Kategori: Tüm Haberler

  • Bakan Uraloğlu Gazete 3 ‘e konuştu!

    Bakan Uraloğlu Gazete 3 ‘e konuştu!

    Kentin karayolu ve demiryolu hatlarının kesişiminde yer aldığını belirten Uraloğlu, “Afyonkarahisar önemli bir potansiyele sahip. Son dönemde ciddi gelişim gösteren şehirlerimizden biri” dedi.

    “110 MİLYAR LİRALIK DEV YATIRIM”

    Uraloğlu, AK Parti iktidarı döneminde Afyonkarahisar’a ulaştırma ve altyapı alanında yapılan yatırımları da açıkladı.
    “Bakanlık olarak Afyonkarahisar’a toplam 110 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik” diyen Uraloğlu, yüzlerce kilometrelik bölünmüş yol ve sıcak asfalt çalışmalarıyla kentin ulaşım altyapısının güçlendirildiğini ifade etti.

    “KUZEY-GÜNEY HATTI TRAFİĞİ RAHATLATACAK”
    Emirdağ’dan güneye uzanan 53 kilometrelik yolun açılışını yaptıklarını hatırlatan Uraloğlu, devamındaki Çay–Dinar (Adilli) kesiminin de temelinin atıldığını belirtti.
    Bu projeyle şehir merkezine giren trafiğin önemli ölçüde rahatlatılacağını dile getiren Bakan, “Sadece başlamak değil, projeleri tamamlamak da çok kıymetli. Süreci sabırla ve doğru şekilde yönetiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “AFYON HIZLI TRENLE TANIŞACAK”
    Ankara–İzmir Yüksek Hızlı Tren hattına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uraloğlu, hedeflerini paylaştı:
    “Bu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyorduk ancak bazı teknik ve mevsimsel aksamalar yaşandı. İnşallah önümüzdeki yıl Afyonkarahisar’ı hızlı trenle buluşturacağız.”

    “5G İLE HIZDA 10 KAT ARTIŞ”
    Türkiye’nin 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçişini de değerlendiren Uraloğlu, yeni nesil iletişim altyapısının günlük yaşamı kökten değiştireceğini söyledi.
    “Eğer bu yayın 5G ile yapılmış olsaydı, izleyicilerimizle adeta yüz yüze konuşuyormuş gibi bir deneyim sunabilirdik” diyen Uraloğlu, vatandaşların 10 kat daha hızlı internet kullanacağını vurguladı.

    5G’nin sadece iletişimde değil; üretim, tarım, sulama ve ulaşım sistemlerinde de büyük katkı sağlayacağını belirten Bakan, teknolojinin bütüncül bir dönüşüm getireceğini ifade etti.

    “HEMŞEHRİLERİMİZE SELAMLAR”
    Sözlerinin sonunda Afyonkarahisarlılara mesaj gönderen Uraloğlu, “Tüm hemşehrilerimize selamlarımı iletiyorum. Bizi takip etsinler, biz de onlara hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.

  • “Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor”

    “Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Tesisin Toplu Açılış Töreni”ne katıldı.

    Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, 54’ü baraj ve gölet, 109’u sulama tesisi, 18’i içme suyu tesisi, 11’i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri, 371’i taşkın kontrol tesisi olmak üzere 563 yeni tesisin ülke, millet ve şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi.

    Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, bir milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açacaklarını söyleyen Erdoğan, “Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp arıtıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar araziyi de taşkının yol açtığı zararlardan koruyacağız.” ifadelerini kullandı.

    Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetleri kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescilini yaptıklarını belirten Erdoğan, “Tamamladığımız bu tesisler, günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak.” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, yüklenici firmalar ve proje aşamasından inşaat sürecine açılışı gerçekleşecek 563 tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu ifade etmek isterim, hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan, alimlerimizin, ariflerimizin, gönül erlerimizin, ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar, her veçhesiyle bir su medeniyetidir. Burası bin yıl önce dergahlarını su kıyılarına kurarak, kalplere ve zihinlere iyilik tohumları eken Diyar-ı Rum’u adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur. İnancına dört elle sarılan ve ‘Su gibi aziz ol’ diye dua eden bu milletin ruh köklerinde su, temizliğin, saflığın, güzellik ve bereketin simgesidir. ‘Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider’ diye sorulunca ‘Su’ cevabını veren Peygamber Efendimiz, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin, onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş, güzel ve tatlı suyu insanlara takdim etmenin Allah katında mükafatla karşılık bulacağını müjdelemiştir. Bizler, öyle bir su medeniyetinin mensuplarıyız ki ecdadımız, Allah’ın rızasından başka hiçbir çıkar gözetmemek anlamına gelen ‘Fi sebilillah’ kavramını kısaltıp, çeşmelerine ‘sebil’ ismini vermiştir. Kuşların bile unutulmadığı bu sebiller, bizim nice zamanlar ruhumuzun yüksek seciyemizin, şefkat ve merhametimizin ete, kemiğe büründüğü eserlerdir.”

    “SU, İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ TEMEL BİR KAYNAK OLMANIN ÇOK ÇOK ÖTESİNE GEÇMİŞTİR”

    Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek’in suyun mana ve mahiyetini, “Su duadır, yakarış, ayna, berraklık, saffet; Onu madeni gökte altınlar gibi sarf et.” sözleriyle mısralara döktüğünü aktaran Erdoğan, “Su vakıflarını, su sebillerini, bir sadaka-i cariye olarak gören ecdat, hastalarını bile su sesiyle tedavi etmiştir. Çeşmeleriyle, hayratlarıyla, şadırvanlarıyla ve su yollarıyla atalarımız, adeta sıfırdan bir ümran inşa etmiştir.” dedi.

    Su saatleri, su terazileri ve su kemerlerinin birer sanat ve mühendislik şaheseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bilhassa medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın, en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5’i tatlı sulardan oluşuyor. 1960’da 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşı aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi, Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050’de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi, en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz.”

    “YANGINLARLA ÇOK DAHA ETKİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Erdoğan, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine birçok sorunla mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece geçen sene 2 bin 334 orman yangınına müdahale ettiklerini, bu yangınlarda 81 bin hektar ormanlık alanın etkilendiğini söyledi. Yangınlara karşı hazırlıkları en hızlı şekilde yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2 bin 766 ilk müdahale aracımız, 1953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz.” diye konuştu.

    “GÜRÜL GÜRÜL AKAN SUYU BİLE İSRAF ETMEDEN KULLANMALIYIZ”

    Erdoğan, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu söyledi. Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye’de bu rakamın yıllık 574 milimetre olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.”

    SIFIR ATIK HAREKETİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen Sıfır Atık Hareketi’nin 9 seneyi geride bıraktığını dile getirdi. Sıfır Atık Hareketi’yle 90 milyon ton atığı geri kazandıklarını, ülke ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptıklarını anlatan Erdoğan, geri kazanım oranını 2035’te yüzde 60, 2053’te yüzde 70 seviyesine yükselteceklerini aktardı.

