Kategori: Tüm Haberler

  • Sülümenli yolunda can pazarı, Kontrolden çıkan araç kanala uçtu!

    Sülümenli yolunda can pazarı, Kontrolden çıkan araç kanala uçtu!

    Direksiyon hakimiyeti kaybolunca facia geliyorum dedi

    Edinilen bilgilere göre kaza, S.A. idaresindeki 03 plakalı hafif ticari aracın seyir halindeyken sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleşti. Kontrolden çıkan araç, savrularak yol kenarında bulunan sulama kanalına devrildi. Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

    Yaralı çocuklar hastaneye kaldırıldı

    Kazanın şiddetiyle araç içerisinde bulunan sürücü S.A. ile birlikte 17 yaşındaki M.S.S., 15 yaşındaki B.İ., 16 yaşındaki H.C. ve M.K.Y. yaralandı. Olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi kaza mahallinde yaptıktan sonra ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk etti. Yaralıların tedavileri sürerken, jandarma ekipleri kaza yerinde güvenlik önlemi alarak incelemelerde bulundu.>>>İHA 

  • İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı ve Tümgeneral Yalçınkaya bir araya geldi!

    İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı ve Tümgeneral Yalçınkaya bir araya geldi!

    Akademik faaliyetler ve projeler ele alındı

    Toplantının ana gündem maddesini, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı tarafından yürütülen akademik çalışmalar oluşturdu. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı ve Tümgeneral Yalçınkaya, akademinin eğitim kalitesini artırmaya yönelik mevcut projeleri detaylı bir şekilde inceleyerek görüş alışverişinde bulundu.

    2026 yılı hedefleri için stratejik planlama

    Görüşmede yalnızca bugünün faaliyetleri değil, önümüzdeki dönemin yol haritası da şekillendirildi. 2026 yılına yönelik belirlenen stratejik hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için atılacak somut adımlar toplantının en önemli başlıklarından biri oldu. Kurumun gelecekteki vizyonuna dair hazırlanan planlar, heyet tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.

    Güvenlik eğitiminde çıta yükseliyor

    Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, akademinin yürüttüğü çalışmaların hem ulusal hem de uluslararası ölçekteki stratejik önemine dikkat çekerek iş birliğinin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Toplantı sonunda, belirlenen hedeflere ulaşılması noktasında koordinasyonun en üst seviyede tutulması kararlaştırıldı.>>>Şahan KARTAL 

  • Bu haber yürek yakıyor!

    Bu haber yürek yakıyor!

    Dört evladını toprağa verdi

    Reyhan Bali’nin 39 yıl önce başlayan evliliğinden dünyaya gelen 6 çocuğundan 4’ü engelli olarak doğdu. Büyük acılar yaşayan anne, engelli çocuklarından ikisini hastalık nedeniyle, sağlıklı çocuklarından birini ise trafik kazasında kaybetti. Eşi Zeynal Bali’yi de 13 yıl önce bir trafik kazasında yitiren acılı anne, şu an 32 yaşındaki Aslı ve 25 yaşındaki Hüseyin ile birlikte tek başına hayata tutunmaya çalışıyor.

    ADIYAMAN’DA, 2 ENGELLİ ÇOCUĞUYLA TEK BAŞINA YAŞAM MÜCADELESİ VEREN ANNENİN HAYAT HİKAYESİ YÜREK BURKUYOR. (ALİ GAZEL – CİHAN KİZİR/ADIYAMAN-İHA)
    Adıyaman’da yaşayan 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 engelli çocuğuna hem annelik hem de babalık yapıyor. Engelli çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi veren annenin hayat hikayesi ise duygulandırıyor.

    Onların kolu kanadı benim

    Çocuklarının dünyayla tek bağının kendisi olduğunu ifade eden Reyhan Bali, kendisinin de şeker hastası olduğunu ve gücünün her geçen gün tükendiğini dile getiriyor. “Ben düşersem beni kaldıracak kimse yok” diyen fedakar anne, çocuklarının doğuştan gelen durumları nedeniyle kendisinin düştüğünü bile fark edemeyeceklerini belirtiyor. Bali, tek isteğinin kendisine bir şey olması durumunda devletin çocuklarına sahip çıkması olduğunu vurguluyor.

    ADIYAMAN’DA, 2 ENGELLİ ÇOCUĞUYLA TEK BAŞINA YAŞAM MÜCADELESİ VEREN ANNENİN HAYAT HİKAYESİ YÜREK BURKUYOR. (ALİ GAZEL – CİHAN KİZİR/ADIYAMAN-İHA)
    Adıyaman’da yaşayan 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 engelli çocuğuna hem annelik hem de babalık yapıyor. Engelli çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi veren annenin hayat hikayesi ise duygulandırıyor.

    Devlet desteğiyle ayakta duruyor

    Herhangi bir mal varlığı veya ek geliri bulunmayan Reyhan Bali, çocuklarının bakımını devletten aldığı engelli ve bakıcı maaşı ile hasta bezi desteği sayesinde sürdürebildiğini söylüyor. Devletini “annesi ve babası” olarak gördüğünü ifade eden Bali, bu destekler olmasaydı çocuklarına bakmasının imkansız olduğunu belirterek yetkililere teşekkürlerini sunuyor.>>>İHA

  • Derbi öncesi yönetimlerden dev hamle!

    Derbi öncesi yönetimlerden dev hamle!

    Galatasaray’da şampiyonlar ligi tarifesi devrede

    Sarı-kırmızılı yönetim, Beşiktaş deplasmanından galibiyetle dönülmesi durumunda takıma dev bir ödeme yapma kararı aldı. Galatasaray yönetimi, bu kritik derbi için Şampiyonlar Ligi galibiyetlerinde uygulanan 1 milyon euroluk prim tarifesini uygulama kararı verdi. Başkan Dursun Özbek’in daha önce vurguladığı “yarışılan her kulvarda şampiyonluk” hedefi doğrultusunda, bu maçın kazanılması şampiyonluk yolunda en büyük adım olarak görülüyor.

    Başkan Serdal Adalı’dan derbiye özel prim

    Siyah-beyazlı cephede ise Başkan Serdal Adalı, takımın son dönemdeki yükselen grafiğinden duyduğu memnuniyeti ödüllendirmeye hazırlanıyor. Maç öncesinde tesisleri ziyaret ederek teknik heyet ve oyuncularla bir araya gelmesi beklenen Adalı’nın, burada derbiye özel prim miktarını açıklayacağı belirtildi. Beşiktaş yönetiminin, sezon başında belirlenen standart prim sisteminin oldukça üzerinde bir rakamla oyuncuları motive etmeyi planladığı aktarıldı.

    Dev randevu bu akşam sahne alıyor

    Türk futbolunun kalbinin atacağı bu dev karşılaşmada Beşiktaş, kendi sahasında Galatasaray’ı konuk edecek. Her iki takımın da sahadan mutlak üç puanla ayrılmak istediği mücadelede, yönetimlerin yaptığı bu maddi hamlelerin sahaya nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor. Taraftarların büyük ilgi gösterdiği derbi, hem zirve yarışını hem de takımların sezon sonu hedeflerini doğrudan etkileyecek güçte.>>>HABER MERKEZİ

  • İran yolunda füze şoku: Hataylı tır şoförü saldırının hedefi oldu!

    İran yolunda füze şoku: Hataylı tır şoförü saldırının hedefi oldu!

    Araca isabet eden füze tırı savaş alanına çevirdi

    Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat’ın kullandığı araca, İran sınırları içerisinde ilerlediği sırada henüz kaynağı belirlenemeyen bir füze isabet etti. Patlamanın şiddetiyle tır büyük hasar alırken, direksiyon başındaki Fırat saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu. Çevredeki diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

    Hüseyin Fırat hastanede yaşam mücadelesi veriyor

    Ağır yaralanan şoför, olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından en yakın tam teşekküllü hastaneye kaldırıldı. Doktorlar, vücudunda ciddi yaralanmalar bulunan Fırat’ın hayati tehlikesinin devam ettiğini bildirdi. Hatay’daki ailesi ve meslektaşları, şoförün durumunu endişeyle takip ederken yetkililerden yardım bekliyor.

    Uluslararası taşımacılık güzergahında güvenlik alarmı

    Saldırı haberinin ardından uluslararası taşımacılık yapan tır şoförleri arasında büyük bir endişe hakim oldu. Bölgedeki güvenlik zafiyetine dikkat çeken sektör temsilcileri, Türk şoförlerinin can güvenliğinin sağlanması için diplomatik girişimlerin hızlandırılması çağrısında bulundu. Saldırının hangi gruplar tarafından ve ne amaçla gerçekleştirildiği yönündeki soruşturma ise derinlemesine devam ediyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Afyonkarahisar’a dev hizmet!

    Afyonkarahisar’a dev hizmet!

    Hizmet kapasitesi sahadaki güçle ölçülür

    Şehrin asıl gücünün binalar veya rakamlarla değil, zor zamanlarda ortaya konan dayanıklılık ve hizmet kapasitesiyle ölçüldüğü vurgulanan çalışmada, İl Özel İdaresi’nin operasyonel kabiliyeti ön plana çıkarıldı. Yeni araç takviyesiyle birlikte, özellikle altyapı çalışmaları ve acil müdahale gerektiren durumlarda sahadaki hızın maksimum seviyeye çıkarılması planlanıyor.

