları alt kalemlerinden Hisse Senetleri ve Yatırım Fonu Payları bir önceki aya göre yüzde 8,6 azalarak 47,2 milyar dolara geriledi.

    Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 6,8 azalışla 230,4 milyar dolar, Portföy yatırımları kalemi yüzde 2,9 azalarak 149,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

    Diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 0,4 artarak 415,3 milyar dolar oldu.>>>AA

  • Elektrikli araçların şarj tüketimi yılın ilk yarısında yüzde 153,5 arttı

    Elektrikli araçların şarj tüketimi yılın ilk yarısında yüzde 153,5 arttı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) yapılan açıklamaya göre, elektrikli araç kullanımındaki artışa paralel olarak Türkiye genelindeki şarj istasyonlarının kullanım yoğunluğu da yükseldi.

    Bu yılın ilk yarısında, şarj ağı işletmeci lisansı sahibi şirketler tarafından işletilen istasyonlarda 15 milyon 408 bin 578 şarj işlemi gerçekleştirildi.

    Söz konusu dönemde toplam şarj süresi 17 milyon 569 bin 444 saate ulaşırken, şarj hizmetine bağlı elektrik tüketimi 392 bin 252 megavatsaat, şarj hizmeti sunumu kapsamında kurulu şarj noktası 45 bin 97 olarak kayıtlara geçti.

    Geçen yılın ilk yarısında 7 milyon 838 bin 168 şarj işlemi gerçekleştirilmiş, toplam şarj süresi 7 milyon 400 bin 977 saat ve elektrik tüketimi 154 bin 723 megavatsaat olarak kaydedilmişti.

    Aynı dönemde şarj işlemi sayısı yüzde 96,6, toplam şarj süresi yüzde 137,4 ve şarj hizmetine bağlı elektrik tüketimi yüzde 153,5 arttı.

    Şarj noktası sayısı 45 bin 660’a ulaştı

    Açıklamada görüşlerine yer verilen EPDK Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, Türkiye’de elektrikli araç kullanımı ve şarj altyapısındaki hızlı genişlemenin devam ettiğini belirtti.

    EPDK’nin yeterli ve sürdürülebilir elektrikli araç şarj altyapısı ile serbest bir piyasanın oluşturulmasına yönelik düzenlemeleri kapsamında şarj ağı işletmecilerinin yatırımlarını sürdürdüğünü aktaran Öz, Türkiye genelinde 2024 başında 12 bin 84 olan şarj noktası sayısının 2025 başında 26 bin 462’ye yükseldiğini bildirdi.

    Şarj noktası sayısının 45 bin 660’a ulaştığını belirten Öz, bunların 19 bin 903’ünün doğru akım (DC), 25 bin 731’inin alternatif akım (AC), 26’sının ise mobil şarj noktası olduğunu ifade etti.

    Öz, elektrikli araç kullanıcılarının şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatlarına EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak ulaşabildiğini kaydetti.

    Elektrikli araç pazarındaki hızlı gelişmeye paralel olarak şarj ağının ülke genelindeki coğrafi kapsayıcılığını genişletmeyi hedeflediklerini vurgulayan Öz, “Şarj ağı altyapısında güçlü ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması, Kurumumuzun önde gelen hedefleri arasında yer almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.>>>AA

  • Türkiye’de yılın ilk yarısında yaklaşık 7,9 milyon araç muayeneden geçirildi

    Türkiye’de yılın ilk yarısında yaklaşık 7,9 milyon araç muayeneden geçirildi

    Türkiye’de yılın ilk yarısında 320 istasyonda 7 milyon 890 bin 520 aracın muayenesi gerçekleştirildi.

    AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’de araç muayene işlemleri Bakanlık koordinesinde yürütülüyor. Muayenelerin daha etkin ve sağlıklı yapılabilmesi için söz konusu çalışmalar kamu ve özel sektör işbirliğiyle sürdürülüyor.

    Bu kapsamda Türkiye’de 219’u sabit, 76’sı seyyar, 19’u seyyar traktör ve 7’si motosiklet olmak üzere toplam 320 muayene istasyonu bulunuyor.

    İstasyonlarda, bu yılın ilk 6 ayında 7 milyon 890 bin 520 araç muayene edildi. Bu araçların 5 milyon 804 bin 46’sının hafif kusurlu, 1 milyon 621 bin 777’sinin ağır kusurlu, 71 bin 362’sinin emniyetsiz, 393 bin 335’inin kusursuz olduğu belirlendi.

    Muayeneden geçemeyen araçlarda fren sistemleri, fren kuvvetleri ve lambaları, emniyet kemerleri, geri vites lambası, ön fren hortumları, yakıt sistemleri ile yolcu araçlarının koltukları en çok kusur tespit edilen aksam ve sistemler oldu.

    Trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruz”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine, sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde trafik kazalarının en fazla sürücü hatalarından kaynaklandığını belirterek, araçların teknik kusurlarının ikinci neden olarak öne çıktığını söyledi.

    Bakanlıkça düzenlenen ve operasyonları yine Bakanlığın denetiminde olan TÜVTÜRK’ün araç muayene sistemiyle bu hizmetin verildiğini dile getiren Uraloğlu, “Araçlardan kaynaklanan teknik hataların tespit edilmesi ve bu kusurların giderilerek araçların trafiğe güvenle çıkmasında çok önemli bir rol üstleniyoruz. Bu sayede trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruz.” dedi.

    Muayene sürecinde ağır kusurlu veya emniyetsiz olduğundan trafik güvenliğini tehdit ettiği belirlenen araçların muayenelerinin bu kusurlar giderildikten sonra onaylandığını vurgulayan Uraloğlu, böylece risk oluşturabilecek araçların trafiğe çıkmasının engellendiğini bildirdi.

    Uraloğlu, “Bir yandan yolların altyapısını güçlendirirken diğer yandan da araç muayene sistemiyle Türkiye’de yılda ortalama 100 binin üzerinde trafik kazasının önüne geçilmesini sağlıyoruz. Kara ulaşımı kaynaklı karbon emisyonu, yakıt verimliliği ve araçların işletme giderleri gibi birçok alanda da ülkemize katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz.” diye konuştu.

    Bu yılın 6 ayında muayeneden geçirilen araç sayıları aylar itibarıyla şöyle:>>>AA

    Aylar Muayene Sayısı
    Ocak 1.274.346
    Şubat 1.152.253
    Mart 1.317.823
    Nisan 1.369.970
    Mayıs 1.156.111
    Haziran 1.620.017
    Toplam 7.890.520
  • Ticaret Bakanlığı engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemini devreye alıyor

    Ticaret Bakanlığı engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemini devreye alıyor

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, engelli vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, planlı ve erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla dijitalleşme odaklı uygulamaların geliştirilmeye devam edildiği belirtildi.

    İlgili mevzuat kapsamında ortopedik engelli vatandaşların, gümrük vergilerinden muaf olarak özel tertibatlı araç ithal edebildiğine işaret edilen açıklamada, bu kapsamda engelli komisyonlarında gerçekleştirilen değerlendirmelere ilişkin başvuruların, e-Devlet üzerinden sunulan EAİS aracılığıyla alındığı ifade edildi.

    Açıklamada, başvuru süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, komisyon çalışmalarının planlı yürütülmesi ve vatandaşların bekleme sürelerinin en aza indirilmesi amacıyla EAİS kapsamında geliştirilen randevu sisteminin, eylül itibarıyla kullanılacağına dikkati çekilerek, şunlar kaydedildi:

    “Yeni uygulama ile birlikte komisyon değerlendirmeleri, e-Devlet üzerinden oluşturulan randevular esas alınarak gerçekleştirilecek. Her bir başvuru için 10 dakikalık değerlendirme süresi planlanmış olup, başvuru sahibi engelli vatandaşlarımız kendileri için uygun tarih ve saat aralığını seçerek komisyon işlemlerine katılım sağlayabilecek. Randevu sistemi sayesinde komisyon çalışmalarının daha düzenli yürütülmesi, başvuru süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi ve vatandaşlarımızın bekleme sürelerinin azaltılması hedeflenmektedir. Bakanlık olarak engelli vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlayacak dijital uygulamaları hayata geçirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”>>>AA

  • Napolyon kirazındaki verim üreticinin yüzünü güldürüyor

    Napolyon kirazındaki verim üreticinin yüzünü güldürüyor

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – KADİR KİPER – Afyonkarahisar'ın Çay ve Sultandağı ilçelerinde hasadına başlanan ve yüksek rekoltesiyle öne çıkan Napolyon kirazında verim, üreticiyi memnun etti.

    Sultandağı Tarım ve Orman Müdürü Fatih Sarı, AA muhabirine, bahçelerde kiraz hasadının devam ettiğini söyledi.

    Yağışların ve iklim şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bölgedeki rekoltenin bu yıl 36 bin ton olarak gerçekleşmesini beklediklerini anlatan Sarı, "Kirazlarımız çok güzel ve kaliteli. Bölgemizde üretilen kirazları başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine göndermekteyiz. Bölgemizdeki fabrikalar aracılığıyla ABD ve İngiltere'ye de dondurulmuş ve kurutulmuş kiraz ihracatı yapılmaktadır." ifadelerini kullandı.

    Sarı, bir süre önce Çin Halk Cumhuriyeti'nden alım heyetini ilçede misafir ettiklerini belirterek, yapılacak protokollerle kiraz ihracatının artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

    – "Yeni pazarlar peşindeyiz"

    Çay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sebahattin Dündar da Sultandağı ve Çay ilçelerindeki Napolyon kirazında bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu söyledi.

    Bölgede kiraz rekoltesi yüksek olduğu gibi yurt dışında da iyi olduğunu öğrendiklerini ifade eden Dündar, "İhracat için elimizden geldiği kadar bölgemize yeni firmalar davet etmeye çalışıyoruz. Kirazın satış ve pazarlama ağını genişletmeye çalışıyoruz. Hummalı bir çaba içerisindeyiz. İhracat konusunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, kamu çalışanlarımız ve sivil toplum örgütlerimiz yoğun mesai harcıyor. İnşallah üreticimizin yararına olacak adımları atarız. Yeni pazarlar peşindeyiz." diye konuştu.

    – "Bahçelerde verim üreticiyi sevindirdi"

    Kiraz üreticisi Ali Özcan da 30 dekarlık meyve bahçesinde Napolyon kirazı yetiştirdiğini, bu yılki rekoltenin iyi olduğunu anlattı.

