Soruşturmaya Damga Vuran Mesajlar ve İhraç Talebi

Belediye Meclisinde Denge Hassas: Menderes Belediyesi AK Parti’ye Geçek mi?








Bursa’nın Nilüfer ilçesi Beşevler Mahallesi’nde bulunan Safa Camii, otomobillerde kullanılan sunroof sistemini andıran açılır-kapanır kubbesiyle Türkiye’nin en dikkat çekici ibadethaneleri arasında yer alıyor. Uzaktan kumandayla açılıp kapanabilen 120 metrekarelik kubbe sistemi sayesinde yaz aylarında cami doğal havayla serinliyor. Türkiye’de bu sistemin uygulandığı ikinci cami olarak gösterilen Safa Camii, Bursa’nın yanı sıra farklı şehirlerden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.
Modern mimari ile geleneksel cami anlayışını buluşturan yapı, yalnızca açılır kubbesiyle değil, alt katındaki sosyal alanlarıyla da dikkat çekiyor. Mini külliye anlayışıyla inşa edilen camide çocuklar için eğitim alanları ve çok amaçlı bölümler bulunurken, ibadetin yanı sıra günün her saatinde yaşayan bir merkez olma özelliği taşıyor.
Beşevler Mahalle Muhtarı Erol Yılmazer, caminin ortaya çıkış hikayesini anlatarak, “Bursa’da ilk, Türkiye’de 2. Kubbesi açılır cami. Aslında böyle bir proje değildi ama sonradan buna evrildi. Mimar arkadaşımızın katkılarıyla Bursa’da bir başka örneği yok. Prototip bir mini külliye şeklinde bir cami. Sadece sunrooflu değil, alt katlarında da spor salonu için alanlar var. Şimdilik orada çocuklara Kur’an kursu verilmesi için bir alan oluşturduk. Tüm müştemilatı yaşayan bir cami. Sadece ibadet edilip gidilen bir cami değil, eski atalarımızın yaptığı gibi 24 saat yaşayan bir merkez oluşturmaya çalıştık. Yaz aylarında inanılmaz keyifli. Ramazanlarda da öyle. Şehrimizin hatta ülkemizin başka yerlerinden gelip burada ibadet yapmanın zevkini tadıyorlar. Teravih namazlarında özellikle sunroofu açtığımızda klimalara bile gerek kalmıyor ve çok güzel bir ibadethane haline geliyor” dedi.
Safa Camii İmam Hatibi Gökhan Bedir ise açılır kubbenin ibadete farklı bir manevi atmosfer kattığını belirterek, “Camimizin en belirgin özelliklerinden biri kubbemizin açılır olması. Ferah, doğal klima ile serin bir şekilde cami cemaatimizle beraber ibadetlerimizi yapıyoruz. Camimizin diğer bir özelliği ise diğer camilerde bulunan avizelerin burada olmaması. İç kısımda duvarlarda bulunan LED ışıklarla aydınlatmayı sağlıyoruz. İlk atandığımda bu şekilde bir özelliğinin olması benim çok hoşuma gitti. Benim görüşüm caminin doğal ve sade olması. Bu camimiz de o şekilde sade ve doğal. Cemaat ise memnun. Daha öncesinde klima da yokmuş, zaten çok fazla da kullanmıyoruz. Üstü açıldığı için o rüzgar, o güneş ile birlikte ibadet yapabilmek insana ayrı bir feyz veriyor” ifadelerini kullandı.
Cemaatten Ahmet Oğuz ise, “Benim duyduğum kadarıyla Türkiye’de üstü açılan 2. cami. Çocukların çok ilgisini çekiyor, dışarıdan gelenler de çok oluyor. Allah yapanlardan razı olsun” diye konuştu.
Hareketli kubbe, uzaktan kumandayla birkaç dakika içinde açılıp kapanabilen sistemi ve doğal havalandırmasıyla dikkat çeken Safa Camii, sıcak yaz günlerinde klima kullanılmadan serin bir ibadet ortamı sunarken, mimarisiyle de Türkiye’nin en farklı camileri arasında gösteriliyor.

TCMB’den yapılan duyuruya göre, Başkan Fatih Karahan, “Enflasyon Raporu 2026-III”ün tanıtımı amacıyla 13 Ağustos Perşembe saat 10.30’da İstanbul Finans Merkezi TCMB Yerleşkesi’nde bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. Fiziksel ortamda gerçekleştirilecek toplantı, TCMB’nin internet sitesi ile X sosyal medya platformu ve YouTube hesaplarından canlı yayınlanacak. >>>AA

Kulübün ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Salah’ın teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenmana çıktığı aktarıldı. Paylaşım yapılan fotoğraflarda Salah’ın, teknik direktör Fatih Tekke ile görüşmesi de yer aldı. >>>AA


Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için 2 bin 560 erkek, 630 kadın ile şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları kapsamında 60 aday olmak üzere toplam 3 bin 250 öğrenci alınacak.
Adaylar, başvurularını 7-13 Ağustos tarihlerinde “pa.edu.tr” internet adresi üzerinden e-Devlet şifresi girilerek gerçekleştirebilecek.
Sınavlarda başarılı olarak PMYO’da eğitim gören ve eğitim sonunda başarılı olan adayların polis memuru olarak atamaları yapılacak.
Alıma ilişkin sınav takvimi, “www.pa.edu.tr” internet sitesinden ilan edilecek.
Başvuruda bulunacak adaylar için giriş koşulları
PMYO’nun öğrenci alımına başvuracak adayların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, lise ve dengi okul mezunu olması gerekecek.
Başvurularda, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan 2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda TYT puan türünden en az 250 ham taban puan ve üzeri, şehit ve vazife malulü olanların eş ve çocuklarından ise yine aynı sınav ve puan türünden en az 200 ham taban puan ve üzeri puan alma şartı aranacak.
Adayların, 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak kaydıyla 1 Ekim 2026 itibarıyla 18 yaşını tamamlamış ve 1 Ocak 2026 itibarıyla 26 yaşından gün almamış olması şartı aranacak.
Başvuru yapan adaylardan kadınların 162 santimetre, erkeklerin 167 santimetreden kısa boylu olmaması, beden kitle indeksinin 18-27 arasında olması gerekecek.
İlanda, söz konusu alıma ilişkin diğer giriş koşullarına da yer verildi. >>>AA

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan’da ortak savunma anlaşması imzalayacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan’a hareket etmişti.
Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze’de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.
Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025’te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül’de “Ortak Stratejik Savunma Anlaşması” imzalamıştı. >>>AA

Bir inşaat şirketinde kaynakçı olarak çalışan işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tutarak iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini öne sürdü. Ücretinin düşük gösterildiğini, çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü çalıştığını, izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek kısmi alacak davası şeklinde kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etti. Mahkemede ifade veren davalı şirket yönetimi de ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını iş sözleşmesinin davacı izinde iken kendisinin işe gitmek istememesi üzerine sonlandırıldığını, tazminat talep hakkı bulunmadığını, çalışma karşılığı tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi davanın kabulüne hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işverenin itirazını haksız buldu. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.
Kararda; işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma şartlarında esaslı bir değişikliği işverenin ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği hatırlatıldı. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacağı vurgulandı. 4857 sayılı Kanun’un 22/1 hükmünün asıl konuluş amacının, işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma şartlarını değiştirecek işveren davranışlarına ‘dur’ demek olduğu dile getirildi. Kararda şöyle denildi: “Somut olayda dosyaya sunulan ‘Çalışma Şartlarında Değişiklik Bildirimi’ başlıklı belge ile işçilere yapılan bildirimde; yapılan işle alakalı ihtiyacın azalması ve feshin son çare olması prensibi ilkelerinden hareketle iş sözleşmesini bu nedenle sona erdirmek yerine ücrette işçinin kabul etmesi hâlinde 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca çalışma şartlarında esaslı bir değişikliğe gidilerek ücretin bir miktar düşürülmesine karar verildiği yazılmıştır. Yeni belirlenen ücretle belirtilen şartlarda çalışmanın uygun görüldüğü, buna dair değişikliği kabul edip etmediğinin, bu değişikliğe muvafakati olup olmadığının, bu değişiklik yazısının tebliğinden itibaren 6 (altı) iş günü içerisinde işverene bildirilmesi yönünde bildirim yapılmıştır. Davacının aynı gün, ücrette indirime gidilmesine ve buna yönelik çalışma şartlarında değişiklik talebine muvafakat ettiğine dair beyan dilekçesini, el yazısı ile yazıp imzaladığı ve işverene sunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin devamı sırasında tarafların karşılıklı olarak ve ileriye dönük şekilde, ücrette bir miktar indirim yapılması hususunda anlaştıkları ortadadır. İş sözleşmesinin bu ücret üzerinden devam etmesi konusunda mutabık kaldıkları, davacının çalışma şartlarındaki bu değişikliğe önce rıza gösterip iş sözleşmesinin feshinden sonra irade fesadı iddiasına dayanarak eksik ödenen ücret alacağı şeklinde talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan irade fesadı iddiasının usulüne uygun şekilde ispatlanamadığı da dikkate alındığında, ücretin düşürülmesini ve çalışma şartlarında değişiklik talebini kabul ettiğine dair davacı işçi imzalı muvafakat belgesine değer verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.’’ >>>İHA