    En uzak köye kadar eşit hizmet anlayışı

    “İl merkezimizden en uzak köyümüze kadar” sloganıyla hareket eden ekipler, devletin şefkat elini ve hizmetlerini her bir vatandaşa eşit şekilde ulaştırma kararlılığını yineledi. Yeni araçların envantere girmesiyle birlikte köy yollarından tarımsal sulamaya, çevre düzenlemesinden karla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede daha verimli bir çalışma dönemi başlıyor.

    Afyonkarahisar’a hayırlı olsun

    Güçlenen araç filosuyla ilgili yapılan açıklamada, yeni yatırımların şehre ve tüm vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunuldu. Afyonkarahisar’ın kalkınması ve kırsal bölgelerdeki yaşam standartlarının yükseltilmesi amacıyla yürütülen bu stratejik hamle, yerel yönetimlerin sahadaki gücünü pekiştiren bir adım olarak kayıtlara geçti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Savaşa hazırlık mı? 16 bakanlıkta kritik atama!

    Savaşa hazırlık mı? 16 bakanlıkta kritik atama!

    Bakanlıklar afet ve savaş haline hazırlanıyor

    Ekim 2025’te temelleri atılan bu yeni birimler, atanan isimlerle birlikte resmen operasyonel hale geldi. Yeni başkanlıklar; bağlı bulundukları bakanlıkların sivil savunma, seferberlik, afet yönetimi ve savaş hali hazırlıklarını en üst düzeyde koordine edecek. Bu hamleyle, devletin tüm kademelerinin olağanüstü durumlara karşı tek bir merkezden eşgüdümlü hareket etmesi hedefleniyor.

    AFAD ve Cumhurbaşkanlığı ile kesintisiz bilgi akışı

    Kurulan daire başkanlıkları, bakanlıkların sahip olduğu tüm imkan ve kabiliyetlerin AFAD Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’ne aktarılmasında köprü görevi görecek. Sahadaki her türlü gelişme, bu birimler aracılığıyla anlık olarak Cumhurbaşkanlığına raporlanacak. Böylece kriz anlarında karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve bürokratik engellerin ortadan kaldırılması planlanıyor.

    Milli Savunma Bakanlığı kapsam dışı bırakıldı

    Savunma ve savaş hazırlıklarının ana yürütücü gücü olması sebebiyle Milli Savunma Bakanlığı bu yeni yapılanmanın dışında tutuldu. Diğer 16 bakanlıkta ise Adalet Bakanlığı’ndan Sağlık Bakanlığı’na, Dışişleri’nden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na kadar uzman isimler göreve başladı.

    Stratejik koltuklara oturan isimler belli oldu

    Yeni yapılanma kapsamında Adalet Bakanlığı’na İbrahim Çelik, Sağlık Bakanlığı’na Gökhan Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı’na Metin Tayarer ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na Şakir Ünver gibi deneyimli isimler atandı. Toplam 16 bakanlıkta savunma planlamasının başına geçen bu isimler, Türkiye’nin yeni dönem kriz stratejisinin mimarları olacak.>>>HABER MERKEZİ 

  • Gece yarısı vahşet: Tartıştığı karısını boğarak öldürüp polisi aradı

    Gece yarısı vahşet: Tartıştığı karısını boğarak öldürüp polisi aradı

    Tartışma kavgaya dönüştü

    Olay, gece saatlerinde Elif Su Uludağ Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 53 yaşındaki Naim A. ile 48 yaşındaki Nesrin A. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma çıktı. Gerginliğin tırmanması üzerine Naim A., karısını önce darp etti, ardından boğarak hayattan kopardı.

    ADANA’DA 3 ÇOCUK ANNESİ KADIN TARTIŞTIĞI KOCASI TARAFINDAN BOĞULARAK ÖLDÜRÜLDÜ. CİNAYETİ İŞLEYEN KOCA POLİSİ ARAYIP KARASINI ÖLDÜRDÜĞÜNÜ SÖYLEYİP TESLİM OLDU. (SÜLEYMAN CENK İDAYE/ADANA-İHA)
    Adana’da 3 çocuk annesi kadın tartıştığı kocası tarafından boğularak öldürüldü. Cinayeti işleyen koca, polisi arayıp karısını öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.

    “Karımı öldürdüm” diyerek ihbar etti

    Cinayeti işledikten sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan Naim A., “Karımı öldürdüm” diyerek kendisini ihbar etti. İhbar üzerine adrese hızla Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından evde gözaltına alınan zanlı, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

    3 çocuk annesiz kaldı

    Nesrin A.’nın cansız bedeni, olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından otopsi işlemleri için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaşanan feci olayla birlikte çiftin 3 çocuğu annesiz kalırken, polisin olayla ilgili başlattığı kapsamlı soruşturma devam ediyor.>>>İHA

  • 81 ille eş zamanlı: İmamoğlu’nun mektubu paylaşıldı

    81 ille eş zamanlı: İmamoğlu’nun mektubu paylaşıldı

    Türkiye genelinde başlatılan eş zamanlı basın açıklamaları çerçevesinde Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda bir araya gelindi. Toplantıda, tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun kaleme aldığı mektubun içeriği paylaşıldı.

    Basın açıklamasını yapan İl Başkanı yardımcısı Ahmet Salih Çiçek, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okuyarak kamuoyu ile paylaştı. Çiçek, 81 ille eş zamanlı yapılan bu açıklamayla İmamoğlu’nun mesajlarını aktardıklarını ifade etti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Beşiktaş ile Galatasaray, 360. randevuya çıkacak

    Beşiktaş ile Galatasaray, 360. randevuya çıkacak

    Taksim Stadı’nda 22 Ağustos 1924’te Beşiktaş’ın 2-0’lık galibiyetiyle başlayan rekabette, geride kalan 359 maçın 128’ini sarı-kırmızılılar, 116’sını ise siyah-beyazlılar kazandı. Rakiplerin 115 karşılaşması ise beraberlikle sonuçlandı. Taraflar arasındaki tarihi rekabette Galatasaray’ın attığı 500 gole, Beşiktaş 473 golle karşılık verdi.

    SEZONUN İLK YARISINDAKİ MAÇ BERABERE BİTTİ

    İki takım arasında sezonun ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan karşılaşma 1-1 sona erdi. Ligin 8. haftasında oynanan müsabakada 12. dakikada Beşiktaşlı Tammy Abraham ve 55. dakikada Galatasaraylı İlkay Gündoğan’ın attığı gollerle derbi 1-1 sonuçlandı.

    LİGDE GALATASARAY ÜSTÜN

    Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 135 karşılaşmada sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor. İki takımın Süper Lig’de karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 51, Beşiktaş ise 40 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. Taraflar 44 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 166, siyah-beyazlılar ise 144 kez fileleri havalandırdı.

    TÜPRAŞ STADI’NDAKİ MAÇLAR

    Beşiktaş, 2016 yılında açılan Tüpraş Stadı’nda Galatasaray’a kurduğu üstünlükle dikkati çekiyor. İki takım arasında bu statta 24 Eylül 2016’da oynanan ilk derbi 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Siyah-beyazlı takım, Dolmabahçe’de daha sonra yapılan 7 derbide sahadan galibiyetle ayrıldı. Galatasaray, Dolmabahçe’deki ilk ve tek galibiyetini 2023-2024 sezonunda 1-0’lık skorla yaşadı. Söz konusu 9 karşılaşmada Beşiktaş 16 kez fileleri havalandırırken, Galatasaray ise 6 gol atabildi. Siyah-beyazlılar, Tüpraş Stadı’nda yapılan 9 maçın 8’inde gol sevinci yaşarken, sarı-kırmızılılar ise sadece 5 müsabakada rakip fileleri havalandırabildi.

    GALATASARAY, DEPLASMANDA 2 KEZ MAĞLUP OLDU

    Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon Süper Lig’de çıktığı 11 deplasman maçının 8’inden galibiyetle ayrıldı. Sezon başından beri ligde 11 dış saha maçına çıkan Galatasaray, bu müsabakalarda 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet yaşadı. Sarı-kırmızılılar, bu maçlarda 23 kez rakip fileleri havalandırırken, kalesinde 7 gole engel olamadı.

    BEŞİKTAŞ, BU SEZON SAHASINDA 5 KEZ PUAN KAYBETTİ

    Siyah-beyazlılar, bu sezon Süper Lig’de sahasında oynadığı 12 maçın 7’sinden galibiyetle ayrıldı. Ligde iç sahada oynadığı müsabakalarda 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet yaşayan Beşiktaş, bu maçlarda 23 gol atarken, 14 gol yedi. >>>AA

  • Sinanpaşa’da Sosyal Belediyeciliğin Örneği: Sosyal Tesisler Vatandaşın Yeni Buluşma Noktası

    Sinanpaşa’da Sosyal Belediyeciliğin Örneği: Sosyal Tesisler Vatandaşın Yeni Buluşma Noktası

    Kısa sürede ilçe halkının büyük beğenisini kazanan sosyal tesisler, uygun fiyatları ve kaliteli hizmet anlayışıyla vatandaşların vazgeçilmez adreslerinden biri haline geldi. Özellikle Ramazan ayında da yoğun ilgi gören tesisler, her gün dolup taşarak Sinanpaşa’da sosyal hayatın en canlı noktalarından biri olmayı başardı.
    Ailelerin huzur içinde vakit geçirebildiği, samimi ve sıcak ortamıyla dikkat çeken tesislerde sunulan lezzetler de ziyaretçilerden tam not alıyor. Modern mutfağından çıkan birbirinden özel tatlar, damakta bıraktığı eşsiz lezzetle misafirlerin hafızasında iz bırakıyor.


