Kategori: Tüm Haberler

  • “Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır”

    “Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’nda konuştu. Burada katılımcıları selamlayan Erdoğan, “Gönüllerimizi birbirine rapteylediğimiz bu kardeşlik sofrasında, bu güzel ramazan akşamında bir araya gelmemize vesile olan, hasret gidermemizi sağlayan Genel Merkezdeki arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vefa duygusu etrafında buluştuğumuz bu sofranın birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, uhuvvetimizi güçlendirmesini diliyorum. Öncelikle sizlerin, ailelerinizin, aziz milletimizin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini canıgönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.

    İslam peygamberi Hazreti Muhammed’in “ebedi azaptan kurtuluş” olarak müjdelediği ve son on gününün idrak edildiği bugünlerin; mağfirete, rahmete, berekete vesile olmasını dileyen Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşliğin, dostluğun, muhabbetin haneleri doldurduğu yediveren günlerinin ülkemize, milletimize ve son haftalarda çok ciddi sıkıntılar içinde boğuşan bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. AK kadrolar olarak Hazreti Mevlana’nın şu mısralarında vücut bulan ruha, tasavvura ve duyguya bugün bir kez daha burada şahitlik ediyoruz. ‘Bu denizde ne ölmek var bize. Bu denizde ne gam ne dert ne keder, bu deniz alabildiğine muhabbet, bu deniz iyilikten, cömertlikten ibaret.’ Evet bugün bir kez daha muhabbetiniz için, varlığınız için, davamıza ve hareketimize yaptığınız hizmetler için her birinize teşekkürlerimi iletiyorum. Yine sizlerin nezdinde, kuruluşundan bugüne AK Partimizin çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz, ülkemize ve milletimize birlikte hizmet ettiğimiz tüm kardeşlerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Son iftar buluşmamızdan bu yana ebediyete uğurladığımız Karaman Milletvekilimiz Zeki Ünal’ı, Samsun Milletvekilimiz Mustafa Demir’i, Manisa Milletvekilimiz İsmail Bilen’i, Muğla Milletvekilimiz Ali Boğa’yı, Kocaeli Milletvekilimiz Cemalettin Kaflı’yı, Giresun Milletvekilimiz Cemal Öztürk’ü, Uşak Milletvekilimiz Mehmet Altay’ı ve beraber yola çıktığımız, beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan rahmet-i rahmana kavuşanların hepsini bugün bir kez daha şükranla, özlemle yad ediyorum. Rabb’im ruhlarını şad, mekanlarını cennet, menzillerini mübarek eylesin.”

    “YEGANE AMACIMIZ HOŞ BİR SADA BIRAKMAKTIR”

    İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un “Birlik” şiirinden, “Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.” dizesinde olduğu gibi il, ilçe, belde ve mahallelerde AK Parti teşkilatlarının her kademesinde görevlilere selam ve muhabbetlerini gönderen Erdoğan, “Çok partili hayata geçtiğimiz günden beri Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran AK Parti hareketine, milletin bağrından çıkan ve yegane amacı milletini yüceltmek olan bu yürüyüşe karınca kararınca destek veren bütün kardeşlerime şükranlarımı arz ediyorum.” ifadelerini kullandı. Divan şairi Baki’nin “Avazeyi bu aleme Davud gibi sal. Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.” dizelerini anımsatan Erdoğan, “Baki’nin çok veciz bir şekilde söylediği üzere, bizim yegane amacımız binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine, muazzam bir hayat bilgisine sahip bu millete hayırlı hizmetlerde bulunmak, hayırlı eserler kazandırmak, geleceğe hayırla yad edilecek hoş bir sada bırakmaktır.” dedi.

    “Bismillah” deyip yola çıktıkları ilk günden bu yana hep bu anlayışla çalıştıklarını, “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan milletin hizmetkarı olduklarını belirten Erdoğan, karşılaştıkları bütün zorlukları, milletin desteği ve duası sayesinde aştıklarını söyledi. “Yeter söz de karar da milletin” diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine, yani millete tevdi ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 Emniyet-Yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk.” diye konuştu.

    Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayisinden adalete, her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları beraber atlattıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye’yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi daha güçlü bir ülkedir. Bugün hamdolsun bölgesinin istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülkede yaşıyoruz. ‘Bu yol Türkiye’nin yolu, bu yol milletimizin yolu.’ diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık 25 yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle, huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz. Ne diyor Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya? ‘Artık aşarız biz bu kanatlarla zamanı, yorgunluk çekilsin yolumuzdan.’ İşte biz de yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yolumuza hep birlikte devam edeceğiz. ‘Aşkınan koşan, yorulmaz’ düsturuyla aşkla, sevda ile büyük bir iştiyakla milletin yolunda yürümeyi, bu aziz millet için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceğiz.”

    “DAVA ADAMI HER ZAMAN SAHADADIR”

    AK Parti’nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dava adamının eskisi, emeklisi, kendi köşesine çekilmişi olmaz. Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla, yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır.” dedi. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yerinin olamayacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu en iyi sizler biliyorsunuz; biz yalnızca günü kurtaran, günübirlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz, ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir Erdemliler Hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar, aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi mentörlük yapmanız, tabiri caizse siyasi koçluk yapmanız, onlara yol göstermeniz çok önemlidir.”

    “TÜRKİYE YÜZYILI’NI EN GÜÇLÜ ŞEKLİYLE HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Erdoğan, “İç cephemizin tahkim edilmesinde, ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı 11,5 milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye’yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye Yüzyılı’nı da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en güçlü şekliyle hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı. Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan komşu İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığına işaret eden Erdoğan, bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail’in, bir yandan Gazze’de uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başladığını hatırlattı.

    Erdoğan, coğrafyanın kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklendiğine dikkati çekti. “Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir.” diyen Erdoğan, dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyada değil, ekonomiden ticarete, turizmden enerjiye birçok alanda tüm dünyada şahit olduklarını kaydetti.

    “BAŞKASININ ZARARINI KENDİ KARIMIZ OLARAK ASLA GÖREMEYİZ”

    Küresel ekonominin, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan sonraki en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Erdoğan, savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimsenin kestiremediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının acısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh-u sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık, Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz. Cenabıhak, şerleri hayreyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir.” Bugüne kadar karşılaşılan krizlerde hem millet hem de teşkilat olarak birliğin, beraberliğin, kardeşliğin tüm süreçlerden salimen çıkmayı sağlayan en büyük değerler olduğunu dile getiren Erdoğan, bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğe sarılarak çıkılacağını vurguladı. >>>AA

  • Netanyahu öldü mü? İran basınından dünyayı sarsan suikast iddiası!

    Netanyahu öldü mü? İran basınından dünyayı sarsan suikast iddiası!

    Dört gündür kameralardan uzak

    İran merkezli Tesnim Haber Ajansı, Netanyahu’nun dört gündür kamuoyundan gizlendiğini ve her gün yayınladığı rutin video mesajlarını aniden kestiğini duyurdu. Normal şartlarda dijital mecraları aktif kullanan İsrail Başbakanı’nın son üç gündür hiçbir görüntülü mesaj paylaşmaması ve tüm açıklamaların sadece yazılı metin olarak servis edilmesi, “öldü mü?” sorularını beraberinde getirdi.

    Kritik isimler ve aile üyeleri de hedefte mi?

    İran basınının iddiaları sadece Netanyahu ile sınırlı kalmadı. Misilleme saldırılarında İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in ve Başbakan’ın kardeşi Iddo Netanyahu’nun da hayatını kaybettiği öne sürüldü. Bu iddiaların hiçbirinin Tel Aviv tarafından yalanlanmaması, İsrail hükümetinin büyük bir paniği gizlemeye çalıştığı şeklinde yorumlanıyor.

    Ziyaretlerin iptali ve olağanüstü güvenlik

    Şüpheleri artıran bir diğer gelişme ise ABD’li üst düzey temsilcilerin programlarındaki ani değişiklikler oldu. ABD Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın İsrail ziyaretlerini gerekçesiz iptal etmesi, Netanyahu’nun konutu çevresinde kuş uçurtulmaması ve güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarılması iddiaların ciddiyetini artıran unsurlar olarak gösteriliyor.

    Tel Aviv sessizliğini koruyor

    Uluslararası basında deprem etkisi yaratan bu haberler karşısında İsrail hükümetinin sessiz kalması dikkat çekiyor. Ne askeri ne de siyasi kanattan iddiaları yalanlayan bir görüntünün paylaşılmaması, bölgedeki gergin bekleyişin ve belirsizliğin sürmesine neden oluyor.>>>HABER MERKEZİ

  • Mevzuatta dev temizlik: Resmi Gazete kararıyla 19 yönetmelik tarih oldu

    Mevzuatta dev temizlik: Resmi Gazete kararıyla 19 yönetmelik tarih oldu

    Başbakanlık dönemi kalıntıları temizleniyor

    Yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin merkezinde, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte kapatılan Başbakanlık teşkilatına ait mevzuatlar yer alıyor. Başbakanlık uzmanlığı, teftiş kurulu, disiplin amirleri ve yurt dışına personel gönderilmesine dair yönetmelikler artık resmen yürürlükte değil. Ayrıca kapatılan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Aile Araştırma Kurumu’na dair eski düzenlemeler de mevzuattan çıkarıldı.

    Yatırım ajansı ve kalkınma bankası düzenlemeleri de listede

    Tasfiye süreci sadece Başbakanlık birimleriyle sınırlı kalmadı. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın insan kaynaklarından muhasebeye, satın almadan disiplin süreçlerine kadar tüm operasyonel yönetmelikleri iptal edildi. Bunun yanı sıra Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu ve Türkiye Kalkınma Bankası’na ait personel yönetmelikleri de yürürlükten kaldırılan 19 başlık arasında yer buldu.

    Yürürlükten kaldırılan kritik yönetmeliklerden bazıları

    • Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Personel Yönetmeliği

    • Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

    • Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Uzmanlığı Yönetmelikleri

    • Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Çalışma Esasları

    • Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı İnsan Kaynakları ve Muhasebe Yönetmelikleri

    Mevzuatta sadeleşme adımı

    Yetkililer, bu kararların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası kurumsal yapısı değişen veya yetkileri farklı birimlere devredilen kurumların eski mevzuat yükünden kurtulması amacıyla alındığını belirtti. Bu adımın, dijital mevzuat sistemindeki güncelliği ve bürokratik sadeleşmeyi artırması bekleniyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Hafta boyunca parçalı bulutlu ve güneşli hava hakim olacak

    Hafta boyunca parçalı bulutlu ve güneşli hava hakim olacak

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, yurtta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Çelik, hafta boyunca yağışsız bir hava görüleceğini belirterek, cuma günü sadece Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda yağış beklendiğini bildirdi. Hafta sonu Doğu Anadolu’nun doğusu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yağış geçişleri olacağını ifade eden Çelik, yurdun büyük bölümünde yağış beklenmediğini aktardı. Çelik, sıcaklıkların doğu bölgelerde yer yer mevsim normallerinin birkaç derece altına ineceğini, batı ve iç bölgelerde ise mevsim normalleri civarında seyredeceğini bildirdi.

    Üç büyükşehirde hafta boyunca yağış beklenmediğini belirten Çelik, en yüksek sıcaklığın Ankara ve İstanbul’da 13 ila 14 derece civarında seyredeceğini söyledi.

    Çelik, en düşük sıcaklığın ise Ankara’da 0 derece, İstanbul’da da 5 ila 6 derece civarında seyredeceğini aktardı.

    İzmir’de en yüksek sıcaklığın 18 ila 20 derecelerde seyredeceğini kaydeden Çelik, en düşük sıcaklığın 6 ila 7 derece civarında olacağını dile getirdi. >>>AA

  • Rus güreşçi Islamgereev’den yok artık dedirten “Uçan sincap” hamlesi

    Rus güreşçi Islamgereev’den yok artık dedirten “Uçan sincap” hamlesi

    86 kilo serbest stil müsabakasında Fransız güreşçi Rakhim Magamadov karşısında puan olarak geride olan Islamgereev, bitime çok az süre kala riskli bir hamle denedi. Rakibinin üzerinden adeta havalanarak geçen Rus sporcu, havada rakibini kavrayıp güçlü bir atışla mindere düşürdü. Bu hamle sayesinde maçı 9-8 kazanarak tur atladı.

    Güreşte nadir görülen ve sporcuların rakibinin üzerinden atlayarak arkasına geçmesiyle yapılan bu teknik, görünümü nedeniyle “uçan sincap” olarak adlandırılıyor. Islamgereev’in son saniyede yaptığı bu hamle sosyal medyada da kısa sürede milyonlarca kez izlendi. >>>Mustafa BAYER

  • Galatasaray’dan yine tarihi gece

    Galatasaray’dan yine tarihi gece

    Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında İngiltere temsilcisi Liverpool’u konuk etti.

    Maçın 7. dakikasında Galatasaray, öne geçti. Sara’nın sol taraftan kullandığı kornerde arka direkteki Osimhen, kafayla topu altıpas içindeki Lemina’ya indirdi. Bu oyuncunun kafa vuruşunda meşin yuvarlak, ağlarla buluştu: 1-0.

    1. dakikada sol kanattaki Jakobs’un ortasında arka direkteki Osimhen’in kafa vuruşunda top, az farkla yandan auta çıktı.
    2. dakikada Salah’ın pasıyla penaltı noktası civarında topla buluşan Mac Allister, meşin yuvarlağı ceza sahası sol çaprazında bulunan Wirtz’e aktardı. Bu oyuncunun bekletmeden yaptığı vuruşta kaleci Uğurcan Çakır, topu kurtardı.
    3. dakikada Jakobs’un pasıyla topla buluşan Lang’ın ceza sahası dışı sol çaprazından vuruşunda kaleci Mamardashvili, meşin yuvarlağı kornere çeldi.
    4. dakikada Sara’nın sol kanattan ortasında altıpas çizgisi önündeki Sanchez’in kafa vuruşunda kaleci Mamardashvili, meşin yuvarlağı kornere gönderdi.
    5. dakikada Singo’nun sağ kanattan ortasında Konate’nin ıskaladığı topu ceza sahası sol çaprazında önünde bulan Osimhen’in vuruşunda meşin yuvarlak, az farkla auta çıktı.
    6. dakikada Ekitike’nin sağ taraftan ortasında arka direkteki Kerkez, meşin yuvarlağı penaltı noktası civarındaki Wirtz’e indirdi. Bu oyuncunun kafa vuruşunda kaleci Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kontrol etti.

    Maçın ilk yarısı Galatasaray’ın 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi.

    İKİNCİ YARI

    1. dakikada Ekitike’nin pasıyla ceza yayı önünde topla buluşan Szoboszlai’nin şutunda kaleci Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı çeldi.
    2. dakikada Gomez’in sağ tarafta kullandığı taçta ön direkte bulunan Abdülkerim Bardakcı, meşin yuvarlağı kafayla uzaklaştırmaya çalıştı. Dönen topu penaltı noktası üzerinde önünde bulan Mac Allister’ın bekletmeden vuruşunda meşin yuvarlak, direk dibinden auta çıktı.
    3. dakikada Torreira’nın pasında ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Abdülkerim Bardakcı’nın şutunda meşin yuvarlak, yakın direğin dibinden auta gitti.
    4. dakikada Barış Alper Yılmaz’ın hatalı geri pasında topu kapan Ekitike, kaleci Uğurcan ile karşı karşıya kaldıktan sonra ceza sahası sol çaprazından şutunu çekti. Uğurcan, bu vuruşta yaptığı kurtarışla topu kornere gönderdi.
    5. dakikada Liverpool’un golü VAR’dan döndü. Szoboszlai’nin sol taraftan kullandığı kornerde oluşan karambol sonrası top ağlarla buluştu. VAR’ın incelemesi sonrası meşin yuvarlağın Liverpool’un oyuncusu Konate’nin eline çarptığını belirten hakem Jesus Gil Manzano, golü iptal etti.
    6. dakikada Sara’nın sol taraftan kullandığı serbest vuruşta ön direkte bulunan Torreira’nın kafa vuruşunda meşin yuvarlak, az farkla auta çıktı.
    7. dakikada sol kanattan ceza sahasına giren Robertson’ın içeriye çevirdiği top, Sanchez’e çarpıp kaleye yöneldi. Yakın direkte bulunan Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kornere çeldi.
    8. dakikada Torreira’nın pasında topla buluşan Osimhen’in ceza sahası sağ çaprazından şutunda kaleci Mamardashvili, golü önledi.
    9. dakikada Barış Alper Yılmaz’ın pasıyla topla buluşan Sara’nın ceza sahası sol çaprazından çektiği şutta meşin yuvarlak, yakın direğin dibinden auta çıktı.
    10. dakikada Szoboszlai’nin sağ taraftan ortasında altıpas çizgisi önündeki Ekitike’nin kafa vuruşunda top az farkla üstten auta gitti.