    Geçen yıl don olayı nedeniyle zor günler geçirdiklerine değinen Özcan, "Bu yıl iklim şartlarımız çok iyi gitti ve bu da ürüne yansıdı. Bahçelerimizde çok güzel ve kaliteli kirazlarımız var. Aroması çok beğeniliyor. Satış ve pazarlama konusunda da beklentilerimiz var. İnşallah para kazanacağımız bir sezon olur." dedi.

    Kiraz üreticisi Meral Atmaca ise kirazda verimin çok güzel olduğunu ifade etti.

  • Ticaret Bakanlığı haziranda 608 firmaya dahilde işleme izin belgesi verdi

    Ticaret Bakanlığı haziranda 608 firmaya dahilde işleme izin belgesi verdi

    Bakanlığın haziran ayına ilişkin dahilde işleme, yurt içi satış ve teslim, hariçte işleme ile firma talebine istinaden ve resen iptal edilen dahilde işleme izin belgesi listeleri, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Buna göre, geçen ay 608 firmaya dahilde işleme izin, 10 firmaya yurt içi satış ve teslim, 3 firmaya hariçte işleme izin belgesi verildi.

    Firma talebine istinaden 19 ve resen 1 dahilde işleme izin belgesi iptal edildi.>>>AA

  • Ege limanları kruvaziyer turizminin lokomotifi oldu

    Ege limanları kruvaziyer turizminin lokomotifi oldu

    Tarihi ve kültürel mirası, gelişmiş liman altyapısı ve Akdeniz rotalarındaki stratejik konumuyla Ege, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin en çok tercih ettiği destinasyon olmayı sürdürdü.

    AA muhabirinin, Denizcilik Genel Müdürlüğünün verilerinden derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında Türkiye limanlarına 756 bin 455 kruvaziyer yolcusu geldi.

    Bu yolcuların 504 bin 711’i Kuşadası, İzmir, Bodrum, Marmaris ve Çeşme limanlarından giriş yaparken, Ege limanlarının toplam yolcu trafiğindeki payı yaklaşık yüzde 67 olarak gerçekleşti.

    Kuşadası ilk sırada

    Ege’nin lokomotifi konumundaki Kuşadası, 334 bin 172 yolcuyla Türkiye’nin en yoğun kruvaziyer limanı olmayı sürdürdü. Kuşadası’nı 182 bin 621 yolcuyla İstanbul takip etti.

    Yılın ilk yarısında İzmir Limanı 59 bin 49, Marmaris 54 bin 691, Bodrum 41 bin 545, Çeşme ise 15 bin 254 kruvaziyer yolcusunu ağırladı.

    Marmaris’e gelen turist sayısı 3,5 kat arttı

    Geçen yılın aynı dönemine göre, Marmaris en dikkat çekici yükselişi kaydetti. Limana gelen kruvaziyer yolcu sayısı 15 bin 510’dan 54 bin 691’e çıkarak yaklaşık 3,5 kat arttı.

    Bodrum’da kruvaziyer yolcu sayısı 31 bin 796’dan 41 bin 545’e, İzmir’de 50 bin 909’dan 59 bin 49’a, Çeşme’de ise 11 bin 183’ten 15 bin 254’e yükseldi.

    Kuşadası ise geçen yılın aynı dönemindeki 339 bin 922 yolcuya kıyasla 334 bin 172 yolcu ağırlamasına rağmen Türkiye’nin açık ara en yoğun kruvaziyer limanı olma ünvanını korudu.

    Ege limanlarının tarihi ve kültürel zenginlikleri, antik kentlere yakınlığı, gelişmiş liman altyapısı ve Akdeniz kruvaziyer rotalarındaki stratejik konumu, bölgenin uluslararası kruvaziyer şirketlerinin vazgeçilmez durakları arasında yer almasını sağlıyor.

    Efes ve Meryem Ana etkisi

    Kruvaziyer firması Selectum Blu Cruises Genel Müdürü Nilda Türe, AA muhabirine, Türkiye’ye gelen gemilerin büyük çoğunluğunun Ege’yi tercih ettiğini söyledi.

    Türkiye ve Ege’nin uzun yıllardır en gözde durağının Kuşadası olduğunu ifade eden Türe, “Çünkü Kuşadası’nda çok büyük bir artımız var. Bu bölgede Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi var. Misafirler aslında bizim ‘küçük Anadolu turu’ dediğimiz bir tur kapsamında buraları çok ciddi ziyaret ediyorlar. Gemiden iniyorlar, Efes’e gidiyorlar, Meryem Ana’yı ziyaret ediyorlar.” dedi.

    Türe, Ege’nin kruvaziyer turizm için birçok çeşidi barındırdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Ege önemli bir destinasyon. Çünkü pek çok millet için hac operasyonu gibi bir şey Meryem Ana. Misafirler Meryem Ana Evi’nin arkasından dünyanın sayılı harikalarından Efes’i görmek istiyorlar. Turistler turu uzatıp buradan Kapadokya’ya geçebiliyorlar. Böyle baktığınızda Ege’de 2-3 destinasyonu da birleştirmiş oluyorlar. Bu turizmimize de çok büyük katkısı oluyor. Bu kadar gemi dolusu insan bir anda şehre dağılıyor, çayını içiyor, yemeğini yiyor, kahvesini içiyor. Doğal güzellikleri gördüğü gibi kültürel güzelliklere de bir katkısı oluyor ve ülke tanıtımında çok büyük yeri var. Ege bu anlamda en ön sıraları korumaya devam edecektir.”>>>AA

  • Akaryakıta zam: Motorin fiyatları yeniden 70 TL sınırını aşarak rekora koştu!

    Akaryakıta zam: Motorin fiyatları yeniden 70 TL sınırını aşarak rekora koştu!

    Gece yarısından itibaren geçerli olan yeni tarifeyle birlikte, özellikle nakliye ve lojistik sektörünün ana girdisi olan motorin fiyatlarında çok ciddi bir artış yaşandı.

    İçinde bulunduğumuz 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü itibarıyla cepleri yakacak güncel akaryakıt pompa fiyatlarının detayları…

    Benzine ve Motorine Ne Kadar Zam Geldi?

    17 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tabelalara yansıyan zam oranları şu şekilde gerçekleşti:

    • Motorin (Mazot): Litre fiyatına 3,18 TL zam yapıldı.

    • Benzin: Litre fiyatına 1,20 TL zam yapıldı.

    Motorin Yeniden 70 TL’nin Üzerinde: İşte Güncel Fiyatlar

    Son zamla birlikte İstanbul Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 65,59 TL, motorinin litre fiyatı ise 73,11 TL oldu. Böylece motorin fiyatı yeniden 70 TL seviyesinin üzerine yükseldi.

    Jeopolitik Kriz Pompayı Vurdu

    Daha yakın bir tarihte ABD ile İran arasındaki mutabakat ve yumuşama sürecinin etkisiyle küresel petrol fiyatları gevşemiş; yurt içinde benzin 62 TL, motorin ise 64 TL seviyelerine kadar çekilerek piyasalara nefes aldırmıştı. Ancak Orta Doğu’da askeri hareketliliğin yeniden başlaması ve ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla birlikte uluslararası petrol piyasası yönünü tekrar yukarı çevirdi. Uzmanlar, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde akaryakıtta yeni zam dalgalarının tetiklenebileceği konusunda uyarıyor.

  • Altın fiyatları: Çeyrek, gram ve yarım altın bugün ne kadar?

    Altın fiyatları: Çeyrek, gram ve yarım altın bugün ne kadar?

    Cumartesi günü itibarıyla piyasalardan alınan en son ve güncel altın satış fiyatları…

    18 Temmuz 2026 Güncel Altın Satış Fiyatları Tablosu

    Hafta sonunun ilk gününde, serbest piyasada ve kuyumcularda işlem gören gram, çeyrek, yarım, tam, cumhuriyet, gremse ve ons altın satış fiyatları şu şekildedir:

    * Gram altın satış fiyatı: 6.093,03 TL
    * Çeyrek altın satış fiyatı: 10.018,00 TL


    * Yarım altın satış fiyatı: 20.048,00 TL
    * Tam altın satış fiyatı: 39.634,23 TL

    * Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.906,00 TL
    * Gremse altın satış fiyatı: 99.389,52 TL

    * Ons altın satış fiyatı: 4.017,94 Dolar

  • Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? İşte detaylar!

    Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? İşte detaylar!

    En düşük emekli maaşı alanlar için kritik bir süreç işliyor. Meclis ve Resmi Gazete takvimine bağlı olarak şekillenen ödeme planının tüm detayları…

    En Düşük Emekli Maaşı Alanlar İçin “Fark” Süreci Nasıl İşleyecek?

    2026 Temmuz dönemi itibarıyla en düşük emekli maaşının 23 bin 552 TL’ye yükseltilmesi kararlaştırıldı. Ancak bu artışı içeren yasal düzenleme şu an için TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiş olsa da henüz Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmedi.

    Maaş ödeme takvimi dün (17 Temmuz) itibarıyla başladığı için, en düşük emekli aylığı alan vatandaşların hesaplarına ödemeler şu an için eski tutar olan 20 bin TL üzerinden yatırılmaktadır.

    En düşük emekli maaşını 23.552 TL’ye çıkaran kanun teklifi Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra, aradaki 3.552 TL’lik zam farkı SGK tarafından belirlenecek ek bir takvimle emeklilerin hesaplarına aktarılacak. Fark ödemelerinin Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

    4A SSK Emekli Maaşı Temmuz 2026 Ödeme Günleri

    SSK (4A) kapsamında emekli aylığı alan vatandaşlar, tahsis numaralarının son rakamına göre 17-26 Temmuz tarihleri arasında zamlı (farklar hariç) ana maaşlarını almaya devam ediyor. İşte güncel takvim:

    • Tahsis numarası son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz (Bugün)

    • Tahsis numarası son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    4B Bağ-Kur Emekli Maaşı Temmuz 2026 Ödeme Günleri

    Bağ-Kur (4B) emeklileri ise temmuz ayı maaşlarını 25-28 Temmuz tarihleri arasında tahsis numaralarının son rakamına göre şu sıralamayla alacaklar:

    • Tahsis numarası son rakamı 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Tahsis numarası son rakamı 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

  • Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp dönemi yedinci aya yükseldi

    Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp dönemi yedinci aya yükseldi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı konut fiyat endeksine göre Haziran ayında Türkiye genelinde konut fiyatları yıllık olarak yüzde 24,5 arttı.

    Konut fiyatlarında artış Haziran ayında açıklanan yıllık yüzde 32,11’lik tüketici enflasyonunun altında kalarak reel kayba işaret etti.

