Kategori: Tüm Haberler

  • Afyon’daki dolandırılma olayında yeni gelişme!

    Afyon’daki dolandırılma olayında yeni gelişme!

    Sosyal medya ilanıyla büyük vurgun

    Olay, bir vatandaşın sosyal medya platformlarında gördüğü iş makinesi ilanına güvenerek iletişime geçmesiyle başladı. Satın alma işlemi için yüklü miktarda ödeme yapan vatandaş, dolandırıldığını anlayınca durumu emniyet güçlerine bildirdi. Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü görevlilerince başlatılan titiz çalışmalar neticesinde, şüphelilerin izi dijital dünyada sürüldü.

    Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı şafak operasyonu

    Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından düğmeye basan ekipler, Ankara ve İstanbul illerinde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında yakalanarak gözaltına alınan şüpheliler, Afyonkarahisar’a getirilerek adli mercilere sevk edildi.

    Suçlulara geçit yok: Şüpheli tutuklandı

    Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan şüpheli şahıs, “Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Afyonkarahisar Emniyeti, vatandaşların huzurunu ve güvenliğini tehdit edenlere karşı mücadelenin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

    “Dijital dünyayı suçlular için dar edeceğiz”

    Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan resmi açıklamada, “Vatandaşlarımızın emeğini ve hayallerini suistimal edenlerin peşini bırakmayacağız. Dijital dünyayı suçlular için dar etmeye devam edeceğiz!” ifadelerine yer verilerek, internet üzerinden alışveriş yapan vatandaşların dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunuldu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Bunu yaparken bir kez daha düşünün

    Bunu yaparken bir kez daha düşünün

    İzmir’de yaşanan olayda, alt komşusunun balkonuna halı silkeleyip çöp atan bir kişi yargı karşısına çıktı. Mahkeme, bu davranışı basit bir kabahat olarak değil, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçu olarak değerlendirdi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi de yerel mahkemenin kararını haklı bularak sanığa verilen 3 yıllık hapis cezasını onadı. Bu karar, komşuluk haklarını ihlal edenler için çok ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. >>>Mustafa BAYER

  • Fileler havalandı, madalyalar sahiplerini buldu!

    Fileler havalandı, madalyalar sahiplerini buldu!

    Neriman İbrahim Küçükkurt Ortaokulu zirveye yerleşti

    Turnuva boyunca sergiledikleri üstün performansla dikkat çeken Neriman İbrahim Küçükkurt Ortaokulu öğrencileri, rakiplerini geride bırakarak il birinciliğini elde etti. İscehisar temsilcilerinin de damga vurduğu müsabakalarda Şehit İsa Doğan Ortaokulu ikinci, Fatih Ortaokulu ise üçüncü sıraya adını yazdırdı. Turnuvayı dördüncü sırada tamamlayan ekip ise Çobanlar Kale Ortaokulu oldu.

    Kupa ve madalyalar törenle verildi

    Final müsabakalarının ardından sporcular için özel bir ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Yılmaz Erşen tarafından takdim edildi. Törende genç sporcuları tebrik eden Erşen, sporun disiplin ve kardeşlik üzerindeki önemine vurgu yaparak başarılarının devamını diledi.

    Bölge şampiyonası hazırlıkları başlıyor

    İl birinciliğini kazanan Neriman İbrahim Küçükkurt Ortaokulu, elde ettiği bu başarıyla Afyonkarahisar’ı bölge şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Okul yönetimi ve antrenörler, hedeflerinin bölge müsabakalarında da aynı başarıyı sürdürerek şehre yeni kupalar kazandırmak olduğunu belirtti. Salon sporlarına ilginin her geçen gün arttığı Afyonkarahisar’da, okul sporları faaliyetlerinin hız kesmeden devam edeceği bildirildi.>>>İHA

  • Türk Kartalları tam bağımsız kanatlanacak

    Türk Kartalları tam bağımsız kanatlanacak

    Türk Hava Kuvvetleri’nin “çelik kanatları”, her aşamada yerli ve milli bir ekosisteme emanet olacak. Geçmişte yurt dışından temin edilen platformlar ve onlara entegre simülatörlerle gökyüzüne hazırlanan Türk pilotları, Türk savunma sanayisi tarafından hayata geçirilen projelerle “milli kokpitlerde” yetişecek.

    Türkiye’nin havacılık serüveninde yeni bir dönemin kapılarını açan bu süreç, temel eğitimden muharip pilotluğa kadar uzanan zincirin halkalarının tamamen yerlileşmesini sağlayacak.

    Yıllarca temel eğitimde KT-1T, jet tekamül eğitiminde T-38M ve muharip uçuş eğitiminde F-16 platformlarını kullanan Türk Hava Kuvvetleri, bu araçların HAVELSAN tarafından geliştirilen yüksek sadakatli simülatörleriyle üst düzey eğitim kalitesine ulaştı.

    Yeni dönemde, sadece simülatörler değil, bizzat platformların kendisi de Türkiye’nin mühendislik gücünü temsil edecek.

    Temel eğitimde KT-1T’nin yerini Türk havacılığının yerli imzası HÜRKUŞ, efsaneleşen ancak ekonomik ömrünü tamamlayan T-38M’lerin görevini Türkiye’nin ilk jet eğitim uçağı HÜRJET alacak. Bu platformlarda yetişecek geleceğin pilotları, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden ve geliştirmesi süren 5. nesil savaş uçağı KAAN’ın kokpitine oturacak.

    Daha önce yurt dışından temin edilen platformların simülatörlerini üreten HAVELSAN ise bu kez Türkiye’nin milli hava araçlarına “dijital destek” verecek.

    Pilotlara yerdeyken gerçeğe yakın bir uçuş deneyimi yaşatacak simülatörler, eğitimlerin güvenli ve maliyet etkin gerçekleştirilmesini sağlayacak. HAVELSAN, bu amaçla Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından tasarlanan, geliştirilen, üretilen HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN için en gelişmiş uçuş simülatörlerini oluşturuluyor.

    Bu simülatörler sayesinde bir pilot, henüz gerçek kokpite oturmadan uçağın tüm karakteristik özelliklerini, acil durum prosedürlerini ve muharebe taktiklerini birebir aynı fiziksel şartlarda tecrübe edebilecek.

    Hava araçları ve simülatör yazılımlarının milli olması sayesinde, ambargo veya kısıtlama kaynaklı riskler ortadan kalkacak. Eğitim süreçlerinde oluşacak veriler güvende olacak. Tüm bu süreçlerde oluşacak maliyetler ve operasyonel müdahale süreleri azalacak. Bu projeler sayesinde artan yetkinliklerle yerli ekosistem daha da güçlenecek. >>>AA

  • “Bin aydan daha hayırlı” Kadir Gecesi idrak edilecek

    “Bin aydan daha hayırlı” Kadir Gecesi idrak edilecek

    Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi’nin, ramazanın 27. gecesine denk geldiği aktarılıyor. Kadir Gecesi, İslam’da, “Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece” olarak kabul ediliyor. Kur’an-ı Kerim’de “tek gece” olarak adı geçen Kadir Gecesi, şöyle anlatılıyor: “Şüphesiz, biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi nedir bilir misin nedir? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, Rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur.” Kadir Gecesi, Diyanet İşleri Başkanlığınca ülke genelindeki camilerde ibadet ve duayla idrak edilecek.