    İlçeye kazandırılan bu önemli yatırımın resmi açılışı ise çok yakında MHP Afyonkarahisar Mehmet Taytak tarafından gerçekleştirilecek. Açılışın, Sinanpaşa’da büyük bir heyecana sahne olması bekleniyor.

    Öte yandan, tesisi yerinde incelemek amacıyla Gazete 3 ve Kanal 3 ekibi de Sinanpaşa’ya gelerek sosyal tesisleri ziyaret etti. Berna Türksöy ile Hamza Top, tesiste incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında Başkan Tolga Yıldırım, sosyal tesisleri bizzat gezdirerek yapılan çalışmalar ve proje hakkında detaylı bilgiler verdi.


    Başkan Yıldırım, yaptığı açıklamada Sinanpaşa için çalışmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak,
    “Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak projeleri birer birer hayata geçiriyoruz. Sosyal tesislerimiz de bu anlayışın önemli bir örneği oldu. İlçemize değer katacak yatırımlarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.


    Sinanpaşa Belediyesi’nin hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği bu tür projeler, hem vatandaşların takdirini kazanıyor hem de ilçenin sosyal yaşamına önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Nerede o eski Ramazanlar?”

    “Nerede o eski Ramazanlar?”

    Gazete3 olarak Eskişehir’de vatandaşlara mikrofon uzattık 🎤

    Herkesin dilindeki o soruyu sorduk: “Nerede o eski Ramazanlar?”

    Eski Ramazanların tadı kaldı mı? Mahalle iftarları, davul sesleri, komşuluk… Vatandaşlar hem özlemlerini hem de düşüncelerini anlattı. İşte Eskişehir sokaklarından Ramazan sohbetleri…>>>HABER MERKEZİ 

  • “Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacak”

    “Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacak”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen “Esnaf ve Sanatkarlarla İftar Programı”na katıldı. Burada yaptığı konuşmaya, davetlileri selamlayarak başlayan Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’in bu anlamlı iftar sofrasında, sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Bizleri bir araya getiren Bakanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum. Artık 15’i bulduk, devirdaim sonuna doğru gidiyoruz. Üftade Hazretleri’nin tarifiyle ‘Müminleri yad eyleyen, kaygıdan azat eyleyen 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’inizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Bu mübarek günlerin millet, alem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Sizlerin şahsında, 81 ilimizdeki 2 milyon 255 bin esnaf ve sanatkarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Alın teriyle, emeğiyle, o samimi ve özverili gayretleriyle ülkemize büyük bir değer katan tüm ticaret erbabımıza hem şahsım hem de milletim adına şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

    Esnaf ve sanatkarları, medeniyetin mayasını ahlakla, erdemle, iyilikle, dürüstlükle yoğuran, köklü ahilik geleneğinin bugünkü temsilcileri olarak gördüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunu pek çok kez ifade ettim, esnaf ve sanatkarlarımız, odalarımız ve birliklerimiz 1000 yıl boyunca Ahilik gibi özgün bir kaynaktan beslendiler. Bir yandan ticari faaliyetlerini en güzel şekilde icra ederken, diğer yandan sosyal yapımıza eşsiz değerler armağan ettiler. Helal kazancı, diğerkamlığı, alın terini daima gözetirken ticareti, alışverişi, toplumun huzur ve selametine, neticede de Allah’ın rızasına giden bir yol olarak gördüler. ‘Alanda satanı gözet, satanda alanı gözet. Karında kalanı gözet. Mevla’dan al, Mevla’ya ver.’ diyen merhum Alvarlı Efe Hazretleri’nin hikmet dolu mısraları aslında meseleyi en veciz şekliyle tarif etmektedir. Tüm bu değerleri kuşanan, bu kıymetleri geçmişten alıp bugüne taşıyan, ülkesi ve milleti için aşkla çalışan tüm esnaf ve sanatkarlarımıza bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun. Emeklerinizi inşallah hayra tebdil eylesin. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum, esnaf ve sanatkarlarımızı var eden bu kadim değerlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemin içindeyiz. Sizler de görüyorsunuz, dünyamız yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş günler yaşıyor. Savaş ve sıcak çatışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Ne yazık ki başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor.”

    “TÜM GELİŞMELERİ DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ”

    İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilimin ürkütücü bir boyut kazandığına işaret eden Erdoğan, “Aralarında masum çocukların olduğu yüzlerce sivil hayatını kaybetti. İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ise ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı.” dedi.

    Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığının açıklanmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 20’lere varan artışlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları ifade etti: “Biz de akaryakıt fiyatlarında bu jeopolitik gelişmelerden kaynaklı artışların önüne geçmek amacıyla Eşel Mobil Sistemi’ni devreye aldık. Buna göre benzin, motorin ve LPG’nin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75’ine kadarı, bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Yani bu ürünlerdeki fiyat artışının 10 lira olması halinde bu tutarın sadece 2,5 lirası tabelaya yansıyacak, geri kalan 7,5 lira vergiden karşılanacak. Böylece hem akaryakıt fiyatları bahanesiyle fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş hem de petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar devlet olarak vatandaşımızın yükünü paylaşmış olacağız. Ekonomiden ticarete, güvenlikten turizme ve tarıma geniş bir alanda menfi yansımaları olan tüm bu gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bilhassa hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz. Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda ise müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz. Dünkü hadisede, hassasiyetimizi çok açık ve net gösterdik. Benzer bir olayın tekerrür etmemesi için de gerekli ikazlarda bulunduk. Türkiye’nin dostluğunun, kadr-ı kıymetinin bilinmesinin önemine dikkat çektik. Ülke ve millet olarak ilk günden beri barış için verdiğimiz mücadele apaçık ortadayken, hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen, hatalı bir tavır içinde olmamalıdır. Vatandaşlarımız da şundan emin olsun, hükümetimiz tıpkı 5’inci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizin ve milletimizin her türlü tehlikeden beri tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan, hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz.”

    “ÇOK BOYUTLU DİPLOMASİMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    İran’da yaşanan gelişmeler sonrası telefon görüşmelerinin hız kesmeden sürdüğünü dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün Malezya Başbakanı Sayın Enver İbrahim, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’le görüştük. İlham kardeşime, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni hedef alan bugünkü saldırıdan üzüntü duyduğumuzu ve saldırıyı kınadığımızı ifade ettim. Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin, Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır.”

    Erdoğan, açıklanan büyüme rakamlarını hep birlikte takip ettiklerini, dünyadaki belirsizliklere ve bölgede dalga boyu artan krizlere rağmen Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyüdüğünü belirtti.

    Milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin 40 dolara yükseldiğini ifade eden Erdoğan, sanayi sektörünün son 5 yılın en yüksek büyümesini kaydettiğini söyledi. Bu rakamlarla 2025’te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3’üncü ekonomi olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “G20 ülkeleri içinde ise 5’inci sırada yer alıyoruz. En büyük baş ağrımız olan enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere indirdikçe, fiyat istikrarını sağladıkça, geçici zorlukları aştıkça Türkiye’nin ekonomisi inşallah daha da güçlenerek farklı bir ivme yakalayacaktır. Şu tartışmasız bir gerçek ki, elde ettiğimiz tüm bu başarılarda siz esnaf ve sanatkarlarımızın çok önemli payı vardır. Rabb’im sizlerden razı olsun, yokluğunuzu göstermesin. Sizlerle birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi bizlere nasip eylesin diyorum.”

    “TİCARET ERBABINI YALNIZ BIRAKMADIK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet olarak hiçbir zaman ticaret erbabını yalnız bırakmadıklarını, destek paketleriyle, teşviklerle, kredi imkanları ve yaptıkları düzenlemelerle, esnafın ayakta kalması ve geleceğe güvenle bakabilmesi için gerekli tüm adımları attıklarını dile getirdi. Salgın sürecinde zarara uğrayan esnafa dört ayrı program kapsamında yaklaşık 9 milyar lira hibe desteği sağladıklarını, 6 Şubat depremleri sonrası bölgedeki 27 bin 202 esnaf ve sanatkara Halkbank üzerinden 6,7 milyar lira tutarında destek kredisi kullandırdıklarını anımsatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “2002’de 5 bin lira olan faiz indirimli kredi şahıs üst limitini 2023’te 650 bin liraya, 2024’te 750 bin liraya, 2025’te ise tam 1 milyon liraya çıkardık. İş yeri ve taşıt alımları kapsamındaki indirimli kredilerin üst limitini 2 milyon 500 bin liraya yükselttik. Ayrıca ticari araç edinme kredisine 0-5 yaş aralığındaki araçları da dahil ettik. İşletme kredilerini yüzde 33, yatırım kredilerini ise yüzde 66,6 oranında artırdık. Krediler üzerinden banka ve kooperatiflerce yapılan kesintilerde de önemli iyileştirmelere gittik. 2002’de bloke sermaye dahil krediler üzerinden yapılan kesintiler yüzde 19’du. Bugün geldiğimiz noktada kesintiler doğrudan kullandırım halinde yüzde 3,5, kefaletli kullandırım halinde ise yüzde 6’ya inmiş durumda. Bir diğer çarpıcı rakam şudur: 1951-2002 arası dönemde esnaf ve sanatkarlara kullandırılan toplam kredi tutarı yalnızca 152 milyondur. İktidar olarak biz ise son 24 yılda ticaret erbabımıza tam 752 milyar liranın üzerinde kredi desteği sunduk. Yani 24 sene içinde geçtiğimiz 51 yılda verilen kredileri tam beşe katladık.”