    Veriler Haziran ayıyla birlikte konutta reel kayıp döneminin yedinci aya yükseldiğini gösterdi.

    TCMB verilerine göre konut fiyatlarında aynı dönemde aylık artış da yüzde 2 oldu.

    En hızlı artış İzmir’de

    Üç büyük şehir arasında İzmir’deki fiyat artışlarının İstanbul ve Ankara’ya göre daha hızlandığı görüldü.

    Verilere göre İzmir’de konut fiyatları aylık bazda yüzde 3,1 arttı. İstanbul’da bu artış yüzde 2,1 olurken, Ankara’da yüzde 1’de kaldı.

    Kirada İstanbul’da reel artış

    TCMB’nin yeni kiracı kira endeksi verilerine göre kira tarafında da reel düşüş izlendi.

    Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2,3 oranında artan endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29,2 oranında artarken, reel olarak ise yüzde 2,2 oranında azaldı.

    İstanbul’da yıllık kira artış Haziran’da yüzde 33,4 ile yüzde 32,11’lik yıllık enflasyonunun üzerine çıkarak reel artış gösterdi.

    Ankara’da yıllık artış yüzde 30,7; İzmir’de ise yüzde 28,4 oldu.

  • Küresel piyasalar çip şirketlerinden kaynaklı düşüşler ve tırmanan jeopolitik gerilimin kıskacında kaldı

    Küresel piyasalar çip şirketlerinden kaynaklı düşüşler ve tırmanan jeopolitik gerilimin kıskacında kaldı

    Yapay zeka alanındaki devasa yatırımların karşılık bulup bulmayacağına dair endişelerle çip üreticisi şirketlerin hisseleri üzerinde devam eden satış baskısı ve artan jeopolitik riskler küresel piyasalarda risk algısının devam etmesine neden oluyor.

    Trilyonlarca dolarlık harcamaların ne zaman kar sağlayacağı hala belirsizliğini korurken, teknoloji hisselerinin aşırı değerlenip değerlenmediği de piyasalarda tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve İran’ın misilleme olarak bölgedeki diğer ülkelere saldırılarına devam etmesi küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiliyor.

    Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin geçişlerinin sınırlı kalmaya devam etmesi halinde enflasyonist endişelerin tekrar artabileceği tahmin ediliyor.

    Bu hafta ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin temel fiyat baskılarının hafiflediğine işaret etmesine karşın yatırımcılar enerji fiyatlarındaki son artışın enflasyondaki yavaşlama trendini tersine çevirebileceği endişesiyle bu geçmişe dönük verilere temkinli yaklaşıyor.

    Analistler, ABD ve İran’ın uzlaşma yolundan giderek uzaklaştığını belirtti.

    Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan enflasyonun yüzde 2 seviyesine doğru gerilememesi halinde söz konusu veriyi bu seviyeye taşımaya yardımcı olmak için bir miktar politika sıkılaşmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

    Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de temel endişesinin enflasyon olduğunu, enflasyonun hala çok yüksek ve uzun süredir hedefin üzerinde seyrettiğini kaydetti. Makroekonomik veri tarafında ABD’de perakende satışlar haziranda aylık bazda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel arttı.

    Ülkede ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı ise 11 Temmuz ile biten haftada 208 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Söz konusu veriler, ABD ekonomisinin gücünü koruduğunu gösteriyor.

    ABD’nin Brezilya’ya yüzde 25 oranında yeni gümrük tarifesi uygulama kararı da ticaret gerilimleri yeniden gündeme geldi.

    Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,55’te bulunurken, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 100,8 seviyesinde seyrediyor. Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,1 artışla 84,1 dolara yükseldi. Orta Doğu’daki gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla Brent petrol, haftayı son üç ayın en hızlı haftalık yükselişiyle tamamlamaya hazırlanıyor.

    Altının onsu yatay seyirle 3 bin 976 dolarda seyrediyor.

    ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve enflasyonun Fed’in kısıtlayıcı bir politika izleyeceği endişelerini güçlendirmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor.

    Analistler, Orta Doğu’da gerilim devam ettiği sürece likidite ihtiyacının süreceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam edebileceğini söyledi.

    Yüksek petrol fiyatları, ekonomilerde enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığını artırarak Fed’in politikalarına dair belirsizliği artırıyor. Bu durum, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına, doların desteklemesine ve altın gibi varlıkların cazibesinin azaltmasına yol açıyor.

    New York borsası geriledi

    New York borsası, çip hisselerindeki satış baskısının etkisiyle günü düşüşle tamamladı. Büyük bankaların güçlü bilançolarının ardından şirketlerin açıkladığı finansal sonuçlar da yatırımcıların odağında yer aldı.

    Yarı iletken üreticisi TSMC’nin ikinci çeyrek karının yüzde 77,4 artarak piyasa beklentilerini aşmasına rağmen sermaye harcamalarına yönelik tahminini artırmasının etkisiyle şirketin hisseleri yüzde 2,3 geriledi.

    Diğer çip üreticilerinin hisselerinde de düşüş görülürken, Intel’in hisseleri yüzde 5,8, Micron Technology’nin hisseleri yüzde 5,7, Arm Holdings’in hisseleri yüzde 5,4, Advanced Micro Devices’ın (AMD) hisseleri yüzde 5,3 ve Broadcom’un hisseleri yüzde 5 değer kaybetti.

    ABD’li hava yolu şirketi United Airlines’ın hisseleri ise şirketin ikinci çeyrek finansal sonuçlarının beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen petrol fiyatlarındaki yükselişin bu yıl yakıt maliyetini yaklaşık 6 milyar dolar artıracağını öngörmesi sonrası yüzde 1,8 düştü.

    GE Aerospace hisseleri, şirketin finansal sonuçlarının beklentilerden daha iyi gelmesine ve şirket bu yıla ilişkin kar tahminini yükseltmesine rağmen yüzde 3,5 geriledi.

    ABD’li teknoloji şirketlerinden Alphabet’in hisseleri de şirketin en güçlü yapay zeka modeli Gemini 3.5 Pro’nun piyasaya sürülmesini ertelediğine dair haberler üzerine yüzde 4,4 düştü.

    Sağlık sigortası şirketi UnitedHealth’in ise bu yıla ilişkin kar tahminini yukarı yönlü revize etmesinin ardından hisseleri yüzde 1,2 yükseldi. Öte yandan Küresel internet televizyon ağı Netflix’in geliri bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 13,4 artışla 12,6 milyar dolara yükseldi. Netflix’in net karı da yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,8 artarak 3,4 milyar dolara yükseldi. Şirketin net karı 2025’in aynı döneminde 3,1 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.

    Netflix’in açıkladığı güçlü bilançolara karşın şirketin hisseleri piyasa sonrası işlemlerde yüzde 8,9 değer kaybetti.

    Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,20, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,47 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    Avrupa borsaları İngiltere hariç geriledi

    Avrupa borsalarının yönü üzerinde şirket bilançoları etkili oluyor. Kamu hizmetleri ve telekom sektöründeki şirketlerin bilançolarının beklentilerin altında kalması ve yapay zeka şirketlerine ilişkin değerlemelerin çok yükseldiğine dair endişeler Avrupa piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.

    Siyasi gelişmeler yatırımcıların odağında bulunuyor. İngiltere’de Andy Burnham pazartesi günü başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Analistler, İngiltere’de kritik konunun ülkede hazine ve maliye bakanlığına kimin geleceği olduğunu belirtti.

    Diğer taraftan ülkede başbakanın vergileri artırıp artırmayacağı da merak ediliyor.

    Burnham’ın arazi vergilerini artırabileceğine dair öngörüler öne çıkıyor. Analistler, arazi vergisinin artırılmasının İngiltere’de konut fiyatlarında sert düşüşü beraberinde getirebileceğini söyledi.

    Öte yandan İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), mayıs ayına ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı.

    Buna göre, martta yüzde 0,3 büyüyen ve nisanda yüzde 0,1 daralan İngiltere ekonomisi, mayısta yüzde 0,1 büyüdü. Diğer taraftan Avro Bölgesi mayısta 7,8 milyar avro ticaret açığı verdi. Geçen yılın mayıs ayında 15 milyar avro ticaret fazlası verilmişti.

    Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,54 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,07 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.

    Asya borsaları negatif seyrediyor

    Asya borsalarında bugün negatif bir seyir izlenirken, Japonya borsasındaki sert düşüş öne çıkıyor.

    Bu hafta yatırımcılar, büyük bankaların açıkladığı güçlü bilançoların ardından yarı iletken sektöründen bankacılık gibi diğer sektörlere yöneldi. Bu durum, çip sektörüne daha fazla bağımlı olan Asya piyasalarını satış baskısına karşı savunmasız bıraktı.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 6,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 geriledi.

    Güney Kore borsasında bugün tatil nedeniyle işlem görülmüyor.

    Borsa günü yükselişle tamamladı

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,22 değer kazanarak 14.251,29 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 geriledi. Dolar/TL dün günü yüzde 0,1 artışla 47,0890’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 47,1610’dan işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksi, konut satış istatistikleri, kısa vadeli dış borç istatistikleri ile uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in beklenen Türkiye değerlendirmesi, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde enflasyon ve ABD’de sanayi üretimi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.350 ve 14.500 puanın direnç, 14.150 ve 14.000 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    10.00 Türkiye, haziran ayı konut fiyat endeksi

    10.00 Türkiye, haziran ayı konut satış istatistikler

    10.00 Türkiye, mayıs ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri

    11.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı cari işlemler dengesi

    12.00 Avro Bölgesi, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

    14.00 Türkiye, 28. hafta BDDK bankacılık sektörü verileri

    14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

    15.30 ABD, haziran ayı konut başlangıçları

    15.30 ABD, haziran ayı inşaat izinleri

    16.15 ABD, haziran ayı sanayi üretimi

    16.15 ABD, haziran ayı kapasite kullanım oranı

    17.00 ABD, temmuz ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi>>>AA

  • Akaryakıt fiyarları: İşte 17 Temmuz 2026 güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları

    Akaryakıt fiyarları: İşte 17 Temmuz 2026 güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları

    Cuma günü itibarıyla yürürlüğe giren zam oranları ve Ankara, İstanbul, İzmir güncel akaryakıt satış fiyatları…

    Gece Yarısı İtibarıyla Geçerli Olan Zam Tutarları

    Sektör kaynaklarının daha önce işaret ettiği artış oranları, bu gece yarısından itibaren pompa fiyatlarına şu şekilde yansıtıldı:

    • Benzin: Litre fiyatına 1,10 TL zam geldi.

