Kategori: Kültür – Sanat- Yaşam

  • Ruh Sağlığı Derneği’nden sinema analizi

    Ruh Sağlığı Derneği’nden sinema analizi

    Sinema gecesine dernek üyesi yaklaşık 20 kişi katıldı. Film gösteriminin ardından Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Tuba Çavaş’ın açılış konuşmasıyla analiz bölümüne geçildi. Etkinlikte filmin karakterleri, karakterlerin yaşam öyküleri, çevresel koşullar, rol modelleri ve psikolojik dinamikleri ele alındı. Katılımcılar, Aydede filmini farklı bakış açılarıyla değerlendirerek görüşlerini paylaştı. Etkinliğe ilişkin açıklamada bulunan Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Tuba Çavaş, şunları söyledi: “Dernek üyesi meslektaşlarımızla bir araya gelerek tanışma ve kaynaşma imkânı buluyoruz. Birlikte bir etkinlik yapıyor, ardından film üzerinden analizler gerçekleştirerek birbirimizden öğreniyor ve farklı bakış açıları kazanıyoruz. Üçüncü kez sinema gecesi ve analizi yapıyoruz, bundan sonra da bu etkinlikleri sürdürmeyi planlıyoruz.” >>>Ferhat YÜKSEL

  • Zelve ve Paşabağı, 1,2 milyon ziyaretçi ağırladı

    Zelve ve Paşabağı, 1,2 milyon ziyaretçi ağırladı

    İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Avanos ilçesine 5 kilometre mesafedeki Paşabağı Ören Yeri ile buraya 1 kilometre uzaklıktaki Zelve Ören Yeri, Kapadokya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden ilgi görüyor. Her iki ören yerini geçen yıl ocakta 48 bin 770, şubatta 42 bin 641, martta 71 bin 215, nisanda 151 bin 353, mayısta 173 bin 514, haziranda 126 bin 827, temmuzda 96 bin 942, ağustosta 120 bin 454, eylülde 126 bin 100, ekimde 152 bin 438, kasımda 107 bin 865, aralıkta ise 53 bin 824 ziyaretçi gezdi. Geçen yıl toplam 1 milyon 271 bin 943 ziyaretçi çeken Zelve ve Paşabağı ören yerleri, önceki sene 948 bin 746 kişiyi ağırlamıştı.

    “KAPADOKYA DÜNYADA ÜÇ ŞEKİLDE GEZİLEBİLEN TEK YERDİR”

    Nevşehir Turist Rehberleri Odası Başkanı Özay Onur, Kapadokya’da peribacalarının en yoğun olduğu bölgelerin arasındaki ören yerlerinin, kayadan oyma şapel ve barınma alanlarıyla ilgi çektiğini söyledi. Yılın her döneminde turist ağırlanan ören yerlerini daha çok Güney Amerikalı ve Uzak Doğulu turistlerin ziyaret ettiğini belirten Onur, şöyle konuştu: “Bölgemiz, gerek tarihi gerek kültürel gerekse coğrafi yapı olarak eşine az rastlanır bir alandır. Kapadokya dünyada üç şekilde gezilebilen tek yerdir. Yerin altına indiğinizde yer altı şehirleri farklı bir dünya, yer yüzeyi yine farklı, balonla gökyüzüne yükseldiğinizde de başka bir dünya karşınıza çıkar. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bölgemiz, değerli bir turizm destinasyonudur. Zelve Ören Yeri, Kapadokya bölgesinin ilk yerleşim alanlarından, aynı zamanda son terk edilen yerleşim yeri. 1950’li yıllara kadar bir yerleşim vardı. Kaya düşmesi sonucu devletimizin iskan politikası kapsamında köy taşındı. Üç vadiden oluşmaktadır. İnsanlar ören yerlerine geldiğinde bir zaman makinesine girmişçesine yolculuğa çıkabilir. Paşabağı Ören Yeri ise bölgedeki jeolojik oluşumların en iyi gözlemlendiği şapkalı peribacalarının yoğun olduğu bir yerdir.”

    ÖREN YERLERİ YÖRE EKONOMİSİNE KATKI SUNUYOR

    Zelve ve Paşabağı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen düzenleme çalışmaları kapsamında yapılarak yöre esnafının işletmesine verilen hediyelik eşya satış reyonları da bölge ekonomisine katkı sunuyor. Zelve-Paşabağı Esnaf Kooperatifi Başkanı Murat Öztürk, ören yerlerine ilginin bölge esnafını memnun ettiğini dile getirerek, “Burası, peribacalarının olması ve vadi yürüyüşü imkanı dolayısıyla her zaman turist çekmektedir. Yıl boyunca sezonuna göre ziyaretçiler değişiyor. Mart, nisan, mayıs döneminde İspanyollar, Meksikalılar, Brezilyalılar daha fazla oluyor. Kış döneminde de Çinli ve Güney Koreliler yoğunluk oluşturuyor.” dedi. Esnaf Halil Coşkun da sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların insanların ilgisini çektiğini, her geçen yıl daha çok turistin ören yerlerini ziyaret ettiğini söyledi. >>>AA

