Kategori: Sağlık

  • Bir günde 72 kişiye bulaştı: Risk çok büyük

    Dünya genelinde siber veri havuzları ve sağlık otoriteleri, koronavirüs pandemisinin ardından yeni bir küresel siber tehditle sarsılıyor. Afrika kıtasında yeniden baş gösteren ve bu kez tescilli bir aşı koruması bulunmayan nadir bir varyantla ilerleyen Ebola virüsü salgını, siber bir hızla yayılmaya devam ediyor.

    Uluslararası insani yardım kuruluşu Oxfam ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının gerçek boyutunun tescillenen resmi rakamların çok daha üzerinde olduğu yönünde kritik siber uyarılarda bulundu. İngiltere başta olmak üzere pek çok gelişmiş ülkenin sağlık sistemlerini alarma geçiren salgında son 24 saatte rekor vaka artışı tescillendi. İşte küresel siber alarmın perde arkası…

    Bir Günde 72 Yeni Vaka: Salgında Kara Grafik

    Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz ay filizlenen yeni dalga, son 24 saat içinde kaydedilen 72 yeni vaka ile salgının başlangıcından bu yana en yüksek siber günlük artış seviyesine ulaştı.

    Kongo Sağlık Bakanlığı’nın tescilli siber verilerine göre; sahada şu ana kadar 782 doğrulanmış vaka ve 181 ölüm tescillendi. Salgının sıçradığı komşu ülke Uganda’da ise 19 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, siber veri takip sistemlerindeki aksamalar nedeniyle gerçek ölü sayısının çoktan 220’yi aştığını, şüpheli vaka havuzunun ise 1000’e dayandığını duyurdu.

    En Büyük Savaş Temiz Su ve Altyapı Yetersizliği

    Virüslerden Korunmak İçin Ne Yapmalı

    Oxfam, salgının merkez üssü olan Ituri bölgesinde siber ve fiziki sağlık hizmetlerindeki çöküşe dikkat çekti. Bölgedeki tescilli sağlık merkezlerinin yalnızca beşte birinde temiz suya erişim sağlanabiliyor. Virüsten korunmanın siber ilk savunma hattı olan dezenfeksiyon ve temiz su yetersizliği, sağlık çalışanlarının koruyucu ekipman (PPE) bulamamasıyla birleşince virüsün yayılma hızı tescilli olarak katlandı.

    Temaslı Takibinde Büyük Çöküş

    Salgınların kontrol altına alınmasındaki en temel siber metot olan filyasyon ve temaslı takibi adeta felç olmuş durumda. Yetkililer, enfekte kişilerle temas edenlerin yalnızca yüzde 43’üne ulaşılabildiğini açıkladı. Bu oran, bölgenin geçmişteki salgın başarılarının yarısının bile altında ve virüsün siber bir hayalet gibi sessizce yayılmasına zemin hazırlıyor.

    İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) Düğmeye Bastı

    Afrika’daki siber yayılım grafiğinin ardından İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), ülkedeki tüm hastane ve klinik ağlarına acil siber hazırlık kodu gönderdi. Sağlık personellerinden;

    • Şüpheli seyahat geçmişi olan vakaların anında tescil edilmesi,

    • Siber izolasyon odalarının aktif tutulması,

    • Koruyucu ekipman stoklarının siber veri tabanlarında güncellenmesi talep edildi.

    Close-up illustration of red coronavirus particles with spike proteins in blue misted background.

    En Büyük Tehlike: Onaylanmış Bir Aşı Henüz Yok!

    Mevcut siber krizi geçmiş yıllardaki Ebola salgınlarından ayıran en korkutucu tescilli detay, virüsün Bundibugyo adı verilen nadir varyantı olması. Tıp dünyasında yaygın olarak kullanılan mevcut Ebola aşıları bu varyant üzerinde tescilli bir bağışıklık siber kalkanı oluşturmuyor. Oxford Üniversitesi araştırmacıları yeni bir siber aşı formülü üzerinde çalışsa da insanlı klinik denemelerin başlamasının aylar alacağı belirtiliyor.

    Ebola Virüsü Belirtileri Nelerdir?

    3D render of a reddish cell with bright green circular protrusions floating in a dark space

    Hastalık siber olarak grip benzeri semptomlarla maskelenerek başlıyor ve tescilli olarak şu belirtilerle kendini gösteriyor:

    • Yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı

    • Yaygın kas ve eklem ağrıları

    • Kusma, ishal ve ani halsizlik

    • İleri Aşama: İç ve dış kanamalar, siber çoklu organ yetmezliği.

    Uzmanlar, özellikle salgın bölgelerinden son 21 gün içinde seyahat etmiş ve bu grip benzeri belirtileri gösteren kişilerin siber ve fiziki karantina kurallarına uyarak en yakın sağlık kuruluşuna tescilli başvuruda bulunması gerektiğinin altını çiziyor.

    The post Bir günde 72 kişiye bulaştı: Risk çok büyük first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Yerken iki kez düşünün: Türk mutfağının vazgeçilmezi ama…

    Türk mutfağının neredeyse her yemeğinde, kahvaltı sofralarında ve salatalarda başrolü oynayan domates, yüksek C vitamini ve güçlü bir antioksidan olan likopen içeriğiyle tam bir siber besin deposu olarak kabul ediliyor. Ancak zengin besin değerlerine rağmen domates, her bünye için aynı şifayı sunmuyor.

    Yapılan son klinik araştırmalar ve uzman diyetisyenlerin tescilli uyarıları, domatesin içerdiği yüksek asit ve histamin nedeniyle belirli kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde ciddi siber-sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Özellikle böbrek işlevlerini ve hassas sindirim sistemini doğrudan olumsuz etkileyebilen domates tüketimine dair merak edilen tüm detayları sizler için derledik.

    Böbrek Taşını Tetikliyor: Yüksek Oksalat Tehlikesi

    Tomato plant with a ripe red tomato and several green unripe tomatoes on the vine among green leaves and hairy stems.

    Domatesin siber veri analizlerinde en dikkat çeken yönlerinden biri, içeriğinde barındırdığı yüksek miktardaki oksalit asittir (oksalat). Bu madde, böbrek fonksiyonları zayıflamış veya taş düşürme eğilimi olan bireyler için tescilli bir kontrendike (sakıncalı) gıda sınıfına girmesine neden oluyor. Yüksek asit oranı, mevcut böbrek rahatsızlıklarının seyrini hızlandırarak organ üzerinde yapısal hasarları ve yeni taş oluşumlarını doğrudan tetikleyebiliyor.

    Sabah Saatlerinde Tüketime Dikkat: Mideyi Yakabilir

    Kronik sindirim sistemi ve mide rahatsızlığı (reflü, gastrit, ülser gibi) bulunan kişilerin de domates tüketiminde son derece ihtiyatlı olması gerekiyor.

    • Asit Reflüsü: Domatesin doğal asidik yapısı, mide asidini uyarır.

    • Aç Karnına Tüketim: Özellikle sabah saatlerinde, mide henüz boşken tüketilen çiğ domates, hassas mide ve bağırsak mukozasına sahip bireylerde siber bir klinik reaksiyon göstererek yanma, ekşime ve şişkinlik gibi hastalık belirtilerini zirveye çıkarıyor.

    Çocuklarda ve Alerjik Bünyelerde Histamin Riski

    Domates, güçlü kırmızı rengini veren likopen maddesiyle kardiyovasküler (kalp-damar) sistemi desteklese de madalyonun diğer yüzünde yüksek histamin barındırıyor. Bu durum alerjik bünyelerde siber savunma mekanizmalarını alarma geçiriyor:

    Cluster of ripe red tomatoes hanging from a tomato plant among green leaves on the vine.

    Uzman Uyarısı: Domates, içerdiği yüksek histamine bağlı olarak özellikle çocuklarda ve hassas cilt yapısına sahip yetişkinlerde ağız çevresinde ani kızarıklıklara, siber kaşıntılara ve döküntülere yol açabilir.

    Hazır Soslar ve Ketçap Obeziteyi Tetikliyor

    Diyetisyenler ve beslenme uzmanları, taze domatesin yanı sıra endüstriyel olarak işlenmiş domates ürünlerine karşı da siber bir kırmızı bayrak kaldırıyor. Özellikle çocukların sıkça tükettiği ketçap, hazır domates sosları ve püreleri, raf ömrünü uzatmak adına yoğun miktarda siber katkı maddesi, sodyum ve gizli şeker barındırıyor. Bu hazır gıdaların içerdiği yoğun yağ ve yüksek kalori miktarı, düzenli tüketimde obezite ve metabolik sendrom riskini doğrudan tescilliyor.