    • Motorin (Mazot): Litre fiyatına 3,10 TL zam geldi.

    • LPG (Otogaz): Herhangi bir fiyat değişimi yaşanmadı.

    17 Temmuz 2026 Güncel Akaryakıt Fiyatları

    Zamlı tarifelerin pompaya yansımasının ardından üç büyük şehirde tabelalar şu şekilde güncellendi:

    Ankara

    • Benzin: 66.60 TL

    • Motorin: 74.19 TL

    • LPG: 31.29 TL

    İstanbul

    • Avrupa Yakası: Benzin: 65.65 TL | Motorin: 73.08 TL | LPG: 31.19 TL

    • Anadolu Yakası: Benzin: 65.49 TL | Motorin: 72.92 TL | LPG: 30.59 TL

    İzmir

    • Benzin: 66.90 TL

    • Motorin: 74.47 TL

    • LPG: 31.19 TL

  • Asgari ücrete ara zam gelecek mi? 2026 Temmuz net asgari ücret ne kadar? İşte son gelişmeler

    Asgari ücrete ara zam gelecek mi? 2026 Temmuz net asgari ücret ne kadar? İşte son gelişmeler

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ekonomi yönetiminin asgari ücret ara zammına dair aldığı son kararlar ve güncel asgari ücret rakamları…

    Asgari Ücrete Temmuz’da Ara Zam Yapılacak mı?

    Özel sektör çalışanlarının merakla beklediği ara zam konusunda ekonomi yönetiminin tavrı netleşti.

    Edinilen son bilgilere göre; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ekonomi kurmaylarının gündeminde Temmuz ayında asgari ücrete yönelik ek bir artış yapılması (ara zam) fikri bulunmuyor.

    Hükümetin daha önce de vurguladığı “yılda tek zam” uygulaması doğrultusunda, asgari ücrete bu yaz herhangi bir ara zam yapılmasına yönelik resmi bir çalışma yürütülmüyor.

    2026 Güncel Asgari Ücret Ne Kadar?

    Yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı için yıl başında belirlenen ve 2026 yılı boyunca geçerli olan asgari ücret tutarları şu şekildedir:

    • Net Asgari Ücret: 28.075,50 TL

    • Brüt Asgari Ücret: 33.030,00 TL

    Asgari Ücretin İşverene Maliyeti Ne Kadar?

    Bir asgari ücretli çalışanın işverene olan toplam aylık maliyeti 40.874,63 TL’dir. Bu maliyetin kırılımı ise şu şekildedir:

    • Brüt Asgari Ücret: 33.030,00 TL

    • SGK Primi (İşveren Payı – %15,5): 7.184,03 TL

    • İşveren İşsizlik Sigorta Primi (%2): 660,60 TL

    İşveren Desteği Artırıldı

    Yeni asgari ücret rakamıyla birlikte devletin işveren üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla sağladığı asgari ücret desteği de artırıldı. Her bir asgari ücretli çalışan için işverenlere verilen devlet desteği 1.000 TL’den 1.270 TL’ye çıkarıldı.

  • Akaryakıta zam kapıda: Tutar bile belli!

    Akaryakıta zam kapıda: Tutar bile belli!

    Bu gece yarısından itibaren geçerli olması beklenen zam oranları ve büyük şehirlerdeki güncel akaryakıt fiyatları…

    Zam Gece Yarısı Pompaya Yansıyacak

    Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 16 Temmuz’u 17 Temmuz’a bağlayan gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere akaryakıtta çifte fiyat artışı bekleniyor:

    • Benzin: Litre fiyatına 1,10 TL

    • Motorin (Mazot): Litre fiyatına 3,10 TL zam yapılması öngörülüyor.

    • LPG (Otogaz): Bu gece için bir fiyat değişikliği beklenmiyor.

    Eşel Mobil Sistemi Nasıl İşliyor?

    Temmuz ayı itibarıyla devreye alınan yeni düzenleme doğrultusunda, akaryakıt zamlarının yarattığı yükü hafifletmek adına uygulanan eşel mobil sisteminde kurallar değişti:

    • Yarı Yarıya Dağılım: Oluşan fiyat artışlarının yüzde 50’si doğrudan pompaya yansıtılırken, kalan yüzde 50’lik kısım ÖTV (vergi) payından sübvanse edilerek karşılanıyor.

    • Vergi Limiti Dolduğunda: Sübvansiyon için ayrılan vergi limitinin tükenmesi halinde ise zammın tamamı doğrudan pompa fiyatına ekleniyor.

    • İndirim Durumunda: Akaryakıtta indirim gerçekleştiğinde ise bu indirimin tamamı devletin vergi gelirine (ÖTV) ilave ediliyor.

    16 Temmuz 2026 Güncel Akaryakıt Fiyatları 

    Bu gece yarısı devreye girmesi beklenen zam öncesinde, üç büyük ildeki güncel pompa fiyatları şu şekildedir:

    Ankara

    • Benzin: 65.46 TL

    • Motorin: 71.07 TL

    • LPG: 31.29 TL

    İstanbul

    • Avrupa Yakası: Benzin: 64.51 TL | Motorin: 69.96 TL | LPG: 31.19 TL

    • Anadolu Yakası: Benzin: 64.35 TL | Motorin: 69.80 TL | LPG: 30.59 TL

    İzmir

    • Benzin: 65.75 TL

    • Motorin: 71.34 TL

    • LPG: 31.19 TL

  • İşte 1 milyon TL’nin 32 günlük mevduat getirisi: En yüksek kazanç hangi bankada?

    İşte 1 milyon TL’nin 32 günlük mevduat getirisi: En yüksek kazanç hangi bankada?

    Tasarruf sahiplerinin yakından takip ettiği vadeli mevduat faizlerinde güncel oranlar belli oldu. 1 milyon TL’lik birikimini 32 günlük vadede değerlendirmek isteyenler için bankaların sunduğu faiz oranları ve net kazanç rakamları karşılaştırıldı.

    Para Birimleri ve Döviz

    Ekonomik dalgalanmalar ve enflasyon karşısında birikimlerini korumak isteyen vatandaşlar, düşük riskli yatırım  araçları arasında yer alan vadeli mevduat hesaplarına yönelmeye devam ediyor. Bankaların faiz oranları arasındaki fark ise vade sonunda elde edilen getiriyi doğrudan etkiliyor.

    32 günlük vadede 30 bin TL’yi aşan kazanç!

    Güncel verilere göre 1 milyon TL’nin 32 günlük vadeli mevduat getirisi bankalara göre değişiklik gösteriyor. Bazı bankalarda net kazanç 32 bin TL seviyesine yaklaşırken, faiz oranı ve stopaj kesintileri nedeniyle farklılıklar oluşuyor.

    Bankaların açıkladığı oranlara göre 1 milyon TL için 32 günlük net kazançlar şu şekilde:

    • DenizBank: Yüzde 44,5 faiz oranı ile 32 bin 693 TL net kazanç, vade sonunda 1 milyon 32 bin 693 TL bakiye.
    • Hayat Finans: Yüzde 42,18 kâr payı oranı ile 30 bin 508 TL net kazanç, vade sonunda 1 milyon 30 bin 508 TL bakiye.
    • Akbank: Yüzde 42 faiz oranı ile 30 bin 378 TL net kazanç, vade sonunda 1 milyon 30 bin 378 TL bakiye.
    • ON Dijital Bankacılık: Yüzde 42 faiz oranı ile 30 bin 378 TL net kazanç, vade sonunda 1 milyon 30 bin 378 TL bakiye.
    • GetirFinans: Yüzde 42 faiz oranı ile 30 bin 378 TL net kazanç, vade sonunda 1 milyon 30 bin 378 TL bakiye.
    • Garanti BBVA: Yüzde 41,5 faiz oranı ile 30 bin 16 TL net kazanç.
    • Odea: Yüzde 41,5 faiz oranı ile 30 bin 16 TL net kazanç.
    • Ziraat Dinamik: Yüzde 41 faiz oranı ile 29 bin 654 TL net kazanç.
    • ING: Yüzde 41 faiz oranı ile 29 bin 654 TL net kazanç.
    • Ziraat Bankası: Yüzde 40 faiz oranı ile 28 bin 931 TL net kazanç.
    • Enpara: Yüzde 39,5 faiz oranı ile 28 bin 569 TL net kazanç.
    • İş Bankası: Yüzde 38,5 faiz oranı ile 27 bin 846 TL net kazanç.
    • QNB: Yüzde 43,5 faiz oranına rağmen net kazanç 27 bin 155 TL olarak hesaplandı.
    • Halkbank: Yüzde 35 faiz oranı ile 25 bin 315 TL net kazanç.
    • Ziraat Katılım: Yüzde 36 kâr payı oranı ile 21 bin 179 TL net kazanç.
  • Serbest bölgelerden yılın ilk yarısında yapılan ihracatta rekor

    Serbest bölgelerden yılın ilk yarısında yapılan ihracatta rekor

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, serbest bölgelerin ocak-haziran dönemine ilişkin ihracat performansı değerlendirildi.

    Bu bölgelerin toplam ihracatının ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,2 artışla tüm zamanların rekoru olan 6,6 milyar dolara yükseldiği belirtilen açıklamada, haziranda da rekor kırıldığı ve söz konusu ayda ihracatın yüzde 29,5 artışla 1,2 milyar dolara yükseldiği ifade edildi.

    Açıklamada, yüzde 151,8’e ulaşan ihracatın ithalatı karşılama oranıyla serbest bölgelerin net ihracatçı yapısını güçlendirdiğine dikkati çekilerek, şunlar kaydedildi:

    “Bu yılın ilk yarısında, serbest bölgelerden toplam satışların içinde ihracatın payı yüzde 76,6’ya yükseldi. Ocak-haziran döneminde serbest bölgelerin ihracat portföyünün teknolojik niteliği de güçlenmeye devam etti. Serbest bölgelerin toplam ihracatında orta-ileri teknoloji yüzde 52,2 ve yüksek teknoloji yüzde 6,7 ile toplamda yüzde 58,9’luk paya ulaştı. Bu Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağladı.”

    Firmalar 86 bin 909 kişiye doğrudan istihdam sağladı

    Söz konusu bölgelerde 477’si yabancı olmak üzere, toplamda 1942 kullanıcı firmanın faaliyet gösterdiği bilgisi verilen açıklamada, bu firmaların toplam 86 bin 909 kişiye doğrudan istihdam sağladığı belirtildi.

