Kategori: Tüm Haberler

  • Kuzular neden ölüyor! 2 haftada rekor ölüm

    Kuzular neden ölüyor! 2 haftada rekor ölüm

    Belirti Vermeden Bir Anda Yere Düşüyorlar

    Oğuz köyü sakinlerinden Orhan Küçükkaya, son iki hafta içinde 50’den fazla yeni doğan kuzusunu kaybettiğini açıkladı. Küçükkaya, kuzuların gayet sağlıklı görünürken bir anda yere düşüp can verdiğini, hastalık belirtisi sayılabilecek ateş, öksürük veya iştahsızlık gibi durumların gözlenmediğini ifade etti. Bu “ani ölüm” tablosu, besiciler arasındaki endişeyi artırıyor.

    ERZİNCAN’DA 2 HAFTADA 50’DEN FAZLA YENİ DOĞAN KUZU, BESİCİLERİN ADINI KOYAMADIKLARI HASTALIK NEDENİYLE TELEF OLDU (ADEM KÜÇÜKKAYA/ERZİNCAN-İHA)
    Erzincan’da 2 haftada 50’den fazla yeni doğan kuzu, besicilerin adını koyamadıkları hastalık nedeniyle telef oldu.

    Salgın Şüphesi Tüm Erzincan’ı Sardı

    Gizemli ölümlerin sadece Oğuz köyü ile sınırlı kalmadığı, Erzincan’ın farklı bölgelerinden de benzer şikayetlerin yükseldiği öğrenildi. Üreticiler, toplu ölümlerin ekonomik olarak kendilerini bitirme noktasına getirdiğini vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu.

    ERZİNCAN’DA 2 HAFTADA 50’DEN FAZLA YENİ DOĞAN KUZU, BESİCİLERİN ADINI KOYAMADIKLARI HASTALIK NEDENİYLE TELEF OLDU (ADEM KÜÇÜKKAYA/ERZİNCAN-İHA)
    Erzincan’da 2 haftada 50’den fazla yeni doğan kuzu, besicilerin adını koyamadıkları hastalık nedeniyle telef oldu.

    Besiciler Acil İnceleme Bekliyor

    Kuzuların telef olma nedeninin bir virüs, bakteriyel enfeksiyon ya da yem kaynaklı bir zehirlenme olup olmadığının belirlenmesi için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri ile veteriner hekimlerin bölgede kapsamlı bir çalışma yapması talep ediliyor. Üreticiler, “Daha fazla kayıp yaşamadan bu hastalığın adı konulsun ve tedavisi başlatılsın” diyerek yardım bekliyor.>>>İHA 

    ERZİNCAN’DA 2 HAFTADA 50’DEN FAZLA YENİ DOĞAN KUZU, BESİCİLERİN ADINI KOYAMADIKLARI HASTALIK NEDENİYLE TELEF OLDU (ADEM KÜÇÜKKAYA/ERZİNCAN-İHA)
    Erzincan’da 2 haftada 50’den fazla yeni doğan kuzu, besicilerin adını koyamadıkları hastalık nedeniyle telef oldu.
  • Afyonkarahisar Valiliği’nden dönüş yolculuğu uyarısı!

    Afyonkarahisar Valiliği’nden dönüş yolculuğu uyarısı!

    Ekipler 24 saat esasına göre görev başında

    Valiliğin sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada, emniyet ve jandarma ekiplerinin trafik akışını sağlamak ve kazaların önüne geçmek amacıyla sahada olduğu belirtildi. “Sizlerin güvenli bir yolculuk yapabilmesi için tüm tedbirleri aldık” denilen açıklamada, sürücülerin trafik kurallarına harfiyen uyması istendi.

    Sürücülere 4 kritik uyarı

    Valilik, yola çıkan vatandaşlardan şu hususlara dikkat etmelerini rica etti:

    • Kemerimizi takalım: Hayat kurtaran en basit önlem.

    • Hızımızı düşürelim: Yolun ve trafiğin durumuna göre hız limitlerine uyalım.

    • Yola odaklanalım: Cep telefonu ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak duralım.

    • Sabırlı olalım: Yoğun trafikte nezaketi elden bırakmayalım.>>>HABER MERKEZİ 

  • Soylu’dan İsrail’e uyarı: “300-400 bin şehit veririz ama…”

    Soylu’dan İsrail’e uyarı: “300-400 bin şehit veririz ama…”

    “Hatay’dan İsrail sadece 5 saat mesafede”

    Konuşmasında Türkiye’nin bölgesel risklerden bağımsız olmadığını vurgulayan Soylu, “Belki farkında değil ama biz İsrail ile sınırdaşız. Hatay’dan İsrail sadece 5 saat mesafede” diyerek coğrafi yakınlığın altını çizdi. Türkiye’nin bir ateş çemberine çekilmek istendiğini belirten Soylu, bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temkinli duruşunun stratejik bir denge oluşturduğunu söyledi.

    “İsrail diye bir memleket kalmaz”

    İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki sivil katliamlarına değinen Soylu, benzer bir girişimin Türkiye’ye yönelik olması durumunda ağır bedeller ödense de sonuçlarının İsrail için yıkıcı olacağını savundu. Soylu, “Alimallah, Müslümanlara yaptığı zulmün bir benzerini bize yapmaya kalkarsa; 300-400 bin şehit veririz ama Allah’ın izniyle İsrail diye bir memleket kalmaz” ifadelerini kullandı.

    “Tek suçları Müslüman olmaları”

    Bölgedeki çatışmaların dini kimlik üzerinden yürütüldüğünü iddia eden Süleyman Soylu, İran’da hayatını kaybeden sivil çocuklara da değinerek, “İran’da acımasızca ve bilerek 165 kız çocuğunun öldürüldüğünü görüyoruz. Bu insanların tek bir ortak özelliği var: Müslüman olmaları” dedi. Soylu, İslam dünyasının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.>>>İHA

  • İran’dan Avrupa Birliği’ne “Grönland” resti!

    İran’dan Avrupa Birliği’ne “Grönland” resti!

    “Talepte bulunun, biz koruyalım”

    Başkent Tahran’daki Vali Asr Meydanı’nda hükümete destek için toplanan binlerce kişiye hitap eden Ahmed Rıza Radan, Trump’ın Grönland çıkışlarını hedef aldı. Radan, “Trump önce AB’yi tehdit etti, sonra yalvardı, şimdi de Grönland’ı ele geçirmekle tehdit ediyor. Avrupa Birliği’ne sesleniyorum; eğer Grönland’ınızı koruyamıyorsanız talepte bulunun, biz gelip koruyalım” ifadelerini kullandı.

    Trump’ın Grönland stratejisi: “Güvenlik için şart”

    Tartışmaların odağındaki isim olan ABD Başkanı Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamalarda Grönland’ın ABD’nin ulusal güvenliği için vazgeçilmez olduğunu savunmuştu. Trump, “Uluslararası güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var. Danimarka dahil tüm dünya bizim orada olmamıza ihtiyaç duyuyor. Grönland’a sahip olmazsak güvenliği tam sağlayamayız” diyerek bölge üzerindeki niyetini açıkça ortaya koymuştu.