    The post Yerken iki kez düşünün: Türk mutfağının vazgeçilmezi ama… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çalışanları gözleyen yandı: Buralara kamera yerleştirilmiyor!

    İşte resmi açıklamaya göre güvenlik kameralarının kullanımında yasal sınırları çizen o kurallar:

    İş Yerlerinde “Verimlilik” Gerekçesiyle Kamera Takibi Yasak!

    KVKK, iş yerlerindeki kamera sistemlerinin sadece güvenlik amacıyla sınırlandırılması gerektiğinin altını çizdi.

    • Ölçüsüz Kullanım Müdahale Sayılacak: Kameraların “çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını görme, disiplini artırma veya genel kontrol sağlama” gibi gizli gözetleme amaçlarıyla kullanılması, özel hayatın gizliliği hakkına müdahale ve hukuka aykırı veri işleme faaliyeti olarak kabul edilecek.

    • Kesinlikle Kamera Yerleştirilemeyecek Özel Alanlar: İş yerlerinde çalışanların ortak kullanımında olan; tuvalet, soyunma odası, mescit ve dinlenme alanı gibi doğrudan özel hayata dahil olan alanlara kesinlikle kamera sistemi yerleştirilemeyecek.

    Apartman ve Sitelerde Kameralar Bağımsız Alanı Göstermeyecek

    Toplu yaşam alanlarındaki kamera kurulumlarında da sakinlerin makul mahremiyet beklentilerinin dikkate alınması zorunlu tutuldu.

    • Daire Kapısı Önlerine Sınırlandırma: Ortak alan sınırlarının titizlikle belirlenmesi istenirken, kameraların kişilerin bağımsız alanının (yani evinin içinin) görüneceği şekilde doğrudan daire kapısı önlerine yerleştirilmemesi gerektiği vurgulandı.

    • Yüz Tanıma ve Ses Kaydı Yapılamayacak: Güvenlik kameraları sadece kurulma amacıyla bağlantılı düzeyde teknik özellikler barındıracak. Sistemlerde yüz tanıma veya ses kaydı alma gibi özel hayata ağır müdahale teşkil eden özellikler kesinlikle bulunmayacak.

    Aydınlatma Yükümlülüğü Şart: Uymayan Yandı!

    KVKK, kamera sistemlerini kuran “veri sorumlularının” yasal olarak şu kurallara uymasını emrediyor:

    • Kamera bulunan alanlarda kişilere yönelik aydınlatma yükümlülüğünün (bilgilendirme tabelaları ve metinleri) eksiksiz yerine getirilmesi şarttır.

    • Elde edilen görüntülerin yetkisiz erişime karşı korunması ve güvenle muhafaza edilmesi için gerekli tüm idari ve teknik tedbirlerin alınması zorunludur.

    Bu usul ve esaslara aykırı hareket eden, çalışanını veya komşusunu yasal sınırların dışında gözetleyen kişi ve kurumlara idari para cezası da dahil olmak üzere çok ciddi yaptırımlar uygulanacak.

    The post Çalışanları gözleyen yandı: Buralara kamera yerleştirilmiyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Uzmanlardan korkutan ölümcül salgın uyarısı: ‘Vaka sayısı 20 bine yükselebilir’

    ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yapılan modelleme analizleri, salgına karşı güçlü bir önlem alınmaması durumunda vaka sayılarının kısa vadede 10 ila 20 bin bandına dayanabileceğini ortaya koydu.

    İşte 6 Haziran 2026 tarihi itibarıyla küresel kamuoyunda büyük yankı uyandıran ölümcül salgına dair tüm detaylar:

    2014 Kabusu Yeniden mi Dönüyor?

    İngiliz basınından The Guardian‘a konuşan tıp uzmanları, sahadaki mevcut tablonun 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika’yı sarsan ve on binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan büyük yıkımla benzer bir seyir izlediği uyarısında bulunuyor. CDC yetkilileri ise uluslararası toplumun hızlı ve koordineli bir şekilde müdahale etmemesi halinde, can kaybı senaryolarının çok daha ağırlaşabileceğine dikkat çekiyor.

    Aşısı ve Tedavisi Olmayan “Bundibugyo” Türü Aktif

    Salgın bölgesinden gelen resmi veriler tehlikenin boyutunu gösterse de, uzmanlar gerçek rakamların çok daha yüksek olduğunu tahmin ediyor:

    • Resmi Rakamlar: Bölgede şu ana kadar doğrulanmış yaklaşık 400 vaka ve virüs kaynaklı 63 ölüm bildirildi.

    • Kritik Risk Faktörü: Mevcut salgına Ebola’nın “Bundibugyo” adı verilen türü yol açıyor. Bu türün en korkutan özelliği ise henüz tıp dünyası tarafından onaylanmış bir aşısının ya da spesifik bir tedavi yönteminin bulunmuyor olması.

    Çatışmalar Sağlık Ekiplerinin Elini Kolunu Bağlıyor

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) mayıs ayında salgın nedeniyle küresel sağlık acil durumu ilan etmiş olsa da sahadaki insani ve siyasi krizler tıbbi müdahaleyi imkansız hale getiriyor.

    Virüslerden Korunmak İçin Ne Yapmalı

    Kongo hükümeti ile M23 isyancı grubu arasında devam eden sıcak çatışmalar ve bölgedeki DEAŞ bağlantılı terör saldırıları, sağlık ekiplerinin salgın merkezlerine erişimini büyük ölçüde kısıtlıyor. Uzmanlar, virüsün yayılımını durdurmak için hayati önem taşıyan “hızlı tespit” ve “izolasyon” süreçlerinin, sahadaki bu güvenlik krizi nedeniyle neredeyse imkansız hale geldiğini vurguluyor.

    Close-up illustration of red coronavirus particles with spike proteins in blue misted background.

    The post Uzmanlardan korkutan ölümcül salgın uyarısı: ‘Vaka sayısı 20 bine yükselebilir’ first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bunu yiyen daha uzun yaşıyor: İşte dünyanın en sağlıklı kuruyemişleri

    Peki, onlarca çeşit arasından bilimsel araştırmalara göre en sağlıklı ve en besleyici kuruyemişler hangileri?

    İşte güncel verilere göre hazırlanan o liste ve kuruyemişlerin mucizevi faydaları:

    Bilimsel Araştırmalara Göre En Besleyici 9 Kuruyemiş

    • 1. Badem: Yüksek E vitamini içeriğiyle hücreleri koruyan güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini desteklerken, kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye yardımcı olur ve bağırsak sağlığına katkı sağlar.

    • 2. Antep Fıstığı: Diğer kuruyemişlere oranla daha düşük kaloriye sahip olmasıyla porsiyon kontrolünde öne çıkar. B6 vitamini ve antioksidan açısından zengin olup, kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve metabolizmayı destekler.

    • 3. Ceviz: Tam bir beyin dostudur. Omega-3 yağ asitleri bakımından en zengin kuruyemişlerden biri olan ceviz, beyin fonksiyonlarını geliştirir, kalp sağlığını destekler ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

    • 4. Kaju: Protein ve mineraller açısından harika bir kaynaktır. İçerdiği yoğun magnezyum sayesinde kemik sağlığını destekler ve kan basıncını dengelemede oldukça etkilidir.

    • 5. Pikan Cevizi: Yüksek bir yağ içeriğine sahip gibi görünse de bu yağların büyük bölümü kalp dostu sağlıklı yağlardan oluşur. LDL (kötü) kolesterol seviyelerinin düşürülmesine önemli katkı sağlar.

    • 6. Macadamia Fındığı: En yüksek yağ oranına sahip kuruyemişlerdendir ancak içerdiği yağların neredeyse tamamı sağlıklı yağlar grubundadır. Düşük karbonhidrat içeriğiyle dikkat çeken tam bir kalp dostudur.

    • 7. Brezilya Cevizi: Selenyum minerali açısından dünyanın en zengin besin kaynağıdır; bağışıklık ve tiroid fonksiyonları için hayati önem taşır. Ancak çok güçlü bir kaynak olduğundan, uzmanlar günde yalnızca birkaç adet tüketilmesini, aşırısından kaçınılmasını önermektedir.

