Kategori: Dünya

  • Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten yeni hamle

    Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten yeni hamle

    ABD’nin, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini sağlamaya yönelik başlattığı “Özgürlük Projesi”nin ardından Suudi Arabistan ve Kuveyt’in Amerikan ordusuna getirdiği “üslerini ve hava sahalarını kullanmasına yönelik” kısıtlamaları kaldırdığı iddia edildi.

    Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD’li ve Suudi yetkililere dayandırdığı haberinde, Hürmüz Boğazı’ndaki güncel duruma ilişkin yeni bir gelişme iddiası paylaşıldı.

    Habere göre, Suudi Arabistan ile Kuveyt, ABD ordusunun kendi üslerini ve hava sahalarını kullanmasına yönelik kısıtlamaları kaldırdı.

    Konuyla ilgili olarak ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    ABD’li yetkililer, söz konusu adımın, Trump’ın başlattıktan 36 saat sonra askıya aldığı Özgürlük Projesi’ne yeniden dönmesinin önünü açtığını ifade etti.

    Aynı yetkililer, Pentagon’un, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sağlamaya yönelik operasyona bu hafta yeniden başlayabilmek için seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

    ABD İLE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA HÜRMÜZ BOĞAZI “ANLAŞMAZLIĞI”

    Trump, 4 Mayıs itibarıyla, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ve Orta Doğu’daki krizle ilgisi olmayan “tarafsız” ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamış ve buna “Özgürlük Projesi” adını vermişti.

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray’da verdiği basın brifinginde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasından ötürü Körfez bölgesinde 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması için “Özgürlük Projesi” adlı operasyonu başlattıklarını savunmuştu.

    Trump, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Özgürlük Projesi’nin kısa süreliğine durdurulmasına karar verdiklerini bildirmişti.

    Amerikan NBC News’ün isimlerini vermek istemeyen iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump’ın sosyal medya hesabından duyurduğu operasyon, Körfez ülkelerinde sürpriz etkisi yaratmıştı.

    Yetkililerin, Suudi Arabistan yönetiminin, ABD ordusunun Prens Sultan Hava Üssü’nden uçuş gerçekleştirmesine ve ülkenin hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceğini Washington’a bildirdiği iddia edilmişti.

    Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında yapılan görüşmeden de sonuç çıkmadığını ileri süren yetkililer, bunun üzerine Trump’ın operasyonu geçici askıya aldığını iddia etmişti.

    Öte yandan Beyaz Saray yetkilisi, bölgedeki müttefiklerin konu hakkında önceden haberdar edildiğini savunmuştu. >>>AA

  • Suudi Arabistan vize kalkıyor mu? İşte görüşmelerdeki son durum

    İşte Suudi Arabistan vize muafiyeti ve seyahat süreçlerine dair son durum…

    Uzun süredir beklenen vize serbestisi konusunda somut adımlar atılmaya başlandı. Ankara’da gerçekleştirilecek Türkiye-Suudi Koordinasyon Konseyi toplantısı, bu sürecin resmiyet kazanması için en kritik viraj olarak görülüyor.

    Vize Muafiyeti Geldi mi?

    Henüz resmi olarak yürürlüğe girmiş tam bir vize muafiyeti bulunmuyor. Ancak diplomatik kaynaklar ve Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan arasındaki görüşmelerde vize prosedürlerinin karşılıklı olarak tamamen kaldırılması hedefleniyor.

    Vizesiz Seyahat Ne Zaman Başlayacak?

    Şu an için süreç “hazırlık ve anlaşma” aşamasındadır. Ankara’daki kritik toplantıda imzaların atılması halinde, Türkiye ve Suudi Arabistan vatandaşları için vizesiz seyahat döneminin resmen başlaması bekleniyor.

    Şu Anki Uygulama Nasıl?

    Anlaşma resmileşip yürürlüğe girene kadar mevcut vize prosedürleri geçerliliğini korumaktadır. Vatandaşların seyahat planları için halihazırdaki vize türleri üzerinden başvuru yapmaya devam etmeleri gerekmektedir.

    Neler Bekleniyor?

    • Hızlı Geçiş: Anlaşma sağlandığında, hac ve umre ziyaretleri ile turistik geziler çok daha hızlı ve masrafsız hale gelecek.

    • Diplomatik Dönüşüm: Bu adımın, iki ülke arasındaki ticari ve siyasi ilişkileri en üst seviyeye taşıması öngörülüyor.

    The post Suudi Arabistan vize kalkıyor mu? İşte görüşmelerdeki son durum first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bir buçuk milyon Suriyeli geri döndü

    Bir buçuk milyon Suriyeli geri döndü

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde, “Suriye’ye yönelik gönüllü geri dönüş sayılarına ilişkin resmi verilerin ve açıklamaların birbiriyle uyuşmadığı” yönünde değerlendirmelerin yapıldığı belirtildi.

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından kamuoyuyla paylaşılan verilerin, 2016 yılından itibaren gerçekleştirilen toplam gönüllü geri dönüş sayılarını kapsadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu kapsamda, 2016 yılından bugüne kadar ülkemizden gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde geri dönen Suriyeli sayısı 1 milyon 407 bin 568’dir. Göç İdaresi Başkanlığının güncel verilerine göre, ülkemizde geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 280 bin 542 olup, 8 Aralık 2024 sonrasında gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısı 667 bin 565 olarak kaydedilmiştir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana bölge genelinde toplam 1 milyon 630 bin 874 Suriyelinin ülkesine geri döndüğü tahmin edilmektedir. Geri dönüşlerin ülkelere göre dağılımına bakıldığında, Türkiye 639 bin 995 kişi ile ilk sırada yer almaktadır.”