    “HZ. PEYGAMBER, RAMAZANIN SON ON GECESİNİN İHYA EDİLMESİNE ÖZEL ÖNEM VERMİŞTİR”

    Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gece olması dolayısıyla Kadir Gecesi’nin çok önemli olduğunu belirtti. Hz. Muhammed’in, Kadir Gecesi’nde inanarak ve mükafatını ancak Allah’tan bekleyerek namaz kılanların geçmiş günahlarının affedileceğini müjdelediğini aktaran Tiryaki, “Kadir Gecesi’nin kesin olarak ramazan ayının kaçıncı gecesi olduğu bilinmemektedir. Hz. Peygamber, ramazan ayının son on gecesinin ihya edilmesine özel önem vermiş ve Kadir Gecesi’nin de bu gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir.” ifadesini kullandı. Kadir Gecesi’nin, ramazanın 27. gecesinde olduğu görüşünün genel kabul gördüğünü, ancak bu gecenin ramazanın son on gününün tek gecelerinde de aranmasıyla ilgili rivayetlerin bulunduğunu hatırlatan Tiryaki, “Hz. Peygamber’in konuyla ilgili söz ve fiilleri, ramazanın tamamını, özellikle de son on gecesini Kadir Gecesiymiş gibi ihya etmeye teşvik ediyor.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA

  • Afyonkarahisar’da futbol maçı taşlı ve sopalı kavgaya dönüştü

    Afyonkarahisar’da futbol maçı taşlı ve sopalı kavgaya dönüştü

    Teknik direktöre yumruk fitili ateşledi

    Bolvadin temsilcisinin deplasmanda 2-1 kazandığı maçın ardından sinirler gerildi. İddiaya göre, Susuz Belediyesporlu bir futbolcunun rakip takımın teknik direktörü Fehmi Teke’ye yumruk atmasıyla kavga bir anda tüm sahaya yayıldı. Futbolcuların birbirine girdiği arbedeye taraftarların da taş atarak dahil olması üzerine jandarma ekipleri cop kullanarak müdahale etmek zorunda kaldı.

    BELEDİYE BOLVADİN TERMAL SPOR TEKNİK DİREKTÖRÜ FEHMİ TEKE (BEKİR SITTIK SAĞLAM/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da futbol maçı sonrası yeşil saha bir anda boks ringine döndü. İki takım oyuncularının maçın bitiş düdüğü ile birbirlerine saldırdıkları olayda yumruklar, tekmeler ve taşlar havada uçuştu.

    İftara kadar statta mahsur kaldılar

    Olayların stat dışına taşması ve gerginliğin tırmanması üzerine Belediye Bolvadin Termal Spor kafilesi güvenlik gerekçesiyle soyunma odasına sığındı. Stat çevresindeki kalabalığın dağıtılması uzun sürerken, Bolvadin ekibi oyuncuları ve teknik heyeti iftar saatine kadar stadyumda mahsur kaldı. Kafile, ancak jandarma koruması altında şehirden ayrılabildi.

    AFYONKARAHİSAR’DA YAŞANAN BİR FUTBOL MAÇI SONRASI YEŞİL SAHA BİR ANDA BOKS RİNGİNE DÖNERKEN, İKİ TAKIM OYUNCULARININ MAÇIN BİTİŞ DÜDÜĞÜ İLE BİR BİRLERİNE SALDIRDIKLARI OLAYDA YUMRUKLAR, TEKMELER VE TAŞLAR HAVADA UÇUŞTU. (BEKİR SITTIK SAĞLAM/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da futbol maçı sonrası yeşil saha bir anda boks ringine döndü. İki takım oyuncularının maçın bitiş düdüğü ile birbirlerine saldırdıkları olayda yumruklar, tekmeler ve taşlar havada uçuştu.

    Disiplin kurulu kararı bekleniyor

    Yaşanan saha olaylarının ardından hakem ve gözlemci raporlarının amatör futbol disiplin kuruluna sevk edileceği öğrenildi. Her iki takımdan çok sayıda futbolcunun ağır cezalar alması ve sahanın kapatılması gündemdeyken, emniyet güçleri kamera kayıtları üzerinden teknik direktöre saldıran ve taş atan şahısların kimliklerini tespit etmek için çalışma başlattı.>>>İHA

  • Özgür Özel’den Manisa’da buruk iftar

    Özgür Özel’den Manisa’da buruk iftar

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Ramazan çadırında vatandaşlarla bir araya gelerek iftar açtı. Özel, vatandaşlarla tek tek selamlaşarak Ramazan aylarını tebrik etti. İftar programına CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra; CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Selma Aliye Kavaf, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, ilçe belediye başkanları ile çok sayıda partili ve vatandaş katıldı.

    Ezanın okunmasıyla birlikte vatandaşlarla aynı sofrada orucunu açan Özgür Özel, iftar sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, “Çok zor geldim bu iftara. Hem Şehzadeler’in hem de Büyükşehirin seçilmiş iki belediye başkanı, iki kardeşim, hem Gülşah Durbay hem de Ferdi Zeyrek. Geçen sene iftarda bize ev sahipliği yaptılar biliyorsunuz. Bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. O yüzden içimiz yanıyor, yüreğimiz buruk. Besim başkanımızla, Hakan başkanımızla birlikte yaptık ama sonuçta maalesef bütün yaşanan acılara rağmen bu ülkede yoksullara, vatandaşlara, kimsesizlere sahip çıkmak gerekiyor. Hem Ferdi ve Gülşah’ın bıraktığı hizmetleri kaldığı yerden devam ettirmek gerekiyor, hem bugün ekonomik kriz sürecini çok iyi yönetmek gerekiyor. Manisa, ilde en çok kent lokantası olan, İstanbul’dan sonra ikinci il, yakında İstanbul’daki sayıya ulaşacak. İftarda tüm ilçelerde takip ediyorsunuz, ilçelerimizin, büyükşehrimizin iftar programlarını. 125 bin kişiye bugüne kadar ulaşılmış, Büyükşehir tarafından sadece. Çok önemli bir rakam” dedi.

    “BAYRAM NAMAZINA MANİSA’YA YETİŞECEĞİZ”

    Memleketinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Özel, “Bütün hemşerilerimin bir kez daha hem Ramazan’ını kutluyorum hem Kadir Gecesi geliyor Pazartesi akşamı. Kadir Gecelerini kutluyorum. İnşallah Ramazan Bayramı’nda hep birlikte olacağız. Yine yüreğimizin bir tarafı yanıyor ama Manisa’mızda hep birlikte olacağız. Ben bayramın birinci günü sabah erken saatlerde buraya ulaşmış olacağım. Bir gün önce İstanbul’dayız malum. Programlarımız, 19 Mart’ın 1’inci yıl dönümü de yoğun. 19 Mart gecesi yola çıkıp sabah inşallah bayram namazında Manisa’ya yetişmiş olacağız” diye konuştu.