    23 gündür süren gerilim meydanlara taştı

    İran’da askeri hareketliliğin gölgesinde kutlanan Nevruz ve devam eden çatışmalar, halkın meydanlardaki yoğun katılımıyla yeni bir boyuta taşındı. Emniyet Genel Müdürü Radan’ın konuşması sırasında kalabalığın sık sık hükümet lehine sloganlar attığı görüldü. Radan’ın AB’ye yönelik bu “koruma” teklifi, Tahran’ın Batı bloğu arasındaki çatlaklardan yararlanma stratejisi olarak yorumlandı.>>>İHA- AA

  • Afyonkarahisar’da araç sayısında dev artış: Komşu illere dev fark attı

    Afyonkarahisar’da araç sayısında dev artış: Komşu illere dev fark attı

    Otomobil ve motosiklette büyük artış

    TÜİK verilerine göre Afyonkarahisar’daki araç parkının dağılımında otomobiller başı çekmeye devam ediyor. Şehirde 118 bin 124 kayıtlı otomobil bulunurken, onu 90 bin 634 ile motosikletler takip etti. Tarım kenti kimliğini koruyan Afyonkarahisar’da traktör sayısı ise 50 bin 691 olarak kayıtlara geçti. Yalnızca Ocak ve Şubat aylarında trafiğe katılan yeni araçların büyük bir kısmını motosikletlerin oluşturması dikkat çekti.

    Komşu iller yarışında zirve Afyon’un

    TR33 Bölgesi illeri arasında yapılan karşılaştırmada Afyonkarahisar, araç yoğunluğu bakımından Manisa’nın ardından ikinci sıradaki yerini korurken; Kütahya ve Uşak’ı geride bıraktı. Manisa’da araç sayısı 850 bin 618’e ulaşırken, Uşak’ta bu rakam 191 bin 137, Kütahya’da ise 285 bin 57 olarak açıklandı. Afyonkarahisar’ın toplam araç sayısı, Türkiye genelindeki motorlu taşıtların yaklaşık yüzde 1’ine karşılık geliyor.

    Ticari araçlarda da hareketlilik sürüyor

    Kentteki araç çeşitliliği sadece bireysel taşıtlarla sınırlı kalmadı. Güncel verilere göre Afyonkarahisar yollarında 46 bin 766 kamyonet, 11 bin 515 kamyon, 5 bin 406 minibüs ve bin 616 otobüs hizmet veriyor. Özellikle transit geçiş noktası olması sebebiyle ticari araç trafiğinin de her geçen yıl artış gösterdiği belirtiliyor.>>>İHA

  • Ümraniye’deki kanlı pusuda şok detay!

    Ümraniye’deki kanlı pusuda şok detay!

    “Melek gibi bir çocuktu, hayalleri vardı”

    Oğlunun hiçbir suçu yokken bir pusunun ortasında kaldığını belirten anne Ülker Kundakçı, Kubilay’ın Aleyna Kalaycıoğlu’na “abla” diyerek saygı duyduğunu ifade etti. Gözyaşları içinde konuşan acılı anne, “Oğlum melek gibiydi, kimseye zararı yoktu. Abla diye sarıldığı insan şimdi onun celladı oldu. 21 yaşındaydı, hayalleri, hedefleri vardı. Ben evladımı yok yere toprağa verdim” sözleriyle adaletin yerini bulmasını istedi.

    Barışma çabası kanlı bitti

    Soruşturma dosyasına giren iddialara göre olay, 19 Mart gecesi rapçi Canbay’ın (Vahap Canbay) eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istemesiyle başladı. Bu süreçte arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan destek alan Canbay, beraberindeki grupla stüdyo önüne gitti. Ancak grup araç içerisinde beklediği sırada, olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler yaylım ateşi açtı. Saldırıda ağır yaralanan Kundakçı, hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.

    Aleyna Kalaycıoğlu gözaltında, tetikçi aranıyor

    Saldırının ardından geniş çaplı operasyon başlatan polis ekipleri, Aleyna Kalaycıoğlu’nu gözaltına alırken, ateş açtığı tespit edilen şüpheli A.K.’nin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor. Olay yerine gelen çakarlı araçların görüntüleri emniyet tarafından didik didik incelenirken, saldırının hedefinin doğrudan Canbay mı yoksa araçtaki diğer kişiler mi olduğu araştırılıyor.

    Cenaze töreni yarın

    Genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Yarın düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak olan Kundakçı’nın vefatı, spor camiasında ve sevenleri arasında büyük bir yas ilan edilmesine neden oldu. Anne Kundakçı, “Adalet yerini bulana kadar susmayacağım, herkes bedelini ödeyecek” diyerek sorumluların en ağır cezayı almasını bekliyor.

  • Altın piyasasında 43 yıl sonra tarihi kırılma: En büyük haftalık kayıp yaşandı

    Altın piyasasında 43 yıl sonra tarihi kırılma: En büyük haftalık kayıp yaşandı

    1983’ten bu yana en sert düşüş

    Dünya genelinde ons altın fiyatları hızla gerileyerek 4.500 dolar seviyesine kadar çekildi. Uzmanlar, bu düşüşün son 43 yılın en keskin haftalık kaybı olduğunu vurgularken, altın fiyatlarındaki bu ani geri çekilme küresel finans çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Yatırımcıların güvenli liman pozisyonlarını değiştirmesi, piyasadaki dengeleri altüst etti.

    Yatırımcılar altından neden çıkıyor

    Jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını tırmandırması, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı yönlü tetikledi. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimi ihtimalini zayıflatırken güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri altından çıkışı hızlandırdı. Güvenli liman arayışındaki sermayenin farklı araçlara kayması, altın üzerindeki satış baskısını derinleştirdi.

    Gram altın 6.400 TL seviyelerinde

    Küresel piyasalardaki bu tarihi düşüş, yurt içinde de fiyatların dalgalanmasına neden oldu. İstanbul serbest piyasasında bugün itibarıyla altın fiyatları şu seviyelerden işlem görüyor:

    • Gram Altın: Alış 6.401 TL, Satış 6.405 TL

    • Çeyrek Altın: Alış 10.860 TL, Satış 11.488 TL

    • Ons Altın: Alış 4.497 Dolar, Satış 4.498 Dolar

    Merkez bankalarının faiz kararı bekleniyor

    Piyasa analistleri, altın üzerindeki baskının bir süre daha devam edebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer büyük merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin vereceği mesajlar, altının önümüzdeki dönemdeki rotasını belirleyecek en önemli faktör olarak görülüyor. Yatırımcılar, bu sert dalgalanma sonrası yeni pozisyonlar için ekonomik verileri beklemeye geçti.>>>HABER MERKEZİ -AA

  • Akaryakıtta dev zam kapıda!

    Akaryakıtta dev zam kapıda!

    Sektör temsilcileri uyardı

    Geçtiğimiz haftalarda stabil seyreden akaryakıt fiyatları, yeni haftayla birlikte rotasını yukarı kırdı. 24 Mart Salı günü itibarıyla motorin (motorin) litre fiyatına 6 TL’ye yakın bir zam yapılması öngörülüyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, sektör temsilcileri pompa fiyatlarına yansıyacak bu artışın kesinleşmek üzere olduğunu belirtti.

