Güvenlik güçleri, saldırıyı gerçekleştiren 30 yaşındaki erkek şahsı olay yerinde etkisiz hale getirerek yakaladı. Saldırganın üzerinde yapılan aramada; uzun namlulu tüfek, tabanca, çok sayıda yedek şarjör ve bıçak ele geçirildi. Güvenlik tarama noktasında ateş açan saldırganın, son derece tehlikeli bir mühimmatla eylemi gerçekleştirmeye çalıştığı belirtildi.
Trump: “Gizli Servis harika bir iş çıkardı”
Saldırı sonrası sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Donald Trump, güvenlik güçlerinin cesaretini takdir etti. Trump, “Gizli Servis ve emniyet güçleri harika bir iş çıkardı. Hızlı ve cesurca hareket ettiler” ifadelerini kullandı. Olayın ardından Beyaz Saray’da basın toplantısı düzenleyen Trump, bir Gizli Servis görevlisinin yakın mesafeden vurulduğunu ancak çelik yeleği sayesinde kurtulduğunu açıkladı.
“Saldırı İran savaşıyla ilgili değil”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı, Kaliforniya’da yaşayan saldırganı “son derece hasta” ve “deli” olarak tanımladı. Trump, bu saldırının devam eden İran savaşıyla bir bağlantısı olduğunu düşünmediğini belirterek, “Toplumumuzu ele geçirmelerine izin vermeyeceğiz” dedi.
Kaderin cilvesi: 45 yıl sonra aynı otel
Saldırının gerçekleştiği Washington Hilton Otel’in tarihi bir benzerliği ise dikkat çekti. Aynı bina, 30 Mart 1981 tarihinde eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın da uğradığı silahlı saldırıya ev sahipliği yapmıştı. Reagan’ın vurulduğu noktada tam 45 yıl sonra Trump’a yönelik benzer bir girişim yaşanması kamuoyunda geniş yankı buldu.>>>HABER MERKEZİ
İnsansız hava araçlarından savaş gemilerine, füze sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede üretim kapasitesini geliştiren Ankara, hem ihracat performansını artırıyor hem de dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), Kuveyt Uluslararası Havalimanı’ndaki hava sahasının yeniden uçuşlara açıldığını duyurdu. Kuveyt resmi haber ajansında yer alan açıklamada, operasyonların güvenli bir şekilde yeniden başlamasını sağlamak amacıyla alınan kararın, ulusal ve uluslararası havacılık otoriteleriyle yürütülen koordinasyonun ardından uygulamaya konulduğu belirtildi.
DGCA Başkanı Hammud Mübarek es-Sabah, hava trafiğinin ‘en yüksek emniyet ve güvenlik standartlarına uygun olarak’ kademeli şekilde normale döneceğini kaydetti. Hasar gören tesislerdeki bakım ve onarım çalışmalarının devam ettiğini ifade eden es-Sabah, ilk etapta operasyonların belirli noktalara yönelik gerçekleştirileceğini bildirdi.
Kuveyt, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ardından İran’ın İsrail’e ve Kuveyt’in de aralarında bulunduğu bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme saldırıları nedeniyle hava sahasını uçuşlara kapatmıştı. >>>DHA
Washington yönetimi, KSS lideri Al-Saraji’nin nerede olduğuna dair bilgi paylaşanlara 10 milyon dolara kadar ödül verileceğini resmen duyurdu. Söz konusu silahlı grubun Irak’ta sivil katliamlar gerçekleştirdiği, ABD diplomatik temsilciliklerine ve Orta Doğu’daki Amerikan askeri üslerine saldırılar düzenlediği belirtildi. Al-Saraji’nin aynı zamanda Irak parlamentosundaki iktidar ortağı Şii ittifakı Koordinasyon Çerçevesi’nde yer alması, durumun diplomatik boyutunu daha da karmaşık hale getiriyor.
ABD’den Irak’a dolar ve askeri iş birliği resti
ABD ve İran arasındaki gerilim tırmanırken, Washington’ın Irak hükümetine yönelik baskıları da sertleşti. ABD medyasında yer alan bilgilere göre; İran destekli milislerin dağıtılması konusunda Bağdat yönetimine baskı yapan ABD, Irak’a dolar akışını durdurdu. Bununla da yetinmeyen Washington, Irak ordusuyla yürütülen güvenlik iş birliği programlarını askıya alarak bölgedeki askeri dengeleri değiştirecek bir adım attı.