    “378 İÇME SUYU VE ATIK SU TESİSİNİ HİZMETE SUNDUK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı ve cansız tüm varlıkları eskilerin tabiriyle “cümle tekevvünatı” Allah’ın emaneti olarak gördüklerini vurguladı. Bu emaneti en güzel şekilde daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda özellikle su yatırımlarını zirveye çıkardıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002’den bugüne 805 baraj, 522 gölet ve bent, 1890 sulama tesisi, 365 toplulaştırma projesi, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santralini, 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 700 milyar lira değerinde olan 10 bin 984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 20 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasitesine ulaştık.”

    “TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYANLARDAN OLDUK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’ya yağışların bereketiyle girdiklerini, barajların dolduğunu, su kaynaklarının yenilendiğini söyledi. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerin bu yıl yüzünün güldüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İnşallah, umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek isterim; İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise Hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden, beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil, bir yolunu bulup iş yapanlardan, taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz.”

    TÖRENDEN NOTLAR

    Törene, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Hayati Yazıcı, eski Tarım ve Orman bakanları Mehdi Eker, Veysel Eroğlu ve Bekir Pakdemirli de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, dolgu hacmi açısından Türkiye’nin en büyük 10’uncu ve ülke ekonomisine yılda 14 milyar lira katkıda bulunacak olan Adıyaman Çetintepe Barajı ile Hatay Karasu Regülatörü ve Derivasyon Kanalı ile Muğla Girme Barajı’nın açılışı canlı bağlantılarla gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcı Ahmet İshak Demir’in yaptığı duanın ardından 563 tesisin açılışı yapıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 18 Nisan 1850’de Kudüs’te yaşanan su sıkıntısının çözümünün ardından Kudüs’te sakin ulema, muhaddis, meclis azaları, seyyidler, ileri gelenler ve bütün halk tarafından Osmanlı Padişahı Abdülmecid’e takdim edilen teşekkür mektubunun replikasını takdim etti. >>>AA

  • Başkan Köksal’a Balbay ve eşinden ziyaret!

    Başkan Köksal’a Balbay ve eşinden ziyaret!

    24, 25 ve 26. dönem Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili olarak görev yapan Balbay ve ailesi,  Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı ziyaret etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede yerel çalışmalar ve güncel konular üzerine sohbet edildi. Belediye yetkilileri, nazik ziyaretlerinden dolayı Balbay ailesine teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü!

    Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü!

    Denizli’nin Çivril ilçesinde geçtiğimiz günlerde bir vatandaşın bulduğu iki maymun, ihbar üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekipleri tarafından yakalanarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kent merkezindeki Çamlık bölgesinde mantar toplamak için ormana giden bir vatandaş, karşılaştığı maymun dikkatlerden kaçmadı. Vatandaşın ekipler gelene kadar simitle oyalamaya çalıştığı anlar ise sosyal medyada geniş yankı buldu. Yapılan incelemelerde, ormanlık alanda görülen maymunun Çivril’de yakalanarak koruma altına alınan maymunlardan biri olduğu öğrenildi. Hafta sonu kentte etkili olan fırtınada, maymunun bulunduğu kafes üzerine ağaç dalı düşmesi sonucu hasar oluştuğu ve maymunun oradan kaçtığı tespit edildi.

    “DKMP ekiplerini tanımış sanırım, görünce hemen kaçtı”
    Maymunla ormanda karşılaştığı anda tedirginlik yaşadığını ifade eden Nizamettin Yiğit, “Pazar günü gezmek amaçlı aynı zamanda hobi amaçla kuzugöbeği mantarı toplamak için Çamlık Parkı Orman bölgesine çıktım. Bir anda karşıma maymun çıktı. Zaten hayvanat bahçesinden kaçmış. Bir gün öncesinde yaşanan fırtınada ağacın düşmesi sonucu yuvasındaki bir noktasında oyuk oluşmuş ve oradan kaçmış. Zaten hayvan 2 gündür açmış. Benimde yanımda simit vardı. Simidi paylaştım onunla. Bayağı yakınlaştı ve ben ilk başta baya ürkmüştüm. Sonrasında gayet iyi anlaştık. Bende gereken kurumlara ihbarda bulundum. Milli Parklar geldi. Milli Parklar da yakalamak için çalışma başlattı. İlk başta ürkerek yaklaşıyordum ama baktığımda o benden kaçmıyor ve bana bir tepkide vermiyor. Belki acıkmıştır diye ilk başta simit attım. O da hiç düşünmeden attığım simitleri yedi. Milli Parklara ihbarda bulundum ve sanırım hala yakalama çalışmaları devam ediyor. Milli Parklar gelene kadar maymunu oyalamaya çalıştım. Milli Parklardan ekipler geldiği görünce maymun, sanırım artık tanımış. Çok zeki bir hayvan. Ekipleri görünce direkt kaçtı. Olay yerinden anında uzaklaştı. Denizli’de zaten böyle bir olayla karşılaşmak çok zor. Tropik ormanda yetişen ve yaşayan bir hayvan. Denizli’de görünce ilk başta çok şaşırdım zaten. Ondan sonra da insanlık görevimi yaptım” dedi.

    DENİZLİ’DE ARDI ARDINA GÖRÜLEN MAYMUNLARIN HİKAYESİ ORTAYA ÇIKTI. ÇİVRİL İLÇESİNDE GÖRÜLEN VE TEDAVİ ALTINA ALINAN MAYMUNLARDAN BİRİNİN FIRTINA SONRASI YUVASINDA BULDUĞU BOŞLUKTAN KAÇTIĞI VE MANTAR ARAMAK İÇİN ORMANA GİDEN VATANDAŞIN KARŞISINA ÇIKTIĞI ÖĞRENİLDİ. (İHA/DENİZLİ-İHA)
    Denizli’de ardı ardına yaşanan firari maymunların hikayesi ortaya çıktı. Bakımı yasak ırklardan olan ve Çivril’de doğa terk edildikten sonra tedavi altına alınan maymunlardan birisinin il merkezinde koruma altına alındığı barınağın fırtınada zarar görmesi sonucu ikinci kez firar ettiği belirlendi.

    Türkiye’de beslenmesi yasak olan türler arasında yer alan maymunların, muhtemelen bir kişi tarafından sahiplenildikten sonra yasağı öğrenilmesi üzerine doğaya bırakıldığı değerlendiriliyor. Denizli’de koruma altına alınan iki maymunun, gerekli işlemlerinin tamamlanmasının ardından Konya’nın Karatay ilçesindeki hayvanat bahçesine teslim edilecekleri öğrenildi.>>>İHA

  • Meclis’ten engellilere müjde: ÖTV’siz araç düzenlemesi kabul edildi!

    Meclis’ten engellilere müjde: ÖTV’siz araç düzenlemesi kabul edildi!

    Yerli üretim ve fiyat sınırı şartı

    Yeni düzenleme, muafiyet kapsamındaki araçlar için belirli kriterleri de beraberinde getiriyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren kriterlere göre, alınacak aracın vergiler dahil satış fiyatının 2 milyon 873 bin 900 TL‘nin altında olması gerekiyor. Ayrıca, düzenlemeden faydalanabilmek için tercih edilen aracın en az yüzde 40 yerli üretim şartını karşılaması zorunluluğu getirildi.

    Kimler faydalanabilecek?