    Sürücüler istasyonlara akın edebilir

    Beklenen dev zammın duyulmasıyla birlikte, özellikle ticari araç sahipleri ve lojistik sektörü temsilcileri büyük bir maliyet artışıyla karşı karşıya kalacak. Pazartesi gecesinden itibaren akaryakıt istasyonlarında yoğunluk oluşabileceği tahmin edilirken, zammın gerçekleşmesi durumunda motorin fiyatları tarihinin en yüksek seviyelerinden birine ulaşmış olacak.

    Benzin grubunda henüz bir değişiklik yok

    Motorin için beklenen bu dev artışa karşın, benzin grubunda şu an için netleşmiş bir zam haberi bulunmuyor. Ancak uzmanlar, enerji maliyetlerindeki genel yükselişin ilerleyen günlerde benzin ve LPG fiyatlarını da etkileyebileceği konusunda uyarıyor.

    Güncel fiyatlar değişecek

    Zam öncesinde Afyonkarahisar ve çevre illerdeki motorin litre fiyatları mevcut seviyesini korurken, Salı gününden itibaren tabelaların 6 liraya yakın bir farkla güncellenmesi bekleniyor. Vatandaşlar, artan maliyetlerin nakliye ve temel gıda ürünlerine yansıyıp yansımayacağını ise endişeyle takip ediyor.

  • Afyonkarahisar’da Mart sürprizi!

    Afyonkarahisar’da Mart sürprizi!

    Halk arasında sıkça kullanılan “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” atasözü, bugün Afyonkarahisar sokaklarında adeta gerçek oldu. Şehir merkezinde yağmurla karışık seyreden kar yağışı, yüksek kesimlerde ise beyaz örtü oluşturmaya başladı. Hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşmesiyle birlikte cadde ve sokaklarda kış aylarını aratmayan görüntüler ortaya çıktı.>>>HABER MERKEZİ 

  • A Millilerimizin Romanya kadrosu belli oldu

    A Millilerimizin Romanya kadrosu belli oldu

    Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) açıklamasına göre 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turunda mücadele edecek milli takımın aday kadrosu açıklandı.

    A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella tarafından belirlenen kadroya 30 futbolcu çağrıldı.

    Ay-yıldızlı ekibin aday kadrosunda şu oyuncular yer aldı:

    Kaleci: Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Fenerbahçe), Muhammed Şengezer (RAMS Başakşehir), Uğurcan Çakır (Galatasaray)

    Defans: Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Galatasaray), Mert Müldür (Fenerbahçe), Mustafa Eskihellaç (Trabzonspor), Samet Akaydin (Çaykur Rizespor), Ahmetcan Kaplan (NEC Nijmegen), Ferdi Kadıoğlu (Brighton), Ozan Kabak (Hoffenheim), Zeki Çelik (Roma), Merih Demiral (Al Ahli)

    Orta saha: Kaan Ayhan (Galatasaray), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Orkun Kökçü (Beşiktaş), Hakan Çalhanoğlu (Inter), Salih Özcan (Borussia Dortmund), Atakan Karazor (Stuttgart)

    Forvet: Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün (Galatasaray), Kerem Aktürkoğlu, Oğuz Aydın (Fenerbahçe), İrfan Can Kahveci (Kasımpaşa), Aral Şimşir (Midtjylland), Arda Güler (Real Madrid), Deniz Gül (Porto), Kenan Yıldız (Juventus), Semih Kılıçsoy (Cagliari)

    A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off yarı finalinde Romanya ile 26 Mart Perşembe günü İstanbul’da karşılaşacak. Tüpraş Stadı’nda oynanacak maç, saat 20.00’de başlayacak.

    Ay-yıldızlı ekip, Romanya’yı geçmesi halinde play-off finalinde 31 Mart’ta Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle deplasmanda karşı karşıya gelecek.

    Milli takım, Romanya’ya yenilmesi halinde ise turnuva kuralları gereğince Slovakya-Kosova müsabakasının mağlubuyla 31 Mart’ta deplasmanda özel maç oynayacak. >>>AA

  • Soğuk hava etkisini sürdürüyor

    Soğuk hava etkisini sürdürüyor

    Ardahan’da sabah saatlerinde başlayan kar yağışı, aralıklarla etkisini sürdürüyor. Yağışla birlikte beyaza bürünen kentte, soğuk hava da etkili oldu. Yüksek kesimlerde etkisini artıran kar nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanıyor.

    KARS

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde kar yağışı etkisini gösterdi. İlçede gece başlayan ve aralıklarla devam eden karla, caddeler, sokaklar ve sarıçam ormanları beyaza büründü. Vatandaşlar, ev ve iş yerlerinin önü ile araçlarının üzerinde biriken karları temizledi. Vatandaşlardan Reşat Güneş, “Güzel bir bayram sabahına Sarıkamış’ımızın her zamanki gibi güzel kar yağışıyla uyandık. Allah, bütün İslam aleminin bayramını mübarek eylesin.” dedi. Bölgede Karayolları 18. Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler de kar küreme ve tuzlama çalışmalarını aralıksız sürdürdü.

    ERZURUM

    Erzurum’da ise karla karışık yağmur görüldü. Sabah saatlerinde başlayan sağanak, yerini karla karışık yağmura bıraktı. Soğuk hava yüzünden bazı yol ve kaldırımlarda buzlanma meydana geldi. >>>AA

  • “İsrail’in bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok”

    “İsrail’in bedelini ödeyeceğinden hiç şüphem yok”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, memleketi Rize’nin Güneysu ilçesindeki konutundan çıkarak Güneysu Merkez Camisi’ne geçti. Camiye girerken vatandaşları selamlayan Erdoğan, buradakilerle sohbet etti. Rize Müftüsü Naci Çakmakçı’nın kıldırdığı bayram namazında, Erdoğan vatandaşlarla saf tuttu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Çakmakçı’nın irat ettiği hutbeyi dinledi. Sonrasında, cemaate hitap eden Erdoğan,”Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan Bayramı’nı bugün icra edilen hutbe ve namaz ile geride bıraktık. Rabb’im nice ramazan bayramlarına bizleri kavuştursun. Rabb’im yar, yardımcımız olsun.” ifadelerini kullandı.

    Baba ocağında açılışını yapacakları Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesinin Güneysu ilçesi ve Rize’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çok bereketli bir ramazanı şerifi geride bıraktık ama alemi İslam çok ciddi sıkıntılar içerisinde. Malum Orta Doğu kaynıyor. Sürekli şehitler, gaziler veriyoruz. Rabb’im en kısa zamanda siyonistlerin musibetinden bizleri korusun, muhafaza eylesin. İsrail’i ‘Kahhar’ ismi şerifi hürmetine, kahru perişan eylesin. Tabii bütün bunlarla birlikte hocamızın duasında da ifade ettiği gibi duruşumuz çok önemli. Müslümanların duruşu çok önemli. Bunlar kuru kuruya laflarla olmuyor. İbadetlerimiz, bu noktada gayretlerimiz Rabb’imize en kısa yoldan ulaşacak olanlardır. Biz, Müslümanlardan bunu bekliyoruz. Alem-i İslam’ın ittihadına, birliğine, beraberliğine Rabb’im bizleri kavuştursun. Siz değerli kardeşlerimin birliğini, beraberliğini daim eylesin. Kardeşliğimizin gereğini yerine getirelim, bundan taviz vermeyelim çünkü biz kardeşiz. Bu vesileyle tekrar Ramazan Bayramı’mızı tebrik ediyorum. Rabb’im yar, yardımcımız olsun. Birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun.”