    “ÖMER GÜNEL, KUŞADALILARIN BİLDİĞİ GİBİDİR”

    Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Özel, “Ömer başkan niye Kuşadası’nda, Aydın’da değil de İstanbul’da gözaltında? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik her türlü yıpratma operasyonu, İstanbul merkezli yürütülüyor. İkincisi, ne için davet edilip de ya bir belediye başkanı nereye kaçabilir? O şehrin seçilmiş, o şehre hizmet eden belediye başkanı. Bu durumların bir tek sebebi var. Üç başlık altında bakarsak. Birincisi, topuklu efe diye vaktiyle Aydın’ın sevip, şimdi maalesef yaka silktiği topuklayan efe, kendisiyle ilgili bir tehdit gelince ona direnecek gücü olmayan, o topuklayan efe, Aziz İhsan Aktaş davasından kurtulması, bu işin birinci taksidi. İkinci taksidi, açık ve yıllardır sürdürülen soruşturmaların apar topar kapanması. Üçüncüsü de yıllardır husumet duyduğu Ömer Günel’in özgürlüğü, deyim yerindeyse kafasının koparılması. Ömer Günel, Kuşadalıların bildiği gibidir, Aydınlıların bildiği gibidir. Allah, o Ömer Günel’e bunları yapmayı siyasi pazarlık konusu yapan topuklayanı da bildiği gibi yapacak. İlk seçimlerde onu elimizden, Aydın’ın elinden kimse alamayacak. İlk seçimlerde onu kimse elimizden alamayacak” dedi. >>>İHA

    CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN KURULAN RAMAZAN ÇADIRINDA VATANDAŞLARLA BİR ARAYA GELEREK İFTAR AÇTI. (AYKUT YENİÇAĞ – ÖNDER AYDIN/MANİSA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da katıldığı iftar programında, geçtiğimiz yıl birlikte iftar yaptığı merhum belediye başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı anarak, “Geçen sene bize ev sahipliği yapmışlardı, bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. İçimiz yanıyor, yüreğimiz buruk” dedi.
    CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN KURULAN RAMAZAN ÇADIRINDA VATANDAŞLARLA BİR ARAYA GELEREK İFTAR AÇTI. (AYKUT YENİÇAĞ – ÖNDER AYDIN/MANİSA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da katıldığı iftar programında, geçtiğimiz yıl birlikte iftar yaptığı merhum belediye başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı anarak, “Geçen sene bize ev sahipliği yapmışlardı, bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. İçimiz yanıyor, yüreğimiz buruk” dedi.
    CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN KURULAN RAMAZAN ÇADIRINDA VATANDAŞLARLA BİR ARAYA GELEREK İFTAR AÇTI. (AYKUT YENİÇAĞ – ÖNDER AYDIN/MANİSA-İHA)
    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da katıldığı iftar programında, geçtiğimiz yıl birlikte iftar yaptığı merhum belediye başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı anarak, “Geçen sene bize ev sahipliği yapmışlardı, bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. İçimiz yanıyor, yüreğimiz buruk” dedi.
  • Trump’tan İran için açıklama

    Trump’tan İran için açıklama

    Trump, NBC News televizyonuna verdiği demeçte, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattıkları saldırılar hakkında konuştu. İran’ın ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında diğer Orta Doğu ülkelerine saldırmasına “şaşırdığını” ifade eden Trump, “İran, bir anlaşma yapmak istiyor ama ben yapmak istemiyorum çünkü koşullar henüz yeterince iyi değil.” şeklinde konuştu. Trump, İran ile yapılacak olası bir anlaşmanın şartlarının “çok sağlam” olması gerektiğini belirtti. Saldırıları sona erdirecek olası bir anlaşmanın şartlarının ne olacağı sorusunu yanıtsız bırakan Trump, İran’ın nükleer hedeflerinden tamamen vazgeçeceğine dair bir taahhüdün anlaşmanın parçası olacağını dile getirdi. ABD’nin Hark Adası’na yaptığı saldırının adanın büyük bir kısmını “tamamen yerle bir ettiğini” söyleyen Trump, adayı “sırf eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabileceklerini” kaydetti. Trump ayrıca petrol fiyatlarındaki artışlar karşısında, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için diğer ülkelerle birlikte bir plan üzerinde çalıştıklarını aktardı. >>>AA

  • 23 yıllık sadakatin ödülü paha biçilemez bir miras oldu!

    23 yıllık sadakatin ödülü paha biçilemez bir miras oldu!

    Melbourne’ün St Albans semtinde yaşayan 75 yaşındaki Jane Sayner, yaklaşık yirmi yılı aşkın bir süre boyunca kirasını bir gün bile aksatmadan ödedi. Haftalık 250 dolar kira ödeyen Sayner, sadece bir kiracı olmakla kalmadı; evin bahçesine titizlikle baktı ve mülkü kendi eviymiş gibi korudu. Bu süreçte ev sahibi John Perrett ile aralarında derin bir dostluk ve güven bağı oluştu.

    Beklenmedik Bir Telefon Görüşmesi

    Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan hayırsever ev sahibi John Perrett, Parkinson hastalığı ile mücadele ettiği dönemde vefatından önce Jane’i arayarak hayatını değiştirecek o haberi verdi:

    “Avukatımla konuşmanı istiyorum; oturduğun evi sana miras bırakıyorum.”

    2020 yılında hayatını kaybeden Perrett, vasiyetinde sadece Jane’e oturduğu evi bırakmakla kalmadı, bir başka sadık kiracısına daha benzer bir daire hediye etti.

    75 Yaşında Gelen Emeklilik Hakkı

    Bu miras haberi Jane Sayner için sadece bir ev sahibi olma durumu değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesinin sona ermesiydi.

    • Ağır Çalışma Şartları: Jane, her sabah saat 03:00’te uyanıp bir sebze-meyve pazarında ağır işlerde çalışmak zorundaydı.

    • Ekonomik Güvence: Evin tapusunu almasıyla birlikte kira yükünden kurtulan Jane, 75 yaşında nihayet emekli olabildi.

    • Vefa Borcu: Jane, “Bu ev miras kalmasaydı muhtemelen hala pazarda çalışıyor olurdum, başka türlü geçinmem imkansızdı” diyerek ev sahibine her gün minnet duyduğunu ifade ediyor.

    18 Milyon Dolarlık Büyük Sır

    Dışarıdan oldukça sade ve mütevazı bir hayat süren John Perrett’in vefatından sonra, aslında zekice yatırımlarla 18 milyon dolarlık dev bir servet biriktirdiği ortaya çıktı. Perrett, servetinin büyük kısmını (yaklaşık 19.6 milyon dolar) yıllar önce kendisine böbrek nakli yapan Royal Melbourne Hospital’a bağışlayarak tıp dünyasına da büyük bir katkıda bulundu.>>>HABER MERKEZİ 

  • Netanyahu öldü mü, İlk defa bu karede yer almadı!

    Netanyahu öldü mü, İlk defa bu karede yer almadı!

    Toplantıdaki boş koltuk tartışmaları alevlendirdi

    Savaşın en hararetli günlerinden biri yaşanırken, İsrail’de son derece nadir görülen bu durum “Netanyahu nerede?” sorusunu beraberinde getirdi. Servis edilen resmi toplantı görüntülerinde Netanyahu’nun masada yer almaması, özellikle sosyal medyada ve bazı uluslararası haber platformlarında yayılan “öldürüldü” iddialarını güçlendirdi. İran Devrim Muhafızları’nın pazar sabahı yaptığı “Netanyahu’yu hedef almaya devam edeceğiz” açıklaması ise bu spekülasyonların üzerine tuz biber ekti.

    Başbakanlık Ofisi’nden yalanlama: “Durumu iyi”

    İsrail Başbakanlık Ofisi, dezenformasyonun önüne geçmek amacıyla bir açıklama yayımlayarak Netanyahu’nun İran’ın misilleme saldırısında hayatını kaybettiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Açıklamada, “Bu haberler tamamen asılsızdır, Başbakan’ın sağlık durumu iyidir ve görevinin başındadır” ifadesi kullanıldı. Ancak bu resmi yalanlamaya rağmen, başbakanın böylesine stratejik bir toplantıya neden katılmadığına dair net bir gerekçe sunulmaması kamuoyundaki şüpheleri dindirmeye yetmedi.