    VERGİ VE SGK BORÇLUSU ESNAF İÇİN DÜZENLEME

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in 100. yılında tarihi bir rekora imza atarak, ülke genelindeki esnaf ve sanatkarlara 164 milyar liralık finansman akışı sağladıklarını belirtti. Geçen sene ise 81 ildeki 258 bin esnafa 176 milyar lira tutarında finansman desteği vererek, yıllık bazda yeni bir rekor daha kırdıklarını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Böylelikle 2024 yılına kıyasla 2025’te kullandırım tutarında yüzde 53,1 artış kaydedildi. 2026 yılı başında yürürlüğe girecek olan kredilere ilişkin yüzde 33 oranındaki faturalandırma şartı uygulamasını bir yıl süreyle öteledik. Mevcut durumda yalnızca iş yeri ve araç edindirme için sağlanan yatırım kredilerine üst limiti 2,5 milyon lira olan makine ve teçhizat alımı kredisini de dahil ettik. Yine kısa süre önce vergi ve SGK borçları nedeniyle finansmana erişimde zorluk yaşayan esnaf ve sanatkarlarımız lehine yeni bir düzenleme yaptık. Bu düzenleme ile vergi ve SGK borçları bulunan esnafımızın kullanacağı kredinin en fazla yüzde 25’i ve 1 yıl içinde azami 300 bin lirası bu borçlar kapsamında tahsil edilebilecek.”

    KOOPERATİFLERE 4,5 MİLYAR LİRALIK KREDİ PAKETİ

    Erdoğan, sistemin en kritik unsurlarından biri olan kooperatifleri de güçlü şekilde desteklediklerini vurguladı. Yakın zamanda yapılan değişiklikle KOOP-DES’e tekrar başvuru yapabilme süresini 5 yıldan 4 yıla indirdiklerini, kadın kooperatif ürünleri için barkod ücretlerinde yüzde 50 indirim yaptıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak kooperatiflerimizin kullanımına özel yeni bir destek mekanizması oluşturduk. İki kuruluş arasında imzalanan protokol kapsamında 4,5 milyar liralık kredi paketini kooperatiflerimizin hizmetine sunmuş olduk. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. İnşallah, bundan sonra ticaret erbabımıza gerekli tüm destekleri sunmayı, kendilerine her alanda destek vermeyi sürdüreceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle soframızı şereflendiren siz değerli kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı iletiyor, her birinizin ramazan-ı şerifini tekrar gönülden tebrik ediyorum.” >>>AA

  • Şifreleri çözüldü: Dudak uçuklatan milyarlık trafik ve el konulan servet

    Şifreleri çözüldü: Dudak uçuklatan milyarlık trafik ve el konulan servet

    Milyarlarca liralık hesap hareketi saptandı

    Soruşturma derinleştikçe yasa dışı bahis ağının ulaştığı mali boyutun ürkütücü seviyelerde olduğu ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin yalnızca 2025 yılının Ocak ve Kasım ayları arasındaki 11 aylık dönemde toplam 26.532.385.074 TL işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.

    Lüks araçlar ve onlarca gayrimenkul artık devletin

    Suçtan elde edilen gelirlerin izini süren ekipler, şüphelilere ait çok sayıda değerli varlığı koruma altına aldı. Operasyon sonucunda 11 adet lüks araç, 8 konut ve 67 tarla ile arsa olmak üzere toplam 75 parça mal varlığına el konuldu. Suç örgütünün finansal kaynaklarına yönelik vurulan bu darbe, son dönemin en büyük mali operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Afyon yolunda can alan kaza!

    Afyon yolunda can alan kaza!

    Hâkimiyetini kaybeden araç metrelerce aşağı düştü

    Aykırıkçı köyü yakınlarında seyir halinde olan Mustafa Topal idaresindeki 43 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle yoldan çıktı. Savrulan araç, bariyerlere çarpıp aşarak yaklaşık 5 metre yükseklikten tarlaya uçtu ve takla atarak durabildi.

    Genç sürücü kurtarılamadı

    Olay yerine gelen acil servis ekipleri, 24 yaşındaki sürücü Mustafa Topal’ın kaza yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Araçta yolcu konumunda bulunan F.A. ve S.K. ise ters dönen araçtan yaralı olarak çıkartılarak Kütahya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.

    Yol trafiğe kontrollü sağlandı

    Kaza sonrası bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edilerek güvenlik önlemleri alındı. Olay yeri inceleme ekiplerinin tarlada yaptığı çalışmaların ardından hayatını kaybeden gencin cansız bedeni morga kaldırılırken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.>>>İHA

  • Türkiye’den KKTC için net garantörlük mesajı

    Türkiye’den KKTC için net garantörlük mesajı

    Garantörlük yetkileri her an masada

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük haklarının altı çizildi. Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden her türlü girişim karşısında bu yetkilerin kullanılmasından asla çekinilmeyeceği vurgulanarak, Ankara’nın tavizsiz duruşu hatırlatıldı.

    Müttefiklerle yakın takip süreci

    Yaşanan gelişmelerin NATO ve diğer stratejik müttefiklerle yakın eş güdüm içerisinde takip edildiği belirtildi. Türkiye’nin bölgesel diplomasiyi sürdürürken, savunma ve güvenlik dengelerini de titizlikle izlediği mesajı verildi.

    Cevap verme hakkı saklı tutuluyor

    MSB, KKTC’ye yönelik sergilenecek her türlü hasmane tavra karşı karşılık verme hakkının saklı olduğunu duyurdu. Dün olduğu gibi bugün de adadaki Türk varlığının ve huzurunun en büyük güvencesinin Türkiye olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Mehmet Taytak’tan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’na ziyaret

    Mehmet Taytak’tan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’na ziyaret

    Başarı dileklerini iletti

    Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, yürütülen çalışmalar ve gündemdeki projeler üzerine istişarelerde bulunuldu. Milletvekili Taytak, misafirperverliğinden dolayı Yiğitbaşı’na teşekkür ederek görevinde muvaffakiyetler diledi.

    Nazik kabul için teşekkür

    Ziyaretin ardından bir açıklama yapan Taytak, Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’nın nazik kabulünden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Görüşme, günün anısına çekilen fotoğrafın ardından sona erdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Resmi gazete!

    Resmi gazete!

    Düzenleme kapsamında bazı kadroların kapsamı genişletilirken, bu şekilde atanan personelin belirli durumlar dışında 3 yıl boyunca yer değişikliği talep edemeyeceği hükme bağlandı.

    Ayrıca ilçe millî eğitim müdürü kadrolarına atanma şartları yeniden düzenlendi. Buna göre belirli yöneticilik deneyimine sahip ve öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış kişiler bu göreve atanabilecek. Yönetmelikle yöneticilere 20 tercih hakkı tanınırken, tercih yapmayan veya atanamayanlar için kura yöntemiyle atama yapılabilecek.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bahçeli’den teşkilatlara “Biriz, Diriyiz, Kardeşiz” mesajı

    Bahçeli’den teşkilatlara “Biriz, Diriyiz, Kardeşiz” mesajı

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarının katılımıyla ATO Congresium’da düzenlenen iftar programında kapsamlı bir konuşma yaptı. Teşkilat mensuplarına hitap eden Bahçeli, 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi geçmişinin en güçlü dayanağının teşkilat yapısı olduğunu vurgulayarak, “Bizler tek yumruk olursak karşımızda kimse tutunamaz” ifadelerini kullandı. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik eleştirileri sert sözlerle yanıtlayan Bahçeli, fitne ve ayrışma girişimlerine karşı birlik ve kardeşlik çağrısı yaptı. Türkiye’nin doğusundan batısına tek bir irade olduğunu dile getiren Bahçeli, “Biriz, diriyiz, kardeşiz” mesajı verdi.

    “TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDECEĞİZ”

    MHP lideri Bahçeli, 2053 hedeflerine işaret ederek “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun refah, barış ve kardeşlik yüzyılı olacağını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye sahip çıkacağını belirten Bahçeli, “İnandık, başaracağız” dedi. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin küresel bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekerek, çatışmaların kontrolden çıkmasının 3. Dünya Savaşı ihtimalini doğurabileceğini ifade eden Bahçeli, silahların susması ve ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’i uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluk almaya çağıran Bahçeli, Türkiye’nin barıştan yana tavrını sürdüreceğini belirtti. İran’a yönelik suikastları kınayan Bahçeli, diplomatik çözümün esas alınması gerektiğini vurguladı.