    Skor üstünlüğünü koruyan Galatasaray, sahadan 1-0 galip ayrılarak rövanş maçı öncesi avantaj yakaladı.

    UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Galatasaray ile Liverpool RAMS Park’ta karşılaştı. Galatasaraylı taraftarlar takımlarını destekledi. ( İsa Terli – Anadolu Ajansı )

    RÖVANŞ MAÇI 18 MART’TA

    Galatasaray, son 16 turu rövanş maçını 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapacak. Anfield’da yapılacak müsabaka, TSİ 23.00’te başlayacak. Galatasaray’ın çeyrek finale çıkması için deplasmandaki müsabakada beraberlik yeterli olacak.

    LEMİNA’NIN İLK GOLÜ EN KRİTİK MAÇTA GELDİ

    Galatasaray’ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, bu sezon ilk kez gol sevinci yaşadı.

    Bu sezon 8’i UEFA Şampiyonlar Ligi’nde olmak üzere 32. resmi maçına çıkan Lemina, 7. dakikada fileleri havalandırarak takımını öne geçirdi. Tecrübeli orta saha oyuncusu, bu sezon resmi maçlardaki ilk golünü atmış oldu.

    Mario Lemina, ayrıca kariyerindeki ilk UEFA Şampiyonlar Ligi golünü kaydetti.

    UĞURCAN, KARŞI KARŞIYA EKİTİKE’YE GEÇİT VERMEDİ

    Sarı-kırmızılıların milli kalecisi Uğurcan Çakır, maçın 65. dakikasında yaptığı kurtarışla takımının skor üstünlüğünü korumasında başrolü oynadı.

    Barış Alper Yılmaz’ın orta sahada geri pasında araya giren Hugo Ekitike, Davinson Sanchez’den sıyrılarak sol çaprazdan ceza sahasına girdi. Zamanında çıkarak açıyı kapatan Uğurcan, rakibinin şutunda koluyla müdahale ettiği topun ağlara gitmesini önledi.

    SANCHEZ RÖVANŞTA YOK

    Galatasaray’ın Kolombiyalı stoperi Davinson Sanchez, 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapılacak rövanş maçında forma giyemeyecek.

    Sarı-kırmızılı ekipte teknik direktör Okan Buruk ile 7 farklı futbolcu mücadeleye sarı kart sınırında çıktı. Bu futbolculardan Sanchez, 90. dakikada sarı kart görerek rövanş maçı öncesi cezalı duruma düştü.

    LİVERPOOL’UN GOLÜ VAR’DAN DÖNDÜ

    İngiliz temsilcisinin bulduğu gol Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından iptal edildi.

    Mücadelenin 72. dakikasında Dominik Szoboszlai’nin soldan kullandığı korner sonrasında ceza alanında oluşan karambolde Ibrahima Konate’nin vurduğu meşin yuvarlak ağlarla buluştu. Gol kararı veren Fransız hakem Jesus Gil Manzano, VAR’daki incelemeyi bekledi.

    Gil Manzano, VAR odasındaki vatandaşı Guillermo Cuadra Fernandez’in uyarısıyla monitöre gitmeden pozisyonda elle oynama olduğunu belirterek golü geçersiz saydı.

    SAĞ BEK BAŞLAYAN SİNGO, MAÇI ORTA SAHADA BİTİRDİ

    Galatasaray’da mücadeleye ilk 11’de sağ bek olarak başlayan Wilfried Singo, yapılan taktik değişikliğin ardından orta saha oynadı.

    Teknik direktör Okan Buruk, 1-0 önde oldukları maçın 77. dakikasında sol açık Noa Lang ile orta saha oyuncusu Mario Lemina’yı kenara alırken, yerlerine Yunus Akgün ve Roland Sallai’yi sürdü.

    Bu değişikliğin ardından maça sağ kanat başlayan Barış Alper Yılmaz sol kanada, sağ bek başlayan Singo ise orta sahaya geçti. Sallai sağ bek, Yunus ise sağ kanatta görev yaptı.

    İNGİLİZ TAKIMLARINA SON 6 MAÇIN 5’İNDE KAYBETMEDİ

    Galatasaray, Avrupa kupalarında İngiliz takımlarıyla yaptığı son 6 müsabakada 4 galibiyet, birer beraberlik ve yenilgi yaşadı.

    Sarı-kırmızılı ekip, son 3 sezonda İngiltere temsilcilerinden Manchester United ve Liverpool ile ikişer, Tottenham ve Manchester City ile birer kez karşılaştı.

    2023-2024 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasında Manchester United ile eşleşen Galatasaray, deplasmanda 3-2 yendiği rakibiyle iç sahada 3-3 berabere kaldı. Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi normal sezonunda Tottenham ile karşılaşan “Cimbom” sahasındaki müsabakayı 3-2 kazandı.

    Galatasaray, bu sezon ise “Devler Ligi”nde sahasında Liverpool, deplasmanda da Manchester City ile karşılaştı. Taraftarı önünde Liverpool’u 1-0 yenen sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda Manchester City’ye 2-0 mağlup oldu.

    Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon ikinci kez konuk ettiği Liverpool’u aynı skorla geçerek İngiliz takımlarına karşı iyi performansını sürdürdü.

    İNGİLİZ TAKIMLARINI KONUK ETTİĞİ SON 10 MAÇIN 9’UNDA YENİLMEDİ

    Galatasaray, İngiliz takımlarına karşı iç sahada gösterdiği iyi performansa Liverpool maçını kazanarak devam etti.

    Sarı-kırmızılılar, çoğunluğu UEFA Şampiyonlar Ligi’nde olmak üzere sahasında İngiliz takımlarıyla yaptığı 14 müsabakada 6. galibiyet aldı. Beş müsabaka beraberlikle sonuçlanırken, 3 de yenilgi yaşadı.

    İngiliz takımlarını konuk ettiği son 10 Avrupa kupası maçının sadece 1’ini kaybeden Galatasaray, 6 galibiyet, 3 beraberlik aldı.

    LİVERPOOL’A KARŞI İYİ PERFORMANSI SÜRÜYOR

    Galatasaray, İngiltere’nin köklü takımlarından Liverpool ile yaptığı maçlarda iyi sonuç alma geleneğini devam ettirdi.

    Galatasaray ile Liverpool, tamamı UEFA Şampiyonlar Ligi’nde olmak üzere 4. kez eşleşti ve 6. müsabakaya çıktı. Söz konusu maçlarda sarı-kırmızılı ekip 3. galibiyetini elde etti. Söz konusu rekabette Liverpool sadece 1 kez kazanabildi. İki karşılaşma ise berabere bitti.

    Sarı-kırmızılı takım, Liverpool ile iç sahada yaptığı 4. maçta yine yenilmedi. “Cimbom” rakibini konuk ettiği müsabakalarda 3 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. “Cimbom” bu maçlarda 6 gol atarken, kalesinde 3 gol gördü.

    SON 11 İÇ SAHA MAÇINDA SADECE 1 KEZ YENİLDİ

    Galatasaray, Avrupa kupalarında iç sahada yaptığı son 11 maçta sadece 1 kez mağlup oldu.

    Sarı-kırmızılı ekip, 6’sı Şampiyonlar Ligi’nde, 5’i ise UEFA Avrupa Ligi’nde olmak üzere çıktığı son 11 iç saha maçında 7. kez kazandı. Galatasaray, bu sürede 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşadı. Söz konusu maçlarda 26 kez fileleri havalandıran “Cimbom” rakiplerinin 16 golüne engel olamadı.

    İç sahada golcü bir performans sergileyen Galatasaray, son 14 iç saha maçının 8’inde 3 ve üstü gol buldu.

    AVRUPA’DA SON 21 MÜSABAKANIN 14’ÜNDE BİLEĞİ BÜKÜLMEDİ

    Galatasaray, Avrupa kupalarında çıktığı son 21 müsabakanın 14’ünde yenilmedi.

    Sarı-kırmızılı takım, 11’i UEFA Şampiyonlar Ligi’nde, 10’u ise UEFA Avrupa Ligi’nde oynanan son 21 karşılaşmada 8 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.

    GALİBİYET ÜÇLÜSÜ OSİMHEN’DEN

    Mücadelenin ardından klasikleşen galibiyet “üçlü”sünü Victor Osimhen başlattı.

    Sarı-kırmızılı futbolcular, müsabakanın bitiş düdüğünün ardından galibiyeti ultrAslan’ın bulunduğu kuzey tribünü önüne giderek kutladı. Omuz omuza veren futbolcular, taraftarlarla marşlar söyledi.

    Sevincin ardından iç saha maçlarında klasikleşen galibiyet “üçlü”sünü taraftarın isteğiyle Osimhen yaptırdı.

    Ayrıca maçın son anlarında sakatlanan Osimhen, bitiş düdüğünün ardından bir süre yerde kaldı. Galatasaray sağlık ekibinin müdahala ettiği yıldız santrfor, ayağa kalkarak sevince katıldı.

    OKAN BURUK, TARAFTARIN İSTEĞİNİ GERİ ÇEVİRMEDİ

    Teknik direktör Okan Buruk, mücadelenin ardından tribünleri terk etmeyen taraftarın isteğini geri çevirmedi. ultrAslan, maçın bitmesinin ardından soyunma odasına giden Okan Buruk’un sahaya dönmesi için uzun süre tezahürat yaptı. Taraftarın isteği üzerine sahaya dönen tecrübeli teknik adam, kale arkasına giderek “üçlü” çektirdi. Taraftarlar, “Bu taraftar seninle gurur duyuyor.” tezahüratıyla Okan Buruk’u uğurladı. Sarı-kırmızılı futbolseverler, daha sonra maçın adamı seçilen Mario Lemina’ya tribüne çağırarak sevgi gösterisinde bulundu.

    OKAN BURUK: İKİNCİ KEZ YENMEK BİZİM İÇİN ÇOK GURUR VERİCİ

    Basın toplantısına Trabzonspor’un yardımcı antrenörlerinden Orhan Kaynak’ın hayatını kaybettiğini hatırlatarak başlayan Buruk, “Orhan Kaynak, Trabzonspor’un hocalarından ve benim de çok yakın sevdiğim kurs arkadaşım hayatını kaybetti. Hem Trabzon camiasına hem ailesine başsağlığı diliyorum.” dedi. Önemli bir geceyi geride bıraktıklarını aktaran tecrübeli teknik adam, “Rakibimiz Avrupa’nın önemli takımlarından biri. Şampiyonlar Ligi’nde daha önce Liverpool’a karşı kazanmıştık ama bu maçın daha farklı bir hikayesi vardı. Son 16’dayız, iki maçlık bir periyot olacak. Maça çok iyi başlamasak da attığımız gol oyunu pozitif anlamda bizim lehimize çevirdi. İki takım da çok fazla pozisyona girdi. Bence iyi bir maç. Türk futbolu ve ülke puanı için değerli bir galibiyet oldu. Bu kadar önemli büyük bir takımı bu sene ikinci kez yenmek bizim için çok gurur verici. Oyuncularıma teşekkür ediyorum. Onun yanında bu statta bugün inanılmaz bir atmosfer oluşturan taraftarımıza da teşekkür edeceğim. Keşke deplasman maçında da yanımızda olabilselerdi. O bize ekstra güç katardı ama biz onlar için orada iyisini yapmaya çalışacağız.” diye konuştu.

    Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, iyi savunma yaptıklarını vurgulayarak, “Genel olarak iyi savunma yaptık. Böyle bir takımla oynuyorsanız iyi savunma yapmak zorundasınız. İyi oyunculara karşı oynuyorsanız, her oyuncu çok iyi savunma yapmak zorunda. Top bizdeyken de ben iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Gol pozisyonlarına girdik. İkinci golü bulabilirdik. Rakibimiz de golü bulabilirdi. Erken golü bulduktan sonra maçın sonuna kadar da girdiğimiz pozisyonlarla eşit bir oyun ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. İlk galibiyetin de şans olmadığını aslında bugün göstermiş olduk. Şimdi bizim için yeni bir sayfa olacak. Anfield’da oynayacağız. Orası çok önemli bir atmosfer, çok önemli bir stadyum ve iç sahadaki performansları bazen rakibimizin değişse de bu maç için özellikle hazırlanacaklar. Bir avantajımız; biz üç gün önce Beşiktaş derbisini oynamıştık. 10 kişi kalmıştık. Bugün bunun yorgunluğu vardı. Bu sefer rakibimiz üç gün önce Tottenham’a karşı oynayacak. Maç 90 dakika, bir önceki Juventus maçı 120 dakikalara da gitmişti. Futbol içerisinde ikisi de var. O yüzden belki bu anlamda bir avantajımız olabilir.” ifadelerini kullandı.

    “DEPLASMANDA DAHA DEĞİŞİK BİR MAÇ BİZİ BEKLİYOR”

    Okan Buruk, 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapacakları rövanş maçının farklı olacağını dile getirdi. Liverpool’un tehlikeli oyunculara sahip olduğunu belirten Buruk, “Orada daha değişik bir maç bizi bekliyor. Bu maçın ikinci yarısında doğru çıksaydık ikinci golü bulma şansımız da yüksekti . Rakibimiz de en ufak şans verdiğinde çok hızlı bir şekilde kalenize geliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Rakiplerinin duran top savunmasına çalışacaklarını vurgulayan tecrübeli teknik adam, “Liverpool, ofansif duran toplarda çok iyi bir takım. Van Dijk ile birlikte çok etkililer. Defansif duran toplarda da Liverpool’a karşı kafa vuruşları yapan takımlar vardı. Biz bu golü atmaya çalıştık. Bunu da başardık. Dün bununla ilgili çalışmalarımız vardı. İnşallah daha çok tanıyoruz. İkinci maçta yine biraz daha fazla çalışıp rakibimizi daha zor durumlara sokabiliriz.” şeklinde görüş belirtti.

    “HER TAKIMI YENEBİLECEĞİMİZE, GEÇEBİLECEĞİMİZE İNANIYORUZ”

    Galatasaray Teknik Direktörü Buruk, Liverpool’un favori olsa da turu geçebileceklerine inandıklarını söyledi. Kendilerinin de iyi bir takım olduğunu anlatan Buruk, şunları kaydetti: “Son 16’da olan her takım güçlü olduğu için burada. Rakibimiz bu turun favorisi. Ancak biz de özellikle ilk Juventus maçında inandığımızda, taraftarımızla oyunumuz birleştirdiğinde ve bireysel yetenekleri ortaya koyduğunuzda neler yapabileceğimizi gösterdik. Çok iyi bir kadroya sahibiz. En iyisini yaptığınızda onlarla baş etme şansınız oluyor. Bence bugün doğru bir şekilde rakibimizle baş ettik. Ancak şimdi deplasman maçı. Rakibin seyircisinin önünde oynayacağız. Bazen rakibinizin gol atma isteği, gol atma zorunda olması size şanslar oluşturabilir. Bu şansları bulup orada gol atarak başlarsak rakibin baskısının üstesinden gelebiliriz. Çok zor bir maç bizi bekliyor. Ancak her takımı yenebileceğimize, geçebileceğimize inanıyoruz. Orada da bunu göstermeye çalışacağız ama öz güvenli olmak gerekiyor. Öz güvenli olmazsak, Juventus maçında yaşadıklarımız tekrarlanabilir. Sadece skoru korumaya çalışmak olmuyor. Orada da oynamamız gerekiyor.”