  • Zil Kale geçen yıl 181 bin 446 ziyaretçi ağırladı

    Zil Kale geçen yıl 181 bin 446 ziyaretçi ağırladı

    Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi’nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Ziyaretçilerine konumu itibarıyla doğa ve tarihi bir arada sunan Zil Kale, dağlar arasındaki görkemli görüntüsüyle ilgi çekiyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Alper Avluk, kaynaklara göre 14 veya 15. yüzyılda inşa edilen Zil Kale’nin, 1800’lü yılların sonuna kadar kullanıldığını söyledi. Avluk, 8 burç ve 1 gözetleme kulesinden oluşan kalenin, denizden 750, dere yatağından 100 metre yükseklikte ve Rize merkeze 1,5 saat mesafede olduğunu bildirdi. Zil Kale’nin ziyaretçi sayısının her yıl arttığına işaret eden Avluk, “Özellikle spor turizmiyle ilgili faaliyetler ziyaretçi sayısını artırıyor. 2025 yılındaki ziyaretçi sayımız 181 bin 446. Geçen yıla oranla yüzde 15 ile 20 arasında bir artışımız var.” diye konuştu. Avluk, yerli ziyaretçilerin daha fazla olduğunu dile getirerek, “Ulusal anlamda kendi vatandaşlarımızın ziyareti çok fazla. Orta Doğu’dan da ziyaretçilerimizin sayısı çok fazla. Özellikle son bir yılda yapılan uluslararası organizasyonlar sayesinde Avrupa’dan gelen ziyaretçiler Zil Kale’mize ilgi gösteriyor.” dedi. Tarihi kalenin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması için çalıştıklarını anlatan Avluk, “Sadece Zil Kale için değil, aslında kemer köprüleri de UNESCO Dünya Mirası adı altında etiketlemek istiyoruz. Çünkü etiketlediğimiz zaman marka değerini artırdığımız gibi ziyaretçi sayısının da fazla olacağını düşünüyoruz. Kurum olarak bu çalışmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

    “KALENİN HER YERİNDEN TARİH AKIYOR”

    Adana’dan ailesiyle kente gelen 16 yaşındaki Kerem Küçükbalcı ise kaleyi ilk kez görme ve gezme fırsatı bulduğunu belirterek, “Çok güzel bir kale. Kaçkar Dağları’nın ortasına, bir geçitin ortasına kurulmuş, stratejik konumu olan bir kale. Gayet güzel bir kale. Herkese buraya gelmesini tavsiye ediyorum.” diye konuştu. Ankara’dan gelen Elif Tibukoğlu da Karadeniz’i çok sevdiğini, doğasının insana huzur verdiğini söyledi. Zil Kale’den çok etkilendiğini ifade eden Tibukoğlu, “Burası zaten daha önce videolardan, internetten gördüğümüz bir yer. Zil Kale çok muhteşem bir yer. Kalenin her yerinden tarih akıyor, tarih kokuyor buram buram. Çok güzel gerçekten, yani muhteşem.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA

  • Unutulmaya yüz tutan kılandıras testisi yeniden hayat buluyor

    Unutulmaya yüz tutan kılandıras testisi yeniden hayat buluyor

    TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında hazırlanan projede, köyün 1956 yılı öncesindeki adı olan Kılandıras’tan adını alan ve uzun yıllar bölgenin önemli çömlekçilik ürünlerinden biri olan Kılandıras testisinin yok olma süreci ele alındı.

    SON USTA ALİ KAVAK’TAN BİLİMSEL ÇALIŞMAYA

    Kılandıras testisinin üretiminin sona ermesiyle birlikte günümüzde bu alanda yaşayan tek usta olarak 69 yaşındaki Ali Kavak kaldı. Araştırma projesi kapsamında son usta Ali Kavak ile görüşmeler yapılarak testinin yapım aşamaları, kullanılan terimler ve özgün formlar kayıt altına alındı. Karadirek köyünün yanı sıra Eskişehir ve Kütahya’da karşılaştırmalı saha çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 6 haftalık bir atölye çalışması yapılarak 10 yeni testi ustası yetiştirildi.

    KILANDIRAS TESTİSİNİN TOPRAĞI ANALİZ EDİLDİ

    Proje kapsamında Kılandıras testisinin üretiminde kullanılan toprağın plastisite, ham mukavemet, kuruma, pişme, XRF ve renk analizleri yapıldı. Yapılan bilimsel çalışmalarla testinin teknik ve kimyasal özellikleri ortaya konuldu. Çalışmalar sonucunda Kılandıras testisinin kulpsuz, tek kulplu, çift kulplu gelin testisi ve hoca testisi gibi formları belirlendi. Ayrıca “cici, petroz, kavrama, kaydırma, çivi” gibi diğer çömlekçilik merkezlerinden farklı, kendine özgü bir literatüre sahip olduğu tespit edildi.

