Kategori: Dünya

  • Öldü mü? Haber alınamıyor!

    Öldü mü? Haber alınamıyor!

    Güvenlik kaynaklarından henüz açıklama gelmedi

    İsrail basınında ve sosyal medya kanallarında hızla yayılan görüntülerde, bakanın ikamet ettiği bölgeden dumanlar yükseldiği iddia edildi. Ancak İsrail polisi veya itfaiye servisinden yangının nedeni ya da boyutu hakkında resmi bir bilgilendirme yapılmadı. Olayın bir kaza mı yoksa bir saldırı mı olduğu sorusu ise gizemini koruyor.

    Bakanın durumu bilinmiyor

    Yangın ihbarının ardından bölgeye çok sayıda güvenlik gücü ve acil servis ekibinin sevk edildiği öne sürüldü. Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in olay anında evde olup olmadığı veya herhangi bir yaralanma yaşayıp yaşamadığına dair bakanlık ofisinden henüz bir açıklama gelmiş değil. Netanyahu’dan da haber alınamadığı iddialara arasında yer alıyor.

    Bölgede tansiyon yüksek

    Söz konusu iddiaların, bölgede siyasi ve toplumsal gerilimin tırmandığı bir dönemde gündeme gelmesi dikkat çekti. İsrail hükümet yetkililerinin konuya ilişkin sessizliği devam ederken, muhalefet ve yerel basın gelişmeleri yakından takip ediyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Lübnan’ın güneyi için kara saldırıları başlattı

    Lübnan’ın güneyi için kara saldırıları başlattı

    İsrail ordusu, yoğun saldırılarla hedef aldığı Lübnan’ın güneyindeki işgalini genişletmek için son birkaç gündür kilit noktaları hedef alan kara saldırıları başlattığını duyurdu.

    İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, kara saldırısının Hizbullah’a karşı Lübnan’ın güneyindeki “tampon bölgeyi” genişletmek amacıyla başlatıldığı ileri sürüldü. Lübnan’ın güneyinde başlatıldığı duyurulan “kilit noktalara yönelik hedefli bir kara operasyonu” için bölgeye daha önceden asker takviyesi yapıldığı belirtildi. İsrail ordusuna bağlı 91.⁠ ⁠Tümen’in cumartesi gecesi geç saatlerde Lübnan’ın güneydoğusuna saldırılar düzenlemeye başladığı bildirildi. Kara unsurlarından önce İsrail ordusunun bölgeye şiddetli hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirdiği aktarıldı. Öte yandan 146. Yedek Tümen’in Lübnan’ın güneybatısına konuşlandırılmış vaziyette olduğu, 36. Tümen’in ise Rab el-Talatin bölgesinde baskınlar düzenlediği kaydedildi.

    İSRAİL’İN LÜBNAN’A SALDIRILARI

    İsrail ordusundan 2 Mart’ta yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti. Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut’u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan’da kara işgalini genişletme kararı almıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı 15 Mart’ta yaptığı açıklamada, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 850 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 105 kişinin yaralandığını bildirmişti. Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi ise İsrail’in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan’da zorla yerinden edilenlerin sayısının 830 bini geçtiğini bildirmişti.

    LÜBNAN, UNIFIL GÜÇLERİNE ÜLKENİN GÜNEYİNDE YAPILAN SALDIRIYI KINADI

    Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı, Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye’deki üslerinin yakınlarında rutin devriye gezen UNIFIL güçlerine yönelik üç ayrı olayda gerçekleştirilen silahlı saldırıları en güçlü şekilde kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı. UNIFIL güçlerine düzenlenen saldırının uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarını ihlal ettiğine dikkat çekilen açıklamada, barış güçlerinin BMGK’nin 1701 sayılı kararı uyarınca kendini savunma ve görevlerini engelleme girişimlerine karşı koyma hakkına sahip olduğu kaydedildi. Lübnan Bakanlar Kurulu’nun 2 Mart tarihli kararının hatırlatıldığı açıklamada, Hizbullah’ın askeri faaliyetlerinin yasa dışı ilan edildiği ve Hizbullah’ın silahlarını Lübnan devletine teslim etmek zorunda olduğu vurgulandı. Lübnan hükümetinin tutumuna önem atfedilen açıklamada, “Devlet dışında faaliyet gösteren hiçbir silahlı grubun, şüpheli amaçlarla Lübnan’ı kaosa sürüklemesine izin verilmeyecektir.” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Lübnan devletinin ülkeyi korumak, güvenliğini sağlamak ve halkın çıkarlarına hizmet etmek için toprakları üzerindeki egemenliğini uygulama ve silahların meşru kurumlarla sınırlandırılması konusundaki kararlılığı vurgulandı. Lübnan’ın güneyindeki Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye beldelerindeki üsleri çevresinde UNIFIL barış güçlerine “muhtemelen devlet dışı silahlı gruplar tarafından 3 ayrı olayda ateş açıldığı” ifade edildi. >>>AA

  • Tahran’da patlamalar meydana geliyor

    Tahran’da patlamalar meydana geliyor

    ABD-İsrail saldırılarının devam ettiği İran’ın başkenti Tahran’da patlamalar meydana geldi.

    İsrail ordusu, ABD ile birlikte 28 Şubat’tan bu yana saldırılar düzenledikleri İran’da 6 askeri hava üssünü hedef aldığını iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İsrail jetlerinin daha önce de hedef aldığı askeri hava üslerinde bulunan helikopterleri ve çok sayıda askeri uçağı imha ettiği ileri sürüldü.

    Açıklamada, askeri hava üssündeki pistlerin kullanılamaz hale getirildiği ve hava savunma sistemlerinin de hedef alındığı öne sürüldü.

    İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise yaptığı basın toplantısında askeri hava üslerine düzenledikleri saldırılarda silah ve para transferi için kullanıldığı öne sürülen 16 uçağı da hedef aldıklarını söyledi.

    İsrail ordusu ayrıca, İran’da Devrim Muhafızları Ordusu’nun askeri insansız hava aracı (İHA) karargahını hedef aldığını da iddia etti.

    Açıklamada, akşam saatlerinde İran’ın çeşitli bölgelerine gerçekleştirilen yeni bir hava saldırısı dalgasının tamamlandığı belirtildi.

    İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun insansız hava araçları karargahının vurulduğu savunulan açıklamada, fırlatılmaya hazır SİHA’ların da imha edildiği aktarıldı.

    TAHRAN’DA ART ARDA ŞİDDETLİ PATLAMALAR MEYDANA GELDİ

    İsrail ordusunun Tahran’a yeni bir saldırı başlattığını duyurduğu yazılı açıklamasının ardından Tahran’ın güneybatısındaki İslamşehr, doğusundaki Saad Abad ve batısındaki Şehriyar kentlerinde patlamalar sonucu dumanlar yükseldi.

    Özelikle Saad Abad’da meydana gelen patlamaların ardından büyük bir ateş topu oluştu.

    Kentte hala uçak sesleri duyulurken İran Hava Savunma Sistemleri’nin aktif olduğu görüldü.

    Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) açıklamasında “Hava savunma sistemlerimiz Tahran’da bazı seyir füzelerini düşürdü.” ifadeleri kullanıldı.

    İran ordusundan Trump’a tepki: Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek

    Trump’ın “yalan ve aldatmayla İran’a karşı psikolojik baskı uygulamaya çalıştığını” savunan İranlı Sözcü, “İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı cesur ve güçlü iradeyle direniyor. Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek.” dedi.

    Bölgedeki ABD’ye ait tüm askeri altyapının yok edildiğini öne süren Naini, “İran silahlı kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’ndaki ABD donanmasını ve ‘Gerald Ford’ uçak gemisini bekliyor.” ifadelerini kullandı.

    Naini, “Trump, ABD halkına yalan söyleyerek savaşı başlattı. Ancak şimdi İran’ın cevapları onu şaşkın ve çaresiz bir duruma düşürdü.” dedi.

    Öte yandan Trump’ın konuşmasının ardından Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Ateşkes yok ve saldırıların hacmini artırıyoruz.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    ABD Başkanı Trump, Miami’de düzenlediği basın toplantısında, İran’ın tüm askeri güçlerini büyük oranda yok ettiklerini savunmuş ve savaşın “yakın bir zamanda sona ereceğini” söylemişti.