    Açıklamada, 2 bin 803 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’sinin yerli, 701’inin yabancı kullanıcılara tahsis edildiği aktarılarak, üretim konulu faaliyet ruhsatlarının toplam içindeki payının yıllık bazda yaklaşık 1 puan artarak yüzde 44,6’ya yükseldiği bildirildi.

    7 serbest bölgenin ihracatında yüzde 10 ve üzerinde artış

    Ege Serbest Bölgesi’nin, ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 125 milyon dolar (yüzde 8) artırarak 1 milyar 688 milyon dolara yükselttiği belirtilen açıklamada, burasının serbest bölgelerin toplam ihracatının yüzde 25,7’sini tek başına gerçekleştirdiğine işaret edildi.

    Açıklamada, Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatını yüzde 33 artırarak 1 milyar 25 milyon dolara çıkardığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

    “Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 31,9 artırarak 284 milyon dolara yükseltti. Avrupa Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 10,3 artırarak 642 milyon dolara çıkardı. Başta Batı Anadolu, Trabzon ve Bursa olmak üzere, 7 serbest bölgenin ihracatında yüzde 10 ve üzerinde artış kaydedildi. Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette toplam 3,19 milyar dolar hacme ulaşarak, serbest bölgelerin yurt dışı ve Türkiye ile toplam ticaret hacminin yüzde 22,2’sini tek başına gerçekleştirdi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu ve Trabzon serbest bölgelerinde 4 ticaret yönünün tamamında artış gerçekleşerek, adı geçen yerlerin ticaret hacimlerindeki büyüme dikkati çekti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusundaki ‘Ticaretin Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, ülkemizin güvenli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde serbest bölgelerimizin teknoloji odaklı ve yüksek katma değerli üretime dayalı stratejik ihracat üslerine dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”>>>AA

  • Hasadı başlayan patates fiyatıyla üreticilerin yüzünü güldürdü

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde hasadı başlayan patates bu yıl kilogram fiyatı ile üreticilerin yüzünü güldürdü.

    Türkiye’nin önemli patates üretim merkezlerinden biri olan Sandıklı’da patates hasadı başladı. Tarlalarda makinelerle sökülen patatesler çuvallara doldurularak satışa hazırlanıyor. Daha sonra kamyonlara yüklenen ürünler başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya olmak üzere Türkiye’nin birçok iline sevk ediliyor.

    İlçede 800’ün üzerinde üretici tarafından bu yıl 35 bin dekarın üzerinde alanda patates ekimi gerçekleştirildi. Geçen yıl tarlada kilogramı yaklaşık 5 liradan satılan patatesin bu yıl 20 ila 25 lira arasında alıcı bulması üreticileri memnun etti. Hasadın ilçede yaklaşık 4 ay daha devam etmesi bekleniyor.

    Patates üreticisi Necati Aydoğan, hasada başladıklarını belirterek verim ve fiyatlardan memnun olduklarını söyledi.

  • Emekliye yeni düzenleme kabul edildi: Taban aylık ve ek ödeme netleşti, hemen e-Devlet’e bakın!

    Emekliye yeni düzenleme kabul edildi: Taban aylık ve ek ödeme netleşti, hemen e-Devlet’e bakın!

    Düzenlemenin onaylanmasıyla birlikte gözler yeni ek ödeme hesaplarına ve e-Devlet sorgulama ekranlarına çevrildi. Peki, hangi emekli ne kadar alacak? Ek ödemeler nasıl hesaplanıyor? İşte 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla en düşük emekli maaşı tablosu, yeni ek ödeme hesaplama formülü ve güncel ödeme takvimi…

    En Düşük Emekli Maaşına TBMM’den İlk Onay!

    TÜİK’in enflasyon verileriyle netleşen yüzde 17,76’lık SSK ve Bağ-Kur zam oranı ile yüzde 13,52’lik memur emeklisi zam oranının ardından, taban aylıklar için de düğmeye basıldı.

    Ek ödemeler dahil mevcut durumda 16 bin 920 TL’nin altında kalan 5,1 milyon emeklinin en düşük maaşı, hazine desteğiyle birlikte 23.552 TL’ye tamamlanacak.

    Komisyondan geçen teklif, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandıktan sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

    En Düşük (Taban) Emekli Maaşı Alanlar İçin Ödeme ve Hazine Desteği Detayları

    Mevcut maaşı taban aylık seviyesinde olan emekliler için %17,76’lık zam kök maaşlarına uygulanacak, eksik kalan kısım ise hazine desteğiyle (5510 Ek 19 Ödemesi) 23.552 TL’ye tamamlanacak. İşte kök maaşlara göre cebe girecek net tutarlar:

    • Mevcut Kök Maaşı 12.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 12.480 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 14.696,45 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 8.855,55 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 13.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 13.520 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 15.921,15 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 7.630,85 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 14.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 14.560 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 17.145,86 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 6.406,14 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 15.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 15.600 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 18.370,56 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 5.181,44 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    • Mevcut Kök Maaşı 16.000 TL olanlar:

      • Mevcut Ek Ödemeli Maaş: 16.640 TL

      • %17,76 Enflasyon Zamlı Yeni Tutar: 19.595,26 TL

      • Devlet (Hazine) Desteği Farkı: 3.956,74 TL

      • Ele Geçecek Net Maaş: 23.552,00 TL

    e-Devlet Güncellendi! Ek Ödeme Üzerinden Yeni Maaşınızı Kendiniz Hesaplayın

    Yeni zamlı ek ödeme tutarları e-Devlet sistemine yüklendi. Emekliler “4A / 4B / 4C Emekli Ödeme Bilgileri” sayfasına girerek güncel ek ödeme miktarını görebilirler.

    Ek ödeme oranı %4 olan emekliler, e-Devlet’te gördükleri tutarı kullanarak gerçek kök maaşlarını ve hesaplarına yatacak toplam tutarı şu pratik formülle hesaplayabilir:

    • Yeni Kök Maaş Formülü: e-Devlet’teki Ek Ödeme Tutarı × 25

    • Net Alınacak Maaş Formülü: e-Devlet’teki Ek Ödeme Tutarı × 26

    Ek Ödeme Tutarına Göre Yeni Maaş Listesi:

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.200 TL görünenler: Kök Maaş: 30.000 TL | Toplam Ödeme: 31.200 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.400 TL görünenler: Kök Maaş: 35.000 TL | Toplam Ödeme: 36.400 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.600 TL görünenler: Kök Maaş: 40.000 TL | Toplam Ödeme: 41.600 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 1.800 TL görünenler: Kök Maaş: 45.000 TL | Toplam Ödeme: 46.800 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 2.000 TL görünenler: Kök Maaş: 50.000 TL | Toplam Ödeme: 52.000 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 2.400 TL görünenler: Kök Maaş: 60.000 TL | Toplam Ödeme: 62.400 TL

    • e-Devlet Ek Ödemesi 3.000 TL görünenler: Kök Maaş: 75.000 TL | Toplam Ödeme: 78.000 TL

    Zamlı Emekli Maaşları Ne Zaman Yatacak?

    Kök aylığı 16 bin 920 TL’nin üzerinde olan emeklilerin zamlı maaşları doğrudan normal ödeme günlerinde hesaplarına aktarılacak. Ancak en düşük emekli aylığı (23.552 TL) alanlar için Meclis süreci ödeme günlerine kadar yetişmezse, ilk etapta eski taban aylık yatırılacak; yasanın çıkmasının ardından oluşan maaş farkları açıklanacak ek bir takvimle daha sonra hesaplara yatırılacak.

    SSK (4A) Emeklisi Temmuz Ödeme Günleri:

    • Tahsis numarasının son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Tahsis numarasının son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklisi Temmuz Ödeme Günleri:

    • Bağ-Kur kapsamındaki emekliler, tahsis numarasına göre zamlı aylıklarını 25 – 28 Temmuz tarihleri arasında çekebilecekler.

  • Akaryakıta çifte zam yolda: Tarih belli oldu!

    Akaryakıta çifte zam yolda: Tarih belli oldu!

    Bugün (15 Temmuz) pompaya yansıyan benzin zammının hemen ardından, sektör kaynaklarından çifte zam haberi daha geldi. Peki, akaryakıta yeni zam ne zaman gelecek? Motorin ve benzin fiyatları ne kadar olacak? İşte 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla İstanbul, Ankara, İzmir güncel akaryakıt fiyatları ve beklenen yeni zamların detayları…

    Benzin Zammının Ardından Çifte Zam Kapıda! İşte Tarih

    15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla benzinin litre fiyatına gelen 1 lira 55 kuruşluk zammın mürekkebi kurumadan yeni bir artış dalgası daha netleşti.

    Enerji sektörü haberleriyle tanınan gazeteci Olcay Aydilek’in paylaştığı kulis bilgilerine göre; hem motorin hem de benzin grubu için çifte zam yolda.

    • Beklenen Zam Oranları: Motorinde 3,90 TL, benzinde ise 1,00 TL düzeyinde bir artış öngörülüyor.

    • Geçerlilik Tarihi: Yeni zamların 17 Temmuz 2026 Cuma gününden itibaren geçerli olması bekleniyor.

    Güncel Akaryakıt Fiyatları Ne Kadar?

    Cuma günü gelecek büyük zam öncesinde, bugün benzine yapılan 1,55 TL’lik artışın ardından üç büyükşehirdeki güncel pompa fiyatları şu şekildedir:

    İstanbul Akaryakıt Fiyatları

    • Avrupa Yakası:

      • Benzin: 64.51 TL

      • Motorin: 69.96 TL

      • LPG: 31.19 TL

    • Anadolu Yakası:

      • Benzin: 64.35 TL

      • Motorin: 69.80 TL

      • LPG: 30.59 TL

    Ankara Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 65.46 TL

    • Motorin: 71.07 TL

    • LPG: 31.29 TL

    İzmir Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 65.75 TL

    • Motorin: 71.34 TL

    • LPG: 31.19 TL

  • 15 Temmuz’un 10. yılına özel 5 lira basıldı

    15 Temmuz’un 10. yılına özel 5 lira basıldı

    FETÖ mensuplarının hain darbe girişimine karşı Türk milletinin ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve demokrasi mücadelesinin bir nişanesi olarak Darphane tarafından hatıra para tasarlandı.

    Türk milletinin 15 Temmuz gecesi sergilediği kararlı duruşun ve demokrasiye sahip çıkma iradesinin hafızalarda daima yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla basılan hatıra parayla milli birlik ve beraberlik ruhunun yaşatılmasına katkı sunulması da hedeflendi.