    Savaşta 16. gün: Tansiyon düşmüyor

    28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in “Yükselen Aslan Operasyonu” ile İran’a yönelik başlattığı saldırılar sonrası başlayan savaş, 16. gününde şiddetini artırarak sürüyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in savaşın ilk günü öldürüldüğü bilgisi kesinleşirken, şimdi de İsrail tarafındaki liderlik belirsizliği bölgedeki kaosun boyutunu yeni bir evreye taşıyabilir. Analistler, Netanyahu’nun fiziksel olarak bir süre daha görünmemesi durumunda İsrail iç siyasetinde ciddi bir krizin patlak verebileceğini öngörüyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Olgun’dan uyarı: Sınırlarımızın ötesinde bir satranç oynanıyor

    Olgun’dan uyarı: Sınırlarımızın ötesinde bir satranç oynanıyor

    Olgun, Ortadoğu’nun son yılların en kritik kırılma dönemlerinden birinden geçtiğini belirterek bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından yalnızca sınır ötesinde yaşanan olaylar olarak görülemeyeceğini ifade etti.

    Suriye’den Irak’a, Doğu Akdeniz’den Körfez’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada devlet yapılarının yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını, terör örgütlerinin ise küresel güçlerin sahadaki taşeronları hâline getirildiğini belirten Olgun, bu tablonun Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir süreç olduğunu vurguladı.

    TERÖR ÖRGÜTÜNÜ DEVLET YAPISI İÇİNE SOKMA ÇABASI: YPG’Yİ MEŞRULAŞTIRMA OPERASYONU

    Bu çerçevede özellikle Suriye’de ortaya çıkan yeni siyasi ve askeri yapılanmaların dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Olgun, PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bölgesel denklem içinde meşrulaştırılmaya çalışılmasının Türkiye açısından ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu belirtti.

    “Bugün Suriye’de, düne kadar Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı isimlerin farklı statüler altında devlet mekanizmalarına dahil edilmeye çalışıldığını görüyoruz. PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bazı kadrolarının yeni yönetim yapıları içinde yer aldığına dair gelişmeler son derece vahimdir. Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği bir terör yapısının farklı isimler ve unvanlar altında meşrulaştırılmasına göz yumulamaz.”

    “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÖYLEMİ Mİ, YOKSA GERÇEĞİ GİZLEYEN BİR SİYASİ PERDE Mİ?

    Olgun, Ortadoğu’da yaşanan bu gelişmelerin Türkiye’de yürütüldüğü ifade edilen “Terörsüz Türkiye” söylemiyle birlikte değerlendirildiğinde toplumda ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

    Türkiye bu mücadelede on binlerce evladını şehit vermiştir. Böylesine ağır bedeller ödenmiş bir mesele, kapalı kapılar ardında yürütülen belirsiz süreçlerle değil, güçlü devlet iradesiyle yönetilmelidir. Ancak bugün gelinen noktada, içeride ihanet masalarına oturulan, PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bölgesel denklemde meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir ortamda milletimize sunulan ‘Terörsüz Türkiye’ söylemi toplum vicdanını ikna etmekten uzaktır.

    DÜNE KADAR KIRMIZI BÜLTENLE ARANANLAR, BUGÜN MASA BAŞINDA MI?

    Olgun, süreçte ortaya çıkan çelişkilere de dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

    Düne kadar kırmızı bültenle aradığınız kişilerle gün gelecek el mi sıkışacaksınız? Her an her masada karşımıza çıkan hain yapıyla, ekranlara yansıyan sözde haritalarla bölgede nasıl bir senaryonun kurgulandığını milletimiz açıkça görmektedir. Buna rağmen üzerinden bir buçuk yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ toplumumuzu inandıramadığınız bir sürecin hangi amaca hizmet ettiği sorusu ortada durmaktadır.

    ORTADOĞU PARÇALANIRKEN TÜRKİYE’NİN KURUCU FELSEFESİ NEDEN HÂLÂ HAYATİ?

    Ortadoğu’da devletlerin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalandığını hatırlatan Olgun, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

    Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda devletlerin nasıl parçalandığını, toplumların kimlik ve mezhep çatışmaları üzerinden nasıl zayıflatıldığını açıkça görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının ortaya koyduğu milli egemenlik, milli kimlik ve üniter devlet anlayışı üzerine kurulmuştur. Bu ilkeler yalnızca tarihî bir miras değil, aynı zamanda Türkiye’nin bugün ayakta kalmasının en güçlü teminatıdır.

    HARİTALAR ÇİZİLİRKEN TÜRKİYE’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ: MİLLİ BİRLİK VE ÜNİTER DEVLET

    Olgun açıklamasının sonunda Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bölgesel gelişmelerin milli birlik ve güçlü devlet anlayışının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

    Ortadoğu’da haritaların yeniden çizilmeye çalışıldığı, devletlerin parçalandığı bir dönemde Türkiye’nin en büyük gücü milli birliktir. Kim hangi hesabın peşindeyse, kim bu kaotik ortamda hangi planın çanağına su taşıyorsa bilsin ki İYİ Parti buna asla müsaade etmeyecektir. Türk milletinin birliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ve devletimizin bekası bizim kırmızı çizgimizdir.

    İYİ Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğini, üniter devlet yapısını ve kurucu değerlerini önceleyen politikaların kararlı savunucusu olmaya devam edecektir.>>>Şahan KARTAL 

  • Adliye çıkışında kanlı hesaplaşma: ”İstismar etti” dedi öldürdü!

    Adliye çıkışında kanlı hesaplaşma: ”İstismar etti” dedi öldürdü!

    Arkadaşlıktan kan davasına uzanan süreç

    Olayların temeli 31 Temmuz 2025’te atıldı. Yakın arkadaş olan Ahmet Furkan Ö. ile Emrah Çeliksoy arasında çıkan tartışma, karşılıklı bıçaklama ve silahlı saldırıya dönüştü. Olayda Ahmet Furkan Ö. tutuklanırken, Emrah Çeliksoy ise yaralı olarak kurtulmuş ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. İki arkadaşı birbirine düşüren asıl neden ise aylar sonra mahkeme salonunda gün yüzüne çıktı.

    KOCAELİ’DE BİR YIL ÖNCE İKİ ARKADAŞI BİRBİRİNE DÜŞÜREN İSTİSMAR İDDİASININ DAVASINDA FACİA YAŞANDI. MAHKEME SALONUNDA YAŞADIKLARINI ANLATAN KADIN, DURUŞMA ÇIKIŞINDA KENDİSİNE CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ ŞAHSI KALBİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ. (CİHAN ATİK – FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de bir yıl önce iki arkadaşı birbirine düşüren istismar iddiasının davasında facia yaşandı. Mahkeme salonunda yaşadıklarını anlatan kadın, duruşma çıkışında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği şahsı kalbinden bıçaklayarak öldürdü.

    “Abi diyordum, hayatımı kararttı”

    Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tanık olarak katılan 25 yaşındaki Sümeyye M., mahkeme heyetine sarsıcı açıklamalarda bulundu. Emrah Çeliksoy’un kendisine bir otel odasında cinsel istismarda bulunduğunu iddia eden genç kadın, “Onu abim gibi görüyordum. Beni kandırıp alkol almamı sağladı, ardından bana saldırdı. Korkumdan kimseye söyleyemedim ama eşim durumu öğrenince bu kavgalar çıktı” diyerek yaşadığı travmayı anlattı. Sanık Emrah Çeliksoy ise bu iddiaları duruşma salonunda kesin bir dille yalanladı.