Saldırılar durmak bilmiyor
İran destekli gruplar, son dönemde Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği, havalimanındaki diplomatik tesisler ve yabancı şirketlerin işlettiği petrol sahalarını hedef alan çok sayıda saldırıyla gündeme gelmişti. ABD’nin son hamlesi, bölgedeki İran nüfuzunu kırmaya yönelik en sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.>>>İHA
Global Times’ın haberine göre, minerallerin keşfi, Sıçuan eyaletinin Çındgu şehrinde düzenlenen 11. Çin Uzay Günü açılış töreninde duyuruldu.
“Çang’ı-5” keşif aracının topladığı kaya ve toprak örneklerinde bulunan fosfat minerallerine “magneziyoçangızit-(Y)” ve “çangızit-(Ce)” adları verildi.
Nadir toprak fosfatı kategorisindeki mineraller, Uluslararası Mineroloji Birliği Yeni Mineraller, Terimler ve Sınıflandırma Komisyonu tarafından sınıflandırılarak onaylandı.
ÇİN’İN İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ AY MİNERALİ KEŞFİ
İki mineral, Çin’in Ay’dan topladığı kaya ve toprak numunelerinde keşfettiği ikinci ve üçüncü mineraller oldu. Çinli bilim insanları, daha önce Eylül 2022’de Ay numunelerinde “çangızit-(Y)” adını verdikleri fosfat mineralini keşfettiklerini bildirmişti.
Yeni keşiflerle, bugüne dek Ay’da keşfedilen mineral sayısı 8’e çıktı. Çin’den önce ABD ve Rusya, Ay yüzeyinden kaya ve toprak numuneleri toplayarak mineral keşiflerine öncülük etmişti.
Çin, Ay yüzeyinden kaya ve toprak örnekleri toplamayı amaçlayan ilk keşif aracı Çang’ı-5’i Kasım 2020’de Ay’a göndermiş, araç topladığı 1,73 kilogram kaya ve toprak örneğiyle Aralık 2020’de Dünya’ya dönmüştü. >>>AA
Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, Filistinlileri ve mülklerini hedef alan saldırılarında yaşanan can kaybına ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, yılın başından beri Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısının 16’ya ulaştığı belirtildi.
Öldürülen Filistinlilerin 13 ila 60 yaşlarında olduğu kaydedildi.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verilerine göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler mart ayı boyunca Batı Şeria’da Filistinlilere ve mülklerine yönelik 1819 saldırı gerçekleştirdi.
İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria’da neredeyse her gün Filistinlilere ve mülklerine saldırıyor.
Filistin resmi verilerine göre, Batı Şeria’da Ekim 2023’ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırılarında artış yaşanıyor.
Bu süreçte en az 1149 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi gözaltına alındı. >>>AA
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tören ve etkinliklerle kutlandı.
Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) göre, kutlamalar kapsamında 09.00’da Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.
Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral İlker Görgülü, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, askeri yetkililer, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri, siyasi parti ve dernek yetkilileri ile vatandaşlar katıldı.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen tören, anıta çelenklerin konulması ve saygı duruşu ile İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından sona erdi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tören ve etkinliklerle kutlandı. Kutlamalar kapsamında Lefkoşa Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, askeri yetkililer, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri, siyasi parti ve dernek yetkilileri ile vatandaşlar katıldı. ( Ali Ruhluel – Anadolu Ajansı )
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Lefkoşa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Mavi Salon’da konser verdi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da dinlediği konser, halka açık düzenlendi.
Azerbaycan
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Eğitim Kurumlarında, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.
Programa, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Vatan için canlarını feda eden şehitler ve devlet büyükleri için saygı duruşunun yapıldığı programda, İstiklal Marşı ve Azerbaycan Milli Marşı okundu.
Büyükelçi Akgün, yaptığı konuşmada, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışının 106. yılını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın onur ve gururunu yaşadıklarını söyledi.
Akgün, TBMM’nin bir asır önce Türkiye’nin bağımsızlığına karşı kasteden emperyalist güçlere karşı verilen istiklal mücadelesine öncülük ettiğini belirterek, TBMM’nin, büyük zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı’nın ardından bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı.
Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan milli egemenlik anlayışının TBMM’nin 23 Nisan 1920’de “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” denilerek açılmasıyla hayat bulduğunu dile getiren Akgün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’nin açılış gününü, geleceğin teminatı çocuklara bayram olarak armağan ettiğini hatırlattı.