    “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VURGUSU

    “Terörsüz Türkiye” hedefinin kalıcı barış ve huzurun teminatı olduğunu ifade ederek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Bahçeli, iç cephede dayanışmanın tahkim edilmesi gerektiğini belirterek, ayrımcılık ve bölücülüğe karşı kararlı duruş sergileyeceklerini dile getirdi. Parti teşkilatlarının saha çalışmalarına da değinen Devlet Bahçeli, “Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdin Derdimizdir” programları kapsamında 81 il ve 963 ilçede 168 bini aşkın etkinlik gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bu çalışmalar dolayısıyla parti yöneticilerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti. >>>Emre TAŞPUNAR

  • “İran’ın körfez ülkelerini bombalaması yanlış bir strateji”

    “İran’ın körfez ülkelerini bombalaması yanlış bir strateji”

    Bakan Fidan, TRT Haber’de gündemi değerlendirdi. Özellikle bölge adına, çok kritik günlerden geçildiğine işaret eden Fidan, “Şu ana kadar bölgede, son 20 yıldır büyük acılar, savaşlar yaşandı ve bu son yaşadığımız savaş İran ile olan savaş. Savaşın etkilerine baktığımız zaman İran ile sınırlı kalmıyor, çok önceden de tahmin ettiğimiz gibi bölgenin tamamına yayılıyor.” ifadelerini kullandı. Fidan, İran’ın izlediği stratejiye ilişkin şunları kaydetti: “Kendisine yönelik nihai bir saldırı değerlendirmesinde bulunduğu anda, ‘Ben gidersem bölgeyi de beraberimde götürürüm’ stratejisi ile bölgedeki diğer ülkelere özellikle enerji altyapılarına… İran şunun çok iyi farkında, bölgedeki kritik ülkelerde bulunan enerji altyapılarının dünya ekonomisi için, istikrarı için, enerji güvenliği için ne kadar önemli olduğunu biliyor. Buralara yönelik saldırılarını yapıyor.” İran’ın taarruza uğradıkça baskı unsurunu buradan vurmaya çalıştığını kaydeden Fidan, savaşın ne kadar süreceği meselesinin tartışmalı ve çeşitli değerlendirmelere açık olduğunu söyledi.

    Fidan, şöyle devam etti: “Burada önemli olan şu, saldıran tarafların amaçları ne, neyi hedefliyorlar? Burada iki tane ana amaç kümesi ortaya çıkıyor. Birinci kümede İran’ın sahip olduğu askeri yeteneklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili askeri, profesyonel değerlendirme var. Bu amaca ulaşana kadar biz bu harekatı devam ettireceğiz görüşü var. Diğer taraftan da rejim değişikliğini hedefleyen bir askeri harekat perspektifi var. Bu iki hedefe göre savaşın süresi değişir, şekli de değişir, yayılma tarzı, oluşturacağı riskler de değişir. Bu ikisi çok farklı konsept.” Şimdiden belirli ülkelerle bir araya gelerek, bir görüş oluşturmaya yönelik çalışmalar olduğunu belirten Fidan, “Şu anda savaşın içerisinde kötü bir durumdayız. Bölge olarak bunun daha kötüye gitmesini nasıl engelleriz, bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.

    Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin büyük bir kısmının, bu savaşın çıkmaması için çalıştığına dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu: “Saldırıdan bir saat öncesine kadar Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı savaşın çıkmaması için uğraşıyordu. Aslında İran’ın lehine olacak bir noktada faaliyet gösteriyordu. Ama buna rağmen İran’ın hiçbir ayrım yapmadan arabulucu Umman’ı, Katar’ı, Kuveyt’i, Bahreyn’i, Suudi Arabistan’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Ürdün’ü, bütün buraları bombalaması bence inanılmaz derecede yanlış bir strateji. Bölgedeki riski, zaten çok ciddi yükseltiyor. Ama diğer taraftan kendi perspektifinden bakıldığı zaman da son derece yanlış bir strateji, dostlarımız açısından baktığımız zaman da kendi değerlendirmemiz açısından İran adına yanlış bulduğumuz bir husus.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN, ABD BAŞKANI TRUMP İLE GERÇEKLEŞTİRECEĞİ GÖRÜŞME

    Fidan, ocak ayında savaş açısından “havaların çok ısındığını” belirterek 27 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin tarihi bir görüşme olduğunu, o günlerde ABD’nin saldırıyla ilgili bir karar verme arifesinde bulunduğunu aktardı. 30 Ocak’ta, İstanbul’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’yi ağırladıklarını hatırlatan Fidan, Amerikalılarla yaptıkları görüşmelerde, saldırı konusunda çok ciddi ve karar baskısı altında olduklarını gördüğünü söyledi. Fidan, “Hatta bir gece beni aradılar. Ben anladım ki o noktada bir sıkıntı var. Ocak ayı içerisinde. Cumhurbaşkanımıza konuyu arz ettik. Bir telefon görüşmesi de yaptık. O günler gerçekten çok karanlık anlardı. Bu savaş çıktı çıkacak, saldırı oldu olacak.” şeklinde konuştu. Fidan, taraflarla yaptıkları görüşmelerde, Amerikalıların dört meseleyi aynı anda İranlılara dayatıp meseleyi çözmek istediğini ama İranlıların bunu istemedikleri bilgisini verdi.

    Fidan, şöyle devam etti: “Biz dedik ki ikisini siz tartışın, ikisini de biz bölge ülkeleri olarak tartışalım. Böyle bir aslında görüşme mimarisini önceden oluşturduk. Bunu Amerikalılara anlattığımızda tamam dediler. Hemen de gelebiliriz dediler aslında. İranlı (Erakçi), “Ben bir gideyim bunu kendi karar mercilerimden bir geçireyim” dedi. Kendi karar mercilerinden geçirdi, eski formata döndü. Hatta şunu gördüm, bir-iki gün içinde çıkması muhtemel savaş bir müddetliğine durdurulmuştu. Hatta o sırada yapılan mülakatta da, bana sorulduğunu da söylemiştim. Şu an itibariyle savaş yok. En son herhalde 8-9 Şubat’ta bunu söyledim. Savaş, 28 Şubat’ta daha sonra çıktı.” İran ve ABD’liler arasında farklı tarihlerde görüşmelerin olduğunu dile getiren Fidan, görüşmelerde en azından karşı tarafın tutumu kabul edilmese de Amerikalıların “Tamam ben bu görüşmelerden çekiliyorum, benim istediğim sonucu vermedi” resmi beyanında bulunması gerektiğini aktardı.

    Fidan, 27 Şubat’ta yapılan görüşmeden sonra üç tarafla da görüştüğünü, durumun iyi gitmediğini anladığını ve bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da ilettiğini kaydetti. İranlıların kafasındaki çözüm şekli ve hızıyla, Amerikalıların ihtiyacı olan çözüm ve hızın başka olduğunu vurgulayan Fidan, görüşmelerin devam etmesi halinde nükleer meselede arzu edilen sonuca ulaşılabileceğini düşündüğünü söyledi. Fidan, “İranlılar bir şeyleri verme karşısında bir takım şeyleri istiyorlar. Onların verilebilirliği meselesi de ciddi bir zaman alacaktı. Amerikalılar da burada askeri yığınaktan dolayı da bir zaman baskısı altında. Bir tarafların da İsrail’in muazzam bir baskısı var. Ben şuna inanıyorum, yani İranlılar aslında Başkan Trump’ın karşı karşıya bulunduğu karar baskısını iyi okuyup, onun eline daha önceden bir şey verselerdi, İsrail’in baskısı bu kadar işe yaramayabilirdi. Ama olanda hayır vardır diyelim. Onlar farklı değerlendirdiler tabii durumu ve bugün 28 Şubat itibariyle de savaş başladı.” dedi.

    Türkiye ile ilgili bütün senaryoları çok profesyonel bir şekilde kurumlar arası koordinasyon toplantılarıyla masaya yatırdıklarını belirten Fidan, toplantıların sahadaki gelişmelere göre şekillendiğini, yoğun bir koordinasyon faaliyeti içerisinde olduklarını ve özellikle insani cephede olan bir takım konularla ilgili yapılan koordinasyon toplantıları olduğunu aktardı. Fidan, Milli Savunma Bakanlığı ve MİT’in içinde bulunduğu sürekli güvenlik değerlendirmeleriyle ilgili koordinasyon toplantılarının olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hemen hemen saatlik bu konularda bilgilendirdiklerini dile getirerek, “Sürekli kendisini bilgilendiriyoruz. Varsa talimatlarını alıyoruz, onayına arz ettiğimiz hususlar var, onları arz ediyoruz. Bu bir kriz yönetimi. Yani bu kriz yönetimine de biz devlet olarak, hükümet olarak çok alışığız, kurumsallaşmış durumdayız. Bununla ilgili takip etme, raporlama, görüş geliştirme, senaryo geliştirme, onlarda bir sıkıntımız yok.” değerlendirmesinde bulundu. Profesyonel olarak bütün olasılıkları gözetmek durumunda olduklarını vurgulayan Fidan, ilgili devlet kurumlarıyla, kamu kurumlarıyla koordinasyonu yapmaları ve onlara hazır ol uyarısında bulunmaları gerektiğini söyledi.

    Fidan, savaşın ardından enerji piyasalarının bundan ilk olarak etkilendiğini, bu enerji piyasalarının daha sonra Avrupa ülkelerinde enerji açığına sebep olduğu gibi enflasyon üzerinde de ciddi bir baskı artışına gideceğini, şimdi yeni bir risk alanı olduğunu, bu risk alanına piyasaların alışmasının büyük bir sıkıntı oluşturacak gibi gözüktüğüne dikkati çekti.

    Saldırıya uğrayan bölge ülkelerinin cevap verme hakkını kullanması durumunda savaşın cephesinin genişleyeceği konusunda bir değerlendirme olduğunu belirten Fidan, “Bu da ciddi bir bizim için risk ve problem alanı açıkçası. Çünkü o ülkelerle konuştuğum zaman şunu çok rahat görüyorsunuz. Yani sadece Amerikan üsleri hedef alınmıyor, o ülkelerin enerji altyapıları hedefe alınıyor. Bir takım sivil kuruluşlar hedef alınıyor. Bunlar tabii ki belli bir noktadan sonra devam ederse onların da sessiz kalmasını mümkün kılmayacak hususlar. Burada bu yayılma riski bizi açıkçası endişelendiriyor.” ifadelerini kullandı.