    Para, halen tedavülde bulunan iki metalli (bimetal) 5 liralık madeni para üzerine basılırken, tura yüzünde “15 Temmuz 10. Yıl” logosu ile “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” yazısı yer aldı, diğer yüzde ise tedavüldeki 5 liralık madeni paranın mevcut tasarımı korundu.>>>AA

  • Türkiye uluslararası turist çeken 4. ülke oldu

    Türkiye uluslararası turist çeken 4. ülke oldu

    Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütünün (OECD) “Turizm Eğilimleri ve Politikaları 2026” raporuna göre, OECD ülkelerine yönelik uluslararası turist varışları 2025 yılında bir önceki yıla göre tahmini yüzde 3,4 artarak 847 milyonla rekor seviyeye ulaştı. Böylece 2024’te kaydedilen yüzde 8,1’lik güçlü büyümenin ardından turizmde yükseliş eğilimi devam etti.

    OECD’nin değerlendirmesine göre, Orta Doğu’daki çatışmalar, artan jeopolitik gerilimler, değişen seyahat alışkanlıkları ve aşırı hava olayları küresel turizm görünümünü şekillendirmeyi sürdürüyor. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar, küresel seyahat akışını sekteye uğratırken maliyetleri artırdı ve yolcu güvenini olumsuz etkiledi. Hava yoluyla ulaşılabilen destinasyonlar bu gelişmelerden daha fazla etkilendi.

    Güvenlik, fiyat ve olası iptallere ilişkin endişeler seyahat tercihlerini etkiledi. Turistlerin daha tanıdık ve uygun maliyetli destinasyonlara yönelme, daha kısa süreli tatil yapma ve düşük maliyetli seçenekleri tercih etme eğiliminin güçlenebileceği öngörüldü. Hava yolu şirketleri, tur operatörleri ve diğer turizm işletmeleri 2027 ve sonrasına yönelik planlarını bu doğrultuda gözden geçiriyor.

    OECD’nin raporuna göre, 2019-2025 döneminde uluslararası turist varışlarını en fazla artıran ülkeler arasında Japonya yüzde 34 ile ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi yüzde 28 ile Norveç, yüzde 22 ile Danimarka izledi.

    Türkiye ise 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak bu alanda öne çıkan ülkeler arasında 4. sıraya yerleşti ve Kovid-19 salgını öncesine göre turist sayısını en fazla artıran ülkeler arasında yer aldı.

    Öte yandan, OECD’nin üye ülkeler arasında yaptığı ankete göre ülkelerin yaklaşık üçte biri 2026 yılı sonunda turizm performansının 2025 seviyesinin üzerine çıkmasını ve yeni rekorlar kırılmasını bekliyor. Ancak jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve iklim kaynaklı riskler sektör üzerindeki etkisini sürdürüyor.

    “Türkiye, küresel ve bölgesel krizi yönetmeyi başarmış güçlü bir turizm ekosistemine sahip”

    Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, turizmin, yapısı gereği bölgesel ve küresel gelişmelerden en hızlı etkilenen sektörlerin başında geldiğini söyledi.

    Jeopolitik gerilimler, salgın hastalıklar, doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ve iklim kaynaklı risklerin uluslararası seyahat hareketlerini kısa süre içinde değiştirebildiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu nedenle turizmde başarı yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, sektörün krizlere karşı ne kadar hazırlıklı ve dayanıklı olduğuyla da ölçülüyor. OECD’nin dikkati çektiği dayanıklılık ve ziyaretçi yönetimi yaklaşımını da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Türkiye, hepsi birbirinden farklı pek çok küresel ve bölgesel krizi yönetmeyi başarmış güçlü bir turizm ekosistemine sahip. Bu başarının arkasındaki en önemli unsuru ise sahada doğrudan faaliyet gösteren seyahat acentelerimizin ve sektör paydaşlarımızın yıllar içinde edindiği kriz yönetimi deneyimi oluşturuyor.”

    Bağlıkaya, seyahat acentelerinin pazar çeşitlendirmesinden alternatif destinasyonların geliştirilmesine, yeni ürünlerin oluşturulmasından değişen turist taleplerine hızlı uyum sağlanmasına kadar pek çok alanda Türk turizminin en dinamik aktörleri durumunda bulunduğunu dile getirdi.

    TÜRSAB olarak Türkiye’nin turizm politikalarının oluşturulmasında bu birikimin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarını belirten Bağlıkaya, “Çünkü sektörün içinde yer alan, pazarı yakından takip eden ve turist davranışlarını doğrudan gözlemleyen seyahat acentelerinin bilgi ve tecrübeleri, daha dayanıklı, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir turizm yapısının inşasında önemli bir rehber niteliği taşıyor.” diye konuştu.

    Bağlıkaya, turizm yüzyılı vizyonu doğrultusunda da hedeflerinin, krizlere karşı hazırlıklı, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen, yüksek katma değer üreten ve sürdürülebilir büyümeyi esas alan bir turizm modelini güçlendirmek olduğunu ifade etti.

    Turizmde başarının yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, kişi başına harcama, ortalama konaklama süresi, turizm gelirlerinin sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisine sağlanan katma değerle ölçüldüğünü belirten Bağlıkaya, şunları söyledi:

    “Nitekim son yıllarda Barselona ve Venedik gibi destinasyonlarda aşırı turizmin yarattığı baskılar nedeniyle yerel halkın turizm hareketlerini protesto etmesi, yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanan anlayışın sürdürülebilir olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Ancak elbette Türkiye’yi bugün dünyada önemli turizm ülkelerinden biri haline getiren kitle turizmi alanındaki başarıları da bir yana bırakamayız. Bu başarıyı koruyarak artık turizmde yeni bir aşamaya geçmemiz gerekiyor. Bunun yolu ise turizmi hem ülke geneline hem de yılın 12 ayına yaymaktan geçiyor.”

    “Türkiye’nin zengin turizm çeşitliliğini yüksek gelir üreten bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyoruz”

    TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, yeni destinasyonların turizme kazandırılması, alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve turizmin bölgesel kalkınmaya katkısının artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalarla Türkiye’nin zengin turizm çeşitliliğini daha yüksek gelir üreten bir yapıya dönüştürmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

    Kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve fuar, spor, inanç, kruvaziyer, golf, doğa ve kırsal turizm gibi alternatif ürünlerin geliştirilmesiyle birlikte hem turizmi 12 aya yayacaklarına hem de kişi başına harcamayı artıracaklarına inandıklarını belirten Bağlıkaya, “Turizm Yüzyılı projemizin en önemli dayanağını seyahat acenteleri oluşturuyor. Çünkü seyahat acenteleri, Türkiye’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yalnızca tanıtan yapılar değil, bunları uluslararası pazarlarda turizm ürünlerine dönüştürüyorlar.” diye konuştu.

    Bağlıkaya, bu değerleri doğru turist profiliyle buluşturan temel aktörlerin seyahat acenteleri olduğunu, küresel çevrim içi rezervasyon portallarının sadece komisyon almaya yönelik satış hizmeti veren yaklaşımlarıyla seyahat acentelerinin ülke turizmini geliştiren çalışmalarını bir tutmamak gerektiğini vurguladı. Bağlıkaya, “Turisti sadece Türkiye’ye getirmekle kalmayan seyahat acenteleri, ziyaretçinin daha uzun süre konaklamasını, daha fazla deneyim yaşamasını ve ülke ekonomisine daha yüksek katma değer sağlamasını mümkün kılıyor.” dedi.

    Türkiye’nin 100 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşabilmesi için artık nicelikten çok niteliğe odaklanan bir büyüme modelini ön plana çıkarılması gerektiğini söyleyen Bağlıkaya, şunları kaydetti:

    “Bir taraftan turizmde güçlü olduğumuz alanları korurken, diğer taraftan yeni ürün ve hizmetlerle sektörümüzü daha yüksek katma değer üreten bir yapıya dönüştürmeliyiz. Bu dönüşümün en önemli unsurlarından birini nitelikli insan kaynağının korunması oluşturuyor. Turizmde rekabet avantajımızın temeli olan yüksek hizmet kalitesini sürdürebilmek için sektörün yetişmiş çalışanlarını bünyesinde tutmasını sağlayacak mekanizmaları güçlendirmeliyiz. Bu kapsamda SGK prim desteği ve pazarlama destekleri gibi uygulamaların seyahat acentelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi büyük önem taşıyor.”

    Bağlıkaya, turizm politikalarının kamu ve özel sektörün ortak aklıyla şekillendirilmesinin de büyük önem taşıdığını, sektörün tüm paydaşlarının, özellikle pazarı doğrudan tanıyan seyahat acentelerinin bilgi ve deneyiminden daha fazla yararlanması gerektiğini söyledi.

    Bağlıkaya, “Sürdürülebilir büyüme, sahadaki ihtiyaçları doğru analiz eden ve değişen turist beklentilerine hızla uyum sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla mümkündür.” diye konuştu.

    Kruvaziyer turizminin kişi başına harcama düzeyi en yüksek turizm türlerinden biri olduğuna işaret eden Bağlıkaya, özellikle ana liman olarak kullanılan destinasyonlarda yolcuların gemiye binmeden önce veya indikten sonra konakladığını belirtti.

    Bu kesimin yeme içme, alışveriş, ulaşım ve çeşitli turistik faaliyetlere daha fazla bütçe ayırdığını söyleyen Bağlıkaya, “Dolayısıyla kruvaziyer turizmi sadece limanlara değil, yerel esnaftan restoranlara, rehberlerden ulaşım sektörüne, perakendeden şehir ekonomilerine kadar geniş bir ekosisteme yüksek katma değer sağlıyor.” dedi.

    Bağlıkaya, bu noktada İstanbul Havalimanı’nın dünyanın en fazla uluslararası destinasyona doğrudan bağlantı sunan havalimanlarından biri olmasının Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağladığını dile getirdi. Bağlıkaya, “Bu güçlü hava ulaşımı altyapısını kruvaziyer limanlarımızla daha etkin entegre edebilirsek, ülkemizin ana liman kapasitesini önemli ölçüde artırabiliriz.” ifadesini kullandı.>>>AA

  • Emekli zammı teklifi komisyondan geçti

    Emekli zammı teklifi komisyondan geçti

    Teklifle, Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 2 sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerden memur kadrolarına atanabilmek için 5 yıl olarak öngörülen hizmet süresi şartı 10 yıla çıkarılacak.

    Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu’nda, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçeden ayrılacak ödeneklere bağlı kalmaksızın sürekli ve sürdürülebilir bir kaynak yapısına kavuşturulması ve destek mekanizmasının güçlendirilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurul ve komisyonlarca uygun görülen sinema sektörü destekleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesinin kullanım alanına dahil ediliyor.

    Kanun’da yapılan diğer bir değişiklikle, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Bakanlığa yapılacak başvurulardan tahsil edilecek hizmet bedelleri ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ve internet platform işletmecilerinden sinema sektörü için kesilecek yüzde 2’lik paylar doğrudan Bakanlık döner sermaye hesabına gelir kaydedilecek.

    Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na ihdas edilen hükümle, kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere, Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere düzenlemeye eklenen Ücret Tarifesi’ndeki hizmet bedelleri alınacak.

    Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılacak. Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye işletmesi bütçesine gelir kaydedilecek.

    Tarifede belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanacak.

    Hüküm kapsamında yapılacak başvurular ve sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

    Sürücü belgelerine yönelik düzenleme

    Teklifle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, ilk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek.

    Aday sürücülük süresi içinde, Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi, 75 ceza puanının aşılması, araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi ve Kanun’da yer alan dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ile sürücülerin ve yolcuların koruyucu sistemleri kullanma zorunluluğuna ilişkin hükümlerin herhangi birinin 3 kez ihlal edilmesi halinde aday sürücü belgesi iptal edilecek.

    Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunlu olacak.

    Aday sürücü belgesi iptal işlemleri, Kanun’da görev ve yetkileri belirtilen trafik zabıtasınca yapılacak.

    Sivil havacılık sektörü

    Kanun teklifiyle Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması amacıyla Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Kurtarma ve yardım” başlıklı hükmünde değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ulaştırma Bakanlığı, kazaya uğramış, zor durumda kalan ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesini sağlayacak. Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer, kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlü olacak.

    Kanun’da yapılan değişiklikle hüküm altına alınan “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti” başlıklı maddeye göre, Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri halinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak. Bu hükmün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, gerekli hallerde Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri ve Ticaret bakanlıklarıyla işbirliği yapacak.

    Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunlu olacak.

    Havacılık işletmelerinin alması gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne geçilmesi, sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla Kanun’un “Kabahat oluşturan davranışlar” başlıklı hükmünde öngörülen idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için 5 katı olarak uygulanacak.

    İmalat ve turizme yönelik düzenlemeler

    İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 yılında istihdamın korunması amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanması sürdürülecek. İstihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasına ilişkin süre 31 Aralık 2026’dan 31 Aralık 2028’e uzatılacak.

    Kanun’a eklenen hükme göre, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerinde, bu yılın mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu iş yerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.

    İş yeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve SGK’ye prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu hükümde belirtilen destekten yararlanılamayacak. Ancak SGK’ye olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili hükmüne göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, unvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması halinde, Fon’dan karşılanan tutar, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecek.

    Bu yılın mayıs ila aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını SGK’ye bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden Fon’dan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak ve bu işyerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmayacak. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı mayıs ila aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin 10’da birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda SGK tarafından yapılacak ihtar üzerine 15 günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren iş yerleri hakkında bu düzenleme hükümleri uygulanmaya devam edecek. Bu düzenleme hükümleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacak.

    Bu kapsamdaki destekten yararlanan iş yerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması halinde, bu hüküm uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait SGK’ye ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamayacak. Fon’dan bu kapsamda karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacak. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek.

    Bu hüküm, düzenlemenin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe girecek.

    Teklifle, Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, idarelerin bütçe içi işletmelerinin Kanun kapsamındaki yeri netleştiriliyor.

    Kanun’a eklenen hükümle kamu alımlarında “pozitif mütekabiliyet” ilkesi hayata geçiriliyor. Buna göre, ilgili Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki alımlarda yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da tamamen tanınması hususunda Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

    Bu hüküm 2026 mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Komisyonda AK Parti’nin kabul edilen önergesi doğrultusunda, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun’a eklenen hükümde değişiklik yapılıyor.

    Buna göre, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan ve internet platform işletmecilerinden dizi veya sinema filmlerini yayınlayanlar veya erişime sunanlar, her yıl temmuz ayı sonuna kadar, bir önceki yıl elde ettikleri yıllık net satış tutarlarının yüzde 2’sini Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirerek aynı süre içinde bu Kanun’da yer alan desteklerde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermaye hesabına yatıracak.

    Bakanlıkça talep edilmesi halinde bu kuruluşlar tarafından yapılan satışa ilişkin bilgi ve belgeler gecikmeksizin Bakanlığa iletilecek. Ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü tarafından takip ve tahsil edilecek.

    Müzik, spor ve benzeri alanlarda yayın ve erişim hizmeti sunan kuruluşlar düzenlemenin kapsamı dışında bırakılırken, pay oranının Cumhurbaşkanı tarafından artırılması veya azaltılmasına ilişkin yetki kaldırılarak yüzde 2 oranının doğrudan Kanun’da belirlenmesi öngörülüyor.

    Düzenlemeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki “Prim oranları ve Devlet katkısı” hükmünün başlığı “Prim oranları” şeklinde değiştiriliyor. Aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek sadeleştiriliyor, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanıyor. Bu hüküm 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

    En düşük emekli aylığı temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Kanun’da yapılan düzenlemeye göre, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 20 bin lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 temmuz ayı ödeme döneminden itibaren yılın ilk 6 aylık dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon oranı kadar artırılarak 23 bin 552 lira çıkarılacak. Bu hüküm, temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Özel öğretim kurumlarına yönelik düzenlemeler

    Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kurum açma izni verilen kurumlardan, kurum türüne uygun olmayan program uygulayanların kurum açma izni ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek. Milletlerarası okul olması halinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerin kayıtlarını yapması veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da bu kurumlara devam ederken Türk vatandaşlığını kazananları bu Kanun’da belirlenmiş sürelerden daha fazla sürede kurumda kayıtlı tutması halinde brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası verilecek ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.

    İdari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından kurum bazlı olarak verilecek.

    Özel öğretim kurumunun Milli Eğitim Bakanlığınca onaylı yerleşim planında izinsiz değişiklik yapması, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklam ya da ilan vermesi, reklam veya ilanlarda öğrenci resim ya da bilgilerini kullanması, haftalık ders çizelgesi ve programları Bakanlık izni olmadan kurumda uygulaması ve bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmelik ve yönergelerde belirtilen hükümlere aykırı fiillerde bulunması halinde uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 4 yıl, söz konusu kurumun mevzuatta belirtilen sayıda personel çalıştırmaması veya mevzuata aykırı personel çalıştırması, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine uymaması ve kurum açma şartlarından herhangi birini kaybetmesi halinde uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 5 yıl geçmesi durumunda o fiil tekerrüre esas alınmayacak.

    Bu hüküm, düzenlemenin yayımını takip eden ayın başından itibaren elde edilen net satış tutarlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Kanun’un “Kurumlarda çalışacak personel” başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, bu kurumlarda Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olup Bakanlıkça özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından belirlenen niteliklere sahip olanlar öğretmen olarak görevlendirilecek. Kurumların eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

    Bu hüküm 1 Ağustos’tan itibaren yürürlüğe girecek.

    Kanun’a eklenen geçici maddeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, özel öğretim kurumlarına uygulanan idari para cezalarına ilişkin geçiş hükmü düzenleniyor. Buna göre, cezaların tekerrüründe uygulanacak olan 4 yıl ve 5 yıllık sürelerin hesabında, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önce işlenen fiiller de dikkate alınacak.

    Bu hüküm, 2026 temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Siber Güvenlik Başkanlığına yönelik hükümler

    Teklifle, Elektronik Haberleşme Kanunu’na “Başkanlığın yetkisi ve idari yaptırımlar” başlıklı yeni bir madde ekleniyor.

    Buna göre, internet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme yapmaya Siber Güvenlik Başkanlığı yetkili olacak.

    Anayasa’nın “Haberleşme Hürriyeti” başlıklı hükmünde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen alınması gereken tedbirleri belirleyebilecek ve bu tedbirlere ilişkin kararı uygulanmak üzere derhal işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirecek.

    Bu kararın gereği, derhal ve kararın bildirilmesi anından itibaren en geç 2 saat içinde yerine getirilecek. Bu karar, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. Hakim, kararını 48 saat içinde açıklayacak, aksi halde karar kendiliğinden kalkacak.

    Başkanlık, bu Kanun’da düzenlenen görev ve yetkileriyle ilgili olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere ihlal teşkil eden eylem başına 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası verebilecek.

    Bu hüküm uyarınca Başkanlık tarafından verilen idari para cezaları Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ilgisine göre Başkanlık hesaplarına ödenecek. Bu süre içerisinde ödenmeyen idari para cezaları, Başkanlığın bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince tahsil olunacak. Tahsil edilen idari para cezalarının tamamı Başkanlık hesaplarına aktarılacak.

    Bu hüküm uyarınca Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilecek. Başkanlık kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılacak. Başkanlık tarafından açılacak davalarda teminat aranmayacak.

    Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.

    Sayıştay Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Sayıştay savcıları, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki en az 4 yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş ve yüksek öğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az 10 yıl çalışmış olanlar arasından atanacak.

    Teklifle, Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderlerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanma süresi 31 Aralık 2030’a kadar uzatılacak.

    Belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesinti, büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyelerde aydınlatma giderlerinin yüzde 10’u yerine yüzde 30’u, diğer belediyelerde yüzde 5’i yerine yüzde 15’i olarak uygulanacak. Bu sınırlar dışında ise aydınlatma giderlerinin yüzde 10’u yerine yüzde 30’u ilgili il özel idaresi payından kesinti yapılmak suretiyle karşılanacak.

    Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    PTT personeline yönelik düzenlemeler

    Teklifle, Posta Hizmetleri Kanunu’na “idari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamı” başlıklı hüküm ekleniyor. Buna göre, İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personeli, Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek.

    PTT personelinin işe alınması, görev ve yetkileri, yükümlülükleri, görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, unvan değişikliği, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, pozisyon unvan ve sayıları ile istihdamlarına ilişkin diğer hususlar Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan yönetmeliklerle düzenlenecek. Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Cumhurbaşkanlığının iznine tabi olacak.

