Kategori: Dünya

  • İran’da taşlar yerinden oynuyor: Yeni lider için kritik duyuru kapıda!

    İran’da taşlar yerinden oynuyor: Yeni lider için kritik duyuru kapıda!

    Kritik isim kamuoyuna duyurulacak

    İran devlet televizyonu ve resmi haber ajansları, ülkenin yeni dini liderinin tanıtımı için hazırlıkların sürdüğünü bildirdi. Mevcut liderin ardından görevi devralacak ismin, ülkenin iç ve dış politikasında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.

    Güvenlik önlemleri ve stratejik bekleyiş

    Tanıtım öncesinde başkent Tahran ve stratejik noktalarda güvenlik önlemlerinin artırıldığı gözlemlenirken, dini otoritenin en güçlü adaylar üzerindeki son değerlendirmelerini tamamladığı ifade ediliyor. Bu devir teslim süreci, sadece İran için değil, tüm Orta Doğu denklemi için kritik bir dönemeç anlamı taşıyor.>>>ŞAHAN KARTAL 

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen “Esnaf ve Sanatkarlarla İftar Programı”na katıldı.

    Burada yaptığı konuşmaya, davetlileri selamlayarak başlayan Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’in bu anlamlı iftar sofrasında, sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Bizleri bir araya getiren Bakanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum. Artık 15’i bulduk, devirdaim sonuna doğru gidiyoruz. Üftade Hazretleri’nin tarifiyle ‘Müminleri yad eyleyen, kaygıdan azat eyleyen 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’inizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    Bu mübarek günlerin millet, alem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Sizlerin şahsında, 81 ilimizdeki 2 milyon 255 bin esnaf ve sanatkarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Alın teriyle, emeğiyle, o samimi ve özverili gayretleriyle ülkemize büyük bir değer katan tüm ticaret erbabımıza hem şahsım hem de milletim adına şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

    Esnaf ve sanatkarları, medeniyetin mayasını ahlakla, erdemle, iyilikle, dürüstlükle yoğuran, köklü ahilik geleneğinin bugünkü temsilcileri olarak gördüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Bunu pek çok kez ifade ettim, esnaf ve sanatkarlarımız, odalarımız ve birliklerimiz 1000 yıl boyunca Ahilik gibi özgün bir kaynaktan beslendiler. Bir yandan ticari faaliyetlerini en güzel şekilde icra ederken, diğer yandan sosyal yapımıza eşsiz değerler armağan ettiler. Helal kazancı, diğerkamlığı, alın terini daima gözetirken ticareti, alışverişi, toplumun huzur ve selametine, neticede de Allah’ın rızasına giden bir yol olarak gördüler. ‘Alanda satanı gözet, satanda alanı gözet. Karında kalanı gözet. Mevla’dan al, Mevla’ya ver.’ diyen merhum Alvarlı Efe Hazretleri’nin hikmet dolu mısraları aslında meseleyi en veciz şekliyle tarif etmektedir.

    Tüm bu değerleri kuşanan, bu kıymetleri geçmişten alıp bugüne taşıyan, ülkesi ve milleti için aşkla çalışan tüm esnaf ve sanatkarlarımıza bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun. Emeklerinizi inşallah hayra tebdil eylesin. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum, esnaf ve sanatkarlarımızı var eden bu kadim değerlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemin içindeyiz. Sizler de görüyorsunuz, dünyamız yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş günler yaşıyor. Savaş ve sıcak çatışmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Ne yazık ki başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum bütün bu olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor.”

    “Tüm gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz”

    İran’a yönelik hava saldırılarıyla bölgesel gerilimin ürkütücü bir boyut kazandığına işaret eden Erdoğan, “Aralarında masum çocukların olduğu yüzlerce sivil hayatını kaybetti. İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ise ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı.” dedi.

    Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığının açıklanmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 20’lere varan artışlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları ifade etti:

    “Biz de akaryakıt fiyatlarında bu jeopolitik gelişmelerden kaynaklı artışların önüne geçmek amacıyla Eşel Mobil Sistemi’ni devreye aldık. Buna göre benzin, motorin ve LPG’nin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75’ine kadarı, bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Yani bu ürünlerdeki fiyat artışının 10 lira olması halinde bu tutarın sadece 2,5 lirası tabelaya yansıyacak, geri kalan 7,5 lira vergiden karşılanacak. Böylece hem akaryakıt fiyatları bahanesiyle fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş hem de petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar devlet olarak vatandaşımızın yükünü paylaşmış olacağız. Ekonomiden ticarete, güvenlikten turizme ve tarıma geniş bir alanda menfi yansımaları olan tüm bu gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Bilhassa hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz.

    Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda ise müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz. Dünkü hadisede, hassasiyetimizi çok açık ve net gösterdik. Benzer bir olayın tekerrür etmemesi için de gerekli ikazlarda bulunduk. Türkiye’nin dostluğunun, kadr-ı kıymetinin bilinmesinin önemine dikkat çektik. Ülke ve millet olarak ilk günden beri barış için verdiğimiz mücadele apaçık ortadayken, hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen, hatalı bir tavır içinde olmamalıdır. Vatandaşlarımız da şundan emin olsun, hükümetimiz tıpkı 5’inci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizin ve milletimizin her türlü tehlikeden beri tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır. 86 milyonun güvenliğini merkeze alan, hassas bir politika izliyoruz. İnşallah bu tutumumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz.”

    “Çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz”

    İran’da yaşanan gelişmeler sonrası telefon görüşmelerinin hız kesmeden sürdüğünü dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Bugün Malezya Başbakanı Sayın Enver İbrahim, Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’le görüştük. İlham kardeşime, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni hedef alan bugünkü saldırıdan üzüntü duyduğumuzu ve saldırıyı kınadığımızı ifade ettim. Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması, gerilimin büyüyerek geri dönülmez noktalara varmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz. Kimse endişe etmesin, Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;

    “Başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum olanları bir kez daha sadece izlemekle yetiniyor.

    İran’ın bölgedeki diğer ülkelere gönderdiği füzeler ve kamikaze İHA’lar ateşin çok daha büyük bir alana yayılma riskini ortaya çıkardı.

    Hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliğinin sağlanmasında en küçük bir ihmal ve tereddüt göstermiyoruz.

    Ülkemizin güvenliğine yönelik bir riskin ortaya çıkması durumunda müttefiklerimizle koordinasyon halinde bütün önlemleri titizlikle alıyoruz.

    (Eşel mobil) Fırsatçıların piyasayı bozmasını engellemiş, petrol, doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma dinene kadar vatandaşın yükünü paylaşmış olacağız.

    İlk günden beri barış için verdiğimiz mücadele apaçık ortadayken hiç kimse komşuluk ve kardeşlik hukukunu zedeleyen hatalı bir tavır içinde olmamalıdır.

    (İran’dan ateşlenen balistik mühimmat) Dünkü hadisede hassasiyetimizi çok net gösterdik. Benzer olayın tekerrür etmemesi için gerekli ikazlarda bulunduk.

    Kimse endişe etmesin, Allah’ın izniyle Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır.

    Hükümetimiz İran krizinde de tecrübeli ve liyakatli kadrolarıyla ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikeden beri tutmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır.

    Bölgemizde daha fazla kan dökülmemesi, daha fazla masumun hayattan koparılmaması gayesiyle yürüttüğümüz çok boyutlu diplomasimizi devam ettireceğiz.”

    The post Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacak first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’dan ABD’nin Kara Harekatı İddialarına Sert Yanıt: “İran Toprakları Cehennemliklerin Dans Edeceği Yer Değil”

    Ali Laricani, ABD’nin İran’a yönelik olası kara harekatı iddialarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu.

    İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bazı ABD’li yetkililerin birkaç bin askerle İran’a kara harekatı düzenlemeyi planladıklarını söylediklerini belirtti.

    ABD’ye sert mesaj

    Laricani açıklamasında, İran’ın böyle bir girişime karşı hazır olduğunu ifade ederek ABD’ye sert mesajlar verdi.

    Laricani paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bazı ABD’li yetkililer birkaç bin askerle İran’a kara harekatı düzenlemeyi planladıklarını söylüyor.”

    İranlı liderlere vurgu

    Laricani açıklamasında İran’ın dini ve siyasi liderlerine de vurgu yaptı; “Ruhullah Humeyni ve Ali Hamaney’in cesur evlatları sizi bekliyor; o kötü Amerikalı yetkilileri binlerce ölü ve esirle rezil etmek için hazırlar.”

    “İran toprakları cehennemliklerin dans edeceği bir yer değildir”

    Laricani açıklamasının sonunda İran topraklarına yönelik olası bir askeri müdahaleye karşı sert ifadeler kullandı; “İran toprakları cehennemliklerin dans edeceği bir yer değildir.”

    The post İran’dan ABD’nin Kara Harekatı İddialarına Sert Yanıt: “İran Toprakları Cehennemliklerin Dans Edeceği Yer Değil” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Washington’da İran için ‘kara harekatı’ çatlağı: Pentagon ‘girelim’, Dışişleri ‘bataklık’ diyor

    ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonları sürerken Washington yönetimi içinde savaş stratejisine dair görüş ayrılıkları yaşandığı iddia edildi.

    Middle East Eye’a konuşan üç eski ABD yetkilisi ve bölgesel bir üst düzey yetkiliye göre, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio İran savaşının yönetimi konusunda fikir ayrılığı içinde.

    Kaynaklar, iki ismin özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a kara birlikleri gönderip göndermemesi konusunda karşı karşıya geldiğini ifade etti.

    “Asker gönderme” tartışması

    Kaynaklara göre Hegseth, İsrail’in talepleri doğrultusunda İran’a asker gönderilmesi fikrine daha sıcak bakarken, Rubio uzun süreli bir savaşın ABD’yi bölgesel bir bataklığa sürükleyebileceği konusunda temkinli davranıyor.