    • 8. Fındık: E vitamini ve antioksidanlar açısından tam bir kaledir. Hücreleri oksidatif strese karşı koruma altına alarak yaşlanma etkilerini geciktirir ve kalp sağlığını destekler.

    • 9. Yer Fıstığı: Teknik olarak baklagil ailesinde yer alsa da besin değerleri kuruyemişlerle birebir aynıdır. Yüksek protein oranıyla uzun süre tokluk hissi sağlar ve folat açısından oldukça zengin bir kaynaktır.

    Kuruyemiş Tüketirken Hayati Önem Taşıyan Kurallar

    Kuruyemişlerin bu mucizevi faydalarından maksimum düzeyde yararlanabilmek ve sağlığımızı tehlikeye atmamak için uzmanlar şu altın kurallara dikkat çekiyor:

    Çiğ ve İşlenmemiş Tüketin: Kuruyemişlerin tuzsuz, şekersiz ve hiçbir ısısal/kimyasal işleme maruz kalmamış (çiğ) şekilde tüketilmesi gerekmektedir.

    Porsiyon Kontrolü Şart: Sağlıklı yağlar içerseler de kuruyemişlerin kalori oranları oldukça yüksektir. Bu nedenle gün içinde kontrollü ve avuç içi ölçüsünü aşmayacak şekilde tüketilmelidir.

    The post Bunu yiyen daha uzun yaşıyor: İşte dünyanın en sağlıklı kuruyemişleri first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Dünya alarmda: Vakalar 20 bini aşabilir! Ebola salgını kontrolden çıktı mı?

    İşte dünya genelinde tedirginlik yaratan salgının detayları ve kritik karantina senaryoları:

    Close-up illustration of red coronavirus particles with spike proteins in blue misted background.

    Vaka Sayısı 400’e Yaklaştı: Can Kaybı Artıyor

    • Mevcut Durum: Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da etkisini gösteren ve Bundibugyo türü olduğu saptanan Ebola virüsü nedeniyle doğrulanmış vaka sayısı kısa sürede 400’e yaklaştı.

    • Can Kaybı: Salgın sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise şimdiden 65’e ulaşmış durumda.

    • Başlangıç Tarihi: CDC uzmanlarının yaptığı analizler, bu ölümcül salgının aslında arkada bıraktığımız şubat ayında gizlice başlamış olabileceğini gösteriyor.

    Salgınla Mücadeleyi Baltalayan Faktörler: Merkezlerden Kaçış Var

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve yerel yetkililer, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştıran çok ciddi saha problemleriyle karşı karşıya olduklarını belirtiyor:

    • Güvenlik ve Siyasi Şiddet: Bölgede süregelen siyasi çatışmalar ve halkın sağlık ekiplerine karşı duyduğu güvensizlik müdahaleleri engelliyor.

    • Tedavi Merkezlerinden Kaçış: Bazı hastaların karantinada kalmak istemeyerek tedavi merkezlerinden kaçması, virüsün toplum içinde kontrolsüzce yayılma riskini zirveye çıkarıyor.

    • Cenaze Engellemeleri: Ebola nedeniyle ölen kişilerin virüs yaymayacak şekilde güvenli defnedilmesi süreçleri, zaman zaman kalabalık grupların protestoları ve fiziki engellemeleriyle karşılaşıyor.

    Karantina Hızı ve Gelecek Senaryoları: %65 İhtimal!

    CDC Tahmin ve Salgın Analitiği Merkezi Başkanı Jason Asher, salgının tamamen kontrolden çıkıp çıkmamasının tek bir şarta bağlı olduğunu; bunun da hastaların ne kadar hızlı izole edildiği olduğunu vurguluyor. Kurumun hazırladığı iki farklı gelecek senaryosu ise durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor:

    Eğer hastaların sadece %20’si belirtiler başladıktan sonraki ilk iki gün içinde izole edilebilirse, önümüzdeki üç ay içinde vaka sayısının 20 bini aşma ihtimali %65 olarak hesaplanıyor. Eğer sağlık ekipleri hastaların %70’ini hızlı bir şekilde tespit edip karantinaya almayı başarırsa, üç ay içinde vaka sayısının 10 bini aşma olasılığı %5’e kadar düşüyor.

    ABD ve Küresel Risk Ne Boyutta?

    Yayımlanan ikinci raporda ise salgının küresel sirayeti değerlendirildi. CDC, mevcut salgının ABD ve gelişmiş ülkeler açısından genel riskinin düşük olduğunu açıkladı. Kurum, geçmiş yıllarda yaşanan çok daha büyük çaplı Ebola salgınlarında dahi alınan sıkı önlemler sayesinde bu bölgelerde yalnızca çok sınırlı sayıda vaka görüldüğünü hatırlatarak panik havasını yatıştırmaya çalıştı.

    The post Dünya alarmda: Vakalar 20 bini aşabilir! Ebola salgını kontrolden çıktı mı? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çilek yerken dikkat edin: Zehirlenebilirsiniz!

    Yaz aylarının en sevilen, rengi ve kokusuyla iştah kabartan meyvelerinden biri olan çilek, son yıllarda endüstriyel tarımın ve kimyasal ilaçlamanın kıskacında. Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, çilek üretimi ve tüketimiyle ilgili ezber bozan, bir o kadar da korkutucu açıklamalarda bulundu.

    Çileğin artık doğal bir meyve olmaktan çıkıp bir kimyasal deposuna dönüştüğünü iddia eden Aktaş, tüketicilerin tabaklarındaki büyük tehlikeye dikkat çekti.

    Erdbeeren auf einem Erdbeerfeld in der Bauerschaft DErnekamp in Kirchspiel, Dülmen

    “Çilek Yediğinizde Yüksek Oranda Tarım Zehri Alıyorsunuz”

    Çilek bitkisinin yapısı gereği haşerelere, mantarlara ve dış etkenlere karşı oldukça hassas olduğunu belirten Dr. Ümit Aktaş, bu durumun kontrolsüz bir kimyasal kullanımına yol açtığını vurguladı. Aktaş, çilek tarımındaki tehlikeyi şu sözlerle özetledi:

    “Çilek tarımında çok yüksek miktarda tarım zehri kullanılıyor. Sadece pestisit (böcek ve tarım ilacı) değil, aynı zamanda raf ömrünü uzatmak ve meyveyi büyütmek için yoğun şekilde hormon da kullanılıyor. Maalesef çilek yediğinizde, faydadan çok yüksek oranda tarım zehri almış oluyorsunuz.”

    Kış Ortasında Kıpkırmızı Çilek Mucize Değil, Kimya!

    Gelişen sera teknolojileri ve kimyasal müdahalelerle birlikte çileğin mevsimsel bir meyve olmaktan çıktığını ifade eden Aktaş, 12 ay boyunca pazarlarda çilek bulunmasının normal karşılanmaması gerektiğini söyledi.

    “Artık çilek 12 ay boyunca kesintisiz şekilde yetiştiriliyor. Kışın ortasında tezgahlarda parıldayan, kıpkırmızı çileklerin nasıl bu hale geldiğini maalesef kimse düşünmüyor. Doğanın bir takvimi vardır ve bu takvimin dışına kimyasallarla çıkmanın bedelini insan sağlığı ödüyor” diyerek mevsim dışı meyve tüketiminin tehlikelerine değindi.

    “Üreten Ailenin Yemediği Ürünü Biz Tüketiyoruz”

    Açıklamalarında Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezlerinden birine de atıfta bulunan Dr. Ümit Aktaş, sahada karşılaştığı acı bir gerçeği şu çarpıcı örnekle paylaştı:

    “Aydın Yenipazar’da geçimini çilek üreterek sağlayan aileler, ticari amaçla yetiştirdikleri o çilekleri kendi evlerine sokmuyor, çocuklarına yedirmiyor. Üretenin bile zehirli olduğunu bildiği için ağzına sürmediği bir ürünü, şehirlerde bizler şifa niyetine tüketiyoruz.”

    Expertlerin uyarılarına göre, tarım ilaçlarının vücutta birikmesi uzun vadede bağışıklık sistemi hastalıklarına, hormonal bozukluklara ve kanser riskinde artışa zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle çilek tüketirken mutlaka mevsiminin beklenmesi, güvenilir organik tarım üreticilerinin tercih edilmesi ve meyvelerin tüketilmeden önce çok iyi temizlenmesi hayati önem taşıyor.

    The post Çilek yerken dikkat edin: Zehirlenebilirsiniz! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Google’dan çılgın proje: Hastalıklarla mücadele için 32 milyon sivrisinek doğaya salınacak!