    PTT personelinin aylık ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunun kararıyla belirlenecek. Ancak, avukat vekalet ücretleri hariç aylık ücret ve diğer mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan her türlü ödemelerin aylık net ortalaması hizmet grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca tespit edilecek üst sınırı aşamayacak. PTT lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan avukat vekalet ücretlerinin dağıtılması 659 Sayılı KHK hükümlerine göre yapılacak.

    Bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (4A) kapsamında sigortalı sayılacak. Bu kişilere, Devlet Memurları Kanunundaki “sözleşmeli personel” (4B) hükmü kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenecek.

    PTT’deki mevcut personelin yeni istihdam rejimine geçiş süreci, kazanılmış haklar ve kamu yararı gözetilerek hükme bağlanıyor. Buna göre, 375 sayılı KHK ile Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca PTT’de istihdam edilen mevcut personel, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren “idari hizmet sözleşmeli personel” olarak istihdam edilecek.

    PTT’de 399 sayılı KHK ekindeki cetvellere tabi olarak çalışan personel bu hükmün yürürlük tarihinden itibaren 20 gün içinde bu Kanun’un “idari hizmet sözleşmeli personel” maddesi kapsamında istihdam edilmek üzere yazılı olarak PTT’ye talepte bulunabilecek. Talep tarihinden itibaren 30 gün içinde, talepte bulunan personel ile bu fıkrada öngörülen sınırlamalar çerçevesinde idari hizmet sözleşmesi imzalanacak. Sözleşme imzalanabileceklerin oranı yüzde 50 ile sınırlandırılacak. Talebin bu oranı geçmesi durumunda sırasıyla disiplin cezası almamış olanlara, PTT’deki hizmet süresi fazla olanlara ve yaşı daha büyük olanlara öncelik tanınacak.

    İdari hizmet sözleşmesi imzalanmayan personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere bu hükmün yürürlük tarihinden itibaren 60 gün içinde istihdam fazlası personelin nakil işlemlerini yürüten kuruma bildirilecek. Bildirilen personelin atama teklifleri, ilgili personelin nakil işlemlerini yürüten kurumca, 90 gün içinde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde bulundurularak Özelleştirme ve Uygulamaları Hakkında Kanun’un “kuruluşlardaki personelin nakli” başlıklı hükmünde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilecek. Ancak söz konusu hüküm uyarınca Özelleştirme Fonu’ndan veya Hazineden karşılanması öngörülen ödemeler PTT tarafından karşılanacak.

    Yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması halinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın söz konusu kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvelinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar herhangi bir nedenle boşalması halinde ise başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak. Gerçekleştirilen ihdas ve iptal işlemleri kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma bir ay içinde bildirilecek.

    İdari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre PTT’de daha önceki istihdam edildikleri statülerinde geçirdikleri hizmet süreleri “idari hizmet sözleşmeli personel” hükmü kapsamında geçmiş sayılacak.

    İdari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlere emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmeyecek. Bu personelin önceden emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, “idari hizmet sözleşmeli personel” hükmüne göre ödenecek iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınacak.

    Siber Güvenlik Başkanlığı

    Teklifle Siber Güvenlik Kanunu’na geçiş hükümleri ekleniyor. Buna göre, Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından ikincil düzenlemeler çıkarılana kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilecek ve bu düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanlığına, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuruluna, Telekomünikasyon Kuruluna, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına ve Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılacak.

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına (BTK) ait ve bu düzenlemeyle Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından bu görev ve yetkiler kapsamında kullanılan her türlü taşınır, bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve doküman ile diğer her türlü varlık ile söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinden doğan her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde ve mezkur görev ve yetkilerin ifasına uygun şekilde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilecek.

    Öte yandan teklifle, Siber Güvenlik Başkanlığına devredilecek görev ve yetkiler ile diğer kurumlardan Başkanlığa geçiş yapacak personele ilişkin düzenlemeye gidiliyor.

    Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Elektronik Haberleşme Kanunu ile Siber Güvenlik Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, alan adı ile internet altyapısının yönetimi, iletişimin tespiti ve analizi gibi siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan alanlardaki yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığında tek çatı altında toplanacak.

    Bu hüküm 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Ulaştırma ve alt yapı alanına ilişkin düzenlemeler

    Teklifle 375 sayılı KHK’de yapılan düzenlemeyle, il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları, üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan şartları taşımak kaydıyla Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükmüyle sağlanan atama muafiyet ve istisnalarının dışına çıkarılacak.

    Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik yapılıyor. Buna göre, kara, deniz ve demir yoluyla yapılan taşımacılıklardaki kural ihlallerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca uygulanacak idari para cezaları belirleniyor.

    Teklifle, 655 sayılı KHK’ye “Döner sermaye işletmesi hesabına yatırılacak ücretler” başlıklı hüküm ekleniyor. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılacak.

    Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, deniz dibi tarama hizmetleri, her türlü gemi sürvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri, müşavirlik hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim, kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin ücretlerin yatırılmasında da aynı hesaplar kullanılacak.

    Teklife 4 yeni madde ihdas edildi

    Komisyon görüşmeleri sırasında AK Parti’li milletvekillerinin imzasıyla teklife, 4 yeni madde ihdas edildi, bir maddenin de içeriği değiştirildi.

    Buna göre, Damga Vergisi Kanunu’nda, nükleer enerji santrali yatırımlarını teşvik etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla düzenleme yapılıyor.

    Madde ile nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanıyor. Bu kapsamda, söz konusu şirketlerin münhasıran nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin olarak gerek idare gerekse mal ve hizmet alımları, yatırım kredisi işlemleri dahil olmak üzere bütün işlemlerine yönelik kamu ve özel hukuk kişileri arasında düzenlenen kağıtlar istisna kapsamına alınıyor.

    Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklecek geçici madde ile 31 Aralık 2045’e kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüklenilen ve takvim yılının 6 aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, 6 aylık dönemleri izleyen 1 yıl içerisinde talep edilmesi halinde mükellefe iade edilecek.

    31 Aralık 2045’e kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin yapılacak makine ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesna olacak. Bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilecek, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilecek.

    Yatırımın tamamlanmaması halinde zamanında alınmayan veya iade edilen vergiler yatırımcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecek. Bu vergiler ile vergi cezalarında zaman aşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacak.

    Cumhurbaşkanı, maddelerdeki 31 Aralık 2045 tarihlerini 31 Aralık 2050’ye kadar uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı da bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

    Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenecek geçici madde ile nükleer enerji santrallerinden elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için ön lisans ve/veya lisans alan kurumların, nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında sadece ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar 31 Aralık 2045’e kadar yüzde 25 olarak uygulanacak.

    Cumhurbaşkanı, bu süreyi 5 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, oran farklılaştırma yetkisine “taşıtların çekiş sistemi” de ekleniyor.>>>AA

  • Emekli maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz? İşte detaylar!

    Emekli maaş farkları ne zaman yatacak 2026 Temmuz? İşte detaylar!

    Netleşen rakamların ardından gözler bu kez “2026 Temmuz emekli maaş farkları ne zaman yatacak?” ve “SSK, Bağ-Kur, memur emeklisi zamlı maaş ödeme tarihleri ne zaman?” sorularına çevrildi. İşte içinde bulunduğumuz 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü itibarıyla en güncel zam oranları, yeni maaş hesaplamaları ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ödeme takvimine dair tüm ayrıntılar…

    Temmuz 2026 Emekli Zam Oranları Ne Kadar Oldu?

    6 aylık enflasyon verilerinin tamamlanması ve toplu sözleşme şartlarının devreye girmesiyle birlikte farklı emekli gruplarının alacağı net zam oranları şu şekilde belirlendi:

    • SSK ve Bağ-Kur Emeklileri (4A – 4B): İlk 6 aylık enflasyon doğrultusunda yüzde 17,75 oranında zam alacak.

    • Memur ve Memur Emeklileri (4C): Toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon farkı hesabı birleştiğinde yüzde 13,51 oranında artıştan yararlanacak.

    Maaş Farkları Ne Zaman Hesaplara Yatacak?

    Memur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan vatandaşlar, her ayın 1’i ile 5’i arasında maaşlarını peşin olarak aldıkları için Temmuz ayının başında zam oranları henüz ilan edilmemişti. Bu nedenle, 1-14 Temmuz tarihleri arasında oluşan yüzde 6,09’luk enflasyon farkı emeklilere ek ödeme olarak yansıtılacak.

    Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) maaş farkı ödeme tarihlerini önümüzdeki günlerde resmen ilan etmesi bekleniyor. Geçmiş dönem uygulamaları dikkate alındığında, temmuz ayı zam farklarının Temmuz ayının son haftası (24-31 Temmuz tarihleri arasında) emeklilerin banka ve PTT hesaplarına aktarılması öngörülüyor.

    Hak sahiplerinin mevcut maaş tutarlarına göre değişiklik gösterecek olan bu enflasyon farkı ödemeleri, kademeli olarak 13 bin 500 liraya varan tutarlarda hesaplara geçecek.

    SSK ve Bağ-Kur Emeklileri Zamlı Maaşlarını Ne Zaman Alacak?

    SSK ve Bağ-Kur (4A, 4B) kapsamındaki emekliler, memur emeklilerinden farklı olarak maaşlarını doğrudan zamlı olarak kendi normal ödeme günlerinde alacaklar. Bu gruptaki emekliler için ayrıca bir fark ödeme takvimi işletilmeyecek; her ay tahsis numarasının son hanesine göre belirlenen şu takvimde zamlı aylıklar ödenecek:

    SSK (4A) Emeklisi Ödeme Günleri

    • Tahsis numarasının son hanesi 9 olanlar her ayın 17’sinde,

    • Son hanesi 7 olanlar 18’inde, son hanesi 5 olanlar 19’unda, son hanesi 3 olanlar 20’sinde, son hanesi 1 olanlar 21’inde,

    • Son hanesi 8 olanlar 22’sinde, son hanesi 6 olanlar 23’ünde, son hanesi 4 olanlar 24’ünde, son hanesi 2 olanlar 25’inde ve son hanesi 0 olanlar her ayın 26’sında zamlı maaşlarına kavuşacak.

    Bağ-Kur (4B) Emeklisi Ödeme Günleri

    • Tahsis numarasının son hanesi 9, 7 ve 5 olanlar her ayın 25’inde,

    • Son hanesi 3 ve 1 olanlar her ayın 26’sında,

    • Son hanesi 8, 6 ve 4 olanlar her ayın 27’sinde,

    • Son hanesi 2 ve 0 olanlar ise her ayın 28’inde temmuz zammı yansıtılmış yeni aylıklarını çekebilecekler.