    Mevcut sistemde yüzde 90 ve üzeri engeli olanlar limitler dahilinde bu haktan yararlanırken, daha düşük oranlarda özel tertibat şartı aranıyordu. Yeni hükümle birlikte, ortopedik engeli sebebiyle ehliyet alamayan yüzde 40 ve üzeri engelli vatandaşlar da bu haktan faydalanma imkanına kavuştu. Ancak muafiyetle alınan araçların belirlenen süreden önce satılması durumunda, ödenmeyen ÖTV’nin geri tahsil edilmesi kuralı korunuyor.

    İşte alınabilecek o modeller

    Yüzde 40 yerlilik şartı nedeniyle Türkiye’de üretim yapan markaların modelleri ön plana çıkıyor. Düzenleme kapsamında tercih edilebilecek başlıca modeller şunlar:

    • Togg: T10X ve T10F

    • Fiat: Egea Sedan ve Egea Cross

    • Renault: Clio, Megane Sedan ve Duster

    • Toyota: Corolla, Corolla Hybrid ve C-HR

    • Hyundai: i20 ve Bayon

    >>>HABER MERKEZİ 

  • Sandıklı adaletinde yeni dönem, Ağır ceza mahkemesi kuruldu!

    Sandıklı adaletinde yeni dönem, Ağır ceza mahkemesi kuruldu!

    Verilen bir söz daha tutuldu

    Milletvekili Özkaya, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, hemşehrilerine verdikleri taahhütleri yerine getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Sandıklı’nın adli altyapısını güçlendirecek olan bu kararın, ilçenin hukuk sistemi ve çevre bölgeler için büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.

    Teşekkür mesajı paylaştı

    Kuruluş sürecinde desteğini esirgemeyen isimlere teşekkürlerini sunan Özkaya, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek olmak üzere, emeği geçen herkese şükranlarını iletti. Mahkemenin faaliyete geçmesiyle birlikte, ağır cezalık dosyalar için çevre il ve ilçelere gitme zorunluluğunun ortadan kalkması bekleniyor.>>Şahan KARTAL 

  • A Milli Futbol Takımı 22. sıraya yükseldi

    A Milli Futbol Takımı 22. sıraya yükseldi

    Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından açıklanan nisan ayı dünya sıralamasına göre Türkiye, 1599 puanla 3 basamak yükselerek 22. sıraya çıktı. Fransa’nın iki basamak yükselerek zirveye çıktığı listede, İspanya ise ikinci sıraya geriledi. Bir sonraki dünya sıralaması, 10 Haziran 2026’da açıklanacak. >>>AA

  • Özkan Yalım hakkında yeni gelişme! MAL VARLIĞINA BAKIN NE OLDU?

    Özkan Yalım hakkında yeni gelişme! MAL VARLIĞINA BAKIN NE OLDU?

    Soruşturma dosyasına yansıdığı ileri sürülen bilgilere göre, Yalım’ın üzerine kayıtlı 34 araç ve 114 taşınmaz bulunduğu iddia edildi. Bu varlıkların bir kısmının farklı kişilere devredildiği de öne sürülürken, özellikle danışmanı olduğu belirtilen Cihan Aras adına bazı devirlerin gerçekleştiği iddialar arasında yer aldı.

    İddialara göre, söz konusu devir işlemleri kapsamında 33 araç ve 83 taşınmazın Aras’a geçirildiği, ayrıca yaklaşık 34 milyon 125 bin liranın elden dolaştırılarak sisteme dahil edildiği ileri sürüldü.

    Öte yandan, Yalım’ın gözaltı sürecine ilişkin bazı görüntülerin de kamuoyuna yansıdığı ve bu durumun tartışmalara neden olduğu ifade ediliyor. Bu gelişmelerin ardından, Özgür Özel’in konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ortaya çıkan görüntüler nedeniyle üzüntü duyduğunu belirttiği ve kamuoyundan özür dilediği aktarıldı.

    Ayrıca, CHP yönetimi tarafından Yalım hakkında disiplin süreci başlatıldığı da gelen bilgiler arasında yer aldı. >>>Haber Merkezi

  • Erdoğan düğmeye bastı! Resmen başladı…

    Erdoğan düğmeye bastı! Resmen başladı…

    Dijital egemenlik ve siber vatan vurgusu

    Törende yaptığı konuşmada siber güvenliğin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde bölgede yaşanan çatışmaların dijital güvenliğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti. 5G’nin sadece bir hız artışı değil, aynı zamanda milli egemenlik meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siber vatanınızı koruyamıyorsanız egemenliğinizde zafiyet var demektir” ifadelerini kullandı.

    81 il merkezinde devreye alınıyor

    Türkiye’nin fiber hat uzunluğunun 2025 yılı itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştığını kaydeden Erdoğan, 5G altyapısının ilk etapta 81 il merkezinde aktif edileceğini müjdeledi. Hedeflenen planlamaya göre, önümüzdeki 2 yıl içerisinde 5G teknolojisi Türkiye’nin her köşesinde hizmete sunulmuş olacak.

    Üretimde ve güvenlikte yeni bir çağ

    5G teknolojisiyle birlikte robotik sistemler, akıllı sensörler ve gerçek zamanlı veri akışının üretim hatlarında verimliliği zirveye taşıması bekleniyor. Ayrıca sağlık, lojistik ve güvenlik alanlarında ihtiyaca özel sanal ağlar kurulabilecek. Emniyet teşkilatının kullandığı KADES ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi gibi uygulamaların da 5G ile çok daha işlevsel hale geleceği belirtildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Sıfır Atık Hareketi ile Türkiye ekonomisine katkı sağlandı”

    “Sıfır Atık Hareketi ile Türkiye ekonomisine katkı sağlandı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla NSosyal hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti: “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle 2017 yılında kıymetli eşim Emine Erdoğan öncülüğünde başlattığımız Sıfır Atık Hareketi’nin giderek büyümesi ve güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ülkemizin başlattığı, bugün küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atık geri kazanıldı. Bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağladık. İnşallah geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e yükseltmeyi hedefliyoruz. İklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelemizi kararlı bir şekilde devam ettireceğiz.” >>>AA

  • BEN ÇOK ÜZÜLDÜM SİZDE ÜZÜLMEYE HAZIR OLUN AFYON

    BEN ÇOK ÜZÜLDÜM SİZDE ÜZÜLMEYE HAZIR OLUN AFYON

    Az sonra okuyacağınız detayların ardından lütfen kimse çıkıp da “konumuz bu mu kaldı?” demesin. Çünkü ben bir Gazeteci olarak  inandığım ve sahada bizzat gözlemlediğim her konuyu kamuoyu adına kamu kuruluşlarının bilgisine sunar, gereğinin yapılmasını talep ederim. Müspet ya da menfi sonuç alınana kadar da bir talebin peşini bırakmadan, zaman zaman sayfamdan hatırlatır; konunun muhataplarıyla temasımı telefon ve ziyaretlerle sürdürür, yazdığım her satırın arkasında durur ve süreci okuyucularım adına yakından takip ederim. Zaten EKONOMİA’nın en belirgin farkı da tam olarak budur. Bu nedenle bugünkü yazıyı lütfen vicdan muhasebesiyle okuyun. Kendi terazinizde tartın, öyle karar verin. Hadi buyurun.  Şimdi yavaş yavaş hem okumaya hem de üzülmeye başlayalım.