Olay, merkez Yıldırım ilçesi Hacivat Mahallesi’nde yaşandı. Sokakta düğün yapan çift, sahneye yürüyerek gelmek yerine farklı bir yol seçti. Vinç yardımıyla sahneye inen gelin ile damadı gören katılımcılar, hayretler içerisinde gelin ile damadın sahneye inişini izlerken, o anlar saniye saniye amatör kamera ile kaydedildi. >>>İHA

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre, Türkiye’de kara avcılığına ilişkin uygulamalar, av ve yaban hayatının korunması ile sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla belirlenen kurallar çerçevesinde yürütülüyor.
Bu kapsamda Merkez Av Komisyonu, av döneminde geçerli olmak üzere, Türkiye’de kara avcılığıyla ilgili usul ve esasları belirliyor ve alınan karar Resmi Gazete’de yayımlanıyor.
Avın açılış ve kapanış tarihlerini, avına izin verilen hayvanlar ile avcı başına avlanabilecek bir günlük av hayvanı limitlerini, avlanma günlerini, avlanmanın yasak olduğu avlaklar ile sahaları belirleyen komisyon, devlet ve genel avlaklarında avlanmayla ilgili hususları, yasak avlanma esas ve usullerinin yanında avda kullanılması ve avlaklarda bulundurulması yasaklanan araç gereçler ile mücadele amaçlı avlanma usullerini de tespit ediyor.
Hayvanların av günleri
Merkez Av Komisyonunca alınan kararlar çerçevesinde, avlanma Türkiye’de tüm bölgelerde 18 Ağustos’ta başlayacak. Bu tarihte bıldırcın, üveyik, alakarga, küçük karga, ekinkargası, leşkargası, karabatak, saksağan, yaban domuzu ve çakal avı yapılabilecek.
Alınan karar uyarınca çarşamba, cumartesi, pazar ile idari ve resmi tatillerde ava çıkılabilecek.
Yaban domuzu ve birinci grup kuşlar (bıldırcın-üveyik türleri) ile üçüncü grup kuşların (yeşilbaş ördek, boz ördek) avı ilave olarak salı günü de yapılabilecek.
Kararlara uymayan avcılara idari yaptırım
Avcılar, Avlak Yönetim Bilgi Sistemi’nden (AVBİS), Avcı Avlakta Mobil Uygulaması’ndan (AVA) ve “0850 888 06 06” numaralı çağrı merkezinden gerekli izni aldıktan sonra genel ve devlet avlaklarında av yapabilecek.
Komisyonun aldığı kararlara uyma zorunluluğu bulunan avcılar, Resmi Gazete’de yayımlanan avlanma esas ve usullerine, av günlerine ve türlere göre belirlenen kotalara uyarak avlanacak.
Bu kararlara uymayan avcılara, ilgili kanun çerçevesinde idari yaptırım uygulanacak. >>>AA

Tatil için bulunduğu Yunanistan’ın Mykonos Adası’ndan özel uçakla Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’ne gelen 34 yaşındaki oyuncuyu, bordo-mavili taraftarlar karşıladı.
Salah, pasaport kontrollerinin ardından taraftarın karşısına çıktı. Binlerce bordo-mavili taraftar, Mısırlı yıldızı karşılamak için havalimanına akın etti. “Ya Allah Bismillah Muhammed Salah” tezahüratlarında bulunan Trabzonspor taraftarı, büyük sevinç yaşadı.
Mısırlı futbolcu, taraftarları selamlamasının ardından Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan’ın arabasına binerek yoğun güvenlik önlemleri altında havalimanından ayrıldı.
Bordo-mavili kulübün, Maslak Acıbadem Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçecek Salah ile 2 yıllık sözleşme imzalaması bekleniyor.
Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu üyeleriyle akşam Trabzon’a gidecek Mohamed Salah için yarın Papara Park’ta taraftara açık imza töreni düzenlenecek.
SALAH’TAN “BİZE HER YER TRABZON” MESAJI
Trabzonspor Kulübünün sosyal medya hesabında yer alan videoda, 61 numaralı bordo-mavili formayı uçakta giyen futbolcu, “Trabzon hazır mısın? Sizi duyuyorum. Çok yakında görüşürüz. Bize her yer Trabzon.” ifadelerini kullandı. Salah’ın İstanbul’da kulüp başkanı Ertuğrul Doğan ile bir araya gelmesi, akşam saatlerinde de Trabzon’da olması bekleniyor. >>>Ferhat YÜKSEL

“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı atan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin iki yıl önce TBMM’de yaptığı konuşmayla başladığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) ve Sayın Meclis Başkanımıza (Numan Kurtulmuş) teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“BU PROJE BİR DEVLET PROJESİDİR”
Bahçeli, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz” diye konuştu.
Son dönemde MHP grup toplantılarında sürece neden değinmediği sorusu üzerine Bahçeli, şunları söyledi: “Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye. Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.”
“DEMİRTAŞ’IN HALİNİ HATIRINI SORARIM”
Bahçeli, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki soruya, “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalıştık” cevabını verdi. Bahçeli, daha önce yaptığı “Selahattin Demirtaş evine dönsün” açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır” dedi. >>>İHA

Düzenlenen törenle hizmete giren Kentsel Dönüşüm Ofisi’nde gerçekleştirilen ilk sözleşme imzası, kentsel dönüşüm çalışmalarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi. >>>Şerafettin KAZAK


Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki iki numaralı organizasyonunda play-off turu kurası, İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi’nde çekildi.
Üçüncü eleme turunda mücadele edecek Beşiktaş, Hradec Kralove’yi elemesi halinde play-off’larda Şampiyonlar Ligi’ndeki Dinamo Zagreb-Kauno Zalgiris eşleşmesinin kaybedeniyle karşılaşacak.
Turnuvaya play-off turundan dahil olacak Trabzonspor ise Ferencvaros-Gornik Zabrze eşleşmesinin kazananı ile mücadele edecek.
Karşılaşmalar, 20 ve 27 Ağustos’ta oynanacak.
Play-off turundaki eşleşmeler şöyle:
Trabzonspor / Ferencvaros (Macaristan) – Gornik Zabrze (Polonya)
KuPS Kuopio (Finlandiya) – Universitatea Craiova (Romanya) / Ararat-Armenia (Ermenistan) – Celje (Slovenya)
Sint-Truidense (Belçika) / Lincoln Red Imps (Cebelitarık) – Omonoia (Kıbrıs Rum Kesimi)
Hapoel Beer-Sheva (İsrail) – Kızılyıldız (Sırbistan) / Viktoria Plzen (Çekya)
Shamrock Rovers (İrlanda Cumhuriyeti) – Egnatia (Arnavutluk) / Lillestrom (Norveç)
Jagiellonia (Polonya) – Rangers (İskoçya) / Larne (Kuzey İrlanda) – Iberia (Gürcistan)
Mjallby (İsveç) – Slovan Bratislava (Slovakya) / Salzburg (Avusturya) – Pafos (Kıbrıs Rum Kesimi)
Levski Sofya (Bulgaristan) – Kairat (Kazakistan) / PAOK (Yunanistan) – Anderlecht (Belçika)
Lech Poznan (Polonya) – Klaksvik (Faroe Adaları) / Thun (İsviçre) – Vikingur (İzlanda)
Hradec Kralove (Çekya) – Beşiktaş / Dinamo Zagreb (Hırvatistan) – Kauno Zalgiris (Litvanya)
Benfica (Portekiz) – Hearts (İskoçya) / Aarhus (Danimarka) – Sabah (Azerbaycan)
OFI Crete (Yunanistan) / Maccabi Tel Aviv (İsrail) – CSKA Sofya (Bulgaristan)
BEŞİKTAŞ’IN UEFA AVRUPA LİGİ’NDEN “ELENMESİ HALİNDE” MUHTEMEL RAKİBİ BELLİ OLDU
Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki 3 numaralı organizasyonunda play-off turu kurası, İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi’nde çekildi.
Beşiktaş, Avrupa Ligi 3. turunda Hradec Kralove ekibine “elenmesi halinde” Konferans Ligi play-off’larında Panathinaikos-CSKA 1948 eşleşmesinin kazananıyla karşılaşacak.
Karşılaşmalar, 20 ve 27 Ağustos’ta oynanacak.
Play-off turundaki eşleşmeler şöyle:
Thun (İsviçre) – Vikingur (İzlanda) / Borac (Bosna Hersek) – Vitebsk (Belarus)
Shamrock Rovers (İrlanda Cumhuriyeti) – Egnatia (Arnavutluk) / KuPS Kuopio (Finlandiya) – Universitatea Craiova (Romanya)
Tre Fiori (San Marino) – Drita (Kosova) / Inter Escaldes (Andorra) – Flora Tallinn (Estonya)
Lech Poznan (Polonya) – Klaksvik (Faroe Adaları) / Riga (Letonya) – Györi (Macaristan)
Lincoln Red Imps (Cebelitarık) – Omonoia (Kıbrıs Rum Kesimi) / Larne (Kuzey İrlanda) – Iberia (Gürcistan)
HJK (Finlandiya) – Motherwell (İskoçya) / Freiburg (Almanya)
Ferencvaros (Macaristan) – Gornik Zabrze (Polonya) / Monaco (Fransa)
Inter Turku (Finlandiya) – Vaduz (Lihtenştayn) / Debrecen (Macaristan) – Kopenhag (Danimarka)
Benfica (Portekiz) – Hearts (İskoçya) / Paide (Estonya) – Rapid Wien (Avusturya)
CFR Cluj (Romanya) – Tromso (Norveç) / Brighton (İngiltere)
Zalgiris (Litvanya) – Hajduk Split (Hırvatistan) / Rakow (Polonya) – Hammarby (İsveç)
Panathinaikos (Yunanistan) – CSKA 1948 (Bulgaristan) / Hradec Kralove (Çekya) – Beşiktaş
Göteborg (İsveç) – Gent (Belçika) / Hibernian (İskoçya) – Shkendija (Kuzey Makedonya)
PAOK (Yunanistan) – Anderlecht (Belçika) / Brann (Norveç) – Apollon (Kıbrıs Rum Kesimi)
Atalanta (İtalya) / Hapoel Tel Aviv (İsrail) – Katowice (Polonya)
Bohemians (İrlanda Cumhuriyeti) – Midtjylland (Danimarka) / Rijeka (Hırvatistan) – Ilves (Finlandiya)
Jagiellonia (Polonya) – Rangers (İskoçya) / Jablonec (Çekya) – RFS (Letonya)
Valur (İzlanda) – Nordsjaelland (Danimarka) / Sheriff (Moldova) – St. Gallen (İsviçre)
Auda (Letonya) – Dinamo City (Arnavutluk) / Salzburg (Avusturya) – Pafos (Kıbrıs Rum Kesimi)
Noah (Ermenistan) – Sion (İsviçre) / Ajax (Hollanda) – Shelbourne (İrlanda Cumhuriyeti)
Braga (Portekiz) – Dinamo Minsk (Belarus) / Beitar (İsrail) – Austria Wien (Avusturya)
Twente (Hollanda) – DAC 1904 (Slovakya) / Dinamo Kiev (Ukrayna) – Karabağ (Azerbaycan)
Getafe (İspanya) / Partizan (Sırbistan) – Tobol (Kazakistan)
Lugano (İsviçre) – Runavik (Faroe Adaları) / Maccabi Tel Aviv (İsrail) – CSKA Sofya (Bulgaristan) >>>AA

Olay, merkez Osmangazi ilçesinde meydana geldi. Henüz nasıl çıktığı bilinmeyen koyun, bir evin çatısına çıkarak kiremitlerin üzerinde otlamaya başladı. Kahvehanede oyun oynarken çatıda rahat tavırlar sergileyen koyunu gören vatandaşlar, gördükleri manzarayı telefonlarıyla kayda aldı. Oyunu bırakan vatandaşlar, koyuna meleyerek seslenmeye çalıştı. İlginç anlar kısa sürede ilgi odağı oldu. Kiremitlerin üzerinde dengelerini koruyarak otlayan koyun, görenlere tebessüm ettirdi. >>>İHA