    SAVAŞIN DURMASI İÇİN ARABULUCULUK GİRİŞİMLERİ

    Savaşın durması için arabuluculuk girişimlerine dair Fidan, “İran bu noktada tabii ki ateşkese daha açık bir durumda bir taraf ama Amerika’yı özellikle ikna edecek argüman setini ortaya bulup bu argüman setinin de İranlılar tarafından kabul edileceğini varsaymak gerekiyor. Sonra bunu oluşturduktan sonra uygun olan müzakereci aktörün bunu alıp, uygun şekillerde tarafları, kimsenin aşağılanmadığı, kaybediyor gözükmediği, herkesin kazanıyor gibi çıktığı bir noktada yürütmeniz gerekiyor.” diye konuştu. Kendileri için arabulucu aktörün kim olduğunun önemli olmadığını vurgulayan Fidan, Türkiye’nin de bu noktada rahatlıkla arabulucu olabileceğini ama şu an teklif edilecek hususların altının iyi doldurulması gerektiğini söyledi. Fidan, çok sayıda görüşme yaptıklarını belirterek, şu anda “ateşkese nasıl ulaşılabilir” arayışının olduğuna dikkati çekti.

    Bu savaştan dolayı bölgenin daha kötüye gitmesini engellemek için çabalar ortaya koyulması gerektiğini aktaran Fidan, şunları kaydetti: “Bu noktada İsrail’i de durduracak aktör Amerika. Amerika’ya belli konuların çok net anlatılması gerekiyor. Bölge ülkeleri tarafından ve Avrupa ülkeleri tarafından. Çünkü olası senaryolara göre etkilenecek çaptaki ülkeler, işte bu ülkeler, Körfez ülkeleri, Türkiye ve Avrupa ülkeleri. Şimdi bu ülkelerin hep beraber bir görüş alışverişinde olma trafiği var. Biz de tam bunun merkezindeyiz, bütün bu görüşmelerin. Şu anda bazı fikirler oluştu açıkçası, burada detayına girmek istemiyorum.”

    GAZZE’DEKİ SON DURUM

    Fidan, savaşın, Gazze’deki durumu iyi yönde etkilemediğini ve ateşkesle ilgili olarak provokasyonlara zemin oluşabileceğini de söyledi. Gazze’deki durumun daha da kötüye gitmesinin kendilerinin isteyebileceği bir şey olmadığını vurgulayan Fidan, “Bir taraftan gözümüz kulağımız orada, yani bu savaşı takip ederken durması için çalışırken, Gazze meselesinde de ortaya çıkacak aksaklıklar için de uğraşıyoruz. Özellikle insani yardım konularında.” dedi.

    “BELKİ İRAN’DAKİ YENİ LİDERLİK BU NOKTADA DAHA ESNEK BİR TAVIR ORTAYA KOYABİLİR”

    Bazı aktörlerle yaptıkları görüşmelerde oluşan birtakım fikirlerin bir zeminde bir araya getirilebileceğini aktaran Fidan, ABD ve İsrail tarafının önünde iki senaryo olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: “Birisinde askeri imkanların yok edilmesi İran’a ait, diğerinde rejim değişikliği. Bu hedeften hangisini tercih edeceğinize göre harekatın süresi değişecek ve çapı da değişecek. Oluşturacağı artçı riskler de değişecek. Umalım ki Amerikalıları birincisinde sabit tutalım çünkü diğerine gitmek demek daha farklı senaryoların ve risklerin bölge açısından işin içine dahil olması demek.”

    Fidan, müzakerenin en azından buradan başlatılabileceğine işaret ederek, “Belki İran’daki yeni liderlik bu noktada daha esnek bir tavır ortaya koyabilir. Ben yeni liderliğin de açıkçası savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum.” dedi. İran’ın, ülkede yeni lider seçilene kadar geçici üçlü heyet tarafından yönetileceğini anımsatan Fidan, “Burada bir fırsat penceresi olabilir diye düşünüyorum, iyi değerlendirilirse. Tabii İranlıların hani çok aşağılanmayacağı ama başkalarının da endişelerinin bir noktada karşılanacağı bir denkleme gidilmesi lazım. Yoksa savaşın kendisinin bizatihi uzaması, her türlü vereceğiniz tavizden çok daha kötü bir sonucu getiriyor.” ifadelerini kullandı.

    İSTİHBARAT VE SAVUNMA KAPASİTESİ

    Fidan, İran’ın yıllardır bir savaş psikolojisi ve savaş ortamında olduğunu ancak Irak-İran Savaşı’ndan beri kendi evinde bu türden bir saldırıya hiç uğramadığını ve vekil unsurlar üzerinden bir yerlerde bulunduğunu belirterek, ülkenin son bir yıldır büyük taarruz altında olduğunu ve son 6-7 yıldır İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik suikastlar düzenlendiğini anımsattı. “Bunları önlemede başarısız olunması ayrı bir konudur ama faillerin bulunması da en azından beklenir istihbari çalışmalarda. Bunların failleriyle ilgili epey çalışmaları da oldu ama o kadar yoğun bir faaliyet yoğunluğuyla karşı karşıya ki… Sadece İsrail değil, başka ülkelerin de İran’a yönelik çok ciddi istihbari faaliyetleri var, örtülü faaliyetleri var.” diyen Fidan, bütün bunlara karşı tedbir alınmasının İran’ın kendi meselesi olduğunu ve nelerin atlandığı konusunda spekülasyona girmek istemediğini kaydetti. Fidan, Türkiye’nin uzun yıllardır istihbari yeteneklerin geliştirilmesine önem atfettiğini anlatarak, savaşa istihbarat, güvenlik, askeri operasyonlar, harekat kararları ve zamanlama gibi konular üzerinden baktığını söyledi.

    Bakan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siber istihbarat, sinyal istihbaratı, elektronik istihbarat, önleyici istihbarat, hava izinlerinin bulunması, görüntü istihbaratı uzaydan… Bir defa bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail’le, Amerika’yla ağız dalaşına bile, orada şey yapmaman lazım. Buralarda kusursuz bir durumda olması lazım bir gücün, eğer gerçekten böyle bir mücadeleye kendisini hazırlıyorsa. Onun dışında hava savunma sistemleri, radar sistemleri, karıştırıcı sistemler konusunda da çok etkili olması lazım ki bir ülke kendi gökyüzünü koruyabilsin. Şimdi senin liderliğin veya diğer insanlar… nerede olduğunu diyelim telefonları hacklediler, buldular. Bu bir yetenek. Ama gelip onu havadan vurması, senin hava sahana girmesiyle mümkün.”

    “Biz Ukrayna Savaşı’nda da geçen sene yapılan 12 Gün Savaşı’nda da bu savaşta da ülke olarak gerekli birimlerimiz, güvenlik birimlerimiz, askeri birimlerimiz, istihbari birimlerimizin gerekli dersleri buradan çıkardığını görüyoruz. Savunma sanayimizin de buradan çok ciddi dersler çıkardığını görüyoruz.” ifadelerini kullanan Fidan, istihbarat, karşı istihbarat, savunma, savunma sanayi gibi alanlardaki kapasiteyi geliştirmenin bölgedeki tehlikelerle mücadele etmek ve istikrar ile huzuru sağlamak için anahtar rol oynadığını vurguladı.

    BÖLGEDEKİ TÜRK VATANDAŞLARININ DURUMU

    Fidan, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi vasıtasıyla bölgedeki vatandaşların durumlarının günübirlik takip edildiği bilgisini paylaşarak, Türkiye’nin bölgedeki diplomatik misyonların çalışmalarına işaret etti. Körfez bölgesine seyahat, tatil veya iş amacıyla kısa dönemli giden Türk vatandaşlarının dönüşünde hava sahasının kapalı olması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını belirten Fidan, “Günde 3-4 defa İsrail-Amerikan uçakları, Irak ve Suriye hava sahasını geçerek İran’a gidiyorlar, bombalıyorlar, sonra tekrar dönüyorlar üslerine. Çok yoğun bir hava trafiği var.” dedi. İran’ın Körfez ülkelerinin tamamına gönderdiği balistik füzeler ve onlara kıyasla daha yavaş giden dronlar olduğuna dikkati çeken Fidan, balistik füze en uzak mesafeye 8-9 dakikada giderken dronların hedefe 3-5 saatte gidebildiğini söyledi. Fidan, hava sahasının silahlı insansız hava aracı ve uçaklarla kaplı olması nedeniyle bölgede sivil trafiğinin işleme şansının bulunmadığının altını çizerek, operasyonel yoğunluğun azalması veya durması sonrasında hava trafiğinin açılacağını kaydetti.

    OLASI GÖÇ DALGASINA YÖNELİK HAZIRLIKLAR

    “534 kilometrelik bir sınırımız var İran’la. Eğer bu işler uzarsa bir göç dalgası olabileceğine dair iddialar da var. Bununla ilgili hazırlıklarımız var mı?” sorusunu cevaplayan Fidan, şöyle konuştu: “Biz ilgili kurumlarımızla bir araya gelerek koordinasyon toplantılarında bütün senaryoları çalışıyoruz. Bunlarla da ilgili tabii ki hazırlıklarımız var. En kötü senaryo durumunda böyle bir göç dalgası olabilir diye görüyoruz. Bunun karşılanması önemli. Burada ilgili kurumlarımızla konuşuyoruz.” Fidan, Türkiye’nin sınır güvenliğinin çok iyi olduğunu dile getirerek, “Özellikle Suriye’de olan olaylardan ders alınarak İran sınırı boyunca da duvarlar örüldü geçtiğimiz yıllar içerisinde. İran da bunu birkaç defa protesto etti, ‘Niye buraya duvar örüyorsunuz?’ diye. Öyle serzenişleri olmuştu.” şeklinde konuştu. Bakan Fidan, sınır güvenliğinin sadece terörle mücadele ve kaçakçılığı önleme amaçlı değil, aynı zamanda bölgesel savaş gibi durumlar için de gerekli bir tedbir olduğuna işaret etti.