    BEN DE BİR ENGELLİ EVLADIYIM ASLINDA

    Rahmetli babamın doğuştan sol elinde bir parmağı eksikti. Rahmetli annem de yine doğuştan bel kayması ile dünyaya gelmiş bir insandı. Gariplerim, evlendiklerinden iki yıl sonra doğan abim için dokuz ay boyunca gece gündüz dua etmişler. En büyük korkuları, hafif de olsa iki engelli insandan bir engelli bebek dünyaya gelmesiymiş. Abim doğduktan sonra, hikâyeyi bilen doğum doktorunun müjdesiyle büyük bir mutluluk yaşamışlar. Kendi aralarında, tabir-i caizse abimi “iki körün bir değneği” diye sevdikleri bir ifadeyle anmışlar. Yıllar içerisinde ablam ve benim de engelsiz doğmamızla mutlulukları daha da artmış. Allah yattıkları yerde dinlendirsin inşallah her ikisini de.

    BU NEDENLE BEN ENGELLİLERE KARŞI ÇOK HASSASIMDIR

    Yukarıda anlattığım gerçeğe dayalı olarak engelli insanlara karşı hassasiyetim oldukça yüksektir. Kesinlikle tavizim yoktur empati denilen kavramada ihtiyaç duymamışımdır. Çünkü hafifte olsa iki engelli bir insanın evladı olmak bunun cevabıdır. Yıllarca engelli insanların tümüne “sakat” ifadesinin kullanılmasını hep yadırgamışımdır. Zaman içinde toplumsal vicdanın da gelişmesiyle bu ifadelerin yerini daha saygılı bir dilin alması beni ayrıca mutlu ediyor. Yaklaşık üç hafta önce, dernek isimlerinde yer alan “sakatlar” ifadesinin “engelliler” vb. şekilde değişmesini temenni ettiğim ve Dernek Başkanlığını naif, yardımsever yapısıyla yürüttüğüne inandığım Faruk Özkara’nın yaptığı “Türkiye Sakatlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi”’ ni ziyaret ettim. İşte şimdi anlatacağım gerçekler, tam da bu ziyaret sonrası gazeteci gözümle kaleme alındı. Hızla devam edelim.

    ALLAH VAR, UZUN ZAMANDIR GİTMİYORDUM

    Allah var, Faruk Başkan’ın yanına uzun zamandır gitmiyordum. En son çarşıdaki dernek dükkânlarından Fuar Alanı’na taşındıklarını o gün öğrendim. Tarif alıp fuar alanına gittiğimde derneklerinin, birleştirilerek genişletilmeye çalışılmış aşağıda fotoğrafını gördüğünüz iki konteynırdan oluştuğunu gördüm ve açıkçası ciddi anlamda şaşırdım. Bir an, deprem bölgelerinde gördüğümüz geçici konteynır yapılarını hatırladım. Küçük ve dar bir alanda masa, sandalye ve mutfağın iç içe geçtiği bir düzen vardı. Açıkçası üzüldüm, içim acıdı. İnanıyorum ki sizlerin de acıdı. Devam edelim.

    İŞİN GARİP TARAFI NE BİLİYOR MUSUNUZ

    Engelli bireyler için oldukça sınırlı bir alan oluşturulmuş. Konteynır kapısı dar olduğu için tekerlekli ve akülü sandalyelerin önemli bir kısmı içeriye giremiyor. İçeriye giriş mümkün olsa bile, içeride rahat hareket edilebilecek geniş bir alanın bulunmadığı açıkça görülüyor. Isınma ise elektrikli ısıtıcı ile sağlanmaya çalışılıyor. Önceki dernek yerinde doğalgaz sistemi ve parke bir zemin bulunduğunu bildiğim için mevcut durumun daha sınırlı imkânlar sunduğu net şekilde anlaşılıyor.

    BEN ŞOK OLDUM, HADİ SİZ DE BUYURUN ŞİMDİ

    Konteynır içinde bulunan mini mutfak için su hattı çekilmiş olması olumlu bir detay. Sıkı durun şimdi. Engelliler Derneğinde en yakın lavabo ve tuvalet yaklaşık 200-300 metre civarında yürüme mesafesinde bulunuyor. Dileyen herkes yerinde gözlemleyebilir. Engelsiz biri olarak benim için bile bu mesafe hissedilirken, engelli bireyler açısından ne kadar zorlayıcı olabileceğini takdirlerinize ve gözlerinizi kapatarak empatinize bırakıyorum. Başlı başına bu kabul edilebilir bir şey değil zaten.

    AFYON MECLİSLERİNİN VE EŞRAFININ BİLGİSİNE

    Bu şehirde yaşayan insanların da benimle aynı duyarlılığı taşıdığına yürekten inanıyorum. Çeşitli derneklerin bulunduğu Ataköy Mahallesi’nde belirlenen bir yerleşim alanı bulunuyor. Bahsettiğimiz derneğin yönetici ve üyelerinin belirlenen alana gitmeleri de kendi içlerinde büyük bir çoğunlukta fikirsel ve bedensel olarak oldukça zor görünüyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde yapılacak olan Afyonkarahisar Belediye Meclisi, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Meclisleri dâhil tüm kurum meclislerinin toplantılarında bu konu ile ilgili gündem dışı konu olarak değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Bu şehrin ticaret, sanayi, borsa STK kuruluşları, esnaf odaları, iş insanları ve hayırseverlerinin; engelli vatandaşlarımızın daha uygun şartlarda bir araya gelebileceği bir ortam oluşturulması noktasında destek vereceğine kalpten inanıyorum. Bu konuda atılacak her adımın büyük bir değer taşıyacağı kanaatindeyim.

    NE YAPILABİLİR DERSENİZ ÇOK BASİT

    Fuar alanında yer sorunu olmadığı görülüyor. Tek katlı, 80–100 metrekarelik prefabrik bir yapının bu dernek için oldukça uygun bir çözüm olabileceğini düşünüyorum. Maliyet açısından 1 milyon TL’nin altında olan bu tür bir desteğin, şehirdeki iş insanları ve kurumlar için rahatlıkla ulaşılabilir olduğunu iyi biliyorum. Bu noktada bir farkındalık oluşturmak adına bu yazıyı kaleme alma vesilesi bana; en kısa zamanda bu yüreği güzel insanlarımızı mutlu etme vesilesi bu şehrin olsun İnşallah.

    BÖYLE BİR SENET NE YAZIK Kİ YOK

    Hiç kimsenin hayatı boyunca engelli olmayacağına dair bir garantisi yok. Bir engelli bireyin temel ihtiyaçları için, hatta lavabo ve tuvalet ihtiyacı için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalması 750 bini aşan nüfusuyla Afyonkarahisar’da yaşayan hepimizin durup düşünmesi gereken bir durumdur. Bu durumun yani bir konteynır derneğin bu şehre yakışmadığını açık ve net olarak görüyorum. İstense yarın çözülebilecek bir eksiktir bu şehrin güç dinamikleri için bu konu. Bu nedenle ilgili herkesin, Dernek Başkanı Faruk Özkara ile iletişime geçerek çözüm üretme noktasında kendilerine katkı sunmasını temenni ediyorum. İletişim konusunda ayrıca bende yardımcı olabilirim. Hadi inşallah güzel haberlere diyelim. Olması gerekeni ivedilikle bu şehrin engelli güzel yüreklerine hediye edelim.