    BELGESEL VE KİTAPLARLA KÜLTÜREL MİRAS KORUMA ALTINDA

    Projenin yaygın etkisini artırmak amacıyla bir belgesel çekilirken, “Kılandıras Macerası” ve “Son Usta Ali Kavak” adlı iki ISBN’li kitap da basıldı. Böylece Kılandıras testisinin hem akademik hem de görsel olarak kayıt altına alınması sağlandı.

    ÖĞRENCİLERDEN “YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ” TALEBİ

    Projeyi hazırlayan BİLSEM öğrencileri Kübra Nur Basbunar ve Ecem Dilara Durgut, 69 yaşındaki son usta Ali Kavak’ın “Yaşayan İnsan Hazineleri” listesine kabul edilmesini istediklerini dile getirdi. Öğrenciler, bu proje ile hem Ali Kavak’ın bilgi ve birikiminin korunmasını hem de Kılandıras testisinin yeniden üretilerek yaşatılmasını hedeflediklerini ifade etti. Basbunar ve Durgut, Kılandıras testisinin yalnızca bir çömlek ürünü değil, bölgenin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu mirasın gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. >>>Berna TÜRKSOY

  • Afyonkarahisar’ın tarihi ilçesi İhsaniye’de hedef turist sayısını artırmak

    Afyonkarahisar’ın tarihi ilçesi İhsaniye’de hedef turist sayısını artırmak

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Afyonkarahisar'ın turistik ilçesi İhsaniye'de bu yıl ziyaretçi sayısının artırılması hedefleniyor.

    Valilik öncülüğündeki yatırımlar ve ilçedeki 13 bin yatak kapasitesine sahip termal oteller ile Döğer beldesindeki Emre Gölü ile Ayazini köyü arasındaki 25 kilometrelik "Frig Yolu" güzergahı, ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

    Ziyaretçiler, tarihi ve doğal güzellikleri görmenin yanı sıra Emre Gölü üzerinde sıcak hava balonu uçuşu deneyimi yaşıyor.

    Hayata geçirilecek uygulamalarla, bölgenin turizm potansiyelinin artırılması amaçlanıyor.

    – Bu toprakların geçmişini insanlara anlatmaya çalışıyoruz"

    İhsaniye Kaymakamı Koray Yanıktepe, AA muhabirine, ilçenin turizm hareketliği noktasında Afyonkarahisar'ın parlayan yıldızı olduğunu söyledi.

    Bölgedeki tarihi Frig Vadisi'nin 3 bin yıllık geçmişe uzandığına değinen Yanıktepe, şunları kaydetti:

    "Anadolu'nun kadim uygarlıklarından olan Frigler burada yaşamış. Bizlere birtakım eserler bırakmışlar. Biz şu an bu eserleri korumaya, tanıtmaya ve bu toprakların geçmişini insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Sadece Ayazini köyümüze 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin geldiğini tespit ettik. Kayıhan ve Döğer beldelerimiz arasında yer alan anıt abidelerimiz Aslantaş, Yılantaş, Maltaş, peribacaları, kaleler, Emre Gölü gibi birçok tarihi ve doğal güzelliklerimiz var. Gazlıgöl ve Yaylabağı beldelerimizdeki şifalı termal otellerimiz ve kaplıcalarımızla bu rakamın 2025'te 2 milyonun üzerine çıktığını düşünüyoruz. 2026'da da bu sayıyı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz."

    – "Her hafta sonunun dolu dolu geçirilmesi için etkinlikler planlıyoruz"

    Yanıktepe, İhsaniye'nin 2026'daki turizm hareketliğini artırmak için ciddi hazırlıklar yaptıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    "Frigya ve termal turizm potansiyelinin farkındayız. İnsanların hafta sonu aileleriyle, çocuklarıyla yapabilecekleri keyifli, kaliteli aktivitelerde yer alması için planlamamızı, hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Açık hava sinemaları, tiyatroları ve atölyeleri ile çocuk oyunları, şenlikler, konserler, ulusal çapta sportif etkinlikler üzerine görüşmelerimiz, planlamalarımız son derece olumlu şekilde devam ediyor. İnşallah, bütün bunları hayata geçireceğiz. Emre Gölü civarında faal olarak uçuşuna devam eden iki sıcak hava balonumuz var. Bunlar aktif olarak misafirlerini kabul etmekteler. Önümüzdeki yaz Frigya bölgemizde her hafta sonunun dolu dolu geçirilmesi için etkinlikler planlıyor, üzerinde çalışıyoruz."

