Kategori: Dünya

  • İsrail İran’a Saldırılarını Sürdürüyor: Tahran’da Patlamalar, Kirman’da 13 Asker Hayatını Kaybetti

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.

    İsrail Hava Kuvvetleri’nin Tahran’daki İran yönetimine ait hedeflere ve Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Hizbullah’a ait noktalara eş zamanlı geniş çaplı hava saldırı dalgası başlattığı belirtildi.

    Tahran’da patlamalar meydana geldi

    İran’ın başkenti Tahran’ın Pardis ve Demavend bölgelerine ABD ve İsrail’e ait savaş uçakları tarafından en az 10 füze saldırısı düzenlendiği, İsfahan kentinde de patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.

    AA muhabirinin aktardığına göre, sabah saatlerinde savaş uçakları Tahran’ın çeşitli bölgelerini hedef aldı.

    Öte yandan yerel basında İsfahan kentinde de patlama seslerinin duyulduğu belirtilirken, saldırıların kentin hangi bölgelerine gerçekleştirildiği hakkında resmi açıklama yapılmadı.

    İsrail’in saldırı duyurusunun ardından Tahran’da çok sayıda yeni patlamalar meydana geldi

    ABD – İsrail saldırılarının hedefindeki İran’ın başkenti Tahran’da yeni patlamalar meydana geldi.

    Tahran’daki AA muhabirinin aktardığına göre, ABD-İsrail saldırılarının ardından başkentte birden fazla noktada patlama sesleri duyuldu.

    Saldırıdan kısa bir süre önce İsrail ordusu, Tahran’da geniş çaplı bir saldırı dalgası başlattığını açıklamıştı.

    ABD-İsrail saldırılarında İran liderini seçme yetkisi olan Uzmanlar Meclisi’nin bir ofisi vuruldu

    ABD-İsrail saldırısında İran liderini seçme yetkisine sahip olan Uzmanlar Meclisi’nin Kum kentindeki bir binasının hedef alındığını bildirildi.

    İran devlet televizyonu, Uzmanlar Meclisi’nin Kum kentindeki binasına saldırı düzenlendiğini duyurdu.

    Dün gece de Uzmanlar Meclisi’nin Tahran’daki binasının bulunduğu bölge saldırıların hedefi olmuştu.

    Her iki binanın de saldırılardan önce tahliye edildiği, bu nedenle can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

    Yerel medyada yer alan görüntülerde ise binada büyük hasar oluştuğu görüldü.

    İran’da ülke liderinin vefatı halinde halefini Uzmanlar Meclisi belirliyor.

    Anayasaya göre, Uzmanlar Meclisi’nin yetkisi “Rehber’i” seçmek, denetlemek ve gerekli durumda azletmek.

    Uzmanlar Meclisi, 8 yılda bir doğrudan halk tarafından seçilen 88 din adamından oluşuyor.

    Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılmak isteyen kişiler de Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin onayına tabi oluyor.

    İsrail basını: Uzmanlar Meclisi, Hamaney’in yerine geçecek ismin oylanması sırasında saldırıya uğradı

    İsrail basını, İran’ın Kum kentinde Uzmanlar Meclisi’nin öldürülen İran lideri Ali Hamaney’in yerine geçecek ismin oylanması sırasında saldırıya uğradığını öne sürerken, İran yönetimi ve basını bu iddiayı doğrulamadı.

    İsrail’in Kanal 12 televizyonunun İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Kum kentindeki söz konusu saldırıyı Hameney’in yerine geçecek yeni liderin belirlenmesi için yapılan oylama sırasında düzenlediği öne sürüldü.

    Uzmanlar Meclisi’nin yaklaşık 80 üyesi olduğu belirtilen habere göre, İsrailli yetkili saldırının İran lideri Hamaney’in yerine geçecek kişiyi seçmek için yapılan oylama sırasında gerçekleştiğini savundu.

    Öte yandan İran yönetimi ve basını bu iddiayı doğrulamadı.

    Uzmanlar Meclisi’nin Kum kentindeki bir binası vurulmuştu

    İran devlet televizyonu, Uzmanlar Meclisi’nin Kum kentindeki binasına saldırı düzenlendiğini duyurmuştu.

    Saldırıda vurulan Kum’daki binanın daha önce tahliye edildiği ve can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştı.

    Uzmanlar Meclisi

    İran’da ülke liderinin vefatı halinde halefini Uzmanlar Meclisi belirliyor.

    Anayasaya göre, Uzmanlar Meclisi’nin yetkisi “Rehber’i” seçmek, denetlemek ve gerekli durumda azletmek.

    Uzmanlar Meclisi, 8 yılda bir doğrudan halk tarafından seçilen 88 din adamından oluşuyor.

    Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılmak isteyen kişiler de Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin onayına tabi oluyor.

    İsrail ordusundan Tahran’da iki geniş alan için saldırı tehdidi

    İsrail ordusu, geniş çaplı saldırı dalgası başlattığını duyurduğu İran’ın başkenti Tahran’da iki geniş alan için saldırı tehdidinde bulundu.

    İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, geniş alanların kırmızı ile işaretlendiği iki harita paylaştı.

    Adraee, Tahran’daki Hakimiye Sanayi Bölgesi ve Kerec Peyam Havaalanı’nda bulunanların bu bölgeleri acil olarak terk etmesi gerektiğini kaydetti.

    Kısa bir süre içerisinde İsrail ordusunun bölgeye saldırı düzenleyeceğini duyuran Adraee, “Bu bölgelerde bulunmanız hayatınızı tehlikeye atmaktadır.” diyerek tehdit etti.

    İsrail ordusu, kısa bir süre önce İran’ın başkenti Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası balattığını duyurmuş, Tahran’da yeni patlamalar meydana gelmişti.

    İsrail ordusu, Tahran’da bir bölge için daha saldırı tehdidinde bulundu

    İsrail ordusu, geniş çaplı saldırılar başlattığını duyurduğu İran’ın başkenti Tahran’da bir bölge için daha saldırı tehdidinde bulundu.

    İsrail ordusunun, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki Farsça hesabından yapılan duyuruda, geniş bir alanın kırmızı işaretlendiği bir harita paylaşıldı.

    İran’ın başkenti Tahran’daki İstiklal Mahallesi ve buradaki sanayi bölgesinin bir an önce boşaltılması gerektiği uyarısında bulunan İsrail ordusu, kısa bir süre içerisinde kırmızı işaretli alana saldırı düzenleneceği tehdidinde bulundu.

    İsrail ordusu, bu duyuruyla birlikte Tahran’da kısa bir süre içerisinde üçüncü bir bölgeye saldırı tehdidinde bulunmuş oldu.

    İran’ın Kirman kentindeki hava üssüne füze saldırısında 13 asker öldü

    ABD ve İsrail İran’a yönelik saldırıları kapsamında Kirman Kara Kuvvetleri Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenledi.

    Tesnim haber Ajansı, İran Ordusu tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamayı yayımladı.

    Açıklamada, “Kirman Kara Kuvvetleri Hava Üssü’ne düzenlenen füze saldırısında 13 asker hayatını kaybetti.” ifadeleri kullanıldı.

    Saldırıda yaralıların durumuna dair her hangi bir açıklama yapılmadı.

    İran Kızılayı: ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 787’ye yükseldi

    İran Kızılay Kurumu, ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu.

    Tesnim Haber Ajansı, İran Kızılay Kurumu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

    Açıklamada, “153 yerleşim biriminde 504 noktanın hedef alındığı saldırılarda 787 kişi hayatını kaybetti.” ifadelerine yer verildi.

    Vurulan binaların enkazlarında arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, saldırılarda yaralananların sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

    İran Kızılayı tarafından, 2 Mart’ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail saldırılarında 555 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

    İsrail ordusu, İran’dan yeni bir füze saldırısı daha başlatıldığını duyurdu

    İsrail ordusu, İran’dan İsrail topraklarına doğru yeni dalga füze saldırısı başlatıldığını duyurdu.

    Ordudan yapılan yazılı açıklamada, İran’dan atıldığı tespit edilen füzelerin engellenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

    Açıklamada, İç Cephe Komutanlığı’nın misillemenin hedeflediği bölgelerdeki vatandaşlara sığınaklara girmeleri için cep telefonlarından uyarı gönderdiği aktarıldı.

    İsrail basını ise ülkenin orta kesimlerinde halka sığınaklara girme uyarısı yapan sirenlerin dakikalar içinde devreye alınmasının beklendiğini yazdı.

    İran’ın İsrail’e misillemesinde 4 kişi daha yaralandı

    İran’ın ABD-İsrail’in düzenlediği saldırılara karşı yaptığı misillemede, İsrail’in merkezinde “büyük Tel Aviv” olarak bilinen Gush Dan bölgesinde 4 kişi hafif yaralandı.

    İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, önleme sırasında şarapnel parçalarının Tel Aviv ve çevresindeki bazı bölgelere düştüğünü duyurdu.

    Düşen şarapnel parçaları nedeniyle Tel Aviv, Givat Shmuel, Ramat Gan, Petah Tikva, Bnei Brak ve Rosh Haayin bölgelerine ekiplerin sevk edildiği belirtilen açıklamada, Bnei Brak’da şarapnelin isabet ettiği binanın hasar gördüğü aktarıldı.

    Açıklamada, ikisi Bnei Brak’da olmak üzere 4 kişinin hafif derecede yaralandığı kaydedildi.

    Bu arada saldırı nedeniyle araçların alev aldığını ve bölgeden dumanlar yükseldiği görüldü.

    İsrail ordusundan konuya ilişkin yapılan açıklamada, acil yardım ekiplerinin füze parçalarının düştüğü bölgelerde çalışmalar yaptığı bildirildi.

    Ordu, İran’dan İsrail’e doğru yeni füzeler ateşlendiğinin tespit edildiğini ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemek için çalıştığını açıkladı.

    Açıklamada birkaç dakika içinde alarmların devreye gireceği ve talimatlara uyulması gerektiği vurgulandı.

    İran’dan ABD ve İsrail’e “aralıksız saldırılara hazır olun” uyarısı

    İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini, ABD ve İsrail’e “aralıksız saldırılara hazır olun” uyarısında bulundu.

    İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na konuşan Naini, ABD-İsrail saldırılarına ilişkin açıklamada bulundu.

    Naini, “Düşman, ibret verici ve aralıksız saldırılara hazırlıklı olmalıdır. Cehennemin kapıları her geçen süre ABD ve İsrail’e daha fazla açılacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Uzun bir savaş için tüm hazırlıkların önceden yapıldığını dile getiren Naini, “Savunma ve taarruz gücümüz ve cevaplarımız 12 günlük savaştan çok daha güçlüdür. İlk iki günün yanıtları, 12 günlük savaşın son günlerinden daha yıkıcıydı.” değerlendirmesinde bulundu.