Bakan Kacır, Giresun’un Alucra ilçesinde Çağırgan Derneğinin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Boyluca Düşünce Kampı’nda akademisyenler, araştırmacılar ve üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Türkiye’nin güçlü bir insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye ve Türk milletine yeniden öz güven kazandırdığını söyledi.
Kacır, yapay zekanın insanlık için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten pek çok teknoloji başlığından çok daha farklı bir başlıktan söz ediyoruz. Yani çok dar bir alanda sadece bir ya da birkaç sektörü etkileyen değil, hayatın her alanını dönüştürme gücüne sahip bir başlıktan bahsediyoruz. Bu yönüyle belki elektriğe ya da internete benzetmek mümkün yapay zekayı ama bir yandan da bu dönüştürücü gücün insanlık yararına kullanılma, değerlendirilme, bundan insanlık yararına fayda üretme dışında kötücüllerin elinde büyüyor olması da insanlık olarak zannediyorum bu çağda karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdidi beraberinde getiriyor.” Bu gerçekle yüzleşmek gerektiğine işaret eden Kacır, “Bu hakikatin farkındalığıyla kendi özgün yol haritamızı ortaya koymak durumundayız. İddialı hedeflerimiz elbette olmalı ama bir yandan da hedefe erişebileceğimiz bir yol haritasıyla hep birlikte gayret etmeliyiz.” dedi.
“YAPAY ZEKA BU HİKAYEDE ÇOK ÖNEMLİ BİR BAŞLIK”
Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi’ne güç vermeye devam ettiklerine dikkati çekerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak öz yeterliliği, kritik teknolojilerde kendi imkanlarıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, üretebilen, bu alanda rekabetçi ürünleri, hizmetleri dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiası adına önemli görevleri olan pek çok kurumu da bu hedef doğrultusunda bünyesinde barındıran bir bakanlığız. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Uzay Ajansı gibi müesseseler bizim bakanlığımızın şemsiyesi altında çalışan kurumlar. Tüm bu müesseselerle Milli Teknoloji Hamlesi’ne, tabii diğer paydaşlarımızla birlikte kuvvet vermeye, güç vermeye gayret ediyoruz.” diye konuştu.
Yapay zekanın bu hikayede çok önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Kacır, “Türkiye’nin bu alandaki milli kapasitesini geliştirmek adına neler yapabileceğimizi özellikle yapay zeka yol haritamızla, eylem planımızla Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay dünyaya duyurmuş oldu. Yapay zeka stratejimizde dört ana başlık ortaya koyduk. ‘Fark et, istifade et, üret ve yönet’ dedik.” ifadelerini kullandı.
Kacır, her bir kavramın üzerinde titizlikle durduklarını belirterek, “Yapay zekanın kullanımı kavramını çok tercih etmedik. Onun yerine istifade etme kavramını öne çıkardık. Çünkü kullanım iyi istikamette olduğu gibi kötü istikamette de olabilir, kötüye kullanım da mümkündür ama biz değer oluşturmayı, ondan yarar sağlamayı önceliklendirdik ve bütün bu dört başlığın altında da her bir alanda devlet olarak 2030 yılına kadarki hedeflerimizi ve bu hedeflere yönelik yol haritanızı ortaya koymaya gayret ettik.” şeklinde konuştu.
“Yaklaşık 2 bin kamu veri setini Türk yapay zeka geliştiricilerinin istifadesine sunmayı amaçlıyoruz”
Bir toplumsal farkındalığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Bakan Kacır, şunları kaydetti: “Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor. Bunun için önümüzdeki 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandırmaya gayret edeceğiz. Bu da sadece yapay zekadan günlük hayatta nasıl yararlanılabileceğini değil, aslında yapay zekanın tüm imkanlarını ve fırsatlarını, tüm sınamalarını ve tehdit risklerini bir arada kavrayabilmeye dair bir okuryazarlık programı olacak. Bazı alanlarda uygulama profesyonellerine ilişkin bir eğitim süreci yaşayacağız ve 100 bin uygulama profesyonelini hızla ülkemizde yetiştirmek istiyoruz.”
Kacır, kamunun elindeki imkanların yapay zeka geliştiricileriyle paylaşılmasının Türkiye’nin özgün kabiliyet alanlarından biri olacağını belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye gerçekten bir ölçek ekonomisi oluşturabilecek imkana sahip. Yani ekonomik ölçeğimiz, nüfus büyüklüğümüz itibarıyla bu alanda pek çok ülkenin sahip olmadığı bir imkana, fırsata sahip olduğumuzu değerlendiriyoruz. Dünyada 80 milyonun üzerinde nüfusa sahip ve kişi başı geliri 15 bin doların üzerinde kaç ülke var diye bakacak olsak zannediyorum 5-6 ülkeden ancak bahsedebiliriz ve Türkiye bunlardan biri. Dolayısıyla büyük bir ekonomik ölçeğe sahip olmamız, aynı zamanda 80 milyondan fazla nüfusa sahip olmamız, aynı zamanda ekonomik desenimiz yani sektörel çeşitliliğimiz aslında yapay zekanın en önemli unsuru olan veri konusunda Türkiye’ye pek çok ülkenin sahip olmadığı bir fırsat penceresi açıyor. Bu fırsat penceresini özellikle kamu olarak geliştiricileri aralamayı bir misyon addediyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde bu yıl sonuna kadar bunların tanımlarıyla ilgili süreçleri tamamlayıp bunun da paylaşımını yapacağız.”
Yaklaşık 2 bin kamu veri setini Türk yapay zeka geliştiricilerinin istifadesine sunmayı amaçladıklarını vurgulayan Kacır, “Eğitimden sağlığa, enerjiden ulaştırmaya, finansa pek çok ülkede yapılandan çok daha hızlı netice doğurabilecek pek çok işi Türkiye’nin kendi milli yapay zeka geliştirici ekipleri ortaya koyma imkanına sahip olacaklar. Bir yandan dijital altyapıyı güçlendirmemiz çok kritik. Bu alanda da hedefimizi ortaya koyduk. Halihazırda Türkiye’de yaklaşık 250 megavat bir veri merkezi kapasitemiz var. Bunu hızla 1 gigavat düzeyine çıkarmayı amaçlıyoruz ama burada özellikle yapay zeka kapasitesini önceliklendiriyoruz.” dedi.
“Yüksek teknoloji yatırımlarına gerçekten ayrıcalıklı imkanlar ve fırsatlar sunuyoruz”
Bakan Kacır, Türkiye’de kritik teknoloji yatırımlarına yönelik HIT-30 Programı’nı hayata geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi: “High Technology 30, yani 2030 yılına kadar Türkiye’nin 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediği yüksek teknoloji yatırımlarına gerçekten ayrıcalıklı imkanlar ve fırsatlar sunuyoruz. Yatırım teşvikleri sunuyoruz. Burada da son çağrılarımız için hem veri merkezi hem yapay zeka başlıklarına özel bir pencere, özel bir yer ayırdık. 3 milyar dolara yakın devlet katkısıyla 10 milyar dolara yakın bir veri merkezi yapay zeka yatırımını ülkemizde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.”
Yapay zeka donanım yatırımında Türkiye’nin çok akıllıca hareket etmesi gerektiğini ifade eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu: “Teknoloji geriden gelmekte olanlar için rahmettir. Yani bu teknolojinin kendisi içinden geçtiği devinimlerle biraz daha geriden gelmekte olanlara her zaman yeni bir imkan penceresi oluşturuyor. Bizim de her alanda teknoloji yarışında bu fırsat pencerelerine yönelmenizin akıllıca olduğunu değerlendiriyoruz. Bunu yaptığımızda şimdiye kadar daha iyi netice aldığımızı gözlemliyoruz. Bunun en iyi örneklerini savunma sanayinde müşahede ettik”
Kacır, insansız sistemlerde Türkiye’nin gerçekten dünyada öncü ülkeler arasına geldiğini vurgulayarak, “Bir havacılık ülkesi değilken, helikopter ve uçak üreten bir ülke değilken, şimdi insansız hava araçlarında, dron teknolojilerinde dünyada en ileri kabiliyetleri, aynı zamanda da pazarın büyük çoğunluğuna sahip bir ülke haline geldik. Dolayısıyla geleneksel alanlarda başkalarının ayak izlerini takip etmek, onların milyarlarca dolar harcayarak onlarca yıl içinde edindikleri kazanımları aynı yöntemlerle kopyalamaya çalışmak yerine kendi özgün yol haritamızı ve paradigma değişimine yönelik fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Burada da özellikle donanım yatırımlarında dikkatli hareket etmeye gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu. Türkiye’de dijital kapasite oluşturmanın önemine dikkati çeken Kacır, 2030 yılı itibarıyla veri merkezi kapasitesini 1 gigawatta çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Kacır, kamu yatırımlarının en az yüzde 2’sinin yapay zeka projelerine yönlendirileceğini dile getirerek, 2030’a kadar tüm bakanlıkların yatırım programlarında yapay zeka projelerine öncelik vereceğini kaydetti.
“Kendi dil modellerimizi mutlaka geliştirmemiz lazım”
Türkiye’nin yapay zeka ekonomisi oluşturma konusunda önemli bir fırsata sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, başkalarının modellerine bağımlı kalmadan kendi çözümlerini geliştirmenin önemine işaret etti. Kacır, yapay zeka dil modellerinin günlük hayatta yaygın olarak kullanıldığını ifade ederek, “Sizler bunların handikaplarını da çok yakından takip ediyorsunuz. Halihazırda yaygın olarak kullandığımız dil modelleri tabii bir yandan bizim aslında tırnak içinde farkında olmayan fahri geliştiricisi olduğumuz modeller. Yani bir yandan biz onlardan yararlanırken çoğunlukla onlar da bizden fazlasıyla yararlanıyor. Bunun da ötesinde aslında eğitildikleri veri kümeleri itibarıyla bir kültürel dünyaya ait bu dil modelleri.” diye konuştu.
Türkiye’nin kendi dil modelini geliştirmesi gerektiğini işaret eden Kacır, “Bizim kendi dil modellerimizi mutlaka geliştirmemiz lazım ve özellikle burada da ifade etmeye çalıştığım gibi ekonomik tarafta sektörel veri setlerine ilişkin çalışmaları hızlandırmamız lazım.” dedi.
Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak imalat sanayisine yönelik veri altyapısının güçlendirilmesine önem verdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı boyutuyla doğrudan mesul olduğumuz yönüyle imalat sanayimizin aynı veri setleriyle, aynı veri tablolarıyla konuşmasını sağlamamız ve bunun da yerli yapay zeka geliştiriciler için bir fırsata dönüşmesine imkan oluşturmamız lazım. Nihayetinde geliştirdiğimiz dil modellerinin belki toplamda onlar kadar büyük verilerle beslenmemiş, yani yaygın kullanılan dil modelleri kadar büyük verilerle beslenmemiş olsa da daha özelleşmiş alanlarda daha iyi sonuç üretebilen modeller haline gelmesine imkan sağlamamız lazım. Bizim kültürel kodlarımızla yoğun olarak eğitilmiş model olmalarını mümkün kılmamız lazım. Dolayısıyla bütün bunlar önümüzde hep beraber yürüyeceğimiz uzun bir yolculuğu ifade ediyor.” >>>AA

Bordo-mavili kulübün kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, protokol üyeleri ve taraftarların katılımıyla Ziyabey Tesisleri’nden 15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’na yürüyüş gerçekleştirildi.
Atatürk Anıtı önünde devam eden tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, yalnızca bir kuruluş yıl dönümünü değil, bir şehrin ayağa kalkışını, Anadolu’nun futboldaki büyük devrimini ve bordo-mavi renklerin 59 yıldır süren onurlu mücadelesini kutlamak için bir araya geldiklerini söyledi.
Göreve geldikleri günden bu yana armanın hakkını verebilmek için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Doğan, geçmişten geleceğe uzanan büyük bir mirası taşıdıklarını ifade etti.
Trabzonspor’un geçmişinin kendileri için bir pusula olduğunu vurgulayan Doğan, bugünkü mücadelelerinin temelinde bu mirasın bulunduğunu, geleceğin ise çocuklara karşı en büyük sorumlulukları olduğunu kaydetti.
Göreve geldiklerinde hayal olarak görülen pek çok hedefi birer birer gerçeğe dönüştürdüklerine dikkati çeken Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan sonra da aynı kararlılıkla, aynı inançla ve aynı cesaretle yürümeye devam edeceğiz. Herkesin gönlü rahat olsun. Herkesin gurur duyacağı, çocuklarına gururla anlatacağı, dünyanın neresinde olursa olsun göğsünü gere gere ‘Ben Trabzonsporluyum.’ diyeceği yarınlar için canla başla çalışıyoruz.” Doğan, 59 yıl önce yakılan meşalenin milyonlarca taraftarın yüreğinde yanmaya devam ettiğini belirterek, görevlerinin bu meşaleyi söndürmeden gelecek nesillere teslim etmek olduğunu ifade etti.