    ABD Donanmasına ait “USS Gerald R. Ford” gemisi Kızıldeniz’de, “USS Abraham Lincoln (CVN-72)” uçak gemisi ise Umman Denizi’nde faaliyet gösteriyor. >>>AA

  • İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney

    İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney

    İran’da yeni liderin seçiminden sorumlu Uzmanlar Meclisi, yaptığı yazılı açıklamada, “Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney’i Uzmanlar Meclisi üyelerinin ezici oy çoğunluğuyla İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü lideri olarak belirleyip ilan ettiğini duyurur.” ifadesini kullandı. Rehber Meclisi, ABD-İsrail saldırılarına rağmen liderin seçilmesi çalışmalarının “dikkatli ve yoğun bir değerlendirmeyle” bugün gerçekleşen olağanüstü oturumla tamamlandığını belirtti.

    İRAN’DA DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU VE İRAN ORDUSU ÜLKENİN YENİ LİDERİNE BAĞLILIKLARINI BİLDİRDİ

    Fars Haber Ajansı, İran Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamaları yayımladı. Ayrı ayrı yapılan açıklamalarda, İran silahlı kuvvetlerinin yeni liderin komutası altında, ülkeyi düşmanlara karşı korumaya devam edecekleri belirtildi.

    İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN, MÜCTEBA HAMANEY’İ TEBRİK ETTİ

    İran Meclisi Haber Ajansı (ICANA), İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın tebrik mesajını yayımladı. İran Cumhurbaşkanı mesajında, “Ülkedeki mevcut sorunların üstesinden gelebilmek sizin hikmetli liderliğinizin yanı sıra halkın güven, dayanışma, katılım ve geniş tabanlı direnişine dayanan bir ortamın oluşturulmasıyla mümkün olacaktır.” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, ülkede birliği koruma, ileri, bağımsız bir İran inşa etme yolunda yeni lidere Allah’tan başarılar dilediğini kaydetti.

    MÜCTEBA HAMANEY KİMDİR?

    Mücteba Hüseyni Hamaney 17 Eylül 1969’da Meşhed kentinde doğdu. ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta hava saldırısıyla öldürülen eski İran lideri Ali Hamaney’in ikinci oğlu olan Mücteba Hamaney, 1979 yılında ailesinin Tahran’a taşınmasından sonra dini eğitimine Kum’daki İslam ilimler okulunda devam ederek, ileri düzeyde fıkıh ve usul eğitimi aldı. Bazı dini otoriteler ve babası tarafından verilen “harici dersler” şeklinde nitelendirilen “içtihat dersleri müderrisliği” eğitimi de alan Hamaney, daha sonra bu dersleri okutan kişiler arasında yer aldı. Şii mezhebine göre, İslami ilimlerin en üst seviyesi kabul edilen bu eğitimi alan kimselerin artık kimseyi taklit etmesine gerek görülmüyor ve müçtehit olarak kabul ediliyor. Mücteba Hamaney, İran-Irak Savaşı (1980-1988) sırasında İran’ın silahlı gücü Besic’in gönüllü bir üyesi olarak cephede bulundu. Resmi bir görevi olmamasına rağmen 2000’lerin ortalarından itibaren hem ulusal hem de uluslararası medyada Mücteba adı daha fazla duyulmaya başlandı.

    Bazı analistler, dolaylı etkisine dikkati çekerek, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bazı komutanlarıyla ilişkileri olduğunu, 2005 ve 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rol aldığını ve bazı atamalar ile siyasi koordinasyonlar üzerinde etkili olduğunu ileri sürdü. Son yıllarda medyada, babasının halefi olarak sıkça gündeme getirilen Mücteba Hamaney’in kamuoyuna yansıyan, kişisel hayatı hakkında sınırlı bilgi var. Mücteba Hamaney, genellikle medyadan uzak bir yaşam sürdü.

    İRAN LİDERİNİN YETKİLERİ

    İran’da seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, “liderlik makamı”, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen merci kabul ediliyor. Cumhurbaşkanı dahil tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip ve “rehber” olarak adlandırılan devlet başkanı, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynuyor. İran lideri, 88 kişiden oluşan ve halk tarafından 8 yılda bir seçilen Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor. Bu meclise aday kişilerin çoğu lider tarafından belirlenirken Anayasayı Koruyucular Konseyi (AAK) tarafından da onaylanıyor. AAK’nin uygun görmediği kişiler, Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılamıyor.

    İRAN’DAKİ ORDU SİSTEMİ

    Klasik konvansiyonel askeri yapılanmalardan farklı olarak İran’da silahlı kuvvetler, “İran Ordusu” ve “İran Devrim Muhafızları Ordusu” olmak üzere iki ayrı ordudan oluşuyor. Her iki ordunun kara, deniz ve hava kuvvetleri bulunuyor. İran Ordusu, 1979 devrimi öncesi ülkede var olan ordunun devamı niteliğindeyken, Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Mayıs 1979’da devrim lideri Humeyni tarafından kuruldu. İran’ın resmi ideolojisinin muhafızları olarak bilinen Devrim Muhafızları Ordusu, ülkede ekonomi, siyaset ve medyada etkin bir yapıya sahip. >>>AA

  • KKTC’ye 6 F-16 Geliyor: Güvenlik Amaçlı Konuşlandırma Uçuşları Etkilemeyecek

    Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, yarın sabah saatlerinde 6 adet F-16 savaş uçağının ülkeye geleceğini açıkladı.

    Kıbrıs Postası’na konuşan Meşeli, söz konusu savaş uçaklarının güvenlik amacıyla geleceğini ifade ederek sivil havacılık uçuşlarında herhangi bir aksama yaşanmayacağını belirtti.

    F-16 savaş uçakları yarın sabah gelecek

    Aşkın Meşeli yaptığı açıklamada, 6 adet F-16 savaş uçağının yarın sabah saatlerinde ülkeye ulaşmasının beklendiğini söyledi.

    Meşeli, güvenlik amacıyla gerçekleşecek bu gelişmenin sivil uçuşları etkilemeyeceğini vurgulayarak hava trafiğinde herhangi bir aksama yaşanmasının öngörülmediğini ifade etti.

    MSB kaynakları F-16 konuşlandırmasının değerlendirildiğini açıklamıştı

    Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da dün yaptıkları açıklamada, son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin sağlanması amacıyla adaya F-16 savaş uçaklarının konuşlandırılmasının değerlendirildiğini bildirmişti.

    Bakanlık kaynakları açıklamada, KKTC’nin güvenliğinin sağlanması için kademeli planlamalar yapıldığını belirterek F-16 savaş uçaklarının adaya konuşlandırılmasının değerlendirme aşamasındaki seçeneklerden biri olduğunu ifade etmişti.

    The post KKTC’ye 6 F-16 Geliyor: Güvenlik Amaçlı Konuşlandırma Uçuşları Etkilemeyecek first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İsrail’in Lübnan’a Saldırılarında Can Kaybı Artıyor: 2 Mart’tan Bu Yana 394 Kişi Hayatını Kaybetti

    İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı yoğun saldırılar Lübnan genelinde devam ederken, can kaybı ve yaralı sayısının artmaya devam ettiği bildirildi.

    Lübnan Sağlık Bakanı Reken Nasreddin düzenlediği basın toplantısında, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin ve yaralananların sayısına ilişkin son bilgileri paylaştı.

    Can kaybı 394’e yükseldi

    Sağlık Bakanı Nasreddin, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 83’ü çocuk olmak üzere toplam 394 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Saldırılarda yaralananların sayısının ise 1130’a yükseldiğini belirtti.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 294, yaralı sayısının ise 1023 olduğunu duyurmuştu. Son açıklamayla birlikte ölü ve yaralı sayısının önemli ölçüde arttığı bildirildi.

    İsrail’in Lübnan’a saldırıları sürüyor

    İsrail ordusu 2 Mart’ta yaptığı açıklamada Lübnan’dan füze atıldığının tespit edildiğini ve bunun ardından ülkenin kuzey bölgelerinde sirenlerin devreye girdiğini duyurmuştu.

    Bu gelişmenin ardından İsrail ordusu Lübnan geneline yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattığını açıkladı. Saldırılarda başkent Beyrut da hedef alındı.

    İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırılarını hem havadan hem de denizden yoğun şekilde sürdürdüğü belirtilirken, Tel Aviv yönetimi kara işgalini genişletme kararı aldığını da duyurdu.