    Bir Körfez yetkilisi, ABD’nin ayrıca İran’a özel operasyon birlikleri gönderme ve İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey isimlerini hedef alma gibi seçenekleri de değerlendirdiğini aktardı. Bu kapsamda İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey kadrolarına yönelik operasyon ihtimali üzerinde durulduğu öne sürüldü.

    Ayrıca CIA’in Kürt savaşçıları eğiterek ve silahlandırarak İran içindeki operasyonlarda kullanmaya başladığına dair haberler de gündeme geldi.

    Hegseth: Ne yapacağımızı düşmana söylemeyiz

    Savunma Bakanı Hegseth, gazetecilerin ABD askerlerinin kara operasyonlarına katılıp katılmayacağı yönündeki sorularına sert yanıt verdi.

    “Hayır, ancak ne yapıp ne yapmayacağımızı tartışma aşamasına girmeyeceğiz” diyen Hegseth, şu ifadeleri kullandı:

    “Bir hedef doğrultusunda hangi adımları atacağımızı neden düşmana ya da herhangi birine söyleyelim?”

    Hegseth’in savaş süreci boyunca basın toplantılarında daha agresif bir tutum sergilediği ve askeri planlara ilişkin detay vermekten kaçındığı belirtiliyor.

    Rubio’nun çekinceleri

    Kaynaklara göre Rubio, ABD askerlerinin sahaya inmesinin iç siyasette ve kamuoyunda ciddi tepki yaratabileceği görüşünde.

    Eski bir üst düzey askeri yetkili, Rubio’nun özellikle kara birlikleri konusunda daha ihtiyatlı olduğunu ve Hegseth’in kamuoyu önündeki sert söyleminden rahatsızlık duyduğunu ifade etti.

    Middle East Eye’a konuşan kaynaklar, yönetim içinde İran savaşının dini bir misyon gibi sunulmasına yönelik bazı söylemlerden de rahatsızlık duyulduğunu belirtti.

    Bazı askeri personelin komutanların savaşı “Tanrı planının bir parçası” olarak tanımlamasından şikayet ettiği iddia edildi. Hegseth’in muhafazakar Hristiyan kimliği ve göğsündeki haç dövmesi de tartışmaların odağında yer alıyor.

    Trump’ın tutumu belirsiz

    ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a kara birlikleri gönderilip gönderilmeyeceği konusunda net bir pozisyon açıklamaktan kaçınıyor.

    Trump, bir gazeteye verdiği röportajda “Asker göndermeme konusunda panik yaşamıyorum. Her başkan ‘Asker göndermeyeceğiz’ der. Ben böyle söylemiyorum” ifadelerini kullandı.

    Trump ayrıca “Muhtemelen gerekli olmayacak” ya da “Gerekirse değerlendiririz” gibi ifadeler kullandığını belirtti.

    The post Washington’da İran için ‘kara harekatı’ çatlağı: Pentagon ‘girelim’, Dışişleri ‘bataklık’ diyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Erdoğan ve Aliyev Telefonda Görüştü: Nahçıvan’a Yapılan İHA Saldırısı Ele Alındı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede iki ülke lideri Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne yönelik saldırıyı ele aldı.

    Nahçıvan’a yapılan saldırı gündemdeydi

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev arasındaki telefon görüşmesinde Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne yönelik gerçekleştirilen saldırının değerlendirildiği bildirildi. Görüşmede bölgedeki son gelişmeler ve saldırının detayları da ele alındı.

    Erdoğan’dan Azerbaycan’a geçmiş olsun mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarıyla yapılan saldırıyı kınadı. Erdoğan ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e ve kardeş Azerbaycan halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

    The post Erdoğan ve Aliyev Telefonda Görüştü: Nahçıvan’a Yapılan İHA Saldırısı Ele Alındı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Aliyev: Silahlı Kuvvetlerimiz En Yüksek Seferberlik Seviyesine Alınmıştır

    Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Nahçıvan’da havalimanı binasına ve bir okulun arazisine İran’a ait insansız hava araçlarının düşmesini kınadı.

    Nahçıvan’da İHA krizi

    Bakanlığın yaptığı açıklamada, İran’dan gelen insansız hava araçlarından birinin Nahçıvan Havalimanı binasına, diğerinin ise Şekerabad köyündeki bir okulun yakınına düştüğü bildirildi.

    Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti topraklarından gerçekleştirilen ve havaalanı binasına zarar veren, iki sivili de yaralayan bu İHA saldırılarının kararlılıkla kınandığı ifade edildi.

    Bakanlık, Azerbaycan topraklarına yönelik bu saldırının uluslararası hukukun kural ve ilkelerine aykırı olduğunu ve bölgedeki gerilimi artırdığını belirtti.

    İran’dan açıklama ve protesto notası

    Açıklamada İran’dan konunun en kısa sürede açıklığa kavuşturulmasının beklendiği belirtilerek gerekçelerin sunulması ve benzer olayların tekrarını önlemek için acil önlemler alınması talep edildi.

    Azerbaycan’ın uygun misilleme önlemleri alma hakkını saklı tuttuğu vurgulanan açıklamada, İran’ın Azerbaycan Büyükelçisi Mojtaba Demirçilu’nun Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı bildirildi.

    İran tarafına kararlı bir protesto iletileceği ve ayrıca resmi protesto notası gönderileceği de açıklandı.

    İran iddiaları reddetti

    İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise daha önce Azerbaycan tarafından dile getirilen, iki İran insansız hava aracının Nahçıvan’daki bazı noktalara isabet ettiği iddiasını reddetti.

    Tasnim News Agency’ye konuşan Garibabadi, İran İslam Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ni hedef almadığını belirterek komşu ülkelere yönelik bir saldırı gerçekleştirmediklerini ifade etti.

    Aliyev güvenlik konseyini topladı

    Öte yandan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yaşanan gelişmelerin ardından güvenlik konseyini topladı. Azeri basınında yer alan haberlere göre Aliyev, saldırının sivil tesisleri hedef aldığını söyledi.

    Aliyev açıklamasında Azerbaycan devletinin bu terör eylemini şiddetle kınadığını belirterek saldırıyı gerçekleştirenlerin derhal hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

    İranlı yetkililerin Azerbaycan tarafına açıklama yapması gerektiğini ifade eden Aliyev, özür dilenmesi ve sorumluların cezai sorumluluğa tabi tutulması gerektiğini dile getirdi.

    Aliyev ayrıca silahlı kuvvetlerin en yüksek seferberlik seviyesine alındığını belirterek ülkenin güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını söyledi.

    Azerbaycan, Nahçıvan, İran, İHA saldırısı, İlhamAliyev, GüvenlikKrizi, KafkasyaGerilimi, UluslararasıHukuk, DiplomatikKriz

    The post Aliyev: Silahlı Kuvvetlerimiz En Yüksek Seferberlik Seviyesine Alınmıştır first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’dan Türkiye’ye Füze İddialarına Yanıt: Türkiye Topraklarına Füze Atılmadı

    ran Silahlı Kuvvetleri, devlet medyası aracılığıyla yaptığı açıklamada Türkiye’nin egemenliğine saygı duyduklarını ve Türk topraklarına herhangi bir füze fırlatılmadığını bildirdi.

    Tahran yönetimi, bölgede yaşanan askeri hareketliliğin Türkiye’yi hedef almadığını vurguladı.

    MSB füzenin imha edildiğini duyurdu

    Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan fırlatılan ve Türk hava sahasına yönelen bir balistik mühimmatın etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada söz konusu füzenin Suriye ve Irak üzerinden geçtikten sonra Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma sistemleri tarafından zamanında angaje edilerek imha edildiği belirtildi.

    Açıklamada, İran’dan ateşlenerek Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmata Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angajman sağlandığı ifade edildi.

    Hatay’a düşen parçalar hava savunma füzesine ait

    Tehdidin havada imha edilmesinin ardından Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçalara ilişkin de bilgi paylaşıldı.

    Açıklamada, Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğunun tespit edildiği belirtildi.

    Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.

    Tehdit nereden gelirse gelsin karşılık verilecek

    Açıklamada Türkiye’nin bölgesel istikrar ve huzurdan yana olduğu vurgulanırken ülkenin ve vatandaşların güvenliğini sağlama konusundaki irade ve kapasitenin en üst seviyede bulunduğunun altı çizildi.

    Yetkililer, kimden ve nereden gelirse gelsin Türkiye’nin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedir olduğunu belirterek hava sahasının savunulmasına yönelik her türlü adımın kararlılıkla atılacağını ifade etti.

    Ayrıca Türkiye’ye yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkının saklı olduğu da hatırlatıldı.

    Bölgesel çatışma uyarısı

    Açıklamada tüm taraflara çatışmaların yayılmasına neden olacak adımlardan kaçınma çağrısı yapılırken bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerle istişarelerin sürdürüleceği kaydedildi.

    The post İran’dan Türkiye’ye Füze İddialarına Yanıt: Türkiye Topraklarına Füze Atılmadı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Dünyanın en büyük altın stokçularından Joy Alukkas’tan altın tahmini: 2-3 yıl boyunca düşüş beklemiyorum

    Jeopolitik gerilimler altını destekliyor

    Dünyanın en büyük aile şirketlerinden biri olan mücevher zinciri Joyalukkas Group’un sahibi Joy Alukkas, artan jeopolitik risklerin altın fiyatlarını desteklemeye devam edeceğini belirtti.

    Dubai’de Bloomberg’e konuşan Alukkas, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve buna karşılık düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının küresel belirsizliği artırdığını söyledi.

    Alukkas, dünyada gerilim arttığında yatırımcıların doğal olarak güvenli liman olarak altına yöneldiğini ve bu durumun fiyatları kısa süreli de olsa yukarı taşıdığını ifade etti.