“TRABZONSPOR’UN BÜYÜKLÜĞÜ SADECE KAZANDIĞI KUPALARLA ANLATILAMAZ”
Trabzonspor Kulübü Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören ise Trabzonspor’un, kuruluşundan kısa bir süre sonra Türk futbolunun kaderini değiştirdiğini söyledi. Bordo-mavili takımın kazandığı kupalara dikkati çeken Ören, şu ifadeleri kullandı: “Trabzonspor’un büyüklüğü sadece kazandığı kupalarla anlatılamaz. Çünkü Trabzonspor, mahalle aralarında top koşturan çocukların hayalidir. Sabahın ilk ışığında denize açılan balıkçıların duasıdır. Gurbette bordo-mavi atkısını omzuna alan her Trabzonlunun memleket hasretidir. Haksızlık karşısında boyun eğmeyen, dimdik duran, emeğe inanan, öz kaynaklarına güvenen ve ne olursa olsun mücadeleden vazgeçmeyen bir karakterin adıdır.”
Törende, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Ertuğrul Doğan ile Mahmut Ören, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Program kapsamında şampiyonluk kupaları sergilendi. Trabzonspor’un kuruluşundan bugüne kadar yaşanan önemli anlara ilişkin haber ve fotoğrafların yer aldığı serginin açılışı yapılırken, şampiyonluk kadrosunun yer aldığı hatıra fotoğrafı çekim alanı da oluşturuldu.

KUTLAMALAR PAPARA PARK’TA SÜRDÜ
Trabzonspor’un 59. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında Papara Park’ta düzenlenen programda kulübün Süper Lig’deki ilk şampiyonluğunun 50. yılı da kutlandı. Papara Park Stadı’nda düzenlenen kutlamada, dönemin yöneticileri, futbolcuları, yakınları, gazeteciler ve hakemler, konuşma yaparak anılarını paylaştı. Kulüp başkanı Ertuğrul Doğan, burada yaptığı konuşmada, kulübün Avrupa standartlarında, gelecek 50 yıl boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir tesise kavuşması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Yeni tesis için mevcut şartlar içerisinde en uygun yerin, mevcut stadın yanında bulunan arazi olduğuna karar verdiklerini belirten Doğan, bölgede buna yönelik planlama çalışmalarının yapıldığını ifade etti.
Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehirden stada doğru gelirken deniz tarafına ayrılan yolun bulunduğu noktada bir giriş var. Özkan Sümer Futbol Akademisi ve tesislerimizin başladığı bölgeden bahsediyorum. Burası artık Trabzonspor tesislerinin ana girişi olacak. Mevcut yol bağlantısı yeniden düzenlenecek. Deniz tarafına doğru giden yol, Trabzonspor tesislerinin içerisinde kalacak. Böylece statla tesisler arasındaki bağlantı kontrollü ve korunaklı hale getirilecek.”
“BU PROBLEMİ EN KISA SÜREDE AŞMAMIZ GEREKİYOR”
Proje ve inşaat çalışmalarının bir an önce başlaması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Çünkü havalimanı inşaatı da başlıyor. Günde binlerce kamyonun geçtiği, yoğun toz ve hareketliliğin yaşandığı bir yerde sağlıklı bir şekilde antrenman yapmak ve yaşamak mümkün değil. Bu problemi en kısa sürede aşmamız gerekiyor.” dedi.
Doğan, mevcut tesisin yaklaşık 7 dönümlük kapalı alanı bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Biz göreve geldikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın destekleriyle geri kalan yaklaşık 80 dönümlük arazinin tahsisini de gerçekleştirdik. Bu iki arazi şu anda birleştiriliyor ve birlikte kamulaştırılıyor. Buradan yaklaşık 5 milyar lira civarında Trabzonspor’un bir geliri oluşacak. Ancak altını çizerek söylüyorum. Bu para doğrudan Trabzonspor Yönetim Kurulu’nun eline geçmeyecek.”
Üç milyar küsurluk vergi borcu olduğunu da dile getiren Doğan, “İki bakanlık arasında para değiş tokuşu olacak. Yani para zaten bize gelmeyecek. Onun dışındaki diğer işlemlerde SSK, diğer icra filan vesaire bekleyen dosyalar var. Bunlar kapanacak. Yani Trabzonspor Kulübü Yönetim Kurulu buradan gelen paraya dokunmayacak.” ifadelerini kullandı.
Doğan, göreve geldiklerinde ekonomik sorunlarla mücadele ettiklerini belirterek, problemlerin büyük bölümünü aştıklarını kaydetti.
Bu süreçte stadın tüm kullanım haklarını aldıklarını ifade eden Doğan, şöyle devam etti: “Stadın yan tarafını aldık. Akyazı’da çok önemli bir arazi aldık. İstanbul Kartal bitmişti, uzattık. Şimdi yine İstanbul’da çok önemli bir arazi üzerinde çalışıyoruz. O da Sayın Cumhurbaşkanımızın onayında. Bir yandan bunları yapmak durumundayız ama bir yandan da o yangın sönmeye başladıkça yarışın içerisine daha sert, daha hızlı giren bir Trabzonspor’u da oluşturmak zorundayız. Ben geldiğimiz günden beri hep şunu söylüyorum, ‘Saha sonuçlarında taraftarımıza mahcubiyetim var.’ Açık ve net söylüyorum bu konuda mahcubum.”
Doğan, bu mahcubiyetin bir kısmını ligin sonunda aldıkları kupayla gidermiş olduklarını aktararak, “Şahsım adına bir teselli sayabilirim ama dediğim gibi borcumuz devam ediyor.” şeklinde konuştu.

“HOCAMIZ DA SAĞ OLSUN BİZE DESTEK OLDU”
Teknik direktör Fatih Tekke ve ekibine de teşekkür eden Doğan, şunları kaydetti: “Genç oyuncularla yola çıkmak herkesin yapacağı bir iş değil. Burada ben yönetim kurulu arkadaşlarıma teşekkür ederim. O dönem hatırlayın. Her gün istifaya çağrılan bir yönetim kurulu ama o durumda bile biz Trabzonspor için doğru yolu seçtik. ‘Bu yapılanmanın yapılması lazım.’ dedik. Hocamız da sağ olsun bize destek oldu. O genç oyuncuları kimse öyle bir durumdayken o ücretlerle transfer etmez. Hiçbir hoca da o genç oyuncularla kolay kolay kariyerini ortaya koyup yola çıkmaz. Dolayısıyla Sayın Fatih Tekke’ye ve ekibine teşekkür ederim. Önemli işler başardı.”
Doğan, “Şu an istersek 150 milyon avroluk oyuncu satabiliriz. 70’i bulduk. Yani yarın istersek 15 gün içerisinde bu rakam buraya çıkar ama biz bunu yapmayacağız. Yarışmak durumundayız. Bu şehri yarışın içerisinde tutmak zorundayız.” ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Doğan, 11 transfer yaptıklarını, eksik noktalara transfer yapmaya devam edeceklerini vurguladı. Doğan, Trabzonspor’un borçlarından büyük ölçüde kurtulduğunu anlatarak, “Trabzonspor, bir yandan ekonomik özgürlüğüne kavuşmak zorunda bir yandan da yarışın içerisinde kalmak durumunda. Yani iş zordu. İşin zor kısmını inanın bayağı bitirdik. Yani şu anda rakiplerimiz 35 milyar borçları konuşurken biz istimlak işleminden sonra 1 milyar, 1,5 milyar gibi rakamları konuşmaya başlayacağız. Dolayısıyla yangını söndürdük.” diye konuştu.
“Yangını söndürdük diye rahat olmayacağız.” diyen Doğan, şöyle devam etti: “Hep altını çizdiğim bir konu var. Bu şehrin, bu takımın yıllık 70 milyon avro eksisi var. Her yıl o 70 milyon avro bulunmazsa 2 yıl içerisinde borç aynı yere gider. Bu da Trabzonspor’un gerçeği. O yüzden işte biz ‘projeler’ diyoruz. O yüzden ‘Kartal’ diyoruz. O yüzden ‘Akyazı’ diyoruz. O yüzden ‘İstanbul’da yer almamız lazım’ diyoruz. Hepsi için uğraşıyoruz. Herkese açık ve net söyleyeyim. Şehir yanımızda. Ben o duygu ve samimiyeti hissediyorum.” Program sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Doğan, Salah’ın transferine ilişkin soruya, bu konuda herhangi bir anlaşmalarının bulunmadığını kaydetti. Öte yandan Trabzon Valisi Tahir Şahin de Trabzonspor’un ve şehrin geçmişten gelen başarı hikayelerine dikkati çekerek, kulübün yeni başarılarını hep birlikte inşa edeceklerine inandığını söyledi.