    Son 16 play-off turunda 5-2 kazandıkları ilk maçın rövanşında Juventus karşısında sıkıntı yaşadıklarını hatırlatan Buruk, “Juventus maçı tecrübe oldu. 1-0’lık skor maçın ortada olduğunu gösteriyor. Bazen, ‘Nasıl olsa 3 gol yemeyiz.’ diye düşünüyorsunuz ama futbolun içinde her şey var.” dedi.

    Okan Buruk, sarı kart görerek cezalı duruma düşen Davinson Sanchez ile ilgili, “Davinson’un sarı kartının yanlış olduğunu düşünüyorum. Neden gösterdiğini anlayamadık. Herhalde hakem, ‘Hiç kimseye sarı kart göstermedim. Bari bir tane göstereyim.’ diye düşündü. Deplasmanda kimle oynayacağımız önem kazanıyor. Stoperde eksik olmasaydık Singo’yu birçok pozisyonda kullanabilirdik. Güzel bir gece yaşadık. Bu geceyi en az hasarla atlatmak da güzeldi.” diyerek sözlerini tamamladı.

    ARNE SLOT: BİZİM İÇİN İŞLER 1-0 GERİYE DÜŞÜNCE DAHA DA KÖTÜ OLDU

    Galatasaray’a eylül ayında 1-0 yenildikleri maça benzer bir karşılaşma olduğunu aktaran Slot, “Maça aslında iyi başladık. Bir önceki maça göre de iyiydik. Bizim için 3-4 önemli an oldu. Bir tane neredeyse boş kale denebilecek pozisyon kaçırdık. Geçen seferki gibi golü bulamadık. Biz fırsat yakaladıktan 5 saniye sonra onlar pozisyon buldu ve tıpkı geçen maçtaki gibi golü attılar. Onlar pozisyon bulduğunda sanki son pozisyonları gibi değerlendirdiler. Bazen pozisyon buluyorsunuz, kaçtığınızda birçok pozisyon bulacak gibi hissediyorsunuz ama olmuyor. Bizim için işler 1-0 geriye düşünce daha da kötü oldu.” diye konuştu.

    “EVİMİZDE TARAFTARIMIZIN DA DESTEĞİYLE GALİBİYET ALACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”

    Arne Slot, 18 Mart Çarşamba günü sahalarında yapacakları rövanş maçını kazanacaklarına inandığını belirtti. Galatasaray’ın kaliteli bir takım olduğunu vurgulayan Slot, “Galatasaray’ın iyi oyuncuları var ve her zaman fırsat bulabilecek bir takım. Juventus’a 5 gol attılar. Bu da onların neler yapabileceğinin en önemli göstergesi. Bizim kaleciyle birebir kaldığımız pozisyonumuz oldu ama golü atamadık. Gol attıkları için Galatasaray’ı takdir ettiğim gibi savunmadaki başarılarından dolayı da onları tebrik etmem lazım. Kalecileri 1-0 öne geçtikten sonra önemli kurtarışlar yaptı. İkinci kez buradan 1-0 yenik ayrılıyoruz ama güzel taraf bir sonraki maçı evimizde oynamamız. Taraftarımız buradakine benzer bir atmosfer oluşturacaktır. Buradaki 2 maçta bizim için ters giden çok şey oldu. Evimizde normal koşullarda, taraftarımızın da desteğiyle galibiyet alacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Mücadelenin İspanyol hakemi Jesus Gil Manzano’nun bazı kararlarını eleştiren tecrübeli teknik adam, “Video Yardımcı Hakem (VAR) kararının doğru olduğunu kabul ediyoruz. Ancak birçok korner ve frikikte hakem Galatasaray lehine karar verdi. Hakem, anında düdüğünü çalarak Galatasaray’a faul vermeye yatkın davrandı. Galatasaray’ın faul yaptığı pozisyonlarda o kadar düdük çalmaya istekli değildi.” yorumunu yaptı.

    “ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA BÜYÜK BİR MÜCADELE İÇİNDE OLACAĞIZ”

    Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, İngiliz temsilcisinin eski futbolcusu Jamie Carragher’ın eşleşme sonrasında Galatasaray’ı eleyeceklerine dair yaptığı yorumun hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu: “Carragher bir yorumcu. Konumu itibarıyla güçlü fikirleri olması gerekiyor. O yüzden böyle söylemiştir. Ben, ‘Şansımız şu kadar, bu kadar.’ diyemem. Galatasaray’ın zor bir rakip olduğunu biliyorum. Taraftarımızın da desteğiyle bu akşamkinden daha iyi performans göstereceğimizi düşünüyorum. Burada girdiğimiz kadar pozisyon oluşturursak golü atacağımıza inanıyorum. Galatasaray, iki maçta da bize gol atma kapasitesine sahip olduklarını gösterdi. Bunun için dikkatli olmalıyız. Önümüzdeki hafta çok büyük bir mücadele içinde olacağız. Anfield’da oynayacağımız için mutluyum.”

    SARI-KIRMIZILILARIN GABONLU ORTA SAHA OYUNCUSU MARİO LEMİNA

    Maçın oyuncusu seçilen Galatasaray’da Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, müsabakanın ardından RAMS Park’ta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Lemina, galibiyetten dolayı takımıyla gurur duyduğunu belirterek, “Ben, Liverpool’u tek başıma yenmedim. Bir takım olarak kazandık. İlk maçı da onlara karşı böyle kazanmıştık. Bu bir takım çalışması. Burada takım çalışmasına dikkati çekmemiz lazım. Ayrıca taraftarlara teşekkür ediyorum. Onların da büyük bir desteği oldu.” ifadelerini kullandı. Gabonlu oyuncu, hayalleri olduğunu aktararak, “Bir rüya yaşıyoruz. Çok iyi çalışıyoruz. Pozitif bir ruh halindeyiz. Bu yolda devam etmek önemli. Benim işim Galatasaray. Burada Şampiyonlar Ligi ile ilgili hayallerim var.” diye konuştu. Teknik direktör Okan Buruk’un görev verdiği her yerde oynayabileceğini kaydeden Lemina, “Hocamız, beni nereye koyarsa orada oynarım. Sonuçta bu bir takım oyunu. Bugün kazandığım ‘Maçın adamı’ ödülünü aslında hep beraber kazandık. Ne görev verilirse verilsin, en iyi performansımızı sergilemeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. Lemina, ayrıca bugün gol attığı için çok mutlu olduğunu belirtti. Bu turun rövanş karşılaşmasının zor geçeceğini aktaran Lemina, “Orası cehennem. Bunu biliyoruz. Burada gerekli çalışmaları yapacağız. Orada elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz.” dedi. >>>AA

  • Antalya Körfezi’nde 4,1 deprem

    Antalya Körfezi’nde 4,1 deprem

    Antalya’nın Manavgat ilçesi açıklarında gerçekleşen sarsıntı, kısa süreli paniğe neden oldu. İlk belirlemelere göre herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından sağlanan resmi veriler şu şekilde:

    Büyüklük: 4,1

    Tarih: 10 Mart 2026

    Saat: 14.20

    Derinlik: 40,87 kilometre

    Merkez Üssü: Akdeniz – Antalya Körfezi açıkları

    MANAVGAT’A 18 KİLOMETRE MESAFEDE

    Sarsıntının merkez üssünün karaya olan yakınlığı dikkat çekti. Yapılan ölçümlere göre deprem; Antalya’nın Manavgat ilçesine yaklaşık 18 kilometre mesafede gerçekleşti. Depremin derinliğinin 40 kilometrenin üzerinde olması, sarsıntının yüzeyde daha geniş bir alanda ancak daha az şiddetli hissedilmesini sağladı. >>>Haber Merkezi

  • 34 yıldır suya hasret: Kömür zehirlenmesi sonrası su içemez hale geldi

    34 yıldır suya hasret: Kömür zehirlenmesi sonrası su içemez hale geldi

    Koma sonrası gelen büyük değişim

    Olay, 1992 yılında Akbıyık ve eşinin o dönem oturdukları kiralık evde sobadan sızan gazdan zehirlenmesiyle başladı. Komşularının fark etmesi üzerine hastaneye kaldırılan ve iki gün boyunca komada kalan Akbıyık, uyandıktan sonra su içemediğini fark etti. O günden beri suyun tadından ve kokusundan tiksindiğini belirten yaşlı adam, her su içme denemesinde fenalaştığını dile getirdi.

    İlaç içerken çocukları elini ayağını tutuyor

    Su içememenin hayatını kabusa çevirdiğini anlatan Akbıyık, “İlaç içeceğim zaman çocuklar elimi ayağımı tutuyor, zorla içebiliyorum. Bir yudum alıyorum ama tiksiniyorum, kendimi kaybediyorum. Ankara’da gitmediğim hastane kalmadı ama kimse çare bulamadı” diyerek yaşadığı çaresizliği anlattı.

    ANKARA’DA 34 YILDIR SU İÇEMEYEN MUSTAFA AKBIYIK, “BÜTÜN ANKARA’DA NE KADAR HASTANE VARSA, NE KADAR YER VARSA HER YERE GİTTİM. 1992 YILINDAN BU ZAMANA KADAR SUYA HASRET KALDIM VE GÜLMEYE HASRET KALDIM” DEDİ. (ECE NUR ÖZTÜRK – GÜRKAN SAYIN/ANKARA-İHA)
    Ankara’da 34 yıldır su içemeyen 79 yaşındaki adam, “Bütün Ankara’da ne kadar hastane varsa, ne kadar yer varsa her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya ve gülmeye hasret kaldım” dedi.

    Günde 15 bardak çayla hayata tutunuyor

    Sıvı ihtiyacını sadece çay ve gazozla karşılayabildiğini belirten Mustafa Akbıyık, kola veya meyve suyu gibi içecekleri de tüketemiyor. Günde ortalama 15 bardak çay içtiğini ifade eden Akbıyık, “Şu iki günlük dünyada ben de mutlu olmak, herkes gibi kana kana su içmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Doktorlardan çözüm bekliyor

    Psikolojik veya nörolojik bir travma sonucu oluştuğu tahmin edilen bu durum karşısında pes etmeyen Akbıyık, modern tıbbın imkanlarıyla bu sorunun çözülmesini umut ediyor. 34 yıllık bu “su orucu”nun son bulması için yetkililere ve uzman doktorlara çağrıda bulunuyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Devlet Bahçeli’den sert çıkış: Türkiye üzerine kumar oynanacak bir ülke değildir

    Devlet Bahçeli’den sert çıkış: Türkiye üzerine kumar oynanacak bir ülke değildir

    “Bir daha yeni bir füze görmek istemiyoruz”

    Bölgedeki tırmanan gerilime ve füze tehditlerine dikkat çeken Bahçeli, “Türkiye, üzerine kumar oynanacak bir ülke değildir. Her ülke aklını başına almalıdır” dedi. Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel huzur konusundaki tavizsiz tutumunu hatırlatan MHP lideri, küresel güçlere yeni çatışma alanlarından uzak durmaları çağrısında bulundu.

    Penguen videosu üzerinden vicdan muhasebesi

    Konuşmasında 2026’nın ilk aylarında sosyal medyada gündem olan “kolonisinden ayrılan penguen” videosuna atıfta bulunan Bahçeli, çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Bahçeli, “O penguen için dertlenenlere soruyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramı bir penguen kadar önemli değil mi? Ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı yas mı ilan edilecekti?” ifadelerini kullanarak Batı’nın seçici insani hassasiyetlerini eleştirdi.

    “Türk Kürt’ün kardeşi, Kürt Türk’ün alınyazısıdır”

    Milli birlik ve beraberlik mesajlarını da yenileyen Bahçeli, Kürt vatandaşlar üzerinden oynanan siyasi oyunlara geçit vermeyeceklerini belirtti. Kürtlerin hiçbir gücün piyonu olamayacağını vurgulayan Bahçeli, “Kürt kardeşlerim satılık, kiralık değildir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alınyazısıdır” diyerek kardeşlik hukukuna dikkat çekti.

    Ortadoğu’daki insani kriz vurgusu

    Gazze ve İran’daki sivil kayıpların boyutuna değinen Bahçeli, uluslararası toplumun sessizliğini “insanlık suçu” olarak niteledi. Çocukların korunması ve adaletin tesisi için Türkiye’nin her platformda sesini yükseltmeye devam edeceğini belirterek, bölgesel barışın sağlanması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.>>>HABER MERKEZİ 

  • Resmi Gazete’de bugün: Dışişleri ve üniversite yönetmeliklerinde kritik değişiklikler

    Resmi Gazete’de bugün: Dışişleri ve üniversite yönetmeliklerinde kritik değişiklikler

    Dışişleri ve eğitim alanında yeni yönetmelikler

    Yürütme ve idare bölümünde yer alan kararlara göre, Dışişleri Bakanlığı Diplomatik Kariyer Memurlarının Görevde Yükselme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte değişikliğe gidildi. Eğitim tarafında ise Yozgat Bozok Üniversitesi’nin Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği güncellendi.

    Kamu muhasebesi ve kültür varlıkları için yeni tebliğler

    Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan tebliğ ile kamu idarelerinin detaylı hesap planlarında değişikliğe gidildiği açıklandı. Ayrıca Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, 26 Şubat 2026 tarihli yeni bir ilke kararını yürürlüğe koydu.

    Anayasa Mahkemesi’nden peş peşe kararlar

    Yargı bölümünde ise Anayasa Mahkemesi’nin 2025 yılı sonuna doğru aldığı beş farklı iptal ve itiraz kararı Resmi Gazete’de ilan edildi. Bu kararların, ilgili davalar ve hukuki süreçler üzerindeki etkilerinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

    Ekonomi ve ihale ilanları

    İlan bölümünde yargı, ihale ve artırma ilanlarının yanı sıra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen günlük döviz kurları ile devlet iç borçlanma senetlerinin güncel değerleri paylaşıldı.>>>HABER MERKEZİ 

  • AZIN BAŞINDA OLANI, ÇOĞUN BİLMESİ İYİDİR AFYON.  OKUDUĞUNUZDA “O KADAR MI” ARTIK DİYECEKSİNİZ

    AZIN BAŞINDA OLANI, ÇOĞUN BİLMESİ İYİDİR AFYON. OKUDUĞUNUZDA “O KADAR MI” ARTIK DİYECEKSİNİZ

    Bu hafta sizlere Türkiye Halk Sağlığı ile ilgili çok ilginç, dikkat çekici veri ve bilgiler paylaşacağım. Bu yazı ile bilinçli ve bilgi donanımlı okuyucu olmanıza değerli bir katkı nezdinde zihninizde bir başka açıdan bir harita ya da bir fotoğraf karesi oluşturacağım. Zaten her hafta Salı günleri yayınladığımız ve ilgiyle takip ettiğinizi yürekten hissettiğim EKONOMİA Sayfamızın temel amaçlarından biriside aralıklarla çeşitli veri ve araştırmaları en akıcı bir dille size aktararak bilinçaltı bilgi skalanıza bir tutam katkı sağlamak.