    The post İsrail’in Lübnan’a Saldırılarında Can Kaybı Artıyor: 2 Mart’tan Bu Yana 394 Kişi Hayatını Kaybetti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Tahran’da petrol depolarına saldırı sonrası gökyüzünü siyah duman kapladı

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları kapsamında başkent Tahran ve çevresindeki petrol depolama alanları hedef alındı. Saldırıların ardından petrol tesislerinde büyük yangınlar çıkarken, yükselen yoğun duman kentin gökyüzünü kapladı.

    Yangınların gece boyunca sürdüğü ve Tahran’ın birçok noktasından görülebildiği bildirildi. Sabah saatlerinde ise petrol depolama tesislerinden yükselen dumanların tüm şehrin semalarını siyah bulutlarla kapladığı görüldü.

    Tahran’da gökyüzünden kül yağdı

    Petrol depolarındaki yangınların ardından Tahran’da gökyüzünden kül yağdığı gözlendi. Yağan küllerin evlerin ve araçların yüzeyinde siyah bir tabaka oluşturduğu belirtildi.

    Yangının yol açtığı yoğun duman nedeniyle başkentte hava kirliliği de ciddi seviyeye ulaştı. İranlı yetkililer, vatandaşlara maske takmadan dışarı çıkmamaları yönünde uyarıda bulundu.

    Şehran petrol deposunda yangın sürüyor

    Tahran’ın kuzeybatısında bulunan Şehran petrol deposu saldırılarda ağır hasar aldı. Saldırının ardından depoda başlayan yangının halen devam ettiği bildirildi.

    Bölgede bulunan çok sayıda tanker ve araç kullanılamaz hale gelirken bazı evlerde de yangının sıçraması sonucu hasar oluştu. Petrol tesisine yakın bir sokakta bulunan 8 dükkanın tamamen yandığı ifade edildi.

    Petrol tesisinden yükselen yoğun dumanın Tahran’ın büyük bölümüne yayılmaya devam ettiği bildirildi.

    Benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu

    Petrol depolama alanlarının hedef alınmasının ardından Tahran’da yakıt tedariki konusunda endişe oluştu. Yetkililer, yakıt ikmal istasyonlarında kişisel kartlarla alınabilecek yakıt kotasını 30 litreden 20 litreye düşürdü.

    Sabah saatlerinden itibaren araçlarına yakıt almak isteyen İranlılar benzin istasyonlarına akın etti. Bu durum şehir genelinde uzun kuyrukların oluşmasına neden oldu.

    Araç sahipleri yakıt alabilmek için istasyonlarda uzun süre beklemek zorunda kaldı.

    İsrail Enerji Bakanı’ndan yeni saldırı mesajı

    İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, İsrail’de yayın yapan Radyo 103’e verdiği röportajda Tahran’daki petrol rafinerisine yönelik saldırının savaşın tırmanışına işaret ettiğini söyledi.

    Cohen, ilerleyen süreçte İran’daki enerji altyapısının daha yoğun saldırılarla hedef alınacağını ifade etti. İsrail yönetiminin belirlenen hedeflere ulaşmak için bir plan ve zaman çizelgesine sahip olduğunu öne sürdü.

    İsfahan’da çifte saldırı iddiası

    İran basınında yer alan haberlere göre ABD ve İsrail güçleri sabah saatlerinde İsfahan eyaletinde hava ve füze saldırıları düzenledi. Saldırıların İsfahan, Şahrıza ve Necefabad şehirlerini hedef aldığı belirtildi.

    Necefabad’da sivil bir noktaya düşen ilk füzenin ardından yardım ekipleri ve vatandaşların olay yerine geldiği sırada aynı noktaya ikinci bir füzenin daha isabet ettiği bildirildi.

    Saldırılarda en az 20 kişinin hayatını kaybettiği ve 50 kişinin yaralandığı aktarıldı.

    İsrail ordusu ise son 24 saat içinde İran’ın batısı ve merkezinde geniş çaplı saldırılar düzenlediklerini ve 400’den fazla hedefi vurduklarını açıkladı. Hedefler arasında balistik füze rampaları ve askeri üretim tesislerinin bulunduğu öne sürüldü.

    Sivil kayıplar artıyor

    İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Said İravani, saldırıların başlamasından bu yana en az 1332 İranlı sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Hayatını kaybedenler arasında yaklaşık 300 çocuğun bulunduğu bildirildi.

    İran Kızılayı ise saldırılarda 7 bin 943 konut, 1617 ticari birim, 32 sağlık merkezi ve 65 okulun hedef alındığını duyurdu.

    Başkent Tahran’da İnkılap Meydanı, Azadi Meydanı ve Nilüfer Meydanı gibi sivil nüfusun yoğun olduğu bölgelerin de bombalandığı belirtildi.

    Okul saldırısı için savaş suçu çağrısı

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, 28 Şubat’ta İran’ın Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlenen saldırının yasa dışı olduğunu açıkladı.

    Raporda, saldırının yüksek hassasiyetli güdümlü mühimmatlarla gerçekleştirildiğine dair bulgular bulunduğu belirtilerek olayın savaş suçu kapsamında soruşturulması gerektiği vurgulandı.

    İran Kızılayı, söz konusu saldırıda yaşları 7 ile 12 arasında değişen en az 165 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini bildirdi.

    İsrail’den İranlı üst düzey yetkililere tehdit

    İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran’daki üst düzey yetkililere yönelik saldırı tehdidinde bulundu.

    Adraee, İran Uzmanlar Meclisi’nin Kum kentinde toplanmasının beklendiğini belirterek yeni seçilecek lider ve toplantıya katılacak kişilerin de hedef alınabileceğini ifade etti.

    BAE’den saldırı iddialarına yalanlama

    Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail medyasında yer alan İran’daki bir su arıtma tesisine saldırı düzenlediği yönündeki iddiaları reddetti.

    BAE Federal Ulusal Konseyi Savunma İşleri Komitesi Başkanı Ali en-Nuaymi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek bu tür iddiaların provokasyon niteliği taşıdığını ifade etti.

    The post Tahran’da petrol depolarına saldırı sonrası gökyüzünü siyah duman kapladı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Japonlardan İran’daki çocuk katliamına dikkat çeken animasyon: 170 çocuğun hayatını kaybettiği bombardıman canlandırıldı

    Japonlar İran’da 170 Çocuğun Şehit Edildiği Bombardımanı Animasyonla Canlandırdı

    Japon animasyon sanatçıları ve yapımcılar, İran’da ABD -İsrail saldırısı sonucu gerçekleşen ve 170 çocuğun hayatını kaybettiği bombardımanı animasyon tekniğiyle yeniden canlandırdı. Savaşın siviller üzerindeki etkisini gözler önüne seren animasyon, özellikle çocukların yaşadığı trajediyi anlatmasıyla dikkat çekti.

    Kısa sürede sosyal medyada yayılan animasyon çalışması, savaşın yıkıcı yüzünü anlatan güçlü görselleriyle geniş kitlelerin ilgisini çekti.

    Bombardımanın Acı Tablosu Animasyona Taşındı

    Hazırlanan animasyonda, bombardıman sırasında yaşanan panik, patlamaların şehirde yarattığı yıkım ve sivillerin yaşadığı korku detaylı şekilde anlatılıyor. En dikkat çekici bölüm ise bombardıman sırasında hayatını kaybeden çocukların hikâyesinin görsel anlatımla aktarılması oldu.

    Animasyonu hazırlayan ekip, çalışmanın amacının savaşın gerçek yüzünü göstermek ve özellikle çocukların yaşadığı trajediyi unutturmamak olduğunu belirtti. Yapımda dramatik sahneler ve gerçek olaylardan esinlenen görüntüler kullanıldı.

    Savaşın Çocuklar Üzerindeki Etkisine Dikkat Çekildi

    Yapımcılar, animasyonun yalnızca bir sanat çalışması olmadığını, aynı zamanda savaşların siviller üzerindeki etkisini hatırlatmayı amaçlayan bir farkındalık projesi olduğunu ifade etti.

    Animasyonun yayınlanmasının ardından birçok kullanıcı sosyal medyada paylaşım yaparak savaşların en büyük bedelini çocukların ödediğine dikkat çekti.

    Uzmanlar ise animasyon ve görsel anlatım tekniklerinin savaşın yıkıcı sonuçlarını anlatmada güçlü bir araç olduğunu belirtiyor.