    Açıklamada, paylaşılan bu verilerin sınır geçişleri, nüfus hareketleri raporları ve farklı veri kaynaklarının birlikte analiz edilmesiyle elde edildiği, farklı tarihlere ait verilerin, aynı dönemin verisiymiş gibi kıyaslanarak haberleştirilmesinin gerçeklikten uzak ve yanıltıcı bir yaklaşım olduğu vurgulandı. >>>AA

  • Trump duyurdu! Hürmüz Boğazı’ndaki özgürlük projesi neden durduruldu?

    İşte 6 Mayıs 2026 sabahı itibarıyla dünya gündemini sarsan kararın detayları…

    Hürmüz Boğazı’nda İran’ın ablukası nedeniyle mahsur kalan binlerce sivilin ve tarafsız ticaret gemilerinin tahliyesini hedefleyen “Özgürlük Projesi”, Beyaz Saray’dan gelen sürpriz bir açıklamayla durduruldu.

    Anlaşma Umudu mu, Stratejik Geri Adım mı?

    Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada bu kararın gerekçesini şu sözlerle ifade etti:

    “Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine, İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiştir. Anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi’nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karşılıklı olarak karar verdik.”

    Trump ayrıca İran’a yönelik askeri harekatta “muazzam başarı” elde ettiklerini iddia ederek, bölgedeki deniz ablukasının ise tam kapasite devam ettiğini vurguladı.

    Özgürlük Projesi Nedir?

    4 Mayıs 2026’da hayata geçirilen proje, Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından “87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması operasyonu” olarak tanımlanmıştı. Projenin amacı, bölgedeki çatışmayla ilgisi olmayan “tarafsız” gemilerin güvenli geçişini sağlamaktı.

    İran Cephesinden İlk Tepki: “Başarısızlık”

    Trump’ın bu hamlesi İran medyasında geniş yankı buldu.

    • Tesnim Haber Ajansı: Kararı “Trump geri adım attı” başlığıyla duyurarak, ABD’nin Hürmüz Boğazı krizini yönetemediğini savundu.

    • Fars Haber Ajansı: Geri adımın “İran’dan gelen kesin uyarılar” neticesinde atıldığını iddia ederek, Özgürlük Projesi’nin bir başarısızlık olduğunu öne sürdü.

    Dünya Gözünü “Nihai Anlaşma”ya Dikti

    Diplomatik kulislerde, Trump’ın “nihai anlaşma” vurgusu büyük merak uyandırdı. Eğer taraflar arasında Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması konusunda bir mutabakat sağlanırsa, küresel enerji piyasalarında yaşanan krizin de hafiflemesi bekleniyor.

    The post Trump duyurdu! Hürmüz Boğazı’ndaki özgürlük projesi neden durduruldu? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Romanya’da hükümet düştü: Başbakan görevden alındı!

    İşte Romanya’dan gelen sıcak gelişmenin detayları…

    Romanya Meclisi’nde bugün yapılan kritik oylamada, merkez sol ve aşırı sağ partilerin ortak hamlesi sonuç verdi. Başbakan Bolojan hükümeti, “ekonomiye zarar vermek” ve “halkı yoksullaştırmak” suçlamalarıyla sunulan gensoru önergesiyle düşürüldü.

    281 “Evet” Oyuyla Gensoru Kabul Edildi

    Meclis oturumuna katılan 402 milletvekilinden 281’i hükümetin düşürülmesi yönünde oy kullandı. Oylamada merkez sol Sosyal Demokrat Parti (PSD), aşırı sağcı Rumenlerin Birlik İttifakı (AUR) ve PACE partileri blok halinde hareket etti. Yerel medyada yer alan bilgilere göre, Başbakan Bolojan oylama sonuçlanmadan meclis binasını terk etti.

    Krizin Perde Arkası: “Bolojan Planı”

    Muhalefetin hazırladığı gensoru önergesi, oldukça sert ifadeler içeren bir başlıkla sunuldu:

    “Ekonomiye zarar veren, halkı yoksullaştıran ve devlet varlıklarını hileli satmayı amaçlayan ‘Bolojan Planı’ durdurulsun.”

    Hükümetin devlet varlıklarının özelleştirilmesine dair yürüttüğü politikalar, muhalefet cephesinde büyük bir tepkiye neden olmuştu.

    3d illustration flag of Romania. Romania flag isolated on the blue sky with clipping path.

    İstifalar Süreci Hızlandırmıştı

    Hükümetin çöküşü aslında Nisan ayında başlamıştı. 20 Nisan’da en büyük ortak konumundaki PSD’nin siyasi desteğini çekmesi ve 23 Nisan’da kabinedeki 7 PSD’li bakanın istifa etmesi, Bolojan hükümetini savunmasız bırakmıştı. Aşırı sağcı AUR partisinin de PSD ile iş birliği yapmasıyla hükümetin parlamentodaki çoğunluğu tamamen eridi.

    Cumhurbaşkanı Dan: “Batı Yönelimi Korunacak”

    Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, oylama öncesi yaptığı açıklamada ülkede bir siyasi belirsizlik olsa da dış politikadaki kararlılığın süreceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Dan, sonuç ne olursa olsun Romanya’nın “Batı yönelimli” vizyonundan ödün vermeyeceğini ifade etti.

    The post Romanya’da hükümet düştü: Başbakan görevden alındı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile görüştü

    Bakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile görüştü

    Dışişleri Bakanlığının Nsosyal hesabından yapılan paylaşıma göre Fidan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Kuveytli mevkidaşı Sabah ile Ankara’da görüştü. >>>AA

  • Engelli hayvanların hayatını değiştiriyor!

    Engelli hayvanların hayatını değiştiriyor!

    Soğuk demire merhametle şekil veriyor

    Mesleki bilgi birikimini felçli ve ampute hayvanlar için kullanan 40 yaşındaki Çelik, kedi ve köpekten kuzu ve tavşana kadar birçok farklı türdeki hayvanın anatomisine uygun özel yürüteçler tasarlıyor. “Demiri merhametle şekillendirdiğinizde başka bir hayatın kolaylaştığını görüyorsunuz” diyen fedakar usta, 9 yıl önce bir kediye yürüteç yaparak başladığı bu yolculukta bugün devasa bir iyilik hareketine dönüştü.