    HAZIRSANIZ EĞER BAŞLAYALIM ANLATMAYA

    Az sonra okumaya devam edeceğiniz bazı rakamlar, Ülkemizin de bağlı olduğu Uluslararası Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye rakamlarını derleyen Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2024 Türkiye Resmi Sağlık İstatistikleri çalışmasından derlenmiştir; yorum değil, tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bugün pek fazla Afyon verileri paylaşamayacağız. Ülke geneli yoğunlukta olacak. Afyon nasıldır acaba sorusunun cevabını bazı bölümlerde kullanacağım yüz bin nüfusa oranla açıklaması ya da pratik matematikle nüfus oranı hesaplamasıyla az çok kafanızda oluşturabilirsiniz.

    PRATİK ANLATIMLA ÖNCE ŞUNLAR..

    Sağlık ve Tıp Biliminde İNSİDANS-PREVALANS –EPİDEMİYOLOJİ diye 3 nokta vardır. İnsidans risk altındaki sağlıklı bireylerin belirli sürede belirli bir hastalığa yakalanma yüzdesini ifade eder. Prevalans ise bir sağlık olayının bir yıl içerisindeki takvim aylarındaki vaka sayısını ifade eder. Epidemiyoloji ise meydana gelen sağlık olaylarının detaylı olarak inceleyen, yol haritası, tedavi yöntemi ve daha birçok süreci takip eden bir Bilim Dalıdır. Gördüğünüz üzere ağır tıp diliyle anlatmadım. Her okuyucunun anlayacağı en pratik bir dille anlatmaya çalıştım. Devam edelim..

    KANSER NOKTASINDA TÜRKİYE DÜNYADA KAÇINCI?

    Başlık oldukça merak uyandırıcı. Dünyadaki toplam Ülke sayısına göre bakarsanız rakam sizi tedirgin edebilir ama Türkiye’nin toplam nüfusunun birçok Ülkeden büyük olmasına göre bakarsanız daha gerçekçi bakmış olursunuz. Kanser oluşum ve sayı sıralamasında Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’nün “yüz bin” nüfusa göre yaptığı karşılaştırmalı istatistiklere göre her iki cinsiyet açısından Dünya’da 51. sırada yer alıyor. Erkeklerde kanser hastalığı oluşumundan 43. sırada olan Ülkemiz kadınların kanser oluşumu açısından 61. sırada yer alıyor. İkisinin ortalaması noktasında Dünyada 51. sırada yer alıyor. Anlaşılacağı üzere Türkiye’de erkekler daha fazla kanser riski taşıyor. Dünyada 1. sırada hangi Ülke var derseniz erkek, kadın ve tümü noktasında cevabı Avustralya.

    PEKİ, BU KONUDA BİR SAYI VAR MI?

    Tabi ki var. Dünya Sağlık Örgütü bu istatistiği Dünyada yaşayan her bir “Yüz Bin” Nüfusta bir sayı ile barem yapıyor. Bu barem Ülkelerdeki vaka sayısı ortalamasını ifade ediyor. Bu formüle göre Türkiye’de yaşayan her Yüz Bin erkekten ortalama 273.7 sine kanser teşhisi konuyor. Kısaca Yüz bin kişide, 273.7 erkek diyerek kavrayabilirsiniz. Öte yanda yine Türkiye’de her Yüz Bin Kadın nüfustan 192,3’üne kanser teşhisi konuluyor diyebilirsiniz. Bu oranlar dünya nüfusu sıralamasına göre dizildiğinde Türkiye’nin, Dünya genelindeki Ülkeler arasında 51. sırada yer aldığını bize ifade ediyor. 

    KANSER TÜRLERİNDEKİ HARİTAMIZ NEDİR DERSENİZ?

    Türkiyede yaşayan kadınlar açısından baktığımızda rekor tabi ki tahmine edileceği gibi göğüs kanserleri. Ülkemizde yaşayan her “Yüz Bin” kadından, 46.8 kadınımız bu hastalıkla mücadele ediyor. Kadınlarda ikinci sıra 24.6 kadın ile Tiroit kanseri, 16.4 kadın ile Kolon kanseri, 14.3 Rahim, 6.9 Yumurtalık ve 13.5 kadın ile Akciğer kanserinden oluşuyor. Erkeklerde rakamlar ise daha ürkütücü. Ülkemizde her Yüz Bin erkekten 68’i Akciğer, 35,3’ü prostat, 23,9’u Kolon, 22,6’sı Mesane, 16,6’sı Mide ve 10,3’ü Pankreas kanseri ile mücadele ediyor.

    SİZLERİ DAHA DÜŞÜNDERECEK BİR BAŞKA BİLGİ VEREYİM Mİ?

    Şimdi yazacağım bu satırları daha dikkatli okuyun hatta üzerinden iki sefer daha geçin. Göğüs ve Tiroit kanseri Ülkemizde bayanlarda rekor kıran bir kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. 15-24 yaş aralığında düşük sayılarda görülen bu kanser türlerinin ikisi özellikle 25-49 yaş arasındaki bayanlarda zirve yapıyor. 50-74 arasında Tiroit sayısı azalırken Göğüs kanseri ihtimali yükseliyor. Buradan şu sonuç çıkıyor. Uzman hekimlerin genel tarama önerileri doğrultusunda, 20’li yaşlardan itibaren kadınlarımızın 30 yıl boyunca tiroit takibini dikkatli yapmaları gerekiyor. Erkeklerde ise Akciğer, prostat ve pankreas kanserleri zirvedeki tür olarak karşımıza çıkıyor. 15-24 yaş aralığında erkeklerde bu kanserler pek görülmüyor. 25-49 yaş arasında harekete geçmeye başlayan bu 3 tür kanser özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde pik yapıyor. 50-74 yaş arası erkeklerde özellikle akciğer ve prostat kanseri tırmanışa geçerken 75 ve üstünde ana zirve görülüyor. Bu iki kanserin arkasından iddialı bir rakamla kolon kanseri geliyor. Sonuçta erkeklerin kanserle ilgili yaş avantajları biraz daha kadınlara göre yaş açısından geç olsa da daha fazla kayıpları yanında getiriyor. Kısaca her bir kanser türü tehlikeli ama önemli olan tek gerçek erken teşhis.

    ÜZGÜNÜM GERÇEKTEN LÜTFEN BENİ AF EDİN OKUYUCULARIM

    Üzgüm gerçekten sizlere bu mübarek Ramazan ayında hatta Bayrama 10 gün kala bu rakamları vermekten. İşin acı gerçeğinde bu konuya karşı daha bilinçli bir toplum olmamız gerekiyor. Bende bu noktada sorumlu ve araştırmacı bir Gazeteci olarak bu verilerle sizlerde biraz daha dikkat ve sosyal farkındalık oluşturma adına zihninizde önemli bir pencere açmak zorundayım. Lütfen tekrar Af edin. Kanser teşhisi noktasında Devletin neden bu kadar hassas olduğunu ve uzmanların önerileri doğrultusunda yapılan taramalarla konunun ne kadar ciddiyetle ele alındığını bu rakamlarla kavramanızı rica ediyorum sizlerden. Dikkat ederseniz verdiğim rakamlarda Lösemiye henüz girmedik. Çünkü özellikle çocuklar ve lösemi konusu başlı başına bir yazı niteliği oluşturacak nitelikte çünkü. Diğer hastalıklara daha hiç saymıyorum. Her şeyin başı sağlık vesselam.

    AFYON RAKAMLARINI NASIL BİLECEĞİZ SORUSU

    Sağlık Bakanlığı Türkiye Sağlık İstatistikleri verilerinde İlimiz rakamları verilmiyor. Bu noktada Kamu bilgisine açık rakamlar olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer kamu paylaşımına açıklığı noktasında bir serbestlik söz konusuysa, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Sayın Hakkı Öztürk’ün de uygun görmesi hâlinde bu verileri sayfamızda sizlerle paylaşmamız noktasında her türlü kolaylığı EKONOMİA Sayfamıza sağlayacağını düşünüyorum. Böyle bir veri aktarımı olursa bana ilerleyen haftalarda muhakkak bir yazı konumuz olacaktır. Sağlıcakla kalın lütfen.

  • Tahran’da patlamalar meydana geliyor

    Tahran’da patlamalar meydana geliyor

    ABD-İsrail saldırılarının devam ettiği İran’ın başkenti Tahran’da patlamalar meydana geldi.

    İsrail ordusu, ABD ile birlikte 28 Şubat’tan bu yana saldırılar düzenledikleri İran’da 6 askeri hava üssünü hedef aldığını iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İsrail jetlerinin daha önce de hedef aldığı askeri hava üslerinde bulunan helikopterleri ve çok sayıda askeri uçağı imha ettiği ileri sürüldü.

    Açıklamada, askeri hava üssündeki pistlerin kullanılamaz hale getirildiği ve hava savunma sistemlerinin de hedef alındığı öne sürüldü.

    İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin ise yaptığı basın toplantısında askeri hava üslerine düzenledikleri saldırılarda silah ve para transferi için kullanıldığı öne sürülen 16 uçağı da hedef aldıklarını söyledi.

    İsrail ordusu ayrıca, İran’da Devrim Muhafızları Ordusu’nun askeri insansız hava aracı (İHA) karargahını hedef aldığını da iddia etti.

    Açıklamada, akşam saatlerinde İran’ın çeşitli bölgelerine gerçekleştirilen yeni bir hava saldırısı dalgasının tamamlandığı belirtildi.

    İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun insansız hava araçları karargahının vurulduğu savunulan açıklamada, fırlatılmaya hazır SİHA’ların da imha edildiği aktarıldı.

    TAHRAN’DA ART ARDA ŞİDDETLİ PATLAMALAR MEYDANA GELDİ

    İsrail ordusunun Tahran’a yeni bir saldırı başlattığını duyurduğu yazılı açıklamasının ardından Tahran’ın güneybatısındaki İslamşehr, doğusundaki Saad Abad ve batısındaki Şehriyar kentlerinde patlamalar sonucu dumanlar yükseldi.

    Özelikle Saad Abad’da meydana gelen patlamaların ardından büyük bir ateş topu oluştu.

    Kentte hala uçak sesleri duyulurken İran Hava Savunma Sistemleri’nin aktif olduğu görüldü.

    Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) açıklamasında “Hava savunma sistemlerimiz Tahran’da bazı seyir füzelerini düşürdü.” ifadeleri kullanıldı.

    İran ordusundan Trump’a tepki: Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek

    Trump’ın “yalan ve aldatmayla İran’a karşı psikolojik baskı uygulamaya çalıştığını” savunan İranlı Sözcü, “İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı cesur ve güçlü iradeyle direniyor. Biz savaşı tüm gücümüzle sürdürüyoruz ve savaşın sonunu İran belirleyecek.” dedi.

    Bölgedeki ABD’ye ait tüm askeri altyapının yok edildiğini öne süren Naini, “İran silahlı kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’ndaki ABD donanmasını ve ‘Gerald Ford’ uçak gemisini bekliyor.” ifadelerini kullandı.

    Naini, “Trump, ABD halkına yalan söyleyerek savaşı başlattı. Ancak şimdi İran’ın cevapları onu şaşkın ve çaresiz bir duruma düşürdü.” dedi.

    Öte yandan Trump’ın konuşmasının ardından Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Ateşkes yok ve saldırıların hacmini artırıyoruz.” değerlendirmesinde bulunuldu.

    ABD Başkanı Trump, Miami’de düzenlediği basın toplantısında, İran’ın tüm askeri güçlerini büyük oranda yok ettiklerini savunmuş ve savaşın “yakın bir zamanda sona ereceğini” söylemişti.

    ABD Donanmasına ait “USS Gerald R. Ford” gemisi Kızıldeniz’de, “USS Abraham Lincoln (CVN-72)” uçak gemisi ise Umman Denizi’nde faaliyet gösteriyor. >>>AA

  • Lübnan’ın güneyi için kara saldırıları başlattı

    Lübnan’ın güneyi için kara saldırıları başlattı

    İsrail ordusu, yoğun saldırılarla hedef aldığı Lübnan’ın güneyindeki işgalini genişletmek için son birkaç gündür kilit noktaları hedef alan kara saldırıları başlattığını duyurdu.

    İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, kara saldırısının Hizbullah’a karşı Lübnan’ın güneyindeki “tampon bölgeyi” genişletmek amacıyla başlatıldığı ileri sürüldü. Lübnan’ın güneyinde başlatıldığı duyurulan “kilit noktalara yönelik hedefli bir kara operasyonu” için bölgeye daha önceden asker takviyesi yapıldığı belirtildi. İsrail ordusuna bağlı 91.⁠ ⁠Tümen’in cumartesi gecesi geç saatlerde Lübnan’ın güneydoğusuna saldırılar düzenlemeye başladığı bildirildi. Kara unsurlarından önce İsrail ordusunun bölgeye şiddetli hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirdiği aktarıldı. Öte yandan 146. Yedek Tümen’in Lübnan’ın güneybatısına konuşlandırılmış vaziyette olduğu, 36. Tümen’in ise Rab el-Talatin bölgesinde baskınlar düzenlediği kaydedildi.

    İSRAİL’İN LÜBNAN’A SALDIRILARI

    İsrail ordusundan 2 Mart’ta yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti. Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut’u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan’da kara işgalini genişletme kararı almıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı 15 Mart’ta yaptığı açıklamada, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 850 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 105 kişinin yaralandığını bildirmişti. Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi ise İsrail’in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan’da zorla yerinden edilenlerin sayısının 830 bini geçtiğini bildirmişti.

    LÜBNAN, UNIFIL GÜÇLERİNE ÜLKENİN GÜNEYİNDE YAPILAN SALDIRIYI KINADI

    Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı, Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye’deki üslerinin yakınlarında rutin devriye gezen UNIFIL güçlerine yönelik üç ayrı olayda gerçekleştirilen silahlı saldırıları en güçlü şekilde kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı. UNIFIL güçlerine düzenlenen saldırının uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarını ihlal ettiğine dikkat çekilen açıklamada, barış güçlerinin BMGK’nin 1701 sayılı kararı uyarınca kendini savunma ve görevlerini engelleme girişimlerine karşı koyma hakkına sahip olduğu kaydedildi. Lübnan Bakanlar Kurulu’nun 2 Mart tarihli kararının hatırlatıldığı açıklamada, Hizbullah’ın askeri faaliyetlerinin yasa dışı ilan edildiği ve Hizbullah’ın silahlarını Lübnan devletine teslim etmek zorunda olduğu vurgulandı. Lübnan hükümetinin tutumuna önem atfedilen açıklamada, “Devlet dışında faaliyet gösteren hiçbir silahlı grubun, şüpheli amaçlarla Lübnan’ı kaosa sürüklemesine izin verilmeyecektir.” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Lübnan devletinin ülkeyi korumak, güvenliğini sağlamak ve halkın çıkarlarına hizmet etmek için toprakları üzerindeki egemenliğini uygulama ve silahların meşru kurumlarla sınırlandırılması konusundaki kararlılığı vurgulandı. Lübnan’ın güneyindeki Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye beldelerindeki üsleri çevresinde UNIFIL barış güçlerine “muhtemelen devlet dışı silahlı gruplar tarafından 3 ayrı olayda ateş açıldığı” ifade edildi. >>>AA

  • Vali Naci Aktaş AFJET ve AFJES tesislerinde incelemelerde bulundu

    Vali Naci Aktaş AFJET ve AFJES tesislerinde incelemelerde bulundu

    Jeotermal yatırımlar ve projeler masaya yatırıldı

    Saha incelemelerinin tamamlanmasının ardından AFJET A.Ş. genel merkezini ziyaret eden Vali Aktaş, kurumun mevcut çalışmaları ve geleceğe yönelik stratejik yatırımları hakkında kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. AFJET Müdürü İsmail Kara tarafından sunulan brifingde, devam eden projeler ve şehrin ısıtma kapasitesini artıracak yeni yatırımlar detaylı bir şekilde ele alındı.