    Sosyal Medyada Geniş Yankı Uyandırdı

    Animasyon kısa sürede farklı platformlarda milyonlarca kişiye ulaştı. Özellikle savaş karşıtı mesajlar içeren sahneler, izleyenler üzerinde derin bir etki bıraktı.

    Birçok kullanıcı animasyonun savaşın acı gerçeklerini gözler önüne serdiğini belirterek çalışmayı paylaşırken, bazı kullanıcılar ise bu tür projelerin insanlık dramlarını hatırlatması açısından önemli olduğunu vurguladı.

    The post Japonlardan İran’daki çocuk katliamına dikkat çeken animasyon: 170 çocuğun hayatını kaybettiği bombardıman canlandırıldı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran ordusundan dikkat çeken açıklama: Savaşı 6 ay sürdürebilecek kapasiteye sahibiz

    İran ordusundan savaş kapasitesi açıklaması

    İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, İran’ın misilleme saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fars Haber Ajansı’na konuşan Naini, İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaş kapasitesine dair dikkat çeken ifadeler kullandı.

    Naini, İran Silahlı Kuvvetleri’nin mevcut operasyon temposunu koruyarak en az 6 ay sürecek yoğun bir savaşı sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

    ABD ve İsrail hedeflerine saldırı iddiası

    Naini, ülkesinin ABD üsleri ve İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırılar hakkında da bilgi verdi. Açıklamasında ABD ve İsrail’e ait üs ve tesisler dahil olmak üzere 200’den fazla noktanın hedef alındığını belirtti.

    Saldırıların dağılımına ilişkin de bilgi veren Naini, İran’ın ateş gücünün yaklaşık yüzde 60’ının bölgedeki ABD üslerine, yüzde 40’ının ise İsrail hedeflerine yönelik kullanıldığını ifade etti.

    Yeni nesil füzeler kullanılabilir

    Naini, şu ana kadar gerçekleştirilen operasyonlarda ağırlıklı olarak birinci ve ikinci nesil füzelerin kullanıldığını dile getirdi. Gelecek aşamalarda ise daha gelişmiş, daha az kullanılan ve uzun menzilli füzelerle yeni bir saldırı stratejisinin uygulanabileceğini belirtti.

    Savaş planlayıcıları yanlış hesap yaptı iddiası

    Savaşın planlayıcılarının üç önemli konuda yanlış hesap yaptığını savunan Naini, İran liderine yönelik suikastın ardından ülkenin kısa sürede çökeceğinin düşünüldüğünü öne sürdü.

    Naini, savaşı planlayanların İran liderinin öldürülmesi halinde ülkenin 48 saat içinde çökeceğini, savaşın yalnızca 3 gün süreceğini ve İran’a karşı bölgesel ile uluslararası bir koalisyon kurulacağını hesapladıklarını ancak bu öngörülerin başarısız olduğunu ifade etti.

    ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları

    İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.

    İran ise İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

    ABD ve İsrail saldırılarında İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi.

    İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur ise ABD ve İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

    The post İran ordusundan dikkat çeken açıklama: Savaşı 6 ay sürdürebilecek kapasiteye sahibiz first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’ın yeni dini lideri seçildi

    Ayatollah Mohsen Heidari Alekasir, dini liderin yerine geçecek kişinin büyük olasılıkla Washington’ın karşı çıktığı biri olacağını öne sürdü.

    İran’ın ABD için kullandığı “Büyük Şeytan” ifadesiyle anılan ABD’nin, bazı adayları alenen eleştirerek meclise istemeden de olsa “bir tür hizmet”te bulunduğunu söyledi. Sözleri, Donald Trump’ın din adamlarının Hamaney’in oğlu Müçtebe’yi halef olarak seçmesinin kabul edilemez olacağı yönündeki açıklamalarına gönderme yapıyor gibiydi.

    Heidari Alekasir, “Düşmanın karşı çıktığı birinin İran’a ve İslam’a daha çok fayda sağlaması muhtemeldir” dedi.

    İsrail ordusu, İran’ın merhum dini liderinin her halefini takip etmeye devam edeceği konusunda uyardı . Farsça olarak X adlı platformda yayınlanan bir gönderide İsrail ordusu, Hamaney’in yerine bir halef atamaya çalışan herkesi de takip edeceğini belirtti.

    Son günlerde 56 yaşındaki Mojtaba Hamenei, öne çıkan adaylardan biri olarak ortaya çıktı. Ancak eleştirmenler, bu hamleyi insan hakları örgütleri tarafından son aylarda en az 7.000 kişinin öldürülmesiyle suçlanan bir rejimi güçlendirmek olarak değerlendireceği için , atanması kesin olmaktan çok uzak . Ayrıca, babadan oğula geçiş, özellikle 1979’da monarşinin devrilmesiyle kurulan bir cumhuriyette, İran’ın Şii din adamları camiasında da hoş karşılanmıyor.

    İran anayasasına göre, 88 üyeli Uzmanlar Meclisi ülkenin en yüksek liderini seçmekle görevlidir. İran’ı 37 yıl yöneten Hamaney, 28 Şubat’ta Tahran’a düzenlenen ABD-İsrail saldırısında öldürüldü.

    Yeni lider atamak için yapılan din adamları toplantısı, İsrail ve İran arasındaki çatışmaların hafta sonu boyunca yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. İran’ın saldırıları Körfez genelindeki enerji altyapısını hedef alırken, İsrail’in saldırıları da İran içindeki petrol depolama ve yakıt tesislerini hedef aldı.

    İran’ın Pazar günü Körfez’e yönelik yeni bir saldırı dalgası yaşandı ; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Kuveyt saldırılar bildirdi. Suudi Arabistan 15 insansız hava aracını ele geçirdiğini açıklarken, Bahreyn’deki saldırılar önemli bir tuz arıtma tesisinde “maddi hasara” yol açtı.

    The post İran’ın yeni dini lideri seçildi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Axios: ABD ve İsrail, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna el koymak için özel kuvvetler kuruyor

    Özel kuvvet seçeneği gündemde

    Axios’ta yer alan haberde, ABD ve İsrail yönetimlerinin İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna el koymak amacıyla özel kuvvetler konuşlandırma ihtimalini değerlendirdiği belirtildi.

    Haberde, İran’a yönelik saldırıların 9’uncu gününde İran ordusunun artık ciddi bir savunma ortaya koyamayabileceğinin değerlendirildiği ve bu nedenle özel kuvvet gönderme seçeneğinin daha ileri bir aşamada ele alındığı ifade edildi.

    Uranyum stokunun akıbeti belirsiz

    Nükleer denetçiler tarafından en son 10 Haziran’da görülen İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyum stokunun akıbetine ilişkin belirsizlik bulunduğu kaydedildi.

    Söz konusu uranyum miktarının nerede bulunduğu ya da mevcut durumuna ilişkin net bir bilgi olmadığı ifade edilirken, bu durumun uluslararası güvenlik açısından önemli bir soru işareti oluşturduğu belirtildi.

    UAEA raporu uranyum zenginleştirme seviyesine dikkat çekti

    ABD ve İsrail’in savaşı başlatmasından önce yayımlanan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın son raporuna göre İran, uranyumu yüzde 60 seviyesine kadar zenginleştiriyordu.

    Bu zenginleştirme oranının silah sınıfı saflığa ulaşmaya oldukça yakın olduğu ve nükleer silah üretimi açısından kritik bir eşik olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.

    The post Axios: ABD ve İsrail, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna el koymak için özel kuvvetler kuruyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İspanya Başbakanı Sanchez’in sosyal medyada Türk bayraklı paylaşımı: Türkiye’de yoğun ilgi gördü

    Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal paylaşım platformundaki hesabında, son dönemlerde kendisine büyük ilgi gösteren Türk sosyal medya kullanıcılarına selam gönderdi.

    İspanya’nın Kastilya ve Leon özerk yönetiminde 15 Mart’ta yapılacak yerel parlamento seçimleri öncesinde, lideri olduğu Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) Soria kentinde yaptığı mitingden “Türk bayraklı” bir görüntü paylaşan Sanchez, “Türk sosyal medya paylaşımcıları topluluğuna selamlar” diye yazdı.

    Sanchez, ABD ve İsrail’i Irak’a yönelik saldırılarından dolayı Avrupa’da en sert eleştiren siyasi lider olarak bilinirken, bu tavrı Türk kamuoyunda övgü almış, iki ülke basını da bunu ön plana çıkarmıştı.