Akgün, Atatürk’ün bu davranışıyla, dünyanın savaş ve çatışmalarla çalkalandığı bir dönemde, çocuk haklarını dünya gündemine taşıdığını ve çocuklara sevgisini gösterdiğini anlatarak, “Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi, yalnızca bir sevgi ifadesi değil, aynı zamanda geleceğe duyulan derin güvenin, milletimizin yarınlarına olan sarsılmaz inancın en güçlü göstergesidir. Çünkü çocuklar, sadece bir ülkenin geleceği değil, aynı zamanda onun umudu, vicdanı ve karakteridir.” ifadelerini kullandı.
Bu anlamlı günü kardeş Azerbaycan’da idrak etmenin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Akgün, “Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar, sıradan iki ülke arasındaki ilişkilerin çok ötesindedir. Bu bağlar, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen ortak bir dilin, ortak bir kültürün, ortak bir kaderin eseridir.” dedi.
Akgün, Azerbaycan’ın ulusal lideri Haydar Aliyev’in “Bir millet, iki devlet” sözlerinin yalnızca bir temenni olmadığını, yaşayan, hissedilen ve her gün yeniden teyit edilen bir hakikat olduğunu vurguladı.
Yarının temsilcisi çocukların iyi yetişmesinin Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak geleceği açısından hayati önem taşıdığını söyleyen Akgün, çocuklara bilimde, sanatta, diplomaside ve her alanda kendilerini geliştirmeleri, aynı zamanda köklerini de unutmayarak geleceğe yürümeleri tavsiyesinde bulundu.
Akgün, “Unutmayınız ki Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere emanet ettiği Cumhuriyet, sadece korunması gereken bir miras değil, aynı zamanda daha ileriye taşınması gereken bir sorumluluktur. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik de sizlerin omuzlarında yükselecek ve giderek daha da güçlenecektir.” diye konuştu.
Bakü Türk Eğitim Kurumları öğrencilerinin müzik ve dans gösterileriyle devam eden etkinlikte, okulda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.
Kırgızistan
Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliğince, Bişkek Atatürk Parkı’nda Mustafa Kemal Atatürk Anıtı önünde resmi tören düzenledi.
Anıta çelenklerin sunulmasıyla başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Törene, Büyükelçilik mensupları, Türkiye’nin Bişkek’teki kurumlarının yetkilileri ve temsilcileri, KKTC Bişkek Temsilciliği yetkilileri, öğretmenler, iş insanları, Ahıska Türkleri ile Türk vatandaşları katıldı.
Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, yaptığı konuşmada, törene katılanların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.
Büyükelçi Ökem, “Bugün, Milli egemenliğimizin simgesi, Büyük Millet Meclisimizin açılışının 106. yılını kutluyoruz. 100 yılı aşkın süre önce, 1919’da, Büyük Atatürk, yurdumuzu işgal eden düşmana karşı Kurtuluş Savaşı’mızı Samsun’da başlattı. Kendini emanet ettiği Büyük Türk milleti ile Erzurum ve Sivas kongrelerinde kucaklaştı. Ve 23 Nisan 1920’de Ankara’da, Türk Milletinin ortak idaresini bir araya topladığı Büyük Millet Meclisi’ni açtı.” dedi.
Bu tarihten sonrasının Türk milleti için savaş, zafer ve yeniden doğuş olduğunu belirten Ökem, “Bu doğuşun adı Cumhuriyet’tir.” dedi.
Ökem şunları kaydetti:
“Bu yeniden doğuşun başlangıcı 23 Nisan günü sonradan çocuklara armağan edilmiştir. O çocuklar, babası, anası, Kurtuluş Savaşı’mızda şehit düşmüş öksüz ve yetimlerdir. Bir asrı aşkın süreden sonra bugün görüyoruz ki, o büyük mücadeleyi verenler, bugün özgür ve müreffeh yurdumuzu bize verenlerdir. İşte o çocuklar bizleriz. Unutmamalıyız ki, bu bayram Cumhuriyetin çocuklarına, bizlere hem armağan hem de emanet edilmiştir. ”
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışının 106. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bişkek Türk İlkokulu’nda devam etti. >>>AA
İngiliz medyasında yer alan haberlere göre, Lordlar Kamarasını bilgilendiren Eğitim Bakanlığı bünyesinde Devlet Bakanı olarak görev yapan Jacqui Smith, okullarda cep telefonu yasağına ilişkin bağlayıcılığı bulunmayan rehberin 2024’ten bu yana yürürlükte olduğunu hatırlattı.
Bu rehberin yasal dayanağını oluşturan “Çocukların Refahı ve Okullar” başlıklı düzenlemeye işaret eden Smith, “Sunacağımız değişiklik önergesiyle okullar için açık bir yasal zorunluluk oluşturacağız.” dedi.