    KOCAELİ’DE BİR YIL ÖNCE İKİ ARKADAŞI BİRBİRİNE DÜŞÜREN İSTİSMAR İDDİASININ DAVASINDA FACİA YAŞANDI. MAHKEME SALONUNDA YAŞADIKLARINI ANLATAN KADIN, DURUŞMA ÇIKIŞINDA KENDİSİNE CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ ŞAHSI KALBİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ. (CİHAN ATİK – FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de bir yıl önce iki arkadaşı birbirine düşüren istismar iddiasının davasında facia yaşandı. Mahkeme salonunda yaşadıklarını anlatan kadın, duruşma çıkışında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği şahsı kalbinden bıçaklayarak öldürdü.

    Mahkeme heyeti erteledi, sokak kararını verdi

    Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ahmet Furkan Ö.’nün tahliye talebini reddederek duruşmayı erteledi. Ancak duruşmanın sona ermesinin ardından adliye çıkışında taraflar arasında tansiyon bir anda yükseldi. İddia ettiği istismarı anlatırken büyük bir öfke ve üzüntü duyan Sümeyye M., adliye karşısındaki bir kafeden ele geçirdiği bıçakla Emrah Çeliksoy’a saldırdı.

    KOCAELİ’DE BİR YIL ÖNCE İKİ ARKADAŞI BİRBİRİNE DÜŞÜREN İSTİSMAR İDDİASININ DAVASINDA FACİA YAŞANDI. MAHKEME SALONUNDA YAŞADIKLARINI ANLATAN KADIN, DURUŞMA ÇIKIŞINDA KENDİSİNE CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ ŞAHSI KALBİNDEN BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ. (CİHAN ATİK – FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de bir yıl önce iki arkadaşı birbirine düşüren istismar iddiasının davasında facia yaşandı. Mahkeme salonunda yaşadıklarını anlatan kadın, duruşma çıkışında kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği şahsı kalbinden bıçaklayarak öldürdü.

    Kalbinden tek bıçak darbesi

    Çevredeki vatandaşların dehşet dolu bakışları arasında Çeliksoy’u kalbinden bıçaklayan genç kadın, olay yerine gelen polis ekiplerince anında gözaltına alındı. Kanlar içinde yere yığılan ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Emrah Çeliksoy, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Bir yıl önce başlayan “istismar ve yaralama” dosyası, taraflardan birinin ölümü, diğerinin ise cinayet şüphelisi olarak gözaltına alınmasıyla dramatik bir şekilde noktalandı.>>>İHA 

  • Netanyahu ÖLDÜ MÜ? İşte ölümünü konuşturan o kare!

    Netanyahu ÖLDÜ MÜ? İşte ölümünü konuşturan o kare!

    Yapay zeka hatası mı yoksa gizlenen bir gerçek mi

    Sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde, Netanyahu’nun konuştuğu sırada elini kaldırdığı bir karede parmak sayısının altı olduğu iddia edildi. Yapay zeka tarafından üretilen videolarda sıkça rastlanan “el anatomisini doğru yansıtamama” hatasının bu görüntüde de yer alması, videonun dijital yollarla üretildiği şüphelerini artırdı. Birçok kullanıcı, gerçek Netanyahu’nun saldırılarda ölmüş olabileceğini ve bu durumun yapay zeka videolarıyla gizlendiğini öne sürdü.

    Üst düzey ziyaretlerin iptali şüpheleri artırdı

    İddiaları güçlendiren bir diğer gelişme ise diplomatik kanatta yaşandı. ABD’nin Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın İsrail’e planladıkları ziyaretleri son dakikada iptal etmeleri, “İsrail’de neler oluyor?” sorusunu akıllara getirdi. Netanyahu’nun son günlerde kamuoyu önüne sınırlı çıkması ve güvenlik önlemlerinin görülmemiş seviyeye yükseltilmesi de komplo teorilerini tetikleyen unsurlar arasında yer aldı.

    Resmi makamlardan henüz açıklama gelmedi

    Bazı sosyal medya hesapları, Netanyahu ile birlikte aşırı sağcı Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in de saldırılarda hayatını kaybettiğini iddia etse de bu bilgiler henüz hiçbir resmi kaynak tarafından doğrulanmadı. İsrail hükümetinden veya uluslararası istihbarat birimlerinden Netanyahu’nun sağlık durumu ya da videonun gerçekliği hakkında net bir açıklama yapılmaması, belirsizliğin sürmesine neden oluyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Vatandaş mağdur olmasın diye kapılar hafta sonu da açılıyor!

    Vatandaş mağdur olmasın diye kapılar hafta sonu da açılıyor!

    Hafta sonu kapılar açık olacak

    Nüfus müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, vatandaşların bayram öncesi randevu ve işlem taleplerine hızlı yanıt verebilmek adına belirlenen mesai saatleri şu şekilde güncellendi:

    • Cumartesi: 09.00-13.00

    • Pazar: 07.00-10.00

    • Hafta içi: 12.30-13.30 (Öğle arası mesaisi)

    Bayram hazırlıkları hız kazandı

    20 Mart Cuma günü başlayacak olan Ramazan Bayramı öncesinde pasaport, kimlik kartı ve sürücü belgesi gibi acil işlemleri olan vatandaşların mağduriyet yaşamaması hedefleniyor. Nüfus personeli, hafta içi öğle aralarında da hizmet vererek randevu sıralarını en aza indirmeyi amaçlıyor.

    “Her zaman yanınızdayız”

    Müdürlükten yapılan duyuruda, Afyonkarahisar Nüfus ailesinin bayram boyunca ve öncesinde vatandaşın yanında olduğu vurgulandı. Özellikle tatil planı yapan ve resmi evraklarında eksiklik bulunan vatandaşların, belirtilen bu özel mesai saatlerinden faydalanarak işlemlerini kolayca tamamlayabilecekleri hatırlatıldı.>>>HABER MERKEZİ 

  • İlber Ortaylı hayatını kaybetti!

    İlber Ortaylı hayatını kaybetti!

    İlber Ortaylı hayatını kaybetti!

  • Şehit mezarına AYYILDIZLI düzenleme

    Şehit mezarına AYYILDIZLI düzenleme

    Kumartaşlı, “08 Ocak 1993 tarihinde Sivas’ta askerlik görevini yaparken görevi başında geçirdiği silah kazası sonucu şehit olan Ahmet Çakır’ın haklarını dernek olarak yıllar süren başvurularımız sonucunda almıştık. Mezarı da yönetmeliklere uygun olarak tek tip şehit mezarı şeklinde hazırlanmıştı. Bugün yapılan düzenleme ile mezar çevresi düzenlendi ve ziyarete hazır hale getirildi. Şehitlerimizin anısını yaşatmak ve saygımızı göstermek için benzer çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz” dedi.>>>Mustafa BAYER 

  • Bölgede bir ilk: AFSÜ safra kanalı tedavisinde koledokoskopi dönemini başlattı

    Bölgede bir ilk: AFSÜ safra kanalı tedavisinde koledokoskopi dönemini başlattı

    Safra kanalına kameralı takip

    AFSÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Yılmaz, koledokoskopinin en basit anlatımıyla safra kanalının içeriden kamera ile doğrudan görüntülenmesi işlemi olduğunu belirtti. Bu modern sistem sayesinde safra kanallarındaki taşlar, darlıklar ve tıkanıklıklar net bir şekilde izlenebiliyor.