    “SİYONİST İSRAİL, MALUM YÜZLERCE BİNLERCE İNSANI KATLETTİ”

    Cami çıkışında kendisini bekleyen çocuklara bayram harçlığı ve oyuncak veren Erdoğan, vatandaşlara simit ikram etti. Gazetecilerle de bayramlaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’i geride bıraktık ve bugün Ramazan Bayramı’yla müşerref olduk. Rabb’im Ramazan Bayramı’nın tüm alemi İslam için bir kurtuluşa, bir dirilişe vesile olmasını bizlere nasip eylesin. Ülkemizde de birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ayrıca bir vesilesi kılsın. Orta Doğu şu anda kaynıyor ve bu siyonist İsrail, malum yüzlerce, binlerce insanı katletti. İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok. Rabb’im yar, yardımcımız olsun. Ramazan Bayramı’nı da ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile kılsın.” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer de bayram namazını Güneysu Merkez Camisi’nde kıldı. >>>AA

  • Ramazan Bayramı kutlanıyor

    Ramazan Bayramı kutlanıyor

    İstanbul’daki camilerde Ramazan Bayramı namazı vatandaşların yoğun katılımıyla eda edildi. Bayram namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Fatih, Süleymaniye, Sultanahmet, Eyüp Sultan, Taksim ve Büyük Çamlıca camilerinde kılmak isteyenler, sabah namazıyla camilere gelmeye başladı. İstanbul’un farklı bölgelerinden gelenler ile yerli ve yabancı turistler, kısa sürede kentteki tarihi ve büyük camileri doldurdu. Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camisi bayram namazı vaktinden önce doldu.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da bayram namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kılıp, cemaatle bayramlaştı.

    Kentteki bazı camilerin iç kısımlarında yer kalmayınca vatandaşlar avluda namaz kıldı.

    Üsküdar’daki Büyük Çamlıca Camisi, bayram namazını kılmak isteyen yüzlerce kişiye ev sahipliği yaptı. Sabah ezanıyla camiye gelen çok sayıda kişi, Ramazan Bayramı’nı burada karşıladı. Büyükten küçüğe cemaat hep birlikte saf tutarken, caminin üst katı kadınlar için ayrıldı.

    Camiye çıkan yollarda yoğun araç ve yaya trafiği yaşandı.

    Vatandaşlar bayram namazı için Taksim, Eyüp Sultan, Fatih ve Süleymaniye camilerinde de yoğunluğa neden oldu.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Süleymaniye Camisi’nde bayram namazının ardından hutbe irat etti.

    Hutbelerde, bayramın dargınlıkların ve küskünlüklerin bir kenara bırakıldığı, el ele, gönül gönüle verildiği muhabbet günü olduğu ifade edilerek, anne babaya saygının, onların hatırlanması ve ziyaret edilmesinin önemi anlatıldı.

    İslam coğrafyasında yaşanan savaşların, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının son bulması, Müslümanların birlik, beraberliğinin ne kadar önemli olduğu anlatıldı.

    Bayram namazının kılınmasının ardından camilerin içinde ve avlularında cemaat birbiriyle bayramlaştı.

    Bazı camilerde çıkışta lokum, şeker ve çikolata ikram edildi.

    BAŞKENTTEKİ CAMİLERDE BAYRAM NAMAZI KILINDI

    Ankara’da çok sayıda kişi, Ramazan Bayramı namazını Hacı Bayram Veli Camisi’nde kıldı.

    Yağışlı havada sabahın erken saatlerinde bayram namazı için gelen vatandaşlar camiyi doldurdu. Bazı vatandaşlar ise cami avlusunda saf tuttu.

    Farklı ülkelerden Müslümanlar geleneksel kıyafetleriyle camiye gelirken, bazı vatandaşlar da namazı çocuklarıyla kıldı.

    Namaz ve hutbeden sonra edilen duanın ardından vatandaşlar, bayram sevincini birbirleriyle sarılarak yaşadı.

    Cami avlularında çikolata, şeker, lokum ve kolonya ikramında bulunuldu.

    İZMİR VE ÇEVRE İLLERDE BAYRAM NAMAZI KILINDI

    İzmir, Manisa, Uşak, Denizli ve Aydın’da Ramazan Bayramı namazı dolayısıyla camilerde yoğunluk oluştu.

    İzmir’de vatandaşlar bayram namazını kılmak için sabahın erken saatlerinde camilere geldi.

    Alsancak Hocazade Camii’ni dolduran cemaat, namazın ardından dua etti, birbirleriyle bayramlaştı.

    Kentteki diğer camilerde de bayram namazı kılındı. >>>AA

  • “Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur”

    “Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu’nda düzenlenen “Eğitim Ailesi ile İftar Programı”na katıldı. Türkiye’nin dört bir yanında aşkla görev yapan eğitimcilerin, öğretmenlerin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi: “Bir kelam-ı kibar, ‘Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl?’ Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; ‘Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur.’ ‘Hoş geldin Ramazan’ diyorduk. Şimdi ‘Elveda Ramazan’ diyoruz. Ramazan Bayramı’nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum.” Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in dua etmenin, bütün mahcubiyet ve bütün samimiyetle yüce Allah’a el açmanın en güzel iklimi olduğunu dile getirerek, “Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenabıhak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun.” ifadelerini kullandı.

    “CENNET VATANIMIZIN HER KARIŞ TOPRAĞI ÇANAKKALE’DİR”

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünü bugün büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale’de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum.”

    Mehmet Akif Ersoy’un “Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i. Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı’mızda, ‘sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı’ diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dir. Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale’de Saraybosna vardır. Çanakkale’de Balkanlar vardır. Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.

    Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr’in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asım’ın Nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir.”

    “ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ, LİSE VE DARÜLFÜNUN TALEBELERİNİN TÜRKÜSÜ”

    Çanakkale Savaşı’nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar, aynı zamanda “dramatik bir hikaye” de olduğunu dile getiren Erdoğan, “Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı” türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğuna dikkati çekti.

    Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi’nin 1914-1918 yılları arasında talebelerinin tamamının Çanakkale’de şehit olması sebebiyle mezun veremediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Milli şairimiz Akif, ‘Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda’ derken, işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!’ derken, sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin, sönen ocakların destanını da haykırıyor.”

    “HER ALANDA MUZAFFER VE MUTEBER BİR ÜLKE OLMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇİYOR”

    Son nefese kadar Çanakkale’ye sahip çıkacaklarını vurgulayan Erdoğan, “Çanakkale Zaferimizin 111. seneidevriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan, bu büyük Cumhuriyet’i emanet eden, bütün istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemal-i hürmetle yad ediyorum. Yine bu vesileyle bugün külliyemizde sahnelenen ‘Şüheda 1915’ tiyatro oyunuyla bizlere o günleri tekrar yaşatan kardeşlerimizi tebrik ediyorum.” diye konuştu. Bir milleti büyük yapanın sadece tarihe şanla, şerefle yazdırdığı zaferleri olmadığını, aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu aktaran Erdoğan, “Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    “TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ İLE ÇALIŞMALARIMIZI DAHA KAPSAMLI BİR ZEMİNE OTURTTUK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıracın nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik.”