    Şehrin enerji potansiyeli değerlendirildi

    Vali Aktaş, incelemeleri sırasında Afyonkarahisar’ın jeotermal enerji potansiyelinin en verimli şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekti. Kurumun hem ısınma hem de elektrik üretimi alanındaki katma değerinin artırılması noktasında yürütülen projelerin titizlikle takip edileceğini belirten Aktaş, yetkililere çalışmalarında başarılar diledi.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bolvadin’de Manevi Bir Durak: Abdülkadir Geylani Türbesi

    Bolvadin’de Manevi Bir Durak: Abdülkadir Geylani Türbesi

    17. yüzyılın başlarında Bolvadin’e gelen Şeyh Seyyid Abdülkadir Geylani-i Sani Hazretleri, Ağılönü semtinde tekke, misafirhane, çilehane, mektep ve medreseden oluşan bir külliye kurdu.

    Hicri 1062 (1654) yılında vefat eden Geylani-i Sani’nin ardından oğlu Abdüllatif görevi devraldı ve bugün ziyaret edilen türbeyi yaptırdı.
    📍 Bugün türbe, Bolvadin’de tarihî ve manevi atmosferiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.>>>Berna Uğur TÜRKSOY 

  • Kadınlar gününde bir kadın daha katledildi!

    Kadınlar gününde bir kadın daha katledildi!

    Tartışma kısa sürede büyüdü

    Edinilen bilgilere göre, 51 yaşındaki A.B. ile eşi Sermin Bacak arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartısma çıktı. Gerilimin tırmanması üzerine çıkan boğuşmada, Sermin Bacak aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandı. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, talihsiz kadının hayatını kaybettiğini belirledi.

    Zanlının ifadesi pes dedirtti

    Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan koca A.B.’nin ilk ifadesi ortaya çıktı. Zanlı, tartışma sırasında eşinin eline bıçak aldığını öne sürerek, kendisinin sadece engellemeye çalıştığını ve bıçağın bu boğuşma sırasında kazaen eşine saplandığını iddia etti. Jandarma ve olay yeri inceleme ekipleri, evde geniş çaplı bir delil toplama çalışması yürüttü.

    Cenaze Adli Tıp Kurumu’na gönderildi

    Hayatını kaybeden Sermin Bacak’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayın yaşandığı Çamlıbel Mahallesi’nde büyük üzüntü hakimken, güvenlik güçlerinin olayla ilgili başlattığı tahkikat titizlikle devam ediyor.>>>İHA

  • Başkan Köksal’dan 8 Mart mesajı!

    Başkan Köksal’dan 8 Mart mesajı!

    Köksal “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetimizin kadınlara kazandırdığı hakların ışığında; eşit, özgür ve güçlü yarınlar için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.”ifadelerini kullandı.>>>HABER MERKEZİ 

  • ”Aman petrol, canım petrol” dur artık dedirten haber!

    ”Aman petrol, canım petrol” dur artık dedirten haber!

    Küresel piyasalarda enerji alarmı

    Jeopolitik gerilimler ve arz güvenliğine dair endişelerin tetiklediği bu sert yükseliş, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ekonomilerde enflasyon baskısını yeniden gündeme taşıdı. Petrol fiyatlarındaki bu ani değişim, ulaşım maliyetlerinden sanayi üretimine kadar geniş bir yelpazede maliyet artışlarını beraberinde getirdi.

    Akaryakıt fiyatlarına zam dalgası kapıda

    Brent petroldeki yüzde 25’lik bu artışın, yurt içi piyasalarda akaryakıt pompa fiyatlarına doğrudan yansıması bekleniyor. Sektör temsilcileri, petrol fiyatlarının 91 dolar seviyesinde kalıcı olması durumunda, benzin ve motorin gruplarında önümüzdeki günlerde ciddi oranlarda yeni zamların yapılabileceği konusunda sürücüleri ve nakliye sektörünü uyardı.

    Üretim ve tüketim dengesi sarsılıyor

    Ekonomistler, petrol fiyatlarındaki bu kontrolsüz yükselişin küresel tedarik zinciri üzerinde yeni bir yük oluşturacağını belirtiyor. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için cari açığı büyüten bu durum, temel gıda maddelerinden hizmet sektörüne kadar her alanda fiyatların yukarı yönlü revize edilmesine yol açabilir.>>>Şahan KARTAL 

  • Başak Güvercin babasının izinde yolların tozunu attırıyor!

    Başak Güvercin babasının izinde yolların tozunu attırıyor!

    Ayda 15 bin kilometre: Akdeniz’den yola çıkan bir başarı hikayesi

    Hem gezmeyi hem de üretmeyi seven Güvercin, mesleğinin büyük bir kısmını Akdeniz bölgesinin bereketli topraklarından yüklediği ürünleri varış noktalarına ulaştırarak geçiriyor. Sezon yoğunluğuna göre ayda ortalama 15-16 bin kilometre yol kat eden genç şoför, tırın kabinini adeta ikinci bir ev bellemiş durumda. Farklı kültürler tanımanın keyfini sürerken, evden uzak kalmanın ve acil durumlarda hemen dönememenin mesleğin en zorlayıcı yanı olduğunu belirtiyor.

    ANKARA’DA YAŞAYAN BAŞAK GÜVERCİN, İŞ HAYATINDAN SIKILDIĞI İÇİN BABASININ İZİNDEN GİDEREK UZUN YOL TIR ŞOFÖRÜ OLDU. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    Ankara’da yaşayan Başak Güvercin, iş hayatından sıkıldığı için babasının izinden giderek uzun yol tır şoförü oldu.

    Önyargıları geri vitese taktı

    Mesleğe ilk başladığında “yanaşamazsın, yapamazsın” diyenlerin önyargılarıyla karşılaştığını ifade eden Başak Güvercin, bu süreci sabır ve ustalıkla aştığını anlatıyor: İlk yıllarda yük boşaltma alanlarında tereddütle bakanların güvenini kısa sürede kazandı. Tek başına ayakta durmanın ve kilometrelerce yolu devirmenin özgüvenini zirveye taşıdığını vurguluyor. Artık gittiği her noktada bir “usta” olarak saygı görüyor.

    Güçlü kadın güçlü toplum: 8 Mart mesajı

    Erkek egemen bir sektörde var olmanın kadının gücünü kanıtladığını söyleyen Güvercin, hemcinslerine cesaret dolu mesajlar veriyor. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının toplumun geleceği için kritik olduğunu belirten genç şoför, “Bir kadının hayatının yarım kalması, bir toplumun vicdanının yaralı kalması demektir” diyerek kadın cinayetlerine karşı da toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.

    ANKARA’DA YAŞAYAN BAŞAK GÜVERCİN, İŞ HAYATINDAN SIKILDIĞI İÇİN BABASININ İZİNDEN GİDEREK UZUN YOL TIR ŞOFÖRÜ OLDU. (AHMET ÖZKURT/ANKARA-İHA)
    Ankara’da yaşayan Başak Güvercin, iş hayatından sıkıldığı için babasının izinden giderek uzun yol tır şoförü oldu.

    Yolların sultanından tüm kadınlara kutlama

    Kendi ayakları üzerinde duran ve sınırları zorlayan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Başak Güvercin, hayallerinin peşinden giden kadınların hiçbir engelle karşılaşmayacağına inanıyor. Genç şoför, her seferine sadece yük değil, kadınların her işi başarabileceğine dair güçlü bir mesaj da taşıyor.>>>İHA

  • Samiye Hancıoğlu: “Emeğin Cinsiyeti Olmaz”

    Samiye Hancıoğlu: “Emeğin Cinsiyeti Olmaz”

    AFİKAD Başkanı Samiye Hancıoğlu, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Gazete3 mikrofonlarına özel açıklamalarda bulundu. Hancıoğlu, konuşmasında “Kadınlar toplumun vicdanıdır ve emeğin cinsiyeti olmaz” ifadelerini kullanarak kadınların toplumdaki önemli rolüne dikkat çekti.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Tüketim çarkı, kadın emeğini sömürüyor”

    “Tüketim çarkı, kadın emeğini sömürüyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla, Şişli’deki bir otelde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmaya, davetlileri selamlayarak başladı. Davetlilerin vasıtasıyla ülkenin tüm kadınlarına selamlarını, saygılarını ileten Erdoğan, katılımcılara teşekkür etti. Davetlilerin bereket, mağfiret, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı Ramazan-ı Şerif’lerini tebrik eden Erdoğan, bu mübarek günlerin millete, Türk-İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak, ramazanın ecirlerin ve iyiliklerin katlanarak artmasına vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara teşekkür ederek, “Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak, muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan, değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” ifadesini kullandı.

    Dünya Kadınlar Günü kapsamında, farklı ülkelerdeki kadınlara da tebriklerini ileten Erdoğan, şunları kaydetti: “Siz kardeşlerimin yanı sıra evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman şehit analarının, hepsi birer metanet timsali olan şehit eşlerinin ve şehit kızlarının, Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin, acılı eşlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, kendilerini buradan hürmetle selamlıyorum. Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kız çocuklarının bugün mezarına sarılan yüreği yanık İranlı anneleri ayrıca selamlıyor, ülkemizdeki kadınlar adına kendilerine bir kez daha taziyelerimizi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımızı ifade ediyorum. Yine bu vesileyle Afrika’nın yoksul ve cefakar kadınlarının, Afganistan’ın, Arakan’ın, Somali’nin mazlum kadınlarının, İsrail’in kendi topraklarında huzura hasret bıraktığı Lübnanlı kadınların, Batı’da sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişlileri arasında ezilen, şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, kendilerine Türkiye’den hem dayanışma mesajlarımızı hem de kucak dolusu selamlarımızı gönderiyorum.”

    “TÜKETİM ÇARKI, ÖNCELİKLE KADINLIK ONURUNU HEDEF ALIYOR, EN FAZLA KADIN EMEĞİNİ SÖMÜRÜYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşlar ve zulümlerde hayatını kaybedenlerle birlikte Türkiye’de teröre ve şiddete kurban verilen tüm kadınlara Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ettiğini dile getirdi. Dünya Kadınlar Günü’nü küresel ölçekte kadın sorunlarının ağırlaştığı, özellikle yakın çevrelerinde kadınların çok zor günler yaşadığı bir dönemde karşıladıklarını belirten Erdoğan, “Elini vicdanına koyan herkes inanıyorum ki şu tabloyu çok net görebiliyor. Bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde çatışma var, bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünya büyük bir gelir dağılımı adaletsizliğiyle karşı karşıya, bundan en çok kadınlar mağdur oluyor. Bugün dünyada batıl inançlardan, asabiyeden, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var. Bu durum en çok kadınları olumsuz etkiliyor. Bugün dünyayı devasa bir markete dönüştüren tüketim çarkı, öncelikle kadınlık onurunu hedef alıyor, en fazla kadın emeğini sömürüyor.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Gazze’de İsrail’in 2 yıl boyunca katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye’de 13 buçuk yıllık zulmün ardından kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar. Afrika’da kıtlığın, açlığın ve her gün biraz daha derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklar. Komşumuz İran’a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanların ekseriyeti aynı şekilde kadın ve çocuklar. Vicdan sahipleri olarak hepimiz bunu görüyor ve bu hazin tablodan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Sadece görmekle kalmıyor, aynı zamanda tepkimizi de ortaya koyuyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, yakın çevresinden başlayarak yeryüzünün farklı noktalarındaki adaletsizliklere, zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa, hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geldiğini söyledi. Erdoğan, “İşte komşumuz İran’da olduğu gibi, nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede bir yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşunun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir.” ifadelerini kullandı. Umutları kıran her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkenin kutlu mücadelesine verdikleri destek için bir kez daha kadınlara teşekkür eden Erdoğan, “Gururla ve şükranla ifade etmek isterim. Devletimiz merhum Kemal Tahir’in dediği gibi ‘Devlet Ana’ysa bu sizin kuşatıcılığınız, hamiyetiniz, şefkatiniz ve merhametiniz sayesindedir.” diye konuştu. Erdoğan, “Peş peşe savaşlardan ve en son İstiklal Harbi’nden sonra yorgun düşen ülkemizi tekrar ayağa kaldırmışsak, Cumhuriyetimizi her gün biraz daha güçlendirerek 103 yaşına getirmişsek, bunda kadınlar olarak emeğinizin, fedakarlıklarınızın, çabalarınızın yadsınamaz payı vardır.” dedi.

    “KADIN ERKEK DEMEDEN HEPİMİZ BİR BÜTÜNÜN AYRILMAZ PARÇALARIYIZ”

    Kadınların karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellere rağmen çalışkanlıkta, yetenekte, üretimde canlarını dişlerine takarak Türkiye’nin bugünkü iftihar edilen seviyelere ulaşmasına eşsiz katkılar yaptığını kaydeden Erdoğan, “Her birinize, sizlerin şahsında ülkemdeki tüm kadınlara, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, demokrasimizin güçlenmesine, refah çıtasının yükselmesine yaptığınız katkılardan dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Farklı vesilelerle sık sık hatırlattığım bir hakikatin altını bu anlamlı günde tekrar çizmek isterim. Biz kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden, kadın ve erkeği bir, beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bizler her varlığa, her canlıya Allah’ın ayeti nazarıyla bakan yüksek bir tasavvura sahibiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa, bu sadece ve sadece takva ile liyakat ile emek ve üretkenlikledir. Irk ayrımcılığı, mezhep ayrımcılığı, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi, cinsiyet ayrımcılığı da bizim kitabımızda yer almaz. Eşrefi mahlukat olan insanı ötekileştirmenin, sırf cinsiyeti veya etnik kimliği dolayısıyla hor, hakir görmenin bizim kitabımızda yeri yoktur. Başkasının özgürlük alanını sınırlamadıkça insanların kişisel tercihlerine, hayat tarzlarına, yaratılıştan gelen özelliklerine saygı duymak, farklılıkları bir zenginlik olarak görmek, sadece erdemli olmanın değil aynı zamanda insan olmanın gereğidir. Aynı şekilde küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle karşı durmak da insanlığımızın gereğidir.”

    İnsan hak ve hürriyetlerinin sadece belli bir zümrenin, gücü elinde bulunduran seçkinlerin, elitlerin değil, insan olan herkesin güvencesi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Hak olarak da, sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil, bilakis erkeğin yanı başındadır, omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz.” dedi. Erdoğan, “Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim kadına ve çocuğa şiddet uyguluyorsa, daha kötüsü zulmediyorsa insanlıktan nasibini almamış demektir. Kadını ve erkeği cinsiyetçi paranteze hapsedenler, aslında her ikisinin de önce insan olduğu gerçeğini perdeliyor demektir.” diye konuştu. Bu anlayışla siyaset sahnesine çıktıkları günden beri kadınların sosyal hayata, siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdiklerini belirten Erdoğan, kemikleşmiş önyargıları kırmak, yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak için büyük mücadeleler verdiklerini dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması noktasında neler yaptıklarını hem salondaki misafirlerin hem de erkanları başında kendilerini izleyen vatandaşların çok iyi bildiklerini söyledi. Bu kapsamda yaptıkları bazı düzenlemeleri ve rakamları paylaşan Erdoğan, “Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Aynı dönemde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye çıktı. Bir diğer başarımız siyasi temsildedir. 2002’de parlamentomuzda sadece 24 kadın milletvekili görev yapıyordu. Son seçimlerde bu sayı 119’a çıktı. Kadınların Meclis’te temsil oranıysa 5 kat artışla yüzde 19,83’e ulaştı.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, aynı başarıyı kadın kamu çalışanı oranında da gördüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “28 Şubat’ın vesayetçi zihniyetinin kamuda kadınlara kapattığı tüm kapıları ardına kadar biz açtık. Başörtüsü yasağına son vererek, kadınların hiçbir engelle ve baskıyla karşılaşmadan bürokrasinin tüm katmanlarında çalışabilmelerini sağladık. Bilhassa akademi, mülkiye, adliye, askeriye gibi kadınların erişim alanı dışında tutulan mesleklerde kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. Bugün sadece ikna odalarında ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil, aynı zamanda onların çocukları da her kurumda çalışıyor, kamusal alanda varlık gösteriyor, iş ve siyaset dünyasında başarılarıyla temayüz ediyor. Kadınlar inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği icra etmek arasında bir tercihte bulunmaya artık zorlanmıyor. Bunun bir sonucu olarak kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e yükseldi.”