    -"Projelerle ciddi destekler alındı"

    İhsaniye Belediye Başkanı Emine Gökçe de turist sayısının artırılması için geçen yıl bazı bakanlıklarla toplantı ve çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

    Valilik ve kaymakamlıkla turizm projeleri hazırladıklarına dikkati çeken Gökçe, "Bu noktada ciddi destekler aldık. 2026'da bunların hepsini uygulayacağız. Yerli ve yabancı turistleri ilçemize gelip sıcak, güzel ve şifalı suyumuzla dinlenmeye, Frig Vadisi'ni gezip keşfetmeye davet ediyoruz. İnşallah hedefimiz geçen yılki rakamların iki katına çıkmak. Başarabilir miyiz bilmiyoruz ama biz elimizden geleni yapacağız." ifadelerini kullandı.

  • Müzik tutkunu 12 görme engelli koroda yeteneklerini sergiliyor

    Müzik tutkunu 12 görme engelli koroda yeteneklerini sergiliyor

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Afyonkarahisar'da müzik tutkunu 12 görme engellinin yer aldığı koro, Türk Sanat Müziği eserlerini daha fazla kişiye seslendirmek için hazırlıklarına devam ediyor.

    Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu ile Altınokta Körler Derneği Afyonkarahisar Şubesinin işbirliğiyle iki ay önce Burmalı Mahallesi'ndeki dernek binasında "Türk Sanat Müziği Ses Topluluğu Kursu" açıldı.

    Haftanın 4 günü kursa katılan 12 görme engelli, iki ay boyunca Türk Sanat Müziği'nden 13 eseri ezberledi.

    Altınokta Körler Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Şube Başkanı Hakan Erdoğan ile kursiyerlerin talebiyle koro kurup konser verilmesine karar verildi.

    Kurs eğitmeni Dilara Ateşali'nin şefliğinde, görme engelli kursiyerlerin oluşturduğu koro, bu ay ilk konserini verdi.

    – "Yeni konserler vermeyi planlıyoruz"

    Koro şefi Ateşali, AA muhabirine, derslerin içeriğinin ezbere dayandığı için kursiyerlerin çok fazla zorlanmadığını söyledi.

    Derslerin çok verimli geçtiğini anlatan Ateşali, "Sözler ezberlendikçe, şarkılar güzel okunmaya başlandıkça herkes çok keyif aldı. Sloganımız, 'Işığı Gönülde, Sesi Musikide'ydi. Enstrüman çalan üniversite öğrencilerinin katkısıyla ilk konserimizi verdik. Kursiyerlerimizle bunu başardığımız için çok mutlu olduk, gurur duyduk. İnşallah, bundan sonra da yeni konserler vermeyi planlıyoruz." ifadesini kullandı.

    Koronun solisti Erdoğan da üyeleriyle 9 yıllık koro kurma hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

    Afyonkarahisar'da verdikleri ilk konserle bu mutluluklarının katlandığını vurgulayan Erdoğan, "Bizim nota bilgimiz yok. Dinleyerek parçaları ezberledik. Eserlerin hepsini iki ay içinde ezberlemeyi başardık. Önümüzdeki yıl açık alanda tanınmış görme engelli sanatçılarla konser vermeyi planlıyoruz." diye konuştu.

    Kursiyer Şerife Güllüçay da müziğe ilgisinin olduğunu, kursa severek katıldığını söyledi.

    En çok bilinen Türk Sanat Müziği eserlerini ezberlediklerine değinen Güllüçay, "Çok heyecanlandık. Konser sonrası aldığımız geri dönüşlerle hevesimiz daha da arttı. Koromuzla yeni konserlere hazırlanmaya devam edeceğiz." dedi.

    Kursiyer Sultan Olucak ise eserleri seslendirmekten keyif aldıklarını kaydetti.

  • Kayıp şehir Puruşhanda’nın arandığı kazıda 3 fırın ile 2 ocak bulundu

    Kayıp şehir Puruşhanda’nın arandığı kazıda 3 fırın ile 2 ocak bulundu

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde kayıp şehir "Puruşhanda"yı bulmak için sürdürülen Üçhöyük kazısında, üretimde kullanıldığı değerlendirilen kerpiçten örülmüş 3 fırın ile 2 ocağa ulaşıldı.

    Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü koordinasyonunda 2020'de Üçhöyük'te başlayan kazılar, 2024'ten itibaren Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Koçak'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı kararıyla kazı statüsünde devam ediyor.

    Afyonkarahisar Valiliği, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Bolvadin Kaymakamlığı ve belediyenin desteğiyle süren kazıda, bugüne kadar mühürler, tekstil üretimiyle ilgili ağırşaklar (ağırlık), bakır ve kurşundan iğneler ve küpeler, taş bıçaklar, çanak-çömlekler, metal döküm kalıbı, heykelcikler, iri küpler ve bir kısım duvarlar bulundu.

    Bu yıl "Geleceğe Miras Projesi"ne de dahil edilen Üçhöyük'te Japon bilim insanların da katıldığı kazı çalışmalarında ise yine buluntulara rastlandı.