    İranlı Askeri Sözcü, ABD-İsrail saldırılarında ölen İran lideri Ali Hamaney, komutanlar ve Minab’daki ilkokul çocuklarının kanının intikamından vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

    Umman’ın Dukm Limanı’na İHA saldırısı düzenlendi

    Umman’ın Dukm Ticaret Limanı’na insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiği belirtildi.

    Umman resmi ajansı ONA’da yer alan haberde, Dukm Limanı’ndaki yakıt depolarına İHA’larla saldırı düzenlendiği, saldırıda bir yakıt deposunda hasar meydana geldiği belirtildi.

    Saldırıda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi.

    Umman’ın saldırıyı kınadığı, olayla alakalı gerekli tüm tedbirlerin alındığı aktarıldı.

    Saldırının kim tarafından düzenlendiğine ilişkin açıklama yapılmazken, İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriyor.

    Tahran, söz konusu saldırılarda “belirli ülkeleri hedef almadığını”, yalnızca bölgedeki ABD üslerini vurduğunu açıklasa da saldırılar sivillerin ölümüne ve yaralanmasına, ayrıca havaalanları, limanlar ve farklı binalarda hasara yol açtı.

    BAE’nin Fucayra Limanı ve petrol sanayi bölgesinde İHA saldırısı nedeniyle yangın çıktı

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’dan gönderilen bir insansız hava aracına (İHA) müdahale edilmesi sonucu düşen bir parçanın isabet etmesiyle Fucayra Limanı ve Petrol Sanayi Bölgesi’nde (FOIZ) yangın çıktığı bildirildi.

    Fucayra Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.

    İran’dan gönderilen bir İHA’ya müdahale edilmesi sonucu, düşen bir parçanın petrol sanayi bölgesinde yangın çıktığı aktarılan açıklamada, kontrol altına alınan yangın nedeniyle yaralanmanın yaşanmadığı ve bölgede operasyonların normal şekilde yürütüldüğü kaydedildi.

    Basın ofisinden yapılan başka bir açıklamada, BAE hava savunma sistemlerinin başka bir İHA’ya müdahale etmesi sonucu düşen parçalar nedeniyle Fucayra Limanı’nda büyük bir yangının çıktığı belirtildi.

    Fucayra’daki sivil savunma ekiplerinin yangını kontrol altına almak için çalıştığı, yaralanma veya can kaybının bildirilmediği ifade edildi.

    Bölgede çıkan yangınlar sosyal medya kullanıcılarının kaydettiği videolara da yansıdı.

    ABD’nin, İran’a yönelik saldırıları sürerken bazı füze stoklarında sıkıntı yaşadığı iddia edildi

    ABD ordusunun, İran’a yönelik saldırıları devam ederken bazı kritik füze stoklarında azalma yaşadığı öne sürüldü.

    CNN’in üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ordusunun özellikle Tomahawk kara saldırı füzeleri ile Standard Missile-3 (SM-3) tipi füzelerinin stoklarında sıkıntı yaşadığı iddia edildi.

    İlk saldırı dalgasının İran’ın savunma kapasitesini zayıflatmada başarılı olduğunu savunan yetkili, sonraki aşamada İran’ın füze üretim tesisleri, insansız hava araçları (İHA) ve donanmasının hedef alınmasının planlandığını belirtti.

    Yetkili ayrıca, gelecek birkaç gün içinde İran’ı hedef alan saldırıların “önemli ölçüde artmasının” beklendiğini ileri sürdü.

    ABD Başkanı Trump, mühimmat stoklarının “hiç bu kadar yüksek” seviyede olmadığını belirtti

    ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin orta ve üst orta seviyedeki mühimmat stoklarının “hiç bu kadar yüksek” seviyede olmadığını belirterek silahlardan “neredeyse sınırsız bir stoka sahip” olduklarını bildirdi.

    ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin orta ve üst orta seviyedeki mühimmat stokları hakkında açıklamada bulundu.

    ABD’nin orta ve üst orta seviyedeki mühimmat stoklarının “hiç bu kadar yüksek” seviyede olmadığını belirten Trump, silahlar konusunda “neredeyse sınırsız bir stoka sahip” olunduğunu ifade etti.

    Trump, sadece bu malzemelerle “sonsuza kadar ve çok başarılı bir şekilde” savaşların sürdürülebileceğini ancak yine de stok konusunda istenilen noktada olunmadığını ekledi.

    Çok sayıda ek yüksek kaliteli silahın başka ülkelerde depolandığını vurgulayan Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden’ı ABD’nin parasını Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’ye vermekle suçladı.

    Trump, ayrıca Demokratların ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıyı eleştirdiğini aktararak bu eleştirinin kendisine yönelik olduğunun düşünüldüğünü kaydetti.

    BAE, hava savunma sistemleri için gerekli mühimmatın tükendiği iddialarını yalanladı

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’dan düzenlenen saldırıları önlemek için kullanılan hava savunma sistemlerindeki mühimmatın tükendiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek reddetti.

    BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD merkezli Bloomberg kanalının, BAE’nin savunma kapasitesine ilişkin “yanlış ve yanıltıcı” iddialarda bulunduğu ifade edildi.

    Bloomberg’in haberinde yer alan iddiaların kesin bir dille reddedildiği açıklamada, “Bu iddialar asılsızdır ve BAE’nin yüksek hazırlık seviyesini, teknolojik gelişmişliğini ve operasyonel hazır olma durumunu yanlış temsil etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

    Sorumlu gazeteciliğin önemine dikkat çekilen açıklamada, “bilgilerin resmi kaynaklardan doğrulanması gerekliliği” vurgulandı.

    BAE’nin hava tehditlerine yüksek verimlilikle karşı koyabilecek çeşitli, entegre ve çok katmanlı hava savunma sistemlerine sahip olduğu ve ülkenin hava sahasının kapsamlı bir şekilde uzun, orta ve kısa menzilli sistemlerle korunduğu aktarıldı.

    BAE’nin uzun süre önleme ve müdahale kapasitesine sahip güçlü stratejik mühimmat stoğuna sahip olduğu belirtilen açıklamada, BAE’nin ulusal güvenlik çerçevesine verdiği öneme dikkat çekildi.

    Bloomberg, BAE ve Katar’ın hava savunma mühimmatının biteceğini iddia etti

    Bloomberg’in haberinde BAE ve Katar’ın, İran’dan ABD-İsrail saldırılarına karşı sürdürülen misilleme saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmeye çalıştığı ve Katar ve BAE’nin hava saldırılarını önlemede kullanılan savunma sistemlerinin tükendiği öne sürüldü.

    BAE’nin mühimmatının bir hafta içinde, Katar’ın mühimmatının ise 4 gün içinde tükeneceği iddia edildi.

    Katar ve BAE’nin, ABD’nin İran’a karşı askeri operasyonlarını kısa tutacak bir çıkış yoluna yönelmesi için Başkan Donald Trump’ı ikna etmesi adına özel olarak lobi faaliyetleri yürüttüğü belirtildi.

    Bu iki körfez ülkesinin, çatışmaların bölgede yayılmasını ve enerji alanında uzun süreli bir fiyat artışını önlemek için saldırılara hızlı ve diplomatik bir son verilmesini istediği aktarıldı.

    Katar Uluslararası Medya Ofisinden de gece yapılan açıklamada, ordudaki mühimmatların biteceğine yönelik iddialar yalanlanmıştı.

    Netanyahu, İran’a yönelik saldırıların “sonsuz savaşa” yol açmayacağını savundu

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Orta Doğu’da “sonsuz bir savaş” başlatmayacağını öne sürdü.

    Netanyahu, Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    İran rejiminin 47 yıl önceki devrimden bu yana en zayıf dönemini yaşadığını öne süren Netanyahu, “Bu operasyon hızlı ve belirleyici olacak. Öncelikle İran halkının kendi kaderini tayin etmesi ve demokratik bir hükümet kurması için gerekli koşulları yaratacağız. Bu, bambaşka bir İran ortaya çıkaracak.” iddiasında bulundu.

    Netanyahu, İran’a yönelik saldırıların bölgede “sonsuz bir savaş” başlatmayacağını savunarak, bu durumun “hayal bile edilemeyecek bir barış dönemini başlatacağını” öne sürdü.

    Mevcut rejimin ortadan kalkmasının bölgedeki diğer Müslüman ülkelerle yapılacak “birçok barış antlaşmasının” önünü açacağını iddia eden Netanyahu, İran rejiminin düşüşünden en çok kazançlı çıkacak ülkelerden birinin Suudi Arabistan olacağını ileri sürdü.

    İran, geçmiş saldırılardan ders almadı

    Saldırıların zamanlamasına ilişkin konuşan Netanyahu, İran’ın nükleer tesislerine daha önce yapılan saldırılardan ders almadığını savundu.

    İran’ın balistik füze ve atom bombası programlarını birkaç ay içinde “dokunulmaz” hale getirecek yeraltı sığınakları inşa etmeye başladığını öne süren Netanyahu, “Şimdi harekete geçilmeseydi, gelecekte hiçbir eylem yapılamayacaktı.” dedi.

    Netanyahu, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail tarafından bir savaşa çekildiği yönündeki eleştirileri “gülünç” olarak nitelendirerek, “Trump bunu anlıyor. Onu bir şeye sürüklemenize gerek yok, o doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapıyor.” ifadelerini kullandı.

    İran ve Lübnan’a saldırıları şiddetlendirerek sürdüreceğiz

    Netanyahu, İran ve Lübnan’a düzenledikleri saldırıları şiddetlendirerek sürdüreceklerini duyurdu.

    İsrail’in orta kesimindeki Palmachim Askeri Hava Üssü’ne yaptığı ziyarette konuşan Başbakan Netanyahu, İsrail jetlerinin İsrail ve Lübnan semalarında olduğunu söyledi.

    Hizbullah’ın İsrail’e saldırmakla büyük hata yaptığını ileri süren Netanyahu, Lübnan ve İran’a halihazırda düzenledikleri saldırıları şiddetlendirerek sürdürecekleri tehdidinde bulundu.

    Öte yandan İsrail ordusu, savaş uçaklarının İran’ın başkenti Tahran ile İsfahan kentine yönelik saldırı dalgasını tamamladığını duyurdu.

    Tahran’a hava saldırılarında askeri altyapı ve balistik füze üretim tesislerinin, İsfahan’da ise düzinelerce balistik füze rampası ile füze depolarının hedef alındığı iddia edildi.

    İsrail Savunma Bakanı’ndan, İran’a saldırılar “gerekli oldukça” devam edecek tehdidi

    İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’a yönelik ABD ile ortak başlattıkları saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceği tehdidinde bulundu.

    Katz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, gece İsrail ordusunun İran’ın başkenti Tahran’daki hedeflere saldırılar düzenlediğini kaydetti.

    İran genelinde füze fırlatma kapasitesi ve stratejik hedeflere zarar verdiklerini ileri süren Katz, ABD ve İsrail’in İran’ya yönelik düzenlediği saldırıların “eşi benzeri görülmemiş” olduğunu savundu.

    Saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceği tehdidinde bulunan Katz, “saldırıların amacının İran’ın yeteneklerini ortadan kaldırmak, İsrail ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını korumak, İran’ın nükleer silah ve füze üretimi konusundaki çalışmalarını engellemek ve İran halkının harekete geçerek rejimi devirmesi için koşullar oluşturmak” olduğunu iddia etti.

    İsrail-ABD ortak saldırısıyla İran’a büyük zarar verildiğine işaret eden Katz, İran’dan sonra Lübnan’a yoğun saldırıları sürdürecekleri mesajını da verdi.

    İsrail ordusu, İran devlet kurumlarını hedef aldı

    Öte yandan Katz’ın düzenlendiğini işaret ettiği saldırılarda İsrail ordusu, İran’ın başkenti Tahran’da devlet kurumlarını hedef aldı.

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, başkent Tahran’da devlet kurumlarının bulunduğu komplekse saldırılar düzenlendiği kaydedildi.

    Açıklamada, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi ve İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi binasının çok sayıda mühimmatla vurulduğu, ayrıca İranlı subayların eğitim aldığı bir kurum ile diğer altyapı tesislerinin hedef alındığı paylaşıldı.

    İsrail ordusu ayrıca, hedef alınan noktaları gösteren bir 3D görsel paylaştı.

    ABD, Kuveyt’teki büyükelçiliğini “bölgesel gerilimler nedeniyle” geçici olarak kapattı

    ABD’nin, Kuveyt’teki büyükelçiliğinin “bölgesel gerilimler nedeniyle” ikinci bir duyuruya kadar geçici olarak kapatıldığı bildirildi.

    ABD’nin Kuveyt Büyükelçilğinden konuya ilişkin açıklama yapıldı.

    Açıklamada, “Devam eden bölgesel gerilimler nedeniyle, Kuveyt’teki ABD Büyükelçiliği ikinci bir duyuruya kadar kapalı olacaktır. Tüm normal ve acil konsolosluk randevularını iptal ettik.” ifadeleri kullanıldı.

    ABD Büyükelçiliğinin rutin faaliyetlerine ne zaman yeniden başlayacağının bildirileceği kaydedildi.

    ABD, acil durum dışındaki devlet personeline Katar, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt’ten ayrılma talimatı verdi

    ABD’nin, Katar, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt’te acil işlerde görevli olmayan personel ve ailelerine, bulundukları ülkelerden ayrılma talimatı verdiği bildirildi.

    ABD Dışişleri Bakanlığından ayrı ayrı yapılan açıklamalarda, güvenlik durumu nedeniyle Katar, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt’te alınan önlemlere ilişkin bilgi verildi.

    Açıklamalarda, bölgesel gerilimlerin hızla tırmanmasıyla birlikte, acil durum dışındaki devlet personelinin ve aile üyelerinin Katar, Ürdün, Irak, Bahreyn ve Kuveyt’ten ayrılması talimatı verildi.

    Bu ülkelere seyahat edilmeme uyarısının yinelendiği açıklamada, söz konusu ülkelerden ayrılmayanların durumun kötüleşmesi halinde alternatif plan hazırlamaları gerektiği belirtildi.

    ABD’nin Doha Büyükelçiliğinin tedbir amaçlı rutin konsolosluk hizmetlerini askıya aldığı kaydedildi.

    ABD’nin İsrail Büyükelçiliği: Şu anda Amerikalıları tahliye edemiyoruz

    ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, Amerikan vatandaşlarını şu anda tahliye edemediklerini ve ülkeden ayrılmaları konusunda doğrudan yardım sağlayamadığını açıkladı.

    ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırıları devam ederken, büyükelçilik internet sitesinden ABD vatandaşlarına hitaben bir mesaj yayımladı.

    Açıklamada, bölgedeki mevcut güvenlik durumu nedeniyle büyükelçiliğin tüm ABD hükümeti çalışanlarına ve ailelerine bir sonraki duyuruya kadar evlerinde veya evlerinin yakınında kalmaları çağrısı yaptığı belirtildi.

    “ABD Büyükelçiliği şu anda Amerikalıları tahliye edemiyor veya İsrail’den ayrılmaları konusunda onlara doğrudan yardım sağlayamıyor.” ifadesinin kullanıldığı açıklamada, Amerikalıların Mısır veya Ürdün üzerinden kara yoluyla İsrail’den ayrılabilecekleri ifade edildi.

    İsrail Turizm Bakanlığının 2 Mart’tan itibaren Mısır sınırındaki Taba Sınır Kapısı’na veya Eilat’a ve oradan Ürdün’e otobüs seferleri düzenlemeye başladığı aktarılan açıklamada, ancak ABD hükümetinin bu şekilde ayrılmayı seçenlerin güvenliğini garanti edemeyeceği kaydedildi.

    ABD ve İsrail saldırılarının hedefinde olan İran’da “gıda sıkıntısı bulunmadığı” belirtildi

    İran Hükmet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ülke piyasasında gıda ürünlerin bol miktarda bulunduğunu belirterek, vatandaşlarının bu konuda endişe etmemesini istedi.

    İran devlet televizyonun haberine göre Muhacerani, piyasadaki arz-talep durumuna ilişkin açıklama yaptı.

    Muhacerani, süt ürünleri, pirinç, yağ başta olmak üzere gıda ürünlerinin piyasada yeterli miktarda bulunduğunu ifade ederek, “Savaş zamanında hükümet, fiyatları kontrol altına tutmak ve piyasaya ürün sağlamak için her türlü çabayı gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    İlgili makamların gerekli önlemleri aldığını belirten Muhacerani, stokçuluk yapanlarla mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti.

    ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.

    İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere, bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

    ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

    İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

    The post İsrail İran’a Saldırılarını Sürdürüyor: Tahran’da Patlamalar, Kirman’da 13 Asker Hayatını Kaybetti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Avrupa Gaz Fiyatları Yüzde 100’ü Aştı: Hürmüz Boğazı ve Katar’daki LNG Krizi Piyasaları Sarstı

    Hürmüz Boğazı’nda Ticaret Durdu

    Dünyadaki LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi trafiği durdu. En büyük LNG ihracatçılarından biri olan Katar’ın neredeyse tüm sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı bu boğaz üzerinden uluslararası piyasalara ulaşıyordu. Boğazın kapanması, küresel enerji arz güvenliği açısından ciddi risk oluşturdu.

    Katar’daki LNG Tesisi Üretimi Durdurdu

    İran’dan fırlatılan insansız hava araçlarından birinin, Katar’ın Ras Laffan Sanayi Şehri’nde bulunan ve QatarEnergy’ye ait LNG üretim tesisini hedef almasının ardından şirket tesiste üretimi durdurdu. Küresel LNG üretimi açısından kritik öneme sahip Katar’daki bu gelişme, arz endişelerini daha da artırdı.

    Boğaz’dan LNG sevkiyatının yapılamaması ve Katar’daki üretimin kesintiye uğraması, Avrupa gaz piyasasında yükselişi hızlandırdı.

    TTF’de Fiyatlar Rekor Seviyeye Yaklaştı

    Avrupa’da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası Title Transfer Facility’nde nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başı gaz fiyatı TSİ 14.20 itibarıyla 65,5 avroya yükseldi.

    Fiyatlar, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları öncesinde 27 Şubat’ta megavatsaat başı 31,95 avrodan kapanmıştı. Böylece Avrupa’da gaz fiyatları saldırılar öncesine göre yüzde 100’ü aştı. Günlük bazda artış ise dünkü kapanışa göre yüzde 47’yi buldu.

    Uluslararası Piyasalarda Rekabet Kızışıyor

    Küresel LNG ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 20’si Katar’da bulunuyor. Katar’daki Ras Laffan ile Mesaieed tesislerinin eş zamanlı olarak kapatılması, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan bu yana doğal gaz piyasasında görülen en büyük arz şoklarından biri olarak değerlendiriliyor.

    QatarEnergy’nin LNG tedarikinde mücbir sebep ilan etmesi, uzun vadeli sözleşmelere bağlı alıcılar için belirsizliği artırırken, alıcıların spot piyasaya yönelme ihtimalini güçlendiriyor.

    Doğal gaz ve petrol ihracatı için kritik bir rota olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durması, Avrupa ve Asya arasında ABD ve Avustralya’dan gelen alternatif LNG kaynaklarına yönelik rekabeti artırıyor. Bu durum da fiyatları yukarı yönlü baskılıyor.

    Rusya’dan doğal gaz alımını durdurma kararı almış olan Avrupa Birliği ülkeleri de zorlu bir süreçten geçiyor. AB ülkelerinin doğal gaz depolarındaki doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük seviyede bulunuyor ve yüzde 30 civarında seyrediyor.

    AB’ye üye ülkelerin temsilcilerini bir araya getiren, doğal gaz depolamasını ve arz güvenliğini izleyen, kriz dönemlerinde müdahale önlemlerini koordine eden Doğal Gaz Koordinasyon Grubu, Orta Doğu’daki çatışmaların etkilerini değerlendirmek üzere 4 Mart’ta toplanacak.

    The post Avrupa Gaz Fiyatları Yüzde 100’ü Aştı: Hürmüz Boğazı ve Katar’daki LNG Krizi Piyasaları Sarstı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Medya Temsilcileriyle İftarda Buluştu: İran ve Bölgesel İstikrar Mesajı

    Medya Temsilcileriyle İftar Programı

    Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Programa Kanal 3 TV Genel Yayın Yönetmeni Faruk Demirel de katıldı. Buluşmada medya ve diplomasi ilişkileri de ele alındı.

    Fidan, son gelişmelerin hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirtti.

    İran ve Bölgesel İstikrar Vurgusu

    ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarının ilk aşamada İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığının görüldüğünü ifade eden Fidan, buna rağmen Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler olduğuna dikkati çekti.

    İran halkı içinde rejim değişikliği sonucunu doğuracak ölçekte bir dalgalanmanın şu an için görünmediğini belirten Fidan, en olumsuz senaryonun çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamına dönüşmesi olduğunu kaydetti.

    Enerji boyutuna da değinen Fidan, İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanmasının küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli risk doğurabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti.

    Fidan, askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalıştıklarını ve olası senaryolara göre hazırlık yaptıklarını ifade ederek, karşılıklı saldırıların durması ve yeniden diplomasiye dönülmesi gerektiğini vurguladı.

    Netanyahu ve Rejim Değişikliği Değerlendirmesi

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ı bir tehdit olarak gördüğünü belirten Fidan, tehdidin artık yalnızca askeri yeteneklerle değil, rejimin kendisiyle ilişkilendirildiğini ve rejim değişikliği hedefinin bulunduğunu söyledi.

    Türkiye’nin savaşın başlangıcını geciktirmek için çaba gösterdiğini aktaran Fidan, müzakerelerin ortasında savaşın başlamasının İran tarafından diplomasinin ihanete uğraması olarak değerlendirildiğini ifade etti.