    KOCAELİ’NİN DİLOVASI İLÇESİNDE YAŞAYAN HİDROLİK USTASI ABDÜLMENAF ÇELİK, 20 METREKARELİK DEPOSUNU ADETA BİR “YAŞAM ATÖLYESİNE” ÇEVİRDİ. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

    “İnsanlığınıza tekme atmayın”

    Hayvanlara yönelik şiddete ve duyarsızlığa karşı da sert bir duruş sergileyen Çelik, toplumsal bir mesaj vererek: “Bir apartmanın önündeki su kabına tekme attığınızda aslında o kaba değil, kendi insanlığınıza tekme atmış oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Bugüne kadar Türkiye’nin 50 şehrini gezen ve çocuklarla bir araya gelen Çelik, hayvan sevgisinin çocuk yaşta aşılanmasıyla toplumdaki şiddet olaylarının da azalacağına inanıyor.

    KOCAELİ’NİN DİLOVASI İLÇESİNDE YAŞAYAN HİDROLİK USTASI ABDÜLMENAF ÇELİK, 20 METREKARELİK DEPOSUNU ADETA BİR “YAŞAM ATÖLYESİNE” ÇEVİRDİ. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

    Yurt dışına uzanan iyilik eli

    Dilovası’ndaki atölyesinden sadece Türkiye’ye değil, sosyal medya üzerinden gelen taleplerle yurt dışına da yürüteç gönderen Abdülmenaf Çelik, hiçbir canlının bu cihazlara ihtiyaç duymamasını dilese de ihtiyaç duyulan her an atölyesinde nöbette olduğunu belirtiyor.>>>İHA 

    KENDİ İMKANLARI VE HAYVANSEVERLERİN DESTEĞİYLE FELÇLİ VE AMPUTE HAYVANLAR İÇİN YÜRÜTEÇ ÜRETEN ÇELİK, 9 YILDA KEDİ, KÖPEK, KUZU VE TAVŞAN GİBİ BİNE YAKIN CANLIYI YENİDEN HAYATA BAĞLADI. (SÜLEYMAN EKİN/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşayan hidrolik ustası Abdülmenaf Çelik, 20 metrekarelik deposunu adeta yaşam atölyesine çevirdi. Kendi imkanları ve hayvanseverlerin desteğiyle felçli ve ampute hayvanlar için yürüteç üreten Çelik, 9 yılda kedi, köpek, kuzu ve tavşan gibi bine yakın canlıyı yeniden hayata bağladı.

  • Son Dakika: İran “ABD savaş gemisini vurduk” dedi! Hürmüz Boğazı’nda sıcak çatışma iddiası

    İşte 4 Mayıs 2026 öğle saatleri itibarıyla bölgeden gelen kritik detaylar…

    İran Basınından Bomba İddia: “ABD Savaş Gemisini Vurduk”

    İran’ın yarı resmi haber ajansı Fars, İran ordusunun Hürmüz Boğazı’nda bir ABD savaş gemisini iki füzeyle hedef aldığını duyurdu. Habere göre olay, ABD gemisinin İran deniz kuvvetleri tarafından yapılan uyarıları dikkate almaması üzerine gerçekleşti.

    İran Ordusundan Resmi Açıklama

    İran ordusu tarafından yapılan ilk değerlendirmede, “Deniz kuvvetlerimizin hızlı müdahalesi ve uyarısıyla ABD gemilerinin Hürmüz Boğazı’na girişi engellenmiştir” ifadelerine yer verildi. İran Birleşik Komuta Başkanı Ali Abdollahi ise daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak şunları söyledi:

    “Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin bizim elimizde olduğunu defalarca söyledik. Özellikle saldırgan ABD ordusunun boğaza girme niyetinde olması halinde saldırıya uğrayacağı konusunda uyarmıştık.”

    Bölgede Tansiyon Neden Yükseldi?

    Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği, stratejik açıdan dünyanın en kritik su yollarından biri olarak kabul ediliyor.

    • İran’ın Pozisyonu: Tahran yönetimi, boğazın güvenliğinin kendi sorumluluğunda olduğunu ve yabancı askeri unsurların geçişinin kendileriyle koordine edilmesi gerektiğini savunuyor.

    • ABD’nin Varlığı: ABD donanması, bölgedeki enerji rotalarının güvenliğini sağlamak gerekçesiyle düzenli olarak devriye geziyor.

    • Saldırı İddiası: Eğer bu iddia doğrulanırsa, iki ülke arasında doğrudan bir askeri çatışma riskinin en yüksek seviyeye çıkabileceği değerlendiriliyor.

    Henüz Teyit Edilmedi

    Haberin yayılmasıyla birlikte gözler Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) ve bağımsız kaynaklara çevrildi. Şu an için geminin hasar durumu veya can kaybına ilişkin detaylı bir bilgi bulunmazken, ABD tarafından iddiaları doğrulayan veya yalanlayan resmi bir açıklama henüz gelmedi.

    The post Son Dakika: İran “ABD savaş gemisini vurduk” dedi! Hürmüz Boğazı’nda sıcak çatışma iddiası first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Küba Devlet Başkanı Canel’den ABD Başkanı Trump’a yanıt

    Küba Devlet Başkanı Canel’den ABD Başkanı Trump’a yanıt

    Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, Küba’yı “kısa sürede yönetimi devralacakları” bir yer olarak nitelendiren ABD Başkanı Donald Trump’a cevap verdi.