    Orta Anadolu çevresinde olduğu değerlendirilen ve arkeolojik olarak henüz yeri tespit edilemeyen kayıp şehir Puruşhanda'nın ismi, filoloji çalışmalarında Akad Krallığı'yla ilgili yazılı belgelerde geçiyor. Puruşhanda'nın milattan önce 2000'li yıllarda Anadolu'da ticari organizasyonu yöneten merkezi bir kent olduğu değerlendiriliyor.

    – "Burada bir üretim faaliyeti var"

    Prof. Dr. Koçak, AA muhabirine, Üçhöyük kazısının arazide sürdürülen çalışmalarının her yıl imkanlar ölçüsünde büyüdüğünü söyledi.

    Aralık ayına kadar sürecek kazıda Japon bilim insanları ve öğrencilerin bulunduğu 23 kişinin görev aldığını anlatan Koçak, şöyle konuştu:

    "Önceki yıllarda dar bir alanda çalışıyorduk. Bu yıl daha geniş alanlarda çalışma imkanı oldu. Bu alanda daha çok yeri görme, daha çok alanı inceleme fırsatı doğdu. Kuzey Tepe diye adlandırdığımız alanı genişlettik ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl 1,5-2 metre yüksekliğinde büyük kısmı da kerpiç duvarlarla örülmüş, bazı yerleri sıvanmış mekanlarla karşılaştık. Atölye olduklarını düşündüğümüz bu alanlarda 3 fırın ve 2 ocak bulduk. Burada bir üretim faaliyeti var. Ama bu üretim faaliyeti özel bir alana, saray veya yöneticilere hizmet etmek için. Burada çanak çömlek ve gıda üretimi yapılıyor."

    – "Bakır disk, iğneler ve küpeler de çıktı"

    Koçak, mekanlardaki önemli buluntular olan toprak kerpiçten yapılmış fırın ve ocakları restorasyonla ayağa kaldırarak ilerleyen yıllarda ziyarete açmayı planladıklarını dile getirdi.

    Buluntuların milattan önce 1600'lü yıllara tarihlendiğine dikkati çeken Koçak, "Burası inanılmaz bir üretim merkezi. Üretilen malzemeler de etrafa pazarlanıyor. Fırın ve ocakların yanı sıra bakır disk, iğneler ve küpeler de çıktı. Mesela dericilikte kullanılan taştan yapılmış bıçaklar da var. Üçhöyük, bölgenin en büyük üretim ve toplama merkezi. Biz burasını bir anlamda "kargo merkezi" olarak tanımlıyoruz. Üretim faaliyetlerini kanıtlayan Üçhöyük'teki malzemeler, buradaki kentin zenginliğine işaret ediyor."diye konuştu.

    – "Puruşhanda için yazılı bir tablet ve metin bekleniyor"

    İl Kültür ve Turizm Müdürü Yusuf Altın da Üçhöyük kazısının çalışma ekibinin genişlediğini, buluntuların arttığını vurguladı.

    Kazıdaki buluntularla kayıp şehir Puruşhanda'nın ana merkezinin burası olduğu yönünde ilerleme kaydedildiğine değinen Altın, "İlerleyen yıllarda da kazılarda yazılı tablet, metin ve somut bir bulguya ulaşıldığında buranın önemli bir merkez kanaati oluşacaktır. Bunu da inşallah, bilim dünyasına Afyonkarahisar'dan duyuracağız ayrıca iki yıldır Üçhöyük kazısına katılan Japon bilim insanlarıyla çalışmalara devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

  • Nurgül Yeşilçay Setlere Geri Dönüyor

    Nurgül Yeşilçay Setlere Geri Dönüyor

    Türk televizyonunun sevilen yıldızı Nurgül Yeşilçay, bir süredir uzak kaldığı ekranlara yeni bir projeyle dönmeye hazırlanıyor. Ünlü oyuncu, Ay Yapım imzasıyla ekrana gelecek “Ömür Usta” dizisiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Şimdiden merak uyandıran proje, güçlü hikâyesi ve etkileyici karakterleriyle dikkat çekiyor.

    Nurgül Yeşilçay’ın Geri Dönüşü

    En son “Veda Mektubu” dizisinde seyirciyle buluşan Nurgül Yeşilçay, bir süredir yeni projesiyle konuşuluyordu. Uzun yıllardır televizyon dünyasında unutulmaz işlere imza atan Yeşilçay, “İkinci Bahar”, “Asmalı Konak” ve “Paramparça” gibi dizilerle izleyicinin kalbinde özel bir yer edinmişti. Şimdi ise Ay Yapım ile iş birliği yaparak “Ömür Usta” dizisinde rol alması öngörülüyor. Oyuncunun geri dönüşü, hem magazin dünyasında hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

    Ömür Usta’nın Hikâyesi

    NOW platformunda ekrana gelecek dizide Yeşilçay, 15 yaşında evlendirilen ve kocasının kaybolmasının ardından üç çocuğu, bir torunu ve kayınvalidesine bakan güçlü bir kadını canlandıracak. Karakter, hayatını boyacılık ve tamircilikle sürdürürken izleyiciye dokunaklı bir aile hikâyesi sunacak. Dram odaklı öykü, seyirciyi hem duygusal hem de derin düşüncelere sevk eden sahnelerle ekranlara bağlayacak. Bu karakter, Yeşilçay’ın oyunculuk yeteneğini ve derin duygusal performansını sergilemesi için önemli bir fırsat olacak.