    “2-3 yıl içinde düşüş beklemiyorum”

    69 yaşındaki iş insanı, küresel ekonomide önemli bir iyileşme görülmediği sürece altın fiyatlarında ciddi bir düşüş beklemediğini söyledi.

    Özellikle ABD ekonomisinin gidişatı ve küresel jeopolitik gelişmelerin altın piyasası açısından belirleyici olacağını vurgulayan Alukkas, önümüzdeki 2-3 yıl içinde büyük tabloda gerçek bir iyileşme olmazsa ciddi bir düzeltme görmediğini belirtti. Zaman zaman düşüşlerin yaşanabileceğini ancak genel yönün hala yukarı olduğunu ifade etti.

    Altın son bir yılda yüzde 75’ten fazla yükseldi

    Son dönemde altın fiyatları güçlü bir yükseliş sergiledi. Küresel belirsizliklerin etkisiyle ons altın son bir yılda yüzde 75’ten fazla değer kazanarak 5 bin doların üzerine çıktı ve ocak ayında tarihi zirveye ulaştı.

    Joyalukkas Group’un Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, ABD ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren yaklaşık 200 mağazasında toplam 16 bin kilogram civarında altın stoğu bulunuyor.

    Alukkas, fiyatların yükselmesiyle birlikte yıllar içinde biriktirilen bu stokların değerinin de önemli ölçüde arttığını söyledi.

    Artan fiyatlar maliyetleri de yükseltiyor

    Altın fiyatlarındaki yükseliş şirketin stok değerini artırsa da yeni ürün alımlarında maliyetlerin yükseldiğini belirten Alukkas, bunun işletme sermayesi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

    Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre yaklaşık 5,8 milyar dolarlık servete sahip olan iş insanı, işletme sermayesinin giderek arttığını ve her yeni stok yenilemesinin daha pahalıya mal olduğunu söyledi.

    Altın fiyatlarında belirleyici faktörler

    Alukkas’a göre Orta Doğu’daki son gelişmeler gibi bölgesel krizler tek başına altın fiyatlarını kalıcı olarak yeni seviyelere taşımaya yetmiyor.

    Altının kalıcı bir yükseliş yaşayabilmesi için ABD faiz oranları, doların değeri, enflasyon ve küresel yatırımcı güveni gibi daha büyük ekonomik faktörlerin belirleyici olduğunu ifade etti.

    Yatırım amaçlı altın ve gümüş talebi artıyor

    Alukkas, son dönemde yatırım amaçlı altın külçeleri ve altın sikkelere olan talebin arttığını söyledi.

    Ayrıca yatırımcıların gümüşe de yöneldiğini belirten Alukkas, özellikle 10 ve 50 gramlık gümüş külçelere talebin arttığını ifade etti. Geçmişte şirketin daha çok dekoratif gümüş takılar sattığını belirten iş insanı, yatırım eğiliminin son yıllarda değiştiğini dile getirdi.

    Artan fiyatlar tüketici tercihlerini değiştiriyor

    Altın fiyatlarının hızlı yükselişi tüketicilerin alım gücünü de etkiliyor.

    Alukkas’a göre müşteriler düğünler, festivaller veya özel günler için altın takı almaya devam etse de son dönemde daha hafif ve uygun fiyatlı ürünlere yönelim artmış durumda.

    Şirketin en büyük pazarı Hindistan olurken onu Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD takip ediyor.

    Küçük bir dükkandan küresel dev haline geldi

    Joyalukkas Group’un temelleri yaklaşık 70 yıl önce Joy Alukkas’ın babası Alukka Joseph Varghese tarafından Hindistan’ın Kerala eyaletinde açılan küçük bir kuyumcu dükkanıyla atıldı.

    Joy Alukkas 16 yaşında aile işine katıldı ve 1980’lerin sonunda şirketin uluslararası büyümesini başlattı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde açılan ilk mağazanın ardından şirket bugün 12 ülkede toplam 178 mağazaya ulaştı.

    ABD, Kanada ve Yeni Zelanda hedefte

    Şirket yaklaşık 10 yıl önce ABD pazarına girdi ve özellikle Hint kökenli nüfusun yoğun olduğu şehirlerde büyümeyi hedefliyor.

    Halihazırda ABD’de 7 mağazası bulunan Joyalukkas Group, gelecek yılın sonuna kadar bu sayıyı 11’e çıkarmayı planlıyor. Şirket ayrıca Kanada ve Yeni Zelanda’da da yeni mağazalar açmayı hedefliyor.

    “Uzun vadede altının yönü tek”

    Uluslararası operasyonları Joy Alukkas’ın oğlu John Paul Alukkas yönetirken şirketin Hindistan operasyonlarında damatları görev alıyor.

    Altın piyasasındaki dalgalanmalara rağmen uzun vadeli beklentisinin değişmediğini belirten Alukkas, uzun vadede altının tek yönlü bir hareket sergileyeceğine inandıklarını ve bu nedenle fiyat riskine karşı hedge yapma yoluna gitmediklerini söyledi.

    The post Dünyanın en büyük altın stokçularından Joy Alukkas’tan altın tahmini: 2-3 yıl boyunca düşüş beklemiyorum first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Trump: Kürtler ya bizimle olacak ya İran’la

    ABD’nin İran’daki muhalif arayışı

    ABD yönetiminin İran’daki rejime karşı iç muhalefeti harekete geçirebilecek potansiyel müttefikler aradığı iddia edildi. Konuya yakın kaynaklar, Donald Trump’ın bu hafta İran’daki Kürt azınlığın temsilcileri ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki bazı siyasi liderlerle temas kurduğunu belirtti.

    Washington Post’un haberine göre görüşmelerde Trump’ın, İran rejimine karşı bir hareket başlatılması durumunda Kürt gruplara geniş kapsamlı ABD hava desteği ve çeşitli askeri yardımlar teklif ettiği ileri sürüldü.

    “Kürtler tarafını seçmeli” mesajı

    Irak Kürdistan Bölgesi’ni yöneten iki büyük partiden biri olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin üst düzey bir yetkilisi, Washington yönetiminin Iraklı Kürtlerden İranlı Kürt grupların hareketine engel olmamalarını istediğini söyledi.

    Yetkiliye göre ABD’nin talebi, İranlı Kürt grupların Irak’tan harekete geçmesine izin verilmesi ve bu gruplara lojistik destek sağlanması yönünde oldu.

    Aynı yetkili, Trump’ın Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani ile yaptığı görüşmede Kürtlere açık bir mesaj verdiğini belirtti. Trump’ın, Kürtlerin bu savaşta bir taraf seçmesi gerektiğini ifade ederek ya Amerika ve İsrail ile ya da İran ile birlikte olacaklarını söylediği aktarıldı.

    Kürt partileri temkinli yaklaşıyor

    Irak Kürdistanı’ndaki diğer büyük siyasi yapı olan Kürdistan Demokrat Partisi’nin üst düzey bir yetkilisi de Trump’ın parti lideri Mesud Barzani ile görüştüğünü doğruladı.

    Washington Post’a konuşan bir yetkili, İran’a yönelik olası bir Kürt hamlesinin sadece silahlı güç kapasitesiyle ilgili olmadığını belirterek asıl meselenin İran içindeki destek düzeyi olduğunu ifade etti.

    İranlı Kürt muhalefetiyle doğrudan temas

    Trump’ın ayrıca İran’daki en eski Kürt muhalif hareketlerinden biri olan İran Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mustafa Hijri ile de görüştüğü bildirildi.

    İran Kürdistan Demokrat Partisi, geçen hafta Irak Kürdistanı’nda altı İranlı Kürt muhalif grubun oluşturduğu yeni bir koalisyonun parçası olarak duyurulmuştu.

    Parti tarafından yapılan açıklamada İran ordusunda görev yapan askerler ve güvenlik güçlerine rejimin silahlı ve baskıcı güçlerine destek vermemeleri ve üslerini terk etmeleri çağrısı yapıldı.

    Irak Kürtleri riskli bir denklemin içinde

    Uzmanlara göre Iraklı Kürtler için mevcut süreç oldukça hassas bir denge anlamına geliyor. Irak Kürdistanı yönetimi uzun süredir İranlı Kürt gruplara sığınma imkanı tanırken bu grupların İran’a karşı operasyon planlamamasını şart koşuyordu.

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerinin başarısız olması durumunda Irak Kürtlerinin Tahran ile kurduğu kırılgan dengeyi kaybetme riski bulunuyor.

    Irak Kürtleri güçlü siyasi kurumları ve ekonomik yapıları sayesinde bölgede önemli bir aktör haline gelmiş olsa da Bağdat’taki merkezi hükümetle uzun süredir çeşitli sorunlar yaşıyor.

    İran’daki Kürt nüfusu ve siyasi talepler

    İran’da yaklaşık 10 milyon Kürt ülkenin batısındaki beş eyalette yaşıyor. Kürtler aynı zamanda Irak, Suriye ve Türkiye’de de önemli nüfuslara sahip.

    Bu topluluklar yıllardır siyasi temsil ve özerklik talepleriyle mücadele ediyor. Zaman zaman ABD’nin bölgesel çıkarlarıyla örtüştüğü dönemlerde Washington’dan destek gördükleri bilinse de Kürt gruplar ABD’nin geçmişte birçok kez kendilerini yalnız bıraktığını düşünüyor.

    Son dönemde ABD yönetimi, Suriye’de DEAŞ’a karşı mücadelede en önemli müttefiklerinden biri olan Kürt ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri’ne verdiği desteği azaltmış ve Şam’daki yeni yönetimle iş birliğine yönelmişti.

    İranlı Kürt gruplar arasında görüş ayrılıkları

    İranlı Kürt muhalif hareketler son dönemde bir koalisyon kurmuş olsa da geçmişte sık sık anlaşmazlık yaşadıkları biliniyor.