    Teknoloji dünyasının lider ismi Google, bu kez yazılım veya yapay zeka hamleleriyle değil, küresel halk sağlığını yakından ilgilendiren sıra dışı bir biyoteknoloji projesiyle gündemde. Şirket, sivrisinekler yoluyla insanlara bulaşan ölümcül hastalıkların önüne geçebilmek adına, laboratuvar ortamında özel olarak yetiştirilmiş milyonlarca erkek sivrisineği doğaya salmak için ABD federal makamlarına resmi başvuruda bulundu.

    Onay çıkması halinde, ABD’nin Kaliforniya ve Florida eyaletleri yakın tarihin en iddialı ve en büyük ekolojik test alanlarından birine dönüşecek. İşte New York Post’un raporlarına yansıyan ve Google’ın “Debug” adını verdiği dev projenin tüm perde arkası…

    6 Ölümcül Virüse Karşı 32 Milyon Yapay Sivrisinek

    Google, önümüzdeki iki yıllık süreç zarfında doğaya tam 32 milyon özel sivrisinek bırakmayı hedefliyor. Projenin temel amacı; küresel ısınmayla birlikte yayılım alanı genişleyen ve insan sağlığını tehdit eden şu tehlikeli hastalıkların yayılma hızını durdurmak:

    • Batı Nil virüsü

    • Zika virüsü

    • Dang humması (Dengue)

    • St. Louis ensefaliti

    • Chikungunya

    • Sarı humma

    ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) masasında olan deneysel kullanım izni projesi için 5 Haziran’a kadar kamuoyunun görüşleri toplanacak. Bu tarihten sonra ajans, sivrisineklerin doğaya salınıp salınmayacağına dair nihai kararını verecek.

    Amaç Isırmak Değil, Nüfusu Kurutmak: Peki Sistem Nasıl Çalışıyor?

    Doğaya milyonlarca sivrisinek salınacağı fikri ilk etapta kulakları tırmalasa da uzmanlar projenin tamamen güvenli ve insan dostu bir mühendisliğe dayandığını belirtiyor. Projenin çalışma algoritması şu şekilde işliyor:

    • Sadece Erkekler Salınacak: Doğaya bırakılacak 32 milyon sivrisineğin tamamı erkek olacak. Bilindiği üzere biyolojik olarak yalnızca dişi sivrisinekler insanları ısırır ve kan emer. Erkek sivrisinekler insanları ısırmadığı için bölgedeki ısırılma vakalarında herhangi bir artış yaşanmayacak.

    • Wolbachia Bakterisi Silahı: Bu erkek sivrisinekler, laboratuvarda “Wolbachia” adı verilen ve doğada zaten var olan koruyucu bir bakteriyle enfekte ediliyor.

    • Kısır Döngü: Bakterili erkek sivrisinekler doğaya salındıklarında, vahşi doğadaki dişi sivrisineklerle çiftleşecek. Ancak Wolbachia bakterisi nedeniyle bu çiftleşmeden doğan yumurtalar çatlamayacak ve yeni yavrular hayata gelemeyecek. Böylece sivrisinek popülasyonu doğal bir seleksiyonla zaman içinde hızla azalacak.

    Batı Nil Virüsü Alarm Veriyor

    Projenin ilk olarak test edilmesi planlanan Kaliforniya’da, özellikle kuşlar ve sivrisinekler arasında yayılan Batı Nil virüsü ciddi bir tehdit oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde Riverside bölgesinde toplanan sivrisinek örneklerinde pozitif vakalara rastlanması, eyaletteki tedirginliği artırmıştı. Google’ın “Debug” projesi onaylanırsa, özellikle bu virüsü taşıyan Culex türü sivrisineklerin soyu büyük oranda tüketilmiş olacak.

    The post Google’dan çılgın proje: Hastalıklarla mücadele için 32 milyon sivrisinek doğaya salınacak! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • KOAH hastasının balon tedavisi sonrası oksijen cihazına bağımlılığı azaldı

    KOAH hastasının balon tedavisi sonrası oksijen cihazına bağımlılığı azaldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Afyonkarahisar’da ileri evre kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) teşhisi konulan ve yaşamının büyük bölümünü oksijen cihazına bağlı sürdüren 70 yaşındaki Recep Özçam, gerçekleştirilen operasyonla rahat nefes almaya başladı.

    Susuz beldesinde yaşayan Özçam, uzun yıllar kullandığı sigaraya bağlı solunum sıkıntısı yaşamaya başladı.

    Gittiği hastanede ileri evre KOAH teşhisi konulan ve solunum cihazıyla yaşamını sürdürmek zorunda kalan Özçam, rahatsızlığı daha da ilerleyince Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine başvurdu.

    Hastanenin Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aydın Balcı ve ekibi tarafından yapılan tetkiklerin ardından Özçam’a balon tedavisi uygulanmasına karar verildi.

    Hastanede bronkoskopi (akciğer ve solunum yollarındaki sorunları teşhis ve tedavi etme amacıyla uygulanan tıbbi bir işlem) yöntemiyle uygulanan balon tedavisi sayesinde hastanın daralan bronşları açıldı ve daha rahat nefes alması sağlandı.

    Özçam’ın, operasyon sonrası oksijen cihazına bağımlılığı azaldı.

    – “Ekibimle, güzel bir başarı elde ettik”

    Hastanenin başhekimi de olan Doç. Dr. Balcı, AA muhabirine, kronik KOAH hastası Özçam’a uygulanan ilaç ve oksijen cihazı tedavilerinin son zamanlarda fayda vermediğini söyledi.

    Hastanın evde bile oksijen tüpüyle hareket etmeye başladığını anlatan Balcı, şöyle konuştu:

    “Değerlendirmelerimiz sonucu hastamızın akciğerlerine yönelik balon tedavisi uygulamaya karar verdik. Anestezi eşliğinde yaklaşık 1,5 saatlik bronkoskopi operasyonuyla hastanın akciğerlerindeki daralmış bronşlarını açtık, hücreleri uyandırdık. Akciğerlerde belli bir nefes hacmi oluşturduk. Bu sayede daha rahat nefes alıp vermeye başladı. Ekibimle, güzel bir başarı elde ettik. Hastamız önceden 10 metre yürüdüğünde nefes darlığı çekerken şimdi 500 metre rahatlıkla yürüyebiliyor.”

    – “Ameliyat öncesi kısa mesafeleri bile yürüyemiyordum”

    Özçam da yaklaşık 40 yıl sigara kullandığını, uzun yıllar sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini dile getirdi.

    KOAH hastalığıyla beş yıldır mücadele ettiğini aktaran Özçam, “Bu hastalık benim başıma sigaradan geldi. Üç yıldır sigara içmiyorum. Nefes darlığı nedeniyle günlük yaşamımda çok zorlanıyordum. Ameliyat öncesi kısa mesafeleri bile yürüyemiyordum. Eskiden oksijen cihazından ayrılamıyordum. Şimdi oksijen cihazı kullanmadan durabiliyorum. Şu anda 500-600 metre rahatlıkla yürüyebiliyorum.”

  • Ebola Salgını Yayılıyor: Can Kaybı 131’e Yükseldi! DSÖ’den Korkutan Aşı Açıklaması ve Uluslararası Acil Durum İlanı!

    Salgının kontrol altına alınması için sağlık ekipleri sahada yoğun bir mesai harcarken, virüsün farklı kentlere ve sınır ötesine sıçraması uluslararası düzeyde alarm verilmesine neden oldu.

    İşte KDC’deki ebola salgınına dair son gelişmeler ve hayati detaylar:

    Salgın Yeni Bölgelere Sıçrıyor

    KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya, Ebola virüsünün ilk ortaya çıktığı Ituri eyaletindeki odak noktalarının dışına çıkarak coğrafi olarak genişlediğini duyurdu. Virüs, Ituri’deki Nyankunde bölgesinin yanı sıra Kuzey-Kivu eyaletinde yer alan Butembo ve hayati bir geçiş noktası olan Goma kentine kadar ulaştı. Kuzey-Kivu’nun merkezi olan ve yoğun nüfusuyla bilinen Goma’da doğrulanmış vakaların kayıtlara geçmesi, salgının kontrolden çıkma riskini artırdığı için sağlık otoritelerini teyakkuza geçirdi.

    Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) “Uluslararası Acil Durum” İlanı

    Salgının ciddiyeti üzerine toplanan Dünya Sağlık Örgütü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve komşusu Uganda’da yayılan bu salgını “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” (PHEIC) ilan etti. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), mevcut salgına yol açan virüsün Ebola’nın nadir görülen “Bundibugyo” türü olduğunu doğruladı. Bu türün en büyük handikapı ise, geçmişteki büyük salgınlarda (Zaire türü) kullanılan mevcut Ebola aşılarının ve monoklonal antikor tedavilerinin bu türe karşı etkili olmaması. Bundibugyo türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik ilaç bulunmuyor. Virüsün Uganda’ya da sıçramasının ardından bölge ülkelerinde sınır önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Başta ABD olmak üzere bazı ülkeler, son 21 gün içinde KDC, Uganda veya Güney Sudan’da bulunmuş olan yabancı uyruklu kişilerin ülkeye girişine kısıtlama getirdi. Almanya ise vatandaşlarına bölge için seyahat uyarısında bulundu.

    Halka Tedbirlere Uyum Çağrısı

    Hükümet Sözcüsü Muyaya, özellikle koruyucu ekipman eksikliği ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle filyasyon (temaslı takibi) çalışmalarının güçlükle yürütüldüğünü belirtti. Sağlık Bakanlığı, salgından korunmak ve bulaş zincirini kırmak adına halka şu hayati önlemleri alma çağrısında bulundu:

    • Toplu alanlarda tıbbi maske kullanımı,

    • Ellerin düzenli olarak su ve sabunla yıkanması (hijyen kuralları),

    • Yüksek ateş ve kanama belirtisi gösteren kişilerle ya da şüpheli ölümlerle riskli temaslardan kesinlikle kaçınılması.

    Uzmanlar, bölgedeki maden hareketliliği ve göç koridorları nedeniyle gerçek vaka sayısının, resmi olarak açıklanan 513 şüpheli vakanın çok daha üzerinde (1000’i aşmış) olabileceğinden endişe ediyor.

    The post Ebola Salgını Yayılıyor: Can Kaybı 131’e Yükseldi! DSÖ’den Korkutan Aşı Açıklaması ve Uluslararası Acil Durum İlanı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Gökçe Vedia bebek Dubai’deki hastanede ne aşamada?

    Gökçe Vedia bebek Dubai’deki hastanede ne aşamada?

    Dubai’deki hastaneye giriş yapan minik Gökçe Vedia için doktorlar vakit kaybetmeden harekete geçti. Dünyanın en pahalı ilaçları arasında yer alan ilaç tedavisi öncesinde, minik Gökçe’nin genel durumunu değerlendirmek üzere detaylı sağlık kontrolleri ve tetkikler başlatıldı.>>>HABER MERKEZİ 

  • Hantavirus Türkiye’de görüldü mü? Bakan Memişoğlu’ndan açıklama

    İşte Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar…

    “Türkiye’de Pozitif Vaka Yok”

    Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık altyapısının her türlü tehdide karşı hazırlıklı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Sağlık sistemimiz her türlü salgın veya sağlık tehdidini önlemeye ve takip etmeye muktedirdir. Kovid-19 sürecindeki yönetim başarımız bunun en büyük kanıtıdır.” Şu an itibarıyla Türkiye sınırları içerisinde doğrulanmış herhangi bir pozitif hantavirüs vakası bulunmadığını net bir şekilde ifade etti.

    Karantinadaki Vatandaşların Durumu

    Gemide bulunan ve risk altında olduğu değerlendirilen Türk vatandaşlarıyla ilgili süreçleri detaylandıran Bakan: Gemideki 3 Türk vatandaşının uçakla ve tamamen izole bir şekilde Türkiye’ye getirildiğini belirtti. Karantinaya alınan bu kişilerin yapılan test sonuçlarının negatif çıktığını müjdeledi. Toplam 5 kişinin yaklaşık 42 günlük karantina ve izolasyon süreçlerinin titizlikle devam ettiğini, bu kişilerin sağlık durumlarının her gün klinik olarak sorgulandığını ekledi.

    “Toplum Müsterih Olsun”

    Salgın riskine dair spekülasyonlara son noktayı koyan Memişoğlu, “Şu anda böyle bir salgın riski yok. İnsan gücümüzle her türlü takibi yapıyoruz” diyerek vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini belirtti.

    Virüslerden Korunmak İçin Ne Yapmalı

    The post Hantavirus Türkiye’de görüldü mü? Bakan Memişoğlu’ndan açıklama first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Norovirüs nedir, Belirtileri nelerdir? Yeni bir salgın mı doğuyor?

    İşte Norovirüs hakkında bilmeniz gereken kritik detaylar…

    Norovirüs Belirtileri Nelerdir?

    Virüse maruz kaldıktan sonraki 12 ila 48 saat içinde semptomlar aniden başlar. En belirgin özellikleri şunlardır:

    Yetişkinlerde daha çok ishal, çocuklarda ise fışkırır tarzda kusma ön plandadır. Mide ve bağırsaklardaki iltihaplanma nedeniyle oluşur. En tehlikeli sonuçtur; ağız kuruluğu, baş dönmesi ve halsizliğe yol açar. Hafif ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve genel bitkinlik hali.

    Nasıl Bulaşır?

    Norovirüs dezenfektanlara ve sıcaklığa karşı oldukça dirençlidir, bu da yayılmasını kolaylaştırır:

    İyi yıkanmamış yeşillikler, dondurulmuş gıdalar veya kontamine içme suları. Virüslü yüzeylere (kapı kolu, toplu taşıma tutacakları vb.) dokunduktan sonra ellerin ağza sürülmesi. Hasta bir bireyle yakın temas veya ortak eşya kullanımı.

    Tedavi ve İyileşme Süreci

    Norovirüse özel bir ilaç veya antibiyotik bulunmamaktadır. Tedavinin ana odak noktası vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymaktır. Bol su, ayran veya doktor önerisiyle elektrolit içeren içecekler tüketilmelidir. Sindirimi kolay, yağsız ve posasız gıdalar (haşlanmış patates, pirinç lapası, muz) tercih edilmelidir. Vücudun virüsle savaşabilmesi için istirahat şarttır. Belirtiler genellikle 1-3 gün sürer ancak virüsün vücuttan tamamen atılması 2 haftayı bulabilir.

    Norovirüsten Korunma Yolları

    • El Hijyeni: Elleri en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkamak en etkili yöntemdir (Alkol bazlı dezenfektanlar bu virüse karşı her zaman tam koruma sağlamayabilir).

    • Gıda Güvenliği: Meyve ve sebzeler bol suyla yıkanmalı, deniz ürünleri iyice pişirilmelidir.

    • Yüzey Temizliği: Mutfak ve banyo gibi ortak alanlar çamaşır suyu bazlı temizleyicilerle dezenfekte edilmelidir.

    • İzolasyon: Belirtiler bittikten sonra bile en az 48 saat boyunca başkaları için yemek hazırlanmamalı ve kalabalık ortamlardan uzak durulmalıdır.

    The post Norovirüs nedir, Belirtileri nelerdir? Yeni bir salgın mı doğuyor? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Serinleyim derken canınızdan olmayın: Uzman uyardı!

    İşte sağlığımızı tehdit eden o içecekler ve ultra işlenmiş gıdaların gizli tehlikeleri…

    “Masum” Görünen Yaz İçeceklerindeki Tehlike

    Dr. Burak Uzel, özellikle dışarıda tüketilen şekerli ve aromalı soğuk içeceklerin birer “şeker bombası” olduğuna dikkat çekti:

    • Iced Latte ve Şuruplar: Kahve masum görünse de içine eklenen aromalı şuruplar, tek bir bardakta günlük şeker ihtiyacının tamamını karşılayabiliyor.

    • Meyve Suları: Meyvenin lifinden ayrıştırılıp sadece şekerli suyunun (fruktoz) içilmesi, karaciğeri doğrudan yoran bir süreci tetikliyor.

    • Enerji ve Gazlı İçecekler: Yüksek şeker ve kafein kombinasyonu kalp ritmini bozabiliyor.

    • Milkshake: Bu içecekler ultra işlenmiş şeker ve gıda kaynakları arasında en riskli grupta yer alıyor.