    Güçlü Ekip ve Yönetmenlik

    Dizinin yönetmenliğini Hilal Saral üstlenirken, senaryosu Çağla Kızılelma tarafından hazırlanıyor. Deneyimli ekip ve başarılı oyuncular, diziyi sezonun en çok konuşulacak yapımlarından biri haline getirecek gibi görünüyor. Yeşilçay’ın yanı sıra dizide yer alacak diğer karakterler ve performanslar da izleyici tarafından merakla bekleniyor.

    İzleyici Heyecanla Bekliyor

    “Ömür Usta”, hem hikayesi hem de Nurgül Yeşilçay’ın etkileyici oyunculuğuyla televizyon seyircisinin dikkatini çekiyor. Sosyal medyada şimdiden dizi hakkında yorumlar yapılmaya başlandı ve yeni karakterin izleyiciye dokunacağı düşünülüyor. Uzun bir aradan sonra ekrana dönecek olan Yeşilçay, yeni projesiyle hem hikâyede hem de oyunculuk performansında izleyiciyi etkilemeye hazırlanıyor.

    Kaynak: Magazin Haberleri

  • Kızılcık Şerbeti RTÜK İncelemesine Takıldı

    Kızılcık Şerbeti RTÜK İncelemesine Takıldı

    Show TV’nin sevilen dizisi Kızılcık Şerbeti, yeni sezonun ilk bölümüyle yeniden magazin gündemine oturdu. Sosyal medyada yoğun tartışmalara neden olan sahneler, dizinin merakla beklenen 4. sezon açılışında Firaz (Batuhan Yüzgüleç) ve Doğa (Sıla Türkoğlu) karakterlerinin yakınlaşmasıyla izleyiciye yansıdı. Ancak bu sahneler bazı izleyicilerden gelen şikayetler sonucu RTÜK’ün inceleme başlatmasına neden oldu.

    Sosyal Medyada Tepkiler Büyüdü

    Dizinin yeni bölümünde Firaz ve Doğa arasındaki sahneler, sosyal medya kullanıcıları tarafından eleştirildi. İzleyiciler, özellikle genç izleyicilerin ekran karşısında olduğu saatlerde böyle sahnelerin yayınlanmasına tepki gösterdi. Twitter ve Instagram’da kısa sürede trend olan tartışmalar, RTÜK’ün açıklama yapmasına zemin hazırladı.

    RTÜK Başkanı’ndan Açıklama

    RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada diziyi inceleme altına aldıklarını duyurdu. Şahin, “Kamuoyundan gelen tepkiler ve Kurulumuza ulaşan şikâyetler titizlikle değerlendirilmiş olup bahse konu yapım ile ilgili gerekli işlemler ivedilikle yapılacaktır” ifadelerini kullanarak sürecin hızlı bir şekilde yürütüleceğini belirtti. Ayrıca 2025’in “Aile Yılı” olarak adlandırılmasına atıfta bulunarak, aile ve toplumsal değerlerin önemini korumanın gerekliliğini ifade etti. 

    “Aile Yılı” Vurgusu ve Toplumsal Değerler

    RTÜK açıklamasında, aile kurumunun toplumun en sağlam dayanağı olduğu ve millî-manevi değerlerin korunmasının önemi dile getirildi. Başkan Şahin, aileyi hedef alan yayınların sadece ekranlarla sınırlı kalmayacağını, çocukların ruhuna ve gençlerin geleceğine doğrudan etki edeceğini belirtti. Bu nedenle RTÜK’ün özellikle aile değerlerine zarar verebilecek içeriklere karşı kararlı adımlar atacağını açıkladı.

    Dizinin Geleceği Merak Konusu

    Kızılcık Şerbeti’nin yapımcıları, RTÜK incelemesi sonrası sosyal medyadaki tartışmaları yakından takip ediyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde sahne ve senaryo değişiklikleri yapılabileceği belirtilirken, izleyiciler de yeni sezonu merakla beklemeye devam ediyor. Hem magazin gündeminde hem de sosyal medyada sıkça konuşulan dizi, bu tartışmalar sayesinde izleyici ilgisini canlı tutmayı başardı.

    Kaynak: Magazin Haberleri

  • Uzak Şehir Oyuncuları Özel İstekle Öpüşmüş

    Uzak Şehir Oyuncuları Özel İstekle Öpüşmüş

    Ünlü futbol yorumcusu Sinan Engin, Aslıhan Doğan Turan’ın sunduğu programda yaptığı itirafla gündeme damga vurdu. “Uzak Şehir” dizisine dair söyledikleri sosyal medyada olay oldu.