    ABD’nin Küba’ya yönelik askeri saldırı tehditlerini “tehlikeli” ve “benzeri görülmemiş” olarak nitelendiren Canel, uluslararası topluma çağrıda bulundu. Canel, şunları kaydetti: “Uluslararası toplum bu durumu not etmeli ve ABD halkıyla birlikte, intikam ve hegemonya hırsıyla dolu, küçük ama zengin ve nüfuzlu bir grubun çıkarlarını tatmin etmek adına böylesine vahşi bir kriminal eyleme izin verilip verilmeyeceğine karar vermelidir. Ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir saldırgan Küba’da teslimiyet bulamayacak. Ulusal toprakların her bir santimi için ve bağımsızlığı savunmaya kararlı bir halkla karşılaşacak.” >>>AA

  • Kuveyt, geçen ay hiç ham petrol ihraç etmedi

    Kuveyt, geçen ay hiç ham petrol ihraç etmedi

    Küresel petrol ticaretini izleyen “TankerTrackers”ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Kuveyt’in Nisan 2026’da ham petrol ihracatının sıfır varil olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, bunun Körfez Savaşı’nın ardından 1991 yılından bu yana ilk kez yaşandığı belirtildi.

    Kuveyt’in petrol üretimini sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, üretilen petrolün bir kısmının depolamaya yönlendirildiği, bir kısmının ise rafineri ürünlerine dönüştürüldüğü ve bu ürünlerin bir bölümünün ihracatının devam ettiği bilgisi paylaşıldı.

    Ancak Hürmüz Boğazı’nın abluka sonucu kapalı kalması sebebiyle nisan ayında ham petrol sevkiyatının tamamen durduğu aktarıldı.

    Günlük üretimi 1 milyon varilden fazla olan Kuveyt, dünyada petrol ihraç eden ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor.

    Dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden yapılan enerji sevkiyatının önemli bölümünün geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Boğazdaki olası kesintiler, küresel enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.

    ABD’NİN DENİZ ABLUKASI

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat’taki ABD/İsrail saldırılarının ardından 2 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.

    ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan’da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmişti.

    Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan’da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını ifade etmişti. >>>AA

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeydi ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeydi ile görüştü

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, görüşmede Zeydi’yi Başbakanlığa aday gösterilmesi nedeniyle tebrik ederek, Irak’ta kapsayıcı, dengeli ve istikrarlı bir hükümeti süratle kuracağına inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Irak ile yakın işbirliğine stratejik ve kurumsal temelde ciddi ivme kazandırdığını, yeni dönemde bunu daha da ilerletmeyi hedeflediklerini, Türkmenlerin Irak ile Türkiye’nin kardeşliğinin müstesna unsurunu teşkil ettiğini bildirdi. Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere, terörle mücadele, savunma sanayi, enerji ve ulaştırma gibi pek çok kritik başlıkta ilişkileri ilerletme konusunda kararlı olduklarını kaydetti. >>>AA

  • İran’dan fitili çekti: Trump’ın “korsanlığı” uzun sürmedi!

    Dünyanın pürdikkat takip ettiği deniz ablukasından çarpıcı bir haber geldi.

    ABD ENGELİNİ AŞTI

    İran Ulusal Tanker Şirketi’ne (NITC) ait “HUGE” adlı çok büyük ham petrol tankerinin (VLCC), ABD’nin abluka engelini aşarak Uzak Doğu sularına ulaştığı belirtildi.

    220 MİLYON DOLARLIK TANKER

    Fars Haber Ajansı, yaklaşık 220 milyon dolar değerinde 1 milyon 900 bin varilden fazla ham petrol taşıyan tankerin, uluslararası seyir verilerini paylaştı.

    “GİZLİLİK TAKTİKLERİ UYGULADI”

    Paylaşılan verilere göre, en son Sri Lanka kıyıları açıklarında tespit edilen tankerin, 20 Mart 2026 itibarıyla otomatik tanımlama sistemini (AIS) kapatarak gizlilik taktikleri uyguladığı ve Endonezya’daki Lombok Boğazı üzerinden Riau Takımadaları’na doğru yoluna devam ettiği kaydedildi.

    TRUMP: KORSAN GİBİYİZ

    Cuma akşamı Florida’nın Palm Beach şehrinde düzenlenen bir etkinlikte konuşan ABD Başkanı Donald Trump ise ablukayla ilgili konuşurken “Okyanusun üzerinde büyük hoparlörlerle (İran gemilerine) ‘silahı doğrulttuk, geminizi döndürün’ diyoruz. Onlar da ‘evet, evet, İran’a geri dönüyoruz’ diyorlar.” ifadesini kullanmıştı.

    The post İran’dan fitili çekti: Trump’ın “korsanlığı” uzun sürmedi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • 6,7 büyüklüğünde korkutan deprem

    6,7 büyüklüğünde korkutan deprem

    Japonya’nın kuzeydoğusundaki Ofunato kenti yakınlarında 6,7 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

    ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) verilerine göre, Ofunato’nun 8 kilometre güneydoğusunda meydana gelen 6,7 büyüklüğündeki deprem 62,9 kilometre derinlikte kaydedildi. Depremin ardından can veya mal kaybı bildirilmezken, tsunami uyarısı da yapılmadı. >>>AA

  • “C-Taliban ile Bağlantılı Gerçek Kişiler” listesinde güncelleme

    “C-Taliban ile Bağlantılı Gerçek Kişiler” listesinde güncelleme

    BMGK’nin 1267, 1988, 1989 ve 2253 sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan mal varlığının dondurulması hakkındaki 30 Eylül 2013 tarihli ve 2013/5428 sayılı Bakanlar Kurulu kararının eki 1 sayılı listede değişiklik yapılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre, “C-Taliban ile Bağlantılı Gerçek Kişiler” listesinde yer alan 17 kişiye ilişkin bilgide güncelleme yapıldı. >>>AA

  • İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı

    İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı

    Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, başkent Beyrut’taki Baabde Sarayı’nda eski Bakan Muhammed Şakir başkanlığındaki bir heyeti kabul etti.

    Avn, ABD arabuluculuğunda İsrail ile doğrudan müzakerelere ve İsrail’in Lübnan’da düzenlediği saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

    İsrail ile müzakerelerin başlatılması için ABD tarafından bir tarih belirlenmesini beklediklerini belirten Avn, “Lübnan dosyası bugün ABD Başkanı’nın masasında. Bu, ülkemizi güvenlik ve barışa ulaştırmak için değerlendirmemiz gereken bir fırsattır.” ifadesini kullandı.