    İran’ın Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak maliyet üretmeye çalıştığını kaydeden Fidan, İran’ın füze ve dron kapasitesiyle İsrail’i rahatsız edebileceğini söyledi.

    Terörsüz Bölge ve Türkiye’nin Güvenliği

    Fidan, terörsüz Türkiye hedefinin ancak terörsüz bir bölgeyle mümkün olabileceğini belirtti. Sürecin Suriye, Irak ve İran’ı da ilgilendirdiğini vurgulayan Fidan, örgütlerin bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan istifade ettiğini ifade etti.

    Kıbrıs’a yönelik olası tehditlere ilişkin olarak Kuzey Kıbrıs için büyük bir risk görmediğini, Güney’de de riskin sınırlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin kendini her zaman koruyacak irade ve yeteneğe sahip olduğunu vurguladı.

    Uluslararası Diplomasi Trafiği

    Fidan, Avrupa Birliği yetkilileriyle yoğun temas halinde olduklarını belirterek AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile temasların sürdüğünü aktardı. Fransa ile de uzun bir görüşme yaptığını belirten Fidan, Körfez ülkeleri ve Umman ile temasların devam ettiğini, Amerikalılarla da görüştüklerini söyledi.

    Barış için ortak çalışma çağrısı yaptıklarını ifade eden Fidan, çok katmanlı müzakerelerin sürdüğünü ve savaşın en erken askeri kabiliyetlerin etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da rejim değişikliğiyle sona erebileceğini dile getirdi.

    Bölgedeki Türk Vatandaşlarının Durumu

    Fidan, şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir Türk vatandaşı bulunmadığını açıkladı. İran’da çifte vatandaşlar dahil yaklaşık 20 bin Türk vatandaşının bulunduğunu, sınır kapılarından geçişlerin sorunsuz sürdüğünü belirtti.

    Hava sahalarının kapanması nedeniyle özellikle Dubai’de bulunan vatandaşların dönüşünde sıkıntı yaşandığını ancak Suudi Arabistan hava sahasının açılmasıyla Riyad ve Cidde üzerinden dönüşlerin başladığını ifade etti. Konsolosluk birimlerinin 24 saat esasına göre çalıştığını ve 1500 vatandaşın bilgi talebinde bulunduğunu aktardı.

    Göç ve Gazze Değerlendirmesi

    İran’dan Türkiye’ye yönelik bir göç dalgası ihtimaline ilişkin gerekli planlamaların yapıldığını belirten Fidan, şu anda İran’ın kendi vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini söyledi.

    Gazze’nin savaştan olumsuz etkileneceğini ifade eden Fidan, İsrail’in giriş çıkışları durdurduğunu kaydetti. Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Ürdün ile birlikte çalıştıklarını, insani yardımların sürdüğünü belirtti.

    CAATSA ve Avrupa Güvenlik Mimarisi

    Fidan, CAATSA yaptırımları konusunda ara seçim öncesinde sonuç elde etmek için çalışıldığını söyledi. Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin tartışmaları yakından takip ettiklerini belirten Fidan, Türkiye’nin kendi mahallesinde oluşacak yapılarda yer almaya hazır olduğunu ifade etti.

    The post Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Medya Temsilcileriyle İftarda Buluştu: İran ve Bölgesel İstikrar Mesajı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Türk Gazetecilerin İsrail’de Gözaltına Alınmasına Siyasi Tepki: Basın Özgürlüğüne Saldırı

    İletişim Başkanı Duran’dan Açıklama

    Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’in hakikati gizlemek amacıyla basına yönelik saldırılarına bir yenisini eklediğini belirtti.

    CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın İsrail’de gözaltına alındığını öğrendiğini ifade eden Duran, gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması için gerekli girişimlerin yapıldığını ve konunun hassasiyetle takip edildiğini kaydetti.

    Ömer Çelik: Kabul Edilemez

    Ömer Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada İsrail güçlerinin Emrah Çakmak ve Halil Kahraman’ı gözaltına almasının basın özgürlüğüne saldırı olduğunu belirtti.

    Bu gözaltı kararının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çelik, gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek konuyu yakından takip ettiklerini bildirdi.

    Faruk Acar: Basın Özgürlüğüne Açık Darbe

    Faruk Acar da NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Tel Aviv’de sergilediği zorbalıkla gerçekler karşısındaki çaresizliğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

    Acar, görevi başında ve halkın haber alma hakkı için çalışan Emrah Çakmak ile Halil Kahraman’ın canlı yayın sırasında gözaltına alınmasının basın özgürlüğüne vurulmuş açık bir darbe olduğunu ifade etti.

    Gerçeğin sesinin kısılamayacağını belirten Acar, hukuksuz müdahaleye maruz kalan basın emekçilerine ve CNN Türk ailesine geçmiş olsun dileklerini ileterek gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması için sürecin hassasiyetle takip edildiğini kaydetti.

    The post Türk Gazetecilerin İsrail’de Gözaltına Alınmasına Siyasi Tepki: Basın Özgürlüğüne Saldırı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bahçeli: Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur

    TBMM Grup Toplantısında Kritik Mesajlar

    Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldiği bir dönemde Türkiye’nin sağduyulu ve soğukkanlı hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Barışçıl çabaların desteklenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştirdi.

    Bahçeli, “ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayriahlakidir.” dedi.

    Müzakereler Sürerken Saldırı Gerçekleşti

    Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını dile getiren Bahçeli, Cenevre’de 26 Şubat’ta düzenlenen müzakereler sonrasında arabulucu Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’nin İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıkladığını hatırlattı.

    ABD ve İran’ın müzakerelerde ilerleme kaydedildiğine dair mesajlar verdiğini belirten Bahçeli, görüşmelerin Viyana’da devam edeceğinin duyurulduğunu ifade etti. 28 Şubat 2026’da İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in üst düzey yetkililerle toplantı halindeyken İsrail’in saldırı düzenlediğini ve toplantıya katılanların hayatını kaybettiğini söyleyen Bahçeli, bunu alçaklık olarak nitelendirdi.

    Casusluk faaliyetlerine dikkat çeken Bahçeli, İran’ın kilit ve mahrem alanlarına sızmalar olduğunu, Mossad ajanlarının saldırı sonrası görüntüleri Netanyahu’nun ofisine ilettiğini öne sürdü.

    İç Cephe ve Milli Birlik Vurgusu

    İran’ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik altyapısının hedef alındığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin bu gelişmelerden ders çıkarması gerektiğini söyledi. Tehdidin Türkiye’ye yaklaştığını ifade eden Bahçeli, iç cephenin güçlendirilmesi ve milli birlik ile dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

    “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine değinen Bahçeli, Türk-Kürt kardeşliğine yönelik çağrılarını yineledi. Türkiye’nin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, iç cephenin sarsılması halinde ülkenin ciddi risklerle karşılaşabileceğini ifade etti.

    Türkiye’ye Yönelik İddialara Tepki

    Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve Türkiye karşıtı yorumcu Michael Rubin’in açıklamalarına değinen Bahçeli, bu tehdit ve iddiaların görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

    “Ölümden öte köy yoktur” diyen Bahçeli, Türkiye’ye yönelik herhangi bir tehdide karşı milletin kararlılıkla duracağını belirtti. “Bir ölürsek bin diriliriz” ifadelerini kullanan Bahçeli, Türkiye’nin milli birlik ve kararlılıkla yoluna devam edeceğini dile getirdi.

    İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Bahçeli, İran halkına başsağlığı temennisinde bulundu.

    Barış Çağrısı: Huzur İstiyoruz

    Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmalara da değinen Bahçeli, bu gerilimlerin karşılıklı mutabakatla sona ermesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada barışın hakim olmasını istediklerini vurgulayan Bahçeli, savaşın kazananı olmadığını, barışın ise kazandırdığını ifade etti.

    İran İslam Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirten Bahçeli, ülkenin geleceğini yalnızca İran halkının belirleyebileceğini kaydetti. Etnik ve mezhebi bölünmelerin hem bölge hem de küresel siyaset açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

    “Huzur istiyoruz, barış istiyoruz” diyen Bahçeli, siyonist emperyalist saldırganlığı reddettiklerini ifade etti.

    Ankara Vurgusu ve Jeopolitik Mesaj

    Cumhuriyet’in ve siyasi başkent Ankara’nın Anadolu’daki Türk jeopolitiğinin gereği olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye’nin dünyaya Ankara’dan bakmak zorunda olduğunu söyledi. Başka merkezlerin çekim alanına kapılmanın küresel tuzaklara zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

    Türkiye’nin güvenliğinin her şeyin önünde olduğunu dile getiren Bahçeli, milli birlik ve kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini belirtti. İran’a yönelik saldırıları kınayan Bahçeli, bölgesel çatışmaların yerini barış ve sükunete bırakmasını temenni etti.

    The post Bahçeli: Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Önceliğimiz ateşkesin sağlanması”

    “Önceliğimiz ateşkesin sağlanması”

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz.” dedi. Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen “AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması”na katıldı. AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabası içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, Genel Merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları ve yerel yönetimlerinin tam kadro sahada olduğunu söyledi. Yurt içindeki vatandaşlarla iftarın ve sahurun bereketini paylaşırken, yurt dışında yaşayan kardeş ve soydaşları da ihmal etmediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar kalbimizin birlikte attığı, kardeşlerimizin olduğu her yerde ramazan coşkusunu birlikte paylaşıyoruz. Ankara teşkilatımızda büyük bir samimiyetle şehrimizin her semtine, her mahallesine ve her hanesine ulaşmaya gayret ediyor. Gönülden Gönüle Projesi ile geçen ramazanda 150 bin haneye ve 500 bin vatandaşımıza ulaşan teşkilatımızın hizmetleri takdire şayandır. Ramazanın ilk 10 gününde 75 bine yakın haneye ve yaklaşık 300 bin kardeşimize selamımızı götürmenizden ayrıca memnuniyet duydum. Her birinizi tebrik ediyor, Allah sizlerden razı olsun diyorum. Ankara teşkilatımızla birlikte partimizin kardeşlik siyasetini gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir köşesine taşıyan belediyelerimizi de aynı şekilde yürekten tebrik ediyorum.”

    “DAHA FAZLA KALBE DOKUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Erdoğan, her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olup, onlarla hemhal ve hemdert olmanın temel misyonları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak, işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor, bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek isterim, 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden, özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan, 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah ramazan-ı şerifi bu şekilde değerlendirmenin, sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız. Ramazan vesilesiyle çok daha sıkı sarıldığımız dayanışma ve paylaşma kültürümüzü yılın geri kalanında da devam ettirmenizi sizlerden bekliyorum.”

    “RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI’NDA BARIŞA GİDEN YOL HENÜZ AÇILMADI”

    Türkiye’nin, dünyanın stratejik olduğu kadar, en zorlu bölgelerinden birinde yer aldığını belirten Erdoğan, halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyetinin Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada vuku bulduğuna dikkati çekti. Ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesinin 80 yıldır kanamaya devam ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çabalıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağlıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız, 1 milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13,5 yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz sorunlarla, gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor.”