    KADINA ŞİDDETE KARŞI YAPILAN ÇALIŞMALAR

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer kanayan yaranın kadına ve çocuğa yönelik şiddet olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Bu konuda her zaman ‘sıfır tolerans’ yaklaşımıyla hareket ettik. 2005’te Türk Ceza Kanunu’nda yaptığımız değişiklikle kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği açtık. 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’u yürürlüğe koyduk. Nüfusu 100 bini geçen belediyelere konuk evi açma mecburiyeti getirdik. 2014’te Ceza Kanunumuzda yaptığımız düzenlemeyle cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. 2020’de 6284 sayılı Kanun kapsamında ihtisas mahkemelerini kurduk. 2021 ve 2022’de kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırmak suretiyle caydırıcılığı güçlendirdik. 2023’te yayınladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle bu konudaki hassasiyetimizi teyit ve tescil ettik. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizin sayısını 86’ya çıkardık. Bakanlığımıza bağlı 112 Kadın Konuk Evimiz, 81 ilimizde şu anda hizmet veriyor. Sayısını 434’e çıkardığımız Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları ile koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ulaşılabilir kıldık. Alo 183 hattıyla kadın destek uygulamamız KADES ile en küçük sıkıntılarında 7 gün 24 saat esasıyla kadınların yanında oluyoruz.”

    Burada sayılamayacak kadar nice idari ve hukuki düzenlemeyi, reformu, tedbiri, müeyyideyi hayata geçirdiklerini dile getiren Erdoğan, kadına ve çocuğa karşı şiddet hususunda duruşlarının belli olduğunu, ne adına olursa olsun kadına şiddetin insanlığa ihanet olduğunu vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin, şiddetle mücadele konusunda çok önemli bir mesafe kaydettiğine işaret ederek, “Hiçbir temeli olmayan ‘Sözleşme yaşatır’ sloganıyla hükümetimizi eleştirenlerin bize örnek gösterdiği ülkelerin kahir ekseriyetinden daha iyi bir yerdeyiz. Bunun için biz ‘Sözleşme değil, kanun yaşatır.’ diyor ve mevzuatı ihtiyaçlara göre geliştiriyoruz. Nerede aksama ve aksaklık varsa gideriyor, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin kökünü kurutmak için ne gerekiyorsa hiç tereddüt etmeden yapıyoruz. Tek bir kadın veya çocuk şiddet kurbanı olmayana kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.” diye konuştu.

    DOĞUM VE BABALIK İZNİ DÜZENLEMESİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Meclis’e bir kanun teklifi ilettiklerini anımsatarak, “Buna göre, kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Aynı düzenlemede özel sektör çalışan babaların babalık iznini de kamuda olduğu gibi 5 günden 10 güne çıkarmayı amaçlıyoruz. Bayramdan sonra yasalaşmasını ümit ettiğimiz teklifin şimdiden tüm anne babalara hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. İftar sofrasına teşrif eden misafirlere teşekkürlerini ileten Erdoğan, katılımcıların başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan ramazan ayını tebrik ederek, “Özellikle Ramazan-ı Şerif’e Rabbim bizleri nasıl kavuşturduysa, Ramazan Bayramı’na da aynı şekilde kavuşturmasını niyaz ettik, niyaz ediyoruz ve şimdi de Ramazan Bayramı için dualarımızı yapıyoruz. Rabbim Ramazan Bayramı’na bizleri kavuştursun. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü tekrar kutluyorum. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.” ifadelerini kullandı. Eminönü Yeni Camisi imam hatibi Emrullah Akbaş’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül dua etti. >>>AA

  • Galatasaray, derbide Beşiktaş’ı 1-0 yendi

    Galatasaray, derbide Beşiktaş’ı 1-0 yendi

    Trendyol Süper Lig’in 25. haftasındaki derbide Galatasaray, deplasmanda Beşiktaş’ı 1-0 yendi.

    1. dakikada Olaitan, ceza sahası sol çaprazından yayın içindeki Asllani’ye pasını çıkardı. Asllani’nin kaleyi cepheden gören noktadan yaptığı vuruşta top, az farkla dışarı çıktı. 21. dakikada ceza sahası dışından Sara’nın sert şutunda meşin yuvarlak kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı. 39. dakikada Galatasaray öne geçti. Sane’nin sağ iç koridordan kale önüne yaptığı ortaya boş pozisyonda kafa vuruşunu yapan Osimhen, topu filelere gönderdi: 0-1.
    2. dakikada savunmadan seken topu sağ çaprazdan gelişine kaleye gönderen Cerny’nin sert şutunda kaleci Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kornere çeldi.
    3. dakikada Galatasaray 10 kişi kaldı. Sağ kanatta Galatasaraylı Sane ile Beşiktaşlı Rıdvan Yılmaz’ın mücadelesinde siyah-beyazlı futbolcu yerde kaldı. VAR’dan gelen uyarı sonrasında pozisyonu saha kenarındaki monitörde inceleyen hakem Ozan Ergün, Sane’nin Rıdvan’a yaptığı müdahaleye kırmızı kartını çıkardı.
    4. dakikada Murillo’nun sağ kanatta son çizgiden içeriye çevirdiği top savunmaya çarpıp Orkun Kökçü’nün önünde kaldı. Hafif sağ çaprazdan Orkun’un şutunda meşin yuvarlak kaleci Uğurcan Çakır’da kaldı.
    5. dakikada sağdan paslaşılarak kullanılan kornerde Cerny’nin yayın gerisine çıkardığı topa Orkun Kökçü’nün gelişine şutunda kaleci Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kornere gönderdi.
    6. dakikada Galatasaray atağında Beşiktaş’ta Rıdvan Yılmaz’ın dokunduğu top Barış Alper Yılmaz’ın önünde kaldı. Barış’ın ceza sahası sol çaprazından yaptığı vuruşta kaleci Ersin Destanoğlu, açıyı kapatarak meşin yuvarlağı engelledi.

    90+7. dakikada Rıdvan Yılmaz’ın sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortada Ndidi’nin kafa vuruşunda top kaleci Uğurcan Çakır’da kaldı. Galatasaray, karşılaşmayı 1-0 kazandı.

    ZİRVEDE PUAN FARKI MAÇ FAZLASIYLA 7 OLDU

    Galatasaray, derbiden galibiyetle ayrılarak zirvedeki puan farkını maç fazlasıyla 7’ye çıkardı. Beşiktaş’ı 1-0 mağlup eden sarı-kırmızılı ekip, 19. galibiyetini aldı. Geride kalan bölümde 4 beraberlik ve 2 yenilgisi bulunan sarı-kırmızılı takım, puanını 61’e çıkardı. Haftaya Fenerbahçe’nin 4 puan önünde lider giren “Cimbom” maç fazlasıyla puan farkını 7’ye yükseltti. Sarı-lacivertliler, Süper Lig’in 25. haftasında yarın Kadıköy’de Samsunspor’u konuk edecek.

    OSİMHEN, BU SEZONKİ 18. GOLÜNÜ ATTI

    Sarı-kırmızılıların yıldız santrforu Victor Osimhen, bu sezon 18. kez fileleri havalandırdı. Bu sezon Beşiktaş derbisine kadar 25 resmi müsabakada 17 kez tabelayı değiştirerek takımın en golcü oyuncusu konumunda bulunan Osimhen, sarı-kırmızılı formayla mücadele ettiği son 8 Süper Lig maçının 7’sinde fileleri havalandırmayı başardı. Nijeryalı yıldız, ligdeki 18. maçında 11. golünü attı. Osimhen’in UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 8 maçta 7 golü bulunuyor.

    GALATASARAY, VAR İNCELEMESİNDEN SONRA EKSİK KALDI

    Sarı-kırmızılı takımda, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından Leroy Sane kırmızı kart gördü. Mücadelenin 61. dakikasında orta alanda Leroy Sane ile ikili mücadeleye giren Rıdvan Yılmaz yerde kaldı. Hakem Ozan Ergün pozisyonda oyunu devam ettirdi. Ergün, VAR Ömer Faruk Turtay’ın uyarısıyla saha kenarındaki ekrandan pozisyonu yeniden izledi. Hakem Ergün, Rıdvan’a sert müdahalede bulunduğu gerekçesiyle Sane’ye doğrudan kırmızı kart çıkardı. Alman yıldız, profesyonel kariyerinde ilk kez bir lig maçında oyundan atıldı.

    UĞURCAN, İYİ PERFORMANSIYLA KALESİNİ GOLE KAPATTI

    Galatasaray’ın milli kalecisi Uğurcan Çakır, performansıyla alınan 3 puanda başrolü oynadı. Tecrübeli file bekçisi, 48. dakikada Vaclav Cerny, 68 ve 71. dakikalarda ise Orkun Kökçü’nün şutlarında meşin yuvarlağın ağlara girmesini önledi. Mücadelenin bitiş düdüğünün ardından birçok takım arkadaşı Uğurcan Çakır’a koşarak iyi performansı için tebrik etti.

    ABDÜLKERİM, BAŞAKŞEHİR MAÇINDA OYNAYAMAYACAK

    Galatasaray’ın tecrübeli stoperi Abdülkerim Bardakcı, Süper Lig’in 26. haftasındaki RAMS Başakşehir maçında forma giyemeyecek. Derbiye sarı kart sınırında çıkan Abdülkerim, 72. dakikada itirazı sonrasında hakem Ozan Ergün tarafından sarı kartla cezalandırıldı. Cezalı duruma düşen tecrübeli savunma oyuncusu, 14 Mart Cumartesi günü RAMS Park’ta yapılacak Başakşehir maçında süre alamayacak.

    SON BEŞ DERBİNİN DÖRDÜNDE EKSİK KALDI

    Galatasaray, Beşiktaş ile yaptığı son 5 derbinin 4’ünde kırmızı kart gördü. Sarı-kırmızılı ekip, 3 Ağustos 2024’te Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapılan Turkcell Süper Kupa müsabakasıyla başlayan süreçte siyah-beyazlılarla 5. kez karşılaştı. Süper Kupa maçında Galatasaray’dan Victor Nelsson kırmızı kart görerek takımını yalnız bıraktı. Ardından geçen sezonun ilk yarısında Galatasaray’ın sahasında 2-1 kazandığı Süper Lig müsabakası 11’e 11 tamamlandı. Geçen sezonun ikinci yarısında Dolmabahçe’de yapılan derbide sarı-kırmızılı ekipte Przemysław Frankowski, 36. dakikada kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Yaklaşık 1 saat 1 kişi eksik mücadele eden “Cimbom” sahadan 2-1 yenik ayrıldı. Bu sezon RAMS Park’ta yapılan derbinin 34. dakikasında sarı-kırmızılı takımdan Davinson Sanchez kırmızı kart gördü. 10 kişi kaldığında 1-0 geride olan sarı-kırmızılı ekip, golü bularak derbiden 1-1 beraberlikle çıktı. Galatasaray, Beşiktaş ile son müsabakada ise Leroy Sane, 62. dakikada kırmızı kartla oyundan atıldı.

    “YENİ DOLMABAHÇE”DE İKİNCİ KEZ KAZANDI

    Galatasaray, 2016 yılında yenilenen Tüpraş Stadı’ndaki 10. maçında 2. galibiyetini aldı. İki ekip, geride kalan sezonlarda Tüpraş Stadı’nda 9 kez karşı karşıya geldi. Bu maçların 7’sini siyah-beyazlılar kazanırken, sarı-kırmızılı takım 1 galibiyet elde edebildi. Derbilerde 1 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Galatasaray, bu galibiyetle “Yeni Dolmabahçe”de kazandığı derbi sayısını 2’ye çıkardı.

    SERGEN YALÇIN, SON OYNANAN ÇAYKUR RİZESPOR MAÇININ İLK 11’İNE GÖRE 4 DEĞİŞİKLİK YAPTI

    Siyah-beyazlı futbol takımı, Tüpraş Stadı’nda oynanan derbiye Ersin Destanoğlu, Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Felix Uduokhai, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, Kristjan Asllani, Orkun Kökçü, Vaclav Cerny, Junior Olaitan ve Hyeon-gyu Oh ilk 11’iyle başladı. Beşiktaş’ın yedek kulübesinde ise Devis Vasquez, Milot Rashica, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Kartal Kayra Yılmaz, Gökhan Sazdağı, Jota Silva, Tiago Djalo, Yasin Özcan ve Mustafa Erhan Hekimoğlu yer aldı. Deneyimli teknik adam, rotasyona gittiği ve 4-1 kazandıkları Ziraat Türkiye Kupası’ndaki Çaykur Rizespor maçına göre ilk 11’de 4 değişiklik yaptı. Sergen Yalçın, Çaykur Rizespor maçında şans verdiği Tiago Djalo, Yasin Özcan, Salih Uçan ve Milot Rashica’yı yedek soyundururken yerlerine Felix Uduokhai, Rıdvan Yılmaz, Kristjan Asllani ve Vaclav Cerny’ye formayı teslim etti.

    BEŞİKTAŞ’TA 5 OYUNCUNUN İLK GALATASARAY DERBİSİ

    Siyah-beyazlılarda teknik direktör Sergen Yalçın’ın ilk 11’de şans verdiği 5 oyuncu, Galatasaray derbisinde ilk kez forma giydi. Beşiktaş’ta Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Kristjan Asllani, Junior Olaitan ve Hyeon-gyu Oh, siyah-beyazlı formayla ilk defa sarı-kırmızılılara rakip oldu. Yedek kulübesinde yer alan Devis Vasquez, Jota Silva ve Yasin Özcan da ilerleyen dakikalarda şans bulması durumunda Galatasaray derbisinin heyecanını tadacak. Jota Silva, sezonun ilk devresindeki derbide kadroda yer almış ancak süre bulamamıştı.

    OKAN BURUK, SON SÜPER LİG MAÇININ İLK 11’İNDE 4 DEĞİŞİKLİK YAPTI

    Süper Lig’de geride kalan 24 maçta 18 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 yenilgiyle 58 puan toplayan sarı-kırmızılı takım, 25. haftaya en yakın takipçisi Fenerbahçe’nin 4 puan önünde lider girdi. Galatasaray, Tüpraş Stadı’ndaki derbide son 13 lig maçını kaybetmeyen Beşiktaş’a konuk oldu. “Cimbom” kritik müsabakaya Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Mario Lemina, Lucas Torreira, Leroy Sane, Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen 11’i ile çıktı. Sarı-kırmızılı takımın yedek kulübesinde Günay Güvenç, Mauro Icardi, Yunus Akgün, Eren Elmalı, İlkay Gündoğan, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Noa Lang, Wilfried Singo, Sacha Boey yer aldı.

    Galatasaray Teknik Direktörü Buruk, Ziraat Türkiye Kupası’nda hafta içinde yapılan ve 2-1 kazandıları Corendon Alanyaspor mücadelesine rotasyonlu bir kadro çıkarmıştı. Buruk, Süper Lig’in 24. haftasında yine Alanyaspor ile sahasında yaptığı maça göre 4 değişikliğe gitti.