    The post İspanya Başbakanı Sanchez’in sosyal medyada Türk bayraklı paylaşımı: Türkiye’de yoğun ilgi gördü first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Trump’tan İran savaşında kritik karar: Kürt grupların çatışmaya dahil edilmesini durdurdu

    ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’da sürdürdüğü savaşta İranlı Kürt grupların çatışmaya dahil edilmesi planını durdurduğunu açıkladı. Trump, savaşın mevcut haliyle bile oldukça karmaşık olduğunu belirterek Kürtlerin çatışmaya dahil olmasını istemediğini ifade etti.

    Trump: Kürtlerin savaşa girmesini devre dışı bıraktım

    ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in başlattığı savaşta İran’ın misilleme saldırıları sırasında hayatını kaybeden 6 ABD askeri için düzenlenen askeri törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump, İranlı Kürt grupların savaşa dahil edilmesi planlarına ilişkin konuştu.

    Trump, “Devre dışı bıraktım. Savaş şu an Kürtler dahil olmadan da yeterince karışık bir durumda” ifadelerini kullandı.

    Minab’daki okul saldırısı tartışması

    Trump, İran’ın Minab kentinde en az 165 çocuğun hayatını kaybettiği ilkokulun bombalanmasından İran’ı sorumlu tuttuğunu öne sürdü. Konuya ilişkin değerlendirmesinde Trump, “Gördüklerime göre bu İran tarafından yapıldı” dedi.

    Kürt gruplara mesaj: Savaşa girmelerini istemedim

    Trump, İranlı muhalif Kürt grupların çatışmalara dahil olma ihtimaliyle ilgili soruya da yanıt verdi. Kürtlerle iyi ilişkilerinin olduğunu söyleyen Trump, bu grupların savaşa katılmaya istekli olduklarını ancak kendisinin buna izin vermediğini belirtti.

    Trump açıklamasında, “Kürtlerin içeri girmesini istemiyorum. Kürtlerin zarar görmesini ya da öldürülmesini görmek istemiyorum. Aramızda iyi bir ilişki var; içeri girmeye istekliler ama onlara içeri girmelerini istemediğimi söyledim. Savaş şu an Kürtler dahil olmadan da yeterince karışık bir durumda” ifadelerini kullandı.

    İran’a yönelik saldırılar 28 Şubat’ta başlamıştı

    ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı hava saldırıları başlatmıştı. İran’ın İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme saldırılarıyla birlikte çatışmalar bölge genelinde hızla yayılmıştı.

    Saldırıların ilk gününde İran’ı 37 yıldır yöneten Ayetullah Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.

    Kürt gruplarla temas iddiaları

    ABD basınında bir süredir Trump yönetiminin İran’da çatışmaya girmesi için bazı Kürt gruplarla temas kurduğu ve silah desteği seçeneğini değerlendirdiği yönünde haberler yer alıyordu. Trump da 6 Mart’ta yaptığı açıklamada Kürt grupların İran’a saldırmasının “harika” olacağını söylemişti.

    Trump: İran haritası değişebilir

    Trump’a “İran’a yönelik saldırılar bittikten sonra İran haritasının aynı kalacağını düşünüyor musunuz?” sorusu da yöneltildi. Trump bu soruya “Bunu söyleyemem ama muhtemelen hayır” yanıtını verdi.

    Trump ayrıca İran’ın her geçen gün saldırılarını azalttığını, büyük kayıplar verdiğini ve belki de teslim olabileceğini öne sürdü.

    The post Trump’tan İran savaşında kritik karar: Kürt grupların çatışmaya dahil edilmesini durdurdu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Japon gezginin kalbi Gaziantep’te ısındı, Müslüman oldu!

    Japon gezginin kalbi Gaziantep’te ısındı, Müslüman oldu!

    Bisikletle dünyayı gezerken hidayete erdi

    Yıllar önce Japonya’dan yola çıkan ve pedal çevirerek onlarca ülkeyi geride bırakan Yabiki, uğradığı her durakta farklı kültürleri tanıma fırsatı buldu. Ancak Gaziantep’e geldiğinde insanların samimiyeti ve yardımseverliği karşısında hayranlığını gizleyemeyen gezgin, İslam dini üzerine araştırmalar yapmaya başladı.

    Müslüman oldu ve Muhammed Abdullah ismini seçti

    Gaziantep’te geçirdiği süre boyunca gördüğü manevi atmosferden etkilenen Japon turist, il müftülüğüne başvurarak ihtida merasimiyle Müslüman oldu. Kelime-i Şehadet getirerek İslamiyet’le şereflenen Yabiki, kendisine yeni bir başlangıç simgesi olarak “Muhammed Abdullah” ismini seçti.>>>HABER MERKEZİ

  • İspanya Başbakanı Sanchez: ABD ve İsrail’in İran saldırıları büyük bir hata ve tamamen yasa dışı

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “çok büyük bir hata ve tamamen yasa dışı” olarak değerlendirdi. Sanchez, bu savaşın yalnızca dünya barışını tehdit etmekle kalmadığını, aynı zamanda ailelerin refahını ve ülkelerin ekonomilerini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

    Açıklamalar, İspanya’nın güneyindeki Huelva kentinde düzenlenen 36. İspanya-Portekiz Hükümetler Arası Zirvesi sonrasında gerçekleştirilen ortak basın toplantısında yapıldı. Toplantıya İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Portekiz Başbakanı Luis Montenegro katıldı.

    Orta Doğu’daki gelişmelerden derin endişe

    Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerden derin endişe duyduklarını belirtti. Bunun sadece küresel barış için değil, aynı zamanda ailelerin refahı ve ekonomik düzen için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

    Sanchez, savaşın enerji fiyatları başta olmak üzere birçok alanda olumsuz etkiler yaratmaya başladığını belirterek petrol ve gaz fiyatlarındaki artışa dikkat çekti. Bölgedeki halkın yaşadığı acıların ve hayatını kaybeden insanların durumunun da savaşın sonuçlarını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

    “Bu savaş olağanüstü bir hatadır”

    Sanchez konuşmasında ABD halkına hayranlık duyduğunu ve ABD başkanlığı makamına saygı gösterdiğini ifade etti ancak uluslararası hukukun korunması gerektiğini vurguladı.

    İspanya’nın uluslararası hukukun yanında yer aldığını belirten Sanchez, müttefik ülkeler arasında yapılan hataların açık şekilde dile getirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Bu savaşın olağanüstü bir hata olduğunu ifade eden Sanchez, savaşın sonuçlarının şimdiden hissedilmeye başladığını dile getirdi.

    Sanchez, Ukrayna’daki savaşın uluslararası hukukun ihlali nedeniyle kınandığını hatırlatarak Filistin’e destek verilmesinin de aynı gerekçeye dayandığını belirtti. Gazze’de yaşananların insan haklarının açık şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyledi.

    İspanya kamuoyu da savaşa karşı

    İspanya’da yayımlanan kamuoyu araştırmalarına da değinen Sanchez, her üç İspanyol’dan ikisinin savaşa karşı çıktığını belirtti. İspanya hükümetinin de toplumun büyük çoğunluğunun görüşüyle aynı yönde hareket ettiğini ifade etti.

    Sanchez ayrıca İran savaşına karşı çıktıkları gibi çatışmadan etkilenen Avrupa Birliği ülkelerine de destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Bu kapsamda Doğu Akdeniz’e gönderilecek olan Cristobal Colon adlı fırkateynin koruma, kurtarma, savunma ve kolektif güvenlik amacıyla görev yapacağını açıkladı.

    İspanya Başbakanı, burada asıl meselenin İran rejimini desteklemek ya da desteklememek olmadığını, temel konunun uluslararası hukuka bağlı kalmak olduğunu belirtti. İspanya’nın İran rejimine karşı tutumunun uzun süredir net olduğunu ve hükümetin politikasının tutarlı olduğunu dile getirdi.

    Portekiz Başbakanı Montenegro’dan diplomasi vurgusu

    Portekiz Başbakanı Luis Montenegro ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’ya yönelik ikili ticareti kesme tehdidiyle ilgili soruya yanıt verdi. Montenegro, tehditlerin çözüm yolu olmadığını belirterek diplomasi ve müzakerenin önemine dikkat çekti.