    “MÜZAKERE MASASINDAN UMUT EDİLEN NETİCE ÇIKMADI”

    Erdoğan, tüm yaşananlara cumartesi günü İran’a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırıların da eklendiğini belirterek, şunları ifade etti: “Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra, sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney başta olmak üzere, saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenabıallah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz. Biliyorsunuz, Türkiye olarak ilk günden itibaren ihtilafa diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdik. Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi.”

    “HER DÜZEYDE TEMASLARIMIZI YOĞUNLAŞTIRACAĞIZ”

    Gelişmeler üzerine hemen harekete geçtiklerini dile getiren Erdoğan, cumartesi gününden itibaren ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşme ve istişarelerinin olduğunu anımsattı. Erdoğan, “Bu görüşmelerde, Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra, savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene, bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız.” dedi.

    “BİZ SULHUN TARAFINDAYIZ”

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz sulhun tarafındayız, kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz.” dedi. “Biz millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık.” ifadelerini kullanan Erdoğan, ilkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izlediklerini vurguladı. Erdoğan, 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktıklarını, uluslararası siyaseti takip eden nasıl bir politika güttüklerini herkesin bildiğini belirterek, hiçbir karşılık beklemeden yürütülen bu çabaların haklılığının bugün çok daha iyi anlaşıldığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Bilhassa şu mübarek Ramazan-ı Şerif’te hemen yanı başımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz. İran’ı hedef alan gayrihukuki saldırılarla ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’dan beri sulh-u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh-u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor.”

    “MİLLETİMİZ BİZE, DEVLETİNE GÜVENMEYE DEVAM ETSİN”

    Bu hassas süreçte, ülkenin ve vatandaşların güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri aldıklarını, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden, her gelişmeyi dikkatle analiz ettiklerini belirten Erdoğan, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ettiklerini dile getirdi. Erdoğan, güvenlik ve istihbarat birimlerinin sahadaki gelişmeleri çok dikkatli biçimde takip ettiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devlete düşen görev neyse, kendilerine hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getirdiklerinin altını çizdi. Vatandaşlara seslenen Erdoğan, “Milletimiz bize güvenmeye, devletine güvenmeye devam etsin. Türkiye, kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli ve umur görmüş kadroların riyasetinde emniyettedir.” diye konuştu.

    “YAPILAN SİNSİ HESAPLARI GAYET İYİ BİLİYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını bildiklerini belirterek, “Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz.” dedi. Bölgedeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi, bu fırtınalı sulardan da Türkiye’yi sahil-i selamete çıkaracaklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye, inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin. Allah’ın izniyle istikbal Türkiye’nindir. İstikbal, 86 milyon ferdiyle aziz milletimizindir. Yeter ki biz birlik ve beraberlik içinde hareket edelim. Yeter ki biz görüş ayrılıklarımızı, mezhep, meşrep, köken farklılıklarımızı bir yana bırakıp daha aydınlık, daha mutlu, daha müreffeh bir geleceği hep birlikte inşa etme irademizi muhafaza edelim. Rabb’im birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin diyorum. Rabb’im ülkemizi, milletimizi, bölgemizi her türlü beladan korusun. Bu düşüncelerle bir kez daha Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. >>>AA

  • İran medyası: Hamaney’in eşi de hayatını kaybetti

    Tesnim Haber Ajansı Duyurdu

    İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, İran devlet televizyonunda yayımlanan bir programdan görüntü paylaşarak Hamaney’in eşinin de hayatını kaybettiğini duyurdu. Ajansın aktardığı bilgilere göre, Mansure Hoceste Bakırzade ABD-İsrail saldırısında aldığı yaralar nedeniyle yaşamını yitirdi.

    28 Şubat Saldırılarında Aileden Birçok İsim Hayatını Kaybetti

    ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik düzenlediği saldırılarda ülke lideri Ali Hamaney’in yanı sıra kızı, torunu, damadı ve gelinlerinden birinin de yaşamını yitirdiği belirtilmişti. Son olarak Hamaney’in eşi Mansure Hoceste Bakırzade’nin de hayatını kaybettiğinin açıklanmasıyla, saldırılarda yaşamını yitiren aile fertlerinin sayısı artmış oldu.

    İran basınında yer alan haberler, saldırıların ülke yönetiminde ve kamuoyunda derin yankı uyandırdığını ortaya koydu.

    The post İran medyası: Hamaney’in eşi de hayatını kaybetti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine: İran’la savaşta hedeflere ulaşmak zaman alacak

    Pentagon’dan İlk Kapsamlı Açıklama

    Cumartesi günü başlayan çatışmaların ardından Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri, devam eden muharebe operasyonlarına ilişkin ilk kapsamlı bilgilendirmeyi kamuoyuyla paylaştı. Yetkililer, İsrail ile yürütülen tarihi ortak bombalama harekâtı için net bir zaman çizelgesi vermekten kaçındı.

    Caine, operasyonun kısa sürede tamamlanmayacağını belirterek, CENTCOM ve Müşterek Kuvvetlere verilen askeri hedeflere ulaşmanın zaman alacağını ve bazı aşamaların meşakkatli olacağını söyledi. ABD’li dört askerin hayatını kaybettiğini açıklayan Caine, ek kayıpların yaşanabileceğini ancak kayıpları en aza indirmek için çalıştıklarını ifade etti.

    Trump’tan Süre Mesajı

    ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü verdiği röportajlarda savaşın yaklaşık dört hafta sürebileceğini söyledi. Hegseth ise operasyon için kesin bir zaman çerçevesi açıklamayacağını belirterek sürenin uzayabileceğini ya da kısalabileceğini dile getirdi.

    Hegseth, operasyonun Irak ve Afganistan’daki geçmiş müdahaleler gibi sonsuz bir savaşa dönüşmeyeceğini savundu. Operasyonun amacının İran’da rejim değişikliği olmadığını öne süren Hegseth, İsrail’in İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yönelik saldırılarının ardından rejimin değişmesi ihtimalinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

    Operasyonun Hedefleri

    Hegseth’e göre temel hedef, İran’ın balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmak, donanmasını zayıflatmak ve diğer güvenlik altyapılarını yok ederek ülkenin sınırları dışına güç yansıtma kabiliyetini engellemek. Ayrıca İran’ın nükleer silah elde etmesinin önlenmesi de operasyonun ana amaçları arasında yer alıyor.

    Savaşın Başlangıcı ve İlk Dalgası

    Caine, savaşın nasıl başladığına dair ayrıntıları da paylaştı. Trump’ın cuma günü saat 15.38’de operasyon için nihai onayı verdiğini aktaran Caine, emrin ardından bölgedeki ABD kuvvetlerinin savunma ve saldırı hazırlıklarını tamamladığını söyledi. Operasyonun son derece gizli yürütüldüğü ve sürpriz unsurunun korunduğu belirtildi.

    Kinetik saldırılardan önce ABD Siber Komutanlığı ve Uzay Kuvvetleri’nin İran’ın iletişim ve savunma kabiliyetlerini zayıflatmaya yönelik siber operasyonlar gerçekleştirdiği ifade edildi. Çatışmalar ABD Doğu Saati ile 01.15’te başladı. Tetikleyici olayın, ABD istihbarat topluluğu tarafından desteklenen bir İsrail Savunma Kuvvetleri saldırısı olduğu belirtildi.

    ABD, kısa süre sonra İran’ın güneyindeki hedeflere yönelik saldırılar başlattı. İlk dalgada 100’den fazla savaş uçağı ve donanma gemilerinden fırlatılan Tomahawk füzeleri kullanıldı. Kara konuşlu platformlardan da füze atışları yapıldı. İlk 24 saatte 1.000’den fazla hedefin vurulduğu açıklandı.

    Mevcut Durum ve Son Gelişmeler

    Operasyonun başlamasının üzerinden 57 saat geçtikten sonra ABD ordusunun odağının İran’ın komuta ve kontrol altyapısı, deniz kuvvetleri, balistik füze üsleri ve istihbarat varlıkları olduğu belirtildi. Caine, saldırıların yerel hava üstünlüğü sağladığını ve bunun operasyonların devamını kolaylaştıracağını söyledi.

    Bölgeye ek savaş uçaklarının sevk edileceği açıklandı. Kuveyt’te düşürülen üç ABD Hava Kuvvetleri F-15 uçağına ilişkin soruşturmanın sürdüğü, uçakların düşman ateşiyle vurulmadığı belirtildi. Hayatını kaybeden dört ABD askerinin ise İran füzesiyle ağır hasar gören bir taktik operasyon merkezinde görev yaptığı bildirildi.

    Hegseth, şu an İran’da ABD askeri bulunmadığını söyledi ancak gelecekte atılabilecek adımlar konusunda ayrıntı vermekten kaçındı.

    The post ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine: İran’la savaşta hedeflere ulaşmak zaman alacak first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Washington Post: İran savaşı uzarsa ABD’nin mühimmat stokları tükenebilir

    İran saldırılarında ABD kayıpları

    Cumartesi sabahı İran’a yönelik saldırılara başlayan ABD, resmi açıklamalara göre Tahran’ın karşı saldırılarında 3 askerini kaybetti. Saldırılarda 5 ABD askeri de ciddi şekilde yaralandı.

    The Washington Post’ta yer alan habere göre verilen ilk kayıplar, Pentagon’un hava savunma kapasitesine ilişkin endişeleri artırdı.

    CENTCOM: 1000’den fazla hedef imha edildi

    ABD Merkez Komutanlığı United States Central Command, pazar günü yaptığı açıklamada ABD güçlerinin şu ana kadar 1000’den fazla hedefi imha ettiğini bildirdi. Bu hedefler arasında donanmaya ait gemiler ve denizaltılar, füze sahaları, iletişim bağlantıları ile İran Devrim Muhafızları’nın komuta ve kontrol merkezleri yer aldı.

    Henüz operasyonların ikinci günü dolmadan ulaşılan bu sayı, bir ABD’li yetkilinin ifadesine göre İran’ın füze ve insansız hava aracı fırlatma kapasitesini mümkün olan en hızlı şekilde devre dışı bırakmaya yönelik son derece agresif bir çabayı yansıtıyor.

    Misillemelerin kapsamı endişe yaratıyor

    ABD’li bir başka yetkili, operasyon merkezindeki askeri yetkililerin İran tarafından fırlatılan onlarca füzeyi gece boyunca takip ettiğini söyledi. “İran tam kapsamlı bir misilleme içinde” diyen yetkili, rejimin üst düzey liderliğinin ortadan kaldırılmasına rağmen misilleme saldırılarının yoğunluğunun endişe verici olduğunu ifade etti.