    Uzmanlara göre bu durum olası bir rejim değişikliği sonrasında ortak bir siyasi yapı kurulup kurulamayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

    İranlı Kürt gruplar arasında önemli ölçüde silahlı güce sahip olduğu düşünülen tek yapı ise PJAK olarak gösteriliyor. PJAK’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde Türkiye merkezli PKK ile ilişkilerinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.

    Etnik gerilim riskine dikkat çekildi

    Atlantic Council Orta Doğu Programı Direktörü Victoria Taylor, İran’daki Kürt savaşçıların sayısının sınırlı olduğunu ve Kürt olmayan bölgelerde geniş destek bulmalarının zor olabileceğini söyledi. Taylor’a göre böyle bir girişim etnik gerilimleri artırabilecek bir senaryo oluşturabilir.

    Exeter Üniversitesi Orta Doğu politikaları profesörü Gareth Stansfield ise İranlı Kürtlerin zor bir ikilemle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Stansfield, ABD desteği iddialarının bile İran Devrim Muhafızları’nın dikkatini bölgeye çekebileceğini ve Kürt bölgelerini hedef haline getirebileceğini söyledi.

    Türkiye faktörü de denkleme giriyor

    ABD’nin İranlı Kürt grupları silahlandırması ihtimali Türkiye açısından da hassasiyet yaratabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

    Türkiye ile yaklaşık kırk yıl süren çatışmaların ardından PKK geçen yıl silahsızlanma sürecine girmiş ve Ankara ile barış sürecine yönelik adımlar atılmıştı.

    İsrail’in sahadaki etkisi

    Uzmanlara göre savaşın ilk günlerinde İran içindeki Kürt ayaklanması için askeri zemini en çok hazırlayan taraf İsrail oldu.

    İsrail’in hava saldırılarının özellikle İran’ın batısındaki askeri noktalar, polis merkezleri ve Devrim Muhafızları tesislerini hedef aldığı belirtiliyor.

    Council on Foreign Relations uzmanı Henry Barkey, İsrail’in İran Kürdistanı’ndaki askeri hedefleri sistematik biçimde vurduğunu ve bunun son derece bilinçli bir strateji olduğunu ifade etti.

    Kürt yönetiminden temkinli mesaj

    Irak Kürdistanı’ndaki yetkililer, İran’a yönelik olası bir Kürt operasyonunun büyük riskler taşıdığını vurguluyor.

    Son günlerde İran ve İran destekli milislerin Irak’ın Erbil kentini hedef alan saldırılar düzenlediği ve bunun Kürtlerin İran muhalefetine destek vermesini engellemeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

    Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden bir yetkili sürecin hassasiyetini şu sözlerle özetledi: Çok hassas bir konumdayız. İranlı Kürtlerin başlatacağı bir kara harekatı başarısız olursa İran’ın Irak Kürdistanı’na nasıl karşılık vereceğini bilmiyoruz. Ancak Trump doğrudan arayıp talepte bulunduğunda bunu tamamen reddetmek de kolay değil.

    The post Trump: Kürtler ya bizimle olacak ya İran’la first appeared on Kanal 3 Tv.

  • MSB: Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri yakından takip etmekteyiz

    Milli Savunma Bakanlığınca (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

    Kadınların, toplumun her alanında üstlendikleri çok yönlü sorumlulukları ve ortaya koydukları önemli başarılarla hayata değer kattığına dikkati çeken Aktürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

    Tuğamiral Aktürk, dün İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Söz konusu tehdidin imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirlenmiş olup olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor, gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz.”

    “3 PKK’lı terörist daha teslim oldu”

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ülkenin huzur, güvenlik ve istikrarı için önemli görevler üstlendiğine dikkati çeken Aktürk, “Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekat Alanlarında ise Münbiç bölgesinde imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 761 kilometreye ulaşmıştır.” şeklinde konuştu.

    Tuğamiral Zeki Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Hudutlarımızda hafta boyunca 126 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1200 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1495 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 11 bin 760’a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Van ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 116 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan, İran ile İsrail-ABD arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır. İran sınırımız dahil olmak üzere tüm hudutlarımızda yoğun güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır.”

    Bölgesel barış ve ikili ilişkiler

    Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde, Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında, 9-11 Mart arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyarete edeceğini söyledi.

    İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmaların yakından takip edildiğini belirten Aktürk, “Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhal sonlandırılmasını temenni ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi için gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ve sorunların ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini bir kez daha vurguluyoruz.” ifadesini kullandı.

    Tuğamiral Aktürk, devam eden ve başlayacak eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de değindi.

    Aktürk, tatbikatlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    “Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde görev alan ve dönüş seyrine başlayan TCG Sancaktar ve TCG Gökova tarafından 28 Şubat-4 Mart tarihleri arasında Cibuti’ye liman ziyareti yapılmıştır. 5 Şubat-16 Mart tarihleri arasında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) görevi kapsamında faaliyet gösteren TCG Anamur mayın avlama gemimiz, 1-3 Mart tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a liman ziyareti gerçekleştirmiştir. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında; Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Oriku gemisi tarafından 4-7 Mart tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmaktadır.”

    Türkiye-İtalya Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı’nın 9-11 Mart arasında Türkiye’de yapılacağını belirten Aktürk, “Nordik-Baltık ülkelerinin Ankara Büyükelçileri ve Savunma Ataşeleri tarafından 10 Mart’ta İstanbul’da bulunan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezimize (MARSEC COE) ziyaret gerçekleştirilecektir.” şeklinde konuştu.

    Savunma sanayi sistemleri

    Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle TSK’nın imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları kapsamında, hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslim edildiğini bildirdi.

    Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerinin, ABD’de düzenlenen ve 11 farklı ülkeden 37 takımın katıldığı “RoboBoat 2026 İnsansız Otonom Deniz Araçları Yarışması”nda 4’üncülük elde ettiğini belirten Aktürk, ayrıca yarışmada ilk kez iki insansız deniz aracının birbiriyle haberleşmesini sağlayarak, “İnsansız Deniz Araçları Haberleşme Başarı Ödülü”nü kazanan öğrencileri tebrik etti.

    Aktürk, “EFES-2026 Tatbikatı” kapsamında genç yeteneklere fırsat sunmak ve savunma alanındaki yenilikçi fikirleri teşvik etmek amacıyla “Efes 2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri” konulu üniversiteler arası proje yarışması düzenleneceğini belirterek, “Üniversitelerimiz ve savunma sanayi firmalarımızın bir araya getirileceği söz konusu yarışmayla, yerli ve milli savunma teknolojilerine katkı sağlayacak projelerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Savunma bilimleri ve teknolojileri alanında geliştirilecek projeler arasından seçilecek çalışmalar, EFES-2026 Tatbikatı’nın fiili safhasında sergilenecektir. Son başvuru tarihi 24 Nisan olan yarışmaya tüm üniversite öğrencilerimizi davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.

    İran’daki son durumlara ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye olarak önceliğin bölgedeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi olduğuna dikkat çekilerek, “Bu kapsamda tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz.” açıklaması yapıldı.

    İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesel göç iddiaları

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, İran’dan Türkiye sınırlarına yönelik bir hareketlilik olup olmadığına ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuldu:

    “İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran’dan sınırlarımıza doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımları ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Hudut güvenliğimiz, sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla ‘Hudut namustur’ anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde, Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.”

    Terör örgütü PJAK’ın İran’daki faaliyetlerine ilişkin sorulara da yanıt verilen açıklamada, “Türkiye, komşu ülkelerin bölünmesinden değil, toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz.” denildi.

    Açıklamada ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğine ilişkin sorular üzerine, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisidir. Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün bize vermiş olduğu yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz.” yanıtı verildi.

    The post MSB: Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri yakından takip etmekteyiz first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’da muhalifler kara harekatına hazırlanıyor: Özerk bölge sözü ile düğmeye basıldı!

    İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Irak’tan İran’a geçecekleri iddia edilen muhalif Kürt gruplara durumu fırsat görüp harekete geçmemeleri uyarısında bulunurken flaş bir gelişme yaşandı.

    ABD merkezli haber sitesi Axios, Mossad ve CIA destekli çeşitli Kürt gruplara mensup militanların, ülkenin kuzeybatı kesiminde İran rejimine karşı kara saldırısı hazırlığında olduğunu bildirdi.

    KOALİSYON KURULDU

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, ABD merkezli haber sitesi Axios dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. İsmi gizli tutulan yetkililere dayandırılan habere göre; çeşitli Kürt gruplara mensup militanların, ülkenin kuzeybatı kesiminde İran rejimine karşı kara saldırısı hazırlığında olduğu bildirildi. Irak’ta barınan beş muhalif Kürt grubunun İran rejimine karşı savaşmak üzere bir koalisyon kurduğu aktarılan haberde, bu grupların son haftalarda yüzlerce silahlı militanı Irak sınırının İran tarafına soktuğu ifade edildi.

    ABD VE İSRAİL GİZLİ SERVİSLERİ DESTEKLİYOR

    Habere göre; ABD ve İsrail’den iki yetkili ile konuyla ilgili bilgi sahibi üçüncü bir kaynak, Kürt grupların İsrail istihbarat teşkilatı Mossad ile ABD istihbarat teşkilatı CIA tarafından desteklendiğini doğruladı. ABD’li bir yetkili, amacın İran içindeki belirli bir bölgeyi ele geçirerek rejime meydan okumak ve daha geniş bir iç isyanı tetiklemek olduğunu söyledi. İsrailli bir yetkili ise “Savaş, ABD ve İsrail ordularının saldırıları ile başladı, ancak devam ettikçe Mossad ve CIA tarafından başka çabalar gösterilecek” değerlendirmesinde bulundu.