    DEZENFORMASYONA KARŞI ÇALIŞMALAR

    “Bu kadar önemli bir jeopolitik olay varken, Türkiye’nin durduğu yer ve takip ettiği politikalarla alakalı çok ciddi dezenformasyon çalışmaları var. Bunu görüyoruz. Ülke aktörleri olarak yapanlar var, bireysel olarak, grup olarak, terör örgütleri olarak yapanlar var. Bunları takip ediyoruz. Burada da üretilen söylemler, algı operasyonlarında kullandıkları argümanları da takip ediyoruz.” diyen Fidan, bunların Türk halkının zihnini etkilemede bir rolü olmadığını ancak bölgesel hususlarda dünya kamuoyuna yönelik bir mesaj oluşturmada kullanıldığını kaydetti. Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve diğer kurumların bir araya gelerek çeşitli görev dağılımlarıyla algı operasyonlarına yönelik tedbirler aldıkları bilgisini paylaşarak, “Birincisi kim yapıyor, niye yapıyor, hangi argümanı kullanıyor, hangi yöntemle yapıyor? Bunları ortaya koyduktan sonra karşı argüman ve ilgili aktörleri ‘ekspoze etme’ de dahil olmak üzere bütün tedbirleri alıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Türk milletinin ferasetinin yüksek olduğunu ve karşı karşıya kaldığı durumu çok iyi anladığını söyleyen Fidan, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz politika şu ana kadar çok şükür bölgede bizi birtakım sıkıntılardan beri tutarken diğer taraftan da daha istikrar sağlayıcı bir aktör olmamızı sağladı.” ifadesini kullandı.

    Fidan, bu sıkıntılı dönemde de bir yandan Türkiye’nin menfaatlerini korurken diğer yandan bölge, komşular ve bölge halkları için umut ve istikrar kaynağı olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, bölgede giderek çetrefilleşen bir denklem içerisinde olduklarına dikkati çekti.

    Her an, her türlü kazanın veya art niyetli girişimin yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunan Fidan, “Önleyici diplomasi dediğimiz tedbirleri alırken, diğer taraftan her türlü sıcak, bir kinetik olana da hazır olmak gerekiyor.” dedi.

    Birinci önceliklerinin bölgede cereyan eden bu savaşı bir an önce durdurmak olduğunu belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerilimin başından beri bu işin üzerinde çok durduğunu söyledi. Fidan, şöyle devam etti: “27 Ocak’ta yaptığı telefon görüşmesinde (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın) Sayın Trump’a teklif ettiği ‘Siz, biz ve Pezeşkiyan görüşelim’ teklifi eğer İran tarafında da kabul görseydi bir oyun değiştirici alan olacaktı. Çünkü biz biliyorduk, görüşmeler birçok yerde kilitlenmişti, oyun değiştirici müdahalelere ihtiyaç vardı. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın, bizlerin yaptığı müdahaleler bu yönde oldu. Savaşı bir müddet ertelettirmeyi başardık ama bir noktadan sonra taraflar istediklerini alamadılar.” Hakan Fidan, ortaya koyacakları çabalarla ateşkese ulaşılmasını umut ettiğini ama savaşın belli bir süre daha devam edeceğini öngördüklerini dile getirerek, her türlü soruna karşı gerekli tedbirleri aldıklarının altını çizdi. >>>AA

  • Türk savunma sanayisi Avrupa’da vites yükseltti

    Türk savunma sanayisi Avrupa’da vites yükseltti

    Nurol Makina tarafından Macaristan Ordusundan ve Savunma Bakanlığına bağlı firmalardan uzmanların katılımı ile tasarımı özelleştirilen ve GİDRAN ismiyle envantere giren zırhlı araçlar için yeni sözleşme imzalandı. Sözleşme Macaristan Savunma Bakanlığı, Macaristan Silahlı Kuvvetleri ve 4iG Space and Defence Technologies arasında Başbakan Viktor Orban huzurunda yapıldı. Törene, Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, Nurol Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz Çarmıklı, Nurol Holding Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Çarmıklı, Nurol Makina Genel Müdürü (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Engin Aykol, Avrupa Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Emre Akın ve Nurol Makina Macaristan Genel Müdürü ve GİDRAN Armoured Vehicles Genel Müdürü (CEO) Mehmet Atak katıldı. İmzalanan sözleşme doğrultusunda, Nurol Makina ve Raba şirketi işbirliği içinde Türkiye’de üretilen ve teslimatları yapılan 106 GİDRAN aracına 800 adet daha ekleyecek. Araçların bir kısmı doğrudan Avrupa Birliği (AB) savunma ekosistemi içinde, büyük kısmı ise Macaristan’da kurulan tesiste üretilecek. GİDRAN 4X4 araçları, Macaristan Kara Kuvvetlerinin temel unsurlarından birini oluşturacak. Ayrıca envanterdeki GİDRAN araç filosu için bakım ve yaşam döngüsü destek sözleşmesi imzalandı. Böylece uzun vadeli, yaşam döngüsüne dayalı bir savunma hizmetinin altyapısı oluşturuldu.

    MACARİSTAN VE BÖLGE GÜVENLİĞİ İÇİN STRATEJİK HAMLE

    Nurol Makina, Macaristan’da yerel katkıyla yapılacak üretime yönelik olarak Nurol Makina Hungary şirketini kurdu, sonrasında da Raba Otomotiv ile bir ortak girişim hayata geçirildi. 4iG SDT de Nurol Makina ile daha önce yaptığı anlaşma ile 2030 yılına kadar Macaristan pazarında GİDRAN 4×4 araçlarının satışı konusunda “münhasır distribütörlük” hakkını elde etmişti. 4iG SDT, böylece bu zırhlı araçları Macaristan pazarındaki tüm potansiyel kullanıcılara resmi olarak satma ve tedarik etme yetkisine sahip tek şirket olmuştu. Nurol Makina ve Türk savunma sanayisi bu sözleşmeyle Avrupa’daki varlığını “tedarikçiden” “ortak üreticiye” taşıyacak. Macaristan yetkilileri Nurol Makina’dan duydukları yüksek memnuniyeti ifade ederken, anlaşma Macaristan ve bölgenin güvenliği için stratejik bir hamle olarak belirtildi. Nurol Makina, Macaristan tarafından CSG ve Lockheed Martin şirketleriyle birlikte stratejik partner olarak nitelendirildi.

    EN ZORLU ARAZİLERDE GENİŞ GÖREV YELPAZESİ

    GİDRAN, Nurol Makina’nın muharebe sahasında kendisini kanıtlayan ve uluslararası alanda farklı coğrafyalarda tercih edilen Ejder Yalçın 4×4 platformu üzerine kuruldu. Araç, mayın, el yapımı patlayıcı ve yanal patlamalara karşı yüksek koruma seviyesi sunuyor. GİDRAN, personel taşıyıcıdan keşif-gözetleme platformuna, silah taşıyıcıdan komuta kontrol merkezine kadar geniş bir görev yelpazesine uygun tasarlandı. Araç, 375 beygir gücündeki motoru ve tam bağımsız süspansiyon sistemi ile en zorlu arazi koşullarında operasyonel yetenek sunuyor. Nurol Makina araçları 2020 yılından bu yana Macaristan’da yüksek memnuniyet seviyesiyle görev yapıyor. Bu proje özelinde kurulan ilişkiler, iki ülke arasındaki savunma sanayi işbirliğine örnek teşkil ediyor. >>>AA

     

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, liderler, Türkiye ile Pakistan ikili ilişkilerini, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Pakistan’da gerçekleşen terör saldırılarını kınadığını, Türkiye’nin terörle mücadelesinde Pakistan’ın yanında olmaya devam edeceğini, Pakistan ile Afganistan arasında Türkiye’nin de girişimleriyle sağlanan ateşkesin yeniden tesisi için katkıda bulunacağını belirtti. Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan çatışmalı süreçle ilgili bölgede diplomasinin yeniden devreye alınmasının büyük fayda sağlayacağını, Türkiye’nin de buna elinden gelen desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti.

    PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF’TEN GÖRÜŞMEYE İLİŞKİN AÇIKLAMA

    Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesine ilişkin açıklamada bulundu. Görüşmede, Orta Doğu’daki tırmanan durumu ele aldıklarını kaydeden Şerif, “İsrail’in İran’a yönelik saldırısını” ve “ardından Körfez ülkelerine yönelik üzücü saldırıları” şiddetle kınadığını belirtti. Şerif, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, kardeş Körfez liderleriyle temaslarım hakkında bilgi verdim ve Pakistan’ın onlarla tam dayanışma içinde olduğunu, ayrıca gerilimin azaltılması ve diyaloğun teşvik edilmesinde yapıcı rol oynamaya hazır olduğumuzu teyit ettim.” ifadesini kullandı. Başbakan Şerif, gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemek için tüm tarafların azami itidal göstermesinin şart olduğu konusunda mutabık kaldıklarını vurguladı. Afganistan’daki son gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunduklarını aktaran Şerif, “Bölgede barış ve istikrara yönelik ortak hedefimiz doğrultusunda yakın ve sık temas halinde kalmaya karar verdik.” ifadesine yer verdi.

    CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Şerif’in telefon görüşmesi yaptığı ve ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldıkları duyurulmuştu. Açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Pakistan’da gerçekleşen terör saldırılarını kınadığını, Türkiye’nin terörle mücadelesinde Pakistan’ın yanında olmaya devam edeceğini, Pakistan ile Afganistan arasında Türkiye’nin de girişimleriyle sağlanan ateşkesin yeniden tesisi için katkıda bulunacağını belirtti. Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan çatışmalı süreçle ilgili bölgede diplomasinin yeniden devreye alınmasının büyük fayda sağlayacağını, Türkiye’nin de buna elinden gelen desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti. >>>AA

  • “Dikkatli olmaya devam edeceğiz”

    “Dikkatli olmaya devam edeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde Meclis Şeref Salonu’nda düzenlenen milletvekilleriyle iftar programında yaptığı konuşmada, milletvekillerinin, ailelerinin ve milletin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik etti.

    Rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının açıldığı mübarek ayın, başta mazlum coğrafyalar olmak üzere İslam coğrafyasına ve insanlığa hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz eden Erdoğan, dünyada “Gazi” unvanına sahip tek meclis olan, bir milletin istiklal mücadelesini başlatıp başarıyla hitama erdiren tek parlamento olma şerefini taşıyan, devlet, millet ve vatan için kritik zamanlarda aldığı kararlarla tarihe altın sayfalar armağan eden, 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminde yiğitçe direnerek ikinci defa “Gazi” unvanını hak eden TBMM’nin değerli üyeleri ve milletvekilleriyle manevi atmosferde bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

    23 Nisan 1920’den beri tam 106 yıldır milletine, devletine, vatanına samimiyetle hizmet eden bütün milletvekillerini şükranla anan Erdoğan, Gazi Meclisin milletin emanetine layıkıyla sahip çıkan ancak artık hayatta olmayan milletvekillerine Allah’tan rahmet diledi.

    Erdoğan, “Bizleri bu güzel iftar sofrası etrafında buluşturduğu için TBMM Başkanımıza ve organizasyonda emeği geçen her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Mücadelenin en sancılı günlerinde İstiklal Harbinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’in Yüce Meclisin kürsüsünden okuduğu “Ölmez bu vatan farzı muhal ölse de hatta/Çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi” mısralarında vücut bulan “Ya istiklal ya ölüm” inancını müstevlilere meydan okuyan yiğitlerin mukaddes davasını bir kez daha kemal-i hürmetle selamladığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, bu vatan ölmez. Ölmesi farzı muhaldir. O farzı muhal gerçekleşse dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecektir. Bunun için ‘Türkiye, Türkiye’den büyüktür.’ cümlesi, sıradan bir söz, hamasi bir söylem asla değildir. Bu ifade Gazi Meclisimizin isminde de zikredildiği gibi kendi varlığının farkında olan bir milletin inancının, iradesinin, aşkının tespit ve tescilidir. Asil ve asıl olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı, o aşkı, o iradeyi sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

    “DÜNYAMIZ HIZLA KABA KUVVETİN VE GÜÇLÜNÜN HUKUKUNUN İŞLETİLDİĞİ KAOTİK BİR DÖNEME DOĞRU SÜRÜKLENİYOR”

    Sadece bölge ve içinde bulunulan coğrafya değil, topyekun dünyanın kritik dönemlerden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengesinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların yamalı bohçaya döndüğü, uluslararası hukukun büyük ölçüde rafa kaldırıldığı, geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaymasını küresel düzeyde hep beraber tecrübe ettiklerinin altını çizdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sisteminin çatır çatır çatırdadığını, temelinden sarsıldığını, dünyanın en küçük kıvılcımda tutuşacak derecede ısındığını belirterek, küresel adaletsizliğin gittikçe daha da derinleştiğini ve kronikleştiğini, eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağının henüz tam olarak bilinmediğini dile getirdi. “Dünyamız hızla kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun işletildiği kaotik bir döneme doğru sürükleniyor.” ifadesini kullanan Erdoğan, komşu İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürece işaret etti.

    Erdoğan, “Bu vesileyle bunlara bir kez daha şahitlik ediyoruz. Birleşmiş Milletler sisteminin sembolize ettiği çok taraflılık, egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasi ile çözümü gibi prensipler bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda. Yıllardır bize hukuktan, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor, çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

    “MAZLUMLARIN GÖZYAŞINI DİNDİRMENİN, ZULMÜ ENGELLEMENİN TARAFINDAYIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, belirsizliğin, gerilimin, çatışmanın ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas bir konjonktürde Türkiye’nin tavrının belli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Biz tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Tam tersine, Türkiye olarak sulhu sükunun, huzurun ve istikrarın, dayanışmanın ve işbirliğinin, evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın, sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin, çatışma yerine müzakerenin savaş yerine barışın tarafındayız. Öldürmenin, katletmenin, haydutluğun, soykırımın ve soykırımcıların değil, hakkın, hakikatin nerede olursa olsun insanı yaşatmanın tarafındayız. Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız. İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu her daim koruyacağız. Nasıl bu günlere oyunları bozarak geldiysek, nasıl bize demokrasi ve insan hakları dersi verenler susarken zulmün olduğu her yerde cesaretle hakkı haykırdıysak, nasıl zalimlere hiçbir zaman boyun eğmediysek Allah’ın izni, aziz milletimizin güçlü desteğiyle adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz.”

    Basiretli düşünmeye, soğukkanlı olmaya, sağduyulu davranmaya devam edeceklerini aktaran Erdoğan, “Bilhassa yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Erdoğan, dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günlerde altyapıyı, ekonomiyi, diplomasiyi, orduyu ve savunma sanayisini güçlendirerek, milli birliği tahkim ederek Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıldığını belirtti. Türkiye Yüzyılı vizyonunun köşe taşlarından birisinin Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefiyle yürütülen çalışmalar olduğunu vurgulayan Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi’nde şifa buldu. Atiyen de yalnız orada kat’i tedbirlerini bulabilecektir.” ifadelerini hatırlatarak, bu tespitlerin hala geçerliliğini muhafaza ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclisin, 23 Nisan 1920’den bugüne kadar milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle gösterdiğine işaret ederek, “Bu Gazi Meclis, ne kadar komplike olursa olsun, ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, dirayete ve demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir.” diye konuştu.

    “SÜRECİN MENZİLİNE VARMASI İÇİN SORUMLULUK DUYGUSUYLA HAREKET EDECEĞİZ”

    TBMM’de 5 Ağustos 2025’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi misyonunu başarıyla yerine getirdiğinin altını çizen Erdoğan, komisyonun siyasi parti gruplarının mutabakatıyla nihai raporunu kabul ettiğini hatırlattı. Erdoğan, komisyonun sürece olan inancı güçlendirdiğini, Terörsüz Türkiye hedefine giden yolda ufuk açıcı rol üstlendiğini dile getirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile komisyon üyesi milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Partimizi ve İttifakımızı komisyonda büyük bir başarıyla temsil eden arkadaşlarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Gazi Meclisimizin, nihai raporda vücut ve anlam bulan uzlaşı ruhuna sahip çıkarak, önümüzdeki dönemde ülkemizi bu sorundan tamamen kurtarmak için gerekli özgüveni, cesareti ve iradeyi göstereceğine inanıyorum. Şurası bir gerçektir: dün olduğu gibi yarın da bu süreci hazmedemeyenler, Türkiye’yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler, bu hayırlı süreci var güçleriyle engellemeye çalışanlar olacaktır. Biz bunlara aldırmayacağız. Doğru bildiğimiz yolda emin, kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz. Bu fırsatı, bu imkanı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Meclis’teki diğer siyasi partilerimizin de müspet katkılarıyla sürecin menziline varması için sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz. Yaklaşık yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, on binlerce vatandaşımızın canını yakan, nice annenin yüreğine ateşler düşüren, ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye’yi inşallah kurtaracağız. Bunu da kardeşlik, vatandaşlık hukuku içinde, şehitlerin ruhlarını muazzep etmeden, gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı müteessir etmeden, meşru ve makul bir zeminde gerçekleştireceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı hassasiyeti, aynı özgüvenli ve yapıcı yaklaşımı Meclis’teki milletvekillerinden, siyasi partilerden beklediğini vurgulayarak, Türkiye’nin bu meseleyi kalıcı olarak geride bıraktığında çok farklı atmosfer yakalayacağını, kabına sığmayacağını, ağır yüklerinden kurtulmuş şekilde aydınlık yarınlara doğru koşar adım gideceğini ifade etti.

    NOTLAR

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ı, Meclis’e gelişi sırasında Şeref Kapısı önünde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş karşıladı.

    Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, TBMM başkanvekilleri, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, AK Parti ve Yeni Yol Partisi Grup başkanları, DEM Parti, MHP ve Yeni Yol Partisi Grup başkanvekilleri, eski TBMM başkanları, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. >>>AA

  • Kanal 3 yönetiminden RTÜK’e ziyaret

    Kanal 3 yönetiminden RTÜK’e ziyaret

    Megabirlik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, Kanal 3 Genel Müdürü Selcen Dilek Çöygün ve Kanal 3 Genel Yayın Yönetmeni Faruk Demirel, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş’i ziyaret etti. Ziyarette medya çalışmaları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Daniş, nazik ziyaretlerinden dolayı Kanal 3 yönetimine teşekkür etti.>>>>HABER MERKEZİ