  • Diplomatik kriz tırmanıyor: İran müzakere masasını reddetti

    Diplomatik kriz tırmanıyor: İran müzakere masasını reddetti

    ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı hamlelerle kritik bir eşiğe ulaştı. Pakistanlı kaynakların “İran bugün müzakerelere katılacak” yönündeki iddiası, Tahran yönetimi tarafından kesin bir dille yalanlandı. İran Dışişleri Bakanlığı, şu aşamada ABD ile yeni bir görüşme planlanmadığını duyurarak kapıları kapattı.

    Hürmüz Boğazı ve kargo gemisi krizi

    Bölgedeki tansiyon, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurmasıyla zirveye çıktı. Bu gelişmenin hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan dünyayı sarsan bir açıklama geldi. Trump, Amerikan ordusunun İran bayraklı bir kargo gemisini vurduğunu duyururken, CENTCOM ise gemiye yönelik operasyonun görüntülerini dünya kamuoyuyla paylaştı.

    İran’dan ABD’ye sert suçlamalar

    Müzakere iddialarına “jet” hızıyla yanıt veren İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin diplomatik süreçte ciddi olmadığını savundu. Bekayi, Washington’un saldırgan eylemlerde bulunduğunu ve ateşkes hükümlerini açıkça ihlal ettiğini belirterek, mevcut şartlar altında ikinci tur görüşmelerin yapılmayacağını vurguladı.

    Müzakerelerin ilk turu sonuçsuz kalmıştı

    Şubat ayı sonunda başlayan ve bölgeye yayılan çatışmalar, 8 Nisan’daki geçici ateşkesle durulmuştu. Pakistan’ın arabuluculuğunda 11 Nisan’da İslamabad’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelerden somut bir sonuç çıkmamıştı. Son yaşanan gemi saldırısı ve boğazın kapatılmasıyla birlikte, diplomatik kanalların tamamen tıkanma noktasına geldiği değerlendiriliyor.

    İran, ABD, Hürmüz Boğazı, müzakere, Donald Trump, Pakistan, diplomasi, kriz

  • Genç kadın barajda defalarca kesilmiş halde bulundu!

    Genç kadın barajda defalarca kesilmiş halde bulundu!

    Vatandaşlar su yüzeyinde fark etti

    Korkunç olay, Kürebeli Barajı çevresine fotoğraf çekmek için giden vatandaşların su yüzeyinde hareketsiz duran birini fark etmesiyle gün yüzüne çıktı. İhbar üzerine bölgeye hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sudan çıkarılan ceset üzerinde yapılan ilk incelemede, genç kadının vücudunda 8 farklı bıçak darbesi tespit edildi.

    Kimliği kısa sürede belirlendi

    Üzerinden kimlik çıkmayan kurbanın kimliğini belirlemek için titiz bir çalışma yürüten jandarma ekipleri, cesedin Tufanbeyli’de bir eğlence mekanında çalışan Bahar Aksüt’e ait olduğunu belirledi. 9 gündür kayıp olarak aranan Aksüt’ün ölüm haberi yakınlarını yasa boğdu.

    Jandarma katilin peşinde

    Vahşi bir cinayete kurban giden Bahar Aksüt’ün cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Jandarma birimleri, genç kadını hayattan koparan şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için geniş çaplı soruşturma başlattı.>>İHA 

  • CHP Salar Belde Başkanlığı binası törenle açıldı!

    CHP Salar Belde Başkanlığı binası törenle açıldı!

    Siyaset dünyası Salar’da buluştu

    Yerel yönetim ve siyaset dünyasını bir araya getiren açılış törenine; CHP il ve ilçe yöneticileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, beldelerdeki siyasi etkinliğin artırılmasının önemi vurgulanırken, yerel sorunlara daha hızlı ve yerinde çözümler üretilmesi noktasında yeni binanın stratejik bir merkez olacağı ifade edildi.

    Vatandaşlarla bağ güçlendirilecek

    Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından katılımcılar yeni hizmet binasını gezerek incelemelerde bulundu. CHP temsilcileri, Salar Belde Başkanlığı’nın sadece bir siyasi ofis değil, aynı zamanda vatandaşların taleplerini iletebileceği ve çözüm yolları arayabileceği bir danışma noktası olarak işlev göreceğini belirtti.

    Parti içi çalışmalara yeni soluk

    Belde teşkilatının çalışmalarına yeni bir ivme kazandırması beklenen binanın açılışı, çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. Partililer, Salar’daki bu yeni yapılanmanın seçim çalışmaları ve saha faaliyetleri için büyük önem taşıdığını kaydetti.>>>>Şerafettin KAZAK

  • Bazı illerde kar etkili oldu

    Bazı illerde kar etkili oldu

    Kars’ta etkili olan sağanak, bir süre sonra yerini kar yağışına bıraktı. Özellikle yüksek kesimlerde etkili olan yoğun kar, ulaşımda aksamalara neden oldu. Sarıkamış ilçesi de kar yağışıyla beyaza büründü. Sarıçam ormanlarının beyaz örtüyle kaplandığı ilçede, vatandaşlar araçlarının üzerinde biriken karları temizledi. Vatandaşlardan Himmet Bozyel, soğuk ve yağışlı havanın devam ettiğini belirterek, “Bugün 30 Mart, baharı beklerken kış geri geldi. Karlı bir sabaha uyandık, Allah sonumuzu hayır etsin.” dedi.

    Ardahan’da da kar yağışı etkili oldu. Kentin yüksek kesimlerinde etkisini gösteren kar yağışı, dağları, tepeleri beyaza bürüdü.

    Bayburt’ta sabah saatlerinde başlayan kar yağışı ile yüksek kesimlerin yanı sıra kent merkezi beyaza büründü. Kısa süreli sisin de etkili olduğu yollarda görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle sürücüler zaman zaman ilerlemekte zorluk yaşadı. Kentte kar yağışı aralıklarla devam ediyor.

    Gümüşhane’nin yüksek kesimlerinde etkisini gösteren karın ardından kapanan yayla yollarını açmak için başlatılan çalışmalar sürüyor. İl merkezine bağlı 2 bin 140 metre rakımlı Taşköprü Yaylası, Karayolları Gümüşhane 101. Şube Şefliği ekiplerinin 4 gün süren çalışmalarının ardından ulaşıma açıldı. Doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken yayla yolunda gerçekleştirilen çalışmalar dron ile görüntülendi.

    Bolu’nun yüksek kesimlerinde dün başlayan kar yağışı devam ediyor. Kent merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta Köroğlu Dağı’nın zirvesinde yer alan Kartalkaya, Aladağ ve Sarıalan yaylaları ile Abant Gölü Milli Parkı’nda dün başlayan yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. Kar kalınlığı Kartalkaya’da 1,5 metreye yaklaşırken, Sarıalan ve Aladağ yaylalarında 15 santimetre, Abant Gölü Milli Parkı’nın yüksek kesimlerinde ise 10 santimetreye ulaştı. Aladağ bölgesinde kar yağışıyla oluşan kış manzaraları havadan da görüntülendi.