    İran rejiminin ciddi insan hakları ihlalleri ve nükleer silahlanma politikalarına rağmen bölgede saldırganlığın azaltılması gerektiğini savunduklarını ifade eden Montenegro, Portekiz hükümetinin her zaman diplomasi ve müzakereyi desteklediğini söyledi.

    Montenegro ayrıca Portekiz’in Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne verilen destek gibi müttefik ve dost ülke olarak Türkiye’nin de yanında olduklarını ifade etti.

    İspanya ve Portekiz arasında yeni işbirliği anlaşmaları

    Zirve kapsamında İspanya ve Portekiz hükümetleri arasında çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmaları imzalandı. İmzalanan anlaşmalar; iklim değişikliğiyle mücadele, sivil koruma, acil müdahaleler, sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi, rekabet gücü ve tüketici hakları, işçi hakları ile sosyal politikalar gibi başlıkları kapsadı.

    The post İspanya Başbakanı Sanchez: ABD ve İsrail’in İran saldırıları büyük bir hata ve tamamen yasa dışı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Irak Cumhurbaşkanı’nın eşi Shanaz Ahmed’den ABD ve İsrail’e mesaj: Kürtleri rahat bırakın, kimsenin paralı askeri değiliz

    ABD ve İsrail İddiaları Gündemde

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken iki ülkenin İran’daki Kürtleri silahlı isyana başlamaları konusunda ikna etmeye çalıştığı iddiaları gündeme geldi.

    Savaşın üçüncü gününde ABD Başkanı Donald Trump, Irak’taki Kürt liderler Mesud Barzani ve Bafil Talabani ile görüşme gerçekleştirdi. Ancak görüşmenin içeriğine ilişkin detaylar kamuoyuna açıklanmadı.

    Batı medyasının önde gelen kurumlarında da İran’daki bazı Kürt grupların rejime karşı savaşmaya hazır olduğuna dair haberler yayımlandı.

    Shanaz Ahmed’den Dikkat Çeken Açıklama

    İddialar tartışılmaya devam ederken Irak Cumhurbaşkanı Abdüllatif Reşid’in eşi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Politbüro üyesi Shanaz İbrahim Ahmed konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Ahmed, Kürtlerin kimsenin paralı askeri olmadığını vurguladı ve geçmişte yaşanan bazı olayları hatırlattı.

    Geçmişte Yaşanan Örnekleri Hatırlattı

    Shanaz Ahmed açıklamasında 1991 yılında Kürtlerin Saddam Hüseyin rejimine karşı ayaklanmaya çağrıldığını ancak daha sonra kaderlerine terk edildiklerini söyledi.

    Ahmed açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “1991’de Kürtler, Saddam Hüseyin rejimine karşı ayaklanmaya çağrıldı; ancak öncelikler değiştiğinde kaderlerine terk edildi. Rejim ayaklanmayı bastırmak için helikopterler ve tanklar kullandığında kimse bizi savunmaya gelmedi. Bu anılar hâlâ canlı ve hafızalarımıza kazınmış durumda. Bugün o dönemi Raparin olarak anıyor ve bize öğrettiklerini unutmuyoruz.”

    Rojava Örneğini Hatırlattı

    Ahmed, daha yakın dönemde Kuzeydoğu Suriye’de yaşanan gelişmelere de dikkat çekti. Rojava’da Kürtlerin IŞİD’e karşı savaşın en ön saflarında yer aldığını ancak verilen sözlerin tutulmadığını belirtti.

    Shanaz Ahmed açıklamasında Kürtlerin küresel güçler tarafından birer piyon gibi görülmesini kabul etmelerinin zor olduğunu ifade etti.

    “Kürtleri Rahat Bırakın” Çağrısı

    Ahmed açıklamasının sonunda çatışmanın taraflarına seslenerek Kürtlerin başka güçlerin çıkarları için kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

    “Kürtler çoğu zaman yalnızca güçlerine ya da fedakârlıklarına ihtiyaç duyulduğunda hatırlanıyor. Bu nedenle bu çatışmaya taraf olan herkese sesleniyorum: Kürtleri rahat bırakın, biz kimsenin paralı askeri değiliz” dedi.

    The post Irak Cumhurbaşkanı’nın eşi Shanaz Ahmed’den ABD ve İsrail’e mesaj: Kürtleri rahat bırakın, kimsenin paralı askeri değiliz first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’da Sert Güvenlik Önlemleri: Hırsızlık Şüphesi Olanlara “Vur Emri” Açıklaması

    Savaş Koşullarında Sert Güvenlik Mesajı

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ederken İranlı yetkililer güvenlik sorunlarına karşı sert açıklamalarda bulundu. İran Emniyet Güçleri Komutanı Ahmedreza Radan, güvenlik güçlerine hırsızlık şüphesi bulunan kişilere karşı vur emri verildiğini açıkladı.

    Devlet televizyonuna konuşan Radan, ülkenin savaş koşullarında olduğunu belirterek güvenlik güçlerinin sert müdahalelerde bulunabileceğini ifade etti.

    Radan açıklamasında, “Savaş halindeyiz ve olası hırsızlara karşı vur emri verdim. Güçlerimiz tarafından yakalanan herhangi bir hırsız vurularak etkisiz hale getirilecek” ifadelerini kullandı.

    Protestolara Katılanlar İçin Uyarı

    Devlet televizyonu IRIB’de yayımlanan bir programda konuşan İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu üyesi Salar Velayetmedar da ailelere çağrıda bulundu.

    Velayetmedar, ailelerin çocuklarının protestolara katılmasını engellemeleri gerektiğini söyledi. Eski Devrim Muhafızları üyesi olan Velayetmedar, protestolara katılan ya da “düşmanla aynı çizgide hareket eden” çocuklarını kontrol edemeyen ailelerin ciddi sonuçlarla karşılaşabileceğini dile getirdi.

    Velayetmedar, “Çocuğunuzun öldürülmesini istemeyiz, çünkü o bilgisiz ve farkında değil” ifadelerini kullandı.

    Protestolar ve İnternet Kesintileri

    Yetkililerin açıklamaları, ülkede güvenlik birimlerine ait tesislerin hedef alındığı ve yeni protestoların patlak verebileceği yönündeki endişelerin arttığı bir dönemde geldi.

    İran’da Aralık ayından bu yana birçok şehirde geniş çaplı protestolar düzenlendi. Özellikle öğrencilerin katıldığı gösteriler sert şekilde bastırıldı.

    Ülkede internet erişiminin kesilmesi nedeniyle protestolarda yaşanan gerçek can kaybı sayısının doğrulanmasının zor olduğu belirtiliyor.

    Tahran yönetimi protestolarda 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ancak insan hakları örgütleri ve sağlık çalışanları ölü sayısının birkaç bin ile 32 bin arasında olabileceğini öne sürüyor.

    Hamaney’in Ölümünün Ardından Önlemler Artırıldı

    ABD ve İsrail saldırılarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından yönetim internet erişimini kısıtladı. Yetkililer, ayaklanmalara katılanlar için idam dahil ağır cezalar uygulanabileceği uyarısında bulundu.

    Son açıklamalar, Tahran yönetiminin kontrolü kaybetmemek için sert güvenlik önlemlerini sürdürmeye kararlı olduğunu gösteriyor.

    İran Devrim Muhafızları ABD, Avrupa Birliği, Kanada ve Avustralya tarafından terör örgütü olarak kabul edilirken İran Emniyet Güçleri de birçok uluslararası yaptırım listesinde yer alıyor.

    The post İran’da Sert Güvenlik Önlemleri: Hırsızlık Şüphesi Olanlara “Vur Emri” Açıklaması first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Reuters: ABD-İran Gerilimi Zenginleri Dubai’den Kaçışa Zorluyor

    Körfez’de Güvenlik Algısı Sarsıldı

    İran’ın Dubai ve Abu Dabi’ye füze ve insansız hava aracı saldırıları sonrası Körfez’in “güvenli liman” imajı zedelendi. Bölgedeki zengin yatırımcılar ve girişimciler, varlıklarının bir kısmını Singapur ve Hong Kong gibi Asya finans merkezlerine taşımayı değerlendiriyor.

    İlk Varlık Transfer Denemeleri

    Geçen hafta iki Hintli girişimci, Dubai’deki banka hesaplarından 100 bin doların üzerinde bir meblağı Singapur’a transfer etmeye çalıştı. İlk girişimler, yaşanan teknolojik aksaklıklar nedeniyle engellense de sonradan farklı bir BAE bankası aracılığıyla paralarını aktarabildiler.