    ÖZERK BÖLGE SÖZÜ HAREKETE GEÇİRDİ

    Bir diğer ABD’li yetkili ise, Kürt grupları İran rejimine karşı destekleme ve onları kara saldırısı için Irak’tan İran’a geçirme fikrinin başlangıçta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Mossad’dan çıktığını, CIA’nın ise daha sonraki bir aşamada bu plana katıldığını aktardı. İsrailli yetkililerin Kürt gruplara askeri desteğin yanı sıra rejim sonrası İran’da Kürt özerk bölgesi kurulması konusunda siyasi destek sözü de verdiği belirtildi. Bir yetkilinin, “Sorun şu ki, İran’daki Kürt gruplarının yeterli askeri gücü yok ve sonunda yem haline gelebilirler” sözlerine yer verildi. Axios, Mossad ve CIA’nın haberle ilgili yorum yapmaktan kaçındığını aktardı.

    CIA SİLAHLANDIRDI İDDİASI

    Benzer bir iddiayı gündeme taşıyan CNN televizyonu, CIA’nın İran’da halk ayaklanmasını tahrik etmek amacıyla Kürt güçleri silahlandırmaya çalıştığını bildirmişti. Trump yönetiminin, İran rejimine karşı muhtemel bir kara saldırısı için askeri destek sağlanması konusunda İran’daki muhalif gruplar ve Irak’taki Kürt liderlerle aktif görüşmeler yürüttüğü aktarılmıştı. Söz konusu planın İran rejimini zayıflatma amacını taşıdığı ifade edilmişti.

    The post İran’da muhalifler kara harekatına hazırlanıyor: Özerk bölge sözü ile düğmeye basıldı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran’dan Türk hava sahasındaki patlamaya dair ilk yanıt geldi!

    İran’dan Türk hava sahasındaki patlamaya dair ilk yanıt geldi!

    NATO sistemleri devrede: Füze Hatay üzerinde imha edildi

    Türk hava sahasını tehdit eden füze, zamanında yapılan teknik müdahaleyle etkisiz hale getirildi. Engelleme operasyonu neticesinde füzenin bazı parçaları Hatay’ın kırsal bölgelerine düşerken, diğer parçaların Suriye’nin Kamışlı bölgesine isabet ettiği bildirildi. Olayın ardından sınır hattında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.

    İran Genelkurmay Başkanlığı: “Türkiye’yi hedef almadık”

    Dünya kamuoyunun odaklandığı olayla ilgili İran Genelkurmay Başkanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Tahran yönetimi, füzenin Türkiye’ye yönelik kasıtlı bir saldırı olmadığını savunarak, “Türkiye topraklarına füze atmadık, Türkiye’nin egemenliğine saygı duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, teknik bir hata mı yoksa bir rota sapması mı yaşandığına dair detay verilmemesi dikkat çekti.

    Sınırda teyakkuz hali sürüyor

    Füze parçalarının Hatay’a düşmesiyle birlikte bölgedeki askeri hareketlilik arttı. Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO birimleri, düşen parçalar üzerinde teknik inceleme başlatırken, hava savunma radarları bölgedeki her türlü hava hareketliliğini saniye saniye takip etmeye devam ediyor. Hatay Valiliği ise vatandaşları düşen parçalara yaklaşmamaları konusunda uyardı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Rıza Pehlevi’yi kandırdılar!

    Rıza Pehlevi’yi kandırdılar!

    Sahte bıyıklı “Adolf” temsilciyi ciddiye aldı

    Görüşme sırasında şakacılardan birinin sahte bıyık takarak kendisini “Adolf” olarak tanıtmasına rağmen Pehlevi, durumu yadırgamadan diplomatik görüşmeye devam etti. Rus şakacıların Alman yetkili kılığındaki ciddiyetsiz tavırlarını fark edemeyen Pehlevi, görüşme boyunca rejim değişikliği hayallerinden bahsetti.

    “İran’ı bombalayacağız” dedi, Pehlevi memnuniyetle karşıladı

    Şaka krizinin asıl skandal kısmı ise askeri planlarla ilgili konuşmalarda patlak verdi. Sahte Alman yetkilinin, Almanya’nın ABD ve İsrail ile birlikte İran’ı bombalayacağını söylemesi üzerine Pehlevi, bu operasyon planını büyük bir memnuniyetle karşıladı. Kendi ülkesine yönelik hava saldırılarını destekleyen bu ifadeler, videonun sızdırılmasıyla birlikte büyük tepki topladı.

    “Haçlı seferinde yalnız olmamalılar”

    Pehlevi’nin görüşme sırasında Batılı güçlerin İran’a karşı yürüteceği askeri harekatı bir “haçlı seferi” olarak nitelemesi ve bu yolda müttefiklerin yalnız olmamasının stratejik önemine vurgu yapması, hem İran hem de dünya basınında infial yarattı. Kendi halkının üzerine düşecek bombaları onaylayan bir lider adayı görüntüsü veren Pehlevi, sosyal medyada ciddiyetsizlik ve dış güçlerin maşası olmakla suçlanarak alay konusu haline geldi.>>>HABER MERKEZİ 

  • İran’dan İsrail’e yeni füze saldırısı: Tel Aviv’de alarmlar çaldı

    İsrail ordusu: İran’dan yeni füze saldırısı başlatıldı

    İsrail ordusu, İran’dan yeni bir füze saldırısının tespit edildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, İran tarafından atılan füzelerin engellenmesi için savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

    Açıklamada, saldırının seyri ve olası sonuçlarına ilişkin detay paylaşılmazken, güvenlik birimlerinin yüksek alarm durumuna geçtiği ifade edildi.

    Tel Aviv dahil birçok bölgede alarm verildi

    İsrail’in başkenti Tel Aviv başta olmak üzere geniş bir bölgede cep telefonlarına İran’dan atılan füzelere ilişkin uyarı mesajları gönderildi. Alarmların çaldığı bölgelerde halka sığınaklara gitmeleri çağrısı yapıldı.

    Yetkililer, vatandaşların ikinci bir duyuruya kadar güvenli alanlarda kalmaları gerektiğini bildirdi.

    28 Şubat’tan bu yana gerilim tırmanıyor

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan bu yana bölgedeki tansiyon yükselmişti. Bugün ise Hizbullah ile İran ilk kez eş zamanlı misilleme saldırısı düzenledi.

    Son gelişmeyle birlikte Orta Doğu’daki çatışma riskinin daha da arttığı ve karşılıklı saldırıların devam edebileceği değerlendiriliyor.

    The post İran’dan İsrail’e yeni füze saldırısı: Tel Aviv’de alarmlar çaldı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özel Kuvvetler’de Kritik Mesaj: Huzur İçin Caydırıcılığımızı Artırmak Zorundayız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda düzenlenen “Mehmetçikle İftar Programı“nda konuştu.

    Mehmetçiğin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Erdoğan, Allah’tan herkesi sağlık ve afiyet içinde sevdikleri ve aileleriyle birlikte bayrama da ulaştırmasını temenni etti.

    Erdoğan, “Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu mübarek ayda kahramanlar ocağının siz kahraman mensuplarıyla, Özel Kuvvetler Komutanlığımızın siz seçkin neferleriyle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İftarınız mübarek olsun. Rabbim tuttuğunuz oruçları kabul eylesin.” ifadelerini kullandı.

    Bugün bir kez daha devletin bekasını ve milletin güvenliğini temin amacıyla canları pahasına vatanın dört bir köşesinde görev yapan askerlerin her birine Allah’tan üstün başarılar dileyen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Rabbim askeri, polisi, jandarması, güvenlik korucusu ve istihbaratçısıyla tüm güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun. Onları her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, ihanetten korusun, ordumuzu daima muzaffer eylesin. Elbette bu mübarek akşamda vatanı için, milleti için, bayrağı için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, ruhları şad, menzilleri mübarek, mekanları inşallah cennet olsun diyorum. Özellikle aziz hatıralarını her zaman şükranla yaşatacağımız Binbaşı Bülent Albayrak’a, Binbaşı Murat Kemal Yetişen’e, Yüzbaşı Ertuğ Güler’e, Yüzbaşı Burak Coşkun’a, Üsteğmen Enes Demir’e, 15 Temmuz kahramanı Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’e, Astsubay Kıdemli Başçavuş Harun Turhan’a, Uzman Çavuş Nurettin Tokyürek’e, Uzman Çavuş Murat Yıldırım’a, Uzman Çavuş Selçuk Paker’e ve isimlerini 86 milyon olarak kalbimize nakşettiğimiz, tabuta sığmayan tüm kahramanlara Cenabıallah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Aynı kutlu mücadelede yer alarak gazilik mertebesine erişmiş, bugün artık aramızda olmayan tüm gazilerimizi de minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize Rabbimden uzun ve hayırlı ömürler temenni ediyorum.”

    “Şehitlerin ölmediğini müjdeleyen bir dinin mensuplarıyız”

    “Biz şehitlerin ölmediğini, aksine onların yaşadıklarını müjdeleyen bir dinin mensuplarıyız. Şehitlerimizin aziz ruhları inşallah bize yol gösterecek, bize rehberlik edecek, milletimizin kutlu yürüyüşünde yolumuzu aydınlatacaktır.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gözbebeği bordo berelilerin başta terörle mücadele olmak üzere yurt içinde ve sınır ötesinde destan yazdığını vurguladı.

    Bilinen, bilinmeyen nice kritik operasyonda fevkalade hayati roller üstlenen bordo berelilerle milletçe iftihar ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Bugün sizlere baktıkça merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun şu mısralarına ilham veren cesareti, yiğitliği ve adanmışlığı görüyorum. ‘Şu yeryüzü er meydanı, gönül sevmez her meydanı. Yüreksize yorgan döşek, koç yiğide ver meydanı. Ey içi boş, dışı süslü, eli kirli, yüzü paslı. Yetişsin Asım’ın nesli, etsin sana dar meydanı.’ Sizleri ve sizlerin şahsında namertlere meydanları dar eden tüm koç yiğitleri, bu seçkin camianın tüm mensuplarını yürekten tebrik ediyorum.” diye konuştu.