    Buruk, 3-1 kazandıkları Alanyaspor mücadelesinin ilk 11’inde görev verdiği Eren, Lang, Singo ve Boey’u yedeğe çekti. Tecrübeli teknik adam, bu oyuncuların yerine Abdülkerim, Sallai, Jakobs ve Lemina’yı sahaya sürdü.

    KAPTAN ABDÜLKERİM, 2 MAÇ SONRA KADRODA

    Teknik direktör Okan Buruk, son 2 maçta dinlendirdiği kaptan Abdülkerim Bardakcı’yı ilk 11’e aldı. Sarı-kırmızılı ekibin son 4 sezondaki en istikrarlı oyuncularından olan Abdülkerim, Süper Lig’de ve Türkiye Kupası’nda arka arkaya Corendon Alanyaspor ile yapılan maçlarda dinlendi. Galatasaray kariyerinde ilk kez üst üste 2 maçta forma giymeyen tecrübeli stoper, Beşiktaş derbisiyle ilk 11’e döndü.

    SALLAİ 11’DE, YUNUS YEDEKTE

    Sarı-kırmızılı ekipte ağrıları nedeniyle son 2 maçın kadrosuna alınmayan Roland Sallai ile Yunus Akgün kadroya alındı. Ağrıları bulunduğu için Alanyaspor ile yapılan lig ve kupa maçlarının kadrosuna alınmayan Sallai, Beşiktaş derbisinde ilk 11’de başladı. Yunus ise yedekler arasında görev bekledi.

    OKAN BURUK: 10 KİŞİ KALDIKTAN SONRA İYİ MÜCADELE ETTİK

    Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş derbisinin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Beşiktaş deplasmanının zorlu olduğuna değinen Buruk, “Beşiktaş’ın son haftalardaki yükselen formu, transfer döneminden sonraki performansları nedeniyle zor bir maç olacağını biliyorduk. Ancak ilk yarı beklediğimizin aksine topun bizde olduğu, daha çok pozisyona giren, rakibi kaleye getirmeyen, ön alan baskısında kazandığı toplarla doğru geçişler yapan bizdik. İlk yarıyı 1-0 önde bitirdik. Maçın 20. dakikasında Barış Alper’in penaltı pozisyonu vardı. Gördüğümüz kadarıyla ayağına basma varmış. Rakibimizin de ilk yarıda kırmızı kart itirazı oldu. Değerlendirme farklı olabilirdi. İkinci yarıya çok iyi başlamadık. Sane’nin kırmızı kartı şanssız bir kart oldu. Topa gitmek isterken rakibin ayağına bastı. Bence 10 kişi kaldıktan sonra iyi mücadele ettik. Rakibimizin de kalemize attığı şutlar oldu. İyi mücadele ederek çok önemli bir galibiyet aldık. Hem oyuncularıma hem de buraya gelip bize destek veren taraftarımıza teşekkür ederim. Şimdi başımızı kaldırıp 3 gün sonraki Liverpool maçına hazırlanacağız.” diye konuştu.

    Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, Süper Lig’deki şampiyonluk yarışıyla ilgili, “Zor deplasmanlarımız hala var. En yakın 2 rakiplerimizle oynayacağız. Formda bir Başakşehir ile haftaya karşılaşacağız. Kolay bir fikstür değil ama bu tür kritik maçları çok iyi oynuyoruz. Bugün de bunu göstererek kazanmasını bildik. Önemli bir avantaj yakaladık ama şu an çok erken. İki maçlık performans puan durumundaki yerinizi değiştirebilir. Bundan dolayı dikkat etmemiz gerekiyor. Şu an bir şey kazanmadık. Daha çok kritik maçlarımız var. Bu galibiyet, bizi Şampiyonlar Ligi’ne psikolojik anlamda olumlu şekilde hazırlayacak.” ifadelerini kullandı.

    BAŞAKŞEHİR MAÇINDA TAKIMIN BAŞINDA YER ALAMAYACAK

    Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Süper Lig’in 26. haftasında 14 Mart Cumartesi günü sahalarında yapacakları RAMS Başakşehir müsabakasında cezası nedeniyle saha kenarında olamayacağını söyledi. Mücadelede sarı kart gören Buruk, “Hakemlerin uzatmasıyla 45 dakika 10 kişi oynadık. Bir an maç bitmeyecek zannettim. Ben de, ‘Biraz daha oynatın.’ dedim. Bunun üzerine sarı kart gösterdiler ve cezalı duruma düştüm. Komik, basit bir sarı kart gösterdiler. Adını bilmiyorum ama özellikle dördüncü hakemle iki kulübe de iletişim kuramadı. İletişim kurabilecek insanların dördüncü hakemlik yapması çok önemli. İki tarafın da hakemlerden mutsuz olduğu bir gün geçirdik.” şeklinde görüş belirtti.

    “MUTLU EDEN, BAZEN DE PSİKOLOJİK OLARAK YIPRATAN ÇOK İYİ OYUNCULARA SAHİBİM”

    Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda 10 Mart Salı günü sahalarında İngiltere temsilcisi Liverpool’u konuk edecekleri maçla ilgili konuştu. Maçta uzun süre 10 kişi mücadele etmelerinin Liverpool müsabakasına yansıyıp yansımayacağının sorulması üzerine Buruk, “Yorgunluk oldu ama en azından İstanbul’dayız. Bir seyahatimiz yok. İki gün dinlenme şansımız var. Şampiyonlar Ligi’nin konsantrasyonu ve hazırlığı çok farklı. Elimizde çok iyi ve dinlenmiş oyuncular var. Beni mutlu eden, bazen de psikolojik olarak yıpratan çok iyi oyunculara sahibim. Geniş bir kadrom var. Hangisini oynatacağımı, oyuna alacağımı çok fazla düşünüyorum. İyi yanı da 3 kulvarda yarışıyoruz. Çok fazla maç oynayacağız. Çok değerli oyuncularım var. Hepsini bu süreçte kullanacağım.” değerlendirmesinde bulundu.

    “UĞURCAN ŞU AN PREMİER LİG SEVİYESİNDE BİR KALECİ”

    Tecrübeli teknik direktör, milli kaleci Uğurcan Çakır’ın performansını övdü. Buruk, Trabzonspor’dan yaklaşık 30 milyon avro bonservis bedeliyle kadroya katılan Uğurcan ile ilgili soruyu, “Uğurcan bu maç için çok motiveydi. Bu karşılaşma için ekstra hazırlandı. Bugünkü performansı beni şaşırtmadı ama kaleci performansının konuşulduğu bir maç izletmek istemiyoruz. Daha çok rakip kalecinin performansı konuşulsun. Özellikle 10 kişi kaldıktan sonra çok önemli kurtarışlar yaptı, bizi güvende hissettirdi. Uğurcan hem kalecilik hem de karakter olarak çok önemli. Sezon başında Premier Lig’den bu seviyede bir kaleci almak isteseniz en az 30 milyon avro para ödemeniz gerekiyordu. Uğurcan da şu an Premier Lig seviyesinde bir kaleci. Şu anki performansına bakınca Uğurcan için verilen 30 milyon avro bonservisin az olduğunu düşünüyorum.” şeklinde yanıtladı.

    UĞURCAN ÇAKIR: BU STADI SEVİYORUM, BANA UĞURLU GELİYOR

    Uğurcan Çakır, müsabakanın ardından Tüpraş Stadı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tüpraş Stadı’nda oynamayı sevdiğini belirten Uğurcan, “Milli takımla da bu statta oynayacağız. İnşallah o maçta da iyi oynayıp milli takımıma yardım ederim. Bu stadı seviyorum. Burada iyi maçlarım var. Bu stat bana uğurlu geliyor. Bugün takımın yıldızı ben değildim. 10 kişiyle çok iyi mücadele ettik ve gol yemedik. Takım arkadaşlarımı kutluyorum.” ifadelerini kullandı. Beşiktaş galibiyetinin lig için çok kritik olduğunu aktaran milli file bekçisi, “Beşiktaş iyi bir takım. İyi bir hocaları var. Sergen Yalçın geldikten sonra çıkışa geçmişlerdi. Zor bir maçtı. Buradan galip ayrılmak, lig için çok kritikti. Umarım Liverpool maçında da iyi bir skorla taraftarımızı mutlu ederiz.” diye konuştu. Maç içerisinde sakatlık yaşadığı pozisyonla ilgili Beşiktaş’ın kaptanı Orkun Kökçü ile konuştuğunu dile getiren Uğurcan, “Orkun Kökçü ile konuştum. Ben orada topu dışarı atmıştım. Topun bize gelmesi gerekiyordu. ‘Fair-play’i biz böyle öğrendik. Top gelmedi ve taç atışını kullandılar. Maçtan sonra onunla konuştum. ‘Maç içinde bunlar olabilir.’ dedik. Doğru söylüyor aslında ama Olaitan’a bunu yakıştıramadım. Topu biz atmıştık ve taca çıkmıştı.” dedi. Uğurcan Çakır, bir gazetecinin “Oyun kurma konusunda özel çalışma yapıyor musun?” sorusuna ise “Okan Buruk’un istediklerini sahaya yansıtmaya çalışıyorum. Okan hocamız öyle istiyor.” yanıtını verdi. Liverpool ile oynayacakları maça değinen Uğurcan, “İç sahada oynayacağımız bütün maçlar, rakip için zor. Liverpool’u iyi bir oyun ve skorla yenmek istiyoruz. İnşallah bunu başarıp ülkemizi gururlandırırız.” değerlendirmesinde bulundu.

    SERGEN YALÇIN: TÜRK FUTBOLUNUN GİTTİĞİ DURUM ÇOK DA SAĞLIKLI DEĞİL

    Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında oynanan derbide Galatasaray’a 1-0 yenilen Beşiktaş’ta teknik direktör Sergen Yalçın müsabakanın hakemini eleştirdi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren Yalçın, “Galatasaray’ı tebrik ederim. Oyunun ilk bölümü iyi geçmedi. İyi oynamadık ilk yarıyı, rakip de iyi oynamadı. 20. dakikada kırmızı kart pozisyonu var. Onun haricinde çok göze batan bir şey yoktu. İkinci yarı iyi başladık ve kontrolü ele aldık. Rakip kırmızı kart gördü. Sonra daha baskın oyun oynadık. Pozisyonlarımız da vardı, oyunu kurtarabilirdik ama şanssızlık mı desem becerisizlik mi desem.. Bir mağlubiyet aldık, derbiyi iç sahada kaybetmek bizi üzüyor. Oyuncularımız da üzüldü. Bundan sonrasına bakacağız.” ifadelerini kullandı.

    Hakem kararlarının maçtan maça değiştiğini vurgulayan Yalçın, şunları söyledi: “Maçı kaybetmeyi hakeme bağlamak istemiyorum ama 20. dakikada Sane’nin kırmızı kart pozisyonu var. Buna dünyada kırmızı kart vermeyecek hakem var mı çok merak ediyorum. Rıdvan’a yaptığı kırmızı kart pozisyonu, ilk yarıdakinin yüzde 50’si kadar hafif. Sarı kartla geçiştirdi, oyuncu da teşekkür etti. O da biliyor çünkü kırmızı kart olduğunu. VAR’daki arkadaşlar yoklar. Trabzon’da, Fenerbahçe maçında var o arkadaşlar ama burada yoklar. Kimsenin böyle şeye ihtiyacı olmasın. Maç yapıyoruz, aslan gibi çıkıp oynayalım. Bir taraf kazanacak zaten. Osimhen’in ikinci sarı kartı var. Oyuncular kural olarak bunun ikinci sarı kart olduğunu söylüyor hakeme. Kuraldan dolayı Orkun’a sarı kart veriyor. Bizim oyuncular ‘Kural gereği sarı kart görmesi lazım’ diyor ama hakem pozisyona bakmıyor bile. Çok da konuşulacak bir şey yok. 20. dakikada rakip atılsa belki yine yenemezdik o ayrı bir koru. Hakemler ve VAR, kuralı uygulamak için buradalar. Biz zaten ligde yokuz, puan olarak gerideyiz. Türk futbolunun geleceği açısından bu büyük bir sorun. Buna bir facia diyebiliriz. Bu oyun kurallarla oynanan bir oyun. Hakemler de kuralı uygulamak için varlar. Kurallar bana başka öbürüne başka olunca böyle diyaloglar çıkıyor. Beni Trabzon’da 10 kişi bırakıyorsun, kazanacağım maçta berabere kalıyorum. Fenerbahçe maçında Orkun’u atıyorsun. Bu maçta kural yok mu? Yorumcuyken, ‘Yabancı VAR’a, hakeme ne gerek var’ diyordum ama Türk futbolunun gittiği durum çok da sağlıklı değil.”

    Bir basın mensubunun, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un da hakemden şikayetçi olduğu yönündeki ifadesine Yalçın “O neyden şikayetçi? 3 senedir şampiyon oluyorlar ve hakemden mi şikayetçi?” diye cevap verdi. Oyunun ilk yarısında istediklerini ortaya koyamadıklarını ifade eden Yalçın, “Maçın ilk yarısında oyunu oturtamadık. Galatasaray merkez orta sahada baskı yapınca oyunu kurmakta zorlandık. İkinci yarıya çok iyi başladık. İkinci yarıya ön alanda baskı yapalım, rakip yarı alana yıkalım mantığındaydık. Oyunun bütününe baktığımızda maçın büyük bölümü bizim üstünlüğümüzle geçti. Gol bulabilirdik.” şeklinde konuştu.

    “BUGÜNKÜ MAÇ HAKEMLİK ADINA BÜYÜK SKANDALDIR”

    Hakemin kararlarını sert şekilde eleştiren Yalçın, şunları aktardı: “Son bölümde rakip yerden kalkmadı. Sürekli zaman geçirmeye çalışan oyuncuları vardı. Vakit geçirip maçı bitirmeyi planladılar, bunu anlayışla karşılarım, normal ama hakemlerin kuralları uygulamamasını normal karşılayamam. Bana El Bilal’in pozisyonunda, Orkun’un pozisyonunda kuralı uyguluyorsun ama burada uygulamıyorsun. Bu çok büyük bir yanlıştır. Futbolun içine televizyon sokarsan VAR’daki arkadaşlar maçın kaderini etkileyebilir. Bugünkü maç hakemlik adına büyük skandaldır. 20. dakikadaki Sane’nin pozisyonu uzayda oynasan kımızı kart verilir. Bu yüzden maçı kaybettik demiyorum, çocuklar 100 dakika maç yapıyor. Ben zaten şampiyonluğa oynamıyorum ama sen niye benim geleceğimi etkiliyorsun. Herkes işini en doğru şekilde yapmalı.”

    Maçın hakemi Ozan Ergün’ün derbiye son anda atandığını ifade eden Yalçın, “Ozan Ergün’ün son dakika atandığını biliyorum. Hakem hatalarından yakınan biziz, kaybeden de biziz. Rakip hiç kaybetmiyor bize karşı. Samsun maçında VAR çağırdı penaltı ver diye, adam bakıp penaltıyı iptal etti. Kayseri maçında oyuncu elle temas ediyor VAR devreye girmiyor. Hadi bu sene önemli değil ama seneye ne olacak. Seneye şampiyonluk hedefimiz diyoruz. Böyle şampiyonluğa nasıl oynayacağız. Maçı kaybettiğim için sinirli değilim ama bu şekil olmaz. Sen kuralları uygula kim yenerse yensin, sen ona karışma. Bizim canımız yandı.” değerlendirmesinde bulundu. Gelecek sezon daha oturmuş bir takım kuracaklarını söyleyen tecrübeli teknik adam, “Galatasaray bizden daha fazla oturmuş takım ve geniş kadroya sahip. 3-4 senedir birlikte oynayan oyuncuları var. Biz daha yeni bir transfer dönemi geçirdik. Yeni oyuncularımız takıma katıldı. Yeni yapılanma döneminde bir camiayız. Bunu en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu da bir süreç alıyor. Yavaş yavaş oturacağız gibi gözüküyor. Sezon başında yapacağımız kurulumla önümüzdeki sezon daha oturmuş bir kadro kuracağız. Galatasaray’a başarılar diliyorum Şampiyonlar Ligi’nde.” açıklamasını yaptı.