    Diğer Zengin Yatırımcıların Hamleleri

    Sektör danışmanları ve avukatlar, çok sayıda varlıklı Asyalı yatırımcının Dubai’deki varlıklarını Singapur ve Hong Kong’a taşımayı değerlendirdiğini belirtiyor. ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın yatırımcıları tedirgin ettiği ve bu eğilimi hızlandırdığı vurgulanıyor.

    Dubai’nin Yatırım Merkezi Olarak Önemi

    Dubai, özellikle Çin ve Asya’dan gelen girişimciler için cazip vergi ve finans politikalarıyla bir servet merkezi haline gelmişti. Emlak ve altyapı yatırımlarındaki hızlı büyüme de Körfez bölgesini önemli bir yatırım destinasyonu yapıyor. BAE Merkez Bankası verilerine göre bankacılık ve finans sektörünün toplam varlıkları 5,42 trilyon dirhemi (yaklaşık 1,48 trilyon dolar) aştı.

    Singapur’a Varlık Taşıma Planları

    Singapur merkezli özel servet avukatı Ryan Lin, Dubai’de yaşayan 20 müşterisinden altı veya yedisinin varlıklarını Singapur’a taşımayı düşündüğünü aktardı. Anderson Global’den Iris Xu, 10 ila 20 aile ofisinin Orta Doğu’daki varlıklarını Singapur’a geri taşıma konusunda danışmanlık talep ettiğini söyledi.

    Güven Meselesi Öne Çıkıyor

    Singapur’daki bir servet yönetimi danışmanı, müşterilerinin yarısından fazlasının varlıklarını taşımayı ciddi şekilde değerlendirdiğini belirtti. Grace Tang, yatırımcıların öncelikli amacının sermayelerini korumak olduğunu ifade etti.

    Herkes Kaçışta Değil

    Bazı servet yöneticileri, çatışmanın hemen büyük bir sermaye kaçışına yol açtığını düşünmüyor. Dubai merkezli WRISE Private Middle East CEO’su Dhruba Jyoti Sengupta, müşterilerin BAE ekonomisinin uzun vadeli dayanıklılığına güvenmeye devam ettiğini belirtti.

    BAE Finans Sistemi Güçlü

    BAE Merkez Bankası Başkanı Halid Muhammed Balama, ülkenin bankacılık ve finans sektörünün güçlü ve dayanıklı olduğunu açıkladı. Bankalar, finans kuruluşları ve sigorta şirketlerinin faaliyetlerini normal şekilde sürdürdüğü vurgulandı.

    Yatırımcılar Durumu İzliyor

    Bank of Singapore ve DBS Group, müşterilerinin bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini ve şimdilik bekle-gör yaklaşımı benimsediğini belirtti. GrandWay Family Office kurucu ortağı Jeremy Lim ise Abu Dabi’de yeni bir aile ofisi açma planlarının devam ettiğini ve asıl kırılma noktasının BAE’nin doğrudan çatışmaya girmesi olacağını ifade etti.

    The post Reuters: ABD-İran Gerilimi Zenginleri Dubai’den Kaçışa Zorluyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • The Telegraph satıldı: 170 yıllık İngiliz gazetesi 770 milyon dolara Alman yayın grubuna geçti

    Axel Springer, The Telegraph’ı Satın Aldı

    Alman yayıncılık grubu Axel Springer, İngiltere’nin köklü gazetelerinden The Daily Telegraph’u 770 milyon dolar karşılığında satın aldı. Daha önce Daily Mail’in sahibi DMGT tarafından alınması beklenen gazete, Axel Springer’in daha yüksek teklifiyle rakibini geride bıraktı.

    Axel Springer’in İngiltere Pazarındaki Hedefleri

    Axel Springer, uzun süredir Birleşik Krallık medya pazarında yer edinmeyi amaçlıyordu. Şirket, 2004’te The Daily Telegraph için teklif vermiş ve 2015’te Financial Times’ın satışında ikinci olmuştu.

    The Telegraph’ın Okur Profili ve Rekabeti

    Telegraph, İngiltere’de Muhafazakar Parti üyeleri tarafından sıkça okunan, genellikle varlıklı bir kitlenin ilgisini çeken bir gazete olarak biliniyor. Gazete, Rupert Murdoch’un yayımladığı The Times ve ABD merkezli The Wall Street Journal ile rekabet ediyor.

    Geçici Sahiplik ve Satış Süreci

    ABD merkezli RedBird Capital Partners ve BAE merkezli International Media Investments ortaklığı olan RedBird IMI, 2024’ten beri gazeteyi yönetiyordu. İngiltere düzenleyicileri IMI’nin devlet destekli yapısı nedeniyle uzun vadeli sahipliğe onay vermemişti. Kasım ayında RedBird IMI, gazeteyi DMGT’ye 650 milyon dolara satmak için anlaşmıştı, ancak hükümet onayı gerekiyordu. Axel Springer’in 770 milyon dolarlık teklifi ile satış tamamlandı.

    Gazetenin Geçmiş Satış Denemeleri

    The Telegraph yaklaşık 3 yıldır el değiştirme süreci yaşıyor. Önceki sahipleri Barclay kardeşlerin borç sorunları gazeteyi satışa çıkarmıştı. Bu süreçte The Telegraph’ın kardeş yayını The Spectator, Sir Paul Marshall’ın şirketi OQS Ventures’a 100 milyon sterline satılmıştı.

    Axel Springer’in Küresel Gücü

    Axel Springer, geçen yıl 3,8 milyar euro gelir elde etti ve 738 milyon euro kâr açıkladı. Almanya’da günlük gazete pazarının yüzde 23’ünü elinde tutuyor ve Bild, Die Welt gibi önemli gazeteleri yayımlıyor. Şirket, 10 binden fazla çalışana sahip ve 30’dan fazla ülkede 150’den fazla medya platformuna sahip.

    Merkez Sağın Önde Gelen Medya Platformu Hedefi

    Axel Springer, The Telegraph’ı İngilizce konuşulan dünyada merkez sağın önde gelen medya platformu yapmak istiyor. CEO Mathias Döpfner, gazeteyi özgün karakterini ve mirasını koruyarak büyüteceklerini, demokratik değerleri ve piyasa ekonomisine olan inancı temsil eden bir yayın olarak konumlandıracaklarını belirtti.

    The post The Telegraph satıldı: 170 yıllık İngiliz gazetesi 770 milyon dolara Alman yayın grubuna geçti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk girişimlerine başladı

    Pezeşkiyan’dan Arabuluculuk Açıklaması

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bölgedeki gerilimin azaltılması için bazı ülkelerin arabuluculuk girişimleri başlattığını duyurdu.

    Pezeşkiyan, arabuluculuk girişimlerine ilişkin değerlendirmesinde İran’ın kalıcı barıştan yana olduğunu ifade etti. Bununla birlikte ülkesinin egemenliği ve onurunun korunmasının öncelikli olduğunu da vurguladı.

    “Kalıcı Barışa Bağlıyız” Mesajı

    Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan açıklamasında İran’ın bölgede istikrar ve kalıcı barışın sağlanmasını desteklediğini belirtti. Ancak İran’ın ulusal çıkarları ve devlet otoritesinin korunması konusunda geri adım atmayacağını dile getirdi.

    Pezeşkiyan, bu çerçevede İran’ın barıştan yana bir politika izlediğini ancak ülkenin saygınlığı ve güvenliği söz konusu olduğunda kararlı bir tutum sergileyeceğini ifade etti.

    Arabulucuların Muhatabı Kim Olmalı

    Pezeşkiyan, açıklamasında arabuluculuk çağrılarının kime yöneltilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Arabulucuların muhatabının İran değil, bölgede gerilimi tırmandıran taraflar olması gerektiğini belirtti.

    İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Bazı ülkeler arabuluculuk girişimlerine başladı. Onlara cevabımız açık: Bölgede kalıcı barışa bağlıyız, ancak ülkemizin onurunu ve otoritesini savunmaktan da çekinmiyoruz. Arabulucuların muhatabı, İran halkını hafife alarak savaş ateşini yakanlar olmalıdır.”