    Ameliyatsız ve hızlı tedavi imkânı

    Yeni yöntemin hastalara sağladığı en büyük avantaj, tanı ve tedavinin aynı anda yapılabilmesi. Prof. Dr. Yılmaz, koledokoskopi sayesinde pek çok hastanın açık cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sağlığına kavuşabildiğini vurguladı. Yöntemin öne çıkan diğer faydaları ise şöyle:

    • Hızlı Tanı: Safra yolu tıkanıklıkları ve çamur birikimleri anında tespit ediliyor.

    • Aynı Seansta Tedavi: Sorun görüldüğü anda müdahale edilerek temizleniyor.

    • Yüksek Konfor: Tekrarlayan sarılık ve pankreatit gibi zorlu vakalarda büyük kolaylık sağlıyor.

    “Artık sevk etmeye gerek kalmayacak”

    AFSÜ bünyesinde kurulan Koledokoskopi Ünitesi’nin bölge için büyük bir kazanım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sezgin Yılmaz, “Bölgemizde ilk kez sunulan bu imkân sayesinde artık hastalarımızı başka merkezlere sevk etmeye gerek kalmadan burada tedavi edebileceğiz” dedi. Bu gelişme, Afyonkarahisar ve çevre illerdeki vatandaşlar için modern sağlık hizmetlerine erişimde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.>>>Şahan KARTAL 

  • Afyonkarahisar’da sarı serum davasında kritik gün!

    Afyonkarahisar’da sarı serum davasında kritik gün!

    Sanık doktor ve kederli aile mahkemede

    Afyonkarahisar 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık doktor S.E., olayda hayatını kaybeden Mehmet Gündoğan’ın ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Gündoğan ailesi, yaşanan ihmalin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılmasını talep ederken, sanık doktorun savunması ve klinik personellerinin anlatımları davanın seyrini belirliyor.

    Klinik çalışanları ve tanıklara çapraz sorgu

    Duruşmanın şu anki aşamasında, olay günü klinikte görev yapan sağlık personelleri ve sürece dair bilgisi olan tanıklar kürsüye çağrılıyor. Hakimin ve avukatların soruları, serumun içeriği, uygulama öncesi yapılan testler ve fenalaşma anındaki müdahalenin hızı üzerinde yoğunlaşmış durumda. Tanıkların ifadeleri, o gün klinikte yaşanan ihmal iddialarına ışık tutuyor.

    “Sarı serum” uygulaması mercek altında

    Kamuoyunda yaygın olarak kullanılan ve vitamin takviyesi olarak bilinen sarı serumun, Mehmet Gündoğan’ın ölümüne nasıl sebebiyet verdiği konusundaki Adli Tıp raporları ve bilirkişi görüşleri davanın temelini oluşturuyor. Mahkeme, serumun bileşenlerinden kaynaklanan bir alerjik reaksiyon mu yoksa uygulama hatası mı olduğu sorusuna yanıt arıyor.

    Duruşma devam ediyor

    Mahkeme salonunda gergin bekleyiş sürerken, avukatların tanıklara yönelik çapraz sorguları devam ediyor. Davadan çıkacak olan kararın, benzer klinik uygulamalar için emsal teşkil etmesi bekleniyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • “Yoğun diplomasi trafiği yürütüyoruz”

    “Yoğun diplomasi trafiği yürütüyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü” takdiminde konuştu.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL SEKRETERİ GUTERRES’İ KABUL ETTİ

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini 2017’den beri tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten Guterres’i Türkiye’de ağırlamanın memnuniyeti içinde olduğunu belirten Erdoğan, Guterres’in Türkiye’yi her ziyaretinin ayrı bir önem ve mana taşıdığını, 2017’de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini söyledi. Guterres’in, müteakip her ziyaretinde, mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduklarını dile getiren Erdoğan, “Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.” ifadesini kullandı. Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında Türkiye’ye gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğunu belirten Erdoğan, bugün barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki sayısız çalışmaları için Guterres’i ayrıca tebrik etti.

    Ramazan-ı Şerif’in ülkeler ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini, tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını temenni eden Erdoğan, şunları söyledi: “Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak, dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere, nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Tabii burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, 9 yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi.”

    “YOĞUN BİR DİPLOMASİ TRAFİĞİ YÜRÜTÜYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres’in Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yaptığını, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazandığını, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf ettiğini dile getirdi. Guterres’in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inandığını ifade eden Erdoğan, Guterres’in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdiklerini, derinleştirdiklerini vurguladı.

    Erdoğan, aradan geçen 10 yılda Guterres ile gerek bölgede gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içinde olduklarını, bu istişare ve çabaların bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini memnuniyetle gördüklerini söyledi. Guterres ile yoğun çaba sarf ettikleri Karadeniz Tahıl Girişimi ile küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardıklarını hatırlatan Erdoğan, Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın işbirliğini devam ettirdiklerini dile getirdi. Erdoğan, diplomasi ve diyaloğun adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yol olduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekün bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    “BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE ÇALIŞTIĞINA ŞAHİDİM”

    BM Genel Sekreteri Guterres’in çağın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruşun her zaman övgüyle anılacağının altını çizen Erdoğan, insanlık değerlerinin sınandığı bu vahşetin karşısında Guterres’in kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koyduğunu, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığından asla taviz vermediğini belirtti. Erdoğan, Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunmasının ise yakın işbirliği içinde çalıştıkları bir başka alan olduğunu, bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinin ardından yaşanan zor günlerde dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na Genel Sekreterin şahsında teşekkür etti. Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına bizzat şahit olduğunu, kendilerinin bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istediğini söyledi. Türkiye olarak bu çalışmalara katkıda bulunma hedefiyle Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlandıklarını belirten Erdoğan, “Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve küresel sıfır atık iyi niyet beyanının ilk imzacılarından olan Sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.” dedi.

    “DAHA KAPSAYICI BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRMEYİ DESTEKLEYECEĞİZ”

    İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda, teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi Projesi’ni hayata geçirmeye hazır olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu projenin Sayın Genel Sekreter’in Birleşmiş Milletler 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum. Yaşadığımız her hadise ve kriz, ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak, Birleşmiş Milletler’i daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeli ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle ülkemizi ziyaretiniz için tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyorum.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra BM Genel Sekreteri Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Konuşmaların ve ödül takdiminin ardından Erdoğan ve Guterres iftar programına katıldı.

    BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES, ATATÜRK ULUSLARARASI BARIŞ ÖDÜLÜ TÖRENİNDE KONUŞTU

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye’nin mültecilere sağladığı güvenli geçiş ortamına dikkati çekerek “Daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten ve zulümden Türkiye’ye kaçtı.” dedi. Guterres, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kendisine takdim edilen Atatürk Uluslararası Barış Ödülü töreninde konuştu. Sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye hükümetine ve Türk halkına teşekkür ederek başlayan BM Genel Sekreteri, ödülün çok büyük ızdıraplar, çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmelerin olduğu bir dönemde geldiğini söyledi. Küresel işbirliğine olan güvenin azaldığını aktaran Guterres, ödülün barışın “soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu” gösterdiğini belirtti. BM Genel Sekreteri, “Barış bir toplanma çağrısıdır. Eyleme çağrıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum.” diyerek ödülü adlarına kabul ettiği BM çalışanlarının adanmışlıkla birlikte sürdürülebilir kalkınmaya ve insan haklarına tüm dünyada katkıda bulunmaya çalıştığını ifade etti.