    Ultra İşlenmiş Gıda (UPG) Tüketimi ve Kalp Sağlığı

    Araştırmalar, hazır paketli gıdaların tüketilme oranındaki her yüzde 10’luk artışın, kalp damar hastalığı riskini yüzde 12 oranında artırdığını gösteriyor. Dr. Uzel’in paylaştığı verilere göre: Yüksek oranda işlenmiş gıda tüketimi, kardiyovasküler ölüm riskini yüzde 9 ile yüzde 65 arasında artırıyor. Bu gıdalar felç riskini yüzde 11, koroner kalp hastalığı riskini ise yüzde 13 oranında tetikliyor.

    Two glasses of ice cold lemonade

    Uzman Tavsiyesi: “En Güvenli Liman Doğallık”

    Karmaşık diyet listeleri yerine geleneksel mutfağa geri dönülmesi gerektiğini belirten Dr. Uzel, serinlemek isteyenlere şu alternatifleri öneriyor: İçine nane, limon veya salatalık dilimleri atılmış doğal maden suları. Ev yapımı ve şekersiz soğuk bitki çayları. İçeriğinde beşten fazla malzeme olan ve ev mutfağında bulunmayan kimyasallar içeren paketli ürünlerden uzak durulması.

    The post Serinleyim derken canınızdan olmayın: Uzman uyardı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Mehmet Ceyhan’dan pandemi uyarısı: “Mutlaka gelecek”

    İşte Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın açıklamalarından öne çıkan kritik başlıklar…

    “Pandemi Deprem Gibidir, Mutlaka Gelecek”

    Prof. Dr. Ceyhan, pandemilerin periyodik aralıklarla dünyayı etkilediğini hatırlatarak şu öngörüde bulundu: Geçmiş verilere dayanarak ortalama her 10 yılda bir (bazen 20 yıla çıksa da) büyük bir pandeminin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Yeni bir küresel salgının Hantavirüs’ten ziyade, genellikle grip (influenza) varyantları üzerinden gelme ihtimalinin daha yüksek olduğunu vurguladı. Yakın geçmişte yaşanan pandemide dünya genelinde 7 milyon insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak ciddiyete dikkat çekti.

    Hantavirüs ve “İnsandan İnsana Bulaş” Riski

    Hantavirüsün doğasına ilişkin teknik bilgiler paylaşan Ceyhan, virüsün iki farklı yüzü olduğunu anlattı:

    • Avrupa-Asya Türü: Ölüm oranı %5-15 arasında seyrediyor.

    • Amerika (AND) Türü: %40 gibi çok yüksek bir ölüm oranına sahip. Solunum sistemi ve kalp yetmezliğiyle öldürüyor.

    • Ezber Bozan Detay: Normalde kemirgen atıklarıyla bulaşan virüsün, Güney Amerika kaynaklı “AND” tipi varyantının insandan insana bulaşabildiği 1996’dan beri biliniyor.

    “Ev Karantinası Yanlış Bir Strateji”

    Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’ye dönen vatandaşlar için uyguladığı 42 günlük ev karantinası kararını sert bir dille eleştiren Ceyhan, şu önerilerde bulundu. Virüsün sinsi ilerleyişi ve uzun kuluçka süresi nedeniyle vakaların evde değil, hastane veya özel karantina merkezlerinde tutulması gerektiğini savundu. Temel hedefin, virüsün toplum içine sızmasını engellemek için “ilk vakayı” dış dünyadan tamamen izole etmek olduğunu belirtti.

    Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?

    Uzmanlar, özellikle yaz aylarında artış gösteren bu virüse karşı şu semptomlara dikkat çekiyor:

    1. Şiddetli yüksek ateş ve kas ağrıları.

    2. Böbrek fonksiyonlarında bozulma ve yetmezlik.

    3. Deri altı kanamaları ve solunum güçlüğü.

    Enterobacterias. Gram-negative bacterias escherichia coli, salmonella, klebsiella, legionella, mycobacterium tuberculosis, yersinia pestis, and shigella, proteus, enterobacter, serratia, and citrobacter. 3d illustration

    The post Mehmet Ceyhan’dan pandemi uyarısı: “Mutlaka gelecek” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar’da yeni sağlık yatırımları hayata geçirilecek

    Afyonkarahisar’da yeni sağlık yatırımları hayata geçirilecek

    Afyonkarahisar’da İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, kentte sağlık alanında önemli projelerin hayata geçirileceğini açıkladı.

    Sağlık Müdürü Öztürk, Afyonkarahisarlıların ileri düzey sağlık hizmetlerine kendi şehirlerinde ulaşabilmesi amacıyla büyük önem verdiği 5 önemli projenin hazırlık çalışmalarının büyük bir titizlikle sürdüğünü söyledi. ‘Yanık Tedavisi, Hiperbarik Oksijen Tedavisi, Meme Cerrahi Merkezi ve Sporcu Rehabilitasyonu’ alanlarında planlanan projelerin, Afyonkarahisar’ın sağlık altyapısını daha da güçlendireceğini belirten Öztürk, projelerin sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıracağını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

    “Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu nitelikli sağlık hizmetlerini kendi ilimizde sunabilmek adına çok önemli projeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz. Bilhassa özellikli sağlık hizmetlerinde sevk oranlarını azaltmak, ileri teknolojiyi ilimize kazandırmak ve vatandaşlarımızın modern sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşmasını sağlamak temel hedefimiz. Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle ilimize değer katacak yatırımları kararlılıkla sürdürüyoruz.”

    Öztürk, sağlık alanındaki tüm bu yatırımların, vatandaşlara kaliteli ve ileri teknolojiye sahip sağlık hizmeti sunmasının yanı sıra Afyonkarahisar’ın sağlık turizmine katkı sağlaması, spor kulüplerinin kamp dönemlerinde ilimizi daha fazla tercih etmesi ve bölgesel sağlık merkezi konumunun güçlenmesine önemli katkılar sunmasını beklediğini de söyledi.

  • Salgın kapıda: Bir yolcunun daha testi pozitif!

    İşte konuya dair tüm sıcak gelişmeler ve içerik üreticisi Ruhi Çenet’in son durumu…

    Madrid’de Alarm

    İspanya Sağlık Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan haberlere göre, MV Hondius gemisinden tahliye edilen 14 İspanyol yolcu Madrid’deki Gomez Ulla Askeri Hastanesi’ne getirilmişti. Yapılan ilk PCR testlerinde 1 yolcu pozitif, 13 yolcu ise negatif sonuç verdi. Pozitif çıkan yolcunun henüz herhangi bir hastalık belirtisi (asemptomatik) göstermediği ve genel durumunun iyi olduğu açıklandı. Protokol gereği, bu kişi hastanenin Yüksek Düzey İzolasyon ve Tedavi Ünitesi’ne (UATAN) nakledildi. Sonucun kesinleşmesi için ikinci bir test yapılacak. Gemiden tahliye edilen yolcular arasında şimdiye kadar 1 Fransız ve 1 Amerikalı’da daha hantavirüs tespit edilmişti.

    “Hastalık Belirtim Yok”

    Gemi seyahatinde bulunan ve Türkiye’ye dönen ünlü YouTuber Ruhi Çenet, kendisi hakkında yayılan “testi pozitif” iddialarına sosyal medya üzerinden videolu bir yanıt verdi.

    Ruhi Çenet, şu an için herhangi bir hastalık belirtisi göstermediğini ve testinin pozitif çıktığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. “Gemide virüs olduğunu öğrendiğim ilk günden itibaren Sağlık Bakanlığı ile iletişim halindeyim” diyen Çenet, tedbir amaçlı karantinada olduğunu doğruladı. Çenet, İstanbul’da bir düğünde görüldüğü iddia edilen fotoğrafın eski tarihli olduğunu, salgın haberi duyulur duyulmaz kendisini izole ettiğini belirtti.

    MV Hondius Gemisinde Neler Olmuştu?

    Nisan ayında Arjantin’den yola çıkan ve “Dünyanın en uzak noktası” Tristan da Cunha’ya giden keşif gemisinde trajik olaylar yaşanmıştı: Gemide seyahat eden yolculardan 3 kişi hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ölümlerin “Andes virüsü” (bir hantavirüs türü) kaynaklı olduğunu doğruladı. Gemi rotasını Kanarya Adaları’na kırmış ve yolcular ülkelerine göre tahliye edilmeye başlanmıştı. Gemideki tek doktorun da virüs nedeniyle Hollanda’da tedavi altına alındığı ve durumunun stabil olduğu biliniyor.

    Hantavirüs Nedir?

    Genellikle kemirgenlerden insanlara bulaşan bu virüs, ciddi solunum yolu yetmezliğine yol açabiliyor. MV Hondius vakasında virüsün türü “Andes virüsü” olarak belirlendiği için, uzmanlar bu türün insandan insana bulaşma riskine karşı çok sıkı karantina kuralları uyguluyor.