Smith, 2024’te hazırlanan düzenlemede yer alan tavsiye rehberi doğrultusunda uygulanan telefon yasağına yasal dayanak getirileceğini kaydederken, ana muhalefetteki Muhafazakar Partiden de hükümete destek geldi.
Gölge Eğitim Bakanı Laura Trott, planın müdürler, aileler, öğrenciler ve ülke için iyi bir haber olduğunu belirterek, “(İktidar) İşçi Partisi, yıllardır bu adımı gereksiz safsata olarak gördü. Hatta geçen hafta Eğitim Bakanı bu sorunun çözülmüş bir konu olduğunu söyledi. Bizi dinledikleri için mutluyum. Sınıflardaki başarıyı artırmak ve davranışları geliştirmek için bu adım doğru bir adımdır.” açıklamasını yaptı.
Parlamento’nun üçüncü büyük grubu olan Liberal Demokratların Sözcüsü Caroline Voaden de yaptığı açıklamada, bu kararın öğretmen, öğrenci ve aileler için başarı olduğunu kaydetti. >>>AA
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabul, basına kapalı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kiro’yu külliyenin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Kiro, merdivenlerde Türk ve Yeni Zelanda bayrakları önünde tokalaşarak fotoğraf çektirdi. Yeni Zelanda Genel Valisi Kiro, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker.” diyerek selamladı. Kabulde, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da hazır bulundu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN YENİ ZELANDA GENEL VALİSİ KİRO’YU KABULÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yeni Zelanda Genel Valisi Cindy Kiro’yu kabulünde, Türkiye-Yeni Zelanda ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından Erdoğan’ın Kiro’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabulüne ilişkin açıklama yapıldı.
Buna göre kabulde, Türkiye-Yeni Zelanda ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Yeni Zelanda’nın ortak hafızasında müstesna yere sahip Çanakkale Savaşları’nın 111’inci yıl dönümüne denk gelen bu ziyareti önemli bulduklarını, Yeni Zelanda’yla ticaret başta olmak üzere savunma sanayii ve ulaştırma alanlarında ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Erdoğan, Yeni Zelanda’nın İslam karşıtlığıyla mücadelede sergilediği ilkeli tutumu memnuniyetle karşıladıklarını, Filistin davasına ve iki devletli çözüme hem Birleşmiş Milletler zemininde hem ikili düzeyde desteklerinin takdire şayan olduğuna işaretle Yeni Zelanda’nın Filistin Devleti’ni tanımasının çözüme katkı sunacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, gelecek yıl Pasifik Adaları Forumu Zirvesi’ni düzenleyecek Yeni Zelanda’ya başarılar diledi.
Erdoğan, Türkiye’nin, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele noktasında Avrupa’da yeşil dönüşümde hızla ilerleme kaydeden ülkelerin başında geldiğini, kasım ayında “BM İklim Sözleşmesi Taraflar Konferansı COP31″in Antalya’da tertipleneceğini hatırlatarak, Kiro’yu COP31 Zirvesi’ne davet etti. >>>AA
Irak Türkmen Cephesi basın bürosundan yayınlanan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Amedi tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kendisine teslim edilen kararnamenin ardından Ağa, valilik görevine resmen başladı. Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçmişti. Kerkük İl Meclisi geçen 17 Nisan’da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa’yı vilayet valisi olarak seçmişti. >>>AA
Japonya’da meydana gelen şiddetli deprem haberi, küresel çapta büyük bir endişe yarattı. 20 Nisan 2026 sabah saatlerinde (Japonya yerel saatiyle 16:52) gerçekleşen sarsıntının ardından bölge “tsunami” alarmına geçti.
İşte depremin detayları ve bölgedeki son durum…
Depremin Teknik Detayları
Büyüklük: 7,4
Yer: Japonya’nın doğu kıyısı (Honshu açıkları)
Derinlik: 10 km (Yüzeye yakın olması yıkıcılık riskini artırıyor)
Mesafe: Kıyı şeridine yaklaşık 100 km uzaklıkta.
Tsunami Uyarıları ve Kritik Açıklamalar
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) ve Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), denizde meydana gelen bu büyük sarsıntının ardından yıkıcı dalgaların oluşabileceği konusunda uyardı. JMA, tsunami dalgalarının kuzey kıyılarına kısa sürede ulaşacağını ve uyarı kaldırılana kadar güvenli bölgelerin terk edilmemesi gerektiğini vurguladı. Japonya Başbakanlık ofisi, depremden hemen sonra acil kriz yönetim ekibini topladı. Can ve mal kaybına ilişkin henüz resmi bir rapor paylaşılmadı.