    Avn, ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail’in saldırılarına devam etmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

    “ÇÖZÜM MÜZAKERELERLE MÜMKÜN”

    ABD’de yapılan üçlü görüşmeler sonrası yayımlanan bildirinin, “İsrail’e saldırılarını sürdürme serbestisi tanıdığı” yönündeki eleştirilere de değinen Avn, söz konusu metnin ABD Dışişleri Bakanlığının açıklaması olduğunu ve Kasım 2024’te tüm tarafların kabul ettiği metnin aynısı olduğunu ifade etti.

    Bunun bir anlaşma değil, yalnızca bir bildiri olduğunun altını çizen Avn, “Anlaşma müzakereler tamamlandıktan sonra yapılır.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Avn, müzakere sürecine ilişkin attığı tüm adımların Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü kaydetti.

    “Şiddet ve kan dökülmesinden uzak” bir çözüm için çaba gösterdiklerini dile getiren Avn, mevcut duruma çözüm bulmak için tüm imkanları seferber ettiklerini ve çözümün müzakerelerle mümkün olduğunu belirtti.

    “ATEŞKESİN TAMAMEN UYGULANMASI GEREKİR”

    İsrail’in ihlaller ve sınır köylerini yıkım yoluyla güvenlik sağlayabileceği düşüncesinin yanlış olduğunun altını çizen Avn, “İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakerelerden geçtiğini anlamalıdır. Müzakerelere geçiş için öncelikle ateşkesin tamamen uygulanması gerekir.” diye konuştu.

    Avn, sınırların korunmasının ancak Lübnan devletinin tüm gücüyle güneyde ve uluslararası sınırlara kadar varlık göstermesiyle mümkün olacağını kaydetti.

    Ülkede istikrarın sağlanmasının önünde ciddi zorluklar bulunduğuna işaret eden Avn, İsrail saldırılarının etkilerini azaltmak için yoğun diplomatik temaslar yürüttüklerini aktardı.

    Avn ayrıca Avrupa Birliği ülkeleri ve Arap devletlerinin müzakere seçeneğini desteklediğini vurguladı.

    17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor. >>>AA

  • Trump, İran’a yönelik hangi talimatı verdi?

    Trump, İran’a yönelik hangi talimatı verdi?

    Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya aşina ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Trump, İran yönetimini nükleer programından geri adım atmaya zorlamak amacıyla ülkenin petrol gelirlerini ve ekonomik kaynaklarını hedef alan baskıyı sürdürme kararı aldı.

    Yetkililer, Trump’ın, Tahran’ı uzun süredir reddettiği nükleer tavizleri kabul etmeye zorlamak amacıyla danışmanlarına İran’a yönelik uzun süreli bir abluka için hazırlık yapma talimatı verdiğini belirtti.

    Trump’ın yeniden hava saldırılarına başlama ya da çatışmadan tamamen çekilme seçeneklerini, mevcut ablukayı sürdürmeye kıyasla daha riskli bulduğuna işaret eden yetkililer, Başkanın son görüşmelerde İran’a ait limanlara yönelik deniz trafiğini kısıtlayarak petrol ihracatını baskı altında tutmayı tercih ettiğini aktardı.

    Haberde, Trump’a yakın bazı isimlerin Tahran üzerindeki baskının sürdürülmesini önerdiği, bazı isimlerin ise Hürmüz Boğazı’nın kapanması ya da savaşın derinleşmesinin ekonomi ve siyasi açıdan risk oluşturmasından endişe duyduğunu belirttiği aktarıldı.

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırılarının ardından, 2 Mart’ta, Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’la Pakistan’da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmişti.

    Söz konusu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan’da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı. >>>AA

  • YouTuberlar Müslüman karşıtlığını nasıl körükledi?

    YouTuberlar Müslüman karşıtlığını nasıl körükledi?

    Farklı kanallar tarafından üretilen bu videoların, aynı başlıklar, benzer mekanlar ve ortak söylemler üzerinden Müslüman toplulukları hedef aldığı tespit edildi.

    AA Ayrımcılık Hattı’nın incelediği içeriklerde, özellikle Londra’da Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerin öne çıkarıldığı ve anlatıların büyük ölçüde aynı çerçevede kurgulandığı görüldü.

    Videolarda sokaklar, restoranlar, tabelalar ve ibadethaneler üzerinden kurulan anlatılarda gündelik hayatın bilinçli bir kurgu ile “yabancılaştırıldığı”, Müslümanlara ait unsurların ise doğrudan “tehdit” olarak sunulduğu dikkati çekiyor.

    YouTube’da Visegrad24 kanalında yayımlanan ve 2 milyondan fazla izlenen bir videoda, camiye giden Müslümanların görüntüleri eşliğinde Londra’daki demografik değişim vurgulanıyor. Videoda, beyaz nüfus oranının 1966’da yüzde 95 iken 2021’de yüzde 39’a düştüğü, beyaz İngiliz oranının ise yüzde 23’e kadar gerilediği bilgisi öne çıkarılıyor. Bu veriler, herhangi bir bağlam sunulmadan “demografik dönüşüm” ve “kimlik kaybı” söylemiyle ilişkilendiriliyor.

    Aynı videoda yer verilen Türk kökenli Rıdvan Aydemir’in kişisel hikayesi de bu çerçevede sunuluyor. Müslümanlıktan ateizme, ardından Hristiyan kimliğine geçişi üzerinden anlatılan bu hikaye, bireysel bir deneyim olmasına rağmen daha geniş bir toplumsal dönüşümün göstergesi gibi aktarılıyor. Aydemir’in kendi kanalında Hz. Muhammed’e yönelik karikatürize ve nefret içeren içerikler paylaşması ve İsrail destekçisi söylemleriyle biliniyor olması da videodaki anlatının bir parçası olarak öne çıkıyor.