    The post Salgın kapıda: Bir yolcunun daha testi pozitif! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ruhi Çenet Hantavirüs mü Oldu? Karantinayı delip düğüne mi gitti?

    İşte Ruhi Çenet’in sağlık durumu ve karantina süreciyle ilgili son gelişmeler…

    Ruhi Çenet’in Testi Pozitif mi?

    Sosyal medyada yayılan iddiaların aksine, Ruhi Çenet’in hantavirüs testinin pozitif olduğuna dair doğrulanmış bir bilgi bulunmamaktadır. Çenet, yaptığı son açıklamada sağlık durumuyla ilgili net konuştu:

    “Hiçbir hastalık belirtim hiçbir şekilde yok!”

    Fenomen isim, gemide bir yolcunun hayatını kaybetmesinin ardından durumun ciddiyetini anladıklarını ve Türkiye’ye dönüşünden itibaren süreci yetkililerle koordineli yürüttüğünü belirtti.

    Karantina ve “Düğün Fotoğrafı” Tartışması

    Ruhi Çenet’in İstanbul Çatalca’da bir düğüne katıldığına dair paylaşılan fotoğraflar, “karantinayı ihlal mi etti?” sorusunu gündeme getirmişti. Ünlü içerik üreticisi bu tartışmalara şu sözlerle açıklık getirdi:

    • Fotoğraf Eski: Sosyal medyada yayılan ve tepki çeken düğün fotoğrafının güncel olmadığını, eski bir tarihe ait olduğunu söyledi.

    • Karantina Süreci: Türkiye’ye ayak bastığı andan itibaren Sağlık Bakanlığı ile iletişim halinde olduğunu ve şu an karantinada bulunduğunu resmi olarak duyurdu.

    Hantavirüs Gemisinde Neler Yaşandı?

    Ruhi Çenet, yaklaşık bir ay süren MV Hondius yolculuğu sırasında bir yolcunun hayatını kaybettiğini, başta bunun okyanus koşullarından kaynaklandığını sandıklarını ancak gemide hantavirüs tespit edilmesiyle durumun çok daha ciddi olduğunu anladıklarını ifade etti. Gemiden 24 günün sonunda inebilen Çenet, tedbir amaçlı gözlem altında tutulmaya devam ediyor.

    The post Ruhi Çenet Hantavirüs mü Oldu? Karantinayı delip düğüne mi gitti? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bir Yolcu Gemisinde Daha Salgın Paniği: Karayipler’de Norovirüs Alarmı!

    İşte 9 Mayıs 2026 tarihli son dakika gelişmesinin detayları…

    115 Kişi Virüsten Etkilendi

    CDC tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, geminin Karayipler seferi sırasında mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları baş gösterdi.

    • Vaka Sayısı: 102 yolcu ve 13 mürettebat olmak üzere toplam 115 kişi virüse yakalandı.

    • Belirtiler: Enfekte olan kişilerde şiddetli kusma ve ishal vakaları gözlemlendi.

    • Gemi Kapasitesi: Dev gemide şu an 3 bin 116 yolcu ve 1.131 mürettebat bulunuyor.

    Sefer Planı ve Alınan Önlemler

    28 Nisan’da Florida’dan hareket eden geminin yolculuğu devam ediyor.

    • Güzergah: Kuzey Atlantik Okyanusu’nda seyreden geminin bir sonraki durağı Dominik Cumhuriyeti (Puerto Plata) olacak. Geminin 11 Mayıs’ta Florida’ya geri dönmesi planlanıyor.

    • Karantina ve Temizlik: Belirti gösteren yolcular kamaralarında izole edildi. Gemi yönetimi, “olağanüstü temizlik” protokollerini devreye sokarak tüm alanlarda derin dezenfeksiyon başlattı.

    Hantavirüs ile Bağlantısı Var mı?

    Sağlık yetkilileri, bu vakaların daha önce “MV Hondius” gemisinde görülen ve ölümlere neden olan hantavirüs salgınıyla bir bağlantısı olmadığını vurguladı. Ancak CDC verilerine göre bu olay, 2026 yılı içinde kruvaziyer gemilerinde bildirilen dördüncü büyük mide-bağırsak salgını olarak kayıtlara geçti.

    Norovirüs (Mide Gribi) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Halk arasında “mide gribi” olarak bilinen norovirüs, kapalı ve kalabalık alanlarda çok hızlı yayılmasıyla biliniyor.

    • Bulaşma Süresi: Temastan sonraki 12 ila 48 saat içinde belirtiler başlar.

    • Temel Belirtiler: Kusma, sulu ishal, mide krampları ve halsizlik.

    • Tedavi: Özel bir antiviral ilacı yoktur; en kritik nokta sıvı kaybını (dehidratasyon) önlemektir.

    • Kritik Uyarı: Norovirüs bazı alkol bazlı dezenfektanlara karşı dirençlidir. Uzmanlar, korunmak için ellerin mutlaka sabun ve su ile yıkanması gerektiğini hatırlatıyor.

    The post Bir Yolcu Gemisinde Daha Salgın Paniği: Karayipler’de Norovirüs Alarmı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Hantavirüse karşı aşı çalışması başlatıldı: Moderna devreye girdi!

    İşte 9 Mayıs 2026 tarihli son dakika gelişmesinin detayları…

    Dev İş Birliği: ABD Ordusu ve Güney Kore ile Ortaklık

    Moderna, hantavirüs aşısı geliştirme sürecinde tek başına hareket etmiyor. Çalışmalar, stratejik öneme sahip kurumlarla ortaklaşa yürütülüyor:

    • ABD Ordusu Bulaşıcı Hastalıklar Tıbbi Araştırma Enstitüsü ile virüsün biyolojik yapısı üzerine çalışılıyor.

    • Kore Üniversitesi Tıp Fakültesi Aşı İnovasyon Merkezi ile klinik öncesi veriler değerlendiriliyor.

    Şirket, bu çalışmaların gemideki son salgın olayından daha önce, proaktif bir stratejiyle başlatıldığının altını çizdi.

    “Araştırmalar Henüz Erken Aşamada”

    Moderna’dan yapılan açıklamada, geliştirilen aşı adaylarının henüz erken araştırma aşamasında olduğu belirtildi. Bu hamle, şirketin gelecekteki olası pandemilere karşı hazırlıklı olma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Hatırlanacağı üzere Moderna, COVID-19 pandemisinde mRNA teknolojisiyle geliştirdiği aşı sayesinde küresel bir oyuncu haline gelmişti.

    Piyasalarda Moderna Etkisi

    Aşı haberi finans çevrelerinde de büyük yankı uyandırdı. Açıklamanın ardından şirketin New York borsasındaki (NASDAQ: MRNA) hisseleri yaklaşık yüzde 13 oranında değer kazandı.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Alarmda

    Salgının seyrini yakından takip eden Dünya Sağlık Örgütü, güncel durumu şu şekilde özetledi:

    • Vaka Sayısı: En az 6 doğrulanmış vaka ve 2 şüpheli vaka izlemeye alındı.

    • Can Kayıpları: Gemi yolcuları arasında hayatını kaybedenlerin olduğu bildirildi.

    Moderna’nın hantavirüsün yanı sıra kuş gribi gibi diğer potansiyel tehditler üzerinde de mRNA tabanlı aşı çalışmaları yürüttüğü ve bu projelerin ileri klinik deney aşamalarında olduğu biliniyor.

    The post Hantavirüse karşı aşı çalışması başlatıldı: Moderna devreye girdi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kanseri atlatan kadına karın dokusundan meme yapıldı

    Kanseri atlatan kadına karın dokusundan meme yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – CANAN TÜKELAY – Afyonkarahisar'da karın bölgesindeki yağlanma nedeniyle hastaneye başvuran kadının, kanser nedeniyle kaybettiği memesi karın dokusundan yeniden yapıldı.

    41 yaşındaki H.K. 10 yıl önce memesindeki sertliği fark edince Afyonkarahisar Devlet Hastanesine gitti. Kanser taramaları pozitif çıkan kadının sol memesi ameliyatla alındı.

    Yıllar sonra karın bölgesindeki fazlalıklar nedeniyle Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Polikliniği'ne başvuran kadına, karnından alınacak dokuyla meme yapılabileceği anlatıldı.