TRABZONSPOR’UN 59. YILINA ÖZEL “BORDO-MAVİ FENER ALAYI” DÜZENLENDİ
Trabzonspor’un 59. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Bordo-Mavi Fener Alayı”nda taraftarlar ve protokol üyeleri bir araya geldi. 15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’nda toplanan taraftarlar ve protokol üyeleri, ellerindeki fener ve meşalelerle Ganita Sahili’ne kadar yürüdü. Bordo-mavili renklere bürünen taraftarlar, yürüyüş boyunca Trabzonspor marşları söyleyerek takımlarına destek verdi. Havai fişek gösterisinin de gerçekleştirildiği etkinlikte taraftarlar, horon ve kolbastı oynadı. Etkinlikte bazı taraftarlar, Liverpool forması giyen Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transfer edilmesini isteyerek, “Ya Allah, Bismillah, Muhammed Salah” sloganları attı. >>>AA


Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda üçüncü eleme turu ilk maçları, yarın ve 5 Ağustos Çarşamba günü oynanacak.
Fenerbahçe, çarşamba günü saat 21.00’de Avusturya ekibi Sturm Graz’ı ağırlayacak.
Müsabakaların rövanşları, 11 Ağustos’ta yapılacak.
Karşılaşmaların programı (TSİ) şöyle:
Yarın:
19.00 Mjallby (İsveç) – Slovan Bratislava (Slovakya)
19.00 Ararat-Armenia (Ermenistan) – Celje (Slovenya)
20.30 Levski Sofya (Bulgaristan) – Kairat (Kazakistan)
20.30 Hapoel Beer-Sheva (İsrail) – Kızılyıldız (Sırbistan)
21.00 Dinamo Zagreb (Hırvatistan) – Kauno Zalgiris (Litvanya)
21.00 Olympiakos (Yunanistan) – NEC Nijmegen (Hollanda)
21.00 Union Saint-Gilloise (Belçika) – Bodo/Glimt (Norveç)
21.00 Sparta Prag (Çekya) – Olimpik Lyon (Fransa)
5 Ağustos Çarşamba:
19.30 Aarhus (Danimarka) – Sabah (Azerbaycan)
21.00 Fenerbahçe – Sturm Graz (Avusturya)
>>>AA

Aydoğdu’nun, İzmir’deki bir karpuz tarlasında eline aldığı karpuzu bıçak kullanmadan, portakal soyar gibi yalnızca el gücüyle tek parça halinde kabuğundan ayırdığı görüntüler kısa sürede viral oldu.
Sosyal medyada geniş yankı uyandıran görüntülerin ardından Aydoğdu, iş yerinde İHA kameralarına karpuzu nasıl soyduğunu bir kez daha uygulamalı olarak gösterdi. Karpuzun özelliğini anlatan Salih Aydoğdu, “Bu gördüğünüz orijinal çekirdek karpuz. Kabak aşısı değil, eski babadan dededen kalan tohumlardan yetişen pembe karpuz. İzmir Torbalı’dan getirdiğimiz bu karpuz, sulu, taze, gevrek ve ince kabuklu olduğu için bu şekilde kolayca soyulabiliyor. Amacım halkımıza kaliteli ve doğal karpuzu tanıtmaktı” dedi.
Sosyal medyada paylaşılan videonun beklediğinden fazla ilgi gördüğünü belirten Salih Aydoğdu, gelen yorumlarda Emet halkının bu kalite ve doğallıktaki karpuza ulaşabildiği için şanslı olduğunun sıkça dile getirildiğini ifade etti.
Salih Aydoğdu’nun bıçak kullanmadan karpuzu tek parça halinde soyduğu görüntüler, izleyenleri hem şaşırttı hem de büyük beğeni topladı. >>>İHA

Asker uğurlama, memlekete hasret gidermek isteyenlerin bir numaralı tercihi olan şehirlerarası otobüs yolculuklarının vazgeçilmezi ikramlar tarih oluyor. Artık; yolculuk başında ve mola yerleri çıkışında muavinin ikram hazırlığına başlamasıyla yolcular dağıtılacak ikramlar için koltuklarını düzeltip beklemeye başlamayacak. Akaryakıt, otoyol, köprü ve terminal giriş ücretlerindeki artışlarla son aylarda otobüsçüler ikramda kısıtlamaya gitti. Bir çok şehirlerarası otobüs firması radikal bir karar alarak saatler süren yolculuklarda sadece soğuk ve sıcak içecek ikram ediyor. Artan maliyetlerin yanı sıra biletlerin büyük bölümünün internetteki uygulamalardan satılması komisyon yükünü artırdığına dikkat çeken sektör temsilcileri, yolculara sunulan ikramların mecburen azaltıldığına dikkat çekiyor.

Kars Otobüsçüler ve İşletmeciler Derneği Başkanı Mustafa Kıransal, ‘Otobüsçüler can çekişiyor, otobüsçülerde can kalmadı. Kars -İstanbul arası bin 500 kilometre ve sadece 2 bin 100 TL. Yolcu bedava, nasıl dondurma versin, nasıl kek versin ama yine biz az da olsa ikram dağıtıyoruz. Mazot 80 lira. Kars’tan İstanbul’a 5-6 bin lira sadece köprü ve otoyol parası. İkramlarda kısıtlama devam ediyor. Bir yıldır kaldırıldı kek ve bisküvi dağıtımı. Girdiler ucuz, çıktılar pahalı. Bir lastik 30 bin lira. Bir motor yaptırmak 600 bin lira. Motoru bırak ustayı getiremiyorsun, 50 bin lira vermeden usta gelmiyor bile’ dedi.

OTOBÜSLERDE SU BİLE PARAYLA SATILABİLİR
Türkiye Otobüs İşletmecileri Federasyonu (TOFED) Malatya Şube Başkanı ve Malatya Şehirlerarası Otobüs İşletmecileri Derneği Başkanı Eyüp Fatih Bay, artan maliyetler karşısında ikramlarda kısıtlamanın normal olduğuna vurgu yaptı. Mazot, otoyol, köprü gibi çıktıların yanı sıra seyahat uygulamalarından satılan biletlerdeki yüksek komisyonlarına sitem eden Dernek Başkanı Bay, şöyle devam etti ‘Araçlar boş gidip geliyor, yolcu yok. Yazıhaneciler de perişan, bitti, otobüsçüler de bitiyor. Yine iyi otobüslerde sıcak soğuk ikram veriliyor. Seyahat uygulamaları yüzde 13 komisyon alıyor, hiç ellerini sıcaktan soğuğa vurmadan. Millet de sağ olsun firmada aynı fiyat olmasına rağmen uygulamalardan bilet alıyor. Boş kalırsa otobüsçüler de her yerden, ikramdan kısıyor. Masraflar yüksek. Uygulamalar bilet firmalarını 20 gün sonra gönderiyor. Uçakta su satılıyor. Otobüslerde parayla ikram dönemi başlayacak. Her şey kendiliğinden pahalanıyor. Otobüslerde suyu parayla satarlarsa kimse şaşırmasın.’ >>>İHA


İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında “eyyam-ı bahur” olarak adlandırılan dönemin meteorolojide belirli tarihlere sahip resmi bir meteorolojik olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Toros, bazı takvimlerde bu tarihlerin “31 Temmuz-7 Ağustos”, bazılarında ise “1-8 Ağustos” olarak kayda geçtiğini, eyyam-ı bahurun en sıcak günler demek olduğunu kaydetti.
Bu dönemin her yıl aynı tarihlerde veya aynı şiddette yaşanmasının beklenemeyeceğini anlatan Toros, atmosferik tahmin modellerinin ağustosun ilk günlerinde Türkiye’nin önemli bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Güneydoğu’da sıcaklık, İstanbul’da ise nem ön planda
Toros, geçen yıl eyyam-ı bahur sıcaklarının tüm yurtta etkili olduğunu, sıcaklık rekorlarının kırıldığını dile getirdi.
Sıcak hava dalgasının Türkiye’nin doğusuna Arap Yarımadası’ndan, batısına ise Afrika üzerinden geleceğinin altını çizen Toros, sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceğini kaydetti.
Sıcaklıkların etkisinin bölgelere göre farklı hissedileceğini dile getiren Toros, “Güneydoğu Anadolu’da temel risk unsuru yüksek hava sıcaklığı olacak. İstanbul gibi Marmara’nın kıyı kesimlerinde ise yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık daha fazla artacak. 3 Ağustos Pazartesi İstanbul’da sıcaklıklar 30, 4 Ağustos Salı ise 32 dereceye çıkıyor. Eyyam-ı bahur sürecinde sıcaklıklar Güneydoğu Anadolu’da 40 derecenin üzerine, çarşambadan itibaren tüm Türkiye’de normalin üzerine çıkacak.” diye konuştu.
Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile iklim değişikliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Toros, tek bir sıcak dönemin doğrudan iklim değişikliğinin kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini ancak uzun yıllara ait gözlemlerin Türkiye’de belirgin bir ısınma eğilimi bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye’nin kayıtlardaki en sıcak yılı 2024’te yaşandı
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 249 istasyondan elde edilen verilerine göre Türkiye’nin ortalama sıcaklığının 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseldiğini aktaran Toros, iki dönem arasında yaklaşık 1,7 derecelik artış yaşandığını belirtti.
Toros, Türkiye’nin kayıtlardaki en sıcak yılının 15,3 derece ortalamayla 2024, en soğuk yılının ise 11,4 dereceyle 1992 olduğunu, doğrusal eğilim hesaplarının da uzun dönemli sıcaklık artışına işaret ettiğini söyledi.
Bugün yaşanan sıcak hava olaylarının yalnızca “yazın zaten sıcak olmalı” şeklinde değerlendirilemeyeceğini anlatan Toros, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2025 yılı iklim değerlendirmesinin, Türkiye’nin sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları açısından giderek daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye’deki uzun dönemli ısınma eğiliminin küresel iklim değişikliğiyle uyumlu olduğunu belirten Toros, sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha etkili yaşanabileceğine dikkati çekti.
Toros, bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemi açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini, sıcak hava dalgalarının yalnızca termometrede görülen sıcaklık değerlerinden ibaret olmadığını söyledi.
Yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişiler yüksek risk altında
Beton ve asfalt gibi yüzeylerin gün boyunca depoladığı ısıyı gece atmosfere geri verdiğini, bunun da şehir merkezlerinin kırsal alanlara göre daha sıcak kalmasına neden olduğunu belirten Toros, bu durumun “şehir ısı adası” olarak tanımlandığını kaydetti.
Toros, özellikle büyük şehirlerde yeşil alanların artırılması, gölgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında ısı birikimini azaltacak çözümlerin önem taşıdığını ifade etti.
Sıcak hava şartlarında herkesin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Toros, yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayan bireyler ile kronik hastalığı bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi.
Kalp-damar, solunum ve metabolik hastalığı bulunan kişilerin sıcak hava dönemlerinde daha dikkatli davranmaları gerektiğini belirten Toros, bilimsel çalışmalar doğrultusunda günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında zorunlu olmadıkça açık alanda uzun süre kalınmaması, yeterli miktarda su tüketilmesi, açık renkli ve hava geçirgen kıyafetlerin tercih edilmesi, güneş altında uzun süre kalınmaması ve fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine kaydırılması gerektiğini anlattı. >>>AA

Dawn gazetesinin haberine göre, Sorange bölgesinde bulunan Sardar Usman Kömür Şirketince işletilen özel bir kömür madeninde 30 Temmuz’da yaşanan metan gazı patlaması sonrası meydana gelen çökmede ölen madencilerin sayısı 34’e yükseldi.
İl Afet Yönetim Kurumu (PDMA), madenin içinde mahsur kalanlara ulaşmak için arama ve kurtarma operasyonunun devam ettiğini bildirdi.
Pakistan genelinde kömür madenciliği kazaları, metan gazı patlamaları, yetersiz havalandırma ve güvenlik önlemleri nedeniyle sıkça yaşanıyor. >>>AA


Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türk Hava Kuvvetlerinin NATO’nun müttefik hava sahasını koruma ve ortak savunma kararlılığına yönelik güçlü katkısını sürdüreceği belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Türk Hava Kuvvetlerimize ait 5 adet F-16 ve 76 personel, NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği (Enhanced Air Policing-eAP) Blok-72 görevi kapsamında Amari Hava Üssüne intikal etti. Görevimiz 30 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek. Türkiye, üstlendiği tüm uluslararası sorumluluklarda olduğu gibi bu görevde de müttefiklerine güven, dostlarına huzur vermeye devam edecektir.” >>>AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’ta, “Renklensin Yaz Okulumuz” temasıyla düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yaz Okulları Finali programında, vakfın mensuplarını ve katılımcıları selamlarken Türkiye genelindeki tüm gençlere ve çocuklara selamlarını ve sevgilerini iletti.
Yeditepe’nin kardeş kardeş gülümsediği, Boğaz’ında mavi rüzgarların estiği, fetih ruhunun kalplere işlediği güzel İstanbul’da, rengarenk çiçek bahçesini andıran bir atmosferde bir araya geldiklerini ifade eden Erdoğan; umudun, sevginin, aydınlığın ve geleceğin timsali olan gençlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gözlerinin ışıl ışıl parladığını belirterek “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları maşallah yine coşkusuyla heyecanıyla tutkusuyla göz dolduruyor. Büyük ve güçlü Türkiye’nin yolbaşçıları, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine yeri göğü inletiyor. Sizleri böyle neşeli, böyle coşkulu görmek bizi çok mutlu ediyor. Bu muhteşem tablo, bu muazzam manzara için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
TÜGVA’ya etkinlik için şükranlarını iletip Galatasaray Spor Kulübü’nün yöneticilerine ev sahiplikleri için teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu stadyumu sizlerle yani her biri ayrı renkte 70 bin çiçekle süsleyen bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Buradan gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden, bizlere dua eden, uzakta olsalar bile kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı yolluyorum. Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da, İsrail’in vahşi saldırıları altında hayata tutunma mücadelesi veren tüm yavrularımızı, sizin Filistinli, Lübnanlı kardeşlerinizi yürekten selamlıyorum. Rabb’im onların yar ve yardımcıları olsun diyor, Türkiye’deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum.”
![]()
“Sizin şu coşkunuzu, şu enerjinizi tarif etmeye inanın kelimeler yetmez”
Gençlere seslenen Erdoğan, “Sevgili evlatlarım, öncelikle burada bir gerçeği tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Sizin şu coşkunuzu, şu enerjinizi tarif etmeye inanın kelimeler yetmez. Sizin şu güzelliğinizi, şu berraklığınızı değme şair söze, mısraya dökemez. Sizin şu samimiyetinizi, imanla atan şu kalplerinizi, toplu vuran şu yüreklerinizi en usta ressam resmedemez. Rabb’im sizlerden razı olsun.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA’nın yöneticileriyle mensuplarıyla profesyonel ve gönüllü eğitmenleriyle göğüslerini kabartan işlere imza atmayı sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: “Unutmayın, ‘İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, taşıdığı potansiyelin farkında olan, şuurlu, onurlu, bilgili ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için TÜGVA canla başla gayret sarf ediyor. Geleneksel sporlardan takım oyunlarına, bilim ve eğitim programlarından kültür ve sanat etkinliklerine, doğa kamplarından sivil toplum faaliyetlerine, gençlerimize her alanda değer katan, yeni ufuklar kazandıran, onları güçlü bir geleceğe hazırlayan çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA’nın bu yıl düzenlediği yaz okullarında 700 binden fazla katılımcıya ulaşarak yeni bir rekora imza attığını belirtti. Vakfın bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencin hayatına dokunduğunu söyleyen Erdoğan, TÜGVA’nın Türkiye’nin en büyük gençlik hareketi haline geldiğini ifade etti. Erdoğan, 6 hafta süren TÜGVA yaz okullarında yaklaşık 460 bin öğrencinin Kur’an-ı Kerim eğitimini tamamladığını, 232 bin öğrencinin tecvit eğitimi aldığını, 387 binden fazla gencin ise Osmanlıca derslerine katıldığını anlattı.
Yüz binlerce öğrencinin birbirinden zengin içeriklere sahip eğitim, spor, kültür ve sanat etkinliklerinde kendilerini geliştirme fırsatı yakaladığını kaydeden Erdoğan, “Yaz okullarında düzenlenen etkinliklerde yeni dostluklar kuruldu. Çocuklarımız farklı alanlarda bilgi, görgü ve tecrübe sahibi oldu. Evlatlarımız kimi zaman birbirleriyle yarıştı, kimi zaman uyum içinde çalıştı. En önemlisi geçmişten devraldıkları zengin mirasın idrakine vardı. Görüyorum ki gerçekten dolu dolu bir program geçirmişsiniz. Her açıdan verimli, başarılı, faydalı bir yaz okulu olmuş. Maşallah, barekallah diyorum. Cenabıallah sizleri nazarlardan saklasın diyorum.” diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye’nin geleceğine yön verecek gençleri fedakarca eğiten, her biriyle yakından ilgilenen tüm hocaları tebrik ettiğini belirterek, “81 vilayetimizde, 625 ilçemizde 400 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdüren TÜGVA ailemizi canıgönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Gençliğin milletin atardamarı olduğunu söyleyen ve bunun özellikle altını çizmek istediğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Atardamar nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır. Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa milli bünyemiz de o derece sıhhatli olur. Bu damar sayesinde geçmiş, bugün ve gelecek aynı çizgide buluşur. Gençlerimiz için canını dişine takarak çalışan TÜGVA’mız işte bu denli hayati bir görevi layıkıyla yerine getirmektedir. Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor. Milletimizi asırlık hayallerine ulaştıracak her işe engel olmaya çalışanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hedef alıyor. Gençlerimiz, kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.”