    Türk milleti için en sık kullanılan ifadelerden biri “asker millet” tanımı olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız ve mukaddes değerlerimiz tehdit edildiğinde, istiklalimiz ve istikbalimiz tehlikeye girdiğinde nasıl bir millet olduğumuzu bu topraklardaki bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik. Tarih boyunca bize ömür biçenler, bize ‘hasta adam’ yaftası vuranlar, bizi bu topraklardan söküp atabileceklerini zannedenler oldu. Ezan-ı Muhammedilerimizi susturmaya, rengini şehitlerimizin kanından alan şanlı bayrağımızı indirmeye yeltenenler, müstevliler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık. Önce Çanakkale’de, en son İstiklal Harbimizde harim-i ismetimize uzanan kirli ve kalleş elleri tüm imkansızlıklara rağmen tek tek kırmayı başardık. Bu mücadele ruhuna sahip olmasaydık, dünyanın en çok çalkantılı bölgesinde bin yılı aşkın zamandır alnı açık, başı dik bir şekilde yaşayamazdık. Bugün de etrafımızda yanan ateş çemberinin ortasında bir istikrar adası olarak temayüz ediyorsak, bunu ilk önce esareti asla kabul etmeyen milli seciyemize, ardından da kahraman ordumuzun caydırıcılığına borçluyuz.”

    Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin küresel ölçekte takdir toplayan siyasi, diplomatik ve ekonomik gücünün gerisinde eğitimi, donanımı, disiplini, cesareti ve vizyonuyla tüm dünyada göz dolduran Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bulunduğunun altını çizdi.

    Türk ordusunun, milletle birlikte gönül coğrafyasında yaşayan milyonlarca dost ve kardeşin de güven kaynağı haline geldiğine işaret eden Erdoğan, ecdadın asırlarca “ey şanlı ordu, ey şanlı asker” nidalarıyla yüreklendirdiği kahraman orduyu her türlü desteği vererek daha da güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi.

    “Güvenliği temin hususunda kapasitemiz en üst düzeydedir”

    Geçen hafta HAVELSAN’da çok önemli bir açılış töreni gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, tamamlandığında Avrupa’nın en büyüğü olacak simülatör üretim ve entegrasyon tesisinin temelini attıklarını belirtti.

    Erdoğan, öncesinde Deniz Kuvvetlerinin gücüne güç katacak çeşitli platformların hizmete giriş, bayrak çekme ve saç kesme törenini icra ettiklerini anımsattı.

    Savunma ve havacılık ihracatında 2025 yılını 10 milyar doları aşan rekor bir rakamla tamamladıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Almanya’da yapılan NATO tatbikatında Silahlı Kuvvetlerimiz yetenekleriyle hem bizi gururlandırdı hem de müttefiklerimizden büyük takdir topladı. Şayet ‘füze testi yapmayın, balıklar ürküyor’ diyenlere kulak kabartsaydık, elbette bunların hiçbirini başaramazdık. Hep söylüyorum ama bugün bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak, caydırıcılığımızı sürekli artırmak zorundayız. Bölgemizin içinden geçtiği bu sıkıntılı günlerde hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği noktasında işi asla şansa bırakmıyoruz. Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalelerde bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz. Allah’a hamdolsun, ülkemizin ve milletimizin güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir.”

    Son 23 yılda her türlü engele, ambargoya, sabotaja ve ihanete rağmen yılmadan, yorulmadan çalıştıklarını, kendilerine inandıklarını, millete güvendiklerini, neticede bugün hayal bile edilemeyen seviyelere gelindiğini ifade eden Erdoğan, çok daha iyi yerlerde olunacağının altını çizdi.

    Türkiye Yüzyılı’nı mutlaka inşa edeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bütün oyunları bozacak, engelleri aşacak, bizi çekmek istedikleri tuzaklara düşmeden bu ülkeyi çocuklarımıza gurur duyacakları bir emanet olarak bırakmayı inşallah başaracağız.” dedi.

    The post Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özel Kuvvetler’de Kritik Mesaj: Huzur İçin Caydırıcılığımızı Artırmak Zorundayız first appeared on Kanal 3 Tv.

  • ABD Ordusunda Dini Söylem Tartışması: Komutandan Askerlere “Trump’ı İsa Mesih Görevlendirdi” İddiası

    ABD ve İsrail ordularının İran’a başlattığı harekâtın yankıları devam ederken, Başkan Donald Trump ve yönetimi özellikle laikliği savunan Amerikalılar tarafından sıkça eleştiriliyor. Trump yönetiminin uzun süredir dini söylemleri siyasette kullandığı yönündeki tartışmalar, son gelişmelerle yeniden gündeme geldi.

    ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump tarafından göreve getirildiğünden bu yana Hristiyan sembolizmini öne çıkarmakla eleştiriliyor. Hegseth yönetimindeki Pentagon’un resmi sosyal medya hesaplarından İncil ayetleri ve Haçlı çizimleri içeren videolar paylaşıldığı belirtiliyor.

    Hegseth’in ayrıca ABD’nin İsrail’e destek vermesini dini bir vazife olarak gördüğü ve Pentagon içinde mesai saatlerinde düzenlenen ayinlere bizzat katıldığı ifade ediliyor. Kendi inisiyatifiyle başlattığı bu ayinlere, ABD’nin Hristiyan şeriatıyla yönetilmesi gerektiğini savunan Doug Wilson gibi isimleri de davet ettiği öne sürülüyor. Hegseth’in kolunda, Haçlı Seferleri’nin sloganı olan “Deus Vult” dövmesini taşıdığı da iddialar arasında yer alıyor.

    Komutandan askerlere dini telkin iddiası

    ABD ordusu içinde din istismarı ve dini baskıya karşı faaliyet gösteren Military Religious Freedom Foundation tarafından paylaşılan bilgiler, askeriyedeki dönüşüme dikkat çekiyor.

    Gazeteci Jonathan Larsen’in Substack hesabında yer verdiği ve ismi gizli tutulan bir ihbarcının ifadelerine göre, bir komutan emrindeki askerlere bu savaşın Tanrı’nın planının bir parçası olduğunu söylemelerini istedi. Aynı komutanın İncil’deki Vahiy Kitabı’nda yer alan kıyamet ve İsa Mesih’in geri dönüşüne ilişkin pasajlara atıfta bulunduğu öne sürüldü.

    MRFF Kurucu Başkanı Mikey Weinstein, bu yönde 100’den fazla şikayet aldıklarını belirtti. Weinstein, kendilerine başvuran askerlerin, komuta kademesinin bu yeni savaşı Yeni Ahit’in Vahiy Kitabı’nda betimlenen köktendinci Hristiyan “Ahir Zaman” anlayışının işareti olarak gördüğünü aktardıklarını ifade etti.

    Hristiyan teolojisinde Ahir Zaman inancı

    Hristiyan teolojisinde “End Times” olarak bilinen Ahir Zaman, insanlık tarihinin Tanrı’nın müdahalesiyle sona ereceği ve İsa Mesih’in dünyaya geri döneceği dönemi ifade ediyor. İncil’in son bölümü olan Vahiy Kitabı ile Daniel Kitabı’ndaki kehanetlere göre, dünyanın sonundan önce savaşlar, doğal afetler, kaos ve ahlaki çöküş yaşanacağına inanılıyor. Ayrıca Deccal’in ortaya çıkacağına dair inanç da bu öğretinin parçası.

    Bazı Hristiyan gruplar, İsa Mesih’in geri dönüşü için İsrail’in varlığının şart olduğuna inanırken, kimi köktendinci çevreler Süleyman Mabedi’nin yeniden inşa edilmesi ve büyük bir savaşın çıkması gerektiğini savunuyor. Bu görüşü benimseyen grupların, Orta Doğu’daki savaşları teolojik bir çerçevede desteklediği ve Trump yönetiminin sert askeri politikalarına arka çıktığı öne sürülüyor.

    The post ABD Ordusunda Dini Söylem Tartışması: Komutandan Askerlere “Trump’ı İsa Mesih Görevlendirdi” İddiası first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’den ABD ve İsrail’e Sert Tepki: Savaşa Hayır

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, çarşamba günü yaptığı basın açıklamasında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucunda Orta Doğu’da patlak veren krize ilişkin hükümetinin tutumunu netleştirmek istediğini söyledi.

    Bu açıklama, Washington’un İspanya’yı “korkunç bir ortak” olarak nitelendirmesinin ve iki ülke arasındaki tüm ticareti engelleyeceğini duyurmasının ardından geldi.

    Sanchez, “Ortadoğu’da patlak veren kriz, İspanyol hükümetinin tutumu ve aldığımız önlemler hakkında sizleri bilgilendirmek için buradayım” diyerek sözlerine başladı ve hükümetinin tutumunu “savaşa hayır” ifadeleriyle özetledi.

    ABD ve İsrail’e açık mesaj

    Sanchez’in açıklaması, İspanya’nın Moron ve Rota üslerinin İran’a karşı yürütülen kampanyada kullanılmasını veto etmesinin ardından geldi. La Moncloa bu adımı “yasa dışı” olarak nitelendirmişti.

    Başbakan, ülkesinin yasa dışı bir eyleme başka bir yasa dışı eylemle yanıt veremeyeceğini vurguladı. ABD ve İsrail’in geçtiğimiz cumartesi başlattığı saldırılardan bu yana İran rejimi tarafından ayrım gözetmeden hedef alınan 9 ülke ile dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

    “İspanya’nın bu noktadaki tutumu açık ve kararlı” diyen Sanchez, Ukrayna ve Gazze’de benimsedikleri tutumun da aynı olduğunu belirterek, uluslararası hukukun ihlaline ve sorunların çatışma ve bombalar yoluyla çözülebileceği anlayışına karşı olduklarını söyledi.

    “Buradaki soru, Ayetullahları destekleyip desteklemediğimiz değil, kimse desteklemiyor. İspanyol halkı kesinlikle desteklemiyor ve elbette İspanyol hükümeti de desteklemiyor. Öte yandan asıl soru, uluslararası hukukun ve dolayısıyla barışın yanında olup olmadığımızdır” ifadelerini kullandı.