    ABD yönetimi içinden aktarılan bilgilere göre Washington, Tahran’ın elindeki silahların komuta ve kontrolü konusunda kaygı duyuyor. Washington Post, Pentagon içinde ve Trump yönetiminin bazı üyeleri arasında çatışmanın kontrolden çıkabileceğine dair endişelerin arttığını yazdı. Gazeteye konuşan bir Pentagon yetkilisi, “Buradaki atmosfer gergin ve paranoyak” dedi.

    Hava savunma füzelerinde stok baskısı

    Yönetim içindeki en büyük kaygılardan biri çatışmaların uzaması ihtimali. Uzayan bir savaşın ABD’nin hava savunma stokları üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

    Yönetimden bir kaynak, “Bunun birkaç günden uzun sürmesi ihtimali konusunda endişe var. İnsanların bunun stoklar üzerinde ne yaptığı gerçeğini henüz tam olarak idrak ettiğini sanmıyorum” ifadelerini kullandı. Aynı kaynak, gelen bir füzeyi durdurmak için çoğu zaman iki ya da üç hava savunma önleyicisinin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.

    Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nin en kıdemli Demokrat üyesi olan Washington temsilcisi Adam Smith de operasyonun zaten zorlanan mühimmat stoklarını daha da tüketeceğini söyledi. “Bu noktada iş başladı. İran, füze savunma sistemlerimiz bitti o yüzden kısa bir ara veriyoruz deme şansımız yok” diyen Smith, ABD kaynaklarını son derece gerilmiş olarak nitelendirdi.

    Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump’ın kıdemli askeri danışmanı ve Genelkurmay Başkanları Komitesi Başkanı Orgeneral Dan Caine, İran’a yönelik herhangi bir operasyonun mühimmat eksiklikleri ve diğer ABD müttefiklerinden geniş çaplı askeri destek olmaması nedeniyle ciddi riskler taşıyacağı konusunda Beyaz Saray’ı uyarmıştı. Ayrıca bu durumun tehlike altındaki ABD personeli için de önemli risk oluşturduğu belirtilmişti.

    The post Washington Post: İran savaşı uzarsa ABD’nin mühimmat stokları tükenebilir first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Yunan gazetesi Kathimerini yazdı: Macron Yunanistan’ı Fransa’nın nükleer şemsiyesi altına alıyor

    Macron’un nükleer şemsiye planı Atina’yı kapsıyor

    Kathimerini gazetesinin haberine göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin nükleer caydırıcılık kapasitesini Avrupa geneline yayma stratejisi kapsamında Yunanistan’ı da Fransa’nın nükleer şemsiyesi altına aldığı sekiz Avrupa ülkesi arasına dahil edecek.

    Yunanistan’ın son dönemde silah programlarına yaptığı harcamalarla önemli ölçüde güçlendirdiği savunma kalkanının, Macron’un pazartesi günü yapacağı açıklamayla daha da ivme kazanacağı ifade edildi.

    Plan Brest’te açıklanacak, İngiltere destekliyor

    Macron’un planını, Fransa’nın dört nükleer balistik füze denizaltısının üssü olan Brest Körfezi’ndeki Île Longue’da duyuracağı aktarıldı. Fransa’nın planının, Avrupa’nın diğer nükleer gücü olan İngiltere tarafından da desteklendiği belirtildi.

    Planın Avrupa’nın stratejik özerkliğini artırmayı ve ABD’ye olan bağımlılığı azaltmayı amaçladığı, esasen daha küçük ve Avrupa merkezli bir NATO’nun yolunu açabileceği kaydedildi.

    Tek Güney Avrupa ülkesi Yunanistan

    Kathimerini’nin aktardığına göre plan, ikili anlaşmalar yoluyla uygulanacak. Fransa, işbirliğinin kapsamını ve her ülkenin katkısını özelleştiren alternatif seçenekler sunacak. Bunun tek taraflı bir Fransız jesti olmadığı vurgulandı.

    Şu anda plana dahil edilen tek Güney Avrupa ülkesinin Yunanistan olduğu, diğer yedi ülkenin ise Rusya’nın doğrudan tehdidi altındaki Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri olduğu belirtildi.

    Planın barış zamanı tatbikatlarını, muhtemel bir ortak karargah kurulmasını ve savaş durumunda karşılıklı nükleer desteğe bağlılığı içereceği ifade edildi. İkili görüşmelerin ve anlaşmaların yazdan önce şekillenmeye başlamasının beklendiği kaydedildi. Yunanistan’ın nükleer şemsiyeye katılımı, iki ülke arasındaki mevcut savunma işbirliğinin uzantısı olarak değerlendiriliyor. Macron’un nisan ayında Atina’yı ziyaret etmesiyle işbirliğinin yenilenmesi bekleniyor.

    Almanya ve İngiltere de sürece dahil

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Munich Security Conference sırasında planın parçası olma isteğini dile getirmesi önemli bir ivme olarak değerlendirildi.

    ABD’den henüz resmi bir tepki gelmezken planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın kendi savunma sorumluluğunu üstlenmesi ve ABD’nin yükünü azaltması yönündeki ısrarlı çağrılarıyla örtüştüğü ifade edildi. Konunun, Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında geçen hafta yapılan görüşmede ele alınmadığı bildirildi.

    Macron: Nükleer cephaneliğimizi büyüteceğiz

    Macron, küresel gelişmelere dikkat çekerek Fransa’nın nükleer cephaneliğini büyüteceğini ve caydırıcılığını güçlendireceğini söyledi. Rusya’dan artan tehditler ve ABD ile müttefiklik ilişkilerinin sorgulandığı bir dönemde konuşan Macron, “Özgür olmamız için bizden korkmalılar” ifadelerini kullandı.

    Fransa’nın nükleer silahlarının olası kullanımına ilişkin doktrinde değişikliğe gittiklerini açıklayan Macron, jeopolitik bir kırılma döneminden geçildiğini belirterek nükleer modeli güçlendirmeleri gerektiğini söyledi. Yeni doktrini stratejik ve teknik anlamda NATO’nun çabalarını tamamlayıcı ve ileri caydırıcılık olarak tanımlayan Macron, Fransa’nın onlarca yıl sonra ilk kez nükleer savaş başlığı sayısını artıracağını ancak sayıya ilişkin detay vermeyeceğini duyurdu.

    Macron, ileri caydırıcılık aşamasının Avrupalı müttefiklere Fransız caydırıcılık tatbikatlarına katılma imkanı sunacağını, Almanya ve İngiltere ile konvansiyonel caydırıcılık seçeneklerini genişletmeye yönelik çok uzun menzilli füzeler üzerinde ortak çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Avrupa’nın tek nükleer gücü konumundaki Fransa’nın nükleer şemsiyesinin kıta geneline genişletilmesi tartışmalarının, Rusya’nın artan saldırganlığı ve ABD’de Trump döneminde Avrupa ile ilişkilerin sorgulanmasıyla hız kazandığı ifade edildi.

    The post Yunan gazetesi Kathimerini yazdı: Macron Yunanistan’ı Fransa’nın nükleer şemsiyesi altına alıyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • WSJ: ABD ve İsrail İran’a yönelik saldırılarda 2 bin hedefi vurdu

    Saldırıların kapsamı açıklandı

    The Wall Street Journal gazetesinin bilgi sahibi iki kişiye dayandırdığı haberine göre saldırılar; üst düzey askeri ve siyasi yetkililer, hava savunma sistemleri, balistik füzeler ve fırlatma rampalarının yanı sıra istihbarat hedefleri ve komuta merkezlerini kapsadı.

    ABD ile İsrail’in, İran’a yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana bu ülkedeki toplam 2 bin hedefi vurduğu aktarıldı.

    Ortak hedef listesi için binlerce saatlik çalışma

    İsrailli bir askeri yetkili de ABD ve İsrail ordularının son birkaç ayda kapsamlı bir hedef listesi oluşturmak amacıyla binlerce saat birlikte çalıştıklarını belirtti.

    Haberde, iki ülkenin koordineli şekilde hareket ederek İran’daki askeri ve stratejik unsurları hedef aldığı vurgulandı.

    The post WSJ: ABD ve İsrail İran’a yönelik saldırılarda 2 bin hedefi vurdu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani: ABD ile müzakere yapmayacağız

    WSJ’nin iddiasına sosyal medyadan yanıt

    Laricani, ABD ile müzakere için Tahran’ın yeni girişimlerde bulunduğuna dair haberler üzerine sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. The Wall Street Journal gazetesinin, Laricani’nin Washington ile müzakereleri yeniden başlatma girişiminde bulunduğunu ve bu talebin Umman Sultanlığı aracılığıyla iletildiğini öne süren haberini alıntılayan Laricani, “ABD’yle müzakere yapmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Trump’a sert eleştiri

    Laricani, bir başka paylaşımında ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi. Trump’ın bölgeyi boş hayallerle kaosa sürüklediğini savunan Laricani, “Şimdi Amerikan askerlerinin daha fazla kaybından endişe ediyor. Kendi yanılsamalarıyla, yarattığı ‘Önce Amerika’ sloganını ‘Önce İsrail’e’ dönüştürdü ve Amerikan askerlerini İsrail’in güç hırsı uğruna feda etti” ifadelerine yer verdi.

    Laricani ayrıca Trump’ı, yeni yalanlarla Amerikan askerlerine ve ailelerine bedel ödetmekle suçladı.

    The post İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani: ABD ile müzakere yapmayacağız first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran Devrim Muhafızları: Netanyahu’nun Ofisi Hayber Füzeleriyle Hedef Alındı

    İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi ve İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı yerleşkesinin hedef alındığını duyurdu.

    10’uncu dalga füze saldırısı duyuruldu

    Mehr Haber Ajansı, Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirildiği belirtilen 10’uncu dalga füze saldırısına ilişkin duyuruyu yayımladı.

    Açıklamada, “İsrail Başbakanı’nın ofisi ve İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı yerleşkesi Hayber füzeleriyle hedef alındı.” ifadeleri kullanıldı.

    İsrail’den henüz resmi açıklama gelmedi

    Söz konusu saldırı iddiasına ilişkin İsrailli yetkililer tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    The post İran Devrim Muhafızları: Netanyahu’nun Ofisi Hayber Füzeleriyle Hedef Alındı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bakan Uraloğlu’ndan Bölge Uçuşları Açıklaması: İran, Irak ve Suriye Seferleri 6 Mart’a Kadar İptal

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı başlatması ve İran’dan gelen misilleme sonrasında bölgedeki hava sahaları ile Türk taşıyıcıların mevcut durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Bölgedeki hava sahalarında son durum

    Süreci anlık olarak takip ettiklerini ve gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirten Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kısmında hava sahasına yönelik kapalılık NOTAM’larının devam ettiğini bildirdi. Umman ile Suudi Arabistan’ın bir bölümünde ve Lübnan’da ise sivil uçuşların sürdüğünü ifade etti.

    Uraloğlu, Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum önlemleri kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını aktararak, bugün itibarıyla Emirates ve Etihad Airways seferlerinin yeniden başlayacağının bildirildiğini kaydetti.