    Visegrad24 kanalının kurucusu Stefan Tompson’un da benzer şekilde İslam karşıtı söylemleriyle tanındığı ve sıklıkla İsrail medya kanallarına konuk olduğu görülüyor. Kanalda Birleşik Arap Emirlikleri’nden gazeteci Amjad Taha’nın ağırlanması ve BAE’nin “radikal İslam’ı reddeden ülke” olarak övülmesi, içeriklerdeki ideolojik çerçevenin güçlendirildiğine işaret ediyor. Taha’nın da İsrail ile normalleşmeyi savunan ve radikal İslam karşıtlığıyla öne çıkan bir isim olduğu biliniyor.

    Benzer bir anlatı, İsrail yanlısı içerikleriyle tanınan ve SaharTV olarak bilinen Sahar Mazoz’un videolarında da görülüyor. Mazoz’un Müslümanlara ait bir dükkanda yaşadığı diyalog, bağlamından koparılarak izleyiciye “zorla şehadet getirtilmeye çalışıldığı” izlenimi verecek şekilde sunuluyor. Mazoz’un İsrail haber kanalları tarafından “medyadaki propagandayı kazanan isim” olarak övülmesi de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor.

    Amerikalı bir Yahudi olarak Donald Trump’ı neden desteklediğini İsrail medya kanallarına anlatan Nate Friedman’ın kanalında da benzer söylem çerçevesinde içerikler üretildiği görülüyor. Friedman’ın, Müslüman karşıtı söylemleriyle bilinen Tommy Robinson ile yaptığı röportaj da bu içeriklerin ideolojik yönünü pekiştiriyor.

    Two Mad Explorers adlı kanalda yayımlanan videolarda ise daha çok gündelik yaşam ve yemek kültürü üzerinden benzer bir dil kuruluyor. Sokakta satılan yemekler üzerinden alaycı ifadeler kullanılan içeriklerde “şavurma, falafel… tipik İngiliz yemekleri değil mi?” sözleriyle kültürel unsurlar küçümsenirken, “İngiltere Hristiyanlıktan uzaklaştı, bakın kilise kapalı” gibi ifadelerle dini karşıtlık öne çıkarılıyor.

    Aynı videolarda yer alan “fısıldayarak İngilizce konuşuyorum, biri bana vurabilir diye korkuyorum” gibi ifadeler ise somut verilere dayanmayan bir güvenlik tehdidi algısı oluşturmayı hedefliyor. Bu tür söylemlerle Müslümanların yaşadığı bölgeler “tehlikeli” ve “yaşanamaz” alanlar olarak gösteriliyor.

    İncelenen içeriklerde ortak olarak Müslüman toplulukların tek tip ve radikal bir yapı gibi yansıtıldığı, Londra’daki nüfus değişiminin ise açık şekilde “demografik ele geçirme” söylemiyle yorumlandığı görülüyor. Filistin’e destek gösterileri dahi “bu ülkenin meselesi değildi ancak İslam etkisiyle buraya taşındı” şeklinde sunularak farklı toplumsal ve siyasi gelişmeler tek bir anlatı altında birleştiriliyor.

    Uzmanlara göre, sokak röportajı, gezi videosu ya da yemek kültürü gibi farklı formatlar kullanılarak üretilen bu içerikler, İngiltere’de yaşayan milyonlarca Müslümanı sistematik biçimde “yabancı” ve “sorun” olarak kodlayan ortak bir dil oluşturuyor. Aynı söylemleri kullanan kanalların benzer zaman dilimlerinde içerik üretmesi ve dikkat çeken uluslararası bağlantıları ise bu içeriklerin arka planının daha kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğine işaret ediyor. >>>AA

  • Putin ve Trump telefonda görüştü

    Putin ve Trump telefonda görüştü

    Uşakov, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rus tarafının talebi üzerine Putin ile Trump arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtti.

    Görüşmenin 1,5 saatten fazla saat sürdüğünü, iş odaklı ve yapıcı olduğunu aktaran Uşakov, Putin’in, gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilgili olarak Trump’ı desteklediğini söyleyerek “Rus lider, bu girişimi şiddetle kınayarak, her türlü siyasi amaçla uygulanan şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı.” dedi.

    Uçakov, iki liderin uluslararası konulardan daha fazla İran ve Basra Körfezi’ndeki duruma odaklandığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

    “Putin, Trump’ın İran’la ateşkesi uzatma kararının doğru olduğunu düşünüyor. Bu, müzakereler için fırsat sağlayacak ve genel olarak durumun istikrara kavuşmasına yardımcı olacak. Putin, ABD ve İsrail’in yeniden askeri güç kullanmaya başlaması durumunda, bunun sadece İran ve komşu ülkeleri için değil, tüm uluslararası toplum için de kaçınılmaz ve son derece yıkıcı sonuçlar doğuracağına belirtti. Elbette, İran’a karşı karadan operasyon düzenleme seçeneğinin kesinlikle kabul edilemez ve tehlikeli olduğu görülüyor.”

    Rusya’nın durumun barışçıl çözümünden yana olduğuna dikkati çeken Uşakov, “Rusya, krize barışçıl çözümün bulunması amacıyla yürütülen diplomatik girişimlere destek sağlanması konusunda kararlı ve İran nükleer programıyla ilgili anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin bazı önerilerde bulundu. Bu amaçla, İran temsilcileri, Basra Körfezi ülke liderleri, İsrail ve elbette Amerikan müzakereciler ile temaslar sürdürülecek.” dedi.

    Uşakov, Trump’ın da “sonlanan çatışma aşamasının sonuçlarıyla ilgili” değerlendirmelerde bulunduğunu, “İran yönetiminin bulunduğu zor duruma dair” görüşlerini aktardığını söyledi.