    “EKSİKLERİMİZİ GİDERECEĞİZ”

    Tüpraş Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından Beşiktaş’ın ikinci başkanı Hakan Daltaban, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Siyah-beyazlı taraftarlara teşekkür ederek sözlerine başlayan Hakan Daltaban, “Festival ve karnaval havasında başlayan bir günü tamamladık ama pek festival havasında bitmedi. Uzun zamandan beri futbolda bir yapılanmanın içindeyiz. Yavaş yavaş sonuçlarını almaya başlıyoruz. Sergen hocamızın da başkanımızın da söylediği gibi biraz zamana ihtiyacımız var. Dünyanın en iyi hocalarından birine sahibiz, çok inanıyoruz. Çok iyi bir kadro olma yolunda gidiyoruz. Elbette zaman zaman hocamız da oyuncularımız da formda olmayabilir. Bunları yaşayabiliriz. Bugün onları yaşadık anlamında söylemiyorum. Bugün evet istediğimiz, arzu ettiğimiz futbolu oynayamadık. Eksiklerimizin ne olduğunu biliyoruz. Bunları giderme yolunda büyük çaba sarf ediyoruz. Başkanımız, yönetim kurulumuz, futbol komitemiz bu konuda yoğun çalışmalar içindeler. Bu eksiklerimizi gidereceğiz.” diye konuştu.

    Hakan Daltaban, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Çok üzülerek, utanarak, sıkılarak bu konuşmaları yapmak zorundayız. ‘Yöneticiler maçtan sonra konuşsun, konuşmasın’ diyorlar. O kadar uzun boylu değil. Burası koskoca Beşiktaş camiası. Beşiktaş sadece bir futbol, spor kulübü değil, Beşiktaş koca bir camia. Milyonların yüreğini bugün burada hisseden bir camiayı yönetiyoruz. Bu işler o kadar basit değil. Bize futbolda oynamak isteyenin oynatılacağı öğretildi. Oynatmamaya çalışanlara avantaj verilmeyen, oynamak isteyene yol açılan, oynamak isteyenin önünün kesilemeyeceği öğretildi. Bugün bunu göremedik. Futbolun içinde bunlar var. Yerde yatan arkadaşları görmemek, yandan müdahaleleri görmemek… Bir haftadan beri bütün futbol kamuoyunda Beşiktaş-Galatasaray maçını yönetecek üçüncü hakemi bulamadık. Bakın iki hakem üstünde gittik, geldik. Bir üçüncü hakemin ismi çıkmadı. Öncelikle iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım. Genç hakemleri destekliyoruz ama arkadan gelecek genç hakemlerin de önünü açın. Onları yetiştirin. Futbol o kadar zor bir oyun değil. Çok basit matematiği olan, basit ilkeleri olan, basit kuralları olan bir oyun. Hakem hiçbir zaman başrol değildir. Futbol kulüplerinin performansları, mücadeleleri, tribünleri, camialarının güçleri, ruhları vesairesi futbolun ana unsurudur. Ama biz çok uzun zamandan beri futbolun yan taraflarını konuşuyoruz. Ben bugün burada niye konuştuğumu bile bilmiyorum.”

    “HAKEM ADINA UTANDIM”

    Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hakan Daltaban, hakem Ozan Ergün’ün yönetimine sert tepki gösterdi. Yaptığı açıklamaların bahane olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Daltaban, şunları kaydetti: “Sahadaki hakem arkadaşımızı ben açıkçası anlayamadım. Pozisyonlara baktığımızda takdir hakları kısmına hiç girmiyorum. Takdir haklarını bizden yana kullandı, kullanmadı. Bunu konuştuğumda bizim kaybettiğimiz maça bahane falan değil. Kimse bunu böyle algılamasın. Türk futbol kamuoyu ve Türk futbolunun adaleti adına konuşuyorum. Futbolda biz çok uzun zamandan beri şiddet, terör gibi şeyleri konuşuyoruz. Görüyorsunuz kartellerin olduğu yerlerde, devletin olmadığı yerlerde terör var. Beşiktaş camiası bu oyuna gelmez. Birilerinin amacı ortalığı karıştırmaksa Beşiktaş camiası son derece sağduyuludur. 123 yıllık bir çınardan bahsediyoruz. Bugün milyonları yüreği burada attı. 40 bin taraftarımız 2 bin liralarını, 5 bin liralarını, 10 bin liralarını biriktirerek bu yoklukta bu karnaval havasına geldi. Kimsenin bu insanların emekleriyle oynamaya hakkı falan yok.”

    Siyah-beyazlı camianın içinden geldiğini vurgulayan Daltaban, “Açık tribüne gelmek için, kapalıya girmek için neler çekildiğini çok iyi biliriz. Gözünün içine kar tanesi kaçanları, duymadım diyenleri çok gördük. Biz buralara alışkınız. Bugün de bunlardan birini gördük. Futbol takım kaptanlarının ayrıcalıkları vardır. Diğer oyuncular daha rahat sarı kart görür ama kaptanın biraz daha inisiyatifi vardır. Takım adına konuşma yetkisi vardır. Kaptanımızın protestosuna sarı kart gösterdi. Son derece doğru bir karardı. Alkışlama karşılığında yapmış olduğu hareket doğruydu, doğru bir sarı karttı. Arkadaşlar utanç verici bir şey var, buna ben utandım, hakem adına utandım. İlk sarı kartı olan, ikinci sarı kartı görmeyen Osimhen’in pozisyondan sonra topa vurması… Refleks vardır, duymadım dersiniz. Kandırmaya yönelik hareket vardır. İyi izleyin arkadaşlar, duymadım demedi. Hakeme ısrarla ‘Vurdum ama seni takmıyorum, karar doğru değil’ dedi. Hakem arkasını döndü. Hakem bunu görmemeye çalıştı. Alın görüntüleri seyredin. Sahadaki hakem görmemeye çalıştı. Ben hakem adına utandım. Sahadaki otoriteyi reddeden, ikinci kartı görme korkusu bile yaşamayan… Artık o kadar ki iş fütursuzlaşmış. ‘Aman ikinci kartı görürüm, vurdum ama yanlış yaptım’ ruh haline bile girmeyen bir arkadaş vardı. Sahadaki hakemi daha fazla konuşmayacağım.” değerlendirmesinde bulundu.

    “BU VEBALLERİ ÖDEYEMEZSİNİZ”

    Daltaban, VAR’daki hakem yönetimini eleştirdi ve “Şu anda 20 milyonun ruhu burada atıyor. Bu veballeri ödeyemezsiniz. Şu anda asker nöbetini tutan, hasta yatağından kalkan, cenazesi olan, duyguları olan herkes bu maçı takip ediyor. Bu insanların duygularıyla oynayamazsınız, ayıp” dedi.

    Futbolun kurallarının basit olduğunun altını çizen Hakan Daltaban, şöyle konuştu: “Sahadaki arkadaş gördüm der, görmedim der. Biraz da adrenalin oluyor, koşuyor. Şimdi hayatımıza yapay zeka girdi. Biliyorsunuz yapay zekalarla insanlar birbiriyle yarışıyor, savaşıyor. VAR denilen bir kavram var, teknoloji var. 18 yaşından küçük gençlere sesleniyorum: Yarın coğrafya sınavı var. Defter, kitap açık. Türkiye’nin yüzölçümünü soruyorlar. Kitapta yazıyor. Cevabını yazıyorsunuz. Bu arkadaşlar ekranda 3-4 dakika oyunu durduklarında ‘Niye dört dakika durdurdun’ diyen var mı? Aleni pozisyon, gördüğün pozisyon, geri alıyorsun, ileri alıyorsun, hızlı oynatıyorsun, yavaş oynatıyorsun. Bunu görmemeyi bize kimse anlatamaz. Arkadaşlar, ben bu camianın ikinci başkanıyım. Beni bu maça, VAR hakemi olarak atasalar ve karşı takıma bu kırmızı kart pozisyonu olsa ben utanır o pozisyonu veririm. Taraflı olmama rağmen ben utanırım. Yüzüm kızarır. ‘Bu kadarını da yapamam’ derim ve o kırmızı kartı veririm. Maçın 20. dakikası kırmızı kart gösterilemeyen arkadaş asist yaptı. VAR denilen olguda hakem olmaya da gerek yok. Futbolun kuralları çok basit. Şimdi camiadan yoğun bir tepki var. Ofsayt doğru mu çizildi, yanlış mı çizildi? Bilemem ki adalet yok. Siz inanıyor musunuz? VAR çizgisinin doğru çizilip çizilmediği konusunda bu da yapılmaz diyebiliyor musunuz?”

    VAR İÇİN “19 MAYIS” ÖNERİSİ

    Daltaban, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda VAR koltuğuna spor akademisinde eğitim gören gençlerin oturmasını teklif etti. Futbolu güzelleştirmek için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Daltaban, “19 Mayıs için bir teklifim var. Bu tarz özel günlerde koltuklara sembolik olarak çocuklar gelir oturur. 19 Mayıs’ta o hafta spor akademisinden çocukları getirin. Bundan daha iyi VAR hakemliği yapmazsa ben namerdim. Göreceksin, geri alacaksın, bakacaksın, vereceksin. Rakibin 8 kişi bitirmesi gereken bir maçın sonunda bir camianın ikinci başkanını çıkarıp kükretiyorsunuz. Beşiktaş camiası büyük bir camiadır. Şu anda 20 milyonun ruhu burada atıyor. Bu veballeri ödeyemezsiniz. Şu anda asker nöbetini tutan, hasta yatağından kalkan, cenazesi olan, duyguları olan herkes bu maçı takip ediyor. Bu insanların duygularıyla oynayamazsınız, ayıp. Takımı gençleştiriyoruz. Takım içinde ruhsuzlukları kaldırmaya çalışıyoruz. Mücadele ruhunu veriyoruz, forma aşkını veriyoruz. Taraftarımıza coşku veriyoruz. Festival yapıyoruz, karnaval yapıyoruz. Arkadaşlar ben niye burada konuşuyorum?” ifadelerini kullandı.

    Futbolun ana enstrümanının hakem olmadığını dile getiren Daltaban, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kimse ön plana çıkmaya falan çalışmasın. Çok basit bir iş yapıyorsunuz. İşinizi doğru yapın, bu kadar basit. Kimse sizden başka bir şey istemiyor. ‘Bizi kayırın, bizi kollayın’ diyen var mı? Bugüne kadar bizden böyle bir şey duydunuz mu? Maçı yönetecek hakemleri konuşurken bile ben açıkçası çok takip etmiyorum. Benim öyle gündemim yok. Üçüncü hakemi bulamadık arkadaşlar. Biz önümüzdeki sene neyle çıkacağız? Sağ olsun iyi niyetlerinden şüphe etmediğimiz federasyon başkanımız var. Hakem hata yapabilir, adrenalin yükselir, nabzı düşer, görmez, göremez. Ben bugünkü hakemin öyle olduğunu düşünmüyorum. Görmemeye çalışmakla görmemeyi ayırabilecek kadar zekaya sahibiz. Biz ortamlarda, raconlarda görmezden gelmelerin ne olduğunu iyi biliriz. Biz bunu çok net ayırırız. Bugün görmemeye çalışmayı gördük. Söyleyecek çok fazla bir lafımız yok ama VAR oyuncağa döndü. Kaldırın o zaman, bu olacak şey değil. Aranızda kırmızı kart pozisyonunu şu nedenden dolayı görmedim diyebilecek biriniz var mı? 19 Mayıs teklifimi dile getiriyorum. Lütfen çocukları bir gün oraya oturtun, utanacaksınız.” >>>AA

  • İsrail’in kuzeyinde sirenler çaldı

    İsrail’in kuzeyinde sirenler çaldı

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan İsrail’e fırlatılan füzelerin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığı bildirildi. İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, birkaç dakika aralıklarla İran’dan iki dalga halinde ateşlenen İran füzeleri nedeniyle İsrail’in kuzeyinde liman kenti Hayfa dahil birçok bölgede sirenlerin devreye girdiği belirtildi. Bölgede yaşayan yüz binlerce İsraillinin bir süre sığınaklarda beklemek zorunda kaldığına işaret edilen haberde, füzelerin çok başlıklı olmadığı ve bazı füzelerin açık alanlara düştüğü ileri sürüldü. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, İran’ın söz konusu misillemelerinde ölen ya da yaralanan olmadığını kaydetti. İsrail ordusu, İran’ın başkenti Tahran’da çok sayıda petrol deposunu hedef aldığını açıklamış, İran Devrim Muhafızları Ordusu, buna karşılık Hayfa’daki bir rafineriyi hedef aldıklarını açıklamıştı. Lübnan’daki Hizbullah’ın da düzenlediği roketli saldırılar nedeniyle İsrail’in kuzey kentlerinde sirenler zaman zaman devreye giriyor. >>>AA

  • APP plaka kullanan sürücülere nefes aldıran karar!

    APP plaka kullanan sürücülere nefes aldıran karar!

    Mart ayı boyunca ceza yok sadece bilgilendirme var

    Yeni karara göre, Mart ayı sonuna kadar gerçekleştirilecek trafik denetimlerinde APP plaka kullandığı tespit edilen sürücülere herhangi bir para cezası kesilmeyecek. Kolluk kuvvetleri, bu süreci sürücüleri eğitmek ve plakalarını standartlara uygun hale getirmeleri için teşvik etmek amacıyla değerlendirecek. Ancak 1 Nisan’dan itibaren kurallara uymayanları çok daha sert yaptırımlar bekliyor.

    İhmal etmeyene 140 bin TL tekrarında 280 bin TL ceza

    Kamu güvenliğini sağlamak ve elektronik denetim sistemlerinin hatasız çalışmasını kolaylaştırmak amacıyla başlatılan düzenleme kapsamında, standart dışı plaka kullanımına devam edenlere ağır bedeller ödetilecek. Belirlenen son tarihten sonra kuralları ihlal eden sürücüleri şu yaptırımlar bekliyor:

    • İlk ihlalde 140 bin TL para cezası, 30 gün ehliyete el konulması ve aracın 30 gün trafikten men edilmesi.

    • Aynı yıl içindeki ikinci ihlalde para cezasının 280 bin TL’ye çıkarılması ve daha uzun süreli ehliyet kısıtlaması.

    • Türk Ceza Kanunu kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası riski.

    Plaka değişimi için izlenmesi gereken adımlar

    Sürücülerin cezai duruma düşmemek için en geç 1 Nisan’a kadar plakalarını yetkili mercilerde değiştirmesi gerekiyor. Değişim süreci için öncelikle Polis Merkezi Amirlikleri veya Jandarma Karakol Komutanlıklarına kayıp/standart dışı plaka ihbarında bulunulması şart. Ardından noterden alınacak plaka basım talep belgesi ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na (TŞOF) bağlı odalara müracaat edilerek resmi mühürlü ve hologramlı plakalar temin edilebilecek.

    Yetkisiz kişilere ve sosyal medya ilanlarına dikkat

    Yetkililer, sosyal medya üzerinden ücret karşılığı plaka basımı vaadinde bulunan yasa dışı oluşumlara karşı sürücüleri uyardı. Plaka basım işleminin sadece yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılabileceği, merdiven altı üretimlerin hukuken geçersiz sayılacağı ve ağır cezai sorumluluk doğuracağı hatırlatıldı.>>>HABER MERKEZİ