Japonya ve Deprem Gerçeği
Dünyadaki depremlerin yaklaşık %18’ine ev sahipliği yapan Japonya, bu tür felaketlere karşı hazırlıklı olsa da 2011 hafızası hala taze:
Yıllık Ortalama: Japonya’da her yıl yaklaşık 1500 deprem yaşanıyor.
2011 Hatırlatması: 2011 yılında yaşanan 9,0 büyüklüğündeki deprem ve peşinden gelen tsunami, 18 bin 500 kişinin hayatına mal olmuş ve Fukuşima Nükleer Santrali felaketine yol açmıştı.
Uluslararası Tepkiler
Depremin büyüklüğü nedeniyle Pasifik çevresindeki diğer ülkeler de (Rusya’nın doğusu ve bölgedeki diğer adalar) tsunami riskini yakından takip ediyor. Uzmanlar, artçı sarsıntıların 7,0 büyüklüğüne kadar çıkabileceği konusunda uyarıyor.
Bulgaristan’da son beş yıldır devam eden siyasi istikrarsızlığı sona erdirmesi beklenen genel seçimlerin sonuçları belli oldu. 20 Nisan 2026 sabahı itibarıyla açıklanan resmi olmayan sonuçlara göre, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu, parlamentoda tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu elde ederek tarihi bir zafer kazandı.
İşte Bulgaristan seçim sonuçlarının detayları ve parlamentodaki yeni sandalye dağılımı…
Partilerin Oy Oranları ve Sandalye Dağılımı
İlerici Bulgaristan Koalisyonu (Rumen Radev): %45 oy oranı (135 Sandalye)
GERB (Boyko Borisov): %12 oy oranı
Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan (PP-DB): %12 oy oranı
Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH): %6 oy oranı
Vızrajdane (Diriliş): %4 oy oranı
Seçimin Öne Çıkan Detayları
Seçime katılım oranı yerel saatle 16.00 itibarıyla %34,63 olarak gerçekleşti. Bu rakam, Ekim 2024 seçimlerindeki %26,25’lik oranın çok üzerinde kalarak seçmenin “istikrar” arayışını yansıttı. Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları, sınırlı sayıda açılan sandıklara rağmen büyük bir yoğunluk oluşturdu. “Bu sadece ilk adım. Umudun güvensizliğe karşı zaferidir” diyen Rumen Radev, yeniden seçime gidilmemesi için güçlü bir hükümet kuracaklarının sözünü verdi.
İstikrar Umudu
Bulgaristan son 5 yılda 8. kez sandık başına gitti. 240 sandalyeli mecliste hükümet kurmak için gereken 121 sayısını 135 milletvekili ile aşan Radev’in koalisyonu, ülkeyi koalisyon pazarlıklarından kurtarabilecek bir güce ulaştı. Radev’in mesajı ise netti: “Güçlü bir Avrupa’nın içinde, güçlü bir Bulgaristan.”
Hazırlanan yeni düzenlemeye göre, Türkiye’de erişime açık olan VPN platformlarından belirli yükümlülükleri yerine getirmeleri istenecek. Bu yükümlülükleri karşılamayan veya lisans başvurusunda bulunmayan servis sağlayıcılarına yönelik ağır yaptırımlar uygulanacak. Kurallara uymayan VPN uygulamalarının Türkiye’den erişimi tamamen engellenecek.
Kritik yükümlülükler kapıda
Düzenlemenin detaylarında, VPN servislerinin şeffaflık ve güvenlik kriterlerine uyum sağlaması hedefleniyor. Lisanslama süreciyle birlikte, hangi uygulamaların hangi şartlar altında hizmet verebileceği denetim altına alınmış olacak. İnternet özgürlüğü ve siber güvenlik dengesi açısından büyük tartışma yaratması beklenen bu adımın, kısa süre içinde hayata geçirilmesi öngörülüyor.>>>Şahan KARTAL
İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu Toplantısı’na katılan Abdullah el-Ghanim, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Abdullah el-Ghanim, PAB 152. Genel Kurulu Toplantısı’nın çok önemli ve uluslararası itibarı bulunan bir yapı olduğunu belirtti.
Türkiye ve Katar’ın her alanda stratejik ve köklü ilişkileri olduğunu vurgulayan Abdullah el-Ghanim, “Türkiye ve Katar, mevcut anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynamakta ve ülkeler arasında ortaya çıkan birçok sorunda arabuluculuk yapmaktadır.” dedi.