    “TRUMP, UKRAYNA’DAKİ ÇATIŞMALARI SONA ERDİRECEK ANLAŞMAYA YAKIN OLUNDUĞUNA İNANIYOR”

    Görüşmede, Ukrayna krizinin de ele alındığını bildiren Uşakov, ABD Başkanı’nın, çatışmaların acilen sona erdirilmesi önemini vurguladığını ve buna her türlü şekilde katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirerek, “Donald Trump, Ukrayna’daki çatışmaları sona erdirecek anlaşmaya yakın olunduğuna inanıyor.” ifadesini kullandı.

    Yuriy Uşakov, Putin’in Trump’a Ukrayna cephesindeki durum hakkında bilgi verdiğini aktararak, şunları kaydetti: “Görüşmede, Rusya’nın yılın başından bu yana Ukrayna’ya 20 binden fazla ölen asker cenazesini teslim ettiği, Rusya’ya ise sadece 500’ü aşkın asker cenazesinin verildiği belirtildi. Putin ve Trump, Avrupalıların kışkırtması ve desteğiyle çatışmaların uzatılmasına yönelik yaklaşım sergileyen (Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir)

    Zelenskiy liderliğindeki Kiev yönetiminin davranışlarına ilişkin benzer değerlendirmelerde bulundu.”

    “Putin’in, Kiev’in terör yöntemlere başvurarak, Rusya’daki sivil unsurlara saldırıları düzenlediğini belirttiğini” aktaran Uşakov, “Başkanımız, (Ukrayna’da) yürütülen özel askeri operasyonun hedeflerine her koşulda ulaşılacağını yeniden teyit etti. Elbette, bu hedeflere müzakere sürecinin sonucunda ulaşılması tercih edilir. Bunun için Zelenskiy’nin defalarca iletilen tekliflere olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Bu teklifleri Amerikan tarafı da sundu.” diye konuştu.

    Uşakov, Trump’ın, Rusya’nın Paskalya Bayramı vesilesiyle ateşkesi ilan etme kararını olumlu karşıladığını söyleyerek, “Putin, bu bağlamda, 9 Mayıs Zafer Günü dolayısıyla ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Trump da bu inisiyatifi destekleyerek İkinci Dünya Savaşı’nda Nazizm’e karşı kazanılan zaferin ortak olduğunu vurguladı.” dedi.

    İki liderin, görüşmede Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerdeki durumun, ekonomi ve enerji alanlarında karşılıklı çıkar sağlayacak ortak projelerin ele alındığını kaydeden Uşakov, bunların iki ülke temsilcileri tarafından istişare edildiğine dikkati çekti.

    Kremlin Dış Politika Danışmanı Uşakov, Putin ile Trump’ın temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığını söyledi.

    TRUMP: SANIRIM YAKIN ZAMANDA BİR ÇÖZÜM BULACAĞIZ

    ABD Başkanı Trump, Rusya Putin ile “çok iyi” bir telefon görüşmesi yaptığını belirterek, “Sanırım yakın zamanda bir çözüm bulacağız, bunu umuyorum. Bence o da bir çözüm bulunmasını istiyor ve bu iyi bir şey.” dedi.

    ABD Başkanı Trump, Artemis 2 ekibini Beyaz Saray’da kabul ederken, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    Trump, bugün Rusya Devlet Başkanı Putin ile “çok iyi” ve uzun bir telefon görüşmesi yaptığını ve görüşmede ağırlıklı olarak Rusya-Ukrayna Savaşı’nı, biraz da İran’la ilgili gündemi ele aldıklarını aktardı.

    ABD Başkanı, “Çok uzun bir konuşma yaptık. Sanırım yakın zamanda bir çözüm bulacağız, bunu umuyorum. Bence o da bir çözüm bulunmasını istiyor ve bu iyi bir şey.” değerlendirmesini yaptı.

    Trump, “Ukrayna, askeri olarak yenilmiş durumda. Bunu yalan haber medyasını okuyarak bilemezsiniz.” ifadesini kullandı.

    Rusya Devlet Başkanı’nın “uranyum zenginleştirme” konusunda yardım önerisinde bulunduğunu ifade eden Trump, kendisinin ise Putin’e “özellikle Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi süreciyle ilgilenmesini” önerdiğini söyledi.

    Trump, Putin’e Ukrayna savaşında kısa süreli bir ateşkes önerdiğini belirterek, “Bence bunu kabul edebilir. Bu konuyla ilgili bir açıklama yapabilir. Açıklama yapmadı mı henüz?” diye konuştu.

    RUSYA, İRAN’IN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMASINI İSTEMİYOR

    Trump, Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD-İran gerilimini de değerlendirdiklerini kaydederek, Putin’in bu sürece ilişkin yorumlarını paylaştı. “(Putin) Onların (İran’ın) nükleer silaha sahip olmasını istemiyor.” diyen Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İran savaşının ne zaman biteceği sorusuna da “Bilmiyorum, belki de aynı zamanda sona erer.” yanıtını verdi. >>>AA

  • AB Komisyonu’ndan cinsel şiddeti önleme çağrısı

    AB Komisyonu’ndan cinsel şiddeti önleme çağrısı

    Lahbib, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Norveç Mülteci Konseyi tarafından hazırlanan rapora atıfta bulundu.

    “Batı Şeria’da, İsrailli yerleşimciler tarafından uygulanan cinsel şiddet, yerinden edilmenin en önemli nedenlerinden biridir.” ifadesini kullanan Lahbib, yerinden edilmiş Filistinli ailelerin yüzde 70’inden fazlasının kadın ve çocuklara yönelik tehditleri ayrılmalarının belirleyici faktörü olarak gösterdiğini vurguladı.

    Lahbib, “İsrail’in uluslararası insancıl hukuk uyarınca bu ihlalleri önleme ve soruşturma yükümlülüğü vardır.” mesajını verdi.

    20 Nisan’da yayımlanan rapor, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yalnızca bireysel ihlaller olmadığını, Filistinli toplulukların yerinden edilmesini hızlandıran sistematik bir baskı aracı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

    Rapora göre, bu tür şiddet olayları çoğu zaman güvenlik güçlerinin varlığında gerçekleşiyor ancak etkili şekilde engellenmiyor ya da soruşturulmuyor.