    Geçmişin hataları vurgusu

    Sosyalist lider, 23 yıl önce dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un, Irak lideri Saddam Hussein rejiminin kitle imha silahları geliştirdiği gerekçesiyle başlattığı savaşa atıfta bulunarak geçmişin hatalarının tekrarlanmaması çağrısında bulundu.

    Sanchez’e göre, bu süreçte İngiltere Başbakanı Tony Blair ve İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar tarafından desteklenen savaş, amaçlananın aksine sonuçlar doğurdu ve Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana kıtanın yaşadığı en büyük güvensizlik dalgasını tetikledi.

    “Bu, o dönemdeki Avrupalılara Azorlar Üçlüsü’nün hediyesiydi: daha güvensiz bir dünya ve daha kötü bir yaşam” dedi.

    Sanchez, Orta Doğu’daki mevcut çatışmanın nasıl sonuçlanacağını görmek için henüz erken olduğunu ancak ortaya çıkacak tablonun daha adil bir uluslararası düzen olmayacağını belirtti. İspanya’nın bu felakete karşı olduğunu vurgulayan Sanchez, ABD, İsrail ve İran’ı çatışmayı çok geç olmadan sona erdirmeye çağırdı.

    “Şimdi ne olacağını kimse bilmiyor. İlk saldırıyı kimin başlattığı bile net değil, ancak bu savaşın uzun süreceği öngörülüyor, biz de buna hazırlanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

    The post İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’den ABD ve İsrail’e Sert Tepki: Savaşa Hayır first appeared on Kanal 3 Tv.

  • MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal’dan İran Büyükelçiliği’ne Taziye Ziyareti: Kardeş Ülke İran’ın Yanındayız

    MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Ankara’da İran Büyükelçiliği’ne taziye ziyaretinde bulundu. MHP Lideri Devlet Bahçeli adına ve temsilen taziye defterini imzalayan Topsakal, saldırıların bölge ve dünya açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

    ABD ve İsrail’in saldırılarına tepki

    Topsakal, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıları hukuksuz, insanlık dışı ve insanlığı gelecekte karanlığa itecek bir saldırı olarak nitelendirdiklerini belirtti. “Umarız ki ABD ve İsrail’in bu hukuksuzca saldırıları tüm insanlığı büyük bir felakete sürüklemez” ifadelerini kullandı.

    Saldırıların sadece askeri unsurları hedef almadığını vurgulayan Topsakal, savaşın artık askerler arasında olmadığını dile getirdi. Saldırının ilk gününde 120’ye yakın kız çocuğunun bölgede hayatını kaybettiğini belirten Topsakal, çocukların ve kadınların da hedef olduğunu söyledi. Bu durumun yalnızca İran’da değil, Irak ve Suriye’de de görüldüğünü ifade etti.

    MHP’den İran’a destek mesajı

    İsrail’in savaşı tüm bölgeye yaydığını gördüklerini kaydeden Topsakal, MHP olarak dost ve kardeş ülke İran’ın yanında olduklarını göstermek amacıyla taziye ziyaretinde bulunduklarını belirtti.

    “Taziye defterini MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli beyefendi adına, onun temsiline imzalamış bulunmaktayız” diyen Topsakal, bölge ülkelerinin saldırıya uğrayan ülkelerin yanında durması gerektiğini ifade etti. Topsakal, dünyada yeni bir düzen, barış, huzur ve istikrarın sağlanmasını temenni ettiklerini sözlerine ekledi.

    The post MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal’dan İran Büyükelçiliği’ne Taziye Ziyareti: Kardeş Ülke İran’ın Yanındayız first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bakan Fidan, İranlı Mevkidaşı Arakçi’ye Balistik Mühimmat Tepkisini İletti

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği görüşmede, İran’dan ateşlendikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusundaki Türkiye’nin tepkisini iletti.

    Balistik mühimmat konusunda diplomatik temas

    Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan görüşmede söz konusu balistik mühimmatın Türk hava sahasına yönelmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Türkiye’nin konuya ilişkin hassasiyetini doğrudan İran tarafına aktardığı belirtildi.

    Bölgesel gerilim uyarısı

    Bakan Fidan, görüşmede bölgedeki gerilime dikkat çekerek çatışmaların yayılmasına neden olabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin, bölgede tansiyonun düşürülmesinden yana olduğu ve istikrarın korunmasına önem verdiği ifade edildi.

    Türkiye,İran,HakanFidan,AbbasArakçi,DışişleriBakanlığı,BalistikMühimmat,TürkHavaSahası,Diplomasi,BölgeselGerilim,OrtaDoğuGündemi

    The post Bakan Fidan, İranlı Mevkidaşı Arakçi’ye Balistik Mühimmat Tepkisini İletti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çin’den Küresel Mesaj: Hiçbir Ülke Dünyaya Kendi İsteğini Dayatamaz

    Tek Taraflılık ve Küresel Sistem Eleştirisi

    Çin, ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a yönelik saldırıları, Venezuela’ya askeri müdahalesi ve Grönland’ı devralma talebi gibi tek taraflı girişimlerle küresel siyaseti yeniden şekillendirmeye çalıştığı bir dönemde bu mesajı verdi.

    Çin Ulusal Halk Kongresi Sözcüsü Lou Çincien, yasama meclisinin başlayacak yıllık genel kurulu öncesinde düzenlenen basın toplantısında, uluslararası ilişkilerde tek taraflılığın ve güç kullanımının artmasının küresel yönetim sisteminin çözülmesine ve Birleşmiş Milletlerin rolünün zayıflamasına yol açtığı yönündeki endişelere yanıt verdi.

    Lou, Çin’in büyük ya da küçük ayrımı gözetmeksizin tüm ülkeler arasında karşılıklı saygı ve eşitlik olması gerektiğine inandığını belirtti. Bunun tarihin ilerlemesinin bir sonucu ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilkesi olduğunu vurgulayan Lou, hiçbir ülkenin uluslararası ilişkilerde tek başına hakim olmaya, diğer ülkelere kaderini dikte ettirmeye, kalkınma avantajlarını tekeline almaya ve dünyaya yalnız kendi istediğini dayatmaya hakkı olmadığını ifade etti.

    Çalkantılı Küresel Ortam ve Çin’in Çözüm Önerisi

    Lou, son bir yılda uluslararası ortamın önemli bir dönüm noktasından geçtiğini, ekonomik küreselleşmenin ciddi şoklarla karşılaştığını ve bölgesel ile sınır aşırı çatışmaların dünya genelinde sıkça yaşandığını dile getirdi.

    Dönüşüm sürecindeki çalkantılı dünyada barışçıl kalkınma ve kazan-kazan işbirliğinin tek çıkış yolu olduğunu belirten Lou, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu Küresel Yönetim Girişimi ile egemen eşitlik, uluslararası hukuka bağlılık, çok taraflılık ve insan merkezli yaklaşım ilkelerinin vurgulandığını söyledi. Lou, bunun küresel yönetim sistemini daha adil ve eşit hale getirmek için Çin’in önerdiği çözüm olduğunu kaydetti.

    İran’a Yönelik Saldırılar ve BM Vurgusu

    Çin’in, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran’daki gelişmeleri yakından izlediğini belirten Lou, İran’ın egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

    Çin’in askeri operasyonların derhal durdurulması, gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi ve Orta Doğu’da barış ile istikrar için diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesi çağrısında bulunduğunu hatırlatan Lou, sorumlu bir büyük ülke olarak bu doğrultuda rol oynamayı sürdüreceklerini ifade etti.

    Geçen yıl 80. kuruluş yılını kutlayan Birleşmiş Milletlerin, iki dünya savaşının yol açtığı yıkımın ardından uluslararası toplumda oluşan bilinçle kurulduğunu anımsatan Lou, 80 yılı aşan tecrübenin, örgütün rolünün zayıflatılmaması, aksine güçlendirilmesi ve korunması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

    Çin’in dünyanın büyük ülkelerinden biri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyesi olarak örgütün otoritesini ve statüsünü korumak için tüm ülkelerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

    The post Çin’den Küresel Mesaj: Hiçbir Ülke Dünyaya Kendi İsteğini Dayatamaz first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Milli Savunma Bakanlığı: İran’dan ateşlenen balistik füze Hatay’da düşürüldü

    Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan fırlatılan ve Türk hava sahasına yönelen bir balistik mühimmatın NATO hava savunma unsurları tarafından havada imha edildiğini açıkladı. Mühimmatın parçası Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştü; olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadı
    Milli Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen balistik füze Hatay'a düştü
    A+ Yazı Boyutunu BüyütA Yazı Boyutunu Küçült
    Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmat Irak ve Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldi.

    Tespit edilen mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek havada etkisiz hale getirildi.

    Bakanlığın açıklaması şöyle:

    • İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir.
    • Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.
    • Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.
    • Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.
    • Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da X hesabı üzerinden gelişmeyle ilgili şu sözlere yer verdi:

    • ‘İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden hava sahamıza yönelen bir füze, NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmiştir. Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş olup, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.
    • Kurumlarımız, süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip etmiştir. Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir.
    • Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.
    • Bu süreçte medya kuruluşlarımızdan ve sosyal medya kullanıcılarından daha hassas hareket etmelerini; teyide muhtaç, kamuoyunu paniğe sevk edebilecek ve dezenformasyon içerebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemelerini özellikle rica ediyoruz. Resmî makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir.
    • Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere, Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde, barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir.
    • Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır.
    • Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir’

    The post Milli Savunma Bakanlığı: İran’dan ateşlenen balistik füze Hatay’da düşürüldü first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İran Basını Duyurdu: ABD-İsrail Saldırısında Hayatını Kaybeden Ali Hamaney Meşhed’de Defnedilecek

    Cenaze Töreni Tahran’da Düzenlenecek

    İran’ın yarı resmi haber ajansı Fars’ın aktardığı bilgilere göre, ABD-İsrail’in saldırısında hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in naaşı, başkent Tahran’da düzenlenecek törenlerin ardından Meşhed’e götürülecek.