    “SON 23 YILDA EĞİTİMDE ALDIĞIMIZ MESAFENİN LOKOMOTİFİ KUŞKUSUZ ÖĞRETMENLERİMİZ OLMUŞTUR”

    Daha nice hizmeti öğretmenler ve öğrencilerin istifadesine sunduklarını belirten Erdoğan, “Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor, ‘Ademoğlu’nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir/Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur/Fertler gibi nesiller de onun eseridir/Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur/Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.’ Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir.” ifadelerine yer verdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültüre göre anne babadan sonra eli öpülen kişinin öğretmen olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır.”

    “ÖĞRETMENLERİMİZ İÇİN DEVLETİN ÜZERİNE NE DÜŞÜYORSA YAPMAKTA TEREDDÜT ETMEYECEĞİZ”

    Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaşılan şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı’nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle görevleri esnasında şehit edilen hocalarımız başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlerimize Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Her birine hizmetleri, gayretleri, fedakarlıkları için ülkemize kazandırdıkları değerler için insan kaynağımızın yetişmesine yaptıkları eşsiz katkılar için ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizlere yüce Mevla’dan üstün başarılar diliyorum. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Aileleriniz ve sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun.” >>>AA

  • MSB: Adana’da bir Patriot sistemi daha konuşlandırılmaktadır

    MSB: Adana’da bir Patriot sistemi daha konuşlandırılmaktadır

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İncirlik’teki 10. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

    Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), operasyonel faaliyetlerini, yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğüne dikkati çekerek, “Geçtiğimiz hafta boyunca, 6 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiş, Suriye Harekat Alanları’nda imha edilen tünel uzunluğu 767 kilometreye ulaşmıştır.” dedi.

    Hudutların ileri teknoloji destekli etkin ve çok katmanlı tedbirlerle korunduğunu vurgulayan Aktürk, “Geçtiğimiz hafta içerisinde 6’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 139 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1417 olmuş, engellenen 2 bin 486 şahıs ile bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 15 bin 979’a ulaşmıştır. Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 4 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.” diye konuştu.

    Tuğamiral Aktürk, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ilişkin şunları kaydetti: “13 Mart’ta İran’dan ateşlenerek hava sahamıza giren bir balistik mühimmat daha Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülke ile temaslar sürdürülmekte, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmakta, bölgemizdeki gelişmeler yakından ve dikkatle takip edilmektedir. Ayrıca, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana’da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak, Ramstein/Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana’da konuşlandırılmaktadır.”

    BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞA KATKILAR

    Aktürk, Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında İsrail’in, uluslararası ve insancıl hukuku ciddi bir şekilde ihlal ederek Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılar ve başlattığı kara harekatının, bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini ifade etti. Tuğamiral Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İsrail, Gazze’de varılmış ateşkesi ihlal etmeye ve mübarek ramazan ayında Müslümanların ibadet hakkının engellenmesi dahil olmak üzere Batı Şeria’ya yönelik baskılarını sürdürmeye devam etmektedir. Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizi vurguluyor, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı baskıların sona erdirilmesi hususunda uluslararası toplumun sorumluluğunu yerine getirmesi çağrımızı yineliyoruz. Orta Doğu’da masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan, bölgesel istikrar ve güvenliği her geçen gün daha fazla zedeleyen çatışmaların bir an önce sona ermesini temenni ediyor, küresel ekonomi ve enerji arzı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratan Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ve kesintisiz şekilde işlerlik kazanmasının büyük önem taşıdığını vurguluyoruz.”

    TSK’nın, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle kendisini sürekli geliştirmeye, modern harp yeteneklerini daha da ileriye taşımaya devam ettiğini bildiren Aktürk, eğitim ve tatbikatlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu’nun 9’uncu aktivasyon faaliyeti TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilecektir. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde Steadfast Dart-2026 ile Dynamic Mariner / Joint Warrior / Cold Response-2026 tatbikatlarına iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz 18 Mart itibarıyla Akdeniz’de dönüş seyrine devam etmektedir.”

    Aktürk, TCG Göksu, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş gemilerinin, Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında 25 Mart’ta Doğu Akdeniz’den Somali’ye intikale başlamasının planlandığını belirterek, “Türkiye-Brezilya Deniz Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı 24-28 Mart tarihleri arasında Brezilya’da yapılacaktır. Mehteran Birlik Komutanlığımızca ‘Balkan Şehitleri Anma Günü Etkinlikleri’ kapsamında 26 Mart’ta Edirne’de konser icra edilecektir.” ifadelerini kullandı.

    SAVUNMA SANAYİ

    Savunma sanayinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK’nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğine dikkati çeken Aktürk, “Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz geçtiğimiz hafta içerisinde, muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlamış, kalite yönetim sisteminin havacılık, uzay ve savunma sanayii için belirlenen küresel standartlara uygunluğunu belgeleyen AS9100 Uzay ve Savunma Sanayii Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası’nı, gerçekleştirilen denetimi başarıyla tamamlayarak almaya hak kazanmıştır. Emeği geçen tüm personelimizi tebrik ediyoruz.” dedi. Aktürk, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen muhtelif miktarda “Süper Şimşek” hava aracının da Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını bildirdi. MSB tarafından İncirlik’teki 10. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, İtalya’ya gerçekleştirdiği son ziyarete ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “İtalyanların daveti üzerine önceden planlanmış ve gerçekleşmiş bir ziyarettir. Baş başa ve heyetler arası yapılan görüşmelerde, ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayisinde işbirliği konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur.” ifadelerine yer verildi.

    HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN GÜVENLİĞİ

    Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğe ilişkin soru üzerine, deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik son açıklamalar ve bu kapsamda müttefik ülkelere yapılan çağrıların yakından ve dikkatle takip edildiği belirtildi. Hürmüz Boğazı’nın, küresel enerji arz güvenliği ve uluslararası deniz ticaretinin sürekliliği açısından stratejik öneme sahip olduğu belirtilen açıklamada, “Bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye, gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirmekte, tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısını yinelemektedir.” ifadeleri kullanıldı.

    DOĞU AKDENİZ’DE YAYIMLANAN NOTAM VE KKTC’NİN GÜVENLİĞİ

    Doğu Akdeniz’de yayımlanan NOTAM ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, şu açıklama yapıldı: “Kıbrıs Rum tarafı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu hakları yok saymak için yetki karmaşasına neden olan buna benzer konuları zaman zaman gündeme getirmektedir. Söz konusu NOTAM’ı geçersiz kılan karşı NOTAM, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlanmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM geçersiz ve hükümsüzdür. Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, son yıllarda Ada’ya silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs’ı hedef haline getirmiştir. Ülkemiz, garantör ülke olarak sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlamak konusundaki kararlılığımız tamdır. Garantörlüğün bize verdiği hakları kullanmaktan çekinmedik, bundan sonra da çekinmeyeceğiz.” >>>AA

  • “Çanakkale, eşsiz bir destandır”

    “Çanakkale, eşsiz bir destandır”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, milletin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünün büyük bir gurur ve heyecanla idrak edildiğini belirtti.

    ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ’NİN ÜZERİNDEN 111 YIL GEÇTİ

    Çanakkale’yi geçilmez kılan kahramanları rahmet, minnet ve şükranla yad eden Erdoğan, “Çanakkale, yalnızca bir savaşın değil, inancın, fedakarlığın, vatan sevgisinin ve millet olma şuurunun, bütün dünyaya ilan edildiği eşsiz bir destandır. Çanakkale’de iman dolu göğüslerin verdiği mücadele, milletimizin hürriyetinden ve bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğinin göstergesi ve tarihi bir dönüm noktası olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

    Anadolu’nun dört bir yanından gelerek vatan toprağını savunmak için cepheye koşan kahramanların, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milletçe tek yürek olduğunu ve vatan toprağını canları pahasına savunduğunu hatırlatan Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Ecdadımızın ortaya koyduğu bu büyük direniş, yalnızca vatanımızın değil, dünyanın dört bir yanında zulüm altında yaşayan mazlum milletlerin de kaderini değiştirmiştir. Çanakkale’de sergilenen kahramanlık, milletimizin kardeşliğinin, dayanışmasının ve ortak kaderinin en güçlü sembollerinden biridir. Bizler de bugün aynı ruh ve kararlılıkla, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yürürken, ecdadımızın bize bıraktığı bu kutlu mirastan güç alıyoruz.

    Çanakkale ruhu, milletimizin birlik ve beraberliğine yönelen her türlü tehdide karşı en büyük ilham kaynağımız olmaya devam edecektir. Şehitlerimizin emaneti olan bu aziz vatanı, daha güçlü, daha müreffeh ve daha güvenli yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm Çanakkale kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.” >>>AA

  • Çanakkale Deniz Zaferi’nin üzerinden 111 yıl geçti

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin üzerinden 111 yıl geçti

    Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Savaşları, 19 Şubat 1915’te Çanakkale Boğazı’ndaki deniz savaşıyla başladı. Ardından karada Seddülbahir, Arıburnu ve Anafartalar cephelerinde devam etti. 325 gün süren Çanakkale Savaşları 9 Ocak 1916’da Türk Ordusunun zaferiyle sona erdi. Çanakkale’de 18 Mart 1915’te elde edilen deniz zaferi, Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası oldu, Çanakkale’nin geçilemeyeceğini kanıtladı. >>>AA

     

  • Ölüme meydan okuyan operasyon: Afyonkarahisar’da kalbi durdurmadan kapak değişimi yapıldı

    Ölüme meydan okuyan operasyon: Afyonkarahisar’da kalbi durdurmadan kapak değişimi yapıldı

    %15 kalp fonksiyonuyla hayata tutundu

    Ciddi mitral yetmezliği nedeniyle akciğer ödemi tablosuyla hastaneye başvuran ileri yaştaki hastanın, daha önce koroner bypass ameliyatı geçirmiş olması ve kalp fonksiyonlarının (EF) %15 seviyesine kadar düşmesi, cerrahi müdahaleyi aşırı riskli hale getirdi. Ancak uzman ekiplerin değerlendirmesi sonucunda operasyon kararı alındı.

    Kalp çalışırken mitral kapak değişti

    Op. Dr. Ercüment Ayva ve Kardiyoloji Uzmanı Op. Dr. Ali Seydi Özgül’ün yer aldığı ekip, hastaya Türkiye’de sayılı merkezde uygulanabilen bir teknikle müdahale etti. Kalp durdurulmadan, yani çalışır vaziyetteyken gerçekleştirilen mitral kapak değişim ameliyatı başarıyla sonuçlandı. Klinik durumu hızla düzelen hasta, sağlıklı bir şekilde taburcu edildi.

    PARKHAYAT bölgenin referans merkezi oldu

    2025 yılı Şubat ayından bu yana ileri cerrahi tekniklerin uygulandığı bir merkez haline gelen hastanede, kapalı ve teknolojik yöntemlerle tüm kalp ameliyatları yapılabiliyor. Op. Dr. Ercüment Ayva, en yüksek riskli hastalarda dahi başarılı sonuçlar almaktan gurur duyduklarını ifade ederek, merkezin artık bu alanda bir referans noktası olduğunu vurguladı.

    Umut olan başarı

    Yüksek riskli kalp hastalarına modern tıbbın tüm imkanlarıyla hizmet veren klinik, güçlü hekim kadrosu ve teknolojik altyapısıyla bölgedeki hastalar için umut kaynağı olmaya devam ediyor. Gerçekleştirilen bu son operasyon, Afyonkarahisar’ın sağlık turizmi ve ileri cerrahi kapasitesini bir kez daha kanıtladı.>>>HABER MERKEZİ 

  • DUYDUNMU ÖNCEDEN BUNLARI AFYON! KETUPAR VE KAHK

    DUYDUNMU ÖNCEDEN BUNLARI AFYON! KETUPAR VE KAHK

    Ramazan Bayramı İslam dünyası çatısı altında birleşen önemli dini bir güzelliktir. Hiç merak ettiniz mi Ramazan Bayramı diğer Müslüman Ülkeler de nasıl kutlanıyor. İşte mübarek bayrama 3 gün kala bu sorunun cevabını bayrama daha farklı ve geniş bakmanız açısından araştırarak derlemeye çalıştım. Şimdiden tüm EKONOMİA Sayfamız okuyucularının mübarek bayramlarını en içten dileklerimle kutluyor, bu ayları ve bayramları tekrar tekrar hep birlikte başta sağlık ve afiyetle yaşama duasını ayrıca buraya bırakıyorum. Buyurun çok ilginç bilgilerle diğer Müslüman ülkelerde ramazan bayramlarının sembollerine. Bu yazıyı okuyan keyif alacaksınız inanın bana. Şimdiden iyi bayramlar.

    Türkiye – Çocuklar sabah namazından sonra evleri dolaşır, el öper, harçlık alır. Son yıllarda Ülkemizde meydana gelen birkaç tasız durumdan sonra aileler bu noktada çocukları pek bu geleneğe yönlendirmiyor.

    Fas – Komşular geleneksel olarak tatlı tepsisi ile kapıda karşılanır. “Eid al‑Fitr “

    Endonezya – “Mudik” adı verilen gelenekte herkes köylerine gider

    Malezya –“Ketupat” (pirinçten piramit tatlı) ve” Rendang” (baharatlı et yemeği) her evde yapılır.

    Pakistan – “Chaand Raat” adlı  (hilâl gecesi) kutlaması yapılır.

    Hindistan – Arife gününden itibaren, bayram sonuna kadar “Mehndi” (kınayla el süsleme) yapılır.

    Bangladeş –Toplu yemek bayramın en büyük olmaz olmazıdır.

    Nijerya – Davullar eşliğinde “Sallah” adı verilen renkli kıyafetler şenliği bayramda yapılır.

    Sudan – Mahalle birleşir; dev toplu sofralar bayram 3 günü sokaklara kurulur.

    Mısır – “Kahk” adı verilen (bayram kurabiyesi) hazırlanır; Nil kıyısına gitmek adettendir.

    Somali: Halva ve Bariis adı verilen yemekler imece usulü kurulur. Son yıllarda yardımlarla yapılıyor.