    Dizilere Olan Merakını Anlattı

    Futbol yorumlarıyla tanınan Sinan Engin, bu kez ekran karşısındaki alışkanlıklarını paylaştı. Aslıhan Doğan Turan’ın 343 Digital’de yayınlanan “Beş Çayı” programına konuk olan Engin, Türk dizilerini severek takip ettiğini söyledi. Özellikle “Uzak Şehir” dizisini favorisi olarak gösterdi ve bölümleri büyük bir heyecanla izlediğini belirtti.

    Uzak Şehir – Magazin Haberleri

    “Senaristi Aradım, Dayanamadım”

    Samimi tavırlarıyla bilinen Engin, programda yaptığı açıklamalarla izleyenleri kahkahaya boğdu. Diziyi izlerken kendini hikâyeye fazla kaptırdığını söyleyen Engin, şaşırtıcı bir itirafta bulundu:
    “Uzak Şehir’in senaristine sinirlendim, dayanamadım aradım. ‘Yeter artık, bunları öpüştür’ dedim” sözleriyle hem stüdyodakileri hem de izleyicileri şaşkına çevirdi.

    Sosyal Medyada Gündem Oldu

    Sinan Engin’in bu esprili çıkışı kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Kullanıcılar, “O sahneyi sana borçluyuz” gibi esprili yorumlar yaparak futbol yorumcusuna göndermelerde bulundu. Açıklamalarıyla büyük ilgi gören Engin, magazin basınının en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi.

    Sıcak Tavırlarıyla İlgi Topladı

    Yalnızca futbol sahasında değil, ekran önündeki samimiyetiyle de sevilen Sinan Engin, yine kendine has üslubuyla gündeme oturdu. Özellikle dizilere olan ilgisini böyle eğlenceli bir şekilde anlatması, hayranlarının ilgisini daha da artırdı. Görünen o ki Engin, sadece futbol yorumlarıyla değil, magazin dünyasına kattığı renkli açıklamalarıyla da adından söz ettirmeye devam edecek.

    Kaynak: Magazin Haberleri

  • 7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali sona erdi

    7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali sona erdi

    Afyonkarahisar’ın zengin mutfağını, kültürel değerlerini ve sanatsal mirasını öne çıkaran 7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali, üçüncü günün sonunda muhteşem bir finalle tamamlandı.

    Türkiye’nin en lezzetli festivali olarak bilinen 7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali, üç gün boyunca dopdolu etkinliklerle gastronomi tutkunlarını ağırladı. Festivalin son gününde, sabah saatlerinde başlayan Afyon Culinary Cup 2025 yarışmaları büyük heyecana sahne oldu. Gastro Afyon özel kategorilerinde derece elde edenler ödüllerini alırken kadınların yöresel yemek, keşkek ve tatlı yarışmaları ile engelsiz bireylerin yemek yarışması da yoğun ilgi gördü. Katılımcıların hünerlerini sergilediği bu organizasyonlar, festival ruhuna ayrı bir renk kattı.

    Festivalin en ilgi çeken bölümlerinden biri olan GastroShow sahnesi, ünlü şeflerin özel sunumlarına ev sahipliği yaptı.

    Lezzet ve müzik şöleni

    Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri de kırmızı et tutkunlarını buluşturan BeefAfyon oldu. Akşam saatlerinde ise sahne sanatçılara bırakıldı. Afyonkarahisar Belediye Kent Orkestrası ile başlayan müzik şöleni, usta sanatçı Cengiz Kurtoğlu’nun sevilen şarkılarıyla coşkulu bir finale ulaştı.

    Üç gün boyunca yarışmalardan gastroshow’lara, panellerden konserlere kadar dopdolu bir program sunan 7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali, Afyonkarahisar’ın zengin mutfağını ve kültürel değerlerini tüm Türkiye’ye tanıtmayı başardı. Festival, unutulmaz hatıralar ve eşsiz gastronomi deneyimleriyle 2025 buluşmasını geride bıraktı.

  • Gastro Afyon Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor

    Gastro Afyon Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor

    Afyonkarahisar’da bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, ikinci gününde de dopdolu etkinlikleriyle ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. Sabah saatlerinde başlayan yarışmalardan GastroShow sahnesindeki özel sunumlara, panellerden konserlere kadar zengin program gün boyunca büyük ilgi gördü.

    Gastro Afyon festivalinin önemli duraklarından Afyon Culinary Cup sahnesinde gün boyu süren yarışmalarda yöresel lezzetler ve güzel tabaklar jüri karşısına çıktı. Kadınana Yöresel Yemek Yarışması’nın iki kategorisi, üniversite ve lise öğrencilerinin hünerlerini sergilediği yarışmalar, influencerların katıldığı özel yarışma ve Engelsiz Bireyler Yemek Yarışması’nın ödül töreni günün heyecanına damgasını vurdu.