    Türk taşıyıcıların mevcut durumu

    Bakan Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini ve bu süreçten etkilenen tek THY uçağının bu olduğunu açıkladı. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu belirtti.

    AJet’in İran, Suriye, Irak ve diğer kısıtlı bölgelerde bekleyen herhangi bir uçağının bulunmadığını aktaran Uraloğlu, Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı uçağın ise Irak’ta bulunduğu bilgisini paylaştı.

    Taşıyıcıların, kısıtlı hava sahalarından geçecek uçakların rotalarını kaçınma yapacak şekilde planladığına dikkat çeken Uraloğlu, bölgede devam eden riskler nedeniyle Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerinin 6 Mart’a kadar iptal edildiğini bildirdi.

    Ayrıca Pegasus Hava Yolları’nın aldığı karar doğrultusunda 12 Mart’a kadar İran’a uçuş gerçekleştirmeyeceğini belirten Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşların da 3 Mart’a kadar iptal edildiğini ifade etti.

    Kararların günlük değerlendirmeler ışığında alındığını vurgulayan Uraloğlu, mevcut koşullarda iyileşme olmaması halinde iptallerin günlük olarak sürdürülebileceğini kaydetti. Bugün Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirlerine ile Umman’a seferlerin icra edilebileceğini de sözlerine ekledi.

    Uraloğlu, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve yolcu güvenliğinin öncelikli olduğunu belirtti.

    The post Bakan Uraloğlu’ndan Bölge Uçuşları Açıklaması: İran, Irak ve Suriye Seferleri 6 Mart’a Kadar İptal first appeared on Kanal 3 Tv.

  • ABD’nin 3 Savaş Uçağı Kuveyt’te Dost Ateşiyle Düşürüldü: 6 Pilot Kurtuldu

    Olay Detayları ve CENTCOM Açıklaması

    ABD ordusu, Kuveyt’te meydana gelen dost ateşi olayında 3 savaş uçağının düştüğünü resmi olarak doğruladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından (CENTCOM) yapılan açıklamada, ABD Hava Kuvvetlerine ait üç F-15E Strike Eagle savaş uçağının dost ateşi sonucu düştüğü kaydedildi.

    Kuveyt Hava Savunma Sistemlerinin Rolü

    Açıklamada dikkat çeken detaylardan biri, ABD savaş uçaklarının Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından yanlışlıkla vurulduğunun belirtilmesi oldu. Bu durum, müttefik kuvvetler arasında yaşanan koordinasyon eksikliğine işaret ediyor.

    Mürettebatın Durumu

    Olayda en sevindirici gelişme, düşen üç uçakta bulunan toplam 6 mürettebatın tamamının kurtulması oldu. CENTCOM yetkilileri, tüm pilotların ve mürettebat üyelerinin sağ salim kurtarıldığını ve durumlarının iyi olduğunu bildirdi.

    Sonuç ve Değerlendirme

    Bu olay, modern savaş teknolojilerinde bile dost ateşi riskinin devam ettiğini ve müttefik kuvvetler arasındaki koordinasyonun hayati önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Kuveyt yetkilileri arasında olayın nedenlerine ilişkin soruşturmanın başlatıldığı ve benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınacağı belirtiliyor.

    Olayın sebebinin araştırıldığı aktarıldı.

    Sabah saatlerinde Kuveyt’te F-15 olduğu tahmin edilen ABD savaş uçaklarının düşmesine yönelik görüntüler sosyal medyada sıkça paylaşılmıştı.

    Kuveyt Ordusu da ABD’ye ait birkaç savaş uçağının sabah saatlerinde düştüğünü ve tüm mürettebatın kurtulduğunu açıklamıştı.

    The post ABD’nin 3 Savaş Uçağı Kuveyt’te Dost Ateşiyle Düşürüldü: 6 Pilot Kurtuldu first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Hürmüz Boğazı’nda petrol sevkiyatı sert düştü, yüzlerce tanker Boğaz’ın iki yakasında birikti

    Basra Körfezi’nin ağzındaki Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor.

    Dünyadaki günlük petrol tüketiminin yüzde 20’sinin (yaklaşık 20 milyon varil) geçtiği bu stratejik geçitten, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran’ın önemli miktarda petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Buradaki sevkiyatın önemli bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine gidiyor.

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hafta sonunda başlattığı saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Sigorta şirketlerinin yüksek risk nedeniyle maliyetleri artırmasıyla, gemi operatörleri Boğaz’dan geçişleri askıya aldı.

    Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler’in analizine göre, 27 Şubat’ta Hürmüz Boğazı’ndan 21 milyon varil ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan 15 tanker geçti. Geçişler 28 Şubat’ta 18 gemiyle 21,6 milyon varile yükseldi.

    Ancak bölgede gerilimin artmasıyla 1 Mart’ta Hürmüz Boğazı’ndan sadece 3 tanker geçiş yaptı. Bu tankerlerde 2,8 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Tankerlerden birinde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol bulunuyordu.

    Hürmüz Boğazı’ndan bu yıl itibarıyla taşınan ham petrol ve petrol ürünleri günlük ortalamada ise 19,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Böylece, Boğaz’dan petrol ihracatı 1 Mart’ta günlük ortalamaya göre yüzde 86 ile keskin şekilde düşüş gösterdi.

    Bu düşüş, risklerin artmasından önce yüklerin boşaltılması için ilk etapta bir itici güç oluştuğunu ve ardından koşulların kötüleşmesiyle geçişlerin durma noktasına geldiğini gösteriyor.

    Bugün itibarıyla ise İranlı olmayan 706 tanker, Hürmüz Boğazı’nın iki yakasına yığılmış durumda. Toplam 334 ham petrol tankeri, 109 kirli petrol ürünü ve 263 temiz petrol ürünü taşıyan tankerler Orta Doğu Körfezi (Boğaz’ın batısı), Umman Körfezi (Boğaz’ın doğusu) ve Arap Denizi’nde farklı noktalarda beklemede.

    Körfez içinde tankerlere petrol yüklemesi devam etse dahi, Boğaz’dan doğu yönündeki çıkışların azalması ve yükün Boğaz’dan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışlarda gecikme ve nakliye maliyetlerinde artış bekleniyor.

    Körfez içinde yükleme devam etse bile, doğu yönündeki çıkışların azalması, yüklerin ve tonajın darboğazdan geçmek için daha uzun süre beklemesi nedeniyle, varışların gecikmesine ve nakliye maliyetlerinin artmasına neden olabilir.

    Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hafta sonu başlayan ortak saldırısının ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusunun Hürmüz Boğazı’nı kullanacak gemilere “Hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor.” mesajları ilettiği iddiaları gündeme geldi.

    Bu mesajların Basra Körfezi’nde faaliyet gösteren gemilerin uluslararası çağrı kanalı VHF Kanal 16 üzerinden yapılan yayınlarda gemi mürettebatına iletildiğine ilişkin iddialara rağmen, resmi makamlarca Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığına ilişkin açıklama yapılmadı. İran medyası ise Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapandığını iddia etmişti.

    Bazı konteyner gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan kaçınmak için U dönüşü yaptığı görülürken, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle dünyanın önde gelen konteyner taşımacılık şirketleri Boğaz’dan geçişleri askıya almıştı.

    İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), dün yaptığı açıklamada, hafta sonu Umman Körfezi, Musandam yakınları ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyı sularında birden fazla ticari gemiye yapılan saldırıların teyit edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz güvenliği durumunun en üst düzey risk seviyesi olan “kritik” seviyeye çıktığını duyurmuştu.

    The post Hürmüz Boğazı’nda petrol sevkiyatı sert düştü, yüzlerce tanker Boğaz’ın iki yakasında birikti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Suudi Arabistan’da Ras Tanura’daki Suudi Aramco tesislerine İHA saldırı girişimi: Yangın çıktı

    Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, basına yaptığı açıkalamada, İHA’ların engellenmesi sırasında düşen parçaların sivil yerleşim alanlarına yakın bölgelerde hasara yol açtığını belirtti.

    Sözcü, müdahale sırasında herhangi bir sivilin yaralanmadığını vurguladı.

    İHA’ların hangi taraf veya ülke tarafından gönderildiğine dair bilgi paylaşmayan Maliki, düşen parçaların neden olduğu küçük çaplı yangının rafineride çıktığını ve yangının kontrol altına alındığını bildirdi.

    Yerel kaynaklar, Ras Tanura Limanı’ndaki Suudi Aramco tesislerinde sabah saatlerinde gerçekleşen İHA saldırısının ardından yangın çıktığını, bölgeden yoğun dumanların yükseldiğini ve tesisten geçici olarak önlem amaçlı tahliye uygulandığını belirtmişti.

    The post Suudi Arabistan’da Ras Tanura’daki Suudi Aramco tesislerine İHA saldırı girişimi: Yangın çıktı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Savaşın seyri değişiyor: Sahaya indi ve resmen duyurdu!

    Savaşın seyri değişiyor: Sahaya indi ve resmen duyurdu!

    Hayfa’daki füze savunma sistemi İHA’larla vuruldu

    Hizbullah tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail ordusuna ait kritik öneme sahip Mişmar el-Karmel füze savunma tesisinin “nitelikli füzeler” ve kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bildirildi. Saldırıyı Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine karşı bir “intikam” ve “meşru savunma” olarak niteleyen örgüt, İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi çağrısında bulundu.

    İsrail’den kanlı yanıt: Lübnan’da 35 can kaybı

    Hizbullah’ın hamlesine İsrail ordusunun cevabı gecikmedi. Lübnan’ın çeşitli bölgelerine düzenlenen yoğun hava saldırılarında ilk belirlemelere göre 35 kişi hayatını kaybetti. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, saldırıların ardından yaptığı sert açıklamada, Hizbullah lideri Naim Kasım’ı açık hedef ilan etti. Katz, “Kimin yolu Hamaney ile kesişirse sonu cehennemin derinlikleri olacaktır” diyerek operasyonların şiddetleneceği sinyalini verdi.

    İran’daki bilanço korkutucu boyutta

    Savaşın merkezi olan İran’da ise yıkım her geçen saat artıyor. 28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail bombardımanları sonrası İran Kızılayı güncel verileri paylaştı. Ülke genelinde hayatını kaybedenlerin sayısı 555’e yükselirken, yaralı sayısı 747 olarak açıklandı. İran’ın da bölgedeki ABD üslerine yönelik füze saldırılarını sürdürdüğü ve çatışmaların Katar ile Bahreyn hattına yayıldığı belirtiliyor.

    Husiler de cepheye dahil oluyor

    Hizbullah’ın ardından Yemen’deki Husilerin de yayınladıkları video ile savaşa dahil olduklarını duyurması, 2026 Mart ayını modern tarihin en büyük çatışma dönemlerinden biri haline getirdi. Ortadoğu’daki bu “topyekün savaş” hali, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası güvenliği tehdit etmeye devam ediyor.