Abdullah el-Ghanim, Türkiye ile Katar’ın tam bir iletişim ve koordinasyon halinde olduğuna işaret ederek, Türkiye ile Katar’ın bölgede birçok siyasi sorunu çözmeyi başardığına dikkati çekti.
Katar, Filistinlilere destek için önemli roller üstlendi
Abdullah el-Ghanim, Katar’ın, Filistin halkına destek olmak için çeşitli alanlarda birçok rol üstlendiğini aktardı.
Özellikle Gazze’de insanların acılarını her alanda hafifletmek için birçok çaba sarf edildiğinin altını çizen Abdullah el-Ghanim, “Katar, ayrıca Türkiye’deki dostlarıyla birçok girişimde bulunmaktadır. Ayrıca Şura Meclisi de bu konularla Türkiye parlamentosu ile birlikte konuyla ilgilenmektedir.” ifadelerini kullandı.
Abdullah el-Ghanim, Filistin’e destek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çok önemli bir siyasi girişim ortaya konduğu ve Kudüs’e özel uluslararası bir grup olan Filistin için Parlamenterler Grubu’nun kurulduğunu belirtti.
Filistin için Parlamenterler Grubu’nun ise oldukça aktif olduğuna atıf yapan Abdullah el-Ghanim, “Biz de Türkiye’deki dost ve kardeşlerimizle, Filistin’deki kardeşlerimizin sıkıntılarını hafifletebileceğimiz bir çalışma programı oluşturabilmek ve dünya genelindeki parlamenterlerin çabalarını Filistin halkının sıkıntılarını hafifletmek amacıyla bir araya getirebilmek için TBMM ile koordinasyon halindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail askerlerinin Gazze kentinin doğusundaki “Sarı Hat” yakınlarında ateş açması sonucu dün gece 12 yaşındaki Filistinli bir çocuk yaşamını yitirdi.
Saldırıda hayatını kaybeden çocuğun kanlar içindeki naaşı Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’ndeki bir hastaneye getirildi.
Hastane bahçesinde sedye üzerine konulan Filistinli çocuğun annesi, oğlunun başında göz yaşı döktü.
Oğlunun öldüğüne inanmak istemeyen Filistinli anne, evladının naaşına eğilerek, “Doktor, yemin ederim hala göğsü hareket ediyor! Lütfen, onu hayata döndürmeye çalışın!” diyerek, çaresizce doktorlardan evladını kurtarmalarını istedi.
Hayatını kaybeden çocuğun nabzını yeniden kontrol eden doktorlar, annenin zor anları karşısında çaresiz kaldı.
Acılı annenin, “Lütfen doktor, belki hala bir nefes kalmıştır. Allah rızası için, kalp masajı yapın!” ifadeleri o anlara şahit olanların yüreğini burktu.
İsrail, 10 Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen Gazze’ye saldırılarını sürdürüyor.
Filistin makamlarının verilerine göre İsrail ordusu, 10 Ekim’den bu yana Gazze’de 2 bin 400’den fazla kez ateşkes ihlalinde bulundu.
İsrail’in ateşkese rağmen saldırıları nedeniyle 10 Ekim’den bu yana en az 312’sini kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu 765’ten fazla Filistinli hayatını kaybetti.
erkük Vilayet Meclisi’nde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha’nın istifası kabul edilirken, meclis üyeleri yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa’yı seçti.
Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçti.
Kerkük Valisi Ağa: Kerkük’ün hizmetkarı olmaya geldik
Kerkük Valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi.
Ağa, Kerkük’te hiçbir kesim arasında ayrım yapmadan tüm Kerküklülere hizmet etmeyi ana hedef seçtiklerini dile getirerek, “Kerkük’e hizmetkar olmaya geldik.” ifadesini kullandı.
Kerkük’ün geçmişte uzun yıllar her türlü mağduriyet, sıkıntı ve terör olaylarına maruz kaldığını hatırlatan Ağa, yeni yönetim sayesinde Kerkük’ü daha aydın, istikrarlı ve güzel günlerin beklediğini kaydetti.
Sözlerinin sadece lafta kalmayacağını, gerçekleştirecekleri hizmet projeleriyle bunu kanıtlayacaklarını vurgulayan Ağa, sağlık, eğitim, güvenlik ve altyapı projeleri hayata geçireceklerini bildirdi.
Türkmenler sokaklarda kutlama yaptı
Kerküklü Abdullah Fikret, AA muhabirine, çok mutlu olduğunu aktardı.