    GastroShow sahnesinde ise gastronomi dünyasının birbirinden değerli isimleri ziyaretçilerle buluştu. Ünlü şefler Hazer Amani, Yağız İzgül, Battal Yıldırım, Remzi Güçlü, Jan Duda, Emrah Köksal Sezgin, Ceyda Özdemirli, Sinan Korkmaz, Ali Polat ve Sevil Karaca, Afyon mutfağının zenginliğini uluslararası mutfaklarla harmanlayarak sahnede keyifli sunumlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin birbirinden ünlü sevilen şefleri festival katılımcılarının yoğun ilgisini gördü.

    Ünlü şef Mehmet Yalçınkaya paneline yoğun ilgi

    Anadolu’nun saklı lezzetlerinden geleceğin gastronomisine, yöresel mutfakların markalaşmasından unutulan tatların izine uzanan paneller, akademisyenler, şefler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla yoğun ilgi gördü. Günün öne çıkan oturumlarından biri ise ünlü şef Mehmet Yalçınkaya ile gerçekleştirilen özel söyleşi oldu. Yalçınkaya’nın panelinde festival katılımcıları yoğun ilgi gösterdi.

    Festivalin ikinci gününde ilk olarak Afyonkarahisar Belediyesi Kent Orkestrası sahne alırken, sonrasında ünlü sanatçı Soner Sarıkabadayı muhteşem performansıyla festivale müzik dolu bir kapanış yaptı.

    Öte yandan, Belediye Başkanı Burcu Köksal da festivalin ikinci gününde alanı gezerek katılımcılarla bir araya geldi.

  • Dünyanın en büyük sucuklu yumurtası rekor denemesi yapılacak

    Dünyanın en büyük sucuklu yumurtası rekor denemesi yapılacak

    Afyonkarahisar, “Tarihle Mayalanan Şehir” temalı 7. Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali’ne hazırlanıyor. 19-21 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek festival dünyanın dört bir yanından gelecek lezzet tutkunlarını ağırlayacak.

    UNESCO Geliştirici Şehirler Ağı’nda “Gastronomi Şehri” unvanına sahip Afyonkarahisar, bu yıl 7’ncisi düzenlenecek Uluslararası Gastro Afyon Turizm ve Lezzet Festivali ile dünyanın dört bir yanından gelecek lezzet tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. 19-21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, “Tarihle Mayalanan Şehir” temasıyla kentin binlerce yıllık mutfak mirasını dünya sahnesine çıkaracak.

    Festival boyunca 50’den fazla ünlü şef, Michelin yıldızlı restoranların usta isimleri ve ekranların tanıdık yüzleri mutfak başına geçecek. Katılımcılar, düzenlenecek workshoplarla hem Afyonkarahisar mutfağını hem de dünya lezzetlerini keşfetme fırsatı bulacak.

    Festival süresince bu usta isimler, hem kendi mutfak kültürlerinden örnekler sunacak hem de Afyonkarahisar mutfağını dünya lezzetleriyle buluşturarak ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşatacak.

    Dünyanın en büyük sucuklu yumurtası rekor denemesi yapılacak

    GastroAfyon’un en çok merak edilen etkinliği ise Guinness Dünya Rekoru denemesi olacak. 1 ton Afyonkarahisar sucuğu, 15 bin yumurta ve 25 metrekarelik dev tavada pişirilecek. 19 Eylül Cuma günü saat 11.00’de gerçekleşecek bu dev pişirme gösterisi, Afyonkarahisar’ın adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdırmayı hedefliyor. Kentin meşhur sucuğu ile hazırlanan dev sucuklu yumurta, yalnızca festivalin değil, tüm dünyanın dikkatini çekecek.

    Festivalde ayrıca Mehmet Yalçınkaya, Hazer Amani ve Özlem Mekik gibi ünlü isimler sahne alacak.

  • Antika pazarı yoğun ilgi görüyor

    Antika pazarı yoğun ilgi görüyor

    Afyonkarahisar’da her ay düzenli olarak açılan antika pazarı vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, pazarda satılan ve en çok rağbet gören ürünlerin ise eski gramofonlar başta olmak üzere müzik aletleri ile ev eşyaları olduğu belirtildi.

    Karahisar Antika Sevenler Derneği tarafından her ay düzenli olarak gerçekleştirilen Pazar bu ayda yapıldı. Pazarda birbirinden güzel ve değerli antika ve eski ürünler görücüye çıktı. Eserler arasında özellikle gramofon ve müzik aletleri başta olmak üzere eskiden gündelik hayatta kullanılan eşyalar ve eserler görücüye çıktı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği pazarla ilgili konuşan dernek başkanı Emre Şirinoğlu, pazarın her ayın ilk haftası kurulduğunu dile getirdi. Şirinoğlu, “Pazar sayesinde Afyonkarahisar içim bir antika kültürü oluşuyor, bu da bizi ziyadesiyle mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.