    Araştırma, özellikle kadınlar ve çocuklara yönelik tehditlerin, yerinden edilen hanelerin yüzde 70’inden fazlası için ayrılma kararında belirleyici olduğunu gösteriyor. Cinsel şiddet ve taciz, toplulukların günlük yaşamını ve güvenlik algısını bozarak kalmayı fiilen imkansız hale getiren bir “zorlayıcı ortam” oluşturuyor.

    Süregelen cezasızlık, ayrımcılık ve ekonomik baskılar da bu tabloyu derinleştirerek, aileleri evlerini terk etmeye mecbur bırakıyor.

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric de rapora göre Batı Şeria’da İsrailli işgalcilerin, Filistinlileri “kendi evlerinde dahi cinsel içerikli taciz, saldırı ve yıldırma eylemlerine maruz bıraktığını” belirtmişti. >>>AA

  • Panama’nın egemenliğine ilişkin ortak açıklamalar

    Panama’nın egemenliğine ilişkin ortak açıklamalar

    ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ABD, Bolivya, Kosta Rika, Guyana, Paraguay ve Trinidad ve Tobago hükümetlerinin Amerika kıtasının güvenliğini sağlama misyonu kapsamında bölgenin özgürlüğünün “müzakere edilemez” olduğunu yeniden teyit ettiği belirtildi.

    Çin’in “hedefli ekonomik baskılarının” ve Panama bayraklı gemileri etkileyen son adımlarının yakından takip edildiği vurgulanan açıklamada, söz konusu eylemlerin deniz ticaretini siyasallaştırmaya ve bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye yönelik açık bir girişim olduğu savunuldu.

    Açıklamada, Panama’nın bölgenin deniz ticaret sisteminin temel unsurlarından biri olduğuna işaret edilerek, bu nedenle ülkenin dış baskılardan uzak kalması gerektiği kaydedildi.

    Panama’nın egemenliğini zayıflatmaya yönelik her girişimin tüm bölge ülkeleri için tehdit oluşturduğuna dikkati çekilen açıklamada, “Panama ile dayanışma içindeyiz.” ifadesi kullanıldı.

    Açıklamada, Amerika kıtasının özgürlük, güvenlik ve refah bölgesi olarak kalmasını sağlamak amacıyla her türlü tehdide karşı birlikte hareket etme konusunda kararlı olunduğunun altı çizildi. >>>AA

  • ABD Başkanı Trump, ulusal güvenlik ekibini topladı

    ABD Başkanı Trump, ulusal güvenlik ekibini topladı

    Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın brifinginde, ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin son durumu değerlendirdi. Leavitt, dün Başkan Donald Trump’ın ulusal güvenlik ekibini toplayarak İran’la ilgili güncel durumu ele aldığını ancak toplantıda konuşulanlar konusunda Trump’tan önce bir açıklama yapmayacağını söyledi.

    Sözcü Leavitt, İran’ın ‘Önce Hürmüz Boğazı konusunu halledelim, nükleer müzakereleri sonraya bırakalım’ şeklinde bir öneriyi ABD’ye yaptığı yönündeki haberlerle ilgili açıklamada bulundu. Leavitt, “Başkan’ın İran’a ilişkin kırmızı çizgilerini sadece Amerikan halkına değil, herkese açık şekilde ifade ettik. Bu konuyu değerlendirdiklerini söyleyemem. Sadece bu sabah bir görüşme yapıldığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

    ABD’nin İran konusundaki kırmızı çizgilerinin çok açık olduğunu ve Tahran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını kaydeden Leavitt, bu konudaki değerlendirmeyi Trump’ın yapabileceğini aktardı. >>>DHA

  • İsrail, Lübnan’a hava saldırıları başlattı!

    Ateşkes devam ederken İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Hizbullah’ın altyapı tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.

    Ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi’ne ve güneyindeki diğer bölgelere hava saldırıları başlattığını bildirdi.

    İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve ateşkes
    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıklamıştı.

    ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

    Ateşkese rağmen İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki saldırıları sürerken Hizbullah da karşılık vermeye devam ediyor.

    The post İsrail, Lübnan’a hava saldırıları başlattı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD Başkanı Trump’a geçmiş olsun mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD Başkanı Trump’a geçmiş olsun mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında “Dün gece Vaşington’da Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde gerçekleşen silahlı saldırı girişimini kınıyorum. ABD Başkanı Sayın Trump ve değerli eşi Melania Hanım başta olmak üzere kimsenin yaralanmaması, bizler için sevindiricidir. Demokrasilerde mücadele fikirle yapılır, şiddetin hiçbir türlüsüne yer yoktur. Başkan Trump’a, eşine, ABD yönetimine ve Amerikan halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı. >>>DHA

  • Mars’ta yaşamın yapı taşları bulundu

    Mars’ta yaşamın yapı taşları bulundu

    NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde gerçekleştirdiği bir deneyle gezegenden bir kaya örneği aldı. Özel bir kimyasal çözeltiyle ayrıştırılan kaya örneğinde karbon içeren organik moleküller tespit edildi. Uzmanlar, moleküllerin en az yedi tanesinin Mars’ta daha önce hiç saptanmamış türden olduğunu bildirdi.

    Florida Üniversitesi’nden Dr. Amy Williams ve ekibi, bu moleküllerin 3,5 milyar yıl boyunca Mars’ın sert radyasyon ortamına rağmen bozulmadan kaldığını belirtti. Bu keşfin, Mars’ın sadece geçmişte yaşanabilir olduğunu değil, aynı zamanda organik maddeleri uzun süre koruyabilecek bir jeolojik yapıya sahip olduğunu doğruladığı kaydedildi. Araştırmanın en önemli noktalarından birinin, ‘azot heterosiklleri’ olarak bilinen yapıların keşfi olduğu da aktarıldı. >>>DHA