    The post İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Bazı ülkeler arabuluculuk girişimlerine başladı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İspanya: Türkiye’ye Yönelen Füzeyi Bizim Birliklerimiz Tespit Etti

    İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Türkiye’de konuşlu İspanyol askerlerinin sağladığı verilerin, geçtiğimiz gün Türkiye hava sahasına yönelen balistik füzenin düşürülmesine katkı sağladığını açıkladı. İspanya basınında yer alan habere göre Robles, NATO’nun İncirlik Üssü’nde görev yapan İspanyol birliklerinin paylaştığı bilgilerin, ABD donanmasına ait bir fırkateynin Doğu Akdeniz’de İran’dan fırlatıldığı belirtilen füzeyi vurmasına yardımcı olduğunu söyled.
    İncirlik Üssü’ndeki İspanyol Birliklerinin Kritik Rolü
    NATO yetkililerine göre füze, çarşamba günü erken saatlerde ABD savaş gemisinden ateşlenen bir önleyiciyle imha edildi. İspanyol bakan, İspanyol birliklerinin füzenin düşürülmesini doğrudan gerçekleştirmediğini ancak NATO koordinasyonu kapsamında kritik istihbarat paylaştığını vurguladı. İncirlik’te görev yapan İspanyol birliklerinin Patriot hava savunma sistemi işlettiği de belirtiliyor.
    Robles’ten Trump’ın Eleştirilerine Yanıt
    Robles, ABD Başkanı Donald Trump’ın İspanya’nın iş birliği yapmadığı yönündeki eleştirilerine de yanıt verdi. İspanya’nın NATO çerçevesinde Türkiye’de, Irak’ta ve Birleşmiş Milletler misyonu kapsamında Lübnan’da görev yaptığını hatırlatan Robles, “AB bize ihtiyaç duyduğunda her zaman oradayız. Barış misyonlarında sürekli yer alıyoruz.” dedi.

    The post İspanya: Türkiye’ye Yönelen Füzeyi Bizim Birliklerimiz Tespit Etti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • MİT, Suriye lideri Şara’ya yönelik suikast tehditleri nedeniyle MI6’ten destek istedi

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik artan suikast tehditleri nedeniyle İngiliz istihbarat servisi MI6’ten destek istediği iddia edildi. Reuters haber ajansının Türk, Suriyeli ve Batılı yetkililere dayandırdığı habere göre, talep IŞİD’in son dönemdeki saldırı planlarının ardından geldi.

    Haberde, Milli İstihbarat Teşkilatı’na yakın beş kaynağın Reuters’e verdiği bilgilere yer verildi. Buna göre MİT, IŞİD’in Şara’ya yönelik suikast girişimleri sonrasında güvenlik önlemlerini güçlendirmek amacıyla MI6’ten destek talep etti.

    Suriye’de güvenlik endişesi

    MİT ile MI6 arasındaki temasın, Beşar Esad’ın devrilmesinden yaklaşık 15 ay sonra bile Suriye’de şiddet olaylarının zaman zaman devam ettiği bir dönemde gerçekleştiği ifade edildi. Bu temasın, Suriye’deki hükümetin ayakta kalması için Türkiye’nin yürüttüğü çabaların bir göstergesi olarak değerlendirildiği aktarıldı.

    Şubat ayında ülke genelinde askeri personel ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılarını artıran IŞİD, Şara’yı “bir numaralı düşman” ilan etmişti.

    Suriyeli ve yabancı yetkililerin de aralarında bulunduğu kaynaklar, Şara’ya yönelik bir dizi IŞİD suikast planına dair haberlerin artmasının ciddi endişe yarattığını belirtti.

    MI6’ten destek talebi

    Bir Türk kaynak, yeni hükümetin kurulmasına yardımcı olma sürecinde kilit rol oynayan MİT’in geçen ay yaşanan bir olayın ardından MI6’ten daha fazla destek talep ettiğini söyledi.

    Üst düzey bir Suriyeli güvenlik kaynağı ise talebin “yüksek riskli bir suikast planı” sonrasında geldiğini belirtti. Kaynak, MİT, MI6 ve Suriye makamlarının sürekli istihbarat paylaşımı içinde olduğunu ifade etti.

    MİT’in MI6’ten tam olarak ne tür bir destek talep ettiği ya da İngiliz istihbaratının yeni bir görev üstlenip üstlenmediğinin ise henüz netlik kazanmadığı belirtildi.

    Konu hakkında bilgi sahibi ayrı bir Batılı istihbarat kaynağına göre Türkiye, Şam’da Batılı bir varlığın oluşturulmasını istiyor. Bunun, şu anda gerilim yaşayan Türkiye ile İsrail’in istihbarat kurumları arasında bir tür tampon işlevi görmesinin amaçlandığı ifade edildi.

    Şara’ya yönelik suikast girişimleri

    Birleşmiş Milletler verilerine göre geçen yıl Şara ve iki üst düzey kabine üyesi, IŞİD tarafından planlanan ve engellenen beş ayrı suikast girişiminin hedefi oldu. Kasım ayında Reuters, Suriye makamlarının bu girişimlerden ikisini engellediğini bildirmişti.

    Şara’yı küresel IŞİD karşıtı koalisyonun bir “gözcüsü” olarak tanımlayan örgüt, geçen ay “yeni bir aşama” olarak nitelendirdiği süreçte Suriye makamlarına yönelik altı saldırı düzenledi.

    Perşembe günü Şam yönetimi ilk kez açık şekilde MİT ile koordinasyon içinde çalıştığını kabul ederek başkentte planlanan bir IŞİD saldırısının bu iş birliği sayesinde engellendiğini açıkladı.

    Türk güvenlik kaynakları, MİT’in uzaktan kumandalı bombalı saldırı hazırlığında olan üç kişilik bir ekibi tespit ettiğini ve bu sayede Suriyeli yetkililerin yaklaşan bir saldırıyı önleyebildiğini söyledi.

    Konu hakkında bilgilendirilen bir ABD diplomatı ise MİT’in MI6’ten destek istemesinin arkasında IŞİD’in yeniden güç kazanma belirtilerinin bulunduğunu ifade etti.

    The post MİT, Suriye lideri Şara’ya yönelik suikast tehditleri nedeniyle MI6’ten destek istedi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile telefonda görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    İran’daki gelişmeler ele alındı

    Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri ve bu gelişmelerin bölgeye yansımalarını yakından takip ettiğini belirtti. Erdoğan, istikrarsızlığı artırıcı adımlardan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak taraflara bu konuda gerekli telkinlerin yapıldığını ifade etti.

    Diplomasi vurgusu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak diplomasi zemininin güçlendirilmesini savunduklarını dile getirdi. Bunun için uluslararası camianın birlikte çalışması gerektiğini belirten Erdoğan, çatışmalı sürecin küresel güvenliği de tehlikeye düşürebilecek riskler barındırdığına dikkat çekti.

    Savunma sanayisinde işbirliği mesajı

    Erdoğan ayrıca bölgede ve dünyada yaşanan çatışmaların, NATO müttefikleri arasında özellikle savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin artırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

    The post Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile telefonda görüştü first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Körfez’de kartlar yeniden karılıyor: ABD ile dev anlaşmalar kopma noktasında

    Körfez’de kartlar yeniden karılıyor: ABD ile dev anlaşmalar kopma noktasında

    Bölgesel gerilim sabırları taşırdı

    Körfez ülkelerinin bu hamlesinin arkasında, ABD’nin bölgede izlediği politikaların yarattığı istikrarsızlık ve artan güvenlik riskleri yatıyor. Özellikle son dönemde yaşanan askeri ve diplomatik krizlerin, bölge ülkelerinin kendi çıkarlarıyla ters düşmeye başladığı ifade ediliyor.

    Washington için büyük risk kapıda

    Stratejik ortaklıkların temelini sarsabilecek bu değerlendirme süreci, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve ekonomik nüfuzu üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir. Körfez liderlerinin, güvenlik mimarisinde yeni arayışlara girip girmeyeceği ise küresel başkentlerde en çok konuşulan senaryolar arasında yer alıyor.

    Dengeler değişebilir

    Eğer anlaşmalardan çekilme kararı netleşirse, bölgedeki savunma harcamalarından enerji ticaretine kadar birçok alanda yeni ittifakların kapısı aralanabilir. Financial Times’ın gündeme getirdiği bu iddia, Washington-Körfez hattında son yılların en büyük krizi olarak nitelendiriliyor.>>>HABER MERKEZİ