  • Netanyahu öldü mü? Dünya bu iddiayı konuşuyor!

    Netanyahu öldü mü? Dünya bu iddiayı konuşuyor!

    Hayber Füzeleriyle 10. Dalga: İsrail Başbakanlık Ofisi ve Hava Kuvvetleri Karargahı Hedefte

    Sabah saatlerinde gerçekleştirilen saldırı, bölgedeki dengeleri değiştirecek nitelikte. İran Devrim Muhafızları, İsrail hükümet yerleşkesini doğrudan hedef alan “hedeflü ve sürpriz” bir saldırı düzenlediklerini belirtti. Hayber füzelerinin kullanıldığı operasyonun, İsrail’in askeri komuta kademesini ve Başbakanlık Ofisi’ni tam isabetle vurduğu iddia ediliyor. İran tarafı, operasyonun başarıyla tamamlandığını vurgularken, saldırının detaylarına ilişkin kapsamlı bilgilerin ilerleyen saatlerde paylaşılacağını duyurdu.

    Netanyahu Almanya’da Mı: Soru İşaretleri Büyüyor

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun nerede olduğu ve sağlık durumu hakkındaki belirsizlik, dünya basınında geniş yankı uyandırdı. İran makamları “Siyonist rejimin başbakanının akıbeti belirsizliğini koruyor” şeklinde bir açıklama yaparken, bölgedeki bazı kaynaklar ve sosyal medya platformlarında Netanyahu’nun saldırı anında Almanya’da bulunduğuna dair iddialar dolaşmaya başladı. İsrail cephesinden henüz resmi bir doğrulama ya da yalanlama gelmemesi, spekülasyonları daha da artırıyor.

    555 Can Kaybı: İran’da Acı Bilanço Açıklandı

    İran ile İsrail-ABD arasındaki çatışmaların bilançosu her geçen saat ağırlaşıyor. İran Kızılayı tarafından yapılan son açıklamaya göre, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik bombardımanlarında 555 sivil hayatını kaybetti, 747 kişi ise yaralandı. Ülke genelinde sivil hedeflerin de vurulduğu belirtilen saldırıların, İran’ın karşı saldırılarıyla karşılıklı bir tırmanışa dönüştüğü gözlemleniyor.

    Bölgede Ateş Çemberi Genişliyor

    Çatışmalar sadece İran ve İsrail topraklarıyla sınırlı kalmıyor. İran, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkelerindeki stratejik noktaları da hedef aldığını duyurdu. Hamaney’in hayatını kaybetmesiyle tırmanan kriz, 28 Şubat’ta başlayan askeri operasyonlarla geniş çaplı bir bölgesel savaşa evrildi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kocası dünyayı kan gölüne döndürdü, karısı Miami’de günaydın dedi!

    Kocası dünyayı kan gölüne döndürdü, karısı Miami’de günaydın dedi!

    Halk sığınakta, First Lady balkon sefasında

    Gazze’de yaşanan insani dramın ardından İran ile girilen sıcak savaşın ortasında kalan İsrail’de sivil halk sığınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Tam da bu süreçte Sarah Netanyahu’nun, Amerika Birleşik Devletleri’nin tatil cenneti Miami’de lüks bir otelin balkonunda, sabahın erken saatlerinde çekilmiş fotoğrafı servis edildi. Yeni uyanmış haliyle objektiflere yansıyan Netanyahu, savaşın göbeğindeki ülkesinden binlerce kilometre uzakta görüntülendi.

    “Savaşın bedelini başkaları ödüyor” tepkisi

    Kısa sürede viral olan fotoğrafın altına binlerce tepki yorumu yağdı. Sosyal medya kullanıcıları, “Bu görüntü savaşın kimler için ne anlam ifade ettiğini özetliyor” ve “Savaş kararı alıp bedelini halka ödetmek ne kadar kolay” diyerek duruma isyan etti. Netanyahu ailesinin, ülkeleri yangın yeriyken sergilediği bu rahat tavır, sadece muhalif kesimlerin değil, İsrail kamuoyunun da sert eleştirilerine neden oldu.

    Bölge cehenneme dönerken Miami sessizliği

    İsrail ordusunun Lübnan ve İran cephelerinde yürüttüğü operasyonlar her geçen gün şiddetini artırırken, Başbakan eşinin yurt dışındaki bu karesi “çifte standart” yorumlarını beraberinde getirdi. Özellikle binlerce masum sivilin hayatını kaybettiği ve bölgesel bir felaketin eşiğine gelindiği 2026 Mart ayında gelen bu sızıntı, Netanyahu hükümetine yönelik baskıları daha da artıracağa benziyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Kendi halkına kör, ABD askerine yaslı: Paylaşımı İranlıları ayağa kaldırdı!

    Kendi halkına kör, ABD askerine yaslı: Paylaşımı İranlıları ayağa kaldırdı!

    150 küçük kız çocuğu okul sırasında katledildi

    ABD ve İsrail uçaklarının İran’ın güneyindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik düzenlediği hava saldırısında, yaşları henüz çok küçük olan 150 kız çocuğu hayatını kaybetti. Harabeye dönen okuldan gelen görüntüler dünyayı sarsarken, İran’ın bu saldırıya verdiği karşılıkta üç ABD askeri öldü. Bölgedeki insani dram büyürken, Rıza Pehlevi’nin önceliği kendi halkı değil, Amerikan ordusu oldu.

    “Amerikalı kahramanlara minnettarız” mesajı tepki çekti

    Rıza Pehlevi, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı taziye mesajında, öldürülen üç ABD askerini “kahraman” ilan etti. Pehlevi, “Kalbim onlar için sızlıyor. İran halkı onlara sonsuza dek minnettar kalacaktır” ifadelerini kullanırken, okul saldırısında can veren 150 İranlı kız çocuğu hakkında tek bir kelime dahi etmedi. Bu tutum, sosyal medyada “Kendi halkının katillerine minnet duyan bir lider adayı” yorumlarıyla sert şekilde eleştirildi.

    Taht hayaliyle işgal çağrısı yapıyor

    Daha önce de ABD ve İsrail’e İran’a askeri müdahale yapmaları için açıkça çağrıda bulunan Pehlevi, Hamaney’in öldürülmesini fırsat bilerek yeniden “liderlik” iddiasını ortaya attı. Hamaney’i “kana susamış bir despot” olarak nitelendiren ve tarih sahnesinden silindiğini savunan Pehlevi’nin, İran’ın başına geçme arzusu ile Batılı güçlerin yanında saf tutması, İranlı muhalifler arasında bile büyük bir güven kaybına neden oldu.>>>HABER MERKEZİ

  • Irak’ta hava saldırısı: 4 ölü

    Irak’ta hava saldırısı: 4 ölü

    Irak’ta kaynağı henüz netleşmeyen bir hava aracı ile saldırı düzenlendi. Yerel güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, Diyala’nın kuzeydoğusundaki Mikdadiye ilçesi kırsalında, tarım arazilerinin içinde bulunan ve karargah olarak kullanılan bir bina doğrudan hedef alındı. Saldırı sonucu ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı. Hayatını kaybedenlerin naaşları adli tıp kurumuna nakledilirken, yaralılar en yakın hastaneye sevk edildi. Saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği henüz netlik kazanmazken, bölgedeki güvenlik birimleri olay yerinde inceleme başlattı. Dün başkent Bağdat’ın güneyindeki Babil vilayetine bağlı Cerf el-Nasr bölgesinde Haşdi Şabi güçlerine ait karargahlara 2 kez saldırı düzenlenmişti.

  • Tahran’dan dünyayı sarsan ilan: Misilleme saldırısı resmen başladı

    Tahran’dan dünyayı sarsan ilan: Misilleme saldırısı resmen başladı

    Gökten füze ve İHA yağıyor: ilk dalga harekete geçti

    İran cephesinden yapılan açıklamada, İsrail’e yönelik saldırıların ilk dalgasının fırlatıldığı belirtildi. Hem balistik füzelerin hem de sürü İHA’ların kullanıldığı bu operasyon, bölgedeki askeri dengeleri sarsacak boyutta. Tahran semalarında hava savunma sistemleri aralıksız çalışırken, şehrin batı ve merkez bölgelerinden yükselen patlama sesleri savaşın şiddetini gözler önüne seriyor.

    İçişleri Bakanlığı’ndan olağanüstü hal hamlesi

    Saldırıların ardından İran İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde kamu düzenini sağlamak için tüm imkanlarını seferber ettiğini açıkladı. Ulusal Kriz Yönetim Merkezi kurulurken, valiliklere acil durum talimatları gönderildi. Vatandaşlara soğukkanlı olmaları ve seyahat planlarını mevcut savaş şartlarına göre düzenlemeleri çağrısı yapıldı. Bakanlık, “Düşman uluslararası hukuku hiçe saymıştır, cevabımız misliyle olacaktır” mesajını verdi.

    Resmi kaynaklar dışında bilgiye itibar edilmemeli

    İran yönetimi, dezenformasyonun önüne geçmek adına vatandaşlarını sadece devlet televizyonu ve resmi kanalları takip etmeleri konusunda uyardı. Şehirlerarası yollarda ve stratejik noktalarda güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, tüm kamu kapasitesinin halkın acil ihtiyaçları için devreye alındığı kaydedildi. Bölgedeki kaosun nereye evrileceği, füzelerin İsrail’deki etki alanına göre şekillenecek.>>>İHA

  • Katar hava sahasında füze hareketliliği: İran füzesi savunma sistemiyle havada imha edildi

    Katar hava sahasında füze hareketliliği: İran füzesi savunma sistemiyle havada imha edildi

    Katar semalarında sıcak takip

    İran’ın İsrail’e yönelik başlattığı geniş kapsamlı füze ve İHA saldırısı sırasında, füzelerden birinin rotasından saparak veya stratejik bir hamleyle Katar hava sahasını ihlal ettiği belirtildi. Katar ordusuna bağlı hava savunma bataryalarının tehdidi anında tespit ederek yüksek irtifada imha ettiği bildirildi. Patlama seslerinin bölgede kısa süreli paniğe neden olduğu öğrenildi.

    Körfez ülkeleri teyakkuza geçti

    Katar’dan gelen bu açıklama, çatışmanın sadece hedef ülkelerle sınırlı kalmayıp tüm Körfez bölgesini tehdit ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Doha yönetimi, hava sahasının güvenliğini korumak adına tüm önlemlerin en üst seviyeye çıkarıldığını vurgularken, bölgedeki diğer ülkelerin de benzer hava hareketliliklerine karşı alarm durumuna geçtiği ifade edildi.

    Saldırının seyri değişiyor mu

    İran füzelerinin Katar gibi stratejik noktalarda engellenmesi, saldırının menzili ve kullanılan mühimmatın niteliği hakkında yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Askeri uzmanlar, füzelerin düşürüldüğü noktaların ABD üslerine yakınlığına dikkat çekerek, gerilimin küresel bir boyuta evrilmesinden endişe ediyor.>>>İHA