Bu makamın önemli olduğu kadar ağır bir sorumluluğu bulunduğuna dikkati çeken Fikret, Türkmen valiye yeni görevinde başarılar diledi.
Bugünün Türkmenler için tarihi bir gün olduğunu belirten Kerküklü Türkeş Veli, Irak’taki tüm Türkmenleri tebrik etti.
Türkmenlerin tarih boyunca yaşadıkları bu topraklarda insanlığa hizmet etmeyi bir görev bildiklerini dile getiren Veli, yeni valinin de aynı şekilde hareket edeceğine inandığını ifade etti.
Bu gelişmeyi bir demokrasi zaferi olarak nitelendiren Veli, zaferin tüm Iraklılara ait olduğunu aktardı.
Memet İrfan Berberoğlu da tüm Kerküklüleri kutlamaya çağırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurul Toplantısı için İstanbul’da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri onuruna Dolmabahçe Sarayı’nda akşam yemeği verdi.
Programda konuşan Erdoğan, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.
Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.” diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.
2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum.” şeklinde konuştu.
Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Diyalog ve işbirliği imkanlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”
“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”
“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır.” diyen Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.
7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkumlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, milli birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz.” diye konuştu.
Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegane ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum.” dedi.
“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dahil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla işbirliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi. >>>AA
Von der Leyen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Brüksel’de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ile görüştüğünü bildirdi.
“İran’dan gelen haksız saldırılarla karşı karşıya oldukları için tam dayanışmamızı ilettim” ifadesini kullanan von der Leyen, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineledi.
Von der Leyen, Avrupa ile Körfez ülkeleri arasında daha yakın bir ortaklığın kurulması gerektiğine işaret ederek, bu yıl Suudi Arabistan’da yapılması planlanan AB-KİK Zirvesi’nin ilişkileri daha da güçlendirmek için mükemmel bir fırsat sunduğunu kaydetti. >>>AA
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, özellikle otomotiv üreticilerinin askeri üretimde daha fazla rol almasını istiyor.
Bu kapsamda Pentagondan yetkililer, Ford Motor Üst Yöneticisi (CEO) Jim Farley ile General Motors (GM) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mary Barra’nın da aralarında bulunduğu üst düzey otomotiv yöneticileriyle bir araya geldi.
Kaynaklar, Ukrayna ve İran’daki savaşların ABD’nin mühimmat stoklarını erittiğini, bu nedenle Pentagonun otomotiv şirketlerini devreye sokmayı düşündüğünü iddia etti.
Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Pakistan’daki müzakerelerin temelde savaşın sonlandırılması ve İran’ın taleplerinin dile getirilmesi üzerine kurulduğunu belirten Bekayi, “Mesaj alışverişi devam ediyor. Bugün yüksek ihtimalle Pakistan’dan bir heyeti ağırlayacağız. Bu görüşmede iki tarafın görüşleri ayrıntılı şekilde ele alınacak.” dedi.
Bekayi, ülkesinin nükleer silah üretmek gibi bir amacının olmadığını ve bunu daha önce de defalarca dile getirdiklerini hatırlatarak, “Uranyum zenginleştirmenin türü ve seviyesi görüşülebilir ki biz bunu daha önce de ilan ettik. İran’ın kendi ihtiyaçlarına göre uranyum zenginleştirmeye devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
ABD’nin daha önce “İran’ın nükleer programını yok ettiklerine” dair açıklamalarda bulunduğuna ancak buna rağmen bugün de aynı konuyu gündemde tuttuğuna dikkati çeken Bekayi, ABD’nin nükleer meseleyi İran’a baskı yapmak için kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını söyledi.
Bekayi, ABD’den gelen “İran nükleer silah peşinde koşmaz ise ekonomisinin refaha ereceği” yönündeki açıklamalara ilişkin ise “Biz ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi biliyoruz. İran’ın barışçıl amaçlar dışında nükleer programı olmadı. Kimseden korktuğumuz için değil ilkesel olarak nükleer silah peşinde değiliz.” diye konuştu.
Ülkesinin uzun yıllar boyunca Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağladığına işaret eden Bekayi, son zamanlarda özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tehlikelerin ABD ve İsrail’in girişimlerinden kaynaklandığını savundu.
Başkent Kiev’in Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Rusya’nın gece boyunca Kiev’e yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.
Mevcut bilgilere göre saldırı sonucu Kiev’de biri 12 yaşındaki çocuk 4 kişinin öldüğünü ve 45 kişinin yaralandığını kaydeden Kliçko, hava saldırısı tehlikesinin sürdüğü uyarısında bulundu.
Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan yazılı açıklamada da Rusya’nın Odessa’ya düzenlediği saldırılarda yerleşim yerleri ve liman altyapısının hasar gördüğü ifade edildi.
Açıklamada, mevcut bilgilere göre 8 kişinin hayatını kaybettiği ve 16 kişinin yaralandığı bildirildi.
Rusya’nın ayrıca Dnipropetrovsk bölgesine yönelik hava saldırıları sonucu 3 kişinin yaşamını yitirdiği ve 34 kişinin yaralandığı bilgisi verildi.
Ukrayna: Rus ordusu 44 füze ve 659 İHA ile saldırılar düzenledi
Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada da Rusya’nın gece farklı tip füzeler ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırılar gerçekleştirdiği belirtildi.
Rus ordusunun 44 seyir ve balistik füzeyle saldırılar düzenlediği, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine 659 SİHA’nın fırlatıldığı kaydedildi.
Hava savunma kuvvetlerince 32 füze ve 636 İHA’nın etkisiz hale getirildiği bilgisi verilen açıklamada, diğer füze ve İHA’ların ülke genelindeki 26 noktaya isabet ettiği bildirildi.
ABD Deniz Enstitüsünce (USNI) yönetilen U.S. Naval Institute News’ün derlediği verilere göre, 295 gündür denizde olan “USS Gerald R. Ford” uçak gemisi, ana limanı Virginia eyaletinin Norfolk kentinden Haziran 2025’te Akdeniz’e doğru yola çıktı.
Rotasını ekimde Karayip Denizi’ne çeviren ve 3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyduğu askeri müdahalede yer alan gemi, İran ile tırmanan gerilimin ardından Orta Doğu’ya yöneldi.
Mart başında Akdeniz’e gelen, Süveyş Kanalı’ndan geçerek Kızıldeniz’e ilerleyen gemi, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ilk günlerinde görev aldı. Gemi, daha sonra çamaşırhanelerinden birinde çıktığı açıklanan yangın sonrası onarım için Akdeniz’e döndü.
“USS Gerald R. Ford”un denizde geçirdiği gün sayısı, 2020’deki Kovid-19 salgını sırasında 294 günle son 50 yıldaki en uzun uçak gemisi görevi rekorunu kıran USS Abraham Lincoln’ün görev süresini aştı.
Virginia’nın Demokrat Senatörü Tim Kaine, bu görevlendirme süresinin mürettebatın ruh sağlığı ve refahı üzerinde yük oluşturduğunu ve yangının 600 denizciyi uyuyacakları yerden mahrum bıraktığını söyledi.
Kaine, “Onlar sevdiklerinin yanında, evlerinde olmalı. ABD ordusunu saray muhafızları gibi gören bir başkan tarafından dünyanın dört bir yanına gönderilmemeli.” dedi.
Donanma yetkilileri, Ford’un görev süresi rekoruna ilişkin resmi açıklama yapmadı.
Pentagon yetkilileri, geminin ne kadar süre görevde kalacağını açıklamadı ancak donanmanın en üst rütbeli iki subayı kamuoyuna yaklaşık 11 ay görevde kalmasını beklediklerini bildirdi. Dolayısıyla geminin mayıs sonlarında ABD’ye dönmesi öngörülüyor.
ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığına bağlı 5. Filo’dan 12 Mart’ta yapılan açıklamada, “USS Gerald R. Ford” uçak gemisinin Kızıldeniz’de görev yaparken çamaşırhane bölümünde teknik arızadan kaynaklanan yangın çıktığı duyurulmuştu.
The New York Times, yangının 30 saatten fazla sürdüğünü, yatakhaneleri zarar gören 600 kişiden fazla mürettebatın o tarihten sonra yerde ve masaların üzerinde uyumak zorunda kaldıklarını iddia etmişti.
İsrail ordusunun Lübnan’a 2 Mart’ta başlattığı saldırılar sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinden itibaren güneyde Nebatiye kent merkezi ile Tebnin, Kefre, Haris, Katrani ve Sarfand beldelerini hedef aldı.
Tebnin’deki saldırıda bir hastanenin yakınına düzenlenen saldırı sonucu sağlık kuruluşunda maddi hasar oluştu.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Seravan ilçesinde kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişiler devriye görevindeki polis memurlarına ateş açtı.
Silahlı saldırıda 3 polis memuru hayatını kaybetti.
Saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışmaların başlatıldığı belirtildi.