    “ÖDÜL, GAZZE’DE HAYATINI KAYBEDEN BM ÇALIŞANLARINI ONURLANDIRDI”

    Dünyanın en zorlu yerlerinde insani yardım faaliyetleri yaptıklarını ve barış gücü olarak çalıştıklarını aktaran Guterres, ödülün aynı zamanda başta Gazze olmak üzere hayatını kaybeden BM personeline verildiğini vurguladı. Guterres, “Bu ödülün anlamı Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ve mirasından ayrı düşünülemez. Zorluklarla ve gösterdiği liderlikle Atatürk, barışın şans eseri ortaya çıkmadığını anlamıştır. Barış bir tercihtir. Barış, sosyal uyum içerisinde yer alan ve uluslararası işbirliğiyle gelişen bir tercihtir.” şeklinde konuştu. BM Genel Sekreteri, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü anımsatarak bunun aynı zamanda BM Şartının ruhunu da çok iyi yansıttığını belirtti. Atatürk’ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması ve bu konudaki çalışmalarının BM misyonu içinde kendisini bulduğunu kaydeden Guterres, bu mirasın Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Guterres, bu nedenle ramazan ayında Türkiye’de olduğuna işaret ederek, BM’de görev süresi boyunca bu ayda Müslüman toplumları ziyaret ettiğini ve iftar yaptığının altını çizdi. Bu ziyaretlerin kendisine ve dünyaya İslam’ın gerçek ruhunu hatırlatan ziyaretler olduğunu vurgulayan Guterres, ” (Türkiye ziyaretinin sebebi) Türk halkının olağanüstü ve yüce gönüllü ruhuna da dikkat çekmek için geldim.” ifadesini kullandı. Guterres, “Daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten ve zulümden Türkiye’ye kaçtı.” değerlendirmesinde bulundu. Genel Sekreter Guterres, BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak çalıştığı 10 yıl boyunca, hiçbir ülkenin mültecilere Türkiye’nin sağladığı kadar güvenli bir geçiş sağlamadığını vurguladı. 2023’te meydana gelen depremlerin ardından Suriye’de Türk ve BM ekiplerinin beraber çalıştığına işaret eden Guterres, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Girişimi’nde gösterdiği liderliğe de dikkati çekti.

    TÜRKİYE’NİN GAZZE’DEKİ ARA BULUCULUK FAALİYETLERİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık inisiyatifi kapsamında yapmış olduğu çabaları desteklediğini kaydeden BM Genel Sekreteri, bu yılın sonunda COP31’in Türkiye’de yapılacağını anımsattı. Guterres, Türkiye’nin Filistin halkının hakları ve onuru için yaptığı çalışmalara işaret ederek, Ankara’nın, Gazze’deki ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasındaki arabuluculuk faaliyetlerine dikkati çekti. Gazze’de Filistinlilerin yaşadıkları acıya vurgu yapan Guterres,”İnsani yardımla ilgili çok fazla kısıtlama var. Aynı zamanda Batı Şeria’da yerleşimcilerin faaliyetlerinin arttığını görüyoruz.” dedi.

    ABD VE İSRAİL’İN, İRAN’A SALDIRILARI

    Guterres, İsrail’in, Filistin’e uyguladığı işgalin son bulması, Filistinli esirlerin serbest bırakılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Filistin ve İsrail’in güvenlik, huzur ve onur içerisinde yan yana yaşadığı iki devletli çözümü desteklediklerini belirten Guterres, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada çok fazla barıştan konuşuluyor ama çok az barış görüyoruz. Uluslararası hukuk çiğneniyor, güç siyaseti güç kazanıyor, eşitsizlikler büyüyor, yapay zeka dahil olmak üzere yeni teknolojiler şiddet riskini artırıyor, aynı zamanda askeri harcamalar çok arttı. Bütün bunlar olurken siviller hep bedel ödüyor, ölü sayıları artıyor. Toplumların ve insanların yaşamları yıkılıyor. Orta Doğu’daki kriz bunun en trajik örneği.” BM Genel Sekreteri, ABD ve İsrail’in başlattığı saldırıların hem İran’ı hem de birçok ülkeyi etkilediğini aktararak, bölgenin kırılma noktasına sürüklendiğine dikkati çekti. Bölgedeki saldırılar nedeniyle ticaretin kesintiye uğradığına, enerji fiyatlarının arttığına ve istikrarsızlaşmanın başladığına işaret eden Guterres, bu durumdan en çok yoksul ve ihtiyaç sahibi insanların etkilendiğini anımsattı. Diyalog ve gerginliğin azaltılmasının tek çıkış yolu olduğunu vurgulayan Guterres, tüm taraflara düşmanlıklarından vazgeçip, uluslararası hukuk uyarınca sivilleri koruma ve bir an önce müzakere masasına geri dönme çağrısında bulundu.

    KALICI BARIŞIN ÖRNEĞİ KADEŞ ANTLAŞMASI

    Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin salonunun çıkışında Türkiye’nin hediye ettiği Kadeş Antlaşması tabletlerinin replikalarının bulunduğunu anımsatarak, bu tabletlerin eski düşmanlıkların kalıcı barışa nasıl dönüşebileceğini gösterdiğini kaydetti. Ortak sorumlulukların paylaşılmasının insanları barışa götüreceğini söyleyen Guterres, “Kadeş Antlaşması’nın hikayesi sadece tarih kitaplarına sıkışmış değil, aslında bu köprüleri kurmaya çalışanlar arasında hala yaşıyor. Çatışmayla uzlaşma arasında, ümitle ızdırap arasında hala yaşıyor.” ifadelerini kullandı. BM Genel Sekreteri, söz konusu ödülü almaktan onur duyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürlerini sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Umut Acıya Direnirken Gazzeli Gençler” sergisini gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüştü. Erdoğan ve Guterres, daha sonra Beştepe Millet Sergi Salonu’na geçti. Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü takdim töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve Guterres ile “Umut Acıya Direnirken Gazzeli Gençler” sergisini gezdi.

    BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES, ANKARA İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜNÜ ZİYARET ETTİ

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret etti. Göç İdaresi Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi: “BM Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres, Göç İdaresi Başkanımız Sayın Hüseyin Kök eşliğinde ülkelerine gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin işlemlerinin yürütüldüğü alanı ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Ziyaret kapsamında Genel Sekreter Sayın Guterres’e, Türkiye’nin göç yönetimi ile geçici koruma kapsamındaki Suriyelilere yönelik yürütülen gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş süreçlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapıldı.” >>>AA

  • Milletvekili Ali Özkaya’dan kripto aile çıkışı, Büyük şok yaşamıştım

    Milletvekili Ali Özkaya’dan kripto aile çıkışı, Büyük şok yaşamıştım

    Özkaya; ”2003-2007 yılları arasında Çankaya İlçe Başkanı idim. Çankaya’da 100 yaşını geçenleri ziyaret edip Sn. Başbakanımızın (Sn.Recep Tayyip Erdoğan) mektubunu ve hayırlı ömür dileklerini iletecektik. Yaklaşık 20 kişinin 100 yaş üzeri yaşıyor olduğunu/göründüğünü arkadaşlarımız tespit etmişti. 20 kişin 6-7 tanesi Janet, Kanet, Kirgor, Jansen gibi isimler olup torunları ise Hale, Jale, Kerim vs idi. Büyük şok yaşamıştım. Türkiye’deki önemli sorunlardan biri de kripto kişi, aileler ve daha da önemlisi kamu ile meslek kuruluşlarındaki kriptolar…” ifadelerini kullandı.