“Ne yaparlarsa yapsınlar karşımdaki şu gençliğin önüne set çekemezler”
Erdoğan, TÜGVA gibi göz bebeği olan kuruluşların sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri bunlar olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Sizlere baktıkça gururlanmak yerine öfke nöbetleri geçirmelerinin nedeni karşımızdaki şu muazzam manzaradır. Sizlerin dik duruşudur, özgüvenidir, sizlerin değerlerinize sahip çıkmanızdır, sizlerin işte burada olduğu gibi birbirinize kardeşçe sarılmanızdır. Varsın, rahatsız olsunlar. Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar. Ne yaparlarsa yapsınlar karşımdaki şu gençliğin önüne set çekemezler. Bu ülkenin gençlerini ruh köklerinden, inanç değerlerinden koparamazlar. Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler. O günler artık geride kaldı. O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı. Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz. Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına asla izin vermeyiz.”
Erdoğan, “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin, evlatlarımızın en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, “Sizler tarihe yön vermiş, bilime, sanata istikamet çizmiş, çağlar kapatmış, çağlar açmış bir milletin evlatlarısınız.” diye konuştu.
Gençlere, cihana hükmetmiş, 3 kıta 7 iklimde at koşturmuş kahraman bir ecdadın torunları olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler bugün de vicdanıyla, merhametiyle, mazlumlara sahip çıkmasıyla tüm insanlığa örnek olan bir ülkenin çocuklarısınız. Hepiniz Türk milleti gibi büyük, Türkiye Cumhuriyeti gibi itibarlı bir devletin gençlerisiniz. 21. yüzyıla Türkiye’nin damgasını vuracak vizyoner bir nesilsiniz. Yarınlarımızın sağlam emanetçileri, en büyük güç kaynağımızsınız.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güçlü, dirayetli, öz güvenli olmalarını, başkalarına karşı boyunlarını bükmemelerini, şartlar ne olursa olsun kendilerine inanmaktan vazgeçmemelerini tavsiye etti.
Bunun için gençlere bilgili, vizyonlu ve cesur olmalarını, adaleti, vicdanı, merhameti, hikmeti elden bırakmamalarını öneren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepinizden büyük düşünmenizi, büyük hayaller kurmanızı istiyorum. Sizlerden yıldızları hedeflemenizi, belirlediğiniz hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Bu toprakların yegane ümidinin sizde olduğunu unutmayın. Şu an Filistin için dualar edildiğini unutmayın. Asyalı, Afrikalı çocukların kalbinin sizlerle çarptığını unutmayın. Türk-İslam dünyasında aynı ufka baktığınız, aynı ideallere inandığınız milyonlarca kardeşiniz olduğunu unutmayın.” şeklinde konuştu.
“Cumhurbaşkanı olarak sizlere baktıkça ülkemizin geleceği adına heyecanlanıyorum”
Türk edebiyatının usta şairi Abdurrahim Karakoç’un, “Kirli karanlıkları yırtacak nur olun siz. Susayan yüreklere yağmur olun siz. Çamur sıçratanlara bakıp çamurlaşmayın, halk mayası taşıyan helal hamur olun siz” sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben her birinizin gelecekte Türkiye’nin yüzünü ağartacağınıza, Türkiye Yüzyılı’nın sancaktarı olacağınıza yürekten inanıyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de şunu unutmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere baktıkça ülkemizin geleceği adına heyecanlanıyorum. Her birinizle gurur duyuyor, sizlere çok ama çok güveniyorum. Rabbim sizleri korusun. Yolunuzu da bahtınızı da ufkunuzu da açık eylesin.” ifadelerini kullandı.
Merhum Prof. Dr. Ali Fuad Başgil’in, başarıya giden yolun irade ve çalışkanlıktan geçtiğini ifade eden “Az bilgili, hatta bilgisiz insanlardan muvaffak olanlar çok görülür. Fakat zayıf iradeli insanlardan başarılı olmuş ve çok yükselmiş tek bir misal gösterilemez. İrade terbiyesi ve nefis mücadelesinin en ahlaki ve insani ifadesi ise çalışmaktır. Tembellik her türlü ahlaksızlığın anası, çalışkanlık da temiz bir başarının, yüksek ahlakın, ruh ve beden sağlığının en temel şartı, en feyizli kaynağıdır.” sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Evet, burada olan TÜGVA gençliği işte tam da böyle bir gençliktir. Çalışkanlığıyla, iradesiyle, devamlılığıyla Türkiye’yi her alanda çok daha iyi yerlere getirecek bir gençliktir. Bu gençlik, Türkiye’nin bilim ve teknolojide başlattığı atılımı çok daha ileriye taşıyacak donanımlı bir gençliktir. Bizler de ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek siz gençlerimizin, siz evlatlarımızın en iyi şekilde yetişmeniz için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Eğitimden teknolojiye, spordan kültür ve sanata her alanda hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için ne gerekiyorsa yapıyoruz. İnşallah daha nice yıllar boyunca sizin için çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.”
TÜGVA Yaz Okulları finalinin hayırlara vesile olmasını temenni ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrenci ve öğretmenlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yaz tatilinizin kalanını sevdiklerinizle birlikte huzurla, mutlulukla, neşe içinde geçirmenizi temenni ediyorum. Ailelerinize, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza benden kucak dolusu selam götürün. Yaz okulu boyunca birbirinizle kurduğunuz dostlukları, arkadaşlıkları devam ettirin. Tebessüm, neşe ve sevinç yüzünüzden hiç eksik olmasın diyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.” şeklinde konuştu.

Programdan notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, salavatlar ile karşılandığı programda, kısa film izletildi ve müzik eşliğinde koreografi yapıldı.
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci’nin de konuşma yaptığı programda, “Renklensin Yaz Okulumuz” adlı klip ile TÜGVA’nın faaliyet videosu izletildi.
Beşinci tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından yaz okulundan mezun olan öğrencilerle aile fotoğrafı çektirdi. >>>AA