    Haberde, cenaze törenlerinin ardından Hamaney’in, Sekizinci İmam İmam Rıza Türbesi’nin bulunduğu Meşhed kentinde defnedileceği belirtildi.

    Defin Yeri: İmam Rıza Türbesi

    Hamaney’in naaşının, İran’ın en önemli dini merkezlerinden biri olan ve Sekizinci İmam olarak kabul edilen İmam Rıza’nın türbesinin yer aldığı Meşhed’de toprağa verileceği ifade edildi.

    Törenlerin detayları, zamanı ve ayrıntılı programına ilişkin bilgilerin ise yetkili makamlar tarafından daha sonra kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.

    Saldırı 28 Şubat’ta Gerçekleşti

    İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, 28 Şubat’ta ABD-İsrail’in Tahran’daki ofisine düzenlediği saldırı sonucu yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

    The post İran Basını Duyurdu: ABD-İsrail Saldırısında Hayatını Kaybeden Ali Hamaney Meşhed’de Defnedilecek first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Trump İspanya ile Tüm Ticareti Keseceğini Açıkladı: Ortak Üs Krizi Büyüyor

    Trump’tan İspanya’ya Ticaret Resti

    ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İspanya ile “tüm ticareti keseceklerini” söyledi. Trump, İspanya ile “hiçbir şekilde ilgilenmek istemediğini” belirtti ancak söz konusu ticaret ambargosunun ne zaman yürürlüğe gireceğine dair net bir tarih vermedi.

    Trump’ın açıklaması, İspanya’nın ABD’ye İran’a saldırmak amacıyla ortak askeri üsleri kullanma izni vermeyi reddetmesinin ardından geldi. Trump, gazetecilere yaptığı değerlendirmede, İspanya’nın üslerin kullanımına karşı çıktığını belirterek, isterse bu yasağı görmezden gelebileceğini iddia etti. “İstersek üslerini kullanabiliriz. Sadece uçup kullanabiliriz, kimse bize kullanmamamızı söyleyemez” ifadelerini kullandı.

    İspanya’dan İran Operasyonuna Ret

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Trump’ın İran’a yönelik müdahalesini “haksız ve tehlikeli” olarak nitelendirdi. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise hükümetlerinin, ABD’nin İran’la devam eden savaşında İspanyol ve Amerikan kuvvetleri tarafından ortaklaşa kullanılan Rota Deniz Üssü ile Moron Hava Üssü’nün kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.

    Albares, söz konusu üslerin İran’a yönelik ilk saldırılarda kullanılmadığını ve çatışma süresince de kullanılmayacağını vurguladı.

    Rota ve Moron Üslerinin Stratejik Önemi

    Rota Deniz Üssü ve Moron Hava Üssü, geçmişte ABD’nin önemli askeri operasyonlarında aktif rol oynadı. Her iki üs de 2001 Afganistan işgali ve 2003 Irak işgali sırasında Amerikan kargo ve savaş uçakları tarafından yoğun şekilde kullanıldı. Moron Hava Üssü ayrıca NATO’nun 2011 Libya bombardımanında tanker uçakları için ana yakıt ikmal noktası olarak görev yaptı.

    İspanya’nın yasağı duyurmasının ardından Pazartesi günü Rota ve Moron’dan bir düzineden fazla tanker uçağının ayrıldığı bildirildi.

    AB İçinde İran Ayrışması

    ABD ile İran arasında tırmanan çatışma, Avrupa Birliği içinde de görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. Sanchez, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını açıkça kınayan tek AB lideri oldu ve Operasyon Epic Fury’yi “uluslararası hukukun dışında, haksız ve tehlikeli bir askeri müdahale” olarak tanımladı.

    Öte yandan İngiltere, başlangıçta askeri üslerinin ABD tarafından kullanılmasına izin vermedi. Ancak Başbakan Keir Starmer daha sonra geri adım atarak ABD’nin tesisleri İran’ın füze altyapısına karşı “sınırlı savunma” saldırıları için kullanmasına onay verdi. Fransa ve Almanya da İran’a karşı “gerekli ve orantılı savunma eylemine olanak sağlamaya açık olduklarını” açıkladı.

    AB içinde ABD’ye en yakın ülkeler ise daha ileri bir tutum sergiledi. Litvanya Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Asta Skaisgiryte, Trump’ın talep etmesi halinde ülkelerinin operasyona katılabileceğini duyurdu.

    The post Trump İspanya ile Tüm Ticareti Keseceğini Açıkladı: Ortak Üs Krizi Büyüyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Trump, İran savaşı çabaları kapsamında Barzani ve Talabani ile görüştü

    ABD-İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından Washington yönetiminin bölgedeki temas trafiği hız kazandı. Habere göre Donald Trump, pazar günü Irak’taki iki ana Kürt siyasi hareketinin liderleriyle ayrı ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üç kaynağın aktardığına göre temaslar “hassas” nitelikteydi. Kaynaklar, görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşamayacaklarını belirtti.

    Barzani ve Talabani ile temas

    Trump’ın, Irak Kürdistan Bölgesi siyasetinin iki kilit ismi olan Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile görüştüğü ifade edildi. Telefon diplomasisinin, Trump’ın cumartesi günü İran’a yönelik saldırılara onay vermesinden bir gün sonra gerçekleştiği kaydedildi.

    Irak Kürtleri, İran-Irak sınırı boyunca konuşlu binlerce silahlı unsura sahip olmaları ve stratejik bölgeleri kontrol etmeleri nedeniyle savaşın seyri açısından kritik görülüyor. Ayrıca Irak’taki Kürtlerin, İran’daki Kürt azınlıkla yakın bağları bulunuyor.

    Netanyahu’nun aylar süren kulisi

    Kaynaklardan biri, söz konusu telefon görüşmelerinin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun aylardır perde arkasında yürüttüğü yoğun lobi faaliyetlerinin sonucu olduğunu ileri sürdü.

    İsrail’in, Suriye, Irak ve İran’daki Kürt gruplarla onlarca yıldır güvenlik, askeri ve istihbarat alanında yakın ilişkiler yürüttüğü biliniyor.

    Bir ABD’li yetkili, özellikle Netanyahu’nun Kürtlerin bir noktada sahneye çıkacağı ve ayaklanacağı yönünde bir kanaate sahip olduğunu söyledi. Aynı yetkili, Netanyahu’nun Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı ilk uzun görüşmede Kürt kartını ayrıntılı şekilde gündeme getirdiğini belirtti. Netanyahu’nun olası senaryolara ilişkin kapsamlı planlama yaptığı ve hangi Kürt grubunun nerede devreye girebileceğine kadar hesaplamalar sunduğu öne sürüldü.

    Beyaz Saray’dan temkinli açıklama

    Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın Kürt liderlerle yaptığı görüşmelere ilişkin soruya ayrıntı vermekten kaçındı. Leavitt, Trump’ın son günlerde bölgedeki birçok müttefik ve ortakla temas halinde olduğunu söylemekle yetindi.

    İranlı Kürt gruplar harekete geçti

    Savaşın başlamasından altı gün önce, Irak’ta barınan beş İranlı Kürt muhalif grup, İran’a karşı mücadele amacıyla “İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu”nun kurulduğunu duyurmuştu.

    Irak Kürdistan Bölgesi’nde konuşlu Kürdistan Özgürlük Partisi ise geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada Tahran yönetimini füze ve İHA’larla kendilerine yönelik bir misilleme saldırısı başlatmakla suçladı.

    Peşmerge faktörü

    2003’te Saddam Hüseyin rejimini deviren ABD işgalinin ardından Irak’ın kuzeyinde özerk bir yönetim kuran Kürtler, “ölüme gidenler” anlamına gelen peşmerge güçleriyle uzun yıllara dayanan savaş tecrübesine sahip. Peşmerge birlikleri, Irak iç savaşında ve Suriye’de IŞİD’e karşı mücadelede aktif rol oynamıştı.

    Yetkililere göre sahada tecrübeli ve organize bir kara gücünün devreye girmesi, cumartesi günü başlayan ABD-İsrail hava harekatına kritik bir boyut kazandırabilir. ABD, 2001 Afganistan savaşında da yoğun hava desteğiyle birlikte yerel etnik unsurların kara operasyonlarından yararlanmıştı.

    Türkiye ile gerilim ihtimali

    Kürt unsurların olası rolü, ABD ve NATO müttefiki Türkiye ile ilişkiler açısından da hassasiyet taşıyor. Kürt gruplarla Ankara arasındaki gerilim biliniyor.

    Bir kaynak, Trump’ın Kürt liderlerle görüştüğünü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de temas kurduğunu aktardı.

    Öte yandan İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu’nun ilanının, sürgündeki devrik şahın oğlu Rıza Pehlevi liderliğindeki muhalif grupla da gerilim yarattığı belirtildi.

    Kürtler sahaya iner mi?

    Habere göre bazı ABD’li siyasetçiler, Netanyahu’nun İran’a karşı silahlı ayaklanmaya katılabilecek Kürt sayısını abartmış olabileceğini düşünüyor. Bir yetkili, bu ihtimalin tamamen yok sayılamayacağını ifade etti.

    Aynı yetkili, Kürtlerin savaşta ya da savaş sonrası İran’da nasıl bir rol oynayacağının henüz net olmadığını belirtti.

    Savaşın seyri belirsizliğini korurken, Kürt faktörünün bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyeceği önümüzdeki günlerde daha netleşecek.

    The post Trump, İran savaşı çabaları kapsamında Barzani ve Talabani ile görüştü first appeared on Kanal 3 Tv.