  • MSB: Tüm tesisler Türkiye’ye aittir

    MSB: Tüm tesisler Türkiye’ye aittir

    “İncirlik bir Türk üssüdür”

    Bakanlık kaynakları, İncirlik Üssü’nün statüsü hakkında kesin bir dil kullanarak, üssün Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına bağlı 10. Ana Jet Üs Komutanlığı olduğunu hatırlattı. Üzerindeki tüm tesislerin mülkiyetinin Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğu belirtilen açıklamada, “Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin bulunması, orayı Amerikan üssü yapmaz. Üste ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de görev yapmaktadır” denildi.

    Hava sahasına giren mühimmat NATO tarafından imha edildi

    9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği açıklandı. Mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş arazilere düştüğü, herhangi bir can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Bu tehdide karşı ek önlem olarak, Almanya Ramstein’dan görevlendirilen bir Patriot sisteminin Malatya’ya konuşlandırılmasına karar verildi.

    MSB BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRİ TUĞAMİRAL ZEKİ AKTÜRK, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN (TSK) BEKA VE GÜVENLİĞE YÖNELEN RİSK VE TEHDİT UNSURLARINA KARŞI MÜCADELESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRDÜĞÜNÜ BİLDİRDİ. (İHA/ANKARA-İHA)
    Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez” açıklaması yaptı.

    KKTC’ye F-16 ve hava savunma takviyesi

    Bölgesel risklerin artması üzerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini pekiştirmek amacıyla 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri adaya sevk edildi. Tuğamiral Zeki Aktürk, bu adımın sadece KKTC’nin değil, tüm adanın güvenliğine katkı sağlayacağını ve Türkiye’nin garantörlük haklarını kullanmaktan çekinmeyeceğini vurguladı.

    S-400 neden kullanılmadı?

    Balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin devreye girmediği yönündeki sorulara da yanıt veren Bakanlık, Türkiye’nin NATO entegre hava savunma sisteminin bir parçası olduğunu belirtti. Müdahale süresinin kısalığı nedeniyle sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçtiği, bu olayda da en etkin savunma unsurlarının başarıyla devreye girdiği ifade edildi.

    Terörle mücadele ve hudut güvenliği

    TSK’nın terörle mücadelesinin kesintisiz sürdüğü belirtilirken, son bir haftada 4 PKK’lı teröristin teslim olduğu açıklandı. Suriye’nin kuzeyindeki Menbic ve Tel Rıfat bölgelerinde toplam 764 kilometre uzunluğundaki tünel hattının imha edildiği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca hudutlarda son bir haftada 78 şahsın yakalandığı, 1.733 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiği duyuruldu.>>İHA

  • İran, Türkiye’ye yine füze attı!

    İran, Türkiye’ye yine füze attı!

    Patlama yaşanmadan imha edildi

    Resmi kaynaklardan alınan bilgilere göre, İran yönünden gelen füze yerleşim yerlerine ulaşmadan yüksek irtifada etkisiz hale getirildi. Müdahale sırasında herhangi bir patlama veya can kaybı yaşanmadığı, hava savunma sistemlerinin koordineli bir şekilde çalıştığı bildirildi.

    Görüntülerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı

    Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve büyük patlamalara ait olduğu iddia edilen görüntülerin aslı anlaşıldı. Uzmanlar, söz konusu parlama ve yanma görüntülerinin füzenin imha anına değil, imha sonrası atmosfere giren parçaların sürtünme nedeniyle oluşturduğu ışık hüzmelerine ait olduğunu belirtti. Yanlış bilgilerin halkı korku ve paniğe sevk etmemesi için uyarılar peş peşe geldi.

    Dezenformasyon yayanlara hukuki işlem

    Siber Suçlarla Mücadele birimleri, olayla ilgili sosyal medyada dezenformasyon içeren, manipülatif ve halkı galeyana getirecek paylaşımlarda bulunan hesapları takibe aldı. Gerçeğe aykırı içerik üreten ve paylaşan kişiler hakkında geniş çaplı soruşturma başlatıldığı açıklandı.>>>AA- Haber Merkezi 

  • Türkiye yine sallandı! 5,5 büyüklüğündeki deprem nerede meydana geldi!

    Türkiye yine sallandı! 5,5 büyüklüğündeki deprem nerede meydana geldi!

    Okulda çatlaklar oluştu

    Depremin şiddetiyle birlikte Niksar ilçesinde bulunan bir okulun duvarlarında derin çatlaklar meydana geldiği bildirildi. Olayın ardından öğrenciler ve okul personeli güvenlik amacıyla tahliye edilirken, yetkililer binada detaylı inceleme başlattı. Hasarın boyutunun belirlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri bölgeye sevk edildi.

    Eğitime güvenlik molası

    Meydana gelen hasarın ardından okulda eğitimin devam edip etmeyeceğine dair karar, yapılacak teknik incelemelerin ardından verilecek. Veliler ve öğrenciler okul önünde tedirgin bir bekleyiş sürdürürken, ilçedeki diğer kamu binalarının da tek tek kontrol edildiği öğrenildi.

    Bölge genelinde taramalar sürüyor

    AFAD ve ilgili birimler, deprem sonrası bölgede saha tarama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Niksar’daki okulun yanı sıra çevre köylerde ve mahallelerde olası can veya mal kaybına karşı teyakkuz hali sürdürülüyor. Yetkililer, vatandaşların hasarlı binalara girmemesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Sarsıntı geniş bir alanda hissedildi

    Tokat merkezli 5,5 büyüklüğündeki deprem, sadece Tokat’ta değil çevre illerde de şiddetli şekilde hissedildi. Paniğe neden olan deprem sonrası olası artçı sarsıntılara karşı vatandaşların açık alanlarda bekleyişi sürüyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Milyonluk vurgun yapan hırsızlık şebekesi çökertildi, Afyon polisi nefes aldırmıyor!

    Milyonluk vurgun yapan hırsızlık şebekesi çökertildi, Afyon polisi nefes aldırmıyor!

    Hırsızların şubat bilançosu ağır oldu

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre, kent merkezinde geçtiğimiz ay 15 ev, 10 iş yeri ve kamu kurumu hırsızların hedefi oldu. Ayrıca 6 açıktan hırsızlık ile oto ve motosiklet hırsızlıklarının da yaşandığı olaylarda, vatandaşların toplamda 2 milyon 790 bin 700 TL tutarında maddi kayıp yaşadığı tespit edildi.

    34 olay saniyeler içinde aydınlatıldı

    Polis ekiplerinin titiz takibi ve saha çalışmaları sonucunda, meydana gelen 34 farklı hırsızlık olayı kısa sürede aydınlatıldı. Kamera kayıtları ve delillerden yola çıkan asayiş ekipleri, olaylarla bağlantılı olduğu belirlenen 43 şüpheliyi kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelilerin emniyetteki sorgularının devam ettiği bildirildi.

    Traktörden gümüş yüzüğe kadar her şey geri alındı

    Operasyonlar sırasında ele geçirilen ve sahiplerine teslim edilen malzemeler ise dikkat çekti. Hırsızların çaldığı 1 traktör, 1 römork, 5 motosiklet, 13 gümüş yüzük, nakit paralar ve bakır kablolar polis ekipleri tarafından gerçek sahiplerine ulaştırıldı. Mağdur vatandaşlar, çalınan eşyalarına kavuşmanın sevincini yaşarken emniyet güçlerine teşekkür etti.

    Emniyetten suçlulara gözdağı

    İl Emniyet Müdürlüğü, halkın can ve mal güvenliğini korumak için hırsızlık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Benzer olayların önlenmesi amacıyla devriye faaliyetlerinin ve teknik takibin artırılacağı ifade edildi.>>>İHA