    Van Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, kentte kar ve tipi nedeniyle 16 mahalle ve 18 mezra yolu ulaşıma kapandı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kapalı 34 yolun açılması için çalışma başlattı. Başkale ilçesinde de etkili olan kar ve sis, yaşamı olumsuz etkiledi. Kar nedeniyle beyaza bürünen ilçede vatandaşlar, ev ve iş yerlerinin önünde ve araçlarının üzerinde biriken karı temizledi, belediye ekipleri de cadde ve sokaklarda çalışma yaptı.

    Hakkari

    Kentte gece saatlerinde başlayan kar, ulaşımda aksamalara neden oldu. İl Özel İdaresinden alınan bilgiye göre, kar nedeniyle il merkezi ve Yüksekova ilçesinde 74 yerleşim yerinin yolu kapandı. Karla mücadele ekipleri, bu yolların açılması için çalışma yürüttü. Belediye ekipleri de çarşı merkezi ve mahalle yollarında kar temizleme çalışması başlattı.

    Bitlis

    Bitlis’te etkili olan kar nedeniyle 5 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor. İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ümit Kurtkan, kar yağışının ardından ulaşımda aksamaların yaşandığını belirtti. Kurtkan, vatandaşların mağdur olmaması için ekiplerin kapalı köy yollarını açmaya çalıştığını ifade etti.

    Muş

    Muş genelinde 5 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kırsaldaki yerleşim yerlerine ulaşım sağlanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Yentür, vatandaşların mağdur olmaması için karla mücadele çalışmalarının aralıksız yürütüldüğünü kaydetti. >>>AA

  • Uşak Belediye Başkanı’na yönelik baskından yeni detaylar!

    Uşak Belediye Başkanı’na yönelik baskından yeni detaylar!

    Batum buluşması kayıtlarla deşifre edildi

    Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre Özkan Yalım, 21 Mart’ta İstanbul Havalimanı üzerinden Gürcistan’ın Batum kentine uçtu. Belediye çalışanı olan sevgilisi S.A. ise dikkat çekmemek için bir gün sonra Artvin Sarp Sınır Kapısı’nı kullanarak karayoluyla sınırı geçti. İkilinin farklı yolları izleyerek aynı noktada buluştukları ve birlikte tatil yaptıkları, sınır kapısı ve havalimanı kayıtlarıyla kesinleşti.

    Valizlerdeki uçak etiketleri delil oldu

    Ankara’daki otel odasına düzenlenen baskın sırasında ele geçirilen valizler, skandalın boyutunu ortaya koydu. Valizlerin üzerindeki Rize-Artvin Havalimanı ve Ankara uçuş etiketleri, ikilinin Batum tatili dönüşü birlikte seyahat ettiklerini doğrulayan en somut delillerden biri oldu. 24 Mart sabahı Türkiye’ye giriş yapan ikili, aynı gün Ankara’ya geçerek konakladıkları otelde yakalandı.

    Belediyede “hayali personel” skandalı

    Soruşturmanın derinleştirilmesiyle belediye içindeki kadrolaşma usulsüzlükleri de deşifre oldu. Yalım’ın yakın ilişki içinde olduğu bir diğer isim olan A.A.’nın 2024 yılında belediye kadrosuna alındığı ancak mesaiye gitmeden maaş aldığı belirlendi. Belediye imkanlarıyla yurt dışı seyahatlerine katıldığı tespit edilen A.A. üzerinden yürütülen bu “bankamatik memuru” uygulaması, yolsuzluk dosyasındaki en ağır iddialardan biri olarak kayıtlara geçti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Galata Kulesi’nin mülkiyetinde hukuki süreç tamamlandı

    Galata Kulesi’nin mülkiyetinde hukuki süreç tamamlandı

    Mahkeme Kule-i Zemin Vakfı dedi

    Mahkeme tarafından verilen kararda, Galata Kulesi’nin “Kule-i Zemin Vakfı” adına tescilli olduğu hükme bağlandı. Mevcut mevzuat ve arşiv kayıtlarını inceleyen heyet, kulenin “mazbut vakıf” statüsünde kalarak Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde bulunmaya devam etmesini kesinleştirdi.

    Kültürel miras güvence altına alındı

    Kararın ardından mülkiyet tartışmaları tamamen sona ererken, tarihi yapının hukuki statüsü netlik kazandı. Yetkililer, bu kararın kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Arama kurtarma köpekleri sınavdan geçti

    Arama kurtarma köpekleri sınavdan geçti

    AKUT ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve AFAD Afyonkarahisar İL Müdürlüğü yerleşkesinde yapılan Uluslararası Arama Köpekleri Sınavı’na 3 farklı ülkeden 33 katılımcı ve 36 köpek katıldı. Soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gören etkinlikte, köpekler hem doğada hem de enkazda arama becerileriyle değerlendirildi.


    AKUT Köpekli Arama Grup Sorumlusu Melih Özsandık, sınavın kapsamına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
    “3 farklı ülkeden 33 katılımcı ve 36 köpek katıldı. Bu soğuk havaya rağmen güzel bir katılım oldu, güzel bir etkinlik oldu. Doğada arama ve enkazda arama birde itaat sınavı, yaptık. Köpeğin aslında biz yönlendirilmesine, sosyalliğine, diğer köpeklerle ilişkisine, enkazda aramasına, doğada aramasına her şeyine dikkat ediliyor. Bu, bu kapsamda bir sürü testten geçiyor köpeklerimiz.”
    Sınavın uluslararası niteliğine de dikkat çeken Özsandık, organizasyonun önemine değinerek “Bu sınav Uluslararası Arama Köpekleri Sınavı. Köpek Türleri Federasyonu ile birlikte yapılan bir sınav. Önemli bir sınav tabii ki. İnsanlar hem operasyonel olmak için hem de köpeklerini geliştirmek, kendilerini geliştirmek için aşama aşama bu sınavları geçiyorlar. Sınavda başarısız olan ekipler, kendilerini geliştirerek bir sonraki sınava yeniden katılıyor. Köpeğinin durumunu görmüş oluyor” diye konuştu.>>>Mustafa BAYER 

  • Belçika’dan Emirdağ’a uzanan zehir hattı Eskişehir’de kesildi

    Belçika’dan Emirdağ’a uzanan zehir hattı Eskişehir’de kesildi

    Otobüste uyuşturucu ve döviz ele geçirildi

    Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin istihbari çalışmaları sonucu, uyuşturucu maddelerin 26 Mart 2026 tarihinde bir yolcu otobüsüyle nakledileceği tespit edildi. Operasyon kapsamında araçta yapılan detaylı aramalarda şu maddelere el konuldu:

    • 1.400 adet uyuşturucu hap,

    • 141,6 gram plaka esrar,

    • 20,8 gram kokain,

    • 109 paket kaçak sigara.

    Ayrıca zehir ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 11 bin 350 TL ile 4 bin 325 Euro nakit paraya da jandarma ekiplerince el konuldu.

    BELÇİKA’DAN TEMİN EDİLEN UYUŞTURUCU MADDELERİ AFYONKARAHİSAR’A GÖTÜRECEĞİ ÖĞRENİLEN 4 ŞÜPHELİ, ESKİŞEHİR’DE JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN BİR YOLCU OTOBÜSÜNDE YAKALANDI. (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
    Belçika’dan temin edilen uyuşturucu maddeleri Afyonkarahisar’a götüreceği öğrenilen 4 şüpheli, Eskişehir’de jandarma ekipleri tarafından bir yolcu otobüsünde yakalandı.

    Dört şüpheliden biri tutuklandı

    Operasyon kapsamında yakalanan 4 şüpheli hakkında; “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti”, “Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurmak” ve “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet” suçlarından adli işlem başlatıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden bir kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğer üç şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Emirdağ hattında denetimler sıkılaştırıldı

    Özellikle Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın yoğun olduğu Emirdağ ilçesine yönelik bu tür uyuşturucu sevkiyatı girişimlerine karşı güvenlik güçlerinin bölgedeki yol kontrollerini ve istihbari faaliyetlerini artırdığı öğrenildi.>>>İHA 

  • Afyonkarahisar Fenerbahçeliler Derneğinden AFSİAD ‘a ziyaret

    Afyonkarahisar Fenerbahçeliler Derneğinden AFSİAD ‘a ziyaret

    Ziyarete AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, aynı zamanda Afyonkarahisar Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu üyesi olan AFSİAD Yönetim Kurulu üyesi Murat Tabak, AFSİAD Üyesi Gürkan Uslu ev sahipliği yaptı.
    Sporun ve sosyal faaliyetlerin birleştirici gücü üzerine görüş alışverişinde bulunulan ziyarette Afyonkarahisar Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Özharputlu ile birlikte Başkan vekili Ceyhun Özcan, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdullah Hazer, Yönetim Kurulu Üyesi Cem Kasapoğlu yer aldı.>>>HABER MERKEZİ 
  • Ali Dede Savaş son yolculuğuna uğurlandı

    Ali Dede Savaş son yolculuğuna uğurlandı

    Merhum başkan için ilk olarak, geçtiğimiz dönem başkanlığını yaptığı Evciler Belediyesi önünde tören düzenlendi. Buradaki törene Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, AK Parti milletvekilleri Ali Özkaya ve İbrahim Yurdunuseven, AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, Evciler Belediye Başkanı Berrin Uğurlu, Evciler Kaymakamı Halil İbrahim Okumuş ile birlikte çevre ilçelerin kaymakamları katıldı. Çok sayıda Evcilerli vatandaş da merasime eşlik etti. Törende Ali Dede Savaş’ın özgeçmişi okunurken, dualar edilip helallik alındı. Merhum Savaş, daha sonra ilçe mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi.>>> Mustafa BAYER

  • Kira beyannamesi için son 5 gün

    Kira beyannamesi için son 5 gün

    Konuttan 2025’te 47 bin liranın, iş yerinden ise 330 bin liranın üzerinde kira alan gayrimenkul sahiplerinin vergilerini ödemesi gerekiyor. İstisna tutarının altında kira geliri olanlar ise beyanname vermeyecek. Spectrum Denetim, Danışmalık, Yeminli Mali Müşavirlik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İnci, kira beyanname verme süresinin 31 Mart’ta sona ereceğini hatırlattı. İnci, kira beyannamesi vermenin zorunlu olduğuna dikkati çekerek, gelirlerin zamanında ve doğru beyan edilmesi gerektiğini söyledi.

    Beyanda indirilebilecek gerçek giderlere dikkati çeken İnci, şöyle konuştu: “Kiranın elde edilmesi için katlanılan genel giderler var. Kira beyannamesi doldururken gerçek gider yöntemi seçilirse aydınlatma, ısıtma, onarım, asansör ve idare, sigorta giderleri gelirden düşülebiliyor. Konut olarak kiraya verilen gayrimenkulün satın alma tarihinden itibaren 5 yıl içinde iktisap bedelinin yüzde 5’i yine gider olarak gösterilebiliyor. Bu giderlerin evraklarının 5 sene boyunca muhafaza edilmesi gerekiyor. Gelir İdaresi Başkanlığı, bunları 5 sene içinde bizden isteyebilir.” Beyannamede bir diğer yöntemin de “götürü gider” olduğuna işaret eden İnci, belge aranmaksızın kira gelirlerinden istisna tutar düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 15’inin götürü gider olarak hesaplandığını ve hasılattan indirildiğini bildirdi.

    “MÜKELLEFLERİN KAYITLARI SORGULANIYOR”

    İnci, eksik veya zamanında verilmeyen beyannameler olması durumunda mükelleflerin izaha çağrılabileceğini belirterek, Gelir İdaresi Başkanlığının denetimleri yaparken tapu ve banka kayıtlarının yanı sıra MERNİS verileriyle çapraz sorgulama yaptığını anlattı. Ayrıca, Mekansal Veri Analiz Sistemi (MEVA) programıyla emsal kira bedellerinin de tespit edildiği bilgisini veren İnci, “Beyanname verilememesi durumunda bir kat vergi ziyaı cezası uygulanıyor.” dedi. Gelir vergilerinin mart ve temmuz sonuna kadar iki eşit taksitle ödenebileceğini belirten İnci, şunları kaydetti: “Beyannameler, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden, Dijital Vergi Dairesi’nin Hazır Beyan Sistemi’nden kolaylıkla doldurulabiliyor. Mobil uygulamadan da sisteme ulaşılabiliyor. Ayrıca, bağlı olduğu vergi dairesine veya herhangi vergi dairesine gidip ‘Ben kira beyannamesi vermek istiyorum’ dediğinde de Gelir İdaresi Başkanlığı personeli yardımcı oluyor.” Geçen sene 450 bin adres için denetim yapıldığını, 370 bin beyannamenin ilk defa verildiğini dile getiren İnci, Türkiye’de kira geliri vergisi beyannamesi verenlerin toplamda 2 milyonun üzerine çıktığını, bu sene daha fazla beyan beklediklerini söyledi. İnci, 1 Ocak’tan bugüne kadar 120 bin kişiye SMS ve izah yoluyla bilgilendirmeler yapıldığını da sözlerine ekledi. >>>AA

  • “Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasbedilemez”

    “Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasbedilemez”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, geçen hafta İslam dünyası olarak Ramazan Bayramı’nı idrak ettiklerini belirterek, tüm teşkilatların geçmiş bayramını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Şubat’ta yaptıkları toplantıda, yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan ramazanı manasına mütenasip şekilde dolu dolu geçirmelerini beklediğini ifade ettiğini anımsattı.

    Konuşmasında, garip gurebanın kapısını çalmalarını, tenceresini kaynatamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmalarını rica ettiğini, teşkilatın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizdiğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Teşkilatımız bizi bu ramazanda da mahcup etmedi. AK Parti olarak Türkiye sathında 81 vilayetimizin dört bir yanında, ilçelerden köylere kadar 783 bin kilometrekarenin her karışında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini milletimizle birlikte yaşadık. Ramazan boyunca bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, MKYK üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık. 81 ilimizin, 922 ilçemizin tamamında kurduğumuz 1 milyonu aşkın gönül soframızda aynı suyu yudumladık, aynı çorbayı içtik, aynı pideyi bölüştük. Teravih sonrası çay sohbetlerinde her kesimden insanımızla muhabbet ettik, dayanışmamızı pekiştirdik. ‘İlk Evim, İlk İftarım’ programlarımızla geçtiğimiz aylarda teslim ettiğimiz yeni yuvalarında depremzede kardeşlerimizin misafiri olduk.”

    “VEFA İFTARLARI VESİLESİYLE HASRET GİDERDİK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, rahmetli Akif İnan’ın “Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri” sözünün vücut bulmuş halinin AK Parti olduğunu ifade etti. Kökü mazide, gözü atide olan bu hareketin evvelemirde bir vefa hareketi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanını ve dinamizmi ile ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile öz güveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur değerli kardeşlerim. Bu davaya omuz vermiş, bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Bu anlayışla kuruluşundan itibaren teşkilatlarımızda görev alan partimizin emektarlarıyla genel merkezimizde, illerimizde, ilçelerimizde düzenlediğimiz vefa iftarları vesilesiyle hasret giderdik.”

    “1 MİLYON 175 BİN KUMANYAYI İFTARA YETİŞEMEYEN VATANDAŞLARIMIZA ULAŞTIRDIK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla şehit aileleri, gaziler, yaşlılar ve engelli vatandaşlarla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini, kadın ve gençlik kolları ile ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarında, kampüslerde ve iftar çadırlarında olduklarını söyledi. Üniversitelerde gerçekleştirdikleri Kampüs İftarları ile yaklaşık 500 bin gençle ramazan sevincini yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İftara Beş Kala geleneğiyle 1 milyon 175 bin kumanyayı iftara yetişemeyen vatandaşlarımıza sizlerle ulaştırdık. Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek ruberu istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye’yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece gönül sofraları programıyla 1 milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif’te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık. Şöyle bir ayın muhasebesini yaptığımızda, samimiyetle yapılan iyiliklerin Allah katında katbekat karşılık bulduğu bu yediveren günlerini hakkıyla, layıkıyla en güzel şekilde değerlendirmeye çalıştığımızı görüyorum. Her birinizi, sizlerin nezdinde tüm teşkilatımı, tüm üyelerimi, emekleriniz, hizmetleriniz, Ramazan-ı Şerif’te zirveye çıkardığınız gayretleriniz için canıgönülden tebrik ediyorum.”

    DAVA ARKADAŞLARINA TEŞEKKÜR ETTİ

    Şahsına, merhum Erdem Bayazıt’ın, “Müslüman yürekler bilirim daha, kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet, eller bilirim haşin, hoyrat, mert, alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır, her kırışığı sorulacak bir hesabı, her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır” mısralarında tarif ettiği yol arkadaşlarını bahşettiği için Allah’a bir kez daha hamdettiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Ramazanı ihya etmenin yanı sıra, Türkiye’yi büyütmek adına ortaya koyduğunuz azim ve kararlılık için yıllarca hizmete hasret kalmış vatandaşlarımıza hizmet ulaştırma aşkınız için 86 milyonun birlik ve dirliğinin güçlenmesine yaptığınız eşsiz katkılar için her birinize, sizlerin şahsında tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Mevla bizleri millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın diyorum.

    “SOYKIRIM ŞEBEKESİ, COĞRAFYAMIZI BÜYÜK BİR FELAKETE DOĞRU SÜRÜKLÜYOR”

    Erdoğan, İsrail’in kışkırtmalarıyla 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaşın, bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini söyledi. Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocukların okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi olduğunu anlatan Erdoğan, “Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor.” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şunu bir defa açık açık söylemek isterim, nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir. Bakın buradan içim kan ağlayarak soruyorum, İsfahan’da, Tebriz’de, Tahran’da dökülen gözyaşlarının, Erbil’de, Amman’da, Bağdat’ta, Beyrut’ta, Sana’da, Doha’da, Riyad’da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Mürteza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran’da ister Körfez’de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz?”

    “KÖKENLERİMİZ FARKLI OLSA DA AKAN KANLAR BİZİM DEĞİL Mİ?”

    “Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi?” diye soran Erdoğan, “Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farsi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum, mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi?” diye konuştu. Türkiye’nin kardeşleri ve komşuları arasında ayrım yapmayacağından ve kardeşlerinin acılarına seyirci kalmayacağından herkes emin olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları, kötü günde yalnız bırakmayız. Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlar karşısında son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, siyonizmin bölgemizi hedef alan ‘böl, parçala, yönet’ planlarına lojistik destek verecek her türlü eylem ve tartışmayı reddediyoruz.”

    “AYNI KADERİ, AYNI COĞRAFYAYI PAYLAŞIYORUZ”

    Erdoğan, Türkler, Araplar, Kürtler ve Farsların dünyanın en stratejik bölgesinde asırlardır bir arada yaşadığını belirterek, şunları kaydetti: “Aynı kaderi, aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız bir oldu, derdimiz bir oldu, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum.”

    “KUDÜS-Ü ŞERİF’İ VE MESCİD-İ AKSA’YI SAVUNMAK, İNSANLIĞI SAVUNMAKTIR”

    Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı basın açıklamasında savaşın, İsrail’in savaşı olmakla birlikte ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların, sonra da tüm insanlığın ödediğini söylediğini anımsattı. “Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran’ı hedef almıyor, Lübnan’ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor.” diyen Erdoğan, saldırılarda 2 Mart’tan bu yana 1100 Lübnanlının hayatını kaybettiğini, 1 milyon 165 bin kişinin yerinden edildiğini belirtti. İsrail’in, Suriye’yi de rahat bırakmadığına, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, “Siyonist katliam şebekesi, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail’in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa’da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce 2 milyar Müslüman’ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasbedilemez, engellenemez, yasaklanamaz.” diye konuştu.

    Yazar Akif Emre’nin “kainatın varoluş sırrına açılan kapı” olarak tarif ettiği Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil bakınız nasıl anlatıyor, ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın, sadece Filistin’de değil, bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi, çağdaş insan olmanın gereğidir.’ Şimdi tutsak El-Aksa, bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde, sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs’e borcumuz, Kudüs’ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki, Kudüs-ü Şerif’i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak, insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi, sesini yükseltmesi, olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. ‘La İlahe İllallah İbrahim Halilullah’ lafzında billurlaşan kuşatıcı anlayışla Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz.”

    “TARİHİN VE VİCDANIN DOĞRU TARAFINDA DURMANIN HAKLI ÖZGÜVENİYLE HAREKET EDECEĞİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu vurguladı. Türkiye’nin evrensel insani değerlerin, farklı kültür, köken ve inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusu olduğuna işaret eden Erdoğan, her türlü hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısında olduklarını söyledi. “Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız.” diyen Erdoğan, “Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız.” dedi.

    “CHP’NİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMEYECEĞİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz, Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye’nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin, milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye’nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah’a hamdediyor, ‘İyi ki Türkiye’yi AK Parti yönetiyor.’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP’li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklıyla dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın, Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkan’ını artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı, biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkı korumak olduğunu belirterek, “Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KİMSE TÜRKİYE’YE DİZ ÇÖKTÜREMEYECEK, KAZANAN TÜRKİYE OLACAK”

    Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahip olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte sizler de görüyorsunuz. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ’den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, adalet olacak, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız. Allah’ın izniyle milletimizin desteği ve hayır duasıyla doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz.” >>>AA

  • Ali Rıza Tengsiri öldü mü?

    Ali Rıza Tengsiri öldü mü?

    İsrail basını, Tengsiri’nin, Bandar Abbas’a yönelik hava saldırısında öldüğünü öne sürdü. İranlı yetkililer ise konuyla ilgili henüz açıklama yapmadı. >>>AA