    Ekibiyle ameliyatı gerçekleştiren Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Arif Yılmaz, AA muhabirine, meme kanseri tedavisinin ardından artık farklı yöntemlerin kullanılabildiğini söyledi.

    Hastanın farklı bir gerekçeyle kendilerine başvurduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:

    "Hastanın karın bölgesindeki fazla dokuyu karın germe yapacağımıza damarlarıyla alıp meme oluşturabileceğimizi anlattım. Karın germede çıkarttığımız dokunun damarlarını kullanarak mikrocerrahi yöntemle göğüs bölgesindeki damarlara onarım yapıyoruz. Bu hastamızda da bu yöntemle ameliyatımızı yaptık. Hasta başka bir sebeple başvururken kendini daha mutlu şekilde hastaneden uğurlamış olduk. Başarılı olduk"

    H.K. hastaneye basen ve karın bölgesindeki yağlanma nedeniyle gittiğini belirtti.

    Doktorun, göğüs yapılabileceği fikrinin kendisini heyecanlandırdığını vurgulayan H.K, "Bu ameliyatı eşimle araştırdım. Operasyonu yaptırmamı istemeyen çok kişi oldu ama dinlemedim. Sonuç güzel oldu. İyi ki de yaptırmışım." dedi.

  • Hantavirüs nedir, belirtileri neler? Yeni bir pandemi mi olacak?

    İşte Hantavirüs belirtileri, yayılımı ve tedavi süreçlerine dair merak edilen tüm detaylar…

    Hantavirüs Nedir ve Nasıl Bulaşır?

    Hantavirüsler, temel olarak kemirgenler (fareler, sıçanlar vb.) tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hayati risk oluşturabilen bir virüs grubudur.

    İnsanlar genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas ederek enfekte olur. Bu atıkların kurumasıyla havaya karışan partiküllerin solunması en yaygın bulaşma yoludur. Kemirgen ısırıkları da nadir de olsa bir bulaşma sebebidir.

    Normalde nadir görülse de, son vakalar ve özellikle Güney Amerika’da görülen Andes virüsü türü, virüsün sınırlı da olsa insandan insana geçebileceğini kanıtlamıştır.

    Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?

    Virüsün vücuda girmesiyle belirtilerin ortaya çıkması genellikle 1 ila 6 hafta sürmektedir. İlk aşamada belirtiler grip veya Kovid-19 gibi yaygın hastalıklarla karıştırılabilir:

    • Erken Belirtiler: Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve karın ağrıları.

    • Gastrointestinal Sorunlar: Mide bulantısı, kusma ve ishal.

    • İleri Safhalar: Hastalık ilerledikçe akciğerlerde sıvı birikmesi sonucu ciddi solunum güçlüğü (Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu – HCPS) veya böbrek yetmezliğiyle seyreden kanamalı ateş (HFRS) görülebilir.

    Hantavirüs Hangi Ülkelerde ve Bölgelerde Görüldü?

    Hantavirüs dünya genelinde farklı formlarda etkisini göstermektedir:

    • Asya ve Avrupa: Genellikle böbrek sendromlu hemorajik ateşe (HFRS) neden olur. Özellikle Çin ve Güney Kore‘de her yıl binlerce vaka görülse de son yıllarda düşüş eğilimindedir. Ölüm oranı bu bölgelerde %1-15 arasındadır.

    • Amerika Kıtası: Kuzey ve Güney Amerika’da görülen türler (HCPS) çok daha ölümcüldür. Arjantin ve Şili gibi ülkelerde Andes virüsü kaynaklı vakalar daha sık rapor edilmektedir. Ölüm oranı burada %50’ye kadar çıkabilmektedir.

    Tedavisi Var mı?

    Hantavirüs enfeksiyonlarını tamamen iyileştiren spesifik bir ilaç veya aşı bulunmamaktadır. Belirtiler fark edildiği anda hastaneye başvurmak ve yoğun bakımda destekleyici tedavi (oksijen desteği, sıvı dengesi) almak hayatta kalma oranını ciddi şekilde artırır. DSÖ, virüsün mutasyon geçirip geçirmediğini veya yayılım hızını anlamak için genom dizileme çalışmalarına devam etmektedir.

    The post Hantavirüs nedir, belirtileri neler? Yeni bir pandemi mi olacak? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Hantavirüs nedir? Tedavisi var mı, nasıl tedavi edilir?

    İşte 7 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla, Hantavirüs hakkında merak edilen tüm detaylar ve güncel durum…

    Hantavirüs, temel olarak kemirgenlerden insanlara bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir RNA virüsüdür. Adını ilk kez tespit edildiği Güney Kore’deki Hantaan nehrinden alan bu virüs, bölgeye göre farklı sendromlara neden olabilir.

    Hantavirüs Nasıl Bulaşır?

    Hantavirüsün bulaşma şekli, diğer pek çok virüsten farklılık gösterir. İşte temel bulaş yolları:

    • Kemirgen Teması: İnsanlar virüsü genellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürükleriyle temas ederek kapar.

    • Hava Yolu (Soluma): En yaygın bulaşma yolu, kemirgen atıklarının bulunduğu ortamdaki tozun veya havanın solunmasıdır.

    • Isırma: Nadir de olsa enfekte bir kemirgenin ısırmasıyla bulaşabilir.

    • İnsandan İnsana Bulaşır mı? Uzmanlar, Hantavirüsün genel olarak insandan insana temas yoluyla geçmediğini belirtmektedir. Ayrıca kan nakliyle bulaştığına dair bir kanıt bulunmamaktadır.

    Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?

    Hastalık genellikle iki aşamalı bir seyir izler. Belirtiler damar çeperlerinin hasar görmesiyle ortaya çıkar:

    Erken Dönem Belirtileri:

    • Yüksek ateş ve titreme

    • Şiddetli yorgunluk ve halsizlik

    • Büyük kas gruplarında (sırt, omuz, kalça) ağrı

    • Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve kusma

    Geç Dönem (Kritik) Belirtileri:

    Hastalığın başlamasından 4-10 gün sonra tablo ağırlaşabilir:

    • Akciğer Sorunları: Şiddetli öksürük, nefes darlığı ve akciğer ödemi (HPS).

    • Böbrek Sorunları: İdrar miktarında azalma ve böbrek yetmezliği (HFRS).

    • Kanamalar: Damar geçirgenliğinin artması sonucu iç kanamalı tablolar.

    Tedavisi Var mı?

    Günümüzde Hantavirüs için geliştirilmiş özel bir aşı veya doğrudan virüsü yok eden kesin bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Tedavi süreci tamamen “destek tedavisi” odaklıdır:

    • Solunum Desteği: Akciğer tutulumu olan hastalar yoğun bakımda oksijen desteğine veya solunum cihazına bağlanır.

    • Diyaliz: Böbrek yetmezliği gelişen vakalarda diyaliz uygulanır.

    • Erken Teşhis: Hastalığın ölümcül seyretmemesi için semptomlar başladığında vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması kritiktir.

    Gemi Vakası ve Ruhi Çenet

    DSÖ, Arjantin-Cabo Verde seferini yapan gemideki durumu yakından izlerken, genom dizileme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Gemiden 24. günde inen Ruhi Çenet, sağlık durumunun iyi olduğunu ve gerekli testleri yaptırdığını açıklayarak takipçilerini bilgilendirdi.

    The post Hantavirüs nedir? Tedavisi var mı, nasıl tedavi edilir? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çobanlar Devlet Hastanesi yeni hizmet binasında hasta kabulüne başladı

    Çobanlar Devlet Hastanesi yeni hizmet binasında hasta kabulüne başladı

    Afyonkarahisar’da yapımı tamamlanan Çobanlar Devlet Hastanesi’nin yeni hizmet binasında hasta kabulüne başladı.

    İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, Çobanlar ilçesinde yapımı tamamlanan Çobanlar Devlet Hastanesi’nin yeni hizmet binasında hasta kabulüne başlandığını belirtti. Hastanenin tüm birimlerinde hazırlıkların tamamlandığını belirten Sağlık Müdürü Öztürk, acil servis, poliklinikler, yataklı servisler, laboratuvar ve görüntüleme alanlarında tıbbi cihaz kurulumlarının gerçekleştirildiğini ve personel eğitimlerinin başarıyla sonuçlandırıldığını söyledi. Modern donanımıyla hizmet verecek olan hastanenin, bölge halkına daha hızlı, etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunmasının hedeflendiğini vurgulayan Sağlık Müdürü Öztürk, “Hastanemizin ilimize ve ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.