    Ürdün – Ev ziyaretleri önemlidir yemekler aile büyüğünün evinde 3 gün yenmek zorundadır.

    Lübnan – Çocuklar söyledikleri bilindik kısa ilahi ile kapı kapı gezer ve tatlı toplar.

    Tunus –“Marzipan” adı verilen tatlılar yapılır. Sokaklarda kurulan sofralarda hep birlikte yenir.

    Cezayir – Herkes köy kökenli olduğu için Köylerde toplanılır geleneksel şenlik yapılır.

    Suudi Arabistan – Büyük aile sofraları kurulur, kutsal mekânlar gezilir;

    BAE – “Kandora ve Abaya adı verilen (geleneksel giysiler) ile görkemli kutlamalar yapılır.

    Katar – Hurma, özel ramazan kahvesi, sütlü tatlı ikramı yapılır. Aile ziyareti büyükten küçüğe gider.

    Kuveyt – “Eiad” adı verilen Şeker, tatlıdan oluşan hediye paketleri ile ziyaretler olmazsa olmazdır.

    Bahreyn – Sabah kahvaltısı gelenektir geniş aile katılımıyla ilk gün sabahtan öğlene kadar sürer.

    Afganistan – Sabah bayram namazı için Camiye toplu şekilde yürümek önemli bir ritüeldir.

    Senegal – Mahalleler birleşir; toplu ibadet sonrası “Korité” adı verilen şenlik başlar.

    İran: Her ev gülsuyu ile kokutulur İran’ın ramazan bayramında önemli bir geleneğidir.

    Suriye: Bayram sabahı misafirlikler değerlidir geleneksel kahvelerine ikramda hayır denmez.

    Yemen: Bayram namazından sonra toplu büyük sofralarla binlerce kişi aynı anda kahvaltı yapar.

    Türki Cumhuriyetleri: Ramazan için yapılan özel pilav eksik olmaz Ziyaretler önem taşır.

    Filistin – Bayram namazı sonrası toplu şekilde Mezarlık ziyareti bu Ülkenin oldum olası kaderidir. 3 gün sonra kutlanacak bu bayramda da yine böyle olacak Allah yar ve yardımcıları olsun. EKONOMİA Sayfamız okuyucularımızın bayramını şimdiden kutluyorum. Selamlar görüşmek üzere.

  • Çanakkale, yok denilen bir milletin yeniden dirilişidir

    Çanakkale, yok denilen bir milletin yeniden dirilişidir

    Çanakkale Savaşları’nın anlamı ve Türk milleti için önemine dikkat çeken Altıntaş, savaşın yalnızca askeri bir mücadele değil, aynı zamanda bir milletin yeniden varoluşunun simgesi olduğunu ifade etti.

    Altıntaş, “Çanakkale savaşları bittiği, yok oldu denilen bir ulusun tarihe yeniden not düşmesinin tarihidir. Malum Balkan Savaşları esnasında Osmanlı Devleti ağır bir yenilgi almıştı. Dolayısıyla bu Türk askeri açısından, Türk ordusu açısından asla kabul edilemeyecek bir durumdu. Dolayısıyla 1. Dünya Savaşı çıktıktan sonra Osmanlı Devleti’nin hayatta kalması açısından Çanakkale ve İstanbul Boğazları son derece önemliydi. İtilaf devletleri İngiltere, Fransa ve Rusya bunu çok iyi bildiklerinden dolayı Osmanlı Devleti’nin bir an önce savaştan çekilmesi ve Rusya’ya yardım ulaştırılması amacıyla, özellikle İngiltere’nin baskısıyla Çanakkale Cephesi açıldı” dedi.

    İtilaf Devletleri’nin kısa sürede zafer kazanacaklarını düşündüğünü belirten Altıntaş, “Çanakkale Cephesi’ne geldikleri zaman ‘3-5 gün içerisinde bu cepheyi geçeriz, İstanbul’da kutlamalarımızı yaparız’ diye düşünüyorlar. Hatta Churchill, bir İngiliz denizaltısının periskopu boğazda göründüğü anda Türklerin kaçacağını ifade ediyor. Ancak Çanakkale savaşları Türk ordusunun tarih sahnesine o bilinen karakteriyle yeniden dönüşünün savaşıdır” ifadelerini kullandı.

    Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere cephedeki askerlerin motivasyonuna değinen Altıntaş, “Yahya Çavuş, Bigalı Mehmet Çavuş gibi isimlerin hatıratlarına baktığımızda ‘Balkan utancını bir daha yaşamak istemiyoruz’ düşüncesiyle hareket ettiklerini görüyoruz. Bu motivasyonla ‘varımızla, canımızla, kanımızla bu savaşı kazanmamız lazım’ anlayışı hâkimdi” dedi.

    Çanakkale’nin bir imparatorluğun son imzası olduğunu da vurgulayan Altıntaş, “Bu savaş bir imparatorluğun tarihe attığı son imza olarak da değerlendirilebilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ sözündeki ruh da buradan gelmektedir. Dünyada ölmeyi göze almış bir askerden daha güçlü bir silah yoktur. Vatan savunmasının verdiği güç ve motivasyon, Türk ordusunun Çanakkale’de Conkbayırı, Kocaçimentepe ve Anafartalar’da gösterdiği başarıların temelidir” diye konuştu.

    Çanakkale Savaşları’nın topyekûn bir mücadele olduğuna dikkat çeken Altıntaş, “Bu savaş, iç cephe ile dış cephenin, yani siperlerde savaşanlarla milletin gönül birliği yaptığı bir savaştır. Kadınıyla erkeğiyle, doğusuyla batısıyla toplumun her kesimi Çanakkale’de elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

    Çanakkale, Büyük Taarruz’a giden yolun başlangıcı

    Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Savaşı ve Büyük Taarruz arasındaki bağlantıyı da değerlendiren Altıntaş, sürecin bir bütün olduğunu vurguladı.

    Altıntaş, “Çanakkale Savaşları aslında Büyük Taarruz’a giden yolun başlangıcıdır. Türk Milli Mücadelesi 1914’te başlıyor. Yok edilmek istenen bir millet var. 1. Dünya Savaşı bunun başlangıcı, Çanakkale bunun direncidir. ‘Biz yok olmak istemiyoruz’ dediğimiz ilk aşama Çanakkale’dir. Ancak Çanakkale Savaşları, 1. Dünya Savaşı’nın genel sonucunu değiştirmedi. Osmanlı orduları diğer cephelerde geri çekilmek zorunda kaldı ve 1918’de Çanakkale Boğazı işgal edildi” dedi.

    Büyük Taarruz’un ise bu işgale verilen en güçlü cevap olduğunu ifade eden Altıntaş, “Büyük Taarruz, emperyalist güçlerin Türk milletinin boğazına sarılan elinin kırılmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır’ sözü, Çanakkale’deki ‘ölmeyi emrediyorum’ sözünün stratejik ifadesidir. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla sonuçlanması, Türk milletinin yeniden özgürlüğüne kavuşmasının askeri anlamda tescilidir” şeklinde konuştu.>>Mustafa BAYER 

  • Sırt çantalı kurye yakayı ele verdi: Uyuşturucu taşıyan posta güvercini gözaltına alındı

    Sırt çantalı kurye yakayı ele verdi: Uyuşturucu taşıyan posta güvercini gözaltına alındı

    Özel yapım sırt çantasıyla sevkiyat

    Irak’tan havalanarak Kuveyt sınırını geçen güvercin, gümrük dairesi yakınlarındaki bir binanın üzerinde yakalandı. Kuveytli polis ekiplerinin dikkati sayesinde fark edilen kuşun üzerindeki küçük bölmede, piyasa değeri oldukça yüksek olan 178 adet ecstasy hap ele geçirildi. Bazı kaynaklar hap sayısının 200’e yakın olduğunu belirtirken, uyuşturucunun bu yöntemle fark edilmeden şehre sokulmasının hedeflendiği anlaşıldı.

    Eğitimli “kanatlı kurye” gözaltında

    Yakalanan güvercinin, uyuşturucu tacirleri tarafından belirli bir rotayı izlemek üzere özel olarak eğitildiği düşünülüyor. Yaklaşık 150-160 kilometre mesafe kat edebilen bu kuşların, son yıllarda uyuşturucu şebekeleri tarafından “takibi zor” bir yöntem olarak tercih edildiği ifade ediliyor. Yetkililer, güvercini koruma altına alırken, kuşun rotasını ve bağlantılı olduğu kişileri belirlemek için inceleme başlattı.

    Dünya bu olayı konuşuyor

    Sosyal medyada kısa sürede viral olan sırt çantalı güvercin fotoğrafları, hem şaşkınlık hem de mizah dolu yorumları beraberinde getirdi. Birçok kullanıcı olayı “yılın en ilginç operasyonu” olarak nitelerken, güvenlik uzmanları ise bu yöntemin daha önce Brezilya ve Kolombiya gibi ülkelerde cezaevlerine yasaklı madde sokmak için de kullanıldığını hatırlattı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bayram öncesi kötü haber! Yine geliyor…

    Bayram öncesi kötü haber! Yine geliyor…

    Bu gece yarısından itibaren geçerli olacak

    Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, benzinin litre fiyatına bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 2.17 TL zam yapılması bekleniyor. Ancak uygulamadaki vergi düzenlemeleri nedeniyle bu artışın tamamı doğrudan fiyatlara eklenmeyecek.

    Pompaya yansıyacak miktar belli oldu

    Yapılacağı belirtilen 2.17 TL’lik artışın 54 kuruşluk kısmının pompa satış fiyatlarına yansıtılacağı öğrenildi. Geriye kalan tutarın ise eşel mobil sistemi veya mevcut vergi ayarlamalarıyla karşılanması öngörülüyor. Motorin grubunda ise şu an için bir fiyat değişikliği beklenmiyor.

    İstasyonlarda bayram yoğunluğu

    Zammın duyulmasıyla birlikte, bayram tatili için yola çıkmaya hazırlanan vatandaşların istasyonlarda yoğunluk oluşturması bekleniyor. Güncel fiyatlarla birlikte Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde benzin fiyatları yeniden şekillenecek.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bu halini unutun: Muhittin Böcek’in 9 aydaki değişimi görenleri şaşırttı

    Bu halini unutun: Muhittin Böcek’in 9 aydaki değişimi görenleri şaşırttı

    Adliyede sağlık çığlığı: “Yaşamak istiyorum”

    Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında savunma yapan Muhittin Böcek, sağlık sorunlarına dikkat çekti. Tutuklandığından bu yana 10 kez hastaneye kaldırıldığını belirten Böcek; kalp, astım, böbrek ve prostat hastalıkları olduğunu ifade etti. “Yaşamak istiyorum, acil olarak tedaviye ihtiyacım var” diyen Böcek’in, cezaevinde geçirdiği 9 ayda saçlarının tamamen beyazladığı ve oldukça zayıfladığı görüldü.

    Yolsuzluk iddialarını reddetti

    İddianamede yer alan ihalelerde usulsüzlük ve irtikap suçlamalarına yanıt veren Böcek, belediyenin sürekli denetim altında olduğunu savundu. Yakınlarını zengin ettiği iddialarını yalanlayan Böcek, yeğeninin şirketinin konkordato ilan ettiğini örnek gösterdi. Eski gelinine ödenen tazminat ve lüks daire alımı konularında ise oğlu ile iş insanları arasındaki borç ilişkilerinden haberi olmadığını ileri sürdü.

    41 sanık hakim karşısında

    Toplamda 5’i tutuklu 41 sanığın yargılandığı davada, Mustafa Gökhan Böcek de savunma yaparak babasının olaylardan bilgisi olmadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların ifadelerini ve delil durumunu değerlendirirken, Muhittin Böcek’in avukatları sağlık durumu nedeniyle tahliye talebinde bulundu. Duruşma, tanıkların dinlenmesi ve eksik evrakların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

    Siyasi arenada yankı buldu

    Muhittin Böcek’in duruşmadaki görüntüsü ve sağlık durumu hakkındaki açıklamaları, Antalya ve Türkiye genelinde siyaset dünyasında geniş yankı uyandırdı. Destekçileri adliye önünde toplanırken, davanın seyri ve Böcek’in sağlık durumu sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdi.>>>Şahan KARTAL 

  • Akıllı kuşlar iş başında: İsveç’te kargalar sokak temizliği için göreve başladı!

    Akıllı kuşlar iş başında: İsveç’te kargalar sokak temizliği için göreve başladı!

    İzmarit getir yemi kap

    “Corvid Cleaning” adlı girişimin geliştirdiği özel bir makine sayesinde, kargalar topladıkları her bir izmariti belirlenen hazneye bıraktıklarında karşılığında küçük bir parça yiyecek alıyor. Bu “takas” sistemi sayesinde kuşlar, hem karınlarını doyuruyor hem de şehrin en büyük temizlik sorunlarından biri olan izmarit kirliliğinin önüne geçiyor.

    Temizlik maliyeti yüzde 75 düşebilir

    Projenin arkasındaki isim olan Christian Günther-Hanssen, kargaların gönüllü olarak bu işi üstlenmesinin belediye bütçesine büyük katkı sağlayabileceğini belirtti. Güncel verilere göre, İsveç sokaklarından sigara izmariti toplamanın maliyeti oldukça yüksekken, kargaların yardımıyla bu maliyetin %75 oranında azalması öngörülüyor.

    Neden kargalar tercih edildi?

    Kargaların seçilme nedeni, problem çözme yeteneklerinin ve öğrenme kapasitelerinin oldukça yüksek olması. Araştırmacılar, kargaların bir süre sonra izmaritlerin yerini birbirlerine de öğretebileceğini ve böylece temizlik ağının kendiliğinden genişleyebileceğini ifade ediyor.

    Kuş sağlığı yakından takip ediliyor

    Proje her ne kadar başarılı olsa da bazı çevreciler, kargaların zehirli maddeler içeren izmaritlerle bu kadar yakın temas kurmasının uzun vadeli etkileri konusunda endişeli. Uzmanlar, kuşların sağlığını korumak adına izmaritleri doğrudan yutmamaları ve sadece taşıyıcı olarak kullanmaları için eğitim sürecini titizlikle yönetiyor.